GÜNDEM - 19 Şubat 2025 Çarşamba 11:55

Offroad tutkunlarının karla kaplı yollarda offroad heyecanı

A
A
A
Offroad tutkunlarının karla kaplı yollarda offroad heyecanı

Konya’nın Bozkır ilçesine gelen offroad tutkunları, yaylada karla kaplı yollarda hem yolları açmaya çalıştı hem de offroad heyecanı yaşadı.


Antalya’nın Manavgat ilçesinden Konya’nın Bozkır ilçesinde bulunan Çağlayan Çat Yaylası’na gelen 50 araçlık offroad ekibi, macera dolu bir gün geçirdi. Yaklaşık 30 santimetre kalınlığa ulaşan karlı yollarda offroad araçları ile yol açmaya çalışan ekip, açtıkları yollarda offroad heyecanı yaşadı.



"Bozkır’ın doğa ve spor potansiyelini keşfediyoruz"


Memleketi Konya’nın Bozkır ilçesi olan Yakoff Manavgat Offroad Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Onur Sezgen, kış aylarında dernek olarak offroad tutkunu arkadaşları ile buraya geldiklerini belirterek, "Bozkır’a gelip burada etkinlikler düzenliyoruz. Misafirlerimiz, Bozkır’ın doğal güzelliklerini ve spor potansiyelini keşfetmiş oluyor. Konya ve Antalya sınırında yer alan Bozkır, ciddi bir doğa ve spor potansiyeline sahip. Biz de iki il arasında gönül köprüsü kurarak, Toros Dağları’nın zirvelerinde bu tür etkinlikler düzenlemeye devam ediyoruz" dedi.



