SAĞLIK - 14 Ocak 2026 Çarşamba 09:33

Siyatik ağrınız bel fıtığı ile karışmasın

A
A
A
Siyatik ağrınız bel fıtığı ile karışmasın

Medicana Konya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yaşar Karataş, siyatik sinirin seyri boyunca herhangi bir yerde sıkışması ve zarar görmesi ile kalçada ve bacakta meydana gelen ağrıya toplumda sıkça karşılaştığımız şekliyle siyatik adı verildiğini ve siyatik ağrısına uyuşma, karıncalanma ile bacakta güç kaybının da eşlik edebileceğini belirtti.


Bel bölgesinden çıkan sinirlerin birleşmesiyle oluşan ve kalçadan bacağa kadar uzanan vücutta bulunan en kalın ve en uzun seyirli sinir olan siyatik sinir, bacağın algılama ve hareket işlevlerini yerine getiriyor. Siyatiğin en sık karşılaşılan sebepleri arasında sinir köklerinin bel omurgasından çıkarken sıkışmasına neden olan bel fıtığı, omurilik kanal darlığı ve bel kayması yer alıyor. Medicana Konya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yaşar Karataş, bunun dışında nadiren omurga enfeksiyonları, kırıkları ve tümörlerinin de siyatik ağrısına neden olabileceğine dikkat çekti.



Piriformis sendromu bel fıtığı ile karıştırılabilir


Bazen psikosomatik yani tıbbi olarak açıklanamayan duygu durumundan kaynaklanan rahatsızlıklar da bacak ağrısı şeklinde kendini gösterebiliyor. Ancak psikosomatik ağrılara baş dönmesi, bulantı, çarpıntı, mide rahatsızlıkları, nefes almada güçlük hissi eşlik ediyor. Siyatik sinirin omurga dışında sıkışmasına neden olan ve bazen gözden kaçabilen önemli bir sebebinin de piriformis sendromu olduğunu belirten Op. Dr. Yaşar Karataş, "Bu sendrom hastada yaptığı bulgular benzerliği dolayısı ile bel fıtığı ile karışabilir. Piriformis kalçada bulunan kuyruk sokumundan uyluk kemiğine uzanan derin yerleşimli bir kastır. Bu kasın altından siyatik sinir geçer. Zorlama, travma, kasın kendisinde ya da çevresindeki dokularda iltihaplanma, uzun süre oturma gibi sebeplerle bu kasta gerginlik, ödem gelişebilir. Bu durumda altındaki siyatik sinirde sıkışma meydana gelir. Siyatik sinirin baskıya uğraması ile kalçada ve sıkışan taraftaki bacak arka yüzünde ağrı, uyuşukluk meydana gelir. Hastalarda oturmaya karşı tahammülsüzlük olur ve merdiven çıkmada zorluk olabilir’’ dedi.



Piriformis sendromunun tedavi yöntemleri


Tanının esas olarak hastanın anlattığı hikaye ve fiziksel muayene ile konduğunu, radyolojik incelemeler ve sinir iletim çalışmalarının sadece klinik bulguları destekleyici sonuçları ortaya koyabileceğini ifade eden Op. Dr. Yaşar Karataş, "Fiziki muayenede amaç özellikle bu kasın gerginliğini artıran manevralarla bulguları ortaya çıkarmaktır. Hasta ağrılı tarafı üste gelecek şekilde yan yatırılır. Uyluk kalça ekleminden ve bacak diz ekleminden bükülerek kalça eklemi içe doğru çevrilir. Bu manevra ile ağrı ortaya çıkar ise test pozitiftir ve tanı bu şekilde doğrulanabilir" ifadelerini kullandı.


Piriformis sendromunun tedavisinde ilk olarak kısa süreli istirahat önerileceğini belirten Op. Dr. Yaşar Karataş, dinlenme ile tam iyileşme sağlanmaz ise tedaviye antienflamatuvar ilaçlar ve B grubu vitamin takviyeleri ilave edilebileceğine dikkat çekti. Karataş, "İlaç tedavisinin yanında germe hareketlerini içeren fizik tedavi modaliteleri uygulanabilir. Bunun yanında kas içerisine ya da sinir etrafına yapılan kortizon denilen steroid enjeksiyonu da tedavinin önemli bir parçası olarak hekimler tarafından tercih edilmektedir. Piriformis kasına yapılan yaygın adıyla botoks olarak bilinen botulinum enjeksiyonları da tedavilerde yer bulmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Ameliyat dışı tedavilerde yanıt alınamıyorsa cerrahi tedavi düşünülmeli"


