GÜNDEM - 31 Mayıs 2026 Pazar 09:33

Tatil sonrası sendromuna karşı uzmanlardan tavsiye

A
A
A
Tatil sonrası sendromuna karşı uzmanlardan tavsiye

Dokuz günlük Kurban Bayramı tatilinin ardından işe ve günlük yaşama dönüş sürecinde yaşanan isteksizlik, yorgunluk ve dikkat dağınıklığının doğal olduğunu belirten uzmanlar, tatil sonrası sendromu olarak adlandırılan bu süreçte motivasyonun harekete geçtikçe oluştuğunu, küçük adımlar atarak, yapılacaklar listesinde hedeflere odaklanıp adım adım ilerlemenin beynin ben tekrar üretkenim moduna geçmesine oldukça yardımcı olduğunu belirtiyor.


Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Travma Uygulama ve Araştırma Merkezinden Uzman Psikolog Beyza İshakoğlu Alaçam, uzun bayram tatillerinin ardından birçok kişinin yeniden çalışma düzenine uyum sağlamakta zorlandığını söyledi. Tatil sonrası yaşanan isteksizlik ve uyum güçlüğünün psikolojide "tatil sonrası sendromu" veya "tatil sonrası adaptasyon süreci" olarak tanımlandığını ifade eden Beyza İshakoğlu Alaçam, beynin tatil döneminde daha esnek bir düzene alıştığını anlattı.



"Beyin bu hızlı geçişe bir anda adapte olamıyor ve direnç gösterebiliyor"


Dokuz günlük uzun bir bayram tatilinin ardından yeniden normal hayata dönüş sürecini aktaran Uzman Psikolog Beyza İshakoğlu Alaçam, "Alarm sesiyle uyanmak, trafiğe girmek, iş kıyafetlerini giymek açık konuşmak gerekirse bu süreç pek çoğumuz için pek de kolay ilerlemeyecek. Bugünlerde birçok kişiden benzer cümleler duyarız; ‘hiç işe gidesim yok.’ Öncelikle iyi haber şu, yalnız değilsiniz. Aslında tembel veya yetersiz de değilsiniz. Çünkü psikolojide biz bu duruma tatil sonrası sendromu ya da tatil sonrası adaptasyon süreci diyoruz. Hissedilen o isteksizlik ve adaptasyon güçlüğü diyoruz. Aslında beynin rutin değişiminde verdiği oldukça doğal bir tepki. Tatilde beynimiz daha esnek bir düzene alışıyor. Uyku saatleri değişiyor, sorumluluklar azalıyor, sosyal hayat artıyor, haliyle beyin daha fazla rahatlama ve keyif hissi yaşamaya başlıyor. Tatil bittiğinde ise bir anda alarm sesleri, trafik, mailler, sorumluluklar, çocukların okul düzeni, o yoğun tempo geri geliyor. Beyin bu hızlı geçişe de bir anda adapte olamıyor ve kısa süreli bir direnç gösterebiliyor. O yüzden insanlar işe geri döndüklerinde dikkat dağınıklığı, isteksizlik, yorgunluk, hatta bazen kaygı ve mutsuzluk yaşayabiliyorlar" dedi.



"Yapılacaklar listesinde hedeflere odaklanıp adım adım ilerlemek gerekir"


Sendroma karşı yapılması gereken noktaları sıralayan Uzman Psikolog Beyza İshakoğlu Alaçam, "Buradaki en büyük hata tatilden döner dönmez kendimizden yüzde 100 performans beklemek. Oysa zihnimizin de belli bir adaptasyona ihtiyacı var. İlk birkaç günü ısınma süreci gibi görmek gerekiyor. Uyku düzenini toparlamak, küçük hedeflerle başlamak, ‘neden bu kadar isteksizim’ diye kendimizi suçlamamamız çok çok önemli. Çünkü aslında motivasyon bekleyince gelen bir şey değil, harekete geçtikçe oluşabilen bir şey. Küçük adımlar atmak, o yapılacaklar listesinde hedeflere odaklanıp adım adım ilerlemek beynin ben tekrar üretkenim moduna geçmesine oldukça yardımcı oluyor" şeklinde konuştu.



