SAĞLIK - 11 Ocak 2026 Pazar 13:13

Uzmanı uyardı: "Yüz felcinde erken müdahale kalıcı hasarı önlüyor"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Yüz felcinde erken müdahale kalıcı hasarı önlüyor"

Yüz felcinde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, zamanında başlanan tedavinin kalıcı hasarı önlediği konusunda uyardı.


Yüz sinirinin hasar görmesiyle ortaya çıkan yüz felcinde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, yüzün bir tarafında mimik kaybı, göz kapatamama ve ağızda kayma gibi belirtilerle kendini gösteren hastalıkta, ilk günlerde başlanan tedavinin kalıcı hasar riskini önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor. Uzmanlar, soğuk havalarda yüzün korunması ve bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğine dikkat çekti. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Gümüş, yüz felcinin aslında fasiyal paralizi denilen yüz sinirinin hasarı sonucu ortaya çıktığını belirterek, "Yüzün bir tarafındaki bütün mimik kasları etkileniyor. Buna bağlı olarak hastanın gözünü kapatamama, ağızda sağlam tarafa doğru kayma, alın çizgilerini hareket ettirememe şeklinde yüzün bir tarafının etkilenmesi tablosu. İki şekilde ortaya çıkabilir. Yüze giden sinirin etkilenmesi sebebiyle ortaya çıkabilir ki bu en sık gördüğümüz tablodur. Bir kısmı da beyin bazı hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir ki bu bizim için çok acil ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Aslında toplumda soğukta kaldım yüz felci oldu gibi bir algı var. Ancak bunu direkt soğuğa bağlamak mümkün değil. Soğuk insanın bağışıklık sistemini bir miktar baskılamakta buna bağlı olarak da yüz bölgesinde enfeksiyon ortaya çıkmakta ki viral enfeksiyonlar yüz sinirini etkileyip bu şekilde de yüz felci ortaya çıkarıyor ya da soğuğa bağlı yüz sinirini besleyen damarların etkilenmesi sonucu yüz felci ortaya çıkabiliyor. Soğuğun direkt etkisi olduğunu söyleyemem ama soğuğun indirekt olarak yüz felci yaptığını söyleyebiliriz" dedi.


"Yüzün bütün mimik kaslarının etkilendiğini söyleyebiliriz"


Yüz felcinin ilk belirtilerinin yüzün bir tarafındaki mimik kaslarının etkilenmesi olduğunu söyleyen Prof Dr. Haluk Gümüş "Hastanın gözünü kapatamaması, ağzının sağlam tarafa doğru kayması, kulakta aşırı bir hassasiyet, dilde tat duyusunun etkilenmesi ve hastalar bazı sesleri daha yüksek olduğunu algılama şeklinde ortaya çıkabiliyor. Kulaklarında bir ağrı duyusu ortaya çıkabiliyor. Gözleri açık kalabiliyor. Alın çizgilerini kırıştıramıyorlar, kaşlarını kaldıramıyorlar şeklinde yüzün bütün mimik kaslarının etkilendiğini söyleyebiliriz. Özellikle soğuk rüzgarlarda yüzümüzü korumak, sıcak tutmak, vücut bağışıklığı sistemini korumak daha önemli ve bu şekilde soğuktan önlem alarak da yüz felcinin önüne geçirebilir" ifadelerini kullandı.


"72 saat içerisinde gelir ve tedaviye başlanırsa çok büyük oranda düzeliyor"


