KÜLTÜR SANAT
755 yıllık Buruciye Medresesi restore edilecek 12 Ocak 2026 Pazartesi - 19:03:07 Sivas’ın simge yapılarından 755 yıllık Buruciye Medresesi, başlatılan proje ile kapsamlı bir restorasyona alınıyor. Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) aracılığıyla Sivas’ta uygulanacak 2025 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan projeler için imza töreni düzenlendi. Tarihi Valilik Binası Vali Ahmet Muammer Bey Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halil İbrahim Yeşilyurt, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, ORAN Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Özgür Kırmızıtaş, Buruciye A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Altun ve Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Gevher Gümüşer katıldı. Törende konuşan Vali Şimşek, kalkınmadan kültüre, üretimden turizme kadar her alanda güçlü projeler yürüttüklerini belirterek, finansman kaynaklarını etkin ve verimli kullandıklarını söyledi. Şimşek, "CMDP ve SOGEP programları kapsamında desteklenen iki projemizin toplam yatırım tutarı 143 milyon liradır. Bunun 62 milyon liralık kısmı hibe olarak karşılanmaktadır. Bu durum, proje üretme kapasitemizin ve kaynakları doğru kullanma becerimizin açık bir göstergesidir" dedi. "Stratejik bir adımdır" 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan, sağlam kalmış muhteşem taç kapısıyla Sivas’ın ve Anadolu’nun en ünlü yapıları arasında yer alan Buruciye Medresesi’nin kapsamlı restorasyona alınacağını ifade eden Vali Şimşek, "Bu projelerden biri, şehrimizin gözbebeği, tarihi ve kültürel mirasımızın en nadide eserlerinden olan Buruciye Medresemizin restorasyon projesidir. Bu projeyle birlikte Buruciye Medresemizde restorasyon sürecini fiilen başlatmış bulunuyoruz. Restorasyon ihalesinin de yapılmış olması, sürecin planlı ve kararlı bir şekilde ilerlediğini göstermektedir. Diğer taraftan Doğadan Sanata Kök Boya Atölyesi projemiz ile geleneksel üretim kültürümüzü yeniden canlandırmayı, yerel değerlerimizi koruyarak ekonomik ve kültürel sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyoruz. Bu yönüyle proje, geçmişten aldığımız mirası geleceğe taşıyan stratejik bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Değer katmaya devam edeceğiz" Projelerde emeği olanlara teşekkür eden Vali Şimşek, "Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki böylesine kapsamlı ve nitelikli projelerin hayata geçirilmesinde kurumsal iş birlikleri, güçlü koordinasyon ve ortak akıl büyük önem taşımaktadır. İlimizde tüm kurumlarımızla uyum içerisinde hareket ediyor, kurumsal gücümüzü sahaya yansıtıyoruz. Sözlerimin sonunda bugün imzasını attığımız bu projelerin şehrimize, hemşehrilerimize ve kültürel mirasımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah Sivas’ımız için aynı kararlılıkla çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 18:37 Sivas’ın simge yapılarından Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyona alınıyor Sivas’ın simge yapılarından Buruciye Medresesi, 2025 yılı CMDP ve SOGEP programları kapsamında hazırlanarak destek almaya hak kazanan proje ile kapsamlı restorasyona alınıyor. Toplam yatırım tutarı 143 milyon lirayı bulan projelerin 62 milyon lirası hibe olarak karşılanacak. Tarihî ve kültürel mirasın en önemli eserleri arasında yer alan Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) aracılığıyla Sivas’ta uygulanacak 2025 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan projeler için imza töreni düzenlendi. Tarihi Valilik Binası Vali Ahmet Muammer Bey Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halil İbrahim Yeşilyurt, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, ORAN Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Özgür Kırmızıtaş, Buruciye A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Altun ve Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Gevher Gümüşer katıldı. Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, kalkınmadan kültüre, üretimden turizme kadar her alanda güçlü projeler yürüttüklerini belirterek, finansman kaynaklarını etkin ve verimli kullandıklarını söyledi. Şimşek, "CMDP ve SOGEP programları kapsamında desteklenen iki projemizin toplam yatırım tutarı 143 milyon liradır. Bunun 62 milyon liralık kısmı hibe olarak karşılanmaktadır. Bu durum, proje üretme kapasitemizin ve kaynakları doğru kullanma becerimizin açık bir göstergesidir" dedi. "Stratejik bir adımdır" 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan sağlam kalmış muhteşem taç kapısıyla Sivas’ın ve Anadolu’nun en ünlü yapıları arasında yer alan Buruciye Medresesi’nin kapsamlı restorasyona alınacağını ifade eden Vali Şimşek, "Bu projelerden biri, şehrimizin gözbebeği, tarihî ve kültürel mirasımızın en nadide eserlerinden olan Buruciye Medresemizin restorasyon projesidir. Bu proje ile birlikte Buruciye Medresemizde restorasyon sürecini fiilen başlatmış bulunuyoruz. Restorasyon ihalesinin de yapılmış olması, sürecin planlı ve kararlı bir şekilde ilerlediğini göstermektedir. Diğer taraftan, Doğadan Sanata Kök Boya Atölyesi projemiz ile geleneksel üretim kültürümüzü yeniden canlandırmayı, yerel değerlerimizi koruyarak ekonomik ve kültürel sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyoruz. Bu yönüyle proje, geçmişten aldığımız mirası geleceğe taşıyan stratejik bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Değer katmaya devam edeceğiz" Projelerde emeği olanlara teşekkür eden Vali Şimşek, "Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki böylesine kapsamlı ve nitelikli projelerin hayata geçirilmesinde kurumsal iş birlikleri, güçlü koordinasyon ve ortak akıl büyük önem taşımaktadır. İlimizde tüm kurumlarımızla uyum içerisinde hareket ediyor, kurumsal gücümüzü sahaya yansıtıyoruz. Sözlerimin sonunda, bugün imzasını attığımız bu projelerin şehrimize, hemşehrilerimize ve kültürel mirasımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah Sivas’ımız için aynı kararlılıkla çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:27 Fotoğraflar ile Ergani 2026 Projesi hayata geçiyor FOTONO21 Fotoğraf Derneği, kültür mirasının belgelenmesi ve yerel hafızanın fotoğraf sanatı aracılığıyla kalıcı hale getirilmesi amacıyla yürüttüğü nitelikli çalışmalara 2026 yılında Ergani ilçesi ile devam ediyor. Daha önce gerçekleştirdiği alan odaklı projelerle dikkat çeken dernek, bu kez Ergani’nin çok katmanlı tarihini ve yasayan kültürünü uzun soluklu bir belgeleme çalışması ile ele almayı hedefliyor. 2026 Ergani Projesi, ilçenin tarihi yapıları, kültürel değerleri, gündelik yasamı, insan hikayelerini merkeze alan, kapsamlı bir fotoğraf ve belgesel anlatım çalışması olarak planlandı. Proje, yalnızca görüneni kayda almakla yetinmeyip, mekana sinmiş zaman duygusunu, toplumsal bellekte yer eden izleri ve değişim süreçlerini de görünür kılmayı amaçlıyor. Yıl geneline yayılarak aşamalı şekilde yürütülmesi planlanan çalışma kapsamında alan çekimleri, sistemli belgeleme süreçleri, arşivleme, seçici kurul değerlendirmeleri ve sosyal medya paylaşımlar yer alacak. Üretilecek fotoğrafların yalnızca bugünün tanığı değil, ayni zamanda gelecek kuşaklar için güvenilir bir görsel belge niteliği taşıması hedefleniyor. Projenin çıktıları arasında sergi çalışmaları, basılı ve dijital yayınlar, söyleşiler, arşiv niteliğinde dosyalar ve kamusal erişime açık paylaşımların yer alması öngörülüyor. Bu sayede Ergani’nin, fotoğraf sanatı aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşması ve kentin kültür tarihine kalıcı bir katkı sunulması amaçlanıyor. FOTONO21 Fotoğraf Derneği Başkanı Mehmet Kılıçoğlu, proje ile ilgili yaptığı değerlendirmede Ergani’nin tarihsel sürekliliğini, kültürel çeşitliliğini ve insan odaklı yaşam pratiklerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almayı hedeflediklerini ifade etti. Kılıçoğlu, bu çalışmanın yalnızca bir fotoğraf projesi değil, aynı zamanda toplumsal bellek oluşturmaya yönelik sorumlu bir kültür çalışması olduğunu vurguladı. 2026 Ergani Projesi, yerel değerleri merkeze alan yaklaşımıyla ilçenin yalnızca fiziksel dokusunu değil, insan hikayelerini, gündelik yaşamı, kültürel sürekliliği ve dönüşümü de görünür kılmayı hedefliyor. Proje, Ergani’nin sahip olduğu çok katmanlı yapının sanatsal bir dil ile kayda alınmasına katkı sunarken, aynı zamanda fotoğrafın belgesel gücünü önceleyen kalıcı bir arşiv oluşturmayı amaçlıyor.