"Ruh sağlığı sadece zor zamanlarda değil, günlük yaşamın içinde de korunmalı"


Uyum sorunları günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemeye başladığında destek alınması gerektiğine dikkat çeken Beyza İshakoğlu Alaçam, "Bir de insanlardan şunu çok duyuyoruz; ‘Tatil çok güzeldi, gerçek hayata dönmek istemiyorum.’ Aslında burada mesele sadece tatilin güzelliği de değil, günlük hayatın ne kadar yorucu hale geldiği ile de ilgili. Çünkü modern yaşamda insanlar, hepimiz aslında sürekli bir şeylere yetişmeye, bir şeylere hazır hale gelmeye çalışıyoruz. Tatilde de biraz nefes alabilen zihnimiz tekrar o yoğun tempoya dönerken doğal olarak zorlanıyor. Ruh sağlığını sadece yılda bir yapılan tatillerle toparlamaya çalışmak yerine, çünkü bu çok sürdürülebilir değildir, insanların günlük yaşamlarında da kendilerine iyi gelen küçük alanlar oluşturmaları gerekiyor. Ne gibi; kısa molalar, sosyal temaslar, hobiler, dinlenme alanları oluşturmaları gerekiyor. Çünkü aslında ruh sağlığı sadece zor zamanlarda değil, günlük yaşamın içinde de korunmalı. Biz de travma uygulama ve araştırma merkezi olarak çocuk, ergen ve yetişkin alanında hem yüz yüze hem de online psikolojik destek hizmetleri veriyoruz. Eğer kişinin yaşadığı bu motivasyon kaybı, stres ya da uyum sorunları günlük yaşamını belirgin şekilde etkilemeye başladıysa profesyonel destek alması süreci çok daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olabilmekte" diye konuştu.



