KÜLTÜR SANAT
Bayramın ikinci günü vatandaşlar Edirne’ye akın etti 21 Mart 2026 Cumartesi - 19:08:57 Selimiye Camii, Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak bilinen ihtişamıyla, 4 yıl süren restorasyonun ardından yeniden ibadete açılmasının ardından Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Bayramın özellikle ikinci gününü fırsat bilen ve çevre illerden Edirne’ye gelen çok sayıda vatandaş, kentin tarihi ve kültürel değerlerini yakından görme imkanı buldu. Meteorolojik verilere göre yağışlı geçen bayram süresine rağmen ziyaretçiler, yağmura aldırış etmeden kentin simge noktalarını gezdi. Edirne’nin meşhur tava ciğeri satan işletmelerin önünde uzun kuyruklar oluşurken, Selimiye Camii içerisinde de gözle görülür bir yoğunluk yaşandı. Bu ilgi, vatandaşların camiye duyduğu özlemi bir kez daha ortaya koydu. Kent genelinde artan ziyaretçi sayısına bağlı olarak trafik yoğunluğu da dikkat çekti. Ana arterlerde zaman zaman trafik durma noktasına gelirken, Edirne Emniyet Müdürlüğü ekipleri kavşaklarda görev alarak ulaşımın aksamaması için yoğun çaba sarf etti. Camiyi ziyaret eden vatandaşların en çok ilgi gösterdiği detaylardan biri ise Selimiye Camisi içindeki ters lale motifi oldu. Bu özel motifi yakından görmek ve görüntülemek isteyen ziyaretçiler adeta birbirleriyle yarıştı. Restorasyon çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, emeği geçen herkese teşekkür ederek, Selimiye Camii’nin yeniden eski ihtişamına kavuşmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:16 Moda dünyasının yeni gözdesi: Ehram Erzurum’daki bir çok atölyede koyun yününden elde edilen ipliklerin dokunmasıyla elde edilen ehram kumaşıyla giyimden süs eşyalarına, tablolardan yastıklara daha onlarca ürün ortaya çıkarılıyor. Ehram kumaşının geleneksel kullanımının büyük ölçüde terkedilmesine rağmen moda dünyasına farklı tasarımlarla girmesi için özel çalışmalar yapılıyor. Erzurum, Bayburt, Erzincan, Elazığ, Ağrı, Van, Malatya ve Kayseri gibi daha bir çok ilde ehram, ince eğrilmiş koyun yününden yapılan çok zahmetli aşamalardan geçerek düz yüzeyli mekikli dokuma ile elde edilen kadın dış giysisinin adı olarak özetleniyor. Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtiliyor. "Kısır koyun ve koç yününden ehram olmuyor" Ehram için koyunun 6-7 aylarında kırkılan yünü kullanılıyor. Bölge halkı bu yünün tellerinin uzun olduğuna, yağmurda çekmeyeceğine; kısır koyun ve koç yününden ehram olmayacağına inanıyor. Ehramın değeri ipin inceliği ile doğru orantılı olarak değerlendiriliyor. Ehramda genellikle kahverengi, siyah, krem gibi yünün doğal renkleri kullanılıyor, renkli iplerle ehram üzerine dokuma esnasında ya da sonradan elle nakış işleniyor. Yazın ve kışın yaygın olarak kullanılıyor. Yazın açık renk kışın koyu renk tercih ediliyor. Doğal yün oluşu nedeniyle özellikle kışın örtünmeyle beraber, ısınma avantajı da sağlıyor. Koyun yününden yapılan ve kimyasal madde içermeyen sağlıklı olması yönüyle tercih edilen el emeği olan bu kıymetli kumaş günümüzde kadın/erkek giysisi ve aksesuarlarına(kadın el çantası/cüzdan, dizlik, erkek yelekleri, kravat, kemer, anahtarlık, magnet) varana dek yapılmakta olup geleneksel ehram kullanımından modern kullanıma adapte edildi. Tezgahlarda dokunuyor Ata yadigârı olarak bilinen, geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehram, çeşitli