Son Dakika
|
Marmaris’te güçlendirme çalışması yapılan apart otel çöktü
Trump: "Grönland, inşa etmekte olduğumuz ‘Altın Kubbe’ savunma sistemi için hayati öneme sahip"
ATM’de kameralar önündeki cinayette karar çıktı: Katillere 16 yıl 4’er ay hapis
Trump: "(İran'da) Ölümlerle ilgili doğru rakamları alacağız, ona göre hareket edeceğiz"
Fransa’dan Grönland’da konsolosluk adımı
Bocavirüs alarmı: 2 yaş altı çocuklar risk altında
Beşiktaş’ta korkutan yangın: Müştemilat alev alev yandı
İran’daki protestolarda ölü sayısı 2 bin 571’e, tutuklu sayısı 18 bin 434’e yükseldi
Vali Gül: ''İstanbul’da bir su krizi yok''
İstanbul’da asayiş olayları geçen sene yüzde 25.8 azaldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
2’nci Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması ödülleri sahiplerini buldu
Milli Savunma Bakanı Güler, Almanya Savunma Bakanı Pistorius ile bir araya geldi
Pakistan’da yasa dışı altın madeninde çökme: 8 ölü, 1 yaralı
ABD’nin 21 Ocak’tan itibaren 75 ülkenin vize işlemlerini askıya alacağı iddiası
Trump, Dünya Ekonomik Forumu'na geniş bir heyetle katılacak
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "İsrail, her zaman ABD’yi kendi adına savaşa sürüklemeye çalışmıştır"
Bakan Kacır: "3 yeni Organize Sanayi Bölgemiz şehirlerimize, milletimize hayırlı olsun"
KÜLTÜR SANAT
Bulanık’ta "Bin Umut Turnası" projesi: Filistinli çocuklar için gönüller birleşti
14 Ocak 2026 Çarşamba - 17:53:18
Muş’un Bulanık ilçesinde "Bin Umut Turnası" projesi kapsamında düzenlenen fuar ve resim sergisiyle Filistinli çocuklara destek için gönüller birleşti. Bulanık ilçesinde, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve özellikle savaşın en ağır yükünü taşıyan çocuklara umut olmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. "Bin Umut Turnası" projesi kapsamında düzenlenen Filistin’e destek fuara ve resim sergisi, ilçe genelinde büyük yankı uyandırdı. Bulanık Kaymakamlığı öncülüğünde; Bulanık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Bulanık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Gençlik Merkezi Müdürlüğü işbirliğiyle hayata geçirilen organizasyon, toplumsal dayanışmanın güçlü bir örneğini ortaya koydu. İsrail’in zulüm ve soykırımına maruz kalan mazlum Filistin halkına ve özellikle çocuklara destek olmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, Bulanık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesindeki kurslarda eğitim alan kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünleri sergilendi. Ayrıca ilçedeki okullarda öğrenciler tarafından hazırlanan resimler ile Bulanık Turgut Özal Ortaokulu, hayırseverler ve ADEM kursiyerlerinin katkılarıyla hazırlanan çeşitli yiyecekler ise fuarda satışa sunuldu. Fuarın açılışında konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, "Bugün burada sadece bir hayır faaliyeti değil, aynı zamanda Filistinli çocuklara uzanan bir vicdan elini temsil eden bir organizasyondayız. Dünyanın bir yerinde çocuklar oyun oynayamıyorsa, eğitim ve sağlık gibi temel haklardan mahrum kalıyorsa bu sadece o bölgenin değil, tüm insanlığın meselesidir. Biz de bugün imkanlarımız ölçüsünde Filistin’deki çocukların yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 17:12
Merkezefendi’de 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başvuruları başladı
Merkezefendi Belediyesi tarafından, Assitej Türkiye Merkezi’nin sanatsal desteğiyle düzenlenecek 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali için başvurular başladı. Festival, 23-30 Nisan 2026 tarihleri arasında Merkezefendi’de gerçekleştirilecek. Kültür ve sanata önem veren Merkezefendi Belediyesi çalışmalarına devam ediyor. Çocuk ve gençlere tiyatroyu çok yönlü bir biçimde deneyimleme imkânı sunmayı amaçlayan festivale, yerli ve yabancı profesyonel ve amatör tiyatro ekipleri başvuru yapabilecek. Başvurular, Merkezefendi Belediyesi Kent Tiyatrosu ve Assitaj Türkiye Merkezi tarafından oluşturulan seçici kurul tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda festivale katılmaya hak kazanan ekiplerle ayrıca iletişime geçilecek. Festival kapsamında kent genelindeki farklı sahnelerde tiyatro gösterimlerinin yanı sıra atölye çalışmaları ve söyleşiler de yer alacak. Festival programı ile çocuklar ve gençler, yalnızca izleyici olarak değil, süreçlerin aktif bir parçası olarak tiyatro ile buluşma fırsatı yakalayacak. Uluslararası nitelik taşıyan festivalin; gençlerin sanatsal ifade alanlarını genişletmesi, kültürel etkileşimi güçlendirmesi ve tiyatro aracılığıyla kalıcı bir paylaşım ortamı oluşturacak. Festivale katılmaya hak kazanan gruplar, festival süresince en az iki, en fazla dört gösterim gerçekleştirecek. Festivale başvurmak isteyen tiyatro ekiplerinin, 15 Şubat 2026 Pazar gününe kadar başvuru formunu eksiksiz doldurarak, oyunlarına ait tam kayıt video linki ve tanıtım linki ile birlikte başvurularını iletmeleri gerekiyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:38
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Özenle çalıştık, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandık"
Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitabının tanıtım toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir" dedi. Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nca hazırlanan Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitap Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen program Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. "Bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte" Burada konuşan Bakan Ersoy, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandıklarını ifade ederek, "Şevki Efendi, hat tarihçilerimiz ve büyük hattatlarımız tarafından Osmanlı hat sanatında, sülüs ve nesih hatlarının zirvesi kabul edilmektedir. Bu büyük usta aynı zamanda Mushaf yazımında kendisinden sonraki hattatları derinden etkilemiş, günümüzde ise Mushaf yazımında hattatların tamamının takip ettiği yegane üslubun sahibi haline gelmiştir. Biz, Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir. Sultan Mehmed Reşat tarafından şehzadeliğinde hocasına yazdırdığı Mushaf’ın müzehhibi ise yine dönemin önde gelen sanatkarlarından Hüseyin Hüsnü Efendi’dir. Bizler, Şevki Efendi gibi sahasında çığır açan bir sanatkarımızın, bir tane eserinin dahi basılmamış olmasını ciddi bir eksiklik olarak gördük ve bunu gidermek adına çalışmalarımızı başlattık. Bu sadece bizim değil, hemen her hattatın ve önde gelen hat uzmanlarının bir beklentisi, arzusuydu. Öyle ki TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız tarafından Şevki Efendi Mushafı’nın basılacağı haberi ciddi bir heyecan vesilesi olmuş; aldığımız geri dönüşler, duyulan memnuniyet bizlerin de şevkini ve gayretini beslemiştir. Çalışmamızın her aşamasında son kararın, Mushaf’ı yayına hazırlayan ve günümüzde hat sanatımızın dünyadaki en önde gelen temsilcilerinden olan Mehmet Özçay tarafından verildiğini burada vurgulamak isterim. Zira bu çalışmanın sancaktarı da odur. Hocamız, 2013’ün ocak ayında Topkapı Sarayı’nda bir hafta boyunca tarama yaparak bu yolu açmış, bugüne ulaşana kadar her menzilde emek sarfetmiştir. Çok şükür ehil ellerin bu emeğini, bu hasretini vuslata dönüştürmek bugüne nasip olmuştur" dedi. "Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" Bu çalışma TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığının neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçtiğini belirten Bakan Ersoy, "Bir Mushaf basmanın manevi hassasiyetine ve Şevki Efendi gibi çok önemli bir insan hazinemizin mirasını bugüne ve yarınlara taşımanın getirdiği sorumluluğa yakışır şekilde, özenle çalıştık. En gelişmiş baskı tekniklerini kullandık; kağıdından cildine, kutusuna verengine varıncaya kadar kaliteden, estetik ve zarafetten ödün vermedik. Arzu edilen baskı kalitesini yakalamak için tekrar tekrar baskı gerçekleştirdik. Hemen her sayfanın birden fazla basılmış olması, çalışmalarımızda gösterdiğimiz titizliğin bir sonucudur. Bu Mushaf sadece hattatı ve hattıyla değil, tezhibi ve cildi ile de muhteşem bir sanat eseridir. TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı, bu neşriyle yaklaşık 150 senelik özlemi sonlandırmış, Şevki Efendi’ye olan vefa borcumuzun bir nebze olsun ödenmesine vesile olmuştur. Şevki Efendi’yi ve onun şahsında Türk milletinin milli ve manevi benliğini yaşatmak uğruna sanatını, ilmini, ömrünü vakfetmiş; eserler ve hizmetler üretmiş cümle geçmişlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum. Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" şeklinde konuştu. "Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır" Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlığın işe dahil olduğuna değinen Bakan Ersoy, "Unutmamak gerekir ki yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır. Kodikoloji, konservasyon ve restorasyon uygulamaları, Karbon-14 testi ile tarihlendirme, malzeme özelliklerinin tespiti, kataloglama ve veri tabanı oluşturma gibi başlıklarla uzayıp giden bir listeden bahsediyoruz. Hal böyle olunca bilimsel araştırma laboratuvarları, teknolojik ekipmanlar, Mushaf tarihi ve yazma eser uzmanları, restoratör, kimyager ve biyologlardan oluşan çalışma grupları da araştırmaların bilimselliği ve sürekliliği açısından belirleyici bir öneme sahip oluyor. Bütün bu zaruretlerin bir an önce yerine getirilmesi için gereken adımı atan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuş, zatıalilerinin talimatları ile TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. Bütün yazma eserlerin, doğal olarak Mushafların da TÜYEK çatısı altında toplanması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Başkanlığımız bu konuda gerekli girişimleri başlatmıştır. Biz Bakanlık olarak müzelerimizdeki bütün yazma eserleri zaten TÜYEK’e devrettik. Aynı şekilde TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız da belirlenen program ve planlar doğrultusunda çalışmalarına başlamıştır. Bu alanın önde gelen uzmanlarından Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı hocamızın başkanlığında, Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Hafız Osman Şahin ile değerli Hocamız Hattat Mehmet Özçay’ın da yer aldığı çekirdek bir ilim heyeti oluşturduk. Başkanlığımız, TÜYEK’in yazma eserler konusundaki tecrübesini arkasına alarak, ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili kurum ve kişilerin katkısıyla önemli hizmetlere imza atacaktır" ifadelerini kullandı. İstanbul Valisi Davut Gül ise, "İstanbul’da güzel bir ana şahitlik ediyoruz. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Daha da önemlisi bugün bu güzelliğe gelen her birinize, gelerek şahitlik eden her birinize aylığa teşekkür ediyorum. İnşallah Coşkun Hocamızın gayretleriyle, çalışmasıyla, hocalarımızın destekleriyle bu çalışmalar daha da artar. İstanbul’umuza bu anlamda değer kazandıran herkese tekrardan teşekkür ediyor. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çekilerek hediye takdimi yapıldı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Hat Sanatçısı Mehmet Özçay ve davetliler katıldı.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:34
"Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030" tanıtıldı
