Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Bursa’da çiftlikte yangın: 580 kanatlı hayvan telef oldu
Sergen Yalçın rahatsızlanınca basın toplantısına katılamadı
Netanyahu, öldüğüne dair çıkan iddialara videolu yanıt verdi
Kuveyt’te İtalyan askerlerinin bulunduğu üsse dron saldırısı
Bakan Bak: "Arda Güler’in golü Türk futbolu adına gurur verici"
Hakkâri-Çukurca kara yoluna çığ düştü: Sürücüler yolda kaldı
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
KÜLTÜR SANAT
Samsun’da ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiiri çok sesli koro ile seslendirildi
15 Mart 2026 Pazar - 22:25:37
Samsun’da Amisos Akademi Korosu, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un ‘Çanakkale Şehitlerine’ adlı şiirini çok sesli olarak yorumlayarak dinleyicilerle buluşturdu. Çoğunluğu müzik öğretmenlerinden oluşan Amisos Akademi Korosu, şef Levent Aydın’ın besteleyip düzenlediği ‘Çanakkale Şehitlerine’ adlı şiiri seslendirdi. Çanakkale ruhunu müziğin evrensel diliyle anlatmayı hedefleyen eser, kahramanlık ve fedakarlık temalarını güçlü bir koro harmonisiyle bir araya getirdi. Eser, dinleyenleri Çanakkale ruhunun yaşandığı o destansı günlere götürdü. Amisos Akademi Korosu tarafından hazırlanan eser, başta Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan uğruna hayatını kaybeden tüm şehitlere ithaf edildi. Sanat ve vefayı bir araya getiren çalışma şehitlerin hatırasını bir kez daha yüreklerde yaşatırken, "Çanakkale geçilmez" sözünü notalarla yeniden hatırlattı.
15 Mart 2026 Pazar - 16:35
Şahinbeyli öğrenciler İstiklal Marşını en güzel okumak için yarıştı
Şahinbey Belediyesi tarafından, geleneksel olarak düzenlenen İstiklal Marşımızı Güzel Okuma yarışması öğrenciler tarafından yoğun ilgi gördü. İstiklal Marşının kabul edilişinin 105’inci yıl dönümü nedeniyle Şahinbey Belediyesi tarafından İstiklal Marşını Güzel Okuma Yarışması düzenlendi. Yarışmaya katılan anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, büyük bir öz güvenle sahneye çıkarak okuma ve hitabet hünerlerini sergiledi. Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen yarışmayı kurum müdürleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler izledi. Her kelimesi ve mısrası muhteşem Öğrencilerle bir araya gelen Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, İstiklal Marşı’nın her hecesinin muhteşem olduğunu belirterek, "Yarışmamız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere toplam dört kategoride yapıldı. İstiklal Marşımız milletimizin bağımsızlık yolunda vermiş olduğu o kahramansı ve destansı mücadelenin şiire, mısralara dökülmüş hali. Rabbim bizlere bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Rahmetli Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı kalbinden gelen imanla ve vatan aşkıyla yazmış. Her kelimesi ve mısrası muhteşem. Allah Mehmet Akif Ersoy’dan da razı olsun. Tüm şehitlerimizi bu vesileyle bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Onlar olmasaydı biz bu vatan topraklarında rahat ve huzurlu bir şekilde yaşayamayacaktık" dedi.
15 Mart 2026 Pazar - 16:25
Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı
99 nadide eserin yer aldığı ’Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı. İslam medeniyetinin önemli emanetlerini bir araya getiren sergi, Kayserililerle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde hazırlanan sergide, İslam dünyası için büyük manevi değere sahip kutsal emanetler ile vakıf kültürünü yansıtan eserler yer alıyor. 99 nadide eserden oluşan sergi, vatandaşların yoğun ilgisiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’nin açılış programına katılarak sergide yer alan eserleri inceledi. Açılış programına Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Başkan Büyükkılıç, "Peygamberimizin (sav) sevdalıları, Kayseri’mizin güzel insanları her birinize hoş geldiniz, yapılan bu anlamlı ve önemli çalışma hayırlı uğurlu olsun" dedi. Başkan Büyükkılıç, bu sergide emeği geçenlere teşekkür ederek; "Bu çalışmada emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ve ekibine, sabahlara kadar çalışan hayata geçiren Vakıflarımızla birlikte Kayseri Büyükşehir Belediyemizin çalışkan, gayretli peygamber sevdalısı emektarlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun" diye konuştu. Sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Zıbın-ı Şerif gibi kutsal emanetlerin yanı sıra Ravza-i Mutahhara’yı süsleyen, üzerinde dualar ve nakışlar bulunan kıymetli örtüler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Manevi değeri yüksek eserler, ziyaretçilere İslam tarihinin önemli hatıralarını yakından görme imkânı sağlıyor. 99 eserden oluşan koleksiyonun, İslamiyet’te Allah’ın 99 güzel ismi olarak bilinen Esmaül Hüsna’ya atfen hazırlandığı ifade edilirken, sergi hem kültürel hem de manevi yönüyle dikkat çekiyor. Kayseri’de açılan sergi, ziyaretçilere medeniyetimizin vakıf geleneğini ve kutsal emanetlere duyulan saygıyı yakından görme fırsatı sunuyor.