nakış teknikleriyle süslenerek şimdilerde ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa pek çok ürünün yapımında kullanılıyor. Ehram ustalarının bahar döneminde köy köy dolaşarak en iyi koyunun yününü topladıklarını ve alabalık suyunun olduğu köylerde bu yünleri tokaçlama yıkanıyor. Temizlenmiş yünün kaliteli kısmı ayrılarak tarama ve çirişleme işlemiyle ipler tezgâhta dokumaya hazır hale getiriliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:04 Mesir Macunundan alabilmek için kazanın içine girdiler Manisa 486. Uluslararası Mesir Macunu Festivali, Ramazan Bayramının ikinci gününde Nevruz ateşinin yakılması, temsili Merkez Efendi ve Hafsa Sultan eşliğinde protokolün kortej yürüyüşü ve mesir macunu karma töreniyle başladı. Kazanda karılan mesir macunundan almak isteyen vatandaşlar, ellerindeki poşet, tencere ve plastik tabaklarla adeta birbirleriyle yarışırken, her sene olduğu gibi ortaya renkli görüntüler çıktı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı şenlikleriyle beraber başladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan etkinliklerde, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, mesir komitesi üyeleri tarafından Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden etkinlikte şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak’ın selamlama konuşması ve Nevruz’un önemine ilişkin yaptığı konuşmasının ardından protokol üyeleri Nevruz’un simgesi haline gelen renkli yumurtaları birbirleriyle tokuşturarak kırmaya çalışırken, Nevruz’un en önemli ritüellerinden olan örste demir dövüp ateş üzerinden atladı. Mesir Korteji düzenlendi Etkinlik, geleneksel hale gelen kortej yürüyüşüyle devam etti. Mesir Macunu sayesinde şifa bulan Hafsa Sultan ve Mesir Macununu hazırlayan Merkez Efendi’yi ve Manisa’da yetişen şehzadeleri temsil eden tiyatrocuların eşliğinde protokol üyeleri Manisalıları selamlayarak, Sultan Camii Külliyesi içerisinde yer alan Şifahanenin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Törenlere Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şifalı Mesir Macunu dualarla karıldı Mesir Karma Töreninin açılış konuşmasını yapan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, "Manisa hepimiz için çok önemli. Manisa deyince Mesir, Mesir deyince Manisa akla geliyor artık ve her yıl büyüyerek bu tanıtım anlamında da hem yurt dışında, yurt dışında bu gelenek, bu inanış büyüyerek devam ediyor. Her zaman söylediğim gibi biz Sultan Camii Kubbe ve minarelerinden sadece Mesir Macunu saçmıyoruz. İhtiyacı olanlara şifa, sevgi, kardeşlik, umut ve barış açıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Şehrimizin gururu, kültürümüzün en kıymetli mirası olan Mesir Festivali geleneğimizin 486. yılını karşılamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Manisa’mızda çifte bayram yaşıyoruz. 486 yıldır bu topraklarda mayalanan, hoşgörünün ve şifanın sembolü olan Mesir geleneğimizi bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde sizlerle beraber karşılıyoruz. Bayramın o birleştirici ruhu ile Mesir’in kadim şifasının aynı gün buluşması şehrimiz için çok güzel ve anlamlı bir denk geliş. Bayramın huzuru ile Mesir’in şifası Manisa’mızın bereketli topraklarında birleşiyor. 