SPOR - 19 Ocak 2026 Pazartesi 17:56

Trendyol Süper Lig: Konyaspor: 0 - Eyüpspor: 0 (İlk yarı)

A
A
A
Trendyol Süper Lig: Konyaspor: 0 - Eyüpspor: 0 (İlk yarı)

Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Konyaspor, sahasında Eyüpspor ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı golsüz eşitlikle tamamlandı.



Maçtan dakikalar (İlk yarı)


20. dakikada sağ kanatta topla buluşan Deniz’in ara pasında Svendsen topu bekletmeden içeri gönderdi. Altıpasta topla buluşan Umut Nayir’in şutunda meşin yuvarlak kaleci Jankat’ta kaldı.


40. dakikada sağ kanattan topu ceza sahasına taşıyan Deniz Türüç’ün pasında topla buluşan Bjorlo’nun şutunu Talha Ülvan çizgiden çıkardı.



Hakemler: Ömer Faruk Turtay, Gökhan Barcın, Orhan Aydın Duran


Konyaspor: Bahadır Güngördü, Andzouana, Uğurcan Yazğılı, Adil Demirbağ, Guilherme, Jevtovic, Svendsen, Deniz Türüç, Bjorlo, Muleka, Umut Nayir


Yedekler: Deniz Ertaş, Yasir Subaşı, Tunahan Taşçı, Enis Bardhi, Melih Bostan, Berkan Kutlu, Bazoer, Jinho Jo, Arif Boşluk, Melih İbrahimoğlu


Teknik Direktör: Çağdaş Atan


Eyüpspor: Jankat Yılmaz, Talha Ülvan, Onguene, Emir Ortakaya, Arda Yavuz, Metehan Altunbaş, Baran Gezek, Taşkın İlter, Pintor, Umut Bozok, Legowski


Yedekler: Kerim Yerlikaya, Calegarı, Mendy, Angel Torres, Andre, Radu, Berhan Kutlay Şatlı, Salih Aydoğdu, Ömer Ceyhan, Sadia


Teknik Direktör: Atila Gerin


Sarı kart: Onguene (Eyüpspor)