Tüm bu ameliyat dışı tedavilere yanıt alınamayan durumlarda cerrahi tedavinin düşünülmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Yaşar Karataş, kasları kuvvetlendirici egzersizler yapmanın önemli olduğunu ifade ederek, "Otururken, ayakta dururken ya da araç kullanırken duruşa dikkat etmek; yerden eşya alırken çömelme hareketini kullanmak; uzun süreli oturmak gerekirse bunu molalı bir şekilde yapmak gerekmektedir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanlığından kamu kurumlarının internet sitelerinde yapay zeka dönüşümü hamlesi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, dijital alanda doğru bilginin korunması ve dezenformasyonla mücadelenin güçlendirilmesi amacıyla kamu internet sitelerinde yapay zeka uyumlu teknik standart dönüşümünü resmen başlattı. İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Başkanlığımız, dijital alanda doğru bilginin korunması ve dezenformasyonla mücadelenin güçlendirilmesi amacıyla kamu internet sitelerinde yapay zeka uyumlu teknik standart dönüşümünü resmen başlattı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın imzasıyla kamu kurumlarına gönderilen resmi yazı, devletin dijital içeriklerinin yapay zeka sistemleri tarafından daha doğru, daha güvenilir ve öncelikli kaynak olarak algılanmasını sağlayacak yeni dönemin başlangıcı oldu" denildi. Yapay zeka güvenilir başvuru kaynağı haline getirilmesi hedefleniyor İletişim Başkanlığı paylaşımın devamında, "Yazıda, büyük dil modelleri ve üretken yapay zeka teknolojilerinin bilgiye erişim biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğine dikkat çekilirken, teyit edilmemiş veriler üzerinden üretilen hatalı ve yanıltıcı içeriklerin kamuoyunda ciddi riskler doğurabileceği net biçimde ortaya kondu. Bu nedenle kamu kurumlarının dijital varlıklarının yalnızca vatandaşlar için değil, yapay zeka sistemleri için de güvenilir başvuru kaynağı haline getirilmesi hedefleniyor. Başlatılan teknik standart uygulamasıyla, kamu kurumlarının internet sitelerinde yer alan içeriklerin, kurumsal yapıların ve öncelikli referans alanlarının yapay zeka sistemleri tarafından doğru biçimde tanınması ve yorumlanması amaçlanıyor. Böylece kamusal bilginin bütünlüğünün korunması, resmi içeriklerin görünürlüğünün artırılması ve dijital alanda Türkiye’nin iletişim kapasitesinin daha güçlü hale getirilmesi öngörülüyor" ifadelerine yer verildi. Resmi bilginin tek kaynaktan sağlıklı biçimde dolaşıma girmesi bakımından öncü ve belirleyici bir adım olacak İletişim Başkanlığının attığı bu adım, yalnızca teknik bir güncelleme değil, aynı zamanda bilgi kirliliğine, manipülasyona ve dijital dezenformasyona karşı stratejik bir koruma hattı olarak öne çıkıyor. Kurumlara iletilen rehberde dosya yapısı, teknik gereklilikler ve örnek uygulamalara ayrıntılı şekilde yer verildi. Süreç, İletişim Başkanlığı tarafından yürütülecek değerlendirme ve dayanıklılık testleriyle desteklenecek, kurumların hazırlık düzeyi, veri bütünlüğü ve teknik uyumluluğu bu kapsamda ele alınacak. Böylece kamu kurumlarının dijital mecralarda hem vatandaşlara hem de yapay zeka temelli sistemlere karşı daha sağlam, daha tutarlı ve daha güvenilir bir iletişim yapısına kavuşması hedefleniyor. Söz konusu dönüşüm, yapay zeka çağında kamu bilgisinin korunması, devletin dijital hafızasının güçlendirilmesi ve resmi bilginin tek kaynaktan sağlıklı biçimde dolaşıma girmesi bakımından öncü ve belirleyici bir adım olacak.
Ankara Türkiye ile Zambiya arasında KEK Toplantısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Türkiye ile Zambiya arasında Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 2’nci dönem toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye-Zambiya Karma Ekonomik Komisyonu toplantı tutanakları ve çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmaları imzalandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Türkiye ile Zambiya arasında Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 2’nci Dönem Toplantısı gerçekleştirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Zambiya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mulambo Haimbe ile birlikte iki ülkenin ekonomik, ticari ve sosyal iş birliği alanlarının kapsamının geliştirilmesi noktasında önemli anlaşmalara imza attı. İmzalanan anlaşmaların yanı sıra ticaret hacminin