486 yıl önce Merkez Efendi’nin Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun bugün sadece bir geleneği değil, hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşam kültürünü temsil ediyor" şeklinde konuştu. Manisa Mesir Macunu Festivalinin sosyal dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade eden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise şunları söyledi: "Mesir Festivali deyip geçmemek lazım. Klasik bir festival değil. Bir kere dünyanın en kadim ve en eski festivali Mesir festivalidir. Mesir Bayramı’dır. Aynı zamanda manevi olarak, şifa olarak inanç değerlerimiz açısından çok kıymetli bir bayramdır, bir festivaldir. Keza sağlık, sıhhat bulma açısından insanın ihtiyaçlarının önem hiyerarşisinde en önemlisi olan sağlık hizmetine erişimle ilgili o zamanın şartlarında en güzel ilaçlar terkip edilerek sunulmuştur. Aynı zamanda bir sağlık kurumunun ifadesidir" Kazanın içinde kıyasıya yarış Yapılan konuşmaların ardından Manisa İl Müftü Vekili Mehmet Nurlu’nun yaptırdığı dua ile birlikte Mesir Macunu kazanına 41 çeşit baharat ilave edilerek karıştırıldı. Protokol üyeleri tarafından hazırlanan temsili Mesir Macunu kazanı vatandaşların alabilmesi için sahneden aşağıya indirildi. Ellerinde kavanozlar, poşetler, plastik tabaklar ile kazanın içine ellerini daldıran vatandaşlar şifalı olduğuna inanılan Mesir Macunundan alabilmek için birbirleriyle yarışırken, ortaya her sene olduğu gibi renkli görüntüler çıktı. Sadece Manisalıların değil, İzmir, İstanbul gibi farklı illerden gelen vatandaşlar da macundan alabilmek için yarıştı. Kimi vatandaşlar mesir macununa bulanırken, macundan alabilen vatandaşlar ise yüzyıllardır yaşatılan geleneğin kendine has bir geleneği olduğunu ve her sene takip ettiklerini söyledi. Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreniyle başlayan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii kubbe ve minarelerinden vatandaşlara 10 ton mesir macunu saçılmasıyla sona erecek.
Şap karantinası nedeniyle iptal edilen deve güreşleri sektörde sıkıntıya neden oldu
19 Aralık 2025 Cuma - 10:39 Şap karantinası nedeniyle iptal edilen deve güreşleri sektörde sıkıntıya neden oldu Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu Başkanı Akın Pazarlıoğlu, şap karantinası dolayısıyla iptal edilen deve güreşlerinin birçok sektörü olumsuz etkilediğini belirterek ilgili kurum ve kuruluşların bu kararı yeniden gözden geçirmesini istedi. Tarih boyunca develerde şap hastalığı görülmediğini belirten Pazarlıoğlu, "Develer de çift tırnaklı hayvan olabilir ama, develerde şap hastalığı görülmez. Yasağı koyanlar bunu istedikleri bilim kurulundan ve veteriner fakültelerinden öğrenebilir" dedi. Federasyon Başkanı Akın Pazarlıoğlu, konuyla ilgili açıklamasında "Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ülkemizi etkisi altına alan şap hastalığı başta biz devecileri olmak üzere tüm hayvancıları derinden etkileşmiştir. Göktürk’lerden beri süregelen devecilik kültürü ve deve güreşleri Osmanlı Devletinden bu güne kadar süre gelen en eski geleneksel kültür mirasımızdır. Develerin şap hastalığı geçirdiği yönünde yazılı hiçbir vakaya rastlanmamaktadır. Başta şap enstitüsü olmak üzere hiçbir kurumun bu yönde araştırması da yoktur. Ülkemizdeki üniversitelerin veterinerlik fakülte arşivlerinde develerde hiçbir şap vakasına rastlanılmadığı araştırıldığında görülecektir. Sırf yönetmelikte çift tırnaklı hayvan kategorisine