15 Mart 2026 Pazar - 16:08
Rize’de öğrencilere Karagöz ve Hacivat gösterisi
Osmanlı Cihan Devlet’inden günümüze kadar uzanan gölge oyunu Hacivat ve Karagöz Rize’de ilkokul öğrencileriyle buluşturuldu. Osmanlı’dan günümüze uzanan geleneksel gölge oyunu Karagöz ile Hacivat, Rize Ülkü Ocakları’nın düzenlemiş olduğu programla ilkokul öğrencileriyle buluştu. Rize Merkez TOBB İlkokulu’nda düzenlenen etkinlikte öğrenciler, Türk kültürünün asırlık sahne sanatlarından olan gölge oyunu Karagöz ve Hacivat’ı izleme ve yakından tanıma fırsatı buldu. Yaklaşık 5 asırlık geçmişe sahip olan Karagöz ve Hacivat gösterisinde, öğrencilere hem geleneksel tiyatro anlatıldı hem de sahnelenen gölge oyunuyla keyifli anlar yaşatıldı. Özellikle Ramazan eğlencelerinin vazgeçilmezleri arasında yer alan gölge oyunu, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 22:14
Tavşanlı’da üniversite öğrencileri iftarda buluştu
2
13 Mart 2026 Cuma- 09:27
Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ‘Çatlı’ filminin galası gerçekleştirildi
3
15 Mart 2026 Pazar- 08:10
Tercan’da Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü anıldı
4
15 Mart 2026 Pazar- 01:10
500 Büyükçekmeceli kadın Edirne’de iftar sofrasında buluştu
5
18 Ağustos 2025 Pazartesi- 07:35
Erzincan’da Yaşayan Miras Festivali
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:20
Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor
Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:19
Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor
Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:54
Kemençenin en yaşlı ustalarından
Trabzon’un Sürmene ilçesinde yaklaşık 65 yıl önce hiç kimseden eğitim almadan kemençe yapmaya başlayan 81 yaşındaki Hasan Sancak, bugüne kadar tamamen el yapımı 400 kemençe yaptı. Ailesinde kemençe yapan kimse olmadığını dile getiren Sancak, ilk mesleğinin kunduracılık olduğunu, ayakkabı dükkânı açmasına rağmen kemençe yapmaktan hiç vazgeçmediğini kaydederek yıllar içinde kemençenin birçok yönünü zamanla değiştirdiğini söyledi. "Benim bir ustam olmadı" Kemençe yapımına başladığında bir ustasının olmadığını kaydeden Sancak, "81 yaşındayım. Benim bir ustam yok. İlkokula giderken kemençe yapmaya başladım. Ustam olmadığı için yaptığım kemençeler, hiçbir ustanın yaptığına benzemez. Bunu iyi anlamda söylemiyorum. İyi ya da kötü olduğuna karar verecek olan, kemençeyi kullanan üstatlardır. Kararı üstatlar verir, ben değilim. Bizim ailede kemençe yapan kimse yok. İlk mesleğim kunduracılıktır. Ayakkabı dükkânı açtım ama yine de kemençe yapmaya devam ettim. Bu yetenek bana Allah vergisi. Bahattin Çamurali üstadımız rahmetli, benim köylümdür. Kendisi iyi bir kemençe ustası ve iyi bir icracıydı. Onun elinde gördüğüm kemençeleri yapmaya çalışırdım. O yetenek bende vardı. O gün bugündür kemençe yaparım ama çalmasını bilmem" dedi. Bu işi benim gibi tamamen elde yapan pek yok Günümüzde kemençeyi kendi gibi elde yapanın pek olmadığını belirten Sancak, "Kemençenin birçok tarafını zamanla değiştirdim. ’Nasıl olur?’ diye diye kendi kendimi geliştirdim. Kemençe dört kısımdan oluşur: ağacı, kapağı, işçiliği ve telleri. Bu dördünden biri eksik olursa kemençe olur ama kaliteli olmaz. Bir hatıra defterim var. Bu defterde kemençe çalanların fotoğrafları bulunur. Aynı zamanda o fotoğraflardaki kişilere kemençe yaptım. Defterde yaklaşık 400 kişi var. Kemençe yapım işini uzun yıllar köyde sürdürdüm. 1990 yılında şu anki dükkânımı açtım. 2000’li yıllarda da hatıra defterini tutmaya başladım. Yaklaşık 35 yıldır bu küçük dükkânda kemençe yapıyorum. Fiilen 65 yıldır bu işle uğraşıyorum. Komşumuz Yunanistan’a da kemençe yaptım. 