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda hazırlanan, şehrin turizm potansiyelini sürdürülebilir ekonomiye dönüştürmeyi hedefleyen 36 politika ve 85 eylemden oluşan "Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030" tanıtıldı. Kentin tarihi, kültürel, gastronomik ve üretim gücünü turizm aracılığıyla güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir planlama çalışması olarak hayata geçirilecek yol haritası Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıyla anlatıldı. Turizm tüm paydaşlarla ele alındı Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmaların çıktıları doğrultusunda şekillenen yol haritası, Gaziantep’in turizm ekosistemi, arz-talep dengesi, yönetişim, altyapı, tanıtım, insan kaynağı ve ziyaretçi deneyimi başlıkları altında kapsamlı şekilde ele alındı. Nitelikli bir turizm modeli hedefleniyor Oluşturulan stratejik çerçeve, turizmin yalnızca ziyaretçi sayısına değil, kişi başı harcamanın artırılmasına, yerel üretimin desteklenmesine, istihdamın güçlendirilmesine ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesine odaklanan nitelikli bir büyüme modelini benimsiyor. "Bu eylem planı bana göre gerçekten çok doğru bir plan olmuş" Toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in dünya şehirleriyle rekabet gücünü arttırmak için bilimsel çalışmalarla ön plana çıkması gerektiğini vurgulayarak, "Herkes kendi işinde uzman ve çok iyi bir çalışma var. Birçok kafamızdaki soru işaretin cevabını burada buluyoruz ama biz zamanla yarışıyoruz. Zaman hız zaman. Artık büyük balık, küçük balığı da yutmuyor, hızlı balık hepsini yutuyor. Dolayısıyla hızlı balık olabilmemiz için hızlanmamız lazım. Kendi şehrimizdeki insanlar kendi şehrimizi tanımıyor. Dolayısıyla şu eylem planında, bize iş akış şeması lazım. Bunu kiminle yapacağız? Ne kadar sürede yapacağız? Yapmayanla ne yapacağız? Aldığım bu eylem planı bana göre gerçekten çok doğru bir plan olmuş. Gücümüz en zayıf halka kadar. Bizim bu yılın sonundaki hedef sayıyı belirlememiz gerekir. Bu mesele o kadar hayati bir mesele ki. Bu eylem planında somut, zaman planı, iş akışı. Bu derinleşme, bu kümeleşme, bu tematik çalışma" dedi. "Yolu gösterecek bütüncül bir şema elimizde var" Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise eylem planına hızlı bir şekilde ilerletileceğini belirterek, "Yolu gösterecek bütüncül bir şema elimizde var. Gaziantep olarak biz ne yapacağız artık bunu görüyoruz. Politikalar ve eylem planıyla ilgili iş bölümü hazırlayacağız. En kısa zamanda bu maddeler içerisinde yapacaklarımızı düşünüyoruz, hemen çalışmaya başlıyoruz" diye konuştu. Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030 ile ilgili sunumu ise Kapadokya Üniversitesi Turizm Master Planı Koordinatörü Prof. Dr. Bilgehan Gülcan tarafından yapıldı. Gülcan sunumunda Gazi şehrin turizm potansiyeline, geçmiş dönemlerdeki sayılardan bahsetti. Sunumunun devamında gelecekte yapılacak çalışmalara değinerek yol haritasında yapılan planlamaları paylaştı. Turizmde öncelikli alanlar belirlendi Yol haritasında gastronomi turizmi başta olmak üzere kültür ve inanç turizmi, müze ve ören yeri yönetimi, kent içi ve çevresel turizm rotaları, kırsal ve ekoturizm ile sağlık ve kongre turizmi stratejik öncelikli alanlar olarak belirlendi. UNESCO tescilli gastronomi kimliği, yerel üretim ve coğrafi işaretli ürünlerle bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Destinasyon yönetimi ve yönetişim modeli, kurumlar arası koordinasyon, veri temelli karar alma, tanıtım ve markalaşma stratejileri ile dijitalleşme ve akıllı turizm uygulamaları yol haritasının temel bileşenleri arasında yer aldı. Turizm sektöründe insan kaynağının geliştirilmesi ve mesleki kapasitenin artırılması da öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Çocuk ve aile dostu turizm anlayışı Çocuk ve aile dostu turizm anlayışı, erişilebilirlik ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri yol haritasının yatay bileşenleri olarak belirlendi. Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda hazırlanan eylem planları; ölçülebilir performans göstergeleri ve izleme mekanizmalarıyla desteklendi. Gerçekleştirilen lansmanla birlikte Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030, ilgili paydaşlarla paylaşılarak ortak sahiplenmenin güçlendirilmesi ve uygulama sürecinin koordinasyon içinde yürütülmesi hedefleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Ocak 2026 Çarşamba- 09:12
Hasköy’de 40 yıllık çay evi: Kağıt oyunu yok, satranç var
2
22 Haziran 2022 Çarşamba- 09:04
Milli Mücadele ruhu bu müze-kütüphanede
3
13 Ocak 2026 Salı- 14:11
Kırşehir’de soğuk havalara karşı asırlık lezzet: "Ahi helvası"
4
13 Ocak 2026 Salı- 14:32
Geçmişin izleri çağdaş sanatla buluştu: PALIMPSEST Sergisi İstanbul’da açıldı
5
11 Ocak 2026 Pazar- 15:09
Ressam Cenk Mısırlıoğlu, SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı
18 Kasım 2025 Salı - 11:55
L’Oréal Türkiye’den yeni farkındalık serisi
L’Oréal Türkiye, ’Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık’ (ÇHK) kültürü doğrultusunda önemli bir projeye imza attığını duyurdu. L’Oréal Grup’un küresel çapta sahiplendiği, yaş ve jenerasyonlar ile cinsiyet eşitliği gibi temel ÇHK politikalarının bir uzantısı olarak, Vichy markasının da desteği ile "Tabuları Yıkalım: Menopozu Konuşuyoruz" başlıklı üç oturumluk farkındalık serisi düzenlendi. Serinin ilk adımı olan "Tabuları Yıkalım: Menopozu Konuşuyoruz" başlıklı üç oturumluk farkındalık programında, menopoz konusunun biyolojik bir süreç olmasının yanında; iş hayatı, toplumsal algı ve kişisel yaşam üzerindeki çok boyutlu etkileriyle ele alarak mevcut tabuları yıkmak amaçlandı. Bu sürecin devamında ise, erkek çalışanlara yönelik "Prostat Sağlığı ve Andropoz Farkındalığı" oturumu düzenlenerek, erkeklerde yaşla birlikte ortaya çıkan hormonal değişimlerin fiziksel ve ruhsal etkileri, düzenli sağlık kontrollerinin önemi ve toplumdaki tabuların nasıl aşılabileceği konuşuldu. Böylece şirket, hem kadın hem de erkek sağlığına dair konularda farkındalık oluşturarak, çalışanlarının hayatlarının her evresinde kendilerini anlaşılmış ve desteklenmiş hissetmelerini sağlamak amacıyla çalışmalar sürdürmeye devam ettiğini duyurdu. "Çeşitliliği bir hedef değil, bir kültür olarak görüyoruz" Şirketin kapsayıcı ve