artırılması, karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi ve yeni anlaşmalarla iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde de önemli kararlar alındı. Taraflar, ortak fayda ve kazan-kazan anlayışı doğrultusunda somut projeler üzerinde mutabakata varırken, ilişkilerin kurumsal çerçevesinin daha da güçlendirilmesi hedefi vurgulandı. Türkiye ve Zambiya Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) II. Dönem Toplantısı kapsamında konuşma gerçekleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye’nin Afrika kıtasına verdiği önemin bir göstergesi olarak 2003 yılında Afrika Stratejisi’ni hayata geçirildiğini hatırlatarak, "Kıta ile ilişkiler karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve kazan-kazan anlayışı temelinde geliştirmiştir. Bu stratejik vizyon sayesinde Türkiye, Afrika’daki ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesine katkı sağlarken kıta ülkeleriyle siyasi, ekonomik ve beşeri iş birliğini önemli ölçüde ilerletmiştir. Günümüzde Afrika’nın 44 ülkesinde büyükelçiliğimiz, Türkiye’de ise 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği bulunmaktadır. 2003 yılında 5,4 milyar dolar seviyesinde olan Türkiye-Afrika ticaret hacmi, 2025 itibarıyla yaklaşık 40 milyar dolara ulaşmıştır. Afrika’daki doğrudan yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar dolara ulaşmış, Türk müteahhitleri de kıta genelinde iki binden fazla projeye imza atarak yaklaşık 100 milyar dolarlık bir iş hacmi gerçekleştirmiştir" dedi. "Zambiya’daki Türk yatırımları ile 4 bin istihdam sağlandı" Türkiye ile Zambiya arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 32 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Bakan Işıkhan, "Ülkelerimiz arasındaki ticaret potansiyeli, kuşkusuz bundan çok daha fazlasıdır. Bu çerçevede, düzenli olarak gerçekleştirilecek KEK Toplantılarının, iş forumlarının, ticaret heyetlerinin, karşılıklı fuarlara katılımların ticaret hacmimizi çok daha yukarı taşıyacağına inanıyorum. Türk firmalarının Zambiya’daki yatırımlarının piyasa değeri 70 milyon dolara ulaşmış olup yaklaşık dört bin Zambiya vatandaşına istihdam sağlamaktadır. Bu tablo, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak beni ayrıca memnun etmektedir" şeklinde konuştu. "Zambiya ile hem ticaret hem de gönül bağı güçlendirildi" Zambiya ile ilişkilerinin hukuki altyapısını da güçlendirmeye devam ettiklerini vurgulayan Işıkhan, "Türkiye ile Zambiya arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması yürürlüktedir. Bugün de Sayın Bakan ile, çok önemli bir adım olan ‘Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması’nı imzalayacağız. Bu anlaşmaların, karşılıklı yatırımlara ivme kazandıracağına hiç şüphem yok. Zambiya ile kalkınma ve eğitim iş birliğimiz de giderek güçlenmektedir. TİKA’mız, Türkiye Burslarımız ve geçtiğimiz yıl faaliyete geçen Lusaka Uluslararası Maarif Okullarımız aracılığıyla Zambiyalı dostlarımızın Türkiye ile gönül bağlarını güçlendirici çalışmalar yürütüyoruz" diye konuştu. Toplantı ile ortak fayda temelinde, birçok alanda iki ülkenin iş birliğini değerlendirilip önümüzdeki döneme ilişkin somut adımları belirlediklerini söyleyen Bakan Işıkhan, Türkiye olarak alınan kararları titizlikle takip edeceklerini ve süratle hayata geçireceklerini vurguladı. Toplantının ardından iki ülke arasındaki ticareti daha da güçlendirmesi hedeflenen Türkiye - Zambiya Karma Ekonomik Komisyonu Toplantı Tutanakları ve Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi anlaşmaları imzalandı.
İstanbul Süper Lig’den 12 kulüp PFDK’ya sevk edildi Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Süper Lig’den 12 kulübü Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk etti. TFF Hukuk Müşavirliği, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilen takımları açıkladı. Buna göre, Süper Lig’in 30. haftasında oynanan karşılaşmalar sonrası disiplin sevk raporları şöyle: Antalyaspor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Konyaspor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fenerbahçe Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Çaykur Rizespor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca ve ’6 futbolcusunun sarı kart ve 1 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fatih Karagümrük kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Fatih