2005 yılında Kültür Bakanlığı aracılığıyla Yunanistan’da düzenlenen kemençe yapma yarışmasına katıldım. 55 Yunanlı arasında tek Türk bendim ve o yarışmada üçüncü oldum. 65 yıl önce yaptığım kemençe ile bugün yaptığım kemençe arasında çok fark var. Şimdi işler daha kolay. O zamanlar köyde çalışıyordum; elektrik yoktu, her şeyi el yordamıyla yapıyorduk. Teknoloji işimizi çok kolaylaştırdı. Ancak yetenekli olmazsan bu işi yapamazsın. Sabırlı olmazsan da yapamazsın. Bu işi benim gibi tamamen elde yapan pek yok, çoğu makineyle yapıyor. Benden yaşlısı yok diyebilirim ama yaşıma yakın olanlar var" diye konuştu.
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:24
Nazilli HEM tiyatro ekibinin oyunu beğenildi
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Halk Eğitimi Merkezi sosyal ve kültürel etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Yıl boyunca açılan kurslar arasında yer alan tiyatro kurslarında eğitim alan kursiyerler oyunlarını sergiledi. Nazilli Belediyesi Mehmet Yüzügüler Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda yoğun katılımla sahnelenen Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun "Hepimiz Mahkumuz" isimli tiyatro oyunu ayakta alkışlandı. Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Öğretmenlerinden Kemalettin Bal tarafından kaleme alınan ve yönetmenliğini de üstlendiği oyun büyük beğeni kazandı. Nazilli’de ilk kez sahnelenen ve 2 aylık bir çalışma ile seyircisi ile buluşan oyunu izlemek üzere 300 kişilik salona yaklaşık 500 kişi gelince salon kapıları da dahil olmak üzere salon tıka basa dolduruldu. Bir saat süren oyunun sonunda seyircinin ayakta alkışladığı oyuncular ve Halk Eğitimi Merkezi yöneticileri tebrik yağmuruna tutuldu. "3 ayda 250 kurs, 6 bin kursiyer" Ekibine, oyuncularına ve izleyiciye teşekkür eden Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Mustafa Savaş, emeği geçen herkese teşekkür etti. Savaş, "Farklı farklı meslek gruplarından oluşan kursiyerlerimiz işlerinden ve evlerinden zamanlarını ayırarak kurslara geldiler ve 2 ay gibi bir sürede bu oyunu sergilemeyi başardılar. Ben Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun sergilediği bu oyun nedeniyle tüm kursiyerlerimizi kutluyorum. Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana yaklaşık 250 kurs, 6 bin kursiyerimiz oldu. Bunların 100 civarı mesleki, 300 civarı mesleki kursiyer şeklinde gerçekleşti. Mesleki kurslarımız çok önemli ancak kültürel kurslarımız da bizim için çok önemli. Bu kurslarımız gönüllülük esasına göre gerçekleşiyor. Toplumun gönlü varsa kültürümüz gelişir. Bizlerin yeni nesillere kültürümüzü aktarmamız gerekiyor. Kursiyerlerimiz diksiyon ve yazarlık kursları aldı. Bu oyunlar böyle oluştu. Millet olmak için kültür gerekiyor. Bizler de kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz. Emeği geçen herkese ve kursiyerlerimizi yalnız bırakmayarak onların gönüllerine dokunan çok değerli izleyicimize de çok teşekkür ediyorum" dedi. "Aile, değerler, sevgi, merhamet" Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun "Hepimiz Mahkumuz" isimli tiyatro oyunu kaleme alan HEM Öğretmenlerinden Kemalettin Bal, "Bir idamlık suçlunun üzerinden büyük şirketlerin "reklam yapma" kavgasını ve paranın "aile, değerler, sevgi, merhamet" gibi kavramlara hükmedişini gözler önüne seren bir oyun. "Hepimiz Mahkumuz" 1. mahkum üzerinden bunu ortaya koyarken 2. mahkum üzerinden suçun; insanın doğduğu ev, yaşadığı mahalle, mensubu olduğu toplumdan kopuk değerlendirilemeyeceğini görüyoruz. Hatta kötülüğün kol gezdiği bir dünyada suça bulaşan kötülerden daha çok "her şeyin farkında olan iyilerin" suçlu olabileceğinin altını çiziyor. İnsan bazen suç ve vicdan arasında sıkıştığında vicdanlı olmayı suçlu olmaya tercih edebiliyor. Oyun peşinen bir tarafı suçlu ilan etmek yerine, her şeyi seyircinin vicdanına bırakıyor" Oyunda görev alanlar ve izleyenler de yaptıkları konuşmalarda Nazilli’de bu tarz tiyatro oyunlarının ve kültürel etkinliklerin artmasını diledi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:23
