SAĞLIK - 25 Şubat 2026 Çarşamba 11:10

Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı

A
A
A
Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı

Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının temel nedeninin uzun süreli açlıktan çok yetersiz sıvı tüketimi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, iftar ile sahur arasında dengeli ve yeterli miktarda su içilmesi gerektiğini vurguladı.


Ramazan ayında gün içerisinde herhangi bir besin ve sıvı tüketilmediği için vücutta dehidratasyon gelişebildiğini belirten uzmanlar, bunun da yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikayetlere yol açtığını ifade etti. Sıvı tüketiminin iftar ve sahurda bir anda yüksek miktarda değil, zamana yayarak yapılmasının önemli olduğu belirten uzmanlar, çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını da vurguladı.



"İftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli"


Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının sebebinin uzun süreli açlık değil, yeteri kadar sıvı alınmamasından kaynaklı olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, "Gün içerisinde herhangi bir besin ya da sıvı alamadığımız için dehidratasyon yaşamaktayız. Bu da gün içerisinde yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu, kabızlık gibi sorunlarla karşı karşıya kalmamıza yol açabiliyor. Ama burada dikkat etmemiz gereken nokta iftar ve sahurda bir anda su tüketimimize yüklenmek değil. İftar ve sahur arasında yaymak oldukça önemli. Nasıl yapabiliriz, iftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" dedi.



"Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içecekler suyun yerini tutmaz"


Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını belirten Merve Sena Nazlı, "Bunlar diüretik olduğu için vücudumuzdaki suyu daha da fazla dışarı attığı için sıvı ihtiyacımızı arttırıyor. Bu yüzden su tüketimimize oldukça dikkat etmemiz gerekiyor. Ramazan ayında enerjik kalmak, metabolizmamızın yavaşlamaması ve kabızlık için sadece yediklerimiz değil, suyu da nasıl ve ne kadar tükettiğimizde oldukça kıymetli" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te Yalçın Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin 1,5 yaşındaki çocukları Talha, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabii bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında herhangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabii bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabii burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.