Yozgat’ta 8 asırlık Çınçınlı Sultan Han ilgi bekliyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:16 Yozgat’ta 8 asırlık Çınçınlı Sultan Han ilgi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde büyük bölümü yıkılan, duvar kaplamalarının söküldüğü ve içinin molozlarla dolduğu görülen 8 asırlık Çınçınlı Sultan Hanı ilgi bekliyor. Saraykent ilçesinde tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve ‘Eski Han’ olarak da bilinen 1240-1241 yıllarında Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Çınçınlı Sultan Hanı, günümüzde harap haliyle dikkat çekiyor. Dikdörtgen planlı ve doğu-batı doğrultulu inşa edilen hanın batı duvarı tamamen ortadan kalkmış durumda. Mevcut izlerden yapının birbirine bitişik tonozla örtülü dört mekandan oluştuğu anlaşılsa da iç dolgulardan dolayı hanın gerçek mimarisi tam olarak seçilemiyor. Güneybatısında müştemilat kalıntıları bulunan yapının temel seviyesinin ise bugün görünen yüzeyden çok daha aşağıda olduğu tahmin ediliyor. Dron kamerasıyla görüntülenen hanın büyük bölümünün yıkıldığı, duvar kaplamalarının söküldüğü ve yapının içinin moloz taşlarla dolduğu görüldü. Bölge sakinlerinden Hüseyin Atak, hanın geçmişte yaşadığı tahribata dikkat çekerek, "Benim çocukluğumdan beri böyle duruyor. Bu taşları sökerlerdi. Hatta burada bir tarihi hamam vardı. Böyle mermer direkleri yatıyordu. Buradan taşları sökerlerdi, evlere, işte camiye taşırlardı. Yozgat’ın Kurşunlu Camii’ne bile gittiği söyleniyor o zaman ben çocukken. Bu taşları söktüler. Yoksa bu yüzeyler düzgündü. Eskiden de koruma yoktu ama şimdi tabii koruma altında. Kimse dokunmuyor şu anda. Sit alanı oldu zaten. Üniversiteden geldiler, buranın çatı katı olduğu, 3 kat olduğu söylendi. Aşağıda iki kat daha, hatta bozulmamış odalar da olabilir diyorlar. Ziyaretçileri oluyor. Normal vatandaş çok geliyor. Biz burayı merak ettik diyorlar" şeklinde konuştu. Kayseri’den ilçeye ziyarete gelen Ömer Faruk Deliküçük ise karşılaştığı manzaranın kendisini üzdüğünü ifade ederek, "Burada bir arkadaşı ziyarete geldim. Tabii buranın da tarihi eser olduğunu duydum kaplıcaların yanında, gezmeye geldim. Fakat böyle bir harabeye dönüştüğünü, böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç ümit etmiyordum. Yani böyle tarihi eserlerimizin yok olmasına inanın ki üzülüyoruz. Devlet büyüklerimize de buradan sesleniyoruz. İnşallah tarihimizi gelecek kuşaklara tanıtmak için buraya el atacaklarını düşünüyorum" dedi.
