GÜNDEM - 04 Ekim 2025 Cumartesi 09:43

Okuldan uzaklaşan çocuklara dikkat

A
A
A
Okuldan uzaklaşan çocuklara dikkat

Her geçen yıl daha da artan okullardaki akran zorbalığı noktasında uyarıda bulunan uzmanlar, zorba veya mağdur çocukların takip edilerek bir an önce önlem alınması gerektiğini dikkat çekiyor.


Akran zorbalığı son yıllarda sosyal medyada yayınlanan olumsuz video içerikleri ve şiddet oyunları nedeniyle özellikle çocuklar arasında artış gösteriyor. Çocuklar arasında büyük boyutlara ulaşan akran zorbalığı olarak bilinen sözlü, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan çocuklar ileri yaşlarda ise daha büyük sorunlarla karşılaşabiliyor.


Zorbanın gücüne güvenerek davranış özgürlüğü ve söz hakkı vermeyen kişi olduğunu anlatan Meram İlçe Sağlık Müdürlüğünde görevli Klinik Psikolog Ayşe Seçen, "Bunun yaptığı davranışlara da zorbalık denilmektedir. Akran zorbalığına bakacak olursak da duygusal, sözel, fiziksel açıdan bir öğrencinin başka bir öğrenciye olumsuz davranışlarda bulunması, bunları bilinçli ve kasıtlı olarak yapmasıdır. Burada önemli olan 2 tane unsur vardır, bu davranışlarda bu davranışlar gerçekleşir, bir güç dengesizliği vardır ve karşıdaki kişinin davranışı süreklilik gerektirilmektedir. Zorbalık türleri dediğimiz 4 tane tür vardır. Duygusal zorbalık kişinin boyuna, kilosuna, gözlük kullanımı gibi özelliklerine ilişkin lakaptan alay etmek, küçük düşürücü hakaret içeren sözler söylemek gibi olan kısımdır. Fiziksel zorbalık dışarıdan da gözlemlenebilen bir zorbalık türüdür. Bunlar saçını çekmek, vurmak, zarar vermek, bir eşyasını izinsiz alma ya da bir eşyasına zarar vermek şeklinde olabilen ailelerin veya öğretmenlerin de daha çok gözlemleyebildiği bir zorbalık türüdür. Duygusal zorbalık ise, sosyal bir ortamda çocuğu yok saymak, görmezden gelmek, oyun ve etkinliklere dahil etmeme şeklindedir. Şu an bilgi ve iletişim teknolojilerinin artmasıyla beraber tabii ki bir de telefon, tabletlerle birlikte devam eden zorbalıklar vardır. Öncelikle bu tarz durumları biz öğrenmemiz gerekiyor hangi zorbalığın olduğunu ve ona göre tedavi aşaması işlenmeli" dedi.



"Çocuklara bunun onun hatası ve suçu olmadığını anlatmamız gerekmekte"


Davranışlarda bulunan çocukların kesinlikle ilk olarak dinlenmesi gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Ayşe Seçen, "Aileler öncelikle çocuklarını bu konularda dinlemesi gerekmekte. Çocuklarının bu tarz bir durumla alakalı geldiği zaman onların ne tür şeyler yaşadıklarını anlamak, onların bu duygularını anlamlandırmaları gerekmekte. Bunu anladıktan sonra gerekli olarak destek alması gerekmekte. Çocuklara bunun onun hatası ve suçu olmadığını anlatmamız gerekmekte. Zaten burada kurban olan kişi, destek alınmasıyla alakalı muhakkak ki bilgi vermeliyiz. Çocuklar mağdur da olabilirler veya izleyici de olabilirler. Böyle bir durumla karşılaştıkları zaman muhakkak ki öğretmen olabilir bir yetişkin olabilir, ebeveynler olabilir ya da güvendikleri birine gidip bu durumu bildirmeleri gerektiğini ve yardım talep etmeleri gerektiğini anlatmalıyız. Tabii ki buradaki tek süreç mağdurla da bitmiyor. Zorbalık yapan çocuklar için de bu durumun davranışlarının altında yatan sebeplerin de araştırılması gerekmekte ve onların da gerekli yerlere yönlendirilip bu süreçte destek almaları çok çok önem arz etmektedir" şeklinde konuştu.