Tatil sonrası sendromuna karşı uzmanlardan tavsiye

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da ürettiği bıçakların keskinliği göstermek için insanları tıraş ediyor Hatay’da 12 yıldır bıçakçılık yapan İbrahim Koşar’ın, ürettiği bıçakların keskinliğini göstermek için insanları tıraş ettiği video sosyal medyada popüler oldu. Önce kendisini tıraş ederek başlayan Koşar, sosyal medyada inanmayanlara ulaşarak onları tıraş ediyor. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan 34 yaşındaki İbrahim Koşar, 12 yıldır bıçak üretimi ve bileme işi yaparak geçimini sağlıyor. İşini severek yapan Koşar, depremden dolayı psikolojik olarak zor günler geçiren hemşehrilerini gülümsetmek adına sosyal medyada videolar çekiyor. Ürettiği özel bıçağıyla önce kendini sakal tıraşı eden Koşar, kendini tıraş ettikten sonra bir arkadaşını tıraş ederken videosunu sosyal medyada paylaştı. Ürettiği bıçakların keskinliğiyle ön plana çıkaran Koşar, bıçakların fiyatının 500 TL’den bin TL’ye kadar alıcı buluyor. Sosyal medyada üzerinde olumlu yorumlar alan Koşar, bıçakla tıraş etmeye inanmayanları çağırarak onları tıraş ederek gösterirken bıçakla tıraş olmayı evde denemeyin uyarısında bulundu. "Ben ilk önce kendimi tıraş etmiştim, şimdide inanmayanları tıraş ediyorum" Bıçakla tıraş olmayı kendisiyle başlayıp inanmayanları tıraş eden İbrahim Koşar, "Ben bıçak bileme ve satışını yapıyorum. Bıçaklarımın kalitesini göstermek için eğlence amaçlı bir video çektim. Bıçak bir kişiyi tıraş ederken video çektim. Sosyal medya da paylaştım. Video gören inanmadı ve yalan dediler. Bende buyurun gelin, denemesi ücretsiz söyleyince gelenleri tıraş ettik. Bıçağın ön plana çıkan özeliği çok keskin olmasıdır. Bu bölgede bu kadar keskin bir bıçak görmemiştir. Bıçak fiyatları, 500 TL’den başlar 1000 TL’ye kadar gidiyor. Bıçak satışımız da var ve bileme yoğunluğu da oluyor. Videoya gelen yorumlar olumlu oldu. İnanmayan olursa buraya gelip tıraş edip gösterebilirim. Bıçakla tıraş olmayı evde denemesin kimse, benim elim alışık diye yapabiliyorum. Ben ilk önce kendimi tıraş etmiştim, sonra arkadaşı tıraş ederken video çektim. Şimdide inanmayanları tıraş ediyorum ve bu gidişle yakında berber dükkanı açacağız. Bu videoda insanlar çok eğlendi. Buranın halkının evleri yok. Bu yüzden de benim videoları görünce de eğleniyorlar" dedi. "Bıçakla tıraş edilme videosunu izledim ama inanmadım ve sonra yanına gelerek tıraş oldum" Sosyal medyada bıçakla tıraş etme videosunu inanmayıp tıraş olduktan sonra inanan Yunus Emre Koşar, "Bıçakla tıraş edilme videosunu izledim ama inanmadım. Bıçak ustası abiyle baya iddialaşma oldu, sonra yanına geldim ve tıraş oldum. Bıçak konusunda usta olduğu kadar tıraş etme de usta olduğunu gösterdi. Şimdi bıçakla tıraş ettiğine inandım. Bıçakla tıraş ederek sinekkaydı gibi yaptı" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Araban Ovası’nda firik ütümü sezonu başladı Gaziantep’in Araban ilçesinde yeşil buğday başaklarının hasat edildikten sonra geleneksel yöntemlerle ateşte ütülerek firik elde edilmesi sezonu başladı. Elde edilen firikten damaklarda bıraktığı lezzetle dikkat çeken firik pilavı yapılırken Orta Doğu ülkelerine de ihracatı yapılıyor. Gastronomi şehri Gaziantep’te Araban ilçesinin verimli topraklarında yetişen makarnalık sert buğdaydan her yıl mayıs ayının sonlarına doğru yapılan firik sezonu başladı. Araban Ovası’nda bilinçli ve deneyimli firik çiftçileri, ilkbaharın sonlarında yeşil buğday başaklarını kurumadan biçerek küçük harmanlar halinde topladıktan bir gün kurumaya bırakıyor. Kentin vazgeçilmez tescilli lezzetleri arasında yer alan firik pilavı yapılıyor Daha sonra suyu çekilen buğday başakları firik kıvamına gelene kadar yakılıyor. Geleneksel lezzetler arasında yer alan firik, yakıldıktan ve biçerdöverler çekildikten sonra temizlenmek ve paketlenmek için Gaziantep’teki fabrikalara götürülüyor. Yılda sadece 10 gün gibi bir zaman diliminde yapılabilen firik, pilavıyla kentin vazgeçilmez lezzetleri arasında bulunuyor. Firik pilavı ayrıca kentin coğrafi işaret tescilli ürünleri arasında yer alıyor. Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun coğrafi işaretle tescilli firiğin yapımı hakkında bilgi vererek, "İşçiler başakları topladıktan sonra buğday saplarını yakarak ateşle tutuşturuyor. Yandıktan sonra sadece başaklar kalıyor. Kurutulduktan sonra biçerdövere verilip çekildikten sonra tane haline getirilerek işletmelere gönderilir. Kolay bir iş değil, herkes yapamaz. Firik ile pilav yapılır. Özellikle Arap ülkelerine ihraç edilir" dedi. 2026 yılının ilk firik ütümüne başlayan üretici Haci Karaman ise, Araban Ovası’ndaki firiğin Gaziantep’teki ihracatçı firmalar tarafından da Orta Doğu ülkelerine ihraç edildiğini söyledi.
Düzce DÇGC bayramlaşma programı düzenlendi Düzce Çalışan Gazeteciler Cemiyeti (DÇGC) tarafından Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma programı, samimi atmosferde gerçekleştirildi. 23 Nisan Parkı içerisinde bulunan cemiyet merkezinde düzenlenen programa; Cemiyet Başkanı Mustafa Armutcu ve yönetimi ev sahipliği yaptı. Bayramlaşma programında cemiyet üyeleri, yerel yöneticiler ve davetliler bir araya gelerek Kurban Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu paylaştı. Katılımcılar sohbet ederek bayram tebriğinde bulunurken, program sıcak ve dostane görüntülere sahne oldu. Cemiyet Başkanı Mustafa Armutcu, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel günler olduğuna dikkat çekerek, programa katılan tüm misafirlere teşekkür ederek,"Kurban Bayramı münasebetiyle Çalışan Gazeteciler Cemiyetimizin merkezinde bayramlaşma töreni düzenledik. Burada önemli misafirlerimizi ağırladık. Bu vesileyle tüm meslektaşlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum" ifadelerini kullandı. Düzce Belediye Meclisi Başkanvekili Av. Arb. Ali Dilber ise "Düzce’mizin Çalışan Gazeteciler Cemiyeti’nin bayramlaşma programına iştirak ettik. Gerek yönetim, gerek üye gerekse de misafir seviyesindeki herkesin bayramını kutluyorum. Bu vesileyle cemiyetin nezdinde tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Allah tekrarını nasip etsin" şeklinde konuştu. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Tanju Acar, çalışan gazetecilere teşekkür ederek, "Mübarek Kurban Bayramı dolayısıyla Düzce’mizin sesi, kulağı basınımızı ziyaret ettik, bayramlaştık. Düzce’ye verdikleri hizmetlerden dolayı çalışan gazetecilere teşekkür ediyorum" dedi. Bayramlaşma sohbet havasında devam etti.