Antalya’da 27 hafız için icazet töreni
Antalya’nın Kumluca ilçesinde İlçe Müftülüğü tarafından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursunda eğitim gören 27 öğrenci için hafızlık icazet programı düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat ve Kongre Merkezinde düzenlenen program Mehter konserinin ardından İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Ardından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursu öğrencisi tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Kumluca Müftüsü Bedir Aydın’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, "Tormurcuk derdinde olmayacak ağaç odundur. Bizim derdimiz var. Bizim yaramız var. Bizim idealimiz var. Biz imanımızın gereğini yapıyoruz. Yaralıyız. Yaramız deride değil, derinde. Eğer yara deride olursa onu merhem iyileştirir. Ama yara kalpte olursa o zaman onun çaresi zor bulunur. Onun çaresi Allaha iman, Kur’an-ı Kerime iman, İslama imandır. İslam üzere bir hayat yaşamaktır" dedi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin ise "Kur’an-ı Kerimi biz niye ezberliyoruz. Kur’an-ı Kerimle ilgili fukahanın şöyle bir hükmü vardır. Eğer insanlardan bir grup, bir topluluk ezberlemez ise bütün insanlık bundan sorumlu olur. Kur’an-ı Kerimi ezberlemek farzı kifaye yani ümmetin içinden bir grup ezberlerse diğerlerinden o sorumluluk kalkmış olur. İşte bu hafızlarımız bizim adımıza ümmet adına o sorumluluğu üstlenmiş olan Kur’an-ı Kerim’in muhafızlarıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardında ülke çapında ve dünyada yarışma dereceleri bulunan ünlü Kuran hadimleri tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapıldı. Daha sonra da hafızlık icazeti almaya hak kazanan öğrencilere protokol üyeleri tarafından belgeleri ve çeşitli hediyeler takdim edildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:20
Final öncesi stres, yerini eğlenceye bıraktı
Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün yurtlarda düzenlediği "Biz Bize Moral Akşamları" etkinliğinde öğrenciler, çiğköfte yaptı, film izledi, müzik ve dansla final sınavları öncesinde moral depoladı. Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Biz Bize Moral Akşamları" etkinliği kapsamında yurtlarda kalan öğrenciler, final sınavları öncesinde bir araya gelerek moral depoladı. Yoğun sınav temposu öncesinde öğrencilerin motivasyonunu artırmayı amaçlayan etkinliklerde, çiğköfte yapımı, film gösterimi ve çeşitli sosyal aktiviteler gerçekleştirildi. Samimi ve sıcak bir ortamda geçen buluşmalar, öğrencilerin stres atmasına ve kaynaşmasına imkan sağladı. Etkinliğin ilerleyen saatlerinde yurt bahçesinde yakılan ateş eşliğinde müzik ve danslarla keyifli anlar yaşanırken, öğrenciler hep birlikte halay çekti. Renkli görüntülere sahne olan moral akşamları, gençlerin sınav stresini yok ederken, Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Biz Bize Moral Akşamları ile yurtlarımızdaki öğrencilerimiz, final sınavları öncesinde bir araya gelerek keyifli ve eğlenceli vakit geçirdi" ifadelerine yer verdi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 09:22
Alüvyonlarla örtülü Anadolu’nun Pompei’si Myra’da kazılar özel mülkiyet sınırlarında ilerliyor
Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti ve Andriake Liman Kenti’nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında, Myra Antik Tiyatrosu’nun 2026 yılında restorasyonuna başlanması planlanırken, kazılarda ortaya çıkarılan benzersiz eserlerden 20’sinin Cumhurbaşkanlığı’nda sergilenmesi dikkat çekti. Myra’yı "Anadolu’nun Pompei’si" olarak tanımlayan Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, özel mülkiyet nedeniyle kazıların sınırlı alanda yürütülebildiğini vurgulayarak, "Bastığımız zeminle antik kentin en derin noktası arasında 9 buçuk metre kod farkı var, yaklaşık 1 buçuk kilometre çapından da büyük bir metropol, bugünkü Demre’nin altında yatıyor" dedi. Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan Myra Antik Kenti ile Andriake Liman Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları, 2025 kazı sezonunda da yoğun şekilde devam etti. Myra Antik Tiyatrosu’nda restorasyon süreci Myra’daki çalışmaların ana odağının antik tiyatro olduğunu belirten Çevik, tiyatroya ilişkin tüm projelerin tamamlandığını ifade etti. Çevik, "Myra’da antik tiyatroda röleve, restitüsyon ve restorasyon projeleri tamamlandı ve Koruma Kurulu’na sunuldu. Koruma Kurulu’ndan da izin alındı. Şu anda restorasyon projesi ihale aşamasına hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu projeyi 2026 bütçesine dahil etti. Onay sürecinin ardından 2026 yılında Myra Antik Tiyatrosu’nun restorasyonuna başlamayı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl heyecanlı bir yıl olacak" ifadelerini kullandı. "Bölgenin en büyük tiyatrosu" Antik tiyatronun mimari özelliklerine de değinen Prof. Dr. Nevzat Çevik, yapının bölge açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu tiyatro yaklaşık 11 bin kişilik kapasiteye sahip. Bölgenin en büyük tiyatrosu ve saf Roma tiyatrosu özellikleri taşıyor. En önemlisi de çok sayıda orijinal mimari elemanının günümüze ulaşmış olması. Yaklaşık 16 yıldır yürüttüğümüz kazılarda arşitravlar, lentolar, söveler ve başlıklar dahil olmak üzere çok sayıda orijinal malzeme ortaya çıkarıldı. Amacımız bu malzemeleri yeniden yerine koymak" dedi. Restorasyonun yalnızca görsel bir çalışma olmadığını vurgulayan Çevik, "Restorasyon esasen koruma amaçlı bir çalışmadır. Gösterim, bunun sadece bir sonucudur. Biz bu tiyatroyu koruyarak ayağa kaldırmayı hedefliyoruz. Bu tür restorasyonlar çok ince ve hassas çalışmalardır. Yaklaşık 3 yıl, belki 4 yıl sürebilir. Ancak bu sürenin sonunda sahne binasının büyük ölçüde ayakta ve korunmuş hale geldiğini göreceğiz" diye konuştu. "Anadolu’nun Pompei’si" Myra’nın korunmuş yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Çevik, antik kenti "Anadolu’nun Pompei’si" olarak tanımladı. Çevik, Myra’nın alüvyonlarla örtülmesi sayesinde çok iyi korunduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Bastığımız zeminle antik kentin en derin noktası arasında 9,5 metre kod farkı var. Yaklaşık 1,5 kilometre çapından da büyük bir metropol, bugünkü Demre’nin altında yatıyor. Burada çok geniş bir özel mülkiyet alanı söz konusu. Bu nedenle kazılarımız şu an için belirli sınırlar içinde yürütülüyor. En azından kentin en büyük yapılarından biri olan tiyatroyu tamamen kazıp restore ederek bu büyük antik kente ucundan başlamış olacağız. İleriye dönük olarak çok büyük bir bilgi rezervi aktaracağımızı düşünüyoruz. Çünkü alan şu anda örtülü ve korunmuş durumda. Bugün değilse bile, belki 100 yıl sonra yapılacak kazılarda, Pompei’de olduğu gibi son derece iyi korunmuş bir kentin ortaya çıkacağını öngörüyoruz. Pompei lavlarla örtülmüştü, Myra ise alüvyonlarla örtüldü" ifadelerini kullandı. Andriake’de müze yeniden açılıyor Andriake