SAĞLIK - 11 Ocak 2026 Pazar 13:32

Uzmanı uyardı: "Yüz felcinde erken müdahale kalıcı hasarı önlüyor"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Yüz felcinde erken müdahale kalıcı hasarı önlüyor"

Yüz felcinde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, zamanında başlanan tedavinin kalıcı hasarı önlediği konusunda uyardı.


Yüz sinirinin hasar görmesiyle ortaya çıkan yüz felcinde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, yüzün bir tarafında mimik kaybı, göz kapatamama ve ağızda kayma gibi belirtilerle kendini gösteren hastalıkta, ilk günlerde başlanan tedavinin kalıcı hasar riskini önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor. Uzmanlar, soğuk havalarda yüzün korunması ve bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğine dikkat çekti. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Gümüş, yüz felcinin aslında fasiyal paralizi denilen yüz sinirinin hasarı sonucu ortaya çıktığını belirterek, "Yüzün bir tarafındaki bütün mimik kasları etkileniyor. Buna bağlı olarak hastanın gözünü kapatamama, ağızda sağlam tarafa doğru kayma, alın çizgilerini hareket ettirememe şeklinde yüzün bir tarafının etkilenmesi tablosu. İki şekilde ortaya çıkabilir. Yüze giden sinirin etkilenmesi sebebiyle ortaya çıkabilir ki bu en sık gördüğümüz tablodur. Bir kısmı da beyin bazı hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir ki bu bizim için çok acil ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Aslında toplumda soğukta kaldım yüz felci oldu gibi bir algı var. Ancak bunu direkt soğuğa bağlamak mümkün değil. Soğuk insanın bağışıklık sistemini bir miktar baskılamakta buna bağlı olarak da yüz bölgesinde enfeksiyon ortaya çıkmakta ki viral enfeksiyonlar yüz sinirini etkileyip bu şekilde de yüz felci ortaya çıkarıyor ya da soğuğa bağlı yüz sinirini besleyen damarların etkilenmesi sonucu yüz felci ortaya çıkabiliyor. Soğuğun direkt etkisi olduğunu söyleyemem ama soğuğun indirekt olarak yüz felci yaptığını söyleyebiliriz" dedi.



"Yüzün bütün mimik kaslarının etkilendiğini söyleyebiliriz"


Yüz felcinin ilk belirtilerinin yüzün bir tarafındaki mimik kaslarının etkilenmesi olduğunu söyleyen Prof Dr. Haluk Gümüş, "Hastanın gözünü kapatamaması, ağzının sağlam tarafa doğru kayması, kulakta aşırı bir hassasiyet, dilde tat duyusunun etkilenmesi ve hastalar bazı sesleri daha yüksek olduğunu algılama şeklinde ortaya çıkabiliyor. Kulaklarında bir ağrı duyusu ortaya çıkabiliyor. Gözleri açık kalabiliyor. Alın çizgilerini kırıştıramıyorlar, kaşlarını kaldıramıyorlar şeklinde yüzün bütün mimik kaslarının etkilendiğini söyleyebiliriz. Özellikle soğuk rüzgarlarda yüzümüzü korumak, sıcak tutmak, vücut bağışıklığı sistemini korumak daha önemli ve bu şekilde soğuktan önlem alarak da yüz felcinin önüne geçirebilir" ifadelerini kullandı.



"72 saat içerisinde gelir ve tedaviye başlanırsa çok büyük oranda düzeliyor"


Yüz felcinden şüphelenmeye başlandıysa mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Haluk Gümüş, "72 saat içerisinde gelir ve tedaviye başlanırsa çok büyük oranda düzeliyor. Çok küçük bir kısmında yüz felci bulguları kalabilir. O yüzden hastalar bu bulguları hissettiği anda hemen hekime başvurmalı ve hemen tedaviye başlanmalı ki bu şekilde hastada bir hasar kalmasın. Tedavi ile birlikte hap tedavisi uyguluyoruz. Bununla birlikte de hemen fizyoterapiye, fizik tedaviye başlamak lazım. İkisini birlikte başladığımız müddetçe hastaların büyük kısmı tamamen düzelebilmektedir. İlaç başlatacağımız zaman ya da tedavi edeceğimiz zaman hastalığın yaşı ya da farklı hastalık gruplarını değerlendirmek gerekiyor. Örneğin bazı ilaçlarımız şeker hastalığında ya da tansiyon hastalığında ciddi yan etki ortaya çıkarıyor. O yüzden hastanın çocuk olması, erişkin olması, yaşlı olması, karaciğer ya da böbrek yetmezliğinin oluyor olması bizim tedaviyi düzenlememiz de çok önemli bir faktör" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’da Kur’an-ı Kerim iklimi Şehrin afet ve beladan korunması için 16. Yüzyılda Pir Ali Baba tarafından başlatılan gelenek, asırlardır Erzurum’da coşkuyla yaşatılıyor. 1001 Hatim okumaları 16-17 Ocak 2026’da tamamlanarak Ulu Camii’nde duası yapılacak. Halkın sabah namazından önce asırlık camilerde bir araya gelerek başladığı ve gün içinde devam ettirdiği Kur’an-ı Kerim okuma geleneği, vatandaşların ev ve iş yerlerinde de katkı sunmasıyla yaklaşık bir ay boyunca şehirde ikinci bir Ramazan havası estiriyor. 16 Ocak 2026 tarihi itibariyle de 1001 hatim programı tamamlanacak. Erzurum’da 5 asırdır yaşatılan "1001 Hatim" geleneğinin simge camilerinden tarihi Ayazpaşa Camii’nde 1001 Hatim okumaları sürüyor. Bu yıl 19 Aralık 2025 Cuma günü başlatılan 1001 Hatim okumaları, şehirdeki camiler, Kur’an kursları, iş yerleri ve evlerde okunmaya devam ediyor. Bu arada namaz sonrası camiden çıkan cemaate her gün bir hayırsever tarafından çorba ikramı yapılıyor. 1001 Hatim geleneği çerçevesinde vatandaşların en çok rağbet ettiği Ayaz Paşa Cami Müezzin Kayyımı Ali Rıza Bağdaş ve uzun yıllardır bu geleneğe katkı yapan İlhami Yıldırım, heyecan ve duygularını dile getirdiler. Pir Ali Baba kimdir? Pir Ali Baba, Erzurum’un Dutçu köyünde 1500’lü yıllarda yaşamış ulemadan bir zattır. Pir Ali Baba hem Yavuz Sultan Selim Han hem de Kanuni Sultan Süleyman Han döneminde yaşamış Erzurum’un manevi önderlerinden biridir. Hatta rivayetlerden birinde Yavuz Sultan Selim Han’ın Safevilerle yaptığı Çaldıran Savaşı sonrası Dutçu köyü ve civarını kendisine emanet ettiği de söylenir. Bin bir hatim geleneği Erzurum’un tepe noktalarından bir yer olan Dutçu köyünde yaşamış Pir Ali Baba’nın öncülüğünde başlamıştır. Pir Ali Baba’nın mezarı ise köyün güneybatısındaki tepededir. Ruslar I. Dünya Savaşı’ndaki işgal sırasında bu tepede mevziler ve top yolları yapmışlardır. Bahsedilen savaş ve işgal sırasında kesintiye uğrayan 1001 hatim geleneği 1939 Erzincan depreminden sonra Müftü Solakzâde Sadık Efendi’nin girişimiyle tekrar başlamıştır. 1001 Hatim Erzurum’da asırlardır süre gelen önemli bir gelenektir.