girdiğinden dolayı HAYGEM tarafından geleneksel kültür mirasımız olan deve güreşlerimiz iptal edilmektedir. Bu deve güreşlerinin sekretaryasını 2012 yılında kurulmuş olan Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu yürütmektedir" diyerek bu yasağın kaldırılmasını istedi. Federasyon olarak, başta Aydın milletvekilleri olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü ile gerek resmi yazışma gerekse yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Pazarlıoğlu, "Bu geleneksel kültür mirasımız ‘Nakliye ve insan yoğunluğu göz önünde alındığında hastalığı yayma riski var" gerekçesi ile hastalık bahane edilerek yok edilmek istenmektedir. Tüm hayvan sevkiyatları devam ederken deve güreşlerinin iptal edilmesini anlamsız buluyoruz. Deve güreşlerinden ekmek yiyen, evine ekmek götüren ve sekiz ilde toplamda 15 milyon kişiye direkt hitap eden ülkemizin en büyük kültürel etkinliğinin maddi ve manevi boyutu ele alınarak karar verilmelidir. Bu dönem tertiplenen 80 adet deve güreşi festivali vardı. Bu festivallerde havutçusundan çulcusuna, golancıdan keçecisine kadar yaklaşık 15 milyon kişi mağdur olmuştur" diyerek alınan yasak kararının yeniden gözden geçirilmesini istedi. Bu arada güreşmeyen pehlivan develerin de rahatsız olduğunu belirten deveciler, kış sezonu boyunca arenaya çıkarılmayan develerin tabiatı gereği sıkıntılı olduğu belirtildi.
Yozgat Belediyesi’nin bakımını yaptırdığı konak hanımların eğitim noktası oldu
19 Aralık 2025 Cuma - 10:38 Yozgat Belediyesi’nin bakımını yaptırdığı konak hanımların eğitim noktası oldu Yozgat Belediyesi’nin günlük hayata kazandırdığı konaklardan Mehmet Ağa Konağı, Halk Eğitim Merkezi’nden eğitmenlerin ders vermesiyle ve kadınların becerilerini arttırmasıyla ön plana çıkıyor. İstanbulluoğlu Mahallesinde bulunan ve Çocuk Sanat Merkezi olarak da bilinen tarihi Mehmet Ağa Konağı, 2018 yılından itibaren hizmet vermeyi sürdürüyor. Kapılarını yapay çiçek ve pastacılık eğitimleri için kadınlara açan konakta eğitim alan kursiyerler, yeteneklerini geliştirme imkanı buluyor. Lateks evanın akrilik boyalarla boyanmasıyla yapay çiçekler elde ediliyor. Hem dekoratif hem de hediye amaçlı kullanılan bu ürünler gerçeği aratmıyor. Pastacılık eğitimi alan hanımlar, mutfak bilgilerini ve yeteneklerini daha ileri seviyeye taşıma fırsatı buluyor. "Çok neşeliyiz, kursumuz çok güzel" Kursiyerlerden Nuran Topuz, 1 buçuk aydır kursta olduğunu söyledi. Kursa gelip gelmemekte tereddüt yaşasa da geldiği için çok memnun olduğunu belirten Topuz, "Burada güzel arkadaşlıklar edindik. Çok neşeliyiz, kursumuz çok güzel. Psikolojik olarak da çok iyi geldi. Konaktan da çok memnunuz" dedi. "Mağazalarda hediye aramaktansa kendi yaptığımız ürünleri hediye ediyoruz" Kursiyer Ayşe Demircan, Yozgat Belediyesi’nin konağı tahsis etmesinden dolayı memnuniyet duyduğunu ifade etti. Demircan, "Burası Yozgat için çok güzel bir değer. Çiçek kursundayım, pastacılık kursuna da devam edeceğim. Yeni arkadaşlıklar edindim. Gidip mağazalarda hediye aramaktansa burada kendi yaptığımız ürünleri hediye ediyoruz. Burası bizim için terapi gibi, çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Yeni dönem kayıtlarımızı şimdiden doldurduk" Yozgat Belediyesi Sanat Koordinatörü Gülay Gümüş, kursların Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirildiğini söyledi. Gümüş, "Kursiyerlerimizin 1 buçuk aylık katılımı ile gerçekleşen bazı ürünlerimizi tanıtmak istedik. Davetlerimiz olacak. Yapılan güzel işleri takdim etmek istiyoruz. Hanımlar, var olan yeteneklerinin üzerine biraz daha koymuş oldular. 15 kursiyerimiz pastacılık kursunda. Aşağı yukarı 15 kişi de yapay çiçek kursumuza geliyor. Yeni dönem kayıtlarımızı şimdiden doldurduk bile" diyerek kursa olan yoğun talepten söz etti. "Daha güzel çalışmalar yapmak için gayret içinde olacağız" Kursiyerlerin davetine katılan Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, kursiyerleri tebrik etti. Başkan Arslan sözlerini şöyle sürdürdü: "Yozgat’taki tarihi evleri, konakları mümkün olduğu kadar koruyup geleceğe taşımak istiyoruz. Bunları restore ederken, yeniden yaparken bir taraftan da içinde normal hayatın devam etmesi gerekiyor. Bu konağımızı da yaklaşık 7-8 yıl önce restore ettiğimiz bir konak. Burada bu bölgedeki hanım kardeşlerimize yönelik olarak değişik kurslar faaliyet gösteriyor. İlk etapta pastacılık ve yapma çiçek kursu açıldı. İkisinde de çok güzel ve başarılı işler yapılıyor. Kursiyerler hem mekandan hem de hocalarından memnun. Öyle gözüküyor ki bunların sayısını arttırmamız gerekiyor. Halk Eğitim Merkezi’mize, hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah daha güzellerini yapmak için gayret içerisinde olacağız."
Mersin’de Türk Sanat Müziği ‘Fasl-ı Konser’le buluştu
19 Aralık 2025 Cuma - 10:09 Mersin’de Türk Sanat Müziği ‘Fasl-ı Konser’le buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu tarafından düzenlenen ‘Fasl-ı Konser’de, Acemaşiran makamındaki seçkin eserler sanatseverlerle buluşurken, müzik dolu gece dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Türk Sanat Müziği Topluluğu, Türk Sanat Müziği’nin seçkin eserlerini müzikseverlerle buluşturduğu ‘Fasl-ı Konser’ ile sanatseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Orkestra Şefi Levon Özkomanova yönetiminde gerçekleştirilen konser, belediyenin Kongre ve Sergi Sarayı Büyük Salon’da düzenlendi. Konserde, Türk Sanat Müziği repertuvarının seçkin eserleri icra edildi. Programda, ‘Bir Haber Ver Ey Saba’, ‘Canan Okuyor Aşkın İlahi Sesidir Bu’, ‘Kime Halim Diyeyim’ ve ‘Bu Hal Huzur Etmesin Bir Daha’ gibi Acemaşiran makamındaki eserler yer aldı. Usta bestecilerin imzasını taşıyan eserler, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. "Büyükşehir Belediyesinin sanata verdiği destekler çok kıymetli" Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu Fasl-ı Konser Orkestra Şefi Levon Özkomanova, konserde klasik Türk Sanat Müziği eserlerine yer verdiklerini belirterek, programın dinleyicilerden büyük ilgi gördüğünü ifade etti. İstanbul’dan Mersin’e geldikten sonra büyükşehir belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Özkomanova, "Biraz klasikçiyim. Türk müziğinde daha çok klasik eserleri icra etmeyi seviyorum. Bu akşam da Acemaşiran makamında eserler seslendirdik, klasik fasıl yaptık, ardından solistler geçidi ile sanatseverlere güzel bir konser sunduk"dedi. Mersin’de Türk Sanat Müziği’ne olan ilgiden memnuniyet duyduğunu da söyleyen Özkomanova, "Mersin halkı, Türk müziğini çok seviyor ve böyle de kalmalı"şeklinde konuştu. Özkomanova, konserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, belediyenin sanata verdiği desteğin önemine de dikkat çekti.