Trendyol Süper Lig: Konyaspor: 0 - Eyüpspor: 0 (İlk yarı)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ FÜ dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi arasında Webometrics 2026 dünya üniversite sıralamaları sonuçlarına gören Fırat Üniversitesi (FÜ), dünya genelinde 972’nci sıraya yükseldi. Webometrics 2026 Dünya Üniversite Sıralamaları açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre Fırat Üniversitesi, geçtiğimiz yıla kıyasla büyük bir sıçrama yaparak dünya genelinde 972’nci sıraya yükseldi ve dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi arasına girme başarısı gösterdi. Bir yıl içerisinde 247 basamak birden yükselen Fırat Üniversitesi, uluslararası ölçekte bilimsel üretim, akademik görünürlük ve dijital etki alanlarında sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çekti. 2025 yılında dünya sıralamasında 1219’uncu sırada yer alan üniversite, 2026 Webometrics sonuçlarıyla ilk 1000 barajını aşarak önemli bir eşiği geride bıraktı. Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Webometrics 2026 sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede; "Fırat Üniversitemizin Webometrics 2026 Dünya Üniversite Sıralamalarında dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi arasına girmesi, hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Bir yıl gibi kısa bir sürede 247 basamaklık yükseliş, üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesinin, akademik kalitesinin ve uluslararası görünürlüğünün somut bir göstergesidir. Bu başarı; nitelikli akademik kadromuzun özverili çalışmaları, araştırmacılarımızın bilimsel katkıları ve öğrencilerimizin dinamizmi sayesinde elde edilmiştir. Fırat Üniversitesi olarak araştırma odaklı büyümeyi, uluslararası iş birliklerini ve bilimsel üretimi önceleyen vizyonumuzdan taviz vermeden yolumuza devam ediyoruz. Elde edilen bu sonuç, doğru yolda olduğumuzu göstermektedir. Önümüzdeki süreçte hedefimiz; uluslararası sıralamalarda daha üst basamaklara tırmanmak, üniversitemizi küresel ölçekte daha görünür ve daha güçlü bir konuma taşımaktır. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimize, araştırmacılarımıza, öğrencilerimize ve idari personelimize gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
İstanbul İDSO DenizBank Konserleri’nde Wolfgang Amadeus Mozart’ın ve Jean Sibelius’un eserleri yorumlanacak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri kapsamında, 23 Ocak Cuma akşamı saat 20.00’de düzenlenecek dinletide, Wolfgang Amadeus Mozart’ın ve Jean Sibelius’un eserleri yorumlanacak. Finlandiyalı şef Ari Rasilainen’in yöneteceği, Denizsu Polat’ın (viyola) ve Deniz Yakın’ın (keman) solist olarak yer alacağı konser, Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), 23 Ocak Cuma akşamı Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda müzik tarihinin ilham dolu yolculuklarına ışık tutan bir programla sahnede olacak. İDSO DenizBank Konseri’nde, doğdukları topraklardan uzaklaşarak sanatsal dünyalarını zenginleştiren iki büyük bestecinin Wolfgang Amadeus Mozart’ın ve Jean Sibelius’un eserleri dinleyiciyle buluşacak. Konserin ilk bölümünde, Mozart’ın 1779 yılında çıktığı Avrupa turnesinin ardından tamamladığı Keman ve Viyola için Senfonik Konçertant seslendirilecek. Mozart’ın olgunluk döneminin en parlak örnekleri arasında yer alan yapıt, viyolada Denizsu Polat, kemanda ise Deniz Yakın’ın yorumlarıyla sahnede hayat bulacak. Konserin ikinci bölümünde ise Finlandiya müziğinin en önemli temsilcilerinden Jean Sibelius’un, 1901 yılında gerçekleştirdiği İtalya seyahatinden aldığı ilhamla bestelediği İkinci Senfoni seslendirilecek. Sibelius’un uluslararası ününü pekiştiren başyapıtları arasında yer alan eser, Finlandiyalı şef Ari Rasilainen yönetimindeki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası tarafından yorumlanacak. Şef: Ari Rasilainen Solist: Denizsu Polat (Viyola), Deniz Yakin (Keman) Program: Wolfgang Amadeus Mozart, Keman ve Viyola için Senfonik Konçertant Ara Jean Sibelius, Senfoni No:2 Re Major Op.4
İzmir Çarpıntı şikâyetini hafife almayın; ihmali felce sürükleyebilir Günlük pratikte kendisine sıklıkla çarpıntı şikayetiyle başvurulduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, bu şikayetlerin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayarak uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "En sık karşılaşılan kalp ritim bozukluklarından biri atrial fibrilasyondur. Pek çok kişi bu durumu yalnızca çarpıntı olarak algılıyor. Oysa atrial fibrilasyon tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır" dedi. Çarpıntı şikâyeti toplumda çoğu zaman geçici bir stres ya da yorgunluk belirtisi olarak görülse de bu durum aslında ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Kalp ritim düzensizlikleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, özellikle atrial fibrilasyonun erken dönemde tespit edilmediğinde pıhtı