Liman Kenti’ndeki çalışmalara da değinen Prof. Dr. Çevik, burada 16 yıldır aralıksız kazı yürütüldüğünü söyledi. Hadrian dönemine ait granaryumun Likya Uygarlıkları Müzesi’ne dönüştürüldüğünü hatırlatan Çevik, "Müze binasının kendisi zaten başlı başına bir eser. Akdeniz’in en büyük birkaç granaryumundan biri. Müze yaklaşık bir yıldır ziyarete kapalı, revizyon çalışmaları artık bitme aşamasında. Bir-iki ay içinde müzemiz, yeni teşhir-tanzim düzeni ve yeni eserlerle yeniden ziyarete açılacak" diye konuştu. Binlerce küçük obje, büyük bir hikaye Kazılarda ortaya çıkarılan küçük buluntuların önemine dikkat çeken Çevik, "Bu sezon kazılarda ele geçirilen eserlerden müzelik nitelikte olanları yıl sonu itibarıyla müzeye teslim ettik. Yaklaşık 170 küsur eser şu anda müze envanterine girmiş durumda. Bunun dışında binlerce etütlük eserimiz var. Seramikler, camlar, metal eşyalar, günlük kullanım kapları ve kadın süs eşyaları gibi çok sayıda buluntu, Myra’nın günlük yaşamına dair önemli veriler sunuyor.. Duvar çizme sistemlerine ilişkin detayların enstitü çalışmaları kapsamında elimize geçmesi dikkat çekiciydi. Sezonun başındaki kazılarda ise millefiori olarak adlandırılan cam örnekleri bulundu. Bu buluntulardan 20’si şu anda Cumhurbaşkanlığı’nda sergileniyor. Bunlar Anadolu için gerçekten benzersiz örnekler" ifadelerini kullandı. Kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında yıl boyunca sürdüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Çevik, "Biz buluntuya eşya olarak değil, bilgi olarak bakıyoruz. Her buluntu, geçmişin karanlıkta kalan bir noktasını aydınlatan bir veri sunuyor" dedi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 08:38
Bayburt huzurevinde manevi buluşma: Bendirler çalındı, ilahiler söylendi
Bayburt Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Aheng-i Bendir İlahi Grubu, Mekke’nin fethi dolayısıyla Bayburt Memnune Evsen Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinleriyle bir araya geldi. Öğrencilerden oluşan ilahi grubu, bendir eşliğinde ilahiler ve şiirler seslendirdi. Manevi atmosferde gerçekleştirilen programda huzurevi sakinleri de söylenen ilahilere hep birlikte eşlik etti. Programda bir huzurevi sakini tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılarak, dua edildi. Mekke’nin fethi münasebetiyle düzenlenen etkinlikte, öğrenciler ile huzurevi sakinleri arasında duygusal anlar yaşandı. Program sonunda huzurevi personelleri tarafından öğrencilere ve yaşlılara ikramlarda bulunuldu. "Gönüllerde güzel bir sada bırakmak istedik" Aheng-i Bendir İlahi Grubu’nun kurucusu ve Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmeni Rana Sena Mutaf, programın amacının huzurevi sakinlerinin gönüllerine dokunmak olduğunu belirterek, "Bayburt Kız İmam Hatip Lisesi öğrencilerimizden oluşan dini musiki grubumuz Aheng-i Bendir, bu akşam huzurevindeki büyüklerimizin ellerini öpmeye, onların gönüllerini hoş etmeye ve güzel bir sada bırakmaya geldi. İnşallah gönüllerinde güzel bir iz bırakmışızdır" ifadelerini kullandı. "Yaşlılarımızla çok güzel vakit geçirildi" Huzurevi Müdürü Murat Köse ise etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Anadolu Kız İmam Hatip Lisesinin Aheng-i Bendir grubunu, Mekke’nin fethi münasebetiyle huzurevimize davet ettik. Yaşlılarımızla çok güzel vakit geçirildi, ilahiler söylendi, dualar edildi. Bu anlamlı programdan dolayı Bayburt Kız Anadolu İmam Hatip Lisesine teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
01 Ocak 2026 Perşembe - 00:31
Denizli 2026’ya coşkuyla girdi