Offroad tutkunlarının karla kaplı yollarda offroad heyecanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir’de bu lokantanın işletmecisi de çalışanları da kadın Burhaniye ilçesinde, Sanayi Caddesinde Ege Mutfağı adlı lokantanın işletmecide çalışanları da kadınlardan oluşuyor. Nagihan Kirlioğlu, 4 yıl önce babası Enver Küçük’ den devraldığı lokantayı başarılı bir şekilde işletirken, çalışanlarını da kadınlardan oluşturdu. Burhaniye Sanayi Caddesinde 20 yıl lokanta işleten 74 yaşındaki Enver Küçük, lokantayı 4 yıl önce, yanında çalıştırdığı kızı Nagihan Kirlioğlu’na devretti. Kirlioğlu, 5 çalışanını kadınlardan oluştururken, lokantası da ilgi gördü. Babasından öğrendiği lezzetli yemekleri yapan Nagihan hanım babasının izinde devam ettiğini söyledi. İşini sevdiğini kaydeden Nagihan Kirlioğlu, "Babamla birlikte 20 yıldır bu işi yaptım. Babam 4 yıl önce işi bize devretti. Eşim de bana yardımcı oluyor. İşimi severek yapıyorum. İnşallah, bende babam gibi uzun yıllar bu işi sürdürürüm" diye konuştu. Baba Enver Küçük de, " Ben 1999 yılından beri lokanta çalıştırdım. Bu arada kızımı yetiştirdim. Şimdi kızım çalıştırıyor. Gayet iyi yürütüyor. Müşterilerimize teşekkür ediyorum. Allah’ım, birlik ve beraberliğimizi i devam ettirsin" dedi. Lokantanın müşterisi olduğunu kaydeden İsmail Çokgider ise, " Ben yıllardır burada yemek yerim. Enver usta emekli oldu. Şimdi kızı işletiyor. Çalışanlarda kadınlardan oluşuyor. Bayan eli değince daha güzel oluyor. Yemekleri de çok lezzetli. Babasının yemeklerini aratmıyor. Lokanta ilgi görüyor. Bazen oturacak yer bulunmuyor" dedi.
İstanbul Savcının sorusuna sanıktan "ticari sır" yanıtı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 41. oturumunda tutuklu sanık Şeyhmus Sarıboğa, Cumhuriyet savcısının sorduğu "BFK şirketini kaç TL vererek devraldın?" sorusuna "Bu ticari sır. Elden ödeme yaptım" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 41. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık iş insanı Şeyhmus Sarıboğa savunma yaptı. İddianamede Şeyhmus Sarıboğa’nın sanık Murat Kapki’nin şirketinde çalışan olduğu ve sahte fatura yöntemiyle haksız gelirin nakde çevrilmesi sürecindeki bankasal işlemleri takip ettiği belirtilmişti. Sarıboğa’nın nakde çevrilen paraları Murat Kapki’nin Acarkent’te bulunan villasına taşıdığı, Murat Kapki tarafından paranın kaynağını gizlemek için adına şirket devredilmesine veya kurdurulmasına göz yumduğu iddianamede açıklanmıştı. Sarıboğa hakkında iddianamede ifadesine yer verilen Güngör Gürman, "Murat Kapki, kanunsuz işlerini Şeyhmus üzerinden yapıyordu. Beykoz Acarkent’te bulunan villasının inşaatı sürecinde imarla ilgili yaşanan bir sıkıntıda sahte kontrat düzenleyerek sorumluyu Şeyhmus olarak gösterdi. Ayrıca bütün banka işleri genellikle Şeyhmus Sarıboğa ile gerçekleştirirdi" demişti. "Murat Kapki’nin yasadışı bir talimatı olmamıştır" Şeyhmus Sarıboğa savunmasında "Daha önce verem geçirdim. Şeker hastasıyım. Şeker iğnelerimi düzenli kullanamadım. Bu yüzden Ocak ayında düştüm kaburgamı kırdım. Nefes aldıkça acı çekiyorum. Zorlandığımı bilmenizi isterim. Cezaevi şartlarında tedavi edilebilecek şeyler değil. Tutukluluğuma itiraz ediyorum. Daha önce adli kontrol kararı verildiğinde kaçmadım. Murat Kapki’nin yanında 13 sene çalıştım. Bankada bu süreçte işlem yaptığım oldu. Bunlar yasal işlemler. Savcılık ifadem alınırken bana sahte fatura gösterilmedi. Güngör Gürman’ın ifadesinin üzerine suç örgütüne üye olmaktan tutuklandım. İddianamede Murat Kapki’ye para taşıdığım iddia ediliyor. Benim çanta ile Murat Kapki’ye para götürdüğüm söylenmiş. Ben böyle bir şey yapmadım. Murat Kapki’nin yasadışı bir talimatı olmamıştır. Ben bankadan para çalmadım. Para çektim makbuzları var. Ortada işlediğim bir suç yok. Bir örgüt falan bir bilgim yok benim. Benim İBB ile bir alakam yok. Ne sahte fatura ile ilgili bir işlem yaptım ne yasadışı para taşıdım" dedi. Ardından cumhuriyet savcısı tarafından tutuklu sanık Şeyhmus Sarıboğa’ya Güngör Gürman’ın iddianamede yer alan "Murat Kapki, kanunsuz işlerini Şeyhmus üzerinden yapıyordu. Beykoz Acarkent’te bulunan villasının inşaatı sürecinde imarla ilgili yaşanan bir sıkıntıda sahte kontrat düzenleyerek sorumluyu Şeyhmus olarak gösterdi. Ayrıca bütün banka işleri genellikle Şeyhmus Sarıboğa ile gerçekleştirirdi" ifadesi soruldu. Soruya sanık Sarıboğa "Böyle bir şey olsa direkt suç duyurusu yapması gerekmiyor mu? Ama Acarkent’e gittiğim doğru. Ev kiralayıp kaldım" yanıtını verdi. "Bu ticari sır, elden ödeme yaptım" Cumhuriyet savcısı tarafından "BFK şirketini kaç TL vererek devraldın?" sorusu üzerine sanık Sarıboğa, "Bu ticari sır. Elden ödeme yaptım. Her şeyiyle devraldım" dedi. Duruşmaya Sarıboğa’nın avukatının savunması ile devam edilmek üzere ara verildi.
Aydın Didim Belediyespor 4 ayrı yaş kategorisinde şampiyon oldu Aydın Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunca düzenlenen 2025-2026 futbol sezonunda Didim Belediyespor 4 ayrı yaş kategorisinde şampiyon oldu. Aydın Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunca düzenlenen 2025-2026 futbol sezonunda altyapı kategorilerinde ligler tamamlandı. Bu sezon U-11, U-12, U-13 ve U-14 yaş kategorilerinde Didim Belediyespor sezonu şampiyon olarak tamamladı. Mavi beyazlı ekibin bu başarısında Antrenör Ayhan Yıldız ile altyapı antrenörleri Mustafa Yağcı, Metin Pozlu ve Gani Özcan büyük katkı sağlarken, elde edilen başarılar neticesinde U-13 takımında yer alan 5 futbolcu ise Aydın Gelişim ligi için Aydın Yıldızspor’a 5 futbolcu gönderildi. Bir sezonda elde edilen 4 ayrı şampiyonluk için değerlendirme yapan Kulüp antrenörlerinden Mustafa Yağcı "Öncelikle bize kulübü bırakan ve bize desteklerini sunan Murat Küçüker’e, ve sponsor firmaya şampiyonlukları kutladığımız ve bize her zaman destek olan Erdinç Ergün’e teşekkür ediyoruz. Bu noktada bizler altyapıda Didim’in çocuklarına sahip çıkıyoruz. Hem futbolculuk noktasında gelişimi hem de iyi bir sporcu olmaları anlamında çalışıyoruz. Velilerimizde bu anlamda özverili desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Didim Belediyespor olarak bir ilki gerçekleştirdik. Altyapı noktasında çalışmalarımız sürüyor. U-14 kategorisinde son haftaya girdik ama şampiyonluğumuz garantiledik. Yeni sezon çalışmalarımıza da önümüzdeki aylarda başlayacağız. Katıldığımız turnuva ve maçlarda Didim’i en iyi şekilde temsil edeceğiz" dedi.
İstanbul Motokuryeler AVM ve site yönetimleri hakkında suç duyurusunda bulundu İstanbul’da motokuryeler, alışveriş merkezleri (AVM) ve sitelere girişlerde yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacıyla Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Motokuryeler adına konuşan avukat Iyaz Çimen, çalışma özgürlüğünün engellendiğini iddia ederek, müvekkilleri adına suç duyurusunda bulundu. AVM ve sitelere zaman zaman giremediklerini iddia eden motokuryeler, Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı önünde toplandı. Güvenlikler tarafından kimliklerine el konulduğunu öne süren motokuryeler, söz konusu site ve AVM yönetimleri hakkında suç duyurusunda bulunmak üzere toplandı. 50’den fazla motokuryenin katıldığı basın açıklamasında Avukat Iyaz Çimen, "Bugün burada yalnızca kuryelerin değil emeğin alınterinin ve çalışma özgürlüğünün sesi olmak için toplandık. Pandemide ekmeğimizi, suyumuzu, yemeğimizi bizlere getirdiği için minnettar olduğumuz kuryeler bugün geldiğimiz noktada umuma açık AVM’ler sitelere ve bazı işyerlerine alınmıyorlar. İçeri girerken çeşitli zorluklara tabi tutuluyorlar veya kimlikleri zorla alınıyor. Motorlarını ve ekipmanlarını bırakmaları isteniyor ve bazı bölgelerde yüzlerce metre yürümeleri bekleniyor. Hiç kimse bir çalışanın kişisel verisini keyfi şekilde alamaz. Hiç kimse anayasal çalışma hürriyetini engelleyemez. Bu kardeşlerimiz suçlu değil ekmeğinin peşinde