farkındalık üretici iş kültürü ile ilgili konuşan L’Oréal Türkiye Ülke İnsan Kaynakları Direktörü & Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık Lideri Murat Yüksel, "L’Oréal Türkiye olarak konuşulmayan konuları açıkça gündeme taşıyor ve sesli bir şekilde ifade edebiliyoruz. Bu yaklaşım, yalnızca çalışanlarımızın kendilerini değerli ve desteklenmiş hissetmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda şirket içi kültürümüzü güçlendiriyor. Çalışanlarımızın yaşamlarının her evresinde kendilerini anlaşılmış ve desteklenmiş hissetmeleri bizim için öncelikli. Bu tür farkındalık projeleriyle, kapsayıcılığı iş yerinde ve hayatın her alanında daha görünür hale getiriyoruz" dedi. "Menopozu konuşarak öğreniyoruz" Üç oturum boyunca, Akademisyen Doç. Dr. Ece Paralı Öztan, Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Egemen Koyuncu ve Beslenme Terapisti ve Menopoz Koçu Pınar Gedik menopozun farklı boyutlarını ele aldı. İlk oturumda, menopozun biyolojik, duygusal ve sosyal etkilerine odaklanıldı. İkinci oturumda, yaşam biçimi değişiklikleri, bedenin yeni dengesine uyum sağlama ve sağlıklı alışkanlıkların rolü konuşuldu. Üçüncü oturumda ise, katılımcılar kişisel deneyimlerini paylaşma ve destekleyici bir topluluk ortamında birbirlerinden öğrenme fırsatı buldu. L’Oréal Türkiye ofisinde gerçekleşen bu diyalog serisiyle L’Oréal Türkiye, menopozun konuşulabilir hale gelmesine katkı sunarak hem kadın çalışanlarını güçlendirdi hem de kurum genelinde farkındalık oluşturdu. Şirket, her çalışanın yaşam döngüsünün farklı evrelerinde kendini değerli hissetmesini sağlayan bu tür uygulamalarla, daha bilinçli, destekleyici ve empatik bir kurum kültürünü inşa etmeye devam edeceğini duyurdu. Erkek sağlığı perspektifiyle: Prostat sağlığı ve andropoz farkındalığı Şirket, erkek çalışanlarına yönelik bir farkındalık çalışmasına da verimli bir oturumla imza attı. "Prostat Sağlığı ve Andropoz Farkındalığı" başlıklı oturumda, Üroloji Uzmanı Dr. Bülent Özbilek, Medikal Bölge Müdürü Gökhan Sarıca moderatörlüğünde andropoz ve prostat sağlığı konularını ele aldı. Etkinlikte; erkeklerde yaşla birlikte ortaya çıkan hormonal değişimlerin fiziksel ve ruhsal etkileri, düzenli sağlık kontrollerinin önemi ve toplumdaki tabuların nasıl aşılabileceği konuşuldu. Bu oturum, erkek sağlığına dair farkındalık oluşturmanın yanı sıra, kadın-erkek tüm çalışanlarda "yaşamın her evresinde birbirimizi anlamak ve desteklemek" bilincini pekiştirdi.
18 Kasım 2025 Salı - 11:53
Kültür ve lezzet şöleni: Diyarbakır Tanıtım Günleri 27 Kasımda İstanbul’da yeniden hayat buluyor
Mezopotamya’nın kalbi Diyarbakır, kadim tarihini, zengin mutfağını ve köklü kültürel değerlerini İstanbul’a taşıyor. Geleneksel hale gelen ve bu yıl İstanbul’da 27-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında gerçekleştirilecek olan Diyarbakır Tanıtım Günleri, memleket sevdalılarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (DİTAV) İstanbul Şubesinin yoğun gayretleriyle düzenlenen etkinlik, kentin tüm güzelliklerini 4 gün boyunca İstanbulluları ve İstanbul’da yaşayan Diyarbakırlıları buluşturacak. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçmesinde büyük rol oynayan DİTAV İstanbul Şube Başkanı Av. Aydoğan Ahıakın’ın çabalarıyla, Diyarbakır’ın tarihi dokusu, eşsiz gastronomisi ve yaşatılan yöresel kültürü yeniden nefes alacak. Etkinlik, gurbetteki Diyarbakırlıların memleket hasretini dindirirken, İstanbul’da yaşayan herkes medeniyetler şehrini yakından tanıma fırsatı sunacak. Diyarbakır Tanıtım Günlerinin, Diyarbakır için büyük önem taşıdığını vurgulayan Diyarbakırlı Çiğdem Kelekçi, "Diyarbakır uzun yıllar terör yüzünden hak ettiği yere gelemedi, şehir olayları derinden yaşamıştı fakat ne nezaketinden ne de kültüründen asla ödün vermedi. Bir diğer önemli husus ise Diyarbakır’ın bu asil duruşu, kültürel mirası özünü kaybetmeden böylesi özel günlerle hep hatırlatılmaya çalışıldı, hep akıllarda tutuldu. Kentin taşlarına kazınan hafızası asalet, zarafet tüm ihtişamıyla Diyarbakır tanıtım günlerinde bir kez daha ışıldayacak. Bu özel günü özellikle İstanbul’da tanıtmak ise tüm kıtalara ve kıtalar arasına verilen güzel bir mesajdır’’ dedi. Ahmet Başak ise, Diyarbakır’ın zorlu süreçlerin ardından zümrüdüanka misali yeniden doğuşuna dikkat çekerek, "Diyarbakır özellikle terör illetinin gazabı ile özünden uzaklaştırılmak istenmiş, şehrin kent kültürü ve kimliği zarar görmüştü. Yaralarını saran ve eski sıhhatini kazanan kadim kent Diyarbakır yine kendi küllerinden doğarak inşasını tamamlıyor. Kentteki kültürel etkinlikler ile özellikle İstanbul’da gerçekleştirilen Diyarbakır Tanıtım Günleri ile canına can, kanına kan katmaya devam ediyor. Bu kültürel, gastronomi ve kültür şöleninde Diyarbakır’ın yeniden önemli yıldız şehirler arasında hak ettiği süreçte yer alması adına yoğun gayret sarf eden Av. Aydoğan Ahıakın ve bu dirilişte emek veren herkese sonsuz şükranlarımı sunarım. Herkesin bu özel güne sahip çıkmasını yürekten arzu ederim. Gurbetteki Diyarbakırlıların bu etkinliği sahiplenmesi önemlidir. Bu nedenle bugüne bende iştirak etmekten şeref duyacağım’’ diye konuştu. Başak, bu kültürel, gastronomi ve kültür şöleninde emeği geçen DİTAV İstanbul Şube Başkanı Aydoğan Ahıakın’a şükranlarını sunarak, İstanbul’daki tüm Diyarbakırlıları bu özel güne sahip çıkmaya ve etkinliğe katılmaya davet etti. Gastronomi ve kültürel aksiyonlar ön planda Tanıtım Günleri, Diyarbakır’ın UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan tarihi yapılarına ek olarak, özellikle zengin gastronomi ve kültürel değerleri yönüyle öne çıkacak. Diyarbakır Tanıtım Günleri, kentin tarihini, kültürünü ve sıcak misafirperverliğini bir kez daha ön plana çıkararak, Anadolu’nun kadim şehrini ulusal ve uluslararası platformlarda hak ettiği yere taşımaya devam edecek.