Roman kahramanı değil, gerçek bir yiğit
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:54 Roman kahramanı değil, gerçek bir yiğit Araştırmacı Taner Özdemir, Balkan Savaşları dönemine ait dikkat çekici bir belgeyi gün yüzüne çıkardı. Osmanlı arşivlerinde yer alan belge, Çatalca Muharebeleri sırasında şehit olan Topçu Yüzbaşı Mahmut Laçin Efendi’nin adının, yeni kurulan ağır bataryaya verildiğini ve birliğin resmî kayıtlara "Şehit Laçin Bataryası" olarak geçtiğini doğruluyor. 1912’de başlayan Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti’nin askerî ve toplumsal yapısını derinden sarstığını hatırlatan Taner Özdemir , "Kırkkilise’den İstanbul kapılarına kadar uzanan bir savunma mücadelesi yaşanmıştı. Bu hat üzerinde görev yapan isimlerden biri de Erzurum’un Bakırcı Mahallesi’nden çıkan, 3. Nizamiye Fırkası’na bağlı Sahra Topçu 9. Alay’ın 2. Taburu’nda görev yapan Topçu Yüzbaşı Mahmut Laçin idi. Laçin, savaş boyunca hem topçu birliklerinde gösterdiği dirayet hem de askerî disipliniyle dikkat çeken bir subaydı" dedi. Tedaviyi Bırakıp Birliğine Dönen Bir Kahraman Özdemir, belgelerde yer alan ifadelerde, Yüzbaşı Mahmut Laçin’in Kırkkilise ve Vize muharebelerinde yaralandığını hatırlatarak; şöyle devam etti, "İstanbul’da tedavisi sürerken cephedeki ağır durum nedeniyle iyileşmeyi beklemeden görevine döndüğünü gösteriyor. Kısa bir süre sonra Çatalca Muharebesi’nde şehit düşen Laçin için komutanlık özel bir karar aldı: Birlik bölgesinde kurulacak ağır bataryaya onun adı verilecekti. Resmî belge bu durumu şöyle kayıt altına aldı: "Şehit olan Yüzbaşı Mahmut Laçin Efendi’nin hatırasının yaşatılması maksadıyla tesis edilen ağır batarya mıntıkasında ‘Şehit Laçin Bataryası’ adının kullanılması uygun görülmüştür." Savaşta iki paşanın önemi Balkan Harbi’nin kaotik günlerinde Osmanlı ordusunun yeniden toparlanma çabasında iki önemli komutanın öne çıktığını vurgulayan Özdemir, "Hafız Hakkı Paşa, Doğu Trakya savunmasında kritik görevler üstlenmiş, geri çekilme dönemlerinde ordunun moral düzenini korumaya çalışmış. Çatalca savunma hattının oluşturulmasında aktif rol almıştı. Subay kadrolarının disiplini büyük ölçüde onun sahadaki duruşuyla desteklenmişti. Hasan İzzet Paşa ise; Lüleburgaz ve Çatalca çevresinde ordunun savunma hatlarını kuran paşalardan biriydi. Geri çekilme ve karşı taarruz arasındaki dengeyi sağlayarak askeri birliklerin düzenli hareket etmesini mümkün kılmıştı. Bu iki komutanın oluşturduğu savunma omurgası, Yüzbaşı Mahmut Laçin gibi fedakâr subayların kahramanlıklarının sahnelendiği savaş hattını şekillendiren önemli unsurlar arasındaydı" şeklinde konuştu. Taner Özdemir: "Tarihî hafızaya düşen değerli bir not" Arşiv belgesini inceleyen TDED Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, bu keşfin hem askerî tarih hem de edebiyat açısından kıymetli olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu belge, Balkan Savaşlarının zor şartları altında görev yapan Erzurumlu bir subayın hem cephede hem de belgelerde onurlandırıldığını gösteriyor. Yüzbaşı Mahmut Laçin, fedakârlığı ve sadakatiyle örnek bir karakter. Adının bir bataryaya verilmesi, Osmanlı ordusunun ona duyduğu saygıyı yansıtıyor." Laçin’in adı edebiyatta da yaşatıldı: Aka Gündüz’ün Yayla Kızı Ortaya çıkan belgelerin yalnızca askerî kayıtlarla sınırlı olmadığını belirten Özdemir. " Araştırmalar, Aka Gündüz’ün ünlü romanı Yayla Kızında da Yüzbaşı Mahmut (Mahmud) Laçin Efendi’den bahsedildiğini gösteriyor. Balkan Harbi’nin toplumsal yıkımını edebiyata aktaran Aka Gündüz, Laçin’in hatırasını roman düzleminde de ölümsüzleştirmişti. Taner Özdemir tarafından ortaya çıkarılan bu belge ve Aka Gündüz’ün romanındaki referans, bir Erzurumlu subayın Balkan Savaşlarındaki kahramanlığının hem resmî kayıtlarda hem de Türk edebiyatında yer aldığını ortaya koyuyor. TDED Erzurum Şubesi’nin çalışması, kent kültürüne yeni bir tarihî değer kazandırırken, Balkan Savaşları döneminde gölgede kalmış birçok askerin yeniden araştırılması gerektiğini de gündeme getiriyor" diye konuştu.