oluşumuna ve buna bağlı gelişebilecek felç riskine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Atrial fibrilasyon, tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır. Kalbin kulakçıkları düzensiz çalıştığında kan akımı yavaşlar, bu da kalp içinde pıhtı oluşma riskini artırır. Oluşan pıhtının beyne gitmesi ani felçle sonuçlanabilir. Bu nedenle atrial fibrilasyonu olan hastalarda inme riski, olmayanlara göre belirgin şekilde daha yüksektir ve hastalığın mutlaka ciddiyetle ele alınması gerekir" mesajını verdi. Herkes için aynı riski taşımıyor Atrial fibrilasyon hastalığının her insanda aynı riski doğurmadığını aktaran Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler, yüksek tansiyonu olanlar, kalp kapak hastalığı veya kalp yetmezliği bulunanlar, şeker hastalığı ve obezitesi olanlar, tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlar, uyku apnesi yaşayanlar ve düzenli olarak fazla alkol tüketen kişiler bu ritim bozukluğu açısından daha yüksek risk altındadır. Ayrıca ailesinde atrial fibrilasyon öyküsü bulunan bireylerde genetik yatkınlık da önemli bir rol oynar. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin, ‘arada sırada çarpıntım oluyor’ diyerek durumu hafife almaması ve mutlaka kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi gerekir" diye konuştu. Kontrol altına alınmayan atrial fibrilasyonun sadece inme riskini artırmakla kalmadığını dile getiren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Uzun vadede kalbin pompa gücünü azaltarak kalp yetmezliğine de zemin hazırlar" dedi. Doğru yaklaşımla kontrol altına alınabiliyor Sürekli çarpıntı hissi, çabuk yorulma ve nefes darlığı hastaların yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğünü söyleyen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Pek çok hasta sosyal hayatından uzaklaşır, iş verimi azalır ve sık acil başvuruları nedeniyle hem kendisi hem de sağlık sistemi için ciddi bir yük oluşur. Oysa günümüzde atrial fibrilasyon, doğru yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavide ilk basamak çoğu zaman ilaçlardır; ancak bazı hastalarda ilaçlara rağmen şikâyetler devam edebilir ya da ilaçların yan etkileri tolere edilemeyebilir. İşte bu noktada ablasyon tedavisi önemli bir seçenek olarak çıkar. Ablasyon, açık ameliyat değil; kasık damarından girilerek yapılan kapalı bir girişimdir. Kalbin içine ilerletilen ince kateterler yardımıyla, ritim bozukluğuna yol açan anormal elektriksel odaklar etkisiz hale getirilir. Günümüzde bu işlem üç temel teknikle uygulanmaktadır ve her birinin kendine özgü avantajları vardır" sözlerini kaydetti. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan yöntemler hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, son yıllarda daha da gelişen ve giderek yaygınlaşan pulsed field ablasyon tekniğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yeni nesil teknikte ısı ya da soğuk yerine kısa süreli elektrik alanları kullanılır. Bu alanlar yalnızca kalp kası hücrelerini etkiler; yemek borusu, sinirler ve damarlar gibi çevre dokulara zarar verme riski son derece düşüktür. Bu nedenle pulsed field ablasyon, hem güvenliği hem de işlem süresinin kısalığıyla geleceğin en umut verici teknolojilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu yöntemlerin hepsinde, günümüzde kalbin içyapısını milimetrik hassasiyetle gösteren üç boyutlu haritalama sistemleri eşliğinde uygulanmaktadır. Böylece hangi bölgenin tedavi edileceği net biçimde belirlenir, gereksiz dokuya müdahale edilmez ve hem başarı oranı artar hem de işlem güvenliği en üst düzeye çıkarılır." Kişiye özgü uygulamalarla tedavi mümkün Ablasyonun her atrial fibrilasyon hastasına doğrudan uygulanamayacağının da altını çizen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerini şöyle tamamladı: "En iyi sonuç, doğru hasta seçimiyle elde edilir. Özellikle ilaçlara rağmen çarpıntısı devam edenler, ataklar halinde gelen atrial fibrilasyonu olanlar, ilaç yan etkileri yaşayan hastalar ve genç, aktif yaşam süren bireyler ablasyondan en fazla fayda gören gruplardır. Uygun değerlendirme sonrası bazı kalıcı atrial fibrilasyon hastalarında ve ritim bozukluğu nedeniyle kalp yetmezliği bulguları artan kişilerde de ablasyon, yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilmektedir. Ancak ileri yaşta olup çok sayıda ek hastalığı bulunanlar, sol kulakçığı aşırı büyümüş olanlar ya da kalpte aktif pıhtı saptanan hastalarda karar mutlaka kişiye özel verilmelidir. Bugün geldiğimiz noktada atrial fibrilasyon, kader olarak kabul edilmesi gereken bir durum değildir. Erken tanı, düzenli takip ve kişiye uygun tedaviyle hem inme gibi ağır komplikasyonların önüne geçmek hem de hastaların daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamak mümkündür. Önemli olan, çarpıntıyı basit bir şikâyet olarak görmeyip, bu ritim bozukluğunun ardında yatan riskleri zamanında fark edebilmektir."