EKONOMİ - 15 Şubat 2025 Cumartesi 12:30

Yağış azlığı hububatta verim ve kalitede düşüşe sebep olabilir

A
A
A
Yağış azlığı hububatta verim ve kalitede düşüşe sebep olabilir

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen, yağışların azaldığı ve obruk oluşumlarının da devam ettiği Konya Ovası’nda bölgesel olarak geçtiğimiz günlerde yağan kar yağışı çiftçiyi umutlandırdı. Geçen yılın Şubat ayına oranla yağışlarda yüzde 33, uzun yıllar normallerinde ise yüzde 43 oranında azalma olduğuna dikkat çeken uzmanlar, yağışların az olmasının, hububat ürünlerinde birtakım verim düşüklüklerine ve kalitelerinde bozulmalara neden olabileceğini belirtiyor.


Konya’da, yılda yaklaşık 2,5 milyon ton buğday üretiliyor. Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen ve bu yıl hububat ekim dönemlerinden sonra yaklaşık 4 ay boyunca yağışı bölgesel alan Konya Ovası’nda yağışlar azalıyor.



"Bölgemizde sık kuvvetli kar yağışı beklemiyoruz"


Şehir merkezinde kuvvetli yağış beklemediklerine dikkat çeken Meteoroloji 8. Bölge Müdürlüğü Bölgesel Tahmin Merkezi Teknik Şef Hayati Alkan, "Bölgemizde sık kuvvetli kar yağışı beklemiyoruz. Geçit bölge olarak bilinen özellikle Alacabel ve Karaman, Mersin bağlantısı Sertavul Geçidi’nde zaman zaman kar yağışından dolayı trafikte aksamalar olabilir. Bu yüzden vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmasında fayda var. Yağışların geneline bakacak olursak geçen seneye oranla Şubat ayında yağışlarda yüzde 33 dolayında, uzun yıllar normallerine baktığımızda yüzde 43 dolayında yağışlarda azalma olduğunu söyleyebiliriz" dedi.



"Yağışların az olması hububat alanlarını doğrudan etkiliyor"


Uzun yıllar ortalamasına göre yaklaşık olarak yüzde 43’lük yağışlarda bir düşüş olduğuna dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Şubat ayının ortalarına geldik maalesef beklediğimiz kar yağışını alamadık. Geçen yıla göre de kar yağışı ve yağmur yağışlarına baktığımız zaman da yüzde 33’lük bir azalma var. Tabii yağışların az olması hububat alanlarını doğrudan etkiliyor. Konya bölgesinde hububat alanlarında büyük bir kısmı, yaklaşık yüzde 75’lik bir kısmı kıraç alanda yetiştirilmekte. Tabii buralarda da yağışların az olması, ürünlerin birtakım verim düşüklüklerine ve kalitelerinde bozulmalara neden olabiliyor. Konya kapalı bir havza suya çok ihtiyacı olan bir bölge. Kar yağışının yetersiz kalması, yer altı sularında da ciddi anlamda çekilmelere neden olacak. Çiftçilerimizin böylesi geçen dönemlerde mutlaka ekilişlerini yapmadan önce sulu alanlarda ekilişlerini yapmadan önce kuyularını kontrol etmeleri gerekmektedir. Eğer kuyularda çok ciddi anlamda bir çekilme varsa yeşil mahsulden kaçınmalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu.



"Çiftçilerimizin zor şartlarda kıraç alanlarda yaptığı üretimleri bakanlığımız tarafından desteklenmesi oldukça önemli"


