GÜNDEM - 06 Nisan 2026 Pazartesi 13:02

Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği

A
A
A
Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği

Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen paranın Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında olduğu belirtilirken, sanal kumar ve yasa dışı bahisle mücadele için çalışmalar devam ediyor.


Konya’da Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından düzenlenen ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtımı, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapıldı.



"Yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar"


Programda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, sadece proje tanıtımı değil, farkındalık seferberliğinin ilk adımı için bir arada olduklarını belirterek, "Bugün burada sadece bir proje tanıtımı için değil, bir seferberlik için bir aradayız. Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme projemizin bu çalışması bir etkinlikten daha fazlası bizim için bir insanlık meselesi, bir toplumsal sorumluluk. Son yıllarda dijital dünyanın sunduğu kolaylıkların ardında ne yazık ki, görünmeyen bir karanlık büyüyor. Ekranların arkasında, reklamlarda, uygulamalarda, sosyal medya içerikleri üzerinde gençlerimizi hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağı var. Bir tıkla, bir uygulamayla hatta sosyal medya üzerinden dahi gençlerimizin hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağıyla karşı karşıyayız. Artık bu mesele sadece bir bağımlılık değil, sessizce ilerleyen bir toplumsal erozyon haline geldi ve maalesef bu erozyona kapılan evlatlarımız umutlarını kaybediyor. Hayatlarının baharında adliye ile tanışıyor, aileler dağılma noktasına geliyor, hayatları kararıyor. Yine maalesef çoğu insan o uçurumun kenarına gelinceye kadar tehlikenin farkında bile olmuyor. Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında. Bu piyasadan nemalanmak isteyen suç örgütleri bütün güçleriyle daha sazla kişiyi bu bataklığa çekmek için uğraş veriyorlar. Suç örgütlerinin hem dijital platformları hem de sanal torbacıları kullanarak yaptıkları bu çalışmalar ne yazık ki Türkiye’de 5 milyondan dünyada ise 300 milyondan fazla kişinin kumar bataklığına kapılmasına sebep olmuş durumda" dedi.



"Ekranda beliren ’kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir"


Programa ev sahipliği yapan Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, "Sanal dünya yeni bir sokak gibidir. Işıkları parlaktır, çağrısı güçlüdür ama köşeleri karanlıktır. Sanal vahşet de tam o karanlık köşelerde büyüyor. Bazen bir oyun gibi sunuluyor, bazen kolay kazanç vaadiyle pazarlanıyor, bazen de yalnızlığa, meraka ve zayıf anlara hitap ediyor. Oysa görünen heyecan kısa sürüyor, geride ise çoğu zaman borç ve keder kalıyor. Çaresizlik kalıyor, kırgınlık ve kalıyor, ekranda beliren ‘kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir. Uyarıcı olmak zorundayız, koruyucu olmak zorundayız. Birlikte hareket edip bu belanın karşısında durmak zorundayız. Bu meselenin bir diğer boyutu da suç ekonomisidir. Yasa dışı gelirler farklı ödeme yöntemleri ve dijital kanallar üzerinden dolaşıma sokulabiliyor. Burada konu yalnız asayiş değildir. Mesele aynı zamanda adaletin itibarıdır. Suçun kazancı kesilirse suç örgütleri zayıflayacaktır" ifadelerini kullandı.


Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Sanal bahis meselesi de bireysel bağımlılık, ekonomik kayıp ya da hukuki bir ihlal olmakla beraber aile yapımızı, gençlerimizi, çocuklarımızın istikbalini ve toplumsal huzurumuzu hedef alan çok boyutlu bir tehdittir. Bu yönüyle sanal bahiste mücadele bir güvenlik meselesi olduğu kadar aileyi koruma, nesli muhafaza etme ve toplumsal farkındalığı da büyütme meselesidir. Konya olarak bizler köklü medeniyet birikimiyle aileyi, toplumun çekirdeği, neslin emanetçisi ve değerlerimizin taşıyıcısı olarak gören bir şehiriz. Bu sebeple aileyi zedeleyen her tehdide karşı hem kolluk tedbirleriyle hem de eğitim, bilinçlendirme, hukuk, medya okur-yazarlığı ve toplumsal dayanışma araçlarıyla Güçlü bir mücadele ortaya koymak mecburiyetindeyiz" diye konuştu.


HUDER tarafından İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle hazırlanan ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtım programına, Konya Valisi İbrahim Akın, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, AK Parti Konya Milletvekilleri, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ile çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcisi katıldı.



Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanı Bolat: "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’yı aşmıştır" Helal Akreditasyon Kurumu-HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyuta değindi. Bolat, "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" dedi. Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu - HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi düzenlendi. Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyutun ve Türkiye’nin bu alandaki rolünün değerlendirildiği toplantının açılış konuşmasını Ticaret Bakanı Ömer Bolat gerçekleştirdi. Helal akreditasyonunu; ferdi ve toplumsal hayatta, üretimi ve tüketimi etkileyen İslami bir vecibe olması yanında, sağlıklı ürün ve hizmet üretiminin, güvenilir ticaretin, kalite güvencesinin ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin mihenk taşı olarak gördüklerini belirten Bakan Bolat, Türkiye’yi bu alanda yalnızca bir uygulayıcı değil, küresel ölçekte standart belirleyen bir merkez haline getirme hedefiyle çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. "Helal kavramı sadece İslami bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak konularında da önemli bir kriter" Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan öncülüğünde 2017 yılında kurulan Helal Akreditasyon Kurumunun üzerine titredikleri ve çalışmalarında Ticaret Bakanlığı ve hükümet olarak bütün güçleriyle destek verdikleri, yaygınlaşması ve gelişmesi için çok çalışma yaptıkları önemli bir kurum olduğunu ifade eden Bolat, "Bu ilk defa 1’nci uluslararası kongre Ankara’da düzenleniyor. Helal alanındaki en kapsamlı faaliyetlerden biri olan bu organizasyon vesilesiyle davetimize icabet ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı candan teşekkürler ediyorum. İnşallah iki gün boyunca helal konusunda uzman arkadaşlarımızın kıymetli hocalarımızın araştırmacıların, üniversite mensuplarının özel sektör mensuplarının ve tabi Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığımızın temsilcilerinin bir arada çok verimli, faydalı çalışmalar yapacaklarına inanıyorum. Bu çalışmalara katkı sunmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen kıymetli temsilcileri, uzmanları, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomi İşleri Genel Müdürü’nü ve temsilcilerini hepsini selamlıyorum ve kendilerine çok teşekkürler ediyorum. Yüce Allah kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve peygamberimizin hadisinde biz kullarına helal ve tayip vurgusunu, takva ve salih amel konularını ilişkilendiriyor. Böylece dünyevi hayatımızda da gerek ferdi olarak gerekse aile ve toplumsal konularda helal kavramının çok çok önemli bir ölçüt bizler için olduğuna işaret edilmiş oluyor. Bu sadece İslami, dini bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak ve tüketici dostu anlamında bir önemli kavram ve dikkate alınması gereken çok önemli bir kriterdir. İnsan olarak, aile olarak, toplum olarak hayatımızın önemli bir parçası olan ekonomik faaliyetlerde üretim ve tüketim faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken ölçüt alınması gereken çok önemli bir alandır" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" Helal Akreditasyon kurumunun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 2017 yılında kurulmasının kararlaştırıldığına değinen Bolat, "O günden bugüne gerçekten çok önemli çalışmalar yapılıyor ve bu konudaki farklı sivil ya da kamu çalışmaları açısından bir üst kurum bir çatı kuruluşu bir düzenleyici denetleyici kuruluş vazifesi de görmektedir. Diğer taraftan şunu da ifade etmek istiyorum. Ekonomik faaliyetlerimizde dış ticaret faaliyetlerimizde bizim ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti olarak dünyadaki bütün pazarlar ve bütün ekonomi alanında dış ilişki dış ülkelerle yoğun işbirliklerimiz, anlaşmalarımız ve ikili kurumsal yapılarımız ve münasebetlerimiz bulunmakta. Bu anlamda 56 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı da bizim açımızdan çok büyük önem arz ediyor. Komşularımız, akrabalarımız, din kardeşlerimiz, ticaret ortaklarımız olarak her zaman önemsediğimiz bir gruptur. Yine hükümetimizin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda birçok dış ticaret stratejilerimiz arasında İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejimizde çok önem verdiğimiz bir alan. Örnek vermek gerekirse 2002 yılında İslam dünyasının Türkiye’nin ticaretindeki payı yüzde 11 iken 2025 yılı itibariyle İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır. Ve hedefimiz inşallah 2030’a kadar yüzde 30 barajını geçmektir. İhracatta da, ithalatta da bu konuda çok önem veriyoruz. Ve bu anlamda ihracatımızı ve ithalatımızı İslam ülkeleriyle geliştirmek için canla başla çalışıyoruz" dedi. "2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır" İslam dünyasıyla 2025 yılı itibariyle toplamda 115 milyar dolar dış ticaretlerinin söz konusu olduğunu ifade eden Bolat, "Burada tabii bu çalışmaları yaparken uluslararası helal akreditasyon kongresinde küresel helal kalite altyapısında güvenin mihenk taşı helal akreditasyon konusu teması kongrenin konusu olarak seçilmiştir ve bu konu üzerinde çalışmalar yapılacaktır. Helal ekonomisinin büyüklüğüne de bahsetmek istiyorum. Helal haram kavramı daha çok bizim iç dünyamızda, ferdi yaşantımızda ve tabii ki aile ve toplumsal yaşantımızda birçok önemli hayati bir ölçüt olarak yer almakla beraber ekonomiler büyüdükçe refah ve tüketim düzeyi arttıkça ekonomiler uluslararasılaşıp uluslararası ticaret alışverişleri arttıkça çok çok dikkat edilmesi gereken bir alan konumuna ulaşmıştır. Ve başta sadece yeme içme sektöründe sanki dikkat edilmesi gereken bir alan gibi dikkat edilirken günümüzde üretimin ürünün bazında birçok sektörlerinde ve hizmetler sektörünün de birçok sektörlerine de yansımıştır. Giyim, turizm, medya, ilaç, kozmetik gibi alt sektörlerde de yiyecek içecek sektörü gibi helal dairesinin dikkate alındığı giderek genişleyen bir alan ortaya çıkmıştır. Bugün 2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır. Aynı zamanda 35 farklı ülkeden bin 600 kişinin üzerinde misafir katılımcılara Türkiye’de helal akreditasyon konusunda eğitim çalışmaları yapılmıştır.