hakkıyla çalışan vatandaşlarımızdır. Münferit vakalar tüm camiaya mal edilemez. Bugün kuryelerle birlikte buradayız çünkü artık hukuksuzluğun normalleşmesine izin vermeyeceğiz. Kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işleyenler ve kuryeler çalışma hakkını engelleyenler hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Bu hareketi tüm ülke genelinde yaygınlaştıracağız. Tüm kurye kardeşlerimiz için eşitlik ve adalet istiyoruz. Kurye emeği engellenemez" ifadelerini kullandı. "Hakkımızı savunmak için buraya geldik" İstanbul Motorcu Kuryeler Derneği Başkan Yardımcısı Eray Döner ise "Son zamanlarda sitelere girdiğimiz zaman zorla kaskımızı bıraktırmaya çalışıyorlar. Kimliklerimize el koyup ’kimliği vermezseniz giremezsiniz’ diyorlar. Site yönetimleri ’1 kilometre ileriye motorla gidemezsin yürümek zorundasın’ dercesine mobbing uyguluyor. Hakkımızı hukukumuzu savunmak için buraya geldik. Olumlu sonuç almayı düşünüyoruz. Yetkililerin bizi duyacağından eminiz" şeklinde konuştu. Açıklamanın ardından motokuryeler, avukatları eşliğinde adliyeye girerek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.
Balıkesir Başkan vekili Erdil, başkanlara devecilik kültürünü anlattı Burhaniye ilçesinde, Belediye Meclis Başkan Vekili Tarık Erdil, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Genel Kurulunda Devecilik Kültürü ile ilgili konuştu. Erdil, konuşmasında şap hastalığı nedeniyle deve güreşlerinin yapılamadığını ve mağduriyetlerin meydana geldiğini söyledi. Burhaniye Belediye Meclis Başkan Vekili ve Deveciler Derneği Tarık Erdil yapığı konuşmada, " Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri, kıymetli katılımcılar. Öncelikle Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçilen Sayın Başkanımız Ahmet Aras’ı ve komisyonlara seçilen tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Bölge kültürümüzün önemli bir parçası olan devecilik kültürü ve deve güreşlerine ilişkin bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde büyük ilgiyle takip edilen deve güreşleri, her yıl Aralık-Mart ayları arasında gerçekleştirilmektedir. Bu organizasyonlar yalnızca bir kültürel etkinlik değil, aynı zamanda geniş bir ekonomik ve sosyal yapıyı da doğrudan etkileyen önemli bir gelenektir. Yaklaşık sekiz ay boyunca emek veren deve yetiştiricilerimiz, yılın geri kalanında ise dört aylık güreş sezonunu sabırsızlıkla bekleyen deve sahiplerimiz; bu kültürü yaşatmak isteyen deve severler ve bu döngünün içinde yer alan tüm sektör emekçileriyle birlikte, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde yaklaşık 15 milyon insanı doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen geniş bir kültürel yapıdan söz ediyoruz. Ne yazık ki bazı dönemlerde, özellikle seçim süreçlerine denk gelen organizasyonlarda, güreş alanlarının farklı bir atmosfere büründüğü görülmektedir. "Sizlere selamlarını iletiyor" gibi anonslarla belediye başkan ve milletvekili adaylarının katılımlarının ön plana çıkarıldığı, zaman zaman da bu ortamların tanıtım ve görünürlük alanına dönüştüğü anlar yaşanmaktadır. Oysa bu yapı, siyasi rekabetten bağımsız olarak korunması gereken önemli bir kültürel değerdir. Bu nedenle bu kültüre sahip çıkması gerekenlerin başında siyasiler geldiğini düşünüyorum. Siyasilerin, önümüzdeki dönemde bu kültürü yaşatmak adına, bu yapının tüm bileşenlerine sahip çıkarak daha güçlü destek vermesi gerektiğine inanıyorum. Bu yıl da bildiğiniz gibi şap hastalığı nedeniyle birçok organizasyon yapılamamış, ciddi mağduriyetler ortaya çıkmıştır. Elbette Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin doğrudan görev alanında olmayabilir. Ancak bizler, bölgemizin kültürel değerlerine ve sosyal hayatına karşı duyarsız kalamayız. Bu nedenle inanıyorum ki, önümüzdeki sezon benzer sorunların yaşanmaması adına ilgili tüm kurumların ve camianın sesi daha güçlü şekilde duyurulmalıdır. Saygılarımla" sözlerine yer verdi.