KÜLTÜR SANAT
İsmini bilmeyen yok ancak tanışan çok az, Sivaslı bir sultan ve gönül insanı, Kadı Burhanettin 13 Mart 2026 Cuma - 12:01:22 Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Sivas’ta neredeyse herkesin ismini duyduğu ama hakkında çok az kişinin bilgi sahibi olduğu, Sivas’ın manevi önderlerinden Kadı Burhanettin’i anlattı. Sivas’ta kabri adını taşıyan Kadı Burhanettin Mahallesi’nde bulunan Kadı Burhanettin, ismi neredeyse Sivas’ta yaşayan herkes tarafından bilinse de az kişi tarafından tanınıyor. Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Sivas’ta Kadılık, vezirlik, atabeklik ve sultanlık yapan, aynı zamanda şehrin manevi önderlerinden Kadı Burhanettin’i anlattı. Denizli, Kadı Burhanettin’in büyük bir fıkıh ve fen alimi olduğunu belirtip, "Hanefi mezhebi fıkıh ve fen alimi, kadı ve devlet adamı. İsmi Burhaneddin Ahmed, babası Şemseddin Muhammed’dir. Kadı Burhaneddin; Ahmed, hicri 745 miladi 1344 senesinde Kayseri’de doğdu. İyi bir tahsil ve güzel bir terbiye gördü. Kadılık, vezirlik, atabeklik ve sultanlık yaptı. Hicri 800 miladi 398 senesinde vefat edip Sivas’ta defnedildi. 14 yaşına gelinceye kadar Türkçe, Arapca ve Farsça’yı öğrendi. Babasıyla birlikte Mısır’a gitti. Mısır’da fıkıh, usul, hadis, tefsir, feraiz, astronomi ve tıp ilimlerini tahsil etti. Dört mezhebin de fıkıh bilgilerinde ilim sahibi oldu" dedi. 21 yaşında kadı oldu Denizli, Kadı Burhanettin’in 21 yaşında kadılık görevine getirildiğini ifade edip, "Ondokuz yaşında babasıyla birlikte hacca gitti. Hac dönüşü Halep’te babasının vefatı üzerine 1364 yılında Kayseri’ye döndü. Kayseri Hükümdarı Eretnaoğlu Gıyaseddin Mehmed Bey tarafından babasının yerine Kayseri Kadısı tayin edildi. Kadı olduğunda 21 yaşındaydı. Yaşının genç olması dolayısıyla bazı itirazlar olmasına rağmen kısa zamanda dirayetini gösterdi. Adaletli hükümleri, sistemli faaliyetleri ile az zamanda halka kendini sevdirdi" dedi. Eretna devletinde vezir ve sultan oldu Denizli, Kadı Burhanettin’in 1378 yılında Eretna devletine vezir olarak atandığını açıklayarak, "1375 senesinde vuku bulan karışıklıklardan sonra Kadı Burhaneddin Ahmed’in bu husustaki dirayetini görenlerin de teşvikiyle kendini siyasetin içinde buldu. Konya’dan Erzurum’a kadar ondan bahsedilir oldu. Askeri kabiliyeti de ortaya çıktı. 1378 yılında vezir tayin edildi. İlerleyen yıllarda, Kadı Burhaneddin, ileri gelen kimselerin teşkil ettiği bir meclis tarafından saltanat naibi seçildi. Sivas’ta idareyi ele aldı. İktidarını ilan etti. Adına para bastırıp, hutbe okuttu" dedi. Savaşta vefat etti Denizli, Sivas’a sultan olan Kadı Burhanettin’in savaşta vefat ettiğini hatırlatarak şunları söyledi: "Kadı Burhaneddin onsekiz yıl süren hükümdarlığında çevresindeki beyliklere hakimiyetini kabul ettirdi. Osmanlı Sultanı Murad-ı Hüdavendigar Han ile dostane münasebetler kurdu. Kadı Burhaneddin Ahmed Bey, Akkoyunlu Karayülük Osman Bey ile önce dost olmasına rağmen, sonra araları açıldı. Karayülük Osman bey ile Sivas yakınlarında yapılan savaşta, Kadı Burhaneddin Ahmed öldürüldü. Kadı Burhaneddin’in oğlu Alaeddin Sivaslılar tarafından hükümdar ilan edildi. Timur Han’ın Anadolu’ya gelme ihtimali üzerine Sivaslılar şehri Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezıd Han’a teslim etti. Kadı Burhaneddin Ahmed Devleti H-801 (M-1398) tarihinde sona erince, oğlu Alaeddin Ali Bey de Osmanlı hizmetine girdi"
Bülent Ecevit’in 70 yıllık daktilosu, Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde
15 Ocak 2026 Perşembe - 17:31 Bülent Ecevit’in 70 yıllık daktilosu, Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde Eski Başbakan Bülent Ecevit’in 70 yıllık daktilosu, Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde geçici süreyle sergilenmeye başlandı. Ulucanlar Cezaevi Müzesi, önemli bir esere daha ev sahipliği yapmaya başladı. Türk siyasi hayatının duraklarından biri olan Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde sergilenen hatıra eşyalara bir yenisi daha eklendi. Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’e çocukluk yıllarında hediye edilen ‘Erika’ marka daktilo, Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde sergilenmeye başladı. Bülent Ecevit’in yaklaşık 70 yıl boyunca kullandığı ve 2003 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Bilim ve Uygulama Araştırma Merkezi’ne bağışladığı daktilo, müzede geçici süreyle sergilenmek üzere yerini aldı. Ayrıca Bülent Ecevit’in Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde tutuklu kaldığı döneme ait, kendisiyle özdeşleşen kasketi ve kravatı da Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde sergileniyor. "Bu müze yakın siyasi tarihimize ait önemli izler taşıması bakımından çok önemli bir yer" Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde geçmişte cezaevinde bulunmuş şair, yazar, siyasetçi ve devlet adamlarına ait kişisel eşyaların sergilendiğini hatırlatan Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki "Bülent Ecevit’in uzun yıllar, 70 yılı aşkın bir süre bizzat kullandığı, kendi yazılarını yazdığı, yakın bir akrabası tarafından öğrenciliğinde hediye edilen bu daktilo, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden emaneten 6 aylık bir süre için cezaevi müzemize nakledildi. Bir müddet burada ziyaretçilerle buluşacak. Emeği geçenlere, bu daktiloyu bize emanet edenlere teşekkür ediyorum. Bu müze yakın siyasi tarihimize ait önemli izler taşıması bakımından çok önemli bir yer. Burayı ziyarete gelecek vatandaşların burada ders alacağı çok şey var. Burayı muhafaza ederek ve müzeye çevirerek güzel bir iş yaptığımızı düşünüyoruz. Çok yoğun talep var, çok ilgi gören bir yer. Kültürel anlamda bu yapıları muhafaza ederek, kültür ve sanat adına bazı faaliyetlerde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Mardin’de evlilikte 25 yılını tamamlayan 47 çift için umre kura çekimi yapıldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 17:03 Mardin’de evlilikte 25 yılını tamamlayan 47 çift için umre kura çekimi yapıldı Mardin’in Artuklu ilçesinde evlilikte 25 yılını tamamlayan 47 çift için umre kura çekimi yapıldı. Mardin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından "2025 Aile Yılı" kapsamında düzenlenen program çerçevesinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü konferans salonunda Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan umre kura çekimi töreni yapıldı. Törende konuşan Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Hülya Savaş, ailenin yalnızca aynı çatı altında yaşamak olmadığını belirterek, "Aile yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil birlikte sabretmek, birlikte emek vermek ve birlikte güçlenmektir. Toplumun en sağlam temeli olan aile kurumunun korunması ve desteklenmesi, bizler için yalnızca bir görev değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluktur. Bu anlayışla hayata geçirilen umre ziyareti projesi, evlilikte uzun yılları geride bırakmış; sevgi, emek ve sadakatle aile birliğini ayakta tutmuş çiftlerimize sunulan anlamlı bir vefa örneğidir" dedi. Hayata geçirilen umre ziyareti projesinin, evlilikte uzun yılları geride bırakmış, sevgi, emek ve sadakatle aile birliğini ayakta tutan çiftler için anlamlı bir vefa örneği olduğunu ifade eden Savaş, projeyle uzun soluklu birlikteliklerin kıymetini görünür kılmayı ve aile olmanın toplumsal değerini pekiştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Savaş, proje kapsamında başvuruların 26 Aralık 2025’te başladığını, 9 Ocak 2026’da sona erdiğini kaydederek, "Başvurularımızı online olarak aldık. Toplamda 2 bin 455 başvuru gerçekleşti." diye konuştu. Kura çekiminin şeffaflık, adalet ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini vurgulayan Savaş, tüm hak sahipleri için hayırlı olmasını diledi. Törene, Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sait Demirhan, Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Hülya Savaş ve vatandaşlar katıldı. (SA-YRT
Mobil kitap mağazasına vatandaşlardan yoğun ilgi
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:57 Mobil kitap mağazasına vatandaşlardan yoğun ilgi Türk Tarih Kurumu’nun mobil kitap mağazası Çankırı’da vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Türk Tarih Kurumu tarafından, tarih bilincinin toplumun her kesimine yayılması ve akademik nitelikli yayınların doğrudan okurla buluşturulması amacıyla hayata geçirilen Mobil Kitap Satış Aracı, Türkiye turunun ikinci durağı olan Çankırı’da faaliyetlerine başladı. Kırıkkale’den yola çıkan mobil araç, yarına kadar Çankırı Atatürk Anıt Alanı’nda kitapseverleri ağırlıyacak. Proje çerçevesinde, Türk tarihinin önemine değinen akademik çalışmalar, arşiv belgelerine dayalı araştırma eserleri, kültür ve medeniyet temalı yayınlar ile çocuklar ve gençlere yönelik eğitici kitaplar Çankırılı okurların beğenisine sunuluyor. ’Yoğun ilgi gördü’ Amacın, vatandaşların tarihe olan ilgisini arttırmak olduğunu söyleyen Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı, "Türk Tarih Kurumu tarafından ’Her Eve Bir Kitap’ kampanyası kapsamında gezici tırlar ülkemizi dolaşmaya başlamıştır. İkinci durak ise Çankırı olmuştur. Amacımız tarih bilincini geliştirmek, gençlerin tarihe olan ilgisini artırmak ve tarihi doğru, bilimsel yöntemlerle anlatmaktır. Bu amaçla hazırlanan kitaplar, gezici tırda satışa sunulmaktadır. Çankırılı vatandaşlarımız ve öğrencilerimiz tırı ziyaret ederek kitapları inceleyebilir ve satın alabilirler. Ayrıca yarın Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan hocamızın katılımıyla hem söyleşi hem de imza günü gerçekleştirilecektir. Tüm halkımız davetlidir. Kitap tırımız bugün Çankırı’ya gelmiş olup yoğun ilgi görmüştür ve görmeye de devam edecektir" diye konuştu.
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin ‘Kış Konferansları’ başlıyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:38 Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin ‘Kış Konferansları’ başlıyor Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin sanat tarihi alanındaki öğrenim programları ‘Kış Konferansları’ ile sürüyor. Konferanslar, 24 Ocak’ta başlayacak ve 6 hafta sürecek. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin sanat tarihi alanındaki öğrenim programları ‘Kış Konferansları’ ile sürüyor. 24 Ocak Cumartesi günü başlayacak ve 6 hafta sürecek konferanslar, alanında uzman sanat tarihçilerin zengin anlatımıyla Selçuklu ve Doğu Roma’dan Osmanlı’ya, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e sanatın bu topraklardaki serüvenine ışık tutacak. Anadolu Mirası başlıklı oturumların ilkinde Dr. Nazlı Pektaş, en büyük Türk-İslam devletlerinden Selçukluların Anadolu’da mimariden el sanatlarına uzanan özgün sanat mirasını anlatırken, ikinci oturumda Doç. Dr. Koray Durak, Doğu Roma İmparatorluğu’nun güçlü sanat geleneğini inceleyecek. Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu, Osmanlı’da minyatür sanatının üslup, teknik ve görsel dünyasına odaklanacak. Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e uzanan Batılılaşma sürecinde Türk resim sanatının geçirdiği köklü dönüşümü; Doç. Dr. Ayşe Köksal ise Cumhuriyet’in ilk yıllarında yeni bir kimlik arayışına giren modern Türk sanatının gelişim sürecini tartışmaya açacak. Son oturumda ise Doç. Dr. Seda Yavuz günümüzün sanat pratiklerini, kavramsal çerçevelerini ve küresel bağlamdaki yerini irdeleyecek. Birbirinden değerli sanat tarihi uzmanları eşliğinde sürdürülecek altı haftalık program cumartesi veya pazar günleri 11.00-13.00 saatleri arasında BlackBox’ta düzenlenecek. Sanatseverler, konferans serisindeki etkinliklere tek tek katılabilecek. Tüm oturumlara katılanlara ise program sonunda bir sertifika sunulacak. RHM Kış Konferansları takvimi şöyle açıklandı: 24 Ocak Cumartesi, 11.00-13.00 "Anadolu Mirası-1: Selçuklu Dönemi Sanatı ve Yansımaları" / Dr. Nazlı Pektaş 31 Ocak Cumartesi, 11.00-13.00 "Anadolu Mirası-2: Doğu Roma Sanat Geleneği" / Doç. Dr. Koray Durak 8 Şubat Pazar, 11.00-13.00 "Osmanlı Minyatür Sanatı" / Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu 14 Şubat Cumartesi, 11.00-13.00 "Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Resim Sanatı" / Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu 21 Şubat Cumartesi, 11.00-13.00 "Erken Cumhuriyet ve Modern Türk Sanatının Gelişimi" / Doç. Dr. Ayşe Köksal 1 Mart Pazar, 11.00-13.00 "Çağdaş Sanat Okumaları" / Doç. Dr. Seda Yavuz Konferanslar için tekil biletler, İş Bankası kartlarına indirim olarak Biletix’te satışa sunuldu.
Miraç Kandilinde Kâbe’de mahşerî kalabalık
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:29 Miraç Kandilinde Kâbe’de mahşerî kalabalık Miraç Kandilinin gündüzünde dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar Kâbe’ye akın etti. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı umre gruplarının da yer aldığı yoğunlukta, umreciler kandilin manevi atmosferini kutsal topraklarda yaşadı. Miraç Kandilinin gündüzünde İslam dünyasının kalbi Kâbe, milyonlarca Müslümanın buluşma noktası oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı umre grupları başta olmak üzere, farklı ülkelerden umre ibadeti için kutsal topraklarda bulunan Müslümanlar Mescid-i Haram’a akın etti. Kâbe, yoğunluk nedeniyle adeta mahşerî bir kalabalığa sahne oldu. 30-31 Aralık umre programları kapsamında Mekke’ye gelen gruplar da bu anlamlı günde veda tavaflarını gerçekleştirdi. Miraç Kandilinin manevi iklimi, tavaf ve dualarla daha da derin hissedildi. Sinop Müftülüğü organizasyonuyla kutsal topraklarda bulunan umrecilerden Yılmaz Öztürk, "Umre ibadeti için kutsal topraklardayız. Mübarek Miraç Kandilini bu yıl Kâbe’de idrak edeceğiz. Bu manevi atmosferi burada yaşamak tarif edilemez bir duygu. Allah’ım yaptığımız ibadetlerimizi umrelerimizi kabul etsin. Peygamberimizin şefaatine bizleri de nail eylesin. Gönlünde Mekke’yi Medine’yi hisseden herkesi Rabbim buraları nasip etsin" dedi. Denizli İl Müftülüğü organizasyonuyla umre ibadetini yerine getiren grup hocası Cihan Şahan ise Miraç Kandilinin anlam ve önemine dikkat çekti. Şahan, Miraç’ın Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in Allah’ın huzuruna yükseldiği, namazın müminlere farz kılındığı mübarek bir gece olduğunu hatırlatarak, "Bu müstesna gecede Kâbe’de bulunmak, ibadet ve dualarla Miraç Kandilini idrak etmek büyük bir nasip. Tüm İslam âlemi için barış, huzur ve kardeşlik diliyoruz. Bu gece yaptığımız tüm dualar kabul olsun. İsteyen herkesi ve bizleri tekrar tekrar rabbim Kabe’de bizleri buluştursun’ dedi. Mescid-i Haram’da gün boyunca devam eden yoğunlukta umreciler, Miraç Kandili vesilesiyle dua etti, namaz kıldı ve kutsal topraklarda bulunmanın manevi huzurunu yaşadı.
Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yılı sanat sergisiyle kutlandı
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:34 Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yılı sanat sergisiyle kutlandı Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yıl dönümü; Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Changzhou Teknoloji Enstitüsü (CIT) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Diyalog ve Bütünleşme" adlı sanat sergisiyle kutlandı. Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen sergi, Türkiye ve Çin’den çok sayıda sanatçının eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Serginin açılışına; Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Jiang Xuebin, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Changzhou Teknoloji Enstitüsü Başkan Yardımcısı Prof. Gan Fangqun, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal, Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Duygu Kahraman, GSF öğretim elemanı Arş. Gör. Özge Öner ve çok sayıda sanatsever katıldı. Büyükelçi Jiang Xuebin: "Kültür, iki ülkenin halkını bağlayan en canlı bağdır" Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Jiang Xuebin açılış konuşmasında kültür diplomasisinin önemine dikkat çekerek, Türk ve Çin kültürleri arasında birçok ortak nokta bulunduğunu ifade etti. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Jiang Xuebin, konuşmasına şöyle devam etti: "Kültür, iki ülkenin halkını bağlayan en canlı bağdır. Türkiye’nin zengin ve köklü medeniyetinden her zaman etkileniyorum. Türk ve Çin kültürlerini daha yakından tanıdıkça, aramızda birçok ortak nokta bulunduğunu görüyorum. Kültürel ifade biçimlerimiz ve duygularımızı dile getirme şekillerimiz arasındaki benzerlikler gerçekten dikkat çekicidir. Bu durum, kültür diplomasisinin diplomatik çabalarımızda vazgeçilmez bir unsur olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bugün düzenlediğimiz bu resim ve sanat eserleri sergisi, bu anlayış doğrultusunda atılmış önemli bir adımdır. Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55’inci yıl dönümünde, siyasi güveni daha da pekiştirmeyi ve her alandaki somut iş birliğimizi derinleştirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda kültür, eğitim ve halklar arasındaki temasları artırarak ikili ilişkilerimizi yeni bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz." Rektör Adıgüzel: "Sanat, kalıcı bağlar kuran bir alan" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise konuşmasında, iki ülke arasındaki resmi diplomatik ilişkilerin 1971 yılında kurulmasına rağmen kültürel etkileşimin çok daha köklü bir geçmişe dayandığını belirtti. Rektör Adıgüzel sözlerinin devamında Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan tarihi yolculukta Çin coğrafyasıyla kurulan temaslar; zanaattan estetik anlayışa, desen ve motiflerden ifade biçimlerine kadar birçok alanda kültürel birikimimizi zenginleştirmiştir. Tarihi İpek Yolu, yalnızca ticari malların taşındığı bir güzergâh değil; sanatın, tasarımın ve zanaatin kuşaktan kuşağa aktarıldığı güçlü bir etkileşim hattıdır. Bu etkileşimin izleri özellikle seramik ve süsleme sanatlarında açıkça görülmektedir. Açılışını yaptığımız bu sergide, farklı disiplinlerden sanatçılar geçmişten gelen sembolik mirası günümüzün ifade biçimleriyle yeniden yorumluyor. Üniversiteler ve kültür kurumları açısından bu tür buluşmalar büyük önem taşıyor. Çünkü sanat; karşılıklı anlayışı güçlendiren, merakı canlı tutan ve kalıcı bağlar kuran evrensel bir alandır. Bu serginin, Türkiye ile Çin arasındaki kültürel temasları artıracağına ve yeni ortak üretimlere zemin hazırlayacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. Prof. Gan Fangqun: "55 yıl, anlayış ve iş birliğiyle örülmüş görkemli bir dönem" CIT Başkan Yardımcısı Prof. Gan Fangqun, Çin ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55’inci yıl dönümünün iki kadim medeniyet için önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti. Kültürün bu dostluk yolunda her zaman en derin bağ olduğunu ifade eden Gan Fangqun, serginin yalnızca sanat eserlerinin buluşması değil, aynı zamanda medeniyetler arası bir diyalog olduğunu dile getirdi. Anadolu Üniversitesi ile yürütülen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti vurguladı. Başkan Vekili Ünal: "İki köklü medeniyetin dostluğu yüzyıllar öncesine dayanıyor" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal da konuşmasında, Türkiye ve Çin arasındaki dostluğun tarihi İpek Yolu ile güçlendiğini ifade etti. Sergide yer alan "Diyalog" ve "Bütünleşme" kavramlarının günümüz dünyasında büyük bir anlam taşıdığını belirten Ünal, Eskişehir’in sanat ve kültürle kurduğu güçlü bağa dikkat çekti. "Diyalog ve Bütünleşme" sergisi kapsamında gerçekleştirilen açılış programı; katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesi, müzik konseri ve dans gösterisi ile devam etti. Programın ardından sergi, kurdele kesimiyle resmen açıldı. Açılışın ardından davetliler, sanatçılar eşliğinde sergideki eserler hakkında bilgi aldı.
İnegöl’de genç meddahlar sahne aldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:30 İnegöl’de genç meddahlar sahne aldı İnegöl Belediyesi ile İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen İnegöl Meddahlık Yarışması, geçmişin kültürel mirasını bugünün gençleriyle buluşturarak sözün gücünü sahneye taşıdı. Öğrencilerin dili doğru ve etkili kullanma, topluluk önünde kendini ifade etme ve kültürel değerlerini tanıma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan yarışmada, İnegöl’deki 12 liseden öğrenciler Beşinci Mevsim Kültür ve Sanat Merkezi sahnesinde hünerlerini sergiledi. Jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren ilk üç okula ödülleri takdim edildi. Programa; İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, belediye meclis üyeleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katılım sağladı. Programda selamlama konuşması yapan İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, Belediye Başkanı Alper Taban’a teşekkürlerini sunarak verdikleri desteklerle öğrencilerin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerine, kültürel değerlerimizi tanıyıp yaşatmalarına ve geleneksel sanatlarla bağ kurmalarına büyük katkı sağladığını söyledi. Zengin konuşmasında, "Sizleri yetiştiren aileniz başta olmak üzere öğretmenlerinizi tebrik ediyorum. Bu kadar güzel performans sağladığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum. Artık birer meddahlarsınız. İnegöl Belediye Başkanımız Alper Taban’a ayrıca teşekkür ediyorum. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü İnegöl Belediyesi işbirliğiyle çok güzel işlere imza atıyoruz. Başkanımızın desteğiyle meddahlarımızın ve hatiplerimizin yetişmesine vesile oluyoruz. Fırsatlar verildiğinde öğrencilerimizin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu görmek, bizleri umutlandırıyor. Teknolojinin bu denli etkisi altına aldığı bir çağda, öğrencilerimizi bu tür faaliyetlerin içinde görmek ise ayrıca mutluluk veriyor. Emeklerinize sağlık." dedi. "Başımıza iş çıkarmayın diyen yöneticiler yok, aksine yeni buluşlar ortaya koyun diyen yönetimler var" İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise jüri üyeleri ile birlikte sahneye çıkarak yeni buluşları ortaya koyan tüm projelere desteklerinin devam edeceklerini söyledi. Başkan Alper Taban konuşmasında, "Belediyemiz ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğümüz ile iş birliği içerisinde, öğrencilerimizin hem eğitim hayatlarında hem de meslek yaşamlarında elde edebilecekleri pek çok avantajlı kazanımı elde etmelerini ve bunları hayatlarında uygulamalarını istiyoruz. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, belediyemiz ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğümüz bu minvalde hep birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Her birinize çok teşekkür ediyorum. Hepiniz pırıl pırıl gençlerimiz ve yetenekli öğrencilerimizsiniz. Lütfen cesaretli olun. "Başımıza iş çıkarmayın." diyen yönetimler yok; aksine "Başımıza icatlar, buluşlar çıkarın." diyen yönetimler var. Biz de İnegöl Belediyesi olarak bütün icatların İnegöl’den çıkmasını istiyoruz. Bursa’mızdan, Türkiye’mizden ve Müslüman coğrafyalardan buluşlar çıkmasını arzu ediyoruz." dedi. Öğrencilere moral veren konuşmasının sonunda her zaman onların yanında olduğunu vurgulayan Başkan Alper Taban, "Sizlerin her biri bizim gözümüzde birer mücevher gibisiniz. Bugünün ve geleceğin fırsatları sizlersiniz. Ülkenin yöneticileri de buradan çıkacak, değerli meslek sahipleri de buradan yetişecektir. Bu sahneye çıkmak hiç kolay değil; kendini ifade edebilmek son derece kıymetlidir. Yaptığınız bu çalışmaların çok önemli kazanımları var. Deneyimleyerek özgüveninizi ve kendinizi ifade etme becerilerinizi geliştiriyorsunuz. Kitleyi ikna edebilme gibi önemli kazanımları da meddahlık yarışması aracılığıyla elde etmiş oldunuz. Cesaretinizden dolayı sizleri tebrik ediyorum. Tüm öğrencilerimizin cesaret göstermesini, öncelikle kendilerini keşfetmelerini istiyorum. Cesaretinizi ve gayretinizi ortaya koyduğunuzda en güzel yerlere varacak, en güzel hedeflere ulaşacaksınız. Bu cesaret ve gayret İnegöl’ümüzün öğrencilerinde fazlasıyla var. İlçe Millî Eğitim Müdürümüze, okul müdürlerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. İnegöl’de bu azim ve gayretle çalıştığımız sürece önümüzde hiçbir engel duramaz; her şeyi aşarız. Programımız hayırlı olsun, dereceye giren öğrencilerimizi ayrıca tebrik ediyorum." dedi. Yarışmada birinciliği Küçükçalık Anadolu Lisesi, ikinciliği Zeki Konukoğlu Anadolu Lisesi elde ederken, üçüncülüğü Elit Koleji ile Sosyal Bilimler Lisesi paylaştı. Dereceye giren okullara ödülleri düzenlenen törenle takdim edildi.
Semra Özümerzifon’un "Ağlı Hikayeler" sergisi Galeri Deniz’de açıldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:20 Semra Özümerzifon’un "Ağlı Hikayeler" sergisi Galeri Deniz’de açıldı Atık balık ağlarını sanat eserlerine dönüştüren sanatçı Semra Özümerzifon’un "Ağlı Hikayeler" sergisi, DenizBank’ın kültür sanat mekanı Galeri Deniz’de sanatseverlerle buluştu. DenizBank’ın kültür sanat mekanı Galeri Deniz, Semra Özümerzifon’un İstanbul Boğazı’ndan topladığı, kullanım dışı bırakılmış balık ağlarını özgün kompozisyonlara dönüştürdüğü 28 eserden oluşan Ağlı Hikayeler sergisine ev sahipliği yapıyor. Özümerzifon, eserlerinin ana malzemesi olan balık ağlarını, "ağlıboya" olarak nitelendirdiği üç boyutlu tablolar ve yumuşak heykellere dönüştürüyor. Çevre, geri dönüşüm ve iklim değişikliği gibi konularda toplumsal farkındalığı da destekleyen sergi, 14 Şubat 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Semra Özümerzifon, sergi açılışında yaptığı konuşmada, "15 yıl önce boğazda yürüyüş yaparken tesadüfen önüme çıkan balık ağları zengin renk ve dokularıyla hemen dikkatimi çekti. Suların altında uzun yıllar kullanılmış, yaşanmışlık hissi yansıtan bu malzemeyi çok sevdim, balıkçılarından toplamaya başladım ve o zamana kadar kullandığım yağlıboya çalışmalara ara vererek bu malzemeyle yeni bir sanatsal serüvene giriştim. Uzun bir çalışma sürecinden sonra balık ağları yeni kimliklerle çeşitli şekillere büründüler. Aynı zamanda çevre sorunları, deniz canlılarının türlerinin tükenmesi, balıkçılığın zahmeti, geri dönüşüm gibi konularda kendi hikayelerini de anlatıyorlar. Çalışmalarımın DenizBank bünyesinde sergilenmesinden mutluluk duyuyorum" dedi.
Gelenekli Sanatların imbiklendiği ‘’Hâne" sergisi Tophane-i Âmire’de sanatseverlerle buluştu
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:20 Gelenekli Sanatların imbiklendiği ‘’Hâne" sergisi Tophane-i Âmire’de sanatseverlerle buluştu Gelenekli sanatları buluşturmak gayesiyle, 12 yıldır sürdürülen İslam Sanatları Sergisi, bu yıl "Hâne" temasıyla İstanbul Tophane’de sanatseverlerle buluştu. Kabataş’daki Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde açılışı yapılan tarihi ve yeni hat yazıları ile tezhib, hat seramik, kandil ve gelenekli sanatlardan parçalarla oluşturulan 6 animasyon görüntüsünün yer aldığı sergi, 28 Şubat’a kadar her gün ücretsiz ziyaret edilebilecek. 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesinden ilhamla hazırlanan sergi; aile, yuva ve nesiller arası bağ kavramlarını, İslam sanatlarının estetik ve manevi dili üzerinden ele alıyor. Hat, tezhip, seramik hat, kandil, dijital çalışmalar ile tarihi koleksiyondan hatlarında yer aldığı sergide, klasik ve çağdaş eserler bir arada sunuluyor. Mekansal olarak her bölümü ayrı bir "hâne" anlayışıyla kurgulanan sergi, ziyaretçilere yalnızca bir sanat sunumu değil, mekânla bütünleşen bir tefekkür tecrübesi vad ediyor. Albayrak Holding ve Kültür Bakanlığı himayelerinde, Yasemin Darbaz Karaca’nın takdimini üstlendiği sergide; 13 hat eseri, 17 seramik hat eseri, 12 tezhip eseri, tarihi koleksiyon eserleri ve