Şener: "Kurslar kadınların üretim gücüne güç katıyor"
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:23 Şener: "Kurslar kadınların üretim gücüne güç katıyor" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, kursların özellikle kadınların üretime katılımında önemli bir rol üstlendiğini belirterek, "İlçemizdeki her kadının kendi yeteneğini keşfetmesini, bir beceri geliştirmesini ve bunu ister hobi ister gelir kaynağı olarak değerlendirmesini önemsiyoruz" dedi. Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı Kültür Sanat Evlerinde eğitim alan kursiyerler, düzenlenen kahvaltı programında bir araya geldi. Millet Bahçesi Sahil Etabındaki belediye kafesinde gerçekleşen buluşma, samimi atmosferi ve yoğun katılımıyla dikkat çekti. Belediyeye bağlı 10 Kültür ve Sanat Evinde açılan çeşitli kurslarda yeni döneme başlayan yaklaşık 400 kursiyer, aileleri ve eğitmenleriyle birlikte programa katıldı. Kursiyerler, evlerinde hazırladıkları yiyecekleri paylaşarak etkinliğe renk kattı. Programa; Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, belediye başkan yardımcıları, birim müdürleri ve kurs eğitmenleri katıldı. "Bu kurslar hem ev ekonomisine hem sosyal hayata katkı sağlıyor" Etkinlikte konuşan Başkan Vekili Zeyit Şener, kursların özellikle kadınların üretime katılımında önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Şener, "İlçemizdeki her kadının kendi yeteneğini keşfetmesini, bir beceri geliştirmesini ve bunu ister hobi ister gelir kaynağı olarak değerlendirmesini önemsiyoruz. El işi ve mesleki kurslarımız; dikişten takı tasarımına, ahşap işlemeciliğinden kuaförlüğe kadar geniş bir yelpazede eğitim sunuyor" ifadelerini kullandı. Kurslarda üretilen emeğin ekonomik değere dönüştüğünü kaydeden Şener, "400 kursiyerimizin bugün aynı sofrada buluşması, bu çalışmaların toplumda ne kadar karşılık bulduğunun göstergesidir. Üretime ve aile bütçesine katkı sağlayan tüm kursiyerlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu. Şener, eğitmenlere ve organizasyonda görev alan belediye personeline de teşekkür etti. Müzik eşliğinde eğlenceli anlar Kahvaltı sonrası müzik eşliğinde eğlenen kursiyerler, dans ederek keyifli anlar yaşadı. Etkinlikte çekilen hatıra fotoğrafları günün unutulmaz kareleri arasında yer aldı. Akdeniz Belediyesinin son yıllarda güçlendirdiği Kültür Sanat Evleri, onlarca branşta sunduğu eğitimlerle ilçede yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Yeni dönem kurslarına olan talebin her geçen gün arttığı bildirildi.
Gölbaşı Belediyesi’nin düzenlediği ‘Çocuk Tiyatrosu Günleri’ne miniklerden yoğun ilgi
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:21 Gölbaşı Belediyesi’nin düzenlediği ‘Çocuk Tiyatrosu Günleri’ne miniklerden yoğun ilgi Gölbaşı Belediyesi’nin ara tatil döneminde düzenlediği ’Çocuk Tiyatrosu Günleri’ büyük ilgi gördü. Gölbaşı Belediyesi’nin ara tatil döneminde düzenlediği ‘Çocuk Tiyatrosu Günleri’ne 4 bin 123 çocuk katıldı. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her oyun, onlara yeni bir dünyaya kapı aralıyor. Gölbaşı’nda yetişen her çocuğun kültür-sanatla iç içe büyümesi için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Gölbaşı Belediyesi, ara tatil döneminde çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir tatil yaşatmak amacıyla etkinlik düzenledi. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın tatil hediyesi olarak hazırlanan ‘Çocuk Tiyatrosu Günleri’ kapsamında tiyatro oyunları, animasyon gösterileri, sihirbazlık performansları, kukla şovları ve ’bubble şov’ gösterileri sahnelendi. "Yaklaşık 5 bin çocuğumuzun etkinliklere katılmış olması bizi ayrıca mutlu etti" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Çocuk Tiyatrosu Günleri’yle çocuklar için önemli bir kültürel etkinliğe imza attıklarını belirterek, "Ara tatiller, çocuklarımızın hem dinlenebileceği hem de sosyal ve kültürel olarak kendilerini geliştirebilecekleri çok önemli zaman dilimleri. Bu nedenle onlara sadece eğlendikleri değil, aynı zamanda dünyaya farklı pencerelerden bakmalarını sağlayacak etkinlikler sunmak istedik. Çocuk Tiyatrosu Günleri, bu bakış açımızın bir ürünü olarak ortaya çıktı. Tiyatronun çocukların hayal gücünü, ifade becerisini ve sosyal etkileşimini artıran çok güçlü bir araç olduğuna inanıyorum. Burada izledikleri her oyun, onlara yeni bir dünyaya kapı aralıyor. Gölbaşı’nda yetişen her çocuğun kültür-sanatla iç içe büyümesi için çalışmaya devam edeceğiz. Yaklaşık 5 bin çocuğumuzun etkinliklere katılmış olması bizi ayrıca mutlu etti. Bu ilgi, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Gölbaşı Belediyesi olarak çocuklarımız için üreten, yenilikçi projeler geliştiren bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Yozgat’ta 8 asırlık tarihi Çınçınlı Han Kervansarayı ilgi bekliyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:16 Yozgat’ta 8 asırlık tarihi Çınçınlı Han Kervansarayı ilgi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde, Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve ‘Eski Han’ olarak da bilinen 1240-1241 yıllarında Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Çınçınlı Sultan Hanı, günümüzde harap haliyle dikkat çekiyor. Dron kamerasıyla havadan görüntülenen hanın büyük bölümünün yıkıldığı, duvar kaplamalarının söküldüğü ve yapının içinin moloz taşlarla dolduğu görülüyor. Dikdörtgen planlı ve doğu-batı doğrultulu inşa edilen hanın batı duvarı tamamen ortadan kalkmış durumda. Mevcut izlerden yapının birbirine bitişik tonozla örtülü dört mekandan oluştuğu anlaşılsa da iç dolgulardan dolayı hanın gerçek mimarisi tam olarak seçilemiyor. Güneybatısında müştemilat kalıntıları bulunan yapının temel seviyesinin ise bugün görünen yüzeyden çok daha aşağıda olduğu tahmin ediliyor. Bölgede yaşayan Hüseyin Atak, hanın geçmişte yaşadığı tahribata dikkat çekti: "Benim çocukluğumdan beri böyle duruyor. Bu taşları sökerlerdi. Hatta burada bir tarihi hamam vardı. Böyle mermer direkleri yatıyordu. Buradan taşları sökerlerdi. Evlere işte camiye taşırlardı. Yozgat’ın Kurşunlu camiye bile gittiği söyleniyor o zaman ben çocukken. Bu taşları söktüler. Yoksa bu yüzeyler düzgündü. Eskiden de koruma yoktu ama şimdi tabii koruma altında. Kimse dokunmuyor şu anda. Sit alan oldu zaten. Yani buranın üniversiteden geldiler de buranın çatı katı olduğunu, 3 kat olduğu söylüyorlar. Aşağıda iki kat daha hatta bozulmadık odalarda var olabilir diyorlar. Ziyaretçileri oluyor. Normal vatandaş çok geliyor. Biz burayı merak ettik diyorlar. İşte bazıları biliyor burada han varmış burası mı diye" şeklinde konuştu. Kayseri’den ilçeye ziyarete gelen Ömer Faruk Deliküçük ise karşılaştığı manzaranın kendisini üzdüğünü ifade ederek şunlar söyledi: "Burada bir arkadaşı ziyarete geldim. Tabii buranın da tarihi eser olduğunu duydum kaplıcaların yanında. Gezmeye geldim. Fakat böyle bir harabeye dönüştüğünü böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç ümit etmiyordum. Yani böyle tarihi eserlerimizin yok olmasına inanın ki üzülüyoruz. Devlet büyüklerimize de buradan sesleniyoruz. İnşallah tarihimizi geleceklerimize tanıtmak için buraya el atacaklarını düşünüyorum."