18 Kasım 2025 Salı - 11:40
Melikgazi’de 1. Uluslararası Şiir Şöleni yapılacak
Kültürel çalışmaları ile ilçeye renk katan Melikgazi Belediyesi, ulusal ve uluslararası şiir dünyasının temsilcilerinin bir araya geldiği 1. Uluslararası Şiir Şöleni düzenleyecek. "Şiirin kalbi Kayseri’de atacak" Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda 22 Kasım Cumartesi günü saat 14.00’te gerçekleşecek olan etkinlik hakkında bilgi veren Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "İlçemizde düzenlediğimiz kültürel etkinliklerle sosyal yaşama katkı sunmaya devam ediyoruz. Şehrimizin edebi kimliğine katkı sunmayı amaçlayan etkinliklerimiz kapsamında yine güzel bir programda bir araya geleceğiz. 1. Uluslararası Şiir Şölenimizde ulusal ve uluslararası şiir dünyasının kıymetli temsilcileri buluşacak. Bu programda kelimeler, duygu ve düşünceler hafızamızda iz bırakacak. Şairlerimizin geçmişten günümüze bıraktıkları mirasa bizim sahip çıkmamız gerek. Bu yüzden bu tarz programların faydalı ve önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü şiirler sadece kelimelerden ibaret değildir. Her bir şiirin ardında derin ve anlamlı hikayeler, hatıralar vardır. Bizler de belediye olarak ülkemizde ve yurtdışında isim yapmış şairleri bir araya getirerek tanışma ve kaynaşmalarına vesile olmaktan mutluluk duyacağız. 22 Kasım Cumartesi günü saat 14.00’te gerçekleştireceğimiz etkinliğimize tüm hemşehrilerimizi bekleriz. İlçemizde sosyal hayatı zenginleştirmek adına çalışmalarımız devam edecek" dedi.
18 Kasım 2025 Salı - 11:13
Geleceğin sanatçıları İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda yetişiyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda 2025-2026 eğitim öğretim dönemi heyecanı başladı. Yetenek sınavlarını başarıyla tamamlayan bin 642 öğrenci, bu yıl konservatuvarın farklı bölümlerinde profesyonel eğitim alacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi büyük bir heyecanla başladı. Yetenek sınavlarını başarıyla tamamlayan bin 642 öğrenci, konservatuvarın farklı bölümlerinde sanat dolu bir eğitime adım attı. Sanatın her dalına dokunmayı hedefleyen İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda; Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Sahne Sanatları, Halk Oyunları, Şan ve Enstrüman eğitimi gibi temel alanlarda akademik düzeyde eğitim veriliyor. Öğrenciler, profesyonel sanat eğitiminin yanı sıra konservatuvarın zengin imkanlarından da yararlanma fırsatı buluyor. Sanat yolculuğuna ilk adım Bu dönem sanata gönül vermiş bin 642 öğrenci, yetenek sınavlarını başarıyla geçerek eğitim hakkı kazandı. Geleceğin sanatçılarını profesyonel düzeyde yetiştirmeyi hedefleyen konservatuvarda, alanında uzman 76 eğitmen, öğrencilerin gelişimi için yoğun bir çalışma yürütüyor. Konservatuvarda bu yıl eğitim alan öğrencilerin bir kısmı önceki yıllardan gelen süreçlerini sürdürürken, bir kısmı ise sanat yolculuğuna ilk adımlarını atıyor. Kentin kültürel yaşamına önemli katkılar sunan konservatuvar, yıl boyunca düzenlenecek konserler ve etkinliklerle sanatseverlerle buluşacak. Öğrencilerden oluşan icra heyetleri ve korolar, Antalya’nın dört bir yanında sahne alacak. "Öğrencilerden uluslararası başarılar" Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Müdürü Okan Atila, "Konservatuvarımız 1999 yılından itibaren hizmet vermektedir. Konservatuvarımızda 5 bölüm mevcuttur. Konservatuvarımızın öğrencileri, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda birçok başarıya imzalar atmıştır. Geçen yıl kurduğumuz Gençlik Orkestrası ve Antalya Klasik Gitar Orkestrası başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bunlara ek olarak bu yıl Bağlama Orkestrası ve Flüt Orkestrası da faaliyetlerine başladı. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yine Antalya Piyano Festivali’nde yer alacağız. Öğrencilerimiz, hem nostalji tramvayında hem de sahnede performans sergileyecekler. Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı olarak, sanatçı yetiştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
18 Kasım 2025 Salı - 11:02
Gazbetonun içinden doğan sanat