"Çocukların empati becerilerinin geliştirilmesi çok önemli"


Psikolog Seçen, "Mağdur olanlar açısından değerlendirdiğimiz zaman aslında şok, öfke, korku, panik gibi çeşitli duygular yaşayabiliyor. Tabii bunlar sebebiyle de okula gitmek istemeyebiliyorlar, ders başarılarında düşüş gözlemleyebiliyor. Öz saygılarında bir düşüş gözlemlenebiliyor. Bazı çocuklar bunu hata olarak, kendi suçları olarak da değerlendirebiliyor. Bu süreçte eğitim başarılarındaki düşüş, ders başarılarında bir düşüş olabiliyor. Kendilerini kötü hissederek baş ağrısı, karın ağrısı gibi belirtiler gözlemlenebiliyor. Zorba açısından da bu süreçte muhakkak ki bir önlem alınmalı ve durdurulması gerekmekte. Daha sonrasında daha farklı davranış problemleriyle süreç seyredebilir. Bu açıdan da dediğimiz noktalarda önlem alınması gerekmekte. Sınıf içi becerilerinin geliştirilebileceği çeşitli etkinliklerle çocukların empati becerilerinin geliştirilmesi çok önemli. Sınıf içi iletişimi arttırabilecek çeşitli etkinliklerle karşılıklı olarak çocukların birbirleriyle olan iletişimlerinin arttırılması, böyle bir durumla karşılaşıldığı zaman zorbalıkla mücadele edilmesi adına süreç uzamadan bir an önce destek alınması, ailelerin bu konuda bilgilendirilmesi, ailelerin de aynı şekilde bu konuda bir an önce önlemler alması bu sürecin en iyi çözümlenmesi için yapılabilecek en önemli nokta olarak söyleyebiliriz" diye konuştu.