Erzincan’da el izleriyle yükselen "Şiddete Hayır" çağrısı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 18:15 Erzincan’da el izleriyle yükselen "Şiddete Hayır" çağrısı Erzincan’da 50 metre uzunluğundaki bez üzerine el izleriyle "Şiddete Hayır" mesajı verildi; etkinlik geniş katılımla farkındalık oluşturdu. Prof. Dr. Mehmet Kavukçu’nun performansı ve vatandaşların el izleriyle destek verdiği etkinlik, şiddetsiz bir toplum için güçlü bir çağrı yaptı. Erzincan Dörtyol’da Prof. Dr. Mehmet Kavukçu tarafından gerçekleştirilen performans, öğrencilerden akademisyenlere ve vatandaşlara kadar geniş bir katılım sağlayarak şiddete karşı güçlü bir farkındalık oluşturdu. Şiddetin her türüne dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinliğe Belediye Başkanı Bekir Aksun, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Bilgehan Çağrı Özarslan, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ünlü performans sanatçısı Prof. Dr. Mehmet Kavukçu, "Şiddete Hayır" temalı çalışmasını meydanda sergileyerek katılımcıları farkındalık sürecine dâhil etti. Etkinliğin merkezinde yer alan 50 metre uzunluğundaki beyaz bez, katılımcıların el izleriyle renklendi. Belediye Başkanı Bekir Aksun ve Prof. Dr. Mehmet Kavukçu, renkli boyalara batırdıkları elleriyle beze "Şiddete Hayır" yazdı. Ardından öğrenciler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar sırayla beze el izlerini bırakarak etkinliğe destek verdi. Kısa sürede rengârenk izlerle dolan bez, toplumun ortak tavrını sembolik olarak ortaya koydu. Performansla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet Kavukçu, 24 Kasım’da düzenlenecek kadın ve aile temalı sempozyuma da dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün çocukların, öğrencilerin ve halkın katılımıyla önemli bir farkındalık oluşturuyoruz. Kadın ve aile üzerinden korunmanın gerekliliğine dikkat çekmek istiyoruz. Şiddete tümüyle hayır; her yönüyle şiddete hayır. Doğadaki her şey bize emanettir ve toplumsal bir duruş sergileyerek bunu korumalıyız." Başkan Aksun: "Şiddetin her türlüsüne karşıyız" Belediye Başkanı Bekir Aksun, etkinlikte yaptığı konuşmada toplumsal bilinç oluşturmanın önemine vurgu yaptı: "Mehmet Kavukçu hocamıza bu anlamlı çalışmadan dolayı teşekkür ediyorum. Bugün burada, şiddetin insan hayatında hiçbir yerinin olmadığını göstermek için bir araya geldik. Kadın-erkek ayırmadan, aile içinde ve toplumda her türlü şiddetin karşısındayız. Hep birlikte el izlerimizi bırakarak güçlü bir mesaj verdik." Aksun, etkinliğe katılan tüm vatandaşlara teşekkür ederek farkındalık çalışmalarının devam edeceğini belirtti. Etkinlik sonunda 50 metrelik bez, onlarca el iziyle adeta bir toplumsal tepki duvarına dönüştü. Hem sanatsal hem de sembolik yönüyle öne çıkan çalışma, şiddetsiz bir toplum için ortak iradeyi güçlü bir şekilde yansıttı.
Espressolab, Jurassic Park teknolojisini şehirle buluşturdu
19 Kasım 2025 Çarşamba - 17:24 Espressolab, Jurassic Park teknolojisini şehirle buluşturdu Espressolab, Jurassic Park’taki efsanevi dinozorları ile Westworld’deki hiper gerçek robotları üreten Animax Designs iş birliği ile ‘Kahve’ adlı gerçek boyutlu animatronik at heykelini İstanbul’a taşıdı. Eser, ilk durağı olan Bağdat Caddesi mağazasında 19 Kasım itibarıyla sergilenmeye başlayarak kahve severlerin beğenisine sunuldu. Espressolab, sanat ile teknolojiyi gündelik yaşamda görünür kılma hedefiyle Hollywood’un ünlü animatronik stüdyosu Animax Designs’la özel bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu çalışma kapsamında üretilen ‘Kahve’ adlı animatronik at; göz kırpan, başını hareket ettiren, canlı bir figür hissi uyandıran hiperreal bir form olarak tasarlandı. Animatronik sanat, mühendislik bilgisini estetik bir yorumla birleştirerek izleyiciye hem fiziksel hem duygusal bir karşılaşma sunan çağdaş bir yaklaşım olarak kabul ediliyor. Eserin tüm üretim süreci ABD’de yürütüldü ve uluslararası standartlarda bir teknik işçilik ortaya koydu. Eser, 19 Kasım’dan itibaren Bağdat Caddesi Espressolab’de ziyaret edilebiliyor. Kahve’nin ilerleyen dönemde farklı mağazalarda yer alarak gençlerle çeşitli zamanlarda buluşan gezici bir deneyime dönüşeceği duyuruldu. Animax imzalı ‘Kahve’ heykeli, bu çizginin güncel bir yorumu olarak estetik tasarımı teknolojiyle bir araya getiriyor. Marka bu yaklaşımla dijital ve çağdaş sanatı farklı lokasyonlarda görünür kılmayı kurgulayarak mağazalarını kreatif üretimin günlük yaşamla buluştuğu alanlar olarak geliştirmeyi amaçlıyor. Sanat ve teknoloji odağı genişliyor Marka uzun süredir farklı sanat disiplinlerinin mağazalarında yer bulduğu bir çizgi izliyor. Tiyatro buluşmaları, sahne sanatlarının mekanla kurduğu ilişki ve etkinliklerle çerçeveyi genişleten marka, son olarak Deniz Sağdıç’ın ileri dönüşümle hazırladığı Atatürk portresiyle de üretim odaklı projesini hayata geçirmişti.
Karagöz’ün mirası Bursa’da yaşatılıyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:37 Karagöz’ün mirası Bursa’da yaşatılıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen ’21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’ kapsamında ‘Bursa Kukla ve Karagöz Çalıştayı’ yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi adına BKSTV tarafından düzenlenen ’21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’, her yaştan insanı sanatın büyülü dünyasıyla buluşturmaya devam ediyor. 11’i ulusal, 10’u yabancı toplam 21 ekibin yer aldığı festivalde, Arjantin, Bosna-Hersek, Meksika, İran, Yunanistan, Fransa, Endonezya ve Guatemala gibi ülkelerden gelen sanatçılar kendi kültürlerinden örnekleri Bursalılarla paylaşıyor. Ayrıca atölyeler, söyleşiler ve çalıştaylar ile geleneksel Türk gölge tiyatrosu Karagöz, festival boyunca çağdaş sanat anlayışıyla harmanlanıyor. Karagöz, tüm yönleriyle ele alındı Festival kapsamında Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından BKSTV ve UNIMA Türkiye iş birliği ile ‘Bursa Kukla ve Karagöz Çalıştayı’ da düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki çalıştaya, Karagöz sanatçıları, araştırmacılar, akademisyenler, kültürel miras alanında çalışan uzmanlar, eğitimciler, müze temsilcileri ve ilgili kurum yetkilileri katıldı. Kukla sanatının, özelde ise Karagöz’ün yaşayan mirasının korunmasının, sürdürülebilirliğinin ve yeni kuşaklara aktarılmasının amaçlandığı çalıştayda, Karagöz’ün kültürel, eğitsel ve sanatsal boyutlarının güçlendirilmesine yönelik somut öneriler ele alındı. Bursa, kültürel mirasına sahip çıkıyor Çalıştayda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, çok zengin bir kültürel mirasa sahip olan Bursa’nın daha fazla ziyaret edilmesini, görünür hale gelmesini arzuladıklarını belirtti. Çalıştay sonucunda ortaya çıkacak farklı bakış açılarıyla projeler geliştireceklerini anlatan Yıldız, Bursa’yı hak ettiği noktaya taşıyana kadar çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi ve UNESCO Türkiye Milli Komitesi Üyesi Prof. Dr. Dilaver Düzgün, çalıştayın Karagöz’le özdeşleşen Bursa’da yapılmasının önemine değinerek gölge sanatına katkı sunmasını temenni etti. UNIMA Türkiye Başkanı Enis Ergün, kukla sanatında söz hakkı bulunan tüm ustaların fikirlerini almak ve yol haritası çıkartmak amacıyla çalıştayın düzenlendiğini ifade etti. Geleneksel Türk tiyatrosunda Karagöz’ün baş aktör olduğunu söyleyen Ergün, Karagöz sanatına destek veren Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Karagöz Müzesi müjdesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç, kukla sanatına ve Karagöz’e ayrı önem verdiklerini söyledi. Karagöz Müzesi’nin küçük bir yerde olmasına rağmen 100 bin kişilik ziyaretçi ağına sahip olduğunu açıklayan Özkılınç, müzeyi aynı alanda farklı bir yere, daha büyük bir şekilde taşıma düşüncelerinin olduğunu dile getirdi. Karagöz’ü kentin her yerinde yaşatmaya çalıştıklarını anlatan Özkılınç, Cumalıkızık’ta bir evi ‘Yaşayan Miras Evi’ yaparak kuklaların ve Karagöz’ün tüm yapılış sürecini canlandıracaklarını söyledi. Konuşmaların ardından çalıştay, çerçeve sunumları ve yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti.