KÜLTÜR SANAT
13 Mart 2026 Cuma - 13:28 ’Ayasofya Hattatı’ Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ye büyük vefa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının lansmanında yaptığı konuşmada, " Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki büyük hat levhaların da onun eseri olması dolayısıyla günümüzde ’Ayasofya Hattatı’ olarak anılmaktadır. Kazasker Mustafa İzzet Efendi Osmanlı Devleti’nde hem ilmi hem askeri ve bürokratik rütbelerin en üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesidir" dedi. Yazar İsmail Orman tarafından kaleme alınan Kazasker Mustafa İzzet Efendi Kitabı’nın Lansmanı Rami Kütüphanesi’nde yapıldı. Programan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt, Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının yazarı İsmail Orman ve çok sayıda davetli katıldı. "Kazasker Mustafa İzzet Efendi" kitabı gayret ve bilincin neticesi olarak vücuda gelmiş bir eserdir" Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının yoğun bir mesai süresinde kaleme alındığını söyleyen Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak, ecdadımızın inşa ve ihya ettiği Türk-İslam medeniyetinin gerek fikri ve ilmi gerekse kültürel ve sanatsal mirasını korumak ve yaşatmak adına son derece yoğun, son derece hassas bir mesai yürütmekteyiz. İhtiva ettiği bilgi ve birikimle, estetik ve zarafetle göz kamaştıran bu muazzam mirası ömrünü vakfederek, el emeği, göz nuru, alın teri ile var eden; her biri alanında çığır açmış alimlerimizin, sanat erbaplarımızın, ustalarımızın adını yaşatmak, minnet ve vefa borcumuzun gereğini yerine getirmek gayretiyle çalışıyoruz. Bugün lansmanını gerçekleştirdiğimiz ’Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ kitabı da bu gayret ve bilincin neticesi olarak vücuda gelmiş bir eserdir" şeklinde konuştu. "Osmanlı Devleti’nde hem ilmi hem askeri ve bürokratik rütbelerin en üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesidir" Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin büyük işlere imza attığını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "İster devlet adamı ister alim ya da sanatkar olsun, hizmet ve eserleriyle adlarını baki kılan ecdadımıza baktığımızda genel olarak her birinin birden fazla alanda yetkin olduğunu görüyoruz. Kendilerini en az iki-üç sahada yetiştirmiş ve bunu da gerçekten en üst seviyede yapmışlardır. Zaten geride bıraktıkları mirasa baktığımızda da sahip oldukları donanım ve birikim kendini açık şekilde göstermektedir. Kazasker Mustafa İzzet Efendi de bu gerçeğe çok güzel bir örneklik teşkil etmektedir. O, Osmanlı Devleti’nde hem ilmi hem askeri ve bürokratik rütbelerin en üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesidir. Hanende, bestekar ve neyzen olarak el üstünde tutulmuş bir musiki ehlidir. Ve hepsinin ötesinde, hat sanatı tarihinde istisnai bir konuma yükselmesini sağlayan çok sayıda niteliğe sahiptir. Bu çok yönlülük onu kültür tarihimizdeki en özel insanlardan biri kılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki büyük hat levhaların da onun eseri olması dolayısıyla günümüzde ’Ayasofya Hattatı’ olarak anılmaktadır" Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin ’Ayasofya Hattatı’ olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, pek çok yapının kitabesinde imzasının bulunduğunu söyledi. Konuşmasına devam eden Bakan Ersoy, "Kazasker Mustafa İzzet Efendi’yi hattat yönüyle değerlendirdiğimizde; sülüs, nesih, celi sülüs ve celi talik gibi en temel yazı türlerini büyük bir ustalıkla yazabildiğini görmekteyiz. Malumunuz, Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki büyük hat levhaların da onun eseri olması dolayısıyla günümüzde ’Ayasofya Hattatı’ olarak anılmaktadır. Yine başta Ayasofya’daki kubbe yazısı olmak üzere, pek çok yapının kitabesinde imzasının bulunması ve 11’den fazla Mushaf-ı Şerif ile bazı ilmi eserlerin hattatı olması, onu Türk ve İslam sanatları tarihinde adeta imtiyazlı bir mevkiye yerleştirmiştir. Kendisi sayısız kıta, murakka, 200’den fazla hilye yazmış; büyük boyda hilye-i şerif yazma geleneğini de o başlatmıştır. 1866’dan başlayarak harf inkılabına kadar Osmanlı matbaacılığında kullanılan kalıplar, onun nesih hattıyla basıma uygun olarak yazdığı harflerden yapılmıştır. Elbette yaptıkları, eserleri, marifet ve becerileri bu kadarla sınırlı değil. Onun ardında bıraktığı eserler, yalnızca sanat tarihimiz açısından değil aynı zamanda kültür hayatımızın bütüncül şekilde anlaşılması bakımından da son derece değerlidir. Sanat tarihçisi Sayın İsmail Orman’ın titiz kaleminde vücut bulan ’Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ kitabı işte bu engin deryanın her kıyısına yelken açabileceğiniz bir eser olarak büyük sanatkarı tanımanıza imkan sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. "2005 yılından bu yana Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları dahilinde yayımlanan basılı eser sayısı 348’e ulaşmıştır" Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak titizlikle hazırlanmış, amaç ve hedeflerine hizmet edecek zengin bilgiler ihtiva eden yayınların ciddi bir değer ve önem taşıdığının bilincindeyiz. Söz uçar yazı kalır ifadesi, daima geçerliliğini koruyacak bir hakikati ortaya koymaktadır. Dolayısıyla ilgili birimlerimizin yayıncılık faaliyetleri büyük bir ciddiyetle sürdürülmektedir. Burada tamamına değinmem mümkün değil ancak bazı genel bilgileri paylaşmak isterim. 2005 yılından bu yana Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları dahilinde yayımlanan basılı eser sayısı 348’e ulaşmıştır. Son 8 yılda ’Milli Kültür Eserlerinin Basımı ve Yayımı Projesi’ kapsamında 122 matbu eser yayınlamış bulunuyoruz. Kısa adı TÜYEK olan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız da çok ciddi uzmanlık gerektiren bir mesai yürüterek 355 cilt kitap yayımlamıştır. Teknolojiyi de bu noktada göz ardı etmiyoruz. Genel Müdürlüğümüz; divanlar, mesneviler, tezkireler, mecmualar ve tarifnameler gibi Türk klasik eserlerinin dijital formatlarda yayınlanmasına ilişkin proje kapsamında 84 e-kitabı okuyucuyla buluşturmuştur. TÜYEK ise 482 bin 383 eserin dijital görüntüsünü, aynı zamanda dünyanın en büyük yazma eser portalı da olan kurumsal sitesinden erişime açmıştır" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, konuşmasında Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının yazarı İsmail Orhan’a teşekkür etti. "Kitabımın kültür bakanlığı logosu ile sizlere ulaşması güzel oldu" Programda konuşan kitabın yazarı İsmail Orman da düşüncelerini paylaştı. Konuşmasına devam eden Yazar Orman, "Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabını hazırladığım süredeki çalkantılı süreç nedeniyle eseri, kitap ve cilt halinde görmek benim için gerçekten bir gurur vesilesidir. Bunun Kültür Bakanlığı logosu ile sizlere ulaşması oldu. Açık söylemek gerekirse böyle bir lansman ile birlikte yapılması da gururumu daha da katladı" diye konuştu.