Yüz felcinden şüphelenmeye başlandıysa mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Haluk Gümüş, "72 saat içerisinde gelir ve tedaviye başlanırsa çok büyük oranda düzeliyor. Çok küçük bir kısmında yüz felci bulguları kalabilir. O yüzden hastalar bu bulguları hissettiği anda hemen hekime başvurmalı ve hemen tedaviye başlanmalı ki bu şekilde hastada bir hasar kalmasın. Tedavi ile birlikte hap tedavisi uyguluyoruz. Bununla birlikte de hemen fizyoterapiye, fizik tedaviye başlamak lazım. İkisini birlikte başladığımız müddetçe hastaların büyük kısmı tamamen düzelebilmektedir. İlaç başlatacağımız zaman ya da tedavi edeceğimiz zaman hastalığın yaşı ya da farklı hastalık gruplarını değerlendirmek gerekiyor. Örneğin bazı ilaçlarımız şeker hastalığında ya da tansiyon hastalığında ciddi yan etki ortaya çıkarıyor. O yüzden hastanın çocuk olması, erişkin olması, yaşlı olması, karaciğer ya da böbrek yetmezliğinin oluyor olması bizim tedaviyi düzenlememiz de çok önemli bir faktör" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Kuşadası’ndan Gümüşhane dağlarına kaçtı Gümüşhane’nin doğa sporlarındaki öncü kuruluşu Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK), kış sezonunun zorlu ama keyifli yürüyüşlerinden birini gerçekleştirdi.Kelkit ilçesine bağlı Ünlüpınar Beldesi Çengi Deresi mevkiinden başlayan yürüyüş, eski yol güzergahı takip edilerek 2 bin 20 metre rakımlı Ziyarettepe Geçişi’ne kadar tırmanışla sürdü. Ardından inişe geçen ekip toplamda 11 kilometrelik parkuru Gökçepınar köyü üzerinden Kelkit-Gümüşhane karayoluna inerek tamamladı.Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan ve GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut başta olmak üzere toplam 29 sporcunun katıldığı yürüyüşte kar kalınlığının yer yer yarım metreyi bulduğu rotada, soğuk hava nedeniyle sertleşen zemin sporcuları zaman zaman zorlasa da eşsiz manzaralar yorgunlukları unutturdu."Gökyüzü özellikle bugün çok hareketliydi"Etkinliğe katılan akademisyen Fatma Cebeci Aydın, her yıl aynı rotayı büyük bir keyifle yürüdüklerini belirterek, "Çok güzel kareler yakaladık bu yürüyüşte yine. Kar var, ağaçlar var. Gökyüzü özellikle bugün çok hareketliydi. Bulutların hızlı bir şekilde değişimi vardı rüzgar vardı. Bu da bize çok güzel kareler oluşturdu" dedi."Bu etkinlikler Gümüşhane için çok büyük kazanımlardan bir tanesi"Pazar günlerini evde geçirmek yerine doğaya çıktıklarını kaydeden Aydın, "Hem spor yapmış oluyoruz hem doğadaki temiz havadan faydalanmış oluyoruz. GÜDAK’la böyle bir imkana da kavuşmuş oluyoruz. Bu da zaten Gümüşhane için çok büyük kazanımlardan bir tanesi. Biz her zaman bütün doğaseverleri Gümüşhane’yi görmeye, Gümüşhane’deki bu güzellikleri, bu doğayı ziyaret etmeye davet ediyoruz. Tabii her zaman yine getirdiğiniz çöplerinizi de yanınızda götürmeniz şartıyla" diye konuştu."Mental yorgunluğu doğada atıyoruz"Parkur hakkında da bilgi veren Aydın, "Yolda oldukça yoğun kar vardı ama bizden önce geçmiş olan bir araç vardı onun izinden yürüdük. Bu bizim işimizi biraz kolaylaştırdı. Genelde kar yürüyüşleri zaten çok kolay olmuyor. Daha fazla efor sarf etmek zorunda kalıyorsunuz normal yürüyüşlere göre ama bunun da ayrı bir keyfi var. Çünkü daha fazla efor harcadığınızda fiziksel olarak yorulmak aynı zamanda mental olarak da o yorgunluğu atmanızı sağlıyor. Bunun da böyle bir avantajı var" ifadelerini kullandı.Kuşadası’ndan Gümüşhane Güzelliğine KaçışYürüyüşün en dikkat çeken ismi ise Aydın Kuşadası’ndan gelen Nurettin Başak oldu. Aydın’dan kış yürüyüşüne katılmak üzere Gümüşhane’de yaşayan çocuklarının yanına gelen Nurettin Başak, Ege Bölgesi’nde pek çok dağcılık grubuyla yürüdüğünü belirterek, "Güzel bir parkur. Teşekkür ederiz emeği geçenler için. Vali Bey’imizle geldik. Harika bir doğa. 2020 rakamından indik Pekün Dağı’ndan. Şu anda Gümüşhane’ye doğru gidiyoruz. Emeği geçen arkadaşlara dostlara teşekkür ederim. Gruba çok teşekkür ederim. Kuşadası’nda çeşitli gruplarla yürüyordum zaten. Burası daha berrak, güzel, daha el değmemiş, daha insansız. Zaten insanlar gittiği yeri kirletiyor. Artık Ege bitti, beton yığını oldu. Burada harika bir doğa, harika kar var. Çok memnun oldum" dedi.Kış mevsiminde pistlerin uygun olmasıyla birlikte bir hafta kayak bir hafta doğa yürüyüşü yapan GÜDAK kulübü, parkurları çığ riski olmayan bölgelerden titizlikle seçiyor ve kış boyunca da Gümüşhane’nin tanıtımını sürdürüyor.