Okuldan uzaklaşan çocuklara dikkat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milas Veteriner Fakültesi 17 Üniversiteden 250 öğrenciyi ağırladı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi ev sahipliğinde, IVSA Muğla tarafından düzenlenen VETWISE’26 I. Ulusal Öğrenci Kongresi, MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. 28-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kongre, IVSA Muğla’nın ilk ulusal öğrenci kongresi olma özelliğini taşıdı. Türkiye’nin 17 üniversitesinden gelen veteriner fakültesi öğrencilerini buluşturan kongre; ‘Muğla Gençlik Yılı’ vizyonu ve Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında önemli bir bilimsel platform oluşturdu. Cerrahi, dahiliye, yaban hayatı, sucul hayvan hastalıkları, arıcılık, klinik uygulamalar ve sektör buluşmalarını kapsayan oturumlar ve workshoplar düzenlendi. Açılışta konuşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, kongrenin yalnızca bir öğrenci etkinliği değil, gençlerin bilimsel üretim ve mesleki gelişime katılımını gösteren önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Etkinliğin, öğrencilerin akademi ve sektörle doğrudan temas kurmasına katkı sağladığını belirtti. Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığının ötesinde insan sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve biyoteknolojiyle doğrudan ilişkili geniş bir alan olduğunu ifade etti. Tek sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Yağcı, gelecekte salgın hastalıklarla mücadelede ve ekosistemin korunmasında veteriner hekimlerin kritik rol üstleneceğini belirtti. Muğla’nın arıcılık, çam balı, su ürünleri ve hayvancılık açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Yağcı, iklim değişikliği ve hastalıklar gibi sorunlara bilimsel çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Kongrenin, teorik bilginin ötesinde tartışma ortamı sunacağını ifade etti. IVSA Muğla Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Sürsal Şimşek de kongrenin Dünya Veteriner Hekimler Günü ile aynı dönemde düzenlenmesinin anlamına dikkat çekti. Veteriner hekimliğin zoonozlardan gıda güvenliğine kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, mesleğin Tek Sağlık yaklaşımındaki temel rolünü vurguladı. Farklı üniversitelerden öğrencilerin bir araya gelmesinin mesleki dayanışma açısından önemli olduğunu ifade eden Şimşek, kongrenin bilim, iş birliği ve gençlik enerjisini buluşturan bir platform olduğunu söyledi. Organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür etti. Üç gün süren kongreye, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yanı sıra Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Muğla İl Tarım Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Muğla Valiliği Proje Koordinatörü Dr. Ahmet Esen, Muğla Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Daire Başkanı Şamil Türkay Aktürk katıldılar. Kongre boyunca gerçekleşen oturumlar ve uygulamalı workshoplar ile öğrencilerin bilimsel vizyonunun güçlendirmesi ve mesleki farkındalıklarının artması hedeflendi.
İzmir Aliağa’da 1 Mayıs kutlandı Aliağa’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, yağmurlu havaya rağmen yoğun katılımla kutlandı. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu tarafından organize edilen kutlamalarda Aliağa Petrol İş Sendikası önünde bir araya gelen işçiler, sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, Atatürk Caddesi’nden Barbaros ve İstiklal caddelerini takip ederek Demokrasi Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında ellerinde flama, bayrak ve afişler taşıyan işçilere vatandaşlar evlerinin balkonlarından, esnaflar iş yerlerinin önünden alkışlarıyla destek verdi. Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen programda konuşan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, "Alın teri dökerek bu ülkenin tüm değerlerini ve tüm güzelliklerini üretenler; işçiler, memurlar, emekliler, işsizler, kadınlar, gençler, küçük esnaf ve emeğin en yüce değer olduğuna inananlar, insanca bir yaşam ve güzel bir gelecek isteyenler, eşitlikten ve adaletten yana olanlar, 1 Mayıs İşçi Bayramı, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Bugün burada sömürünün, açlığın, yoksulluğun ve baskının olmadığı, insanca bir dünya özlemiyle bir araya geldik. İş yerlerinde insan onuruna yakışır çalışma şartlarını savunmak için burada toplandık. Dünyada savaş ve yıkım devam ediyor. Emperyalist ABD ve siyonist İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan’dan sonra şimdi İran’a saldırıyor. Tekellerin kârları için halkların geleceğini karartıyorlar, enerji kaynaklarına el koymaya çalışıyorlar. Akan kan ve gözyaşını umursadıkları yok. Bölgemizde emperyalist saldırıları lanetliyoruz. Emekçiler olarak barıştan taraf olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. O nedenle sadece ülkemizde değil, dünyadaki tüm emekçiler gibi bugün sömürü ve zulme karşı sesimizi burada, Ege’nin en önemli işçi kenti olan Aliağa’da yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmasında kıdem tazminatı hakkının korunması gerektiğini vurgulayan Toptan, "Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi" ile ilgili girişimlere karşı duracaklarını ifade etti. Çocuk işçiliği, iş cinayetleri ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellere de değinen Toptan, güvenli ve güvenceli çalışma ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. Basın açıklamasının ardından halaylar çeken işçiler, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.
Mersin Akdeniz’de ikinci ’Bilgi Limanı Kütüphanesi’ hizmete girdi Mersin’in Akdeniz ilçesinde hayata geçirilen ’Akdeniz Bilgi Limanı Kütüphaneleri’ projesi kapsamında ikinci kütüphane hizmete açıldı. Millet Bahçesi Sahil Etabında, doğa ve denizin iç içe geçtiği konumda inşa edilen Dr. Ali Rıza Ongun Kütüphanesi, modern yapısı ve sunduğu imkanlarla öğrencileri ağırlamaya başladı. Akdeniz Kaymakamlığı, Akdeniz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Akdeniz Belediyesi iş birliğinde kente kazandırılan kafe kütüphane, yalnızca kitap okuma alanı olmanın ötesine geçerek sosyal bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Gençler, sessiz ve güvenli bir ortamda ders çalışırken aynı zamanda kafe konseptiyle sunulan hizmetlerden de faydalanabiliyor. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, kütüphaneyi ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Projenin kısa sürede büyük ilgi gördüğünü belirten Şener, "Akdeniz’de eksikliğini hissettiğimiz kafe kütüphane konseptinin ne kadar doğru bir yatırım olduğunu gördük. Bu alanlar sadece ilçemize değil, tüm Mersin’e hizmet eden, gençlerimizin huzur içinde ders çalışabilecekleri modern merkezler haline geldi" dedi. İlk kafe kütüphanenin Turgut Reis Mahallesi’nde açıldığını ve yoğun ilgi gördüğünü hatırlatan Şener, "Bugün denize sıfır konumda ikinci kütüphanemizi hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gençlerimiz burada hem deniz manzarası eşliğinde vakit geçirecek hem de derslerine odaklanabilecek. Üçüncü kafe kütüphanemizin de proje çalışmalarına başladık" ifadelerini kullandı. Kütüphane kompleksinde yer alan atölye alanlarında ise öğrenciler, rehber öğretmenler eşliğinde kişisel gelişim ve motivasyon etkinliklerine katılabiliyor. Bu sayede gençler hem sınav stresinden uzaklaşıyor hem de sosyal faaliyetlere katılma imkanı buluyor. Mersin’in eğitim altyapısına katkı sunan Akdeniz Bilgi Limanı Kütüphaneleri, haftanın her günü öğrencilere ve kitapseverlere hizmet veriyor.