Bulanık’ta "Bin Umut Turnası" projesi: Filistinli çocuklar için gönüller birleşti
14 Ocak 2026 Çarşamba - 17:53 Bulanık’ta "Bin Umut Turnası" projesi: Filistinli çocuklar için gönüller birleşti Muş’un Bulanık ilçesinde "Bin Umut Turnası" projesi kapsamında düzenlenen fuar ve resim sergisiyle Filistinli çocuklara destek için gönüller birleşti. Bulanık ilçesinde, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve özellikle savaşın en ağır yükünü taşıyan çocuklara umut olmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. "Bin Umut Turnası" projesi kapsamında düzenlenen Filistin’e destek fuara ve resim sergisi, ilçe genelinde büyük yankı uyandırdı. Bulanık Kaymakamlığı öncülüğünde; Bulanık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Bulanık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Gençlik Merkezi Müdürlüğü işbirliğiyle hayata geçirilen organizasyon, toplumsal dayanışmanın güçlü bir örneğini ortaya koydu. İsrail’in zulüm ve soykırımına maruz kalan mazlum Filistin halkına ve özellikle çocuklara destek olmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, Bulanık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesindeki kurslarda eğitim alan kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünleri sergilendi. Ayrıca ilçedeki okullarda öğrenciler tarafından hazırlanan resimler ile Bulanık Turgut Özal Ortaokulu, hayırseverler ve ADEM kursiyerlerinin katkılarıyla hazırlanan çeşitli yiyecekler ise fuarda satışa sunuldu. Fuarın açılışında konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, "Bugün burada sadece bir hayır faaliyeti değil, aynı zamanda Filistinli çocuklara uzanan bir vicdan elini temsil eden bir organizasyondayız. Dünyanın bir yerinde çocuklar oyun oynayamıyorsa, eğitim ve sağlık gibi temel haklardan mahrum kalıyorsa bu sadece o bölgenin değil, tüm insanlığın meselesidir. Biz de bugün imkanlarımız ölçüsünde Filistin’deki çocukların yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Merkezefendi’de 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başvuruları başladı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 17:12 Merkezefendi’de 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başvuruları başladı Merkezefendi Belediyesi tarafından, Assitej Türkiye Merkezi’nin sanatsal desteğiyle düzenlenecek 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali için başvurular başladı. Festival, 23-30 Nisan 2026 tarihleri arasında Merkezefendi’de gerçekleştirilecek. Kültür ve sanata önem veren Merkezefendi Belediyesi çalışmalarına devam ediyor. Çocuk ve gençlere tiyatroyu çok yönlü bir biçimde deneyimleme imkânı sunmayı amaçlayan festivale, yerli ve yabancı profesyonel ve amatör tiyatro ekipleri başvuru yapabilecek. Başvurular, Merkezefendi Belediyesi Kent Tiyatrosu ve Assitaj Türkiye Merkezi tarafından oluşturulan seçici kurul tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda festivale katılmaya hak kazanan ekiplerle ayrıca iletişime geçilecek. Festival kapsamında kent genelindeki farklı sahnelerde tiyatro gösterimlerinin yanı sıra atölye çalışmaları ve söyleşiler de yer alacak. Festival programı ile çocuklar ve gençler, yalnızca izleyici olarak değil, süreçlerin aktif bir parçası olarak tiyatro ile buluşma fırsatı yakalayacak. Uluslararası nitelik taşıyan festivalin; gençlerin sanatsal ifade alanlarını genişletmesi, kültürel etkileşimi güçlendirmesi ve tiyatro aracılığıyla kalıcı bir paylaşım ortamı oluşturacak. Festivale katılmaya hak kazanan gruplar, festival süresince en az iki, en fazla dört gösterim gerçekleştirecek. Festivale başvurmak isteyen tiyatro ekiplerinin, 15 Şubat 2026 Pazar gününe kadar başvuru formunu eksiksiz doldurarak, oyunlarına ait tam kayıt video linki ve tanıtım linki ile birlikte başvurularını iletmeleri gerekiyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Özenle çalıştık, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandık"
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:38 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Özenle çalıştık, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandık" Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitabının tanıtım toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir" dedi. Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nca hazırlanan Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitap Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen program Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. "Bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte" Burada konuşan Bakan Ersoy, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandıklarını ifade ederek, "Şevki Efendi, hat tarihçilerimiz ve büyük hattatlarımız tarafından Osmanlı hat sanatında, sülüs ve nesih hatlarının zirvesi kabul edilmektedir. Bu büyük usta aynı zamanda Mushaf yazımında kendisinden sonraki hattatları derinden etkilemiş, günümüzde ise Mushaf yazımında hattatların tamamının takip ettiği yegane üslubun sahibi haline gelmiştir. Biz, Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir. Sultan Mehmed Reşat tarafından şehzadeliğinde hocasına yazdırdığı Mushaf’ın müzehhibi ise yine dönemin önde gelen sanatkarlarından Hüseyin Hüsnü Efendi’dir. Bizler, Şevki Efendi gibi sahasında çığır açan bir sanatkarımızın, bir tane eserinin dahi basılmamış olmasını ciddi bir eksiklik olarak gördük ve bunu gidermek adına çalışmalarımızı başlattık. Bu sadece bizim değil, hemen her hattatın ve önde gelen hat uzmanlarının bir beklentisi, arzusuydu. Öyle ki TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız tarafından Şevki Efendi Mushafı’nın basılacağı haberi ciddi bir heyecan vesilesi olmuş; aldığımız geri dönüşler, duyulan memnuniyet bizlerin de şevkini ve gayretini beslemiştir. Çalışmamızın her aşamasında son kararın, Mushaf’ı yayına hazırlayan ve günümüzde hat sanatımızın dünyadaki en önde gelen temsilcilerinden olan Mehmet Özçay tarafından verildiğini burada vurgulamak isterim. Zira bu çalışmanın sancaktarı da odur. Hocamız, 2013’ün ocak ayında Topkapı Sarayı’nda bir hafta boyunca tarama yaparak bu yolu açmış, bugüne ulaşana kadar her menzilde emek sarfetmiştir. Çok şükür ehil ellerin bu emeğini, bu hasretini vuslata dönüştürmek bugüne nasip olmuştur" dedi. "Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" Bu çalışma TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığının neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçtiğini belirten Bakan Ersoy, "Bir Mushaf basmanın manevi hassasiyetine ve Şevki Efendi gibi çok önemli bir insan hazinemizin mirasını bugüne ve yarınlara taşımanın getirdiği sorumluluğa yakışır şekilde, özenle çalıştık. En gelişmiş baskı tekniklerini kullandık; kağıdından cildine, kutusuna verengine varıncaya kadar kaliteden, estetik ve zarafetten ödün vermedik. Arzu edilen baskı kalitesini yakalamak için tekrar tekrar baskı gerçekleştirdik. Hemen her sayfanın birden fazla basılmış olması, çalışmalarımızda gösterdiğimiz titizliğin bir sonucudur. Bu Mushaf sadece hattatı ve hattıyla değil, tezhibi ve cildi ile de muhteşem bir sanat eseridir. TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı, bu neşriyle yaklaşık 150 senelik özlemi sonlandırmış, Şevki Efendi’ye olan vefa borcumuzun bir nebze olsun ödenmesine vesile olmuştur. Şevki Efendi’yi ve onun şahsında Türk milletinin milli ve manevi benliğini yaşatmak uğruna sanatını, ilmini, ömrünü vakfetmiş; eserler ve hizmetler üretmiş cümle geçmişlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum. Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" şeklinde konuştu. "Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır" Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlığın işe dahil olduğuna değinen Bakan Ersoy, "Unutmamak gerekir ki yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır. Kodikoloji, konservasyon ve restorasyon uygulamaları, Karbon-14 testi ile tarihlendirme, malzeme özelliklerinin tespiti, kataloglama ve veri tabanı oluşturma gibi başlıklarla uzayıp giden bir listeden bahsediyoruz. Hal böyle olunca bilimsel araştırma laboratuvarları, teknolojik ekipmanlar, Mushaf tarihi ve yazma eser uzmanları, restoratör, kimyager ve biyologlardan oluşan çalışma grupları da araştırmaların bilimselliği ve sürekliliği açısından belirleyici bir öneme sahip oluyor. Bütün bu zaruretlerin bir an önce yerine getirilmesi için gereken adımı atan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuş, zatıalilerinin talimatları ile TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. Bütün yazma eserlerin, doğal olarak Mushafların da TÜYEK çatısı altında toplanması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Başkanlığımız bu konuda gerekli girişimleri başlatmıştır. Biz Bakanlık olarak müzelerimizdeki bütün yazma eserleri zaten TÜYEK’e devrettik. Aynı şekilde TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız da belirlenen program ve planlar doğrultusunda çalışmalarına başlamıştır. Bu alanın önde gelen uzmanlarından Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı hocamızın başkanlığında, Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Hafız Osman Şahin ile değerli Hocamız Hattat Mehmet Özçay’ın da yer aldığı çekirdek bir ilim heyeti oluşturduk. Başkanlığımız, TÜYEK’in yazma eserler konusundaki tecrübesini arkasına alarak, ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili kurum ve kişilerin katkısıyla önemli hizmetlere imza atacaktır" ifadelerini kullandı. İstanbul Valisi Davut Gül ise, "İstanbul’da güzel bir ana şahitlik ediyoruz. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Daha da önemlisi bugün bu güzelliğe gelen her birinize, gelerek şahitlik eden her birinize aylığa teşekkür ediyorum. İnşallah Coşkun Hocamızın gayretleriyle, çalışmasıyla, hocalarımızın destekleriyle bu çalışmalar daha da artar. İstanbul’umuza bu anlamda değer kazandıran herkese tekrardan teşekkür ediyor. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çekilerek hediye takdimi yapıldı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Hat Sanatçısı Mehmet Özçay ve davetliler katıldı.
"Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030" tanıtıldı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:34 "Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030" tanıtıldı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda hazırlanan, şehrin turizm potansiyelini sürdürülebilir ekonomiye dönüştürmeyi hedefleyen 36 politika ve 85 eylemden oluşan "Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030" tanıtıldı. Kentin tarihi, kültürel, gastronomik ve üretim gücünü turizm aracılığıyla güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir planlama çalışması olarak hayata geçirilecek yol haritası Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıyla anlatıldı. Turizm tüm paydaşlarla ele alındı Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmaların çıktıları doğrultusunda şekillenen yol haritası, Gaziantep’in turizm ekosistemi, arz-talep dengesi, yönetişim, altyapı, tanıtım, insan kaynağı ve ziyaretçi deneyimi başlıkları altında kapsamlı şekilde ele alındı. Nitelikli bir turizm modeli hedefleniyor Oluşturulan stratejik çerçeve, turizmin yalnızca ziyaretçi sayısına değil, kişi başı harcamanın artırılmasına, yerel üretimin desteklenmesine, istihdamın güçlendirilmesine ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesine odaklanan nitelikli bir büyüme modelini benimsiyor. "Bu eylem planı bana göre gerçekten çok doğru bir plan olmuş" Toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in dünya şehirleriyle rekabet gücünü arttırmak için bilimsel çalışmalarla ön plana çıkması gerektiğini vurgulayarak, "Herkes kendi işinde uzman ve çok iyi bir çalışma var. Birçok kafamızdaki soru işaretin cevabını burada buluyoruz ama biz zamanla yarışıyoruz. Zaman hız zaman. Artık büyük balık, küçük balığı da yutmuyor, hızlı balık hepsini yutuyor. Dolayısıyla hızlı balık olabilmemiz için hızlanmamız lazım. Kendi şehrimizdeki insanlar kendi şehrimizi tanımıyor. Dolayısıyla şu eylem planında, bize iş akış şeması lazım. Bunu kiminle yapacağız? Ne kadar sürede yapacağız? Yapmayanla ne yapacağız? Aldığım bu eylem planı bana göre gerçekten çok doğru bir plan olmuş. Gücümüz en zayıf halka kadar. Bizim bu yılın sonundaki hedef sayıyı belirlememiz gerekir. Bu mesele o kadar hayati bir mesele ki. Bu eylem planında somut, zaman planı, iş akışı. Bu derinleşme, bu kümeleşme, bu tematik çalışma" dedi. "Yolu gösterecek bütüncül bir şema elimizde var" Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise eylem planına hızlı bir şekilde ilerletileceğini belirterek, "Yolu gösterecek bütüncül bir şema elimizde var. Gaziantep olarak biz ne yapacağız artık bunu görüyoruz. Politikalar ve eylem planıyla ilgili iş bölümü hazırlayacağız. En kısa zamanda bu maddeler içerisinde yapacaklarımızı düşünüyoruz, hemen çalışmaya başlıyoruz" diye konuştu. Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030 ile ilgili sunumu ise Kapadokya Üniversitesi Turizm Master Planı Koordinatörü Prof. Dr. Bilgehan Gülcan tarafından yapıldı. Gülcan sunumunda Gazi şehrin turizm potansiyeline, geçmiş dönemlerdeki sayılardan bahsetti. Sunumunun devamında gelecekte yapılacak çalışmalara değinerek yol haritasında yapılan planlamaları paylaştı. Turizmde öncelikli alanlar belirlendi Yol haritasında gastronomi turizmi başta olmak üzere kültür ve inanç turizmi, müze ve ören yeri yönetimi, kent içi ve çevresel turizm rotaları, kırsal ve ekoturizm ile sağlık ve kongre turizmi stratejik öncelikli alanlar olarak belirlendi. UNESCO tescilli gastronomi kimliği, yerel üretim ve coğrafi işaretli ürünlerle bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Destinasyon yönetimi ve yönetişim modeli, kurumlar arası koordinasyon, veri temelli karar alma, tanıtım ve markalaşma stratejileri ile dijitalleşme ve akıllı turizm uygulamaları yol haritasının temel bileşenleri arasında yer aldı. Turizm sektöründe insan kaynağının geliştirilmesi ve mesleki kapasitenin artırılması da öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Çocuk ve aile dostu turizm anlayışı Çocuk ve aile dostu turizm anlayışı, erişilebilirlik ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri yol haritasının yatay bileşenleri olarak belirlendi. Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda hazırlanan eylem planları; ölçülebilir performans göstergeleri ve izleme mekanizmalarıyla desteklendi. Gerçekleştirilen lansmanla birlikte Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030, ilgili paydaşlarla paylaşılarak ortak sahiplenmenin güçlendirilmesi ve uygulama sürecinin koordinasyon içinde yürütülmesi hedefleniyor.
Sincan Belediyesi’nden kadınların hayatına dokunan sohbetler
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:12 Sincan Belediyesi’nden kadınların hayatına dokunan sohbetler Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan’ın destekleri ve eşi Emine Ercan’ın öncülüğünde yürütülen ’Kadın Kadına Aile Sohbetleri’ programı, bu ay Uzman Psikolog ve Yazar Hatice Kübra Tongar’ı ağırladı. Sincan Belediyesi’nin her ay kadınlara yönelik düzenlediği Kadın Kadına Aile Sohbetleri programının bu ayki konuğu Uzman Psikolog ve Yazar Hatice Kübra Tongar oldu. Rüstem Altunbaş Konferans Salonu’ndaki programda, ahlaklı ve sınırlarını bilen bir nesil için anne babaların nasıl bir yol izlemesi gerektiği üzerine detaylı bir sohbet gerçekleştirildi. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, ilçede yaşayan kadınlara yönelik aile havasında geçen etkinlikleri aralıksız sürdüreceklerini belirtti. "Kadınların mutluluğuna katkı vermeye gayret ediyoruz" Programda konuşan Başkan Ercan, Sincan’a hizmette geri durmayacaklarını belirterek, "Bugün kıymetli hocam ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Çok coşkulu bir kalabalık var, hepiniz hoş geldiniz. Çok şükür Sincan’a hizmet etme şerefini Allah bize vesile kıldı. Sizin gibi güzel insanları gördükçe motivasyonum çok daha artıyor. Rabbim inşallah güç kuvvet verir daha fazlasını Sincan’a kazandırmaya devam ederiz. Bu anlamda bugün bizim yanımızda olup, sizin mutluluğunuza katkı yapmak üzere aramıza teşrif eden Hatice Kübra hocamıza çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Özenle çalıştık, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandık"
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:09 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Özenle çalıştık, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandık" Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitabının tanıtım toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitap Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen program Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından konuşmalara geçildi. "Bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte" Burada konuşan Bakan Ersoy, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandıklarını ifade ederek, "Şevki Efendi, hat tarihçilerimiz ve büyük hattatlarımız tarafından Osmanlı hat sanatında, sülüs ve nesih hatlarının zirvesi kabul edilmektedir. Bu büyük usta aynı zamanda Mushaf yazımında kendisinden sonraki hattatları derinden etkilemiş, günümüzde ise Mushaf yazımında hattatların tamamının takip ettiği yegane üslubun sahibi haline gelmiştir. Biz, Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir. Sultan Mehmed Reşat tarafından şehzadeliğinde hocasına yazdırdığı Mushaf’ın müzehhibi ise yine dönemin önde gelen sanatkarlarından Hüseyin Hüsnü Efendi’dir. Bizler, Şevki Efendi gibi sahasında çığır açan bir sanatkarımızın, bir tane eserinin dahi basılmamış olmasını ciddi bir eksiklik olarak gördük ve bunu gidermek adına çalışmalarımızı başlattık. Bu sadece bizim değil, hemen her hattatın ve önde gelen hat uzmanlarının bir beklentisi, arzusuydu. Öyle ki TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız tarafından Şevki Efendi Mushafı’nın basılacağı haberi ciddi bir heyecan vesilesi olmuş; aldığımız geri dönüşler, duyulan memnuniyet bizlerin de şevkini ve gayretini beslemiştir. Çalışmamızın her aşamasında son kararın, Mushaf’ı yayına hazırlayan ve günümüzde hat sanatımızın dünyadaki en önde gelen temsilcilerinden olan Mehmet Özçay tarafından verildiğini burada vurgulamak isterim. Zira bu çalışmanın sancaktarı da odur. Hocamız, 2013’ün ocak ayında Topkapı Sarayı’nda bir hafta boyunca tarama yaparak bu yolu açmış, bugüne ulaşana kadar her menzilde emek sarfetmiştir. Çok şükür ehil ellerin bu emeğini, bu hasretini vuslata dönüştürmek bugüne nasip olmuştur" dedi. "Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" Bu çalışma TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığının neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçtiğini belirten Bakan Ersoy, "Bir Mushaf basmanın manevi hassasiyetine ve Şevki Efendi gibi çok önemli bir insan hazinemizin mirasını bugüne ve yarınlara taşımanın getirdiği sorumluluğa yakışır şekilde, özenle çalıştık. En gelişmiş baskı tekniklerini kullandık; kağıdından cildine, kutusuna verengine varıncaya kadar kaliteden, estetik ve zarafetten ödün vermedik. Arzu edilen baskı kalitesini yakalamak için tekrar tekrar baskı gerçekleştirdik. Hemen her sayfanın birden fazla basılmış olması, çalışmalarımızda gösterdiğimiz titizliğin bir sonucudur. Bu Mushaf sadece hattatı ve hattıyla değil, tezhibi ve cildi ile de muhteşem bir sanat eseridir. TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı, bu neşriyle yaklaşık 150 senelik özlemi sonlandırmış, Şevki Efendi’ye olan vefa borcumuzun bir nebze olsun ödenmesine vesile olmuştur. Şevki Efendi’yi ve onun şahsında Türk milletinin milli ve manevi benliğini yaşatmak uğruna sanatını, ilmini, ömrünü vakfetmiş; eserler ve hizmetler üretmiş cümle geçmişlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum. Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" şeklinde konuştu. "Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır" Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlığın işe dahil olduğuna değinen Bakan Ersoy, "Unutmamak gerekir ki yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır. Kodikoloji, konservasyon ve restorasyon uygulamaları, Karbon-14 testi ile tarihlendirme, malzeme özelliklerinin tespiti, kataloglama ve veri tabanı oluşturma gibi başlıklarla uzayıp giden bir listeden bahsediyoruz. Hal böyle olunca bilimsel araştırma laboratuvarları, teknolojik ekipmanlar, Mushaf tarihi ve yazma eser uzmanları, restoratör, kimyager ve biyologlardan oluşan çalışma grupları da araştırmaların bilimselliği ve sürekliliği açısından belirleyici bir öneme sahip oluyor. Bütün bu zaruretlerin bir an önce yerine getirilmesi için gereken adımı atan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuş, zatıalilerinin talimatları ile TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. Bütün yazma eserlerin, doğal olarak Mushafların da TÜYEK çatısı altında toplanması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Başkanlığımız bu konuda gerekli girişimleri başlatmıştır. Biz Bakanlık olarak müzelerimizdeki bütün yazma eserleri zaten TÜYEK’e devrettik. Aynı şekilde TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız da belirlenen program ve planlar doğrultusunda çalışmalarına başlamıştır. Bu alanın önde gelen uzmanlarından Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı hocamızın başkanlığında, Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Hafız Osman Şahin ile değerli Hocamız Hattat Mehmet Özçay’ın da yer aldığı çekirdek bir ilim heyeti oluşturduk. Başkanlığımız, TÜYEK’in yazma eserler konusundaki tecrübesini arkasına alarak, ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili kurum ve kişilerin katkısıyla önemli hizmetlere imza atacaktır" ifadelerini kullandı. İstanbul Valisi Davut Gül ise, "İstanbul’da güzel bir ana şahitlik ediyoruz. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Daha da önemlisi bugün bu güzelliğe gelen her birinize, gelerek şahitlik eden her birinize aylığa teşekkür ediyorum. İnşallah Coşkun Hocamızın gayretleriyle, çalışmasıyla, hocalarımızın destekleriyle bu çalışmalar daha da artar. İstanbul’umuza bu anlamda değer kazandıran herkese tekrardan teşekkür ediyor. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çekilerek hediye takdimi yapıldı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Hat Sanatçısı Mehmet Özçay ve çok sayıda kişi katıldı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Hat Sanatçısı Mehmet Özçay ve çok sayıda kişi katıldı.
Büyükşehirden sanatseverlere rast faslı ziyafeti
14 Ocak 2026 Çarşamba - 15:38 Büyükşehirden sanatseverlere rast faslı ziyafeti Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, Klasik Türk Musikisi’nin en köklü makamlarından Rast Faslı’nı, zengin repertuvarıyla sanatseverlerle buluşturuyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın kültür ve sanata verdiği önem doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Konservatuvar bünyesinde gerçekleştirdiği konserler ve sanatsal etkinliklerle, Kayseri’yi kültür ve sanatın merkezi haline getirme hedefini kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu tarafından hazırlanan Rast Faslı Konseri, Türk Musikisi’nin zarafetini ve geleneksel fasıl anlayışını Kayserililerle buluşturacak. Şef Burhan Surluev yönetiminde gerçekleştirilecek konserde, 60 kişilik koro, 10 sazende ve 10 solist, Türk Sanat Müziği’nin seçkin eserlerini icra edecek. Klasik fasıl geleneğinden solo eserlere, potporiden seçkin şarkılara uzanan programda toplam 28 eser yer alacak. Rast Faslı’nın yanı sıra solo şarkılar ve potporilerden oluşan konser programı, dinleyicilere Türk Musikisi’nin estetik dünyasında unutulmaz bir yolculuk sunmayı amaçlıyor. Konser, 17 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 19.00’da, Kadir Has Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Ücretsiz olarak düzenlenecek etkinliğe tüm sanatseverler davet edildi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kültür ve sanat alanındaki etkinlikleriyle kentin sosyal hayatına değer katmaya devam ediyor.