Denizli Denizli’de 31 üyesi tutuklanan suç örgütüne 2. dalga operasyon: Gözaltına alınan 17 kişiden 12’si tutuklandı Denizli’de geçtiğimiz şubat ayında 31 üyesi tutuklanan suç örgütüne yönelik düzenlenen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 12’si daha tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Denizli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, il genelinde bulunan organize suç örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında ’suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak ile örgüt faaliyetleri çerçevesinde kasten adam öldürme, kasten yaralama, nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı silah ticareti yapma ve mala zarar verme’ suçlarına karışan suç örgütüne yönelik olarak 04 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda 31 şüpheli tutuklandı. Organize suç örgütünün tamamen çökertilmesi amacıyla KOM ekipleri tarafından devam ettirilen çalışmalarda, organize suç örgütü ile bağlantılı oldukları tespit edilen 17 şüphelinin yakalanması için ikinci dalga operasyon düzenlendi. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen eş zamanlı operasyonlarda ’örgüte üye olmak ile örgüt faaliyetleri çerçevesinde nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı silah ticareti yapma’ suçlarından haklarında arama kararı çıkartılan 17 şüpheli yakalandı. Emniyetteki sorgularının ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 5’i hakkında adli kontrol kararı verilirken, 12 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. İkinci dalga operasyonla birlikte organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda tutuklanan örgüt üyesinin sayısı 43’e yükseldi.
Gümüşhane Prof. Dr. Nafiz Maden: "Rize-Çayeli açıklarında petrol sızıntısı analizleri olumlu çıktı" Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denizdeki petrol sızıntısından alınan numunelerde yapılan analizlerin olumlu sonuçlar verdiği belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Rize-Çayeli açıklarında yıllardır bilinen petrol sızıntısına ait numunelerde yapılan analizlerin "doğal ham petrol" bulgularını kesin olarak doğruladığını açıkladı. Prof. Dr. Maden, elde edilen sonuçların bölgenin petrol potansiyeline yönelik güçlü kanıtlar sunduğunu vurgulayarak "Rize açıklarına sondaj gemisi gönderilmesi artık bilimsel bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. Prof. Dr. Nafiz Maden ayrıca Türkiye envanterine eklenen "Çağrı Bey" ve "Yıldırım" sondaj gemilerinin de enerji güvenliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek 2025’te yayımladıkları akademik çalışmada Türkiye’nin dış politika, etkinlik ve enerji güvenliği açısından artık bölgesinde ‘köprü ülke’ değil ‘merkez ülke’ konumuna yükseldiğini vurguladı. "Sızıntı doğal kaynaklı ham petrolden kaynaklanıyor" Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntılarından alınan numunelerden çıkan sonuçların olumlu olduğunu açıklayan Prof. Dr. Nafiz Maden, "Karadeniz’le ilgili çalışmalarımız da var. Osmanlı döneminden beri bilinen Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntısı üzerine iki numune aldık. Bunlardan biri TPAO’ya gönderildi ve olumlu sonuç geldi. Diğer numuneyi de üniversitemizin laboratuvarlarında analiz ettik; sonuçlar TPAO analizlerini teyit etti. Bu da sızıntının doğal kaynaklı bir ham petrolden geldiğini ortaya koyuyor. Uydu görüntülerinde daha önce bir sızıntı noktası tespit edilirken, son çalışmalarda iki farklı noktadan sızıntı olduğunu belirledik. Bu bulgu jeofizik verilerimizle de örtüşüyor. Enerji Bakanımızın 31 Aralık 2025’te yaptığı ’Önümüzdeki aylarda Doğu ve Orta Karadeniz’de sondaj ve arama çalışmaları yapılacak’ açıklaması bizleri umutlandırdı. Hem benim hem de Rizeli hemşerilerimizin beklentisi, Rize açıklarına bir sondaj gemisinin gönderilmesidir. Enerji Bakanımızı ve TPAO Genel Müdürümüzü Rize-Çayeli’ne davet ediyoruz. Karadeniz’in adı kara olsa da bahtı açıktır. Batı Karadeniz’de doğal gaz keşfettiğimiz gibi Doğu Karadeniz’de, özellikle Trabzon ile Hopa arasındaki bölgede petrol rezervi bulacağımıza inanıyorum" diye konuştu. "Gümüşhane, Bayburt, Erzurum ve Erzincan’da petrol potansiyeline sahip" Akademik olarak gerçekleştirilen diğer çalışmalar hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Nafiz Maden, "Bir diğer çalışmamız ise Bayburt, Gümüşhane, Erzurum ve Erzincan bölgesinin petrol potansiyeli üzerine. 1933’ten bu yana Bayburt’un Ortaçimağıl köyünde tespit edilmiş bir petrol sızıntısı vardı. Cevat Eyüp Taşman ve meslektaşları o dönemde ilk raporları hazırlamıştı. Biz bu çalışmaları devam ettirdik ve bölgedeki vatandaşların aktarımlarıyla yeni sızıntı alanlarını belirledik. Bayburt’un Saruhan, Ortaçimağıl, Kurbanpınarı ve Uluçayır köylerinde petrol sızıntıları tespit ettik. Aldığımız numuneleri TPAO’ya gönderdik ve olumlu sonuçlar aldık. Ayrıca Gümüşhane’de iki farklı sahada petrol sızıntısına rastladık; bahar aylarında bu bölgelerde daha detaylı incelemeler yapmayı planlıyoruz. Sonuç olarak, Türkiye’nin denizde ve karada yürüttüğü enerji arama faaliyetleri oldukça olumlu sonuçlar doğurmuştur. Aldığımız yeni sondaj gemileri, ülkemizin bölgedeki enerji güvenliğine büyük katkı sağlamaktadır. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında GKRY, Yunanistan ve İsrail’in oluşturduğu bir blok bulunuyor. Türkiye burada güçlü duruşunu sürdürmektedir. Kıbrıs Türkü’nün haklarını korumak bizim için önemlidir. Afrika’dan Hazar Denizi’ne, Balkanlar’dan Karadeniz’e kadar yaptığımız çalışmaların meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. Bu süreçte üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye hazırız" diye konuştu.