Denizli’de yeni yıl kutlamaları coşkuyla geçti. Kentin her noktasında havai fişekleri patlarken, , Vali Coşkun ise kentte görev başında olan kamu personellerini ziyaret ederek yeni yıllarını kutladı. Denizli 2026’e büyük coşkuyla girdi. Kentin farklı noktalarındaki meydanlarda bir araya gelen onlarca vatandaşlar kutlamalar yaptı. Araç konvoyu yaparak kutlamalara dahil olan vatandaşlar ise dikkatlerden kaçmadı. Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun beraberindeki Denizli Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç ve beraberindeki heyet ile birlikte ziyaretlerde bulundu. Vali Coşkun ve beraberindekiler jandarma ve polis ekiplerini uygulama noktalarında, kamu hastanelerinde görev yapan personelleri ve 112 Acil Çağrı Merkezinde görevli personelin yeni yılını kutladı. Hem jandarma hem de emniyet teşkilatının gecenin huzur ve güven içerisinde geçmesi için gerekli tüm tedbirleri aldığını ifade eden Denizli Valisi Coşkun, "2026 yılının merhaba diyecek olmanın heyecanı ile yılın son gününde esizlerle bir aradayız. 2026 yılının ülkemize hayırlı uğurlu ve bereketli olmasını temenni ediyoruz. Yeni yılda tüm tedbirleri aldık. Bu amaçla ilimizde 26-27 Aralık 2025 tarihlerinde ve sonrasında emniyet ve jandarma birimleri tarafından 250 ekip 900 personel ile Yılbaşı Huzur ve Güven uygulaması gerçekleştirilmiştir. Yılbaşı gecesi ise İl Emniyet Müdürlüğümüz ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından denetim ve uygulamaları devam ediyoruz. Bu doğrultuda 31 Aralık gecesi Emniyet Müdürlüğümüz 321 ekip 2 bin 495 personel, İl Jandarma Komutanlığımızda 270 ekip 850 personel ile 24 saat esasına göre görevinin başındadır. Her türlü olumsuzluğa karşı teyakkuz halindeyiz. Vatandaşlarımızın huzurunu bozacak, kamu düzenini tehdit edecek hiç bir duruma müsamaha gösterilmeyecektir. Görev başında olan tüm güvenlik güçlerimize ve kamu personelimize teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın yeni yılını kutluyorum. Hemşehrilerimizi 2026 yılında sağlık ve huzur diliyorum" dedi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 22:37
Tarihi meydan "beyaz gelinliğini" giydi
Soğuk ve karın en çok yakıştığı şehirlerden Sivas’ta yağan karla birlikte Tarihi Kent Meydanı’nda kartpostallık görüntüler oluştu. Sivas’ta sabah saatlerinden itibaren etkili olan yoğun kar yağışı adeta şehri felç etti. Kapanan yollar nedeniyle Sivas’ın dışarıyla ulaşımı kesildi. Ancak karın güzel yanları da vardı ve bu güzel yanların tadını çıkartanlar da oldu. Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi eserleri bir arada bulunduran Sivas Tarihi Kent Meydanı’nı adeta yağan karla birlikte beyaz gelinliğini giydi. 8 asırdan fazladır tüm heybetleriyle ayakta kalmayı başaran Şifahiye Medresesi, Çifte Minareli Medrese ve Buriciye Medresesi’nde belgesel tadında görüntüler ortaya çıktı. 8 asırlık tarihi yapıların çatılarındaki su arklarında 1 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu. Osmanlı dönemi eseri olan Kale Camisi, Kongre Müzesi ve tarihi Sivas Valilik binası da bu görsel şölene katkı sundu. Sivaslılar ve Sivas dışından misafir olarak gelip Sivas’ta bulunanlar, dondurucu soğuğa rağmen kartpostal güzelliğindeki meydanın tadını çıkarttı.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 17:03
Aydın Büyükşehir Belediyesi minik öğrencileri tiyatro ile buluşturdu