Şu ana kadar ara ara yağan yağışların hububatta bir problem yaşatmadığını anlatan Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Hububatların çıkışlarında herhangi bir problem yok. Tabii bundan sonraki yağışlar sapa kalkma dönemi dediğimiz nisan ayından sonraki yağışlar çok önemli. Tarım Bakanlığımız geçtiğimiz günlerde üretim planlamasıyla alakalı bir genelge yayınladı. Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı’nın önderliğinde yürütülen bu programda tabii böylesi kurak geçen yıllarda bazı ürünlerde ihtiyaç duyulduğu takdirde ekstra desteklemenin de yapılacağı söylenmişti. İnşallah bu desteklemeye ihtiyaç duyulmaz, verimli bir sezon geçiririz ama bu şekilde yağışların devam etmesi muhtemelen verim kayıplarına neden olacağını düşünüyoruz. Burada bakanlığımızın desteklemesi de çok önemli. Çiftçilerimizin zor şartlarda kıraç alanlarda yaptığı üretimleri bakanlığımız tarafından desteklenmesi oldukça önemli" diye konuştu.



Yağış azlığı hububatta verim ve kalitede düşüşe sebep olabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da okul isimleriyle provokatif paylaşım yapan 10 kişi gözaltına alındı Isparta Valisi Abdullah Erin, okul olayları sonrası alınan önlemleri açıklayarak dijital provokasyonlara karşı 10 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Eğitimde öğretmen etkinliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Erin, şiddet içeriklerine ve manevi eksikliğe dikkat çekti. Vali Abdullah Erin, Isparta Valiliği’nde düzenlenen bir toplantı öncesinde son günlerde tüm yurtta derin bir üzüntüye yol açan okul olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Vali Erin, Isparta’da alınan somut tedbirleri aktarırken olayların yapısal ve manevi kökenlerine ilişkin önemli tespitlerini de kamuoyuyla paylaştı. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların tüm toplumu derinden sarstığını vurgulayan Vali Erin, bu acı tablonun ciddi bir öz değerlendirmeyi zorunlu kıldığını belirterek şöyle konuştu: "Son günlerde Şanlıurfa Siverek’ten başlayıp ardından Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve bütün milletimizi derin bir üzüntüye sevk eden olaylar sonrasında; şapkalarımızı önümüze koyup ’nerede eksik ve hata yapıyoruz’ değerlendirmesini yeniden yapmak, kaçınılmaz bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır." "En üst düzeyde önlemlerimizi aldık" Olayların hemen ardından Isparta’da tüm kurumların seferber edildiğini açıklayan Vali Erin, güvenlik birimlerinden milli eğitim müdürlüğüne kadar tüm paydaşların koordineli biçimde harekete geçtiğini ifade ederek, "Bütün illerimizde olduğu gibi biz de bu olayların ardından herhangi bir olumsuzluk yaşanmasın diye ciddi tedbirler alıyoruz. Isparta’mızda, olaydan hemen sonra güvenlik birimlerimiz başta olmak üzere İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve ilgili diğer kurumlarımızla birlikte en üst düzeyde önlemlerimizi aldık. Vatandaşlarımızı tedirgin etmeyecek ve kaygıya sevk etmeyecek şekilde hem fiziki hem de operasyonel her türlü tedbiri uyguluyoruz. Şu an için herhangi bir olumsuzluk beklemiyoruz" dedi. "Titizlikle takip ediyoruz" Dijital alanda kurulan denetim mekanizmasına ve operasyonel sonuçlarına ilişkin bilgi veren Vali Erin, provokatif paylaşımlar nedeniyle dün 10 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. 11-12 yaşındaki çocukların sosyal medya paylaşımlarına da dikkat çeken Vali Erin, şunları kaydetti: "Sanal devriyelerimizle çocuklarımızı, gençlerimizi ve vatandaşlarımızı galeyana getirecek; toplumda panik, korku ve endişe oluşturacak provokatif paylaşımların tamamını titizlikle takip ediyoruz. Bazı okul isimlerini zikrederek çeşitli paylaşımlar yapanlar oldu ve bunlarla ilgili hızlıca gerekli işlemler yapıldı; dün 10 kişi gözaltına alındı. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki; 11-12 yaşındaki evlatlarımızın sosyal medya mecralarında, yaşlarıyla uyumlu olmayan ifadelerle bazı okul isimlerini vererek yaptıkları ilginç paylaşımlara rastlıyoruz. Şu an Türkiye genelinde olduğu gibi Isparta’mızda da öğretmenlerimiz, müdürlerimiz, kolluk kuvvetlerimiz ve mülki idaremizle tam bir teyakkuz halindeyiz. Fakat meselenin daha derinlere uzanan sebeplerden kaynaklandığını da unutmamak gerekir." "Gerekli düzenlemeleri süratli bir şekilde yapmak gerekiyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapsamlı bir reform çalışması yürüttüğünü hatırlatan Vali Erin, şu ifadeleri kullandı: "Yasal altyapıyı yeniden gözden geçirmek ve gerekli düzenlemeleri süratli bir şekilde yapmak gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Milli Eğitim Bakanlığımız uzunca bir süredir ciddi bir çalışma içerisindedir. Bugüne kadar hayata geçirilen düzenlemelere ilave olarak yakın zamanda yeni iyileştirici adımların atıldığını göreceğiz. Neresinden bakarsanız bakın, yeni düzenlemelerde öğretmen ve okul idaresinin etkinliğinin arttırılması gerektiği ortadadır." "Yabancı menşeli bu oyunlara çocuklarımızın sınırsızca erişebilmesi kabul edilemez" Dijital içeriklerin ve şiddet temelli yabancı oyunların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine özellikle dikkat çeken Vali Erin, denetimsiz medya ortamının meselenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, "Sadece bu da değil; basın yayın organları, diziler ve sosyal medya mecralarında denetimsizce sunulan içerikler çocuklarımıza çok rahat ulaşıyor. Özellikle canlı öldürdükçe ödül kazandıran oyunlar, son olaylardaki çocuk faillerin eylemlerini aslında bu oyunlarda simüle ettiklerini gösteriyor. Yabancı menşeli bu oyunlara çocuklarımızın sınırsızca erişebilmesi kabul edilemez" diye konuştu. "Hikmetin başı Allah korkusudur" Tüm idari ve yapısal tedbirlerin ötesinde meselenin özünde manevi bir boşluk bulunduğunu dile getiren Vali Erin, köklü geleneğimizden ve inancımızdan beslenen nesil yetiştirme anlayışını şu sözlerle ifade etti: "Tüm bu sebeplerin dışında, meselenin özünde çocuklarımıza Allah sevgisini ve Allah korkusunu öğretmemiz gerçeği yatmaktadır. Bizim geleneğimizde; terbiyeli, milli ve manevi değerlere sahip, tarihini bilen, öz güveni yüksek ancak bir o kadar da mütevazı nesiller yetiştirmek esastır. İnancımızda hikmet esastır; ’Re’sü’l-hikmeti mehâfetullah’ yani ’Hikmetin başı Allah korkusudur.’ Bu mantığı çocuklarımıza aktarmamanın hiçbir bahanesi olamaz." "Eleştiriler haksız" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne yönelik eleştirileri yersiz bulan Vali Erin, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli dediğimiz model, aslında bu değerlerin yeniden çocuklarımıza sunulmasını, anlatılmasını ve tanıtılmasını esas alan bir modeldir. Genelde yaşadığımız sıkıntılar bu modelin değil, aksine bu mantıktan yoksun sistemlerin bir sonucudur."