dijital çalışmalar yer alıyor. Serginin dikkat çeken bölümlerinden biri olan seramik hat eserleri, geleneksel hüsnühat sanatının çağdaş bir yorumu da seyircilerin takdirine sunuluyor. Gelenekli ve çağdaş üretimleri bir araya getiren sergide, Savaş Çevik’ten Abdurrahman Depeler’e, Sami Naddah’tan Saim Günay’a uzanan farklı kuşaklardan sanatçılar aynı çatı altında buluşuyor. Serginin bu yıl öne çıkan yeniliklerinden biri ise hüsnühat ile seramiğin buluşması oldu. Hattat Mehmet Özçay’ın imzasını taşıyan ve serginin final bölümüne yerleştirilen 17 seramik hat eseri, harflerin yüksek ısıda pişirilerek form kazandığı farklı bir tarzı ortaya çıkartıyor. Gelenekli hat estetiğinin çağdaş bir malzeme ile yeniden yorumlandığı bu eserler, serginin disiplinler arası yaklaşımını güçlendirirken, "Hâne"nin yenilikçi yönünü de, temel alıyor. "İlginin daha da çok artmasını sağlamaya çalışıyoruz" Bu sene 12’ncisi düzenlenen İslam Sanatları Sergisi’ne katılan, sanatçı Deniz Öktem Bektaş kendi eseri ve serginin detayları hakkında bilgiler verdi. Bektaş,’’ Ben de hat sanatındaki ana ölçü birimi olan noktayı kullanarak farklı, noktalardan oluşan bir tasarım düşündüm. Sülüs ve nesih yazı stili ile bir kıta oluşturmak istedim. Ana kıtaya o şekilde ayeti kerimeleri yerleştirdikten sonra, daha küçük noktalar şeklinde bir derinlik oluşturarak beş tane noktayla farklı bir tasarım hazırladım. Arka tarafa doğru giden yazılarda gördüklerimiz hadisi şerifler ve bu şekilde aile konusuyla alakalı bir eserle sergiye katılmış oldum. Albayrak grubunun her sene düzenlediği bu sergiler, hat ve tezhip sanatına çok büyük katkı sağlamaktadır. Özellikle yeni nesle bu sanata çekmek için değişik tasarımlarla, sanatçıların eser üretmesini teşvik ediyorlar. Bu şekilde projelerle de hem sanatçıları desteklemiş, hem de tasarımları geliştirmiş oluyoruz. Yapmaya çalıştığımız şey her zaman klasik sanatın değerlerine olduğu gibi muhafaza ederek, farklı yeni istif usulleri ile katkılar sunmaya çalışmak. Sergilere ilgi her geçen yıl artıyor. Geçen seneki sergimizde 100 bin ziyaretçi eserlerimizi incelemişti. Bu sene bu rakamın üzerine çıkmak için hepimiz sosyal medyaya epey bir paylaşımda bulunuyoruz. İlginin daha da çok artmasını sağlamaya çalışıyoruz. Kuratörümüz Yasemin hanımdan çok memnunuz. Her seferinde, her sene bize yeni bir fikirle sunumla alakalı çok değişik fikirlerle geliyor. Bu sene de çok gördüğünüz gibi divan konseptini kullanarak böyle küçük odacıklar ve bir ev havası oluşturuldu. Aynı zamanda eski yüzyıllardan kalma eserleri de her bir haneye her bir odaya yerleştirerek hat sanatındaki silsile kavramını da vurgulamaya çalıştılar. Hani biz hepimiz hattatlar olarak geçmişteki hattatlarla silsile halinde birbirimize bağlıyız mesajını da bu şekilde vermeye çalıştılar’’ diye konuştu. Ramazan ayında da ziyaret edilebilecek Beyoğlu’nda bulunan Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki sergi, bu yıl eda edilecek olan Ramazan ayı içerisinde de ziyaret edilebilecek. Geçen yıl yüz binden fazla kişiyi ağırlayan sergi bu yıl 28 Şubat’a kadar ziyaretçilerine kapısını açacak.