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde kültür ve sanat etkinlikleri, kentin dört bir yanında her yaştan Aydınlı ile buluşmayı sürdürüyor. Başkan Çerçioğlu’nun sanata ve çocukların gelişimine verdiği önem doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalar, minik izleyicilerden büyük beğeni topluyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, çocuklar için perdelerini "Müzisyenler Çetesi" oyunuyla bir kez daha açtı. Usta oyuncular tarafından sahnelenen oyun, Şükran Güngör - Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda yüzlerce öğrenciyi bir araya getirdi. Renkli sahneleri ve eğlenceli anlatımıyla dikkat çeken oyunda çocuklar keyifli anlar yaşadı. Tiyatro gösterimi boyunca kahkahaların eksik olmadığı salonda çocuklar, eğlenerek öğrenmenin mutluluğunu yaşadı. Veliler ise etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getirerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:56
Bakan Ersoy’dan somut olmayan kültürel miras vurgusu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerinde kayıtlı unsur sayısının 32’ye ulaştığını belirterek insan unsurunun somut olmayan kültürel mirasın temel taşı olduğunu dile getirdi. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ebru sanatçısı Duygu Orak’ın sanat merkezini ziyaret etti. Ziyarette, somut olmayan kültürel mirasın korunması, ustalık geleneğinin yaşatılması ve bu mirasın genç kuşaklara aktarılmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Ersoy, Türkiye’nin bu alandaki güçlü konumuna dikkat çekti. Türkiye’nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerinde kayıtlı unsur sayısının 32’ye ulaştığını belirten Ersoy, bu sayıyla Türkiye’nin sözleşmeye taraf ülkeler arasında ikinci sırada yer aldığını ifade etti. Bu başarının, kültürel mirası icra eden ustalar ve sanatçılar sayesinde mümkün olduğunu vurgulayan Ersoy, insan unsurunun somut olmayan kültürel mirasın temel taşı olduğunu dile getirdi. Kültürel miras taşıyıcısı kartıyla 7 bini aşkın sanatçı destekleniyor Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı kartı sistemine ilişkin de bilgi veren Ersoy, bu kapsamda 7 bin 36 sanatçının kültürel miras taşıyıcısı olarak kayıtlı olduğunu ifade etti. Yaşayan insan hazineleri envanterinde 102 miras taşıyıcısı yer alıyor Somut olmayan kültürel mirasın ustalık düzeyinde özel temsilcilerinin yer aldığı Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanterine de değinen Bakan Ersoy, bu envanterde Türkiye genelinde 100 kültürel miras taşıyıcısı ile 2 kurumun yer aldığını söyledi. Ersoy, Yaşayan İnsan Hazineleri sisteminin, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve becerilerin korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Yaşayan Miras Okulu Ankara’da açıldı Somut olmayan kültürel mirasın aktarımında eğitimin önemine işaret eden Ersoy, geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde Yaşayan Miras Okulu’nun açıldığını hatırlattı. Bu okulun, geleneksel sanatlar ve zanaatların deneyimlenerek öğrenilmesini amaçladığını belirten Ersoy, pilot uygulamanın ardından projenin başta etnografya müzeleri olmak üzere Bakanlığa bağlı birçok mekana yayılacağını ifade etti. Özellikle küçük yaşta ilgi duyan çocukların bu sanatlarla erken dönemde tanışmasının önemine dikkat çeken Ersoy, "Bu işler deneyimlemeden anlaşılmıyor. Çok zor zanaatlar ama aynı zamanda insanı ruhen de rahatlatan bir tarafı var" dedi. Ziyaret sırasında ebru sanatı hakkında da bilgi alan Bakan Ersoy, iyi bir zanaatkar olmanın uzun yıllar süren bir emek gerektirdiğini vurgulayarak, özellikle ebru sanatında ustalaşmanın yaklaşık beş yılı bulduğunu ifade etti. Bu sanatların yalnızca üretim değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bir sakinlik sağladığını dile getirdi. Bakanlık olarak yaşayan mirasın korunması, görünür kılınması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak süreceğini belirten Ersoy, kültürel miras taşıyıcılarının bu sürecin temel unsuru olduğunu vurguladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder