KÜLTÜR SANAT - 13 Mart 2026 Cuma 13:28

’Ayasofya Hattatı’ Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ye büyük vefa

A
A
A
’Ayasofya Hattatı’ Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ye büyük vefa

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının lansmanında yaptığı konuşmada, " Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki büyük hat levhaların da onun eseri olması dolayısıyla günümüzde ’Ayasofya Hattatı’ olarak anılmaktadır. Kazasker Mustafa İzzet Efendi Osmanlı Devleti’nde hem ilmi hem askeri ve bürokratik rütbelerin en üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesidir" dedi.


Yazar İsmail Orman tarafından kaleme alınan Kazasker Mustafa İzzet Efendi Kitabı’nın Lansmanı Rami Kütüphanesi’nde yapıldı. Programan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt, Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının yazarı İsmail Orman ve çok sayıda davetli katıldı.



"Kazasker Mustafa İzzet Efendi" kitabı gayret ve bilincin neticesi olarak vücuda gelmiş bir eserdir"


Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının yoğun bir mesai süresinde kaleme alındığını söyleyen Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak, ecdadımızın inşa ve ihya ettiği Türk-İslam medeniyetinin gerek fikri ve ilmi gerekse kültürel ve sanatsal mirasını korumak ve yaşatmak adına son derece yoğun, son derece hassas bir mesai yürütmekteyiz. İhtiva ettiği bilgi ve birikimle, estetik ve zarafetle göz kamaştıran bu muazzam mirası ömrünü vakfederek, el emeği, göz nuru, alın teri ile var eden; her biri alanında çığır açmış alimlerimizin, sanat erbaplarımızın, ustalarımızın adını yaşatmak, minnet ve vefa borcumuzun gereğini yerine getirmek gayretiyle çalışıyoruz. Bugün lansmanını gerçekleştirdiğimiz ’Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ kitabı da bu gayret ve bilincin neticesi olarak vücuda gelmiş bir eserdir" şeklinde konuştu.



"Osmanlı Devleti’nde hem ilmi hem askeri ve bürokratik rütbelerin en üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesidir"


Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin büyük işlere imza attığını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "İster devlet adamı ister alim ya da sanatkar olsun, hizmet ve eserleriyle adlarını baki kılan ecdadımıza baktığımızda genel olarak her birinin birden fazla alanda yetkin olduğunu görüyoruz. Kendilerini en az iki-üç sahada yetiştirmiş ve bunu da gerçekten en üst seviyede yapmışlardır. Zaten geride bıraktıkları mirasa baktığımızda da sahip oldukları donanım ve birikim kendini açık şekilde göstermektedir. Kazasker Mustafa İzzet Efendi de bu gerçeğe çok güzel bir örneklik teşkil etmektedir. O, Osmanlı Devleti’nde hem ilmi hem askeri ve bürokratik rütbelerin en üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesidir. Hanende, bestekar ve neyzen olarak el üstünde tutulmuş bir musiki ehlidir. Ve hepsinin ötesinde, hat sanatı tarihinde istisnai bir konuma yükselmesini sağlayan çok sayıda niteliğe sahiptir. Bu çok yönlülük onu kültür tarihimizdeki en özel insanlardan biri kılmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki büyük hat levhaların da onun eseri olması dolayısıyla günümüzde ’Ayasofya Hattatı’ olarak anılmaktadır"


Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin ’Ayasofya Hattatı’ olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, pek çok yapının kitabesinde imzasının bulunduğunu söyledi.


Konuşmasına devam eden Bakan Ersoy, "Kazasker Mustafa İzzet Efendi’yi hattat yönüyle değerlendirdiğimizde; sülüs, nesih, celi sülüs ve celi talik gibi en temel yazı türlerini büyük bir ustalıkla yazabildiğini görmekteyiz. Malumunuz, Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki büyük hat levhaların da onun eseri olması dolayısıyla günümüzde ’Ayasofya Hattatı’ olarak anılmaktadır. Yine başta Ayasofya’daki kubbe yazısı olmak üzere, pek çok yapının kitabesinde imzasının bulunması ve 11’den fazla Mushaf-ı Şerif ile bazı ilmi eserlerin hattatı olması, onu Türk ve İslam sanatları tarihinde adeta imtiyazlı bir mevkiye yerleştirmiştir. Kendisi sayısız kıta, murakka, 200’den fazla hilye yazmış; büyük boyda hilye-i şerif yazma geleneğini de o başlatmıştır. 1866’dan başlayarak harf inkılabına kadar Osmanlı matbaacılığında kullanılan kalıplar, onun nesih hattıyla basıma uygun olarak yazdığı harflerden yapılmıştır. Elbette yaptıkları, eserleri, marifet ve becerileri bu kadarla sınırlı değil. Onun ardında bıraktığı eserler, yalnızca sanat tarihimiz açısından değil aynı zamanda kültür hayatımızın bütüncül şekilde anlaşılması bakımından da son derece değerlidir. Sanat tarihçisi Sayın İsmail Orman’ın titiz kaleminde vücut bulan ’Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ kitabı işte bu engin deryanın her kıyısına yelken açabileceğiniz bir eser olarak büyük sanatkarı tanımanıza imkan sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.



"2005 yılından bu yana Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları dahilinde yayımlanan basılı eser sayısı 348’e ulaşmıştır"


Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak titizlikle hazırlanmış, amaç ve hedeflerine hizmet edecek zengin bilgiler ihtiva eden yayınların ciddi bir değer ve önem taşıdığının bilincindeyiz. Söz uçar yazı kalır ifadesi, daima geçerliliğini koruyacak bir hakikati ortaya koymaktadır. Dolayısıyla ilgili birimlerimizin yayıncılık faaliyetleri büyük bir ciddiyetle sürdürülmektedir. Burada tamamına değinmem mümkün değil ancak bazı genel bilgileri paylaşmak isterim. 2005 yılından bu yana Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları dahilinde yayımlanan basılı eser sayısı 348’e ulaşmıştır. Son 8 yılda ’Milli Kültür Eserlerinin Basımı ve Yayımı Projesi’ kapsamında 122 matbu eser yayınlamış bulunuyoruz. Kısa adı TÜYEK olan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız da çok ciddi uzmanlık gerektiren bir mesai yürüterek 355 cilt kitap yayımlamıştır. Teknolojiyi de bu noktada göz ardı etmiyoruz. Genel Müdürlüğümüz; divanlar, mesneviler, tezkireler, mecmualar ve tarifnameler gibi Türk klasik eserlerinin dijital formatlarda yayınlanmasına ilişkin proje kapsamında 84 e-kitabı okuyucuyla buluşturmuştur. TÜYEK ise 482 bin 383 eserin dijital görüntüsünü, aynı zamanda dünyanın en büyük yazma eser portalı da olan kurumsal sitesinden erişime açmıştır" dedi.


Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, konuşmasında Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabının yazarı İsmail Orhan’a teşekkür etti.



"Kitabımın kültür bakanlığı logosu ile sizlere ulaşması güzel oldu"


Programda konuşan kitabın yazarı İsmail Orman da düşüncelerini paylaştı. Konuşmasına devam eden Yazar Orman, "Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabını hazırladığım süredeki çalkantılı süreç nedeniyle eseri, kitap ve cilt halinde görmek benim için gerçekten bir gurur vesilesidir. Bunun Kültür Bakanlığı logosu ile sizlere ulaşması oldu. Açık söylemek gerekirse böyle bir lansman ile birlikte yapılması da gururumu daha da katladı" diye konuştu.



’Ayasofya Hattatı’ Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ye büyük vefa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da tarih ayağa kalkıyor Yıldırım Belediyesi, bir yandan kentsel dönüşümden ulaşıma, yeşil alanlardan spor tesislerine, kütüphanelerden modern pazar alanlarına kadar Yıldırım’ı geleceğe taşıyacak projeleri bir bir hayata geçirirken bir yandan da ilçedeki tarihi ve kültürel yapıları ayağa kaldırıyor. Molla Yegan Medresesi, Osman Fevzi Efendi Konağı, Aşık Yunus Türbesi, İsabey Köy Camii ve birçok sivil mimari örneği yapıyı restore ederek Bursa’ya kazandıran Yıldırım Belediyesi; Müsellim Köşkü, Murad Emri Efendi Evi, Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü, Hacıseyfettin Mahallesi Sivil Mimari Örneği, Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi, Selimzade Sivil Mimari Örneği, Zeyniler Mahalle Konağı ve Hacı Resul Konağı gibi çok sayıda sivil mimari örneği yapıda ise planlama ve restorasyon çalışmalarını sürdürüyor. ’Tarihi zenginliklere sahibiz’ Bursa’nın, Türkiye’nin en önemli tarihi ve kültürel zenginliklerine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursa’nın tarihi mirasının önemli bir kısmı Yıldırım’da bulunuyor. Emir Sultan’dan Cumalıkızık’a, Yeşil Türbe’den Yıldırım Külliyesi’ne ülkemizin en önemli tarihi ve kültürel yapılarına sahibiz. Yine Yıldırım, Bursa’nın çok kıymetli sivil mimari örneklerini bünyesinde barındırıyor. Geçmişten güç alarak geleceği inşa eden yönetim anlayışımız çerçevesinde zenginliklerimizi korumak ve sonraki nesillere aktarmak için projeler hazırlıyoruz" dedi. Marka değeri yükseliyor Yıldırım’ın tarihi ve kültürel değerlerini ayağa kaldırarak yeniden hizmete sunduklarını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Molla Yegan Medresesi’ni aslına uygun olarak restore ederek çocuk üniversitesine dönüştürdük. Yine Osman Fevzi Efendi Konağı’nı Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’ne dönüştürerek Yıldırım’ın en kıymetli mekanlarından biri haline getirdik. Selimzade, Hacıseyfettin ve Yeşil mahallelerimizde bulunan onlarca sivil mimari örneği yapıyı da ayağa kaldırarak, insanlarımızın istifadesine sunuyoruz. Yine Bursa’nın en önemli tarihi akslarından olan Setbaşı- Yeşil- Emirsultan bölgesinde tarihi dokuyu yeninden gün yüzüne çıkaracak projemiz var. Yıldırım’ı, dün ile yarının birlikte yaşandığı, çevre ile insanın barışık olduğu, marka değeri yüksek bir şehir haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’nın ’Dumansız Hava’ muhafızlarına Sağlık Bakanlığı’ndan teşekkür Sağlık Bakanlığı tarafından, tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında hem tütün ürünleri kullanan bireylerin sağlıklı hayata adım atması için hem de 4207 sayılı kanun kapsamında kapalı alanlarda tütün denetimlerine yönelik yoğun faaliyet yürütülüyor. Bu kapsamda Bursa’da ve görevlendirildikleri illerde yapılan çapraz denetimlerde yüksek performans gösteren ve en fazla ihlal tespiti yapan tütün denetçileri, bakanlık tarafından teşekkür belgesiyle onurlandırıldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tütün denetimlerinde özverili çalışmalar gösteren denetçilerin, bakanlık nezdinde oluşturulan iller arası tütün denetim ekiplerinde görevlendirildiğini dile getirdi. Bu görevlerde gösterdikleri özveri ve yüksek performans sayesinde teşekkür belgesi almayı hak kazanan denetimcileri tebrik eden Çetin, "Tütün bağımlılığı, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın ana sebeplerini oluşturuyor. Bu bağımlılık sadece kullanan bireyleri değil, etrafındaki insanların da hayatlarını riske atıyor. Bu yüzden kapalı alanlarda dumansız hava sahası denetimlerini oldukça önemsiyoruz. Yönetmeliğe aykırı durumlara taviz vermiyoruz." dedi. Bağımlılıktan Kurtulun Denetimlerin yanı sıra tütün ürünü kullanan bireylerin bırakmasına yönelik çalışmalar da yürüttüklerini dile getiren Çetin, "İl genelinde devlet hastanelerimizde ve sağlıklı hayat merkezlerimizde bulunan sigara bırakma polikliniklerinde tütün bağımlılığıyla etkisi kanıtlanmış, bilimsel yöntemlerle hizmet veriyoruz. Tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen vatandaşlarımızı, yeni bir başlangıç yapmaları için bu polikliniklere davet ediyorum" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır’da 50 kadın, otobüs şoförü olabilmek için eğitim alıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet adilliğini desteklemek amacıyla 50 kadını "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" programına dahil etti. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile Ulaşım Dairesi Başkanlığının ortaklaşa başlattığı "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" sürüyor. 26 Eylül-10 Ekim 2025 tarihleri arasında çevrim içi olarak alınan kayıtlara 473 kadın başvuruda bulundu. Başvuru koşullarını sağlayan 394 kadınla yapılan mülakatların ardından Diyarbakır’da yaşayan, aktif araç kullanan ve en az B sınıfı ehliyete sahip 24-35 yaş arasındaki 50 kadın eğitim programına kabul edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla başlatılan program kapsamında katılımcılar teorik, teknik ve uygulamalı eğitimler alıyor. Eğitim süresince kadınlar ağır vasıta kullanımına ilişkin becerilerini geliştiriyor. Ulaşım alanında adil bir model olacak Eğitime katılan kadınlar, yıllardır erkeklerin yoğunlukla çalıştığı bir alana adım atmanın heyecanını ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. Direksiyon başına geçmenin yalnızca bir meslek edinmek anlamına gelmediğini belirten kadınlar, kamusal alanda daha görünür olmak istediklerini söyledi. Katılımcılar ayrıca toplu ulaşımda kadın şoförlerin artmasının hem yolcular hem de kent yaşamı açısından daha güvenli ve adil bir atmosfer oluşturacağına inandıklarını dile getirdi. Üç grup halinde 9 Şubat tarihinde başlayan sürüş eğitimlerinin nisan ayında sona ermesi planlanıyor. 16 saat süren eğitimin ardından yapılan sınavı geçemeyen adaylara, sınav öncesinde ek sürüş eğitimi verilecek. Programın sonunda eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadınlar, otobüs şoförlüğü için gerekli ehliyeti almaya hak kazanacak.