Samsunlu sanatçı Timur Tekbaş, sıradan bir inşaat malzemesi olan gazbetonu sanatsal bir anlatım aracına dönüştürerek dikkatleri üzerine çekiyor. Son olarak Ankara’da düzenlenen 2. Art Nouva Sanat Fuarı’nda yer alan Tekbaş, özgün rölyef çalışmalarıyla sanatseverlerden tam not aldı. Gazbeton bloklar üzerinde gerçekleştirdiği rölyeflerde, çizimlerden üç boyuta mekanik ve fosil formlarını bir araya getiren Tekbaş, her eserinde taşın kendi hikayesini yeniden yazıyor. Sanatçı, kullandığı malzemeyi sadece bir "inşaat ürünü" olarak görmediğini, aynı zamanda yaşamın sessiz tanığı ve yakın bir arkadaşı olarak değerlendirdi. "Benim için taş, geçmişle bugünü birbirine bağlayan bir nefes gibi. Gazbetonun gözeneklerinde insanın ve doğanın izlerini görüyorum. Bu yüzden her rölyef bir fosil, bir hatıra, bir kalıntı gibi" diyen Tekbaş, sanatını malzemeye olan duyarlılığıyla şekillendiriyor. Türkiye’de gazbetonun sanatsal bir malzeme olarak kullanımı oldukça nadir. Timur Tekbaş ise 23 yıldır bu alanda öncü isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Eserleri, Anadolu mitolojisi, doğa ve modern form arayışını birleştiren özgün bir dil sunuyor. Sanatçının önümüzdeki dönemde, aynı malzemeyle Anadolu’nun dişil mitleri üzerine yeni bir seri hazırladığı öğrenildi. Ayrıca Tekbaş, bu yıl İstanbul’da düzenlenecek İAAF-İstanbul Art and Antique Fair’e katılarak özgün gazbeton rölyeflerini sanatseverlerle buluşturacak. Fuar, 4-7 Aralık tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
18 Kasım 2025 Salı - 10:34
Yayla kültürünü ve Uzungöl’ün unutulan hikayelerini tuvale taşıyor
Trabzonlu genç ressam Havva Akyüz, yayla kültürünü ve çocukluğunun geçtiği Çaykara ilçesinin dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl’ün unutulan hikayelerini tuvale taşıyor. Uzungöl’de yaşayan genç ressam ve resim öğretmeni Havva Akyüz (24), Karadeniz’in zengin kültürünü, yayla yaşamını, mezra hatıralarını ve doğal hayatın en saf hâllerini tuvale ustalıkla aktaran çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Akyüz’ün atölyesinde yaptığı eserler, yalnızca birer tablo olmanın ötesinde, bölgenin yaşayan hafızasına dönüşüyor. Akyüz’ün eserlerinde en çarpıcı temalardan biri, yaylalarda büyüyen çocukların samimiyeti ve masumiyeti. Yörede yıllar önce çekilmiş fotoğraflardan yola çıkarak çizdiği çocuk portrelerinde; yayla patikalarında oyun oynayan, sisli sabahlarda okul yoluna çıkan çocukların hikâyeleri yeniden canlanıyor. Bu çalışmalar, Karadeniz’de giderek azalan yayla kültürünün duygusal bir belgesi niteliğinde. Akyüz’ün tabloları arasında geniş yer tutan bir diğer konu ise bölgenin güçlü kadın figürleri. Sırtında odun taşıyan, tarlalarda çalışan, yılların ağırlığını yüz çizgilerinde taşıyan yaşlı kadınlar; sanatçının fırçasında hem gerçeğe yakın hem de tarihi bir derinlikle resmediliyor. Bu portreler, Karadeniz kadınının emeğini, mücadelesini ve geleneksel yaşamın izlerini sanat dünyasına güçlü bir şekilde aktarıyor. Akyüz, doğa gözlemlerini de resimlerine taşıyor. Boz ayının derede alabalık avladığı sahneyi betimlediği tablosu, bölgenin yaban hayatına dair en özgün eserlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yörede yıllardır anlatılan bu doğal döngüyü tuvale taşıyan genç sanatçı, doğa ve hayvan ilişkisine dair güçlü bir anlatım sergiliyor. Havva Akyüz, önümüzdeki aylarda İstanbul Avrupa Yakası Uzungöller Derneği lokalinde ilk kapsamlı sergisini açmaya hazırlanıyor. Sergide yayla yaşamından doğa kompozisyonlarına, çocuk portrelerinden yaban hayatına kadar birçok eser sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
18 Kasım 2025 Salı - 10:24
Eskişehirli gençlerden Kolombiya’da kültürel buluşma
Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Suat Çelik Gençlik Merkezi’nden bir grup genç, Kolombiya’nın başkenti Bogotá’da gerçekleştirilen kültürel buluşmada önemli temaslarda bulundu. Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Hareketlilik Programı kapsamında, Türkiye-Kolombiya arasında ’Sesimi Duy’ isimli bir gençlik katılımı ve kültürlerarası diyalog projesi yürütülüyor. Bu çerçevede, Kolombiya’da bir program düzenlendi. Program süresince gençler, Türkiye Maarif Vakfı Kolombiya Temsilciliği’nin ev sahipliğinde Kolombiyalı akranlarıyla bir araya gelerek çeşitli ortak etkinlikler ve projeler gerçekleştirdi. Bu etkileşimler, 2 ülke gençleri arasında kültürel bağların güçlenmesine ve kalıcı dostlukların oluşmasına katkı sağladı. Eskişehirli gençlerden oluşan heyet, gösterilen ilgi, sıcak karşılama ve misafirperverlik için Türkiye Maarif Vakfı Kolombiya Temsilcisi Dr. Rıza Feridun Elgün başta olmak üzere tüm Maarif Vakfı yetkililerine teşekkürlerini sundu. Uluslararası hareketlilik ve gençlik diplomasisine katkı sunmayı amaçlayan projenin, gençlerin kültürlerarası etkileşim becerilerini artırdığı ve aynı zamanda Türkiye’nin gençlik politikaları doğrultusunda küresel düzeyde yeni iletişim köprüleri kurulmasına katkı sağlamayı sürdürdüğü belirtildi.
18 Kasım 2025 Salı - 10:22
Kuşların kanatlarıyla 15 binden fazla mesaj yükseldi
Osmaniye’de 51 ülkeden 1307 katılımcının 1618 çalışmayla yer aldığı yazar Yaşar Kemal anısına "Kuşlar da Gitti" ‘Uluslararası Posta Sanatı Sergisi’ düzenlendi. Osmaniye’de düzenlenen sergide; 51 ülkeden 1307 katılımcı yer aldı. Sergide katılımcılar tarafından hazırlanan 1618 çalışma, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Osmaniyeli yazar Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban’da katılarak sanatçılarla bir araya geldi. Etkinlikte konser, özel posta pulları ve resim çalışmaları ziyaretçilerle buluştu. Katılımcılar, serginin hem kapsamı hem de sunumu bakımından son derece etkileyici olduğunu ifade ederek organizasyona yoğun ilgi gösterdi. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Mimarlık Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Profesör Ali Asker Bal tarafından düzenlenen Yaşar Kemal’in edebiyat dünyasına bıraktığı güçlü mirasa dikkat çekilen sergi, ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladı. Sergiye yaptığı resimle katılan Güzel Sanatlar Fakültesi resim bölümü mezunu özel birey İmge Gülsün’ün annesi Ayşe Gülsün, "İmge’nin bu projede yer almasından çok mutluyum. Çünkü bu proje sanatın gücünü anlattı 51 ülkenin sanatçıları bir araya geldi ve aynı konuyu işlediler. Burada zaten işlenen konu betonlaşmanın verdiği rahatsızlığı dile getiriyor. Bir kafes içerisine sıkışmalarını anlatıyor yaptığı resimde. Böyle projelerin hep devamında İmge’nin yer almasını istiyoruz. Çok güzel bir projeydi emeği geçenlere biz teşekkür ediyoruz. Bizim de katkımız olduysa ona seviniyoruz yani aile olarak" diye konuştu. "Kuşların kanatlarıyla 15 binden fazla mesaj yükseldi" Gençlerin yaptığı eserleri gördüğünde mutluluk yaşadığını dile getiren Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban, "Çok heyecanlandım ben bu sergiye 1 yıl önce Ali Bey böyle bir posta sanatı deyince pek de bilemedim ne olacağını ve de bu kadar kapsamlı bir çalışma getireceğini de bilemiyordum. Dünyanın her tarafından gelmiş ve çok doğru bir seçim yapmış ‘Kuşlar da Gitti’ ile ‘Kuşlar da Gitti’ bir değişim, kent kültürünün birçok şeyi yok etmesi, insanlar arasındaki iletişimin kopukluğunu anlatır, anlattığı pek çok şey arasında ve burada gerçekten kuşların kanatlarıyla 15 binden fazla mesaj yükseldi dünyanın her yerine çok güzel bir şey. Bir de gençler, ilk ve ortaokul öğrencilerinin yaptıklarını gördüm. O kadar sevgiyle, coşkuyla yapılmış ve o kadar da anlayarak yapılmış katkıları var ki gerçekten kutluyorum. Çok ama çok mutlu oldum. Devamını diliyorum" dedi.
18 Kasım 2025 Salı - 10:21
Yunus Emre Sergisi ziyaretçilere kapılarını açtı
Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi’nde Yunus Emre Sergisi’nin açılış programı gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Grafik Sanatlar Bölümü tarafından ’17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği ve Yunus Emre Sergisi’ düzenlendi. Bu kapsamda, Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde Yunus Emre Sergisi açıldı. Serginin 28 Kasım 2025 Cuma gününe kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacağı belirtildi. "Buradaki eserler bize bir sözden çok öte bir şey gösteriyor" Açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Yunus Emre’nin öğretilerinin bugüne taşınmasının önemini vurgulayarak, "Yunus Emre’nin çağlar öncesinden yaptığı çağrıyla bu buluşmayı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Üniversitemizin girişinde yer alan ’İlim, ilim bilmektir. İlim, kendin bilmektir.’ sözü, bugün burada sergilenen bütün çalışmaların özünü oluşturuyor. Buradaki her şey kendinizi tanımanın bir yansımasıdır. Sanatçının yaptığı da budur, kendini tanımak ve kendini tanıdıkça içindeki ilhamı bize göstermeye çalışıyorlar. Bunlar sanatçıların kalplerinde, ruhlarında olan duygulardır ve onları bizlere göstermeye çalışırlar. Akademisyenlerimizin yaptığı aslında içinizdeki duygu, düşünce ve fikri görünür kılmada size rehberlik yapmaktır. Yunus Emre de bizim kendimizi anlama, kendi iç yolculuğumuzda bize rehberlik eden en önemli kişilerden biridir. Buradaki eserler bize bir sözden çok öte bir şey gösteriyor; bu eserler sanatçının iç yolculuğunda o sözü nasıl anladığını gösteriyor. Son olarak bu süreçte değerli akademisyen hocalarıma, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Yunus’un ışığı her daim üzerimizde olsun" GSF Dekan Vekili Prof. Duygu Kahraman, Yunus Emre’nin sevgi, birlik ve merhamet diline dikkat çekerek, "Yüzyıllardır insanlığa rehberlik eden sanatçıların ve tasarımcıların penceresinden izleyebildiğimiz için hepimiz çok mutluyuz. Yunus Emre kelimelerini iyilik, merhamet ve sevgi dili olarak kullanan biridir. Onun ‘sevelim ve sevilelim’ çağrısı bugün hâlâ insanları birleştiren en güçlü köprülerden bir tanesidir. Sergide Yunus felsefesinin çağdaş yorumlar eşliğinde vücut bulduğunu izleyeceğiz. Sanatçılarımız, yazının biçim ve söylem gücünü Yunus Emre’nin düşündüren cümleleriyle bir araya getirerek izleyicileri estetik ve aşk dolu bir yolculuğa davet ediyorlar. Hocalarımızın da belirttiği gibi sergideki her iş, duygunun, düşüncenin ve inancın ete kemiğe bürünmüş hali diyebiliriz. Yunus’un ışığının, sevgi ve birlik anlayışının her daim üzerimizde olması dileğiyle" şeklinde konuştu. "Bu etkinlik aracılığıyla bin 750 öğrenci kaligrafi ve tipografi ile tanıştı" Etkinlik koordinatörlerinden Öğr. Gör. Bengisu Keleşoğlu, etkinliğin kapsamına ilişkin bilgiler vererek şunları söyledi: "Gelenekselleşen etkinliğimiz 2009 yılından itibaren bugüne 17’nci kez ziyaretçilerle buluşuyor. Çalıştaylar, sergiler ve konferansları içeren geniş kapsamlı bir program sunuyoruz. Bugüne kadar yaklaşık bin 750 öğrenci bu etkinlik aracılığıyla kaligrafi ve tipografi ile tanıştı. Yunus Emre’nin ’gelin tanış olalım’ çağrısına uyan 21 ülkeden sanatçılar yaklaşık 800 eserle etkinliğimize katkı sundu." Programa; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, GSF Dekan Vekili Prof. Duygu Kahraman, GSF Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı ve etkinlik komitesi başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