İzmir AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan mecliste yaşananlara tepki AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde faaliyet raporu görüşmeleri sırasında yaşananlara tepki gösterdi. Saygılı, eleştiriden kaçan ve söz hakkını engelleyen bir anlayışın kente hizmet edemeyeceğini belirtti. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, mecliste gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin bir açıklama yaptı. Saygılı, "İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde dün yaşananlar, tam anlamıyla demokrasiye gölge düşüren bir tabloyu ortaya koymuştur. Faaliyet raporları, bir belediye meclisinin kenti adına görüşeceği en önemli gündemlerden biridir" ifadelerini kullandı. "Eleştiriden kaçmıştır" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın tutumunu eleştiren Saygılı, "Sayın Cemil Tugay, iki yıllık icraatlarının konuşulacağı bu kritik oturumda yönetmeliklere ve siyasi teamüllere uygun olmayan bir tutum sergileyerek İzmir Büyükşehir Belediyesinde bir ilke imza atmıştır. Grup başkan vekillerine söz hakkı tanımayarak eleştiriden kaçmış, yapılmayan işlerin konuşulmasını engellemeye çalışmıştır" şeklinde konuştu. "Kabul edilemez bir yaklaşım" Meclis öncesinde alınan kararlara uyulmadığını savunan Saygılı, "Üstelik meclis öncesinde CHP Grup Başkanlığı ile yapılan toplantıda süreler ve işleyiş konusunda mutabakata varılmış olmasına rağmen, bu uzlaşıya aykırı şekilde sürelerin kısılması ve konuşmaların sınırlandırılması kabul edilemez bir yaklaşım olmuştur. Bu tavır, şeffaflıktan uzak bir yönetim anlayışının açık göstergesidir" sözlerine yer verdi. "Asıl engelin kim olduğu ortaya çıkmıştır" Konuşmaları engellemenin hizmet eksikliğini kapatmayacağını dile getiren Saygılı, "Şunu herkes bilmelidir ki, konuşmaları engellemek, süreleri kısmak ya da eleştiriden kaçmak, İzmir’in yaşadığı hizmet eksikliğini ortadan kaldırmaz. Aksine, bu tutum hizmet üretemeyen bir yönetimin gerçeğini daha da görünür hale getirir. Bugün gelinen noktada ’engelleniyoruz’ söyleminin de bir karşılığı kalmamıştır. Çünkü bizzat belediye meclisinde faaliyet görüşmelerini engelleyerek asıl engelin kim olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. İzmir, hizmet beklemektedir. Tartışmadan kaçan değil, hesap veren ve üreten bir belediyecilik anlayışını hak etmektedir" dedi.
Balıkesir Balıkesir’de toplu taşıma gününde nostalji rüzgârı Dünyada ilk kez kutlanmaya başlayan "17 Nisan Dünya Toplu Taşıma Günü" kapsamında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Balıkesir Toplu Taşıma AŞ (BTT), geçmişle bugünü bir araya getiren anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaparak bu özel günde düzenlediği nostaljik çalışma ile vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı. Toplu taşımanın tarihi gelişimine ve şehir kültüründeki yerine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte, ulaşımın dünü ve bugünü harmanlandı. Etkinliğin en çok ilgi gören bölümü ise, eski dönemlerde kullanılan toplu taşıma biletlerinin yeniden gün yüzüne çıkarılması oldu. Nostaljik biletler vatandaşla buluştu Balıkesir Toplu Taşıma AŞ Halkla İlişkiler Birimi tarafından hazırlanan ve vatandaşlara takdim edilen nostaljik biletler, büyük bir sürpriz oldu. Özellikle uzun yıllardır Balıkesir’de ikamet eden vatandaşlar, eski biletleri inceleyerek ulaşımı tazeleme ve geçmişe kısa bir yolculuk yapma fırsatı buldu. Etkinlikte ulaşımdaki teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir şehir yaşamının önemi de ön plana çıkarıldı. Balıkesir Toplu Taşıma AŞ yetkilileri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dünyada ilk kez kutlanan bu özel günde, toplu taşımanın sadece bir ulaşım aracı değil, şehrin hafızası olduğunu hatırlatmak istedik. Bu tür etkinliklerle hem toplu taşıma bilincini artırmayı hem de vatandaşlarımızla olan kurumsal bağımızı geçmişin izleriyle güçlendirmeyi hedefliyoruz." Gençlerin merakla, yetişkinlerin ise özlemle takip ettiği etkinlik, toplu taşımanın yıllar içindeki değişimini gözler önüne serdi, 17 Nisan Dünya Toplu Taşıma Günü’nü Balıkesir için unutulmaz bir anıya dönüştürdü.