Karagümrük-Eyüpspor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kocaelispor Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-Göztepe müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Göztepe Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-Göztepe müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’7 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gençlerbirliği Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Galatasaray müsabakasındaki ’usulsüz seyirci alınması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Galatasaray Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Galatasaray müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Galatasaray Kulübü idarecisi Metin Öztürk’ün müsabaka sonrası basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ’futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Samsunspor Kulübü’nün 19.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Beşiktaş müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Beşiktaş Kulübü’nün 19.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Beşiktaş müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve "merdiven boşluklarının boş bırakılmaması" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gaziantep Futbol Kulübü’nün 20.04.2026 tarihinde oynanan Gaziantep Futbol Kulübü-Kayserispor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında sanık İBB Boğaziçi İmar Müdürü savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 25. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasının alınmasına devam edildi. Karaoğlu hakkında iddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı, sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun, rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına devam eden tutuklu sanık Karaoğlu, Süleyman Atik’in etkin pişmanlık ifadesinde, tadilat ruhsatı işlerinin hızlandırılması için, 10 milyon dolar değerinde market kartının alınarak, İBB Sosyal İşler Daire Başkanlığı’na yönlendirildiğini söylediğini belirtti. Karaoğlu, "Yani BİM’den 10 milyon dolar. BİM kime vermiş 10 milyon dolarlık kart? Tarihinde var mı? Burada yalnız bir de enteresan bir şey söylemiş. Bunu bir arkadaşımdan duydum demiş. Bu kartların bana nasıl geldiğiyle ilgili yine somut hiçbir belge, bilgi hiçbir şey ortada yok. Bu iddialar arasında ben neredeyim? Bakıyorum, göremiyorum" dedi. Tutuklu sanık Karaoğlu, Sarıyer Emirgan’daki bir yapı için düzenlenen güçlendirme ruhsatına ilişkin menfaat temin edildiği iddiasına yönelik ise, "Ben de bu güçlendirme ruhsatını, bu talebi Yakup Öner’e yönlendirmekle suçlanıyorum. Fakat bakıyoruz iddianameye, Yakup Öner şüpheliler arasında yine yok. İfadesi dahi yok. Ruhsat başvurusu 7 Şubat 2024 tarihli. 2023 yılında daha ortada ruhsat başvurusu yok. Dolayısıyla benim bilgim de yok. Yönlendirdiğim kişi zaten eylemde yok. Bir iş insanı ve bir etkin pişmanlıkçı arasında geçen bir konuşmadan başka bir şey yok. İfadelerin hiçbir yerinde, hiçbir satırında, hiçbir kelimesinde benim adım yok" şeklinde konuştu. Karaoğlu savunmasının devamında, "Hakkımdaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Meslek hayatım boyunca suç teşkil edecek işin işlemin içerisinde olmadım. Yasadışı bir oluşumun içerisinde yer almadım. Haksız kazanç elde etmedim. Ailemin boğazından haram lokma geçirmedim. Hiçbir olayda hukuka aykırı bir davranışım olmadı. Ne yazık ki 1 yıldır özgürlüğümden mahrumum. Bu iddianame bir bütün olarak değerlendirildiğinde benim burada sanık olmamın tek gerekçesi Boğaziçi İmar Müdürü olmam. Yaşadığım bu süreç ailemi, sevdiklerimi mağdur eden bir sürece döndü. Beraat edeceğime inanıyorum. Önce tahliyemi sonra beratımı talep ediyorum" dedi. Duruşmaya sanık savunmasının ardından ara verildi. Aranın ardından rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan Ekrem İmamoğlu, sanık Karaoğlu’na, "Elçin bey size hukuksuz bir talimatım olmuş mudur?" sorusunu yöneltti. Sanık Elçin Karaoğlu, "Olmamıştır sayın başkanım" yanıtını verdi. İmamoğlu ardından sanık Karaoğlu’na "2019’dan bu yana Boğaz hattında tek bir yapı yapılıp bir işletmeye dönüşmüş müdür, ruhsat verilmiş usulsüz bir yapı var mıdır?" sorusunu yöneltti. Sanık Karaoğlu soruya, "Böyle bir şey yapılmamıştır" yanıtını verdi. Duruşma sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.