18 Kasım 2025 Salı - 10:09
Kartal’da açılan "Atölye No 10 Karma Yağlı Boya Resim Sergisi" ziyaretçilerini bekliyor
Kartal Belediyesi, ‘Atölye No 10 Karma Yağlı Boya Resim Sergisi’ni açtı. Sanatseverler 17-22 Kasım tarihlerinde sergiyi ücretsiz gezebilecek. Belediye Hizmet Binası Fuaye Alanı’nda açılan ve sanatseverleri bir araya getiren sergide, yağlı boya tekniğiyle hazırlanan çalışmalardan oluşan doğa, dönüşüm ve mitoloji gibi temalar farklı anlatım biçimleriyle ele alınırken; Anka kuşu temalı eser ise özellikle ilgi gördü. 12 sanatçının yer aldığı karma seçki, her birinin özgün üslubunu yansıtan zengin bir içerikle hazırlandı. 6 gün boyunca Kartal Belediyesi fuaye alanında açık olacak sergiyi sanatseverler, 08.30-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezebilecek. Sergide sanatçılar Aliye Vardarlı, Bünyamin Gençaslan, Ceyhun Kılıç, Gönül Poyraz, Gülperi Gürol, Gülseren Köroğlu, Melahat Yiğit, Musa Özdemir, Nebahat Aydöner, Nuran Kalelioğlu, Sevinç Sarıçayır ve Zekiye Çankaya’nın eserleri bulunuyor. "Hayat damarlarımızdan beslenmek için buradayız" Açılışta konuşan Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Fatma Gül Altınöz, sanatın toplumsal hafızadaki yerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Sanat, bir milletin hafızası ve aynı zamanda vicdanıdır. Bu sergi de tam olarak geçmişimizle bugünümüzü buluşturuyor, yaşanmışlıklarımızı ve acılarımızı yorumluyor, umutlarımızı görünür kılıyor. Burada her eser, bir hikâye anlatıyor Ve o hikâyelerin her biri, aslında bizim hikâyemiz. Bu yüzden, bu sergiyi hazırlayan değerli sanatçılarımıza, küratörümüze, emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz. Sözlerimi bitirirken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o unutulmaz cümlesini tekrar etmek istiyorum: ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ Biz, hayat damarlarımızdan beslenmek için buradayız." Serginin açılış programına Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Fatma Gül Altınöz, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Şahin ile sanatseverler katıldı.
18 Kasım 2025 Salı - 10:05
Sultanhisar’da yurtta kalan öğrenciler, yeteneklerini keşfediyor
Aydın’da öğrenci yurtlarında kalan üniversite öğrencileri konaklamanın yanı sıra açılan çeşitli kurslarla da kendilerini geliştirirken, Sultanhisar ilçesinde kalan gençler de el sanatları kursuyla yeteneklerini keşfediyor. Aydın’da öğrencilerin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra gençlere yönelik açılan çeşitli kurslarla da kendilerini geliştirmesi sağlanıyor. Bu çerçevede Sultanhisar Yurdu’nda Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi işbirliğiyle açılan el sanatları kursu, gençlerin sanatsal yönlerini keşfetmelerini sağlıyor. Kurslara katılan gençle resimden ahşap boyamaya kadar birçok alanda teknikleri öğrenirken bir yandan da eğleniyor. Ayrıca gençlerin ürettiği el emeği ürünler de yıl sonu sergisiyle görücüye çıkacak.
18 Kasım 2025 Salı - 09:58
Kahramanmaraş’ta miniklere özel tiyatro
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ve Hollanda Büyükelçiliği iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, "Ronnie-Göldeki Fısıltı" adlı eser sahneye uyarlanarak Afşin ve Göksun’da minik izleyicilerle buluştu. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Hollanda Büyükelçiliği iş birliğinde hayata geçirilen kültür sanat projesi kapsamında, çocuklar uluslararası bir tiyatro deneyimi yaşama fırsatı buldu. Hollandalı çocuk edebiyatı yazarı Arjan Dwarshuis’un kaleme aldığı "Ronnie - Göldeki Fısıltı" adlı eser, sahneye uyarlanarak Afşin ve Göksun’da minik izleyicilerle buluştu. Doğa bilinci, arkadaşlık ve dayanışma temalarını merkezine alan oyun; interaktif anlatım dili, canlı karakterleri ve renkli sahne tasarımıyla çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir atmosfer sundu. Çocukların sahneyle kurduğu etkileşim, oyunun akışına canlılık katarken, anlatılan hikâye onların çevre farkındalığını ve empati duygusunu güçlendirdi. Gösteri, yalnızca bir tiyatro oyunu değil, aynı zamanda bir öğrenme deneyimi niteliği taşıdı. Yapım, çocukların sosyal becerilerinin gelişimine, takım çalışması algısına ve çevre duyarlılığına önemli katkılar sağladı. "Ronnie - Göldeki Fısıltı" tiyatro gösterisinin, Afşin ve Göksun’daki buluşmaların ardından şimdi de şehir merkezinde minik izleyicilerini ağırlamaya hazırlandığı ifade edildi. Oyunun, 22 Kasım Cumartesi günü saat 13.00 ve 15.00 seanslarıyla Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde sahneleneceği, gösteriye tüm çocukların davetli olduğu belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder