KÜLTÜR SANAT
Bayramın ikinci günü vatandaşlar Edirne’ye akın etti 21 Mart 2026 Cumartesi - 19:08:57 Selimiye Camii, Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak bilinen ihtişamıyla, 4 yıl süren restorasyonun ardından yeniden ibadete açılmasının ardından Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Bayramın özellikle ikinci gününü fırsat bilen ve çevre illerden Edirne’ye gelen çok sayıda vatandaş, kentin tarihi ve kültürel değerlerini yakından görme imkanı buldu. Meteorolojik verilere göre yağışlı geçen bayram süresine rağmen ziyaretçiler, yağmura aldırış etmeden kentin simge noktalarını gezdi. Edirne’nin meşhur tava ciğeri satan işletmelerin önünde uzun kuyruklar oluşurken, Selimiye Camii içerisinde de gözle görülür bir yoğunluk yaşandı. Bu ilgi, vatandaşların camiye duyduğu özlemi bir kez daha ortaya koydu. Kent genelinde artan ziyaretçi sayısına bağlı olarak trafik yoğunluğu da dikkat çekti. Ana arterlerde zaman zaman trafik durma noktasına gelirken, Edirne Emniyet Müdürlüğü ekipleri kavşaklarda görev alarak ulaşımın aksamaması için yoğun çaba sarf etti. Camiyi ziyaret eden vatandaşların en çok ilgi gösterdiği detaylardan biri ise Selimiye Camisi içindeki ters lale motifi oldu. Bu özel motifi yakından görmek ve görüntülemek isteyen ziyaretçiler adeta birbirleriyle yarıştı. Restorasyon çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, emeği geçen herkese teşekkür ederek, Selimiye Camii’nin yeniden eski ihtişamına kavuşmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:16 Moda dünyasının yeni gözdesi: Ehram Erzurum’daki bir çok atölyede koyun yününden elde edilen ipliklerin dokunmasıyla elde edilen ehram kumaşıyla giyimden süs eşyalarına, tablolardan yastıklara daha onlarca ürün ortaya çıkarılıyor. Ehram kumaşının geleneksel kullanımının büyük ölçüde terkedilmesine rağmen moda dünyasına farklı tasarımlarla girmesi için özel çalışmalar yapılıyor. Erzurum, Bayburt, Erzincan, Elazığ, Ağrı, Van, Malatya ve Kayseri gibi daha bir çok ilde ehram, ince eğrilmiş koyun yününden yapılan çok zahmetli aşamalardan geçerek düz yüzeyli mekikli dokuma ile elde edilen kadın dış giysisinin adı olarak özetleniyor. Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtiliyor. "Kısır koyun ve koç yününden ehram olmuyor" Ehram için koyunun 6-7 aylarında kırkılan yünü kullanılıyor. Bölge halkı bu yünün tellerinin uzun olduğuna, yağmurda çekmeyeceğine; kısır koyun ve koç yününden ehram olmayacağına inanıyor. Ehramın değeri ipin inceliği ile doğru orantılı olarak değerlendiriliyor. Ehramda genellikle kahverengi, siyah, krem gibi yünün doğal renkleri kullanılıyor, renkli iplerle ehram üzerine dokuma esnasında ya da sonradan elle nakış işleniyor. Yazın ve kışın yaygın olarak kullanılıyor. Yazın açık renk kışın koyu renk tercih ediliyor. Doğal yün oluşu nedeniyle özellikle kışın örtünmeyle beraber, ısınma avantajı da sağlıyor. Koyun yününden yapılan ve kimyasal madde içermeyen sağlıklı olması yönüyle tercih edilen el emeği olan bu kıymetli kumaş günümüzde kadın/erkek giysisi ve aksesuarlarına(kadın el çantası/cüzdan, dizlik, erkek yelekleri, kravat, kemer, anahtarlık, magnet) varana dek yapılmakta olup geleneksel ehram kullanımından modern kullanıma adapte edildi. Tezgahlarda dokunuyor Ata yadigârı olarak bilinen, geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehram, çeşitli nakış teknikleriyle süslenerek şimdilerde ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa pek çok ürünün yapımında kullanılıyor. Ehram ustalarının bahar döneminde köy köy dolaşarak en iyi koyunun yününü topladıklarını ve alabalık suyunun olduğu köylerde bu yünleri tokaçlama yıkanıyor. Temizlenmiş yünün kaliteli kısmı ayrılarak tarama ve çirişleme işlemiyle ipler tezgâhta dokumaya hazır hale getiriliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:04 Mesir Macunundan alabilmek için kazanın içine girdiler Manisa 486. Uluslararası Mesir Macunu Festivali, Ramazan Bayramının ikinci gününde Nevruz ateşinin yakılması, temsili Merkez Efendi ve Hafsa Sultan eşliğinde protokolün kortej yürüyüşü ve mesir macunu karma töreniyle başladı. Kazanda karılan mesir macunundan almak isteyen vatandaşlar, ellerindeki poşet, tencere ve plastik tabaklarla adeta birbirleriyle yarışırken, her sene olduğu gibi ortaya renkli görüntüler çıktı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı şenlikleriyle beraber başladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan etkinliklerde, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, mesir komitesi üyeleri tarafından Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden etkinlikte şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak’ın selamlama konuşması ve Nevruz’un önemine ilişkin yaptığı konuşmasının ardından protokol üyeleri Nevruz’un simgesi haline gelen renkli yumurtaları birbirleriyle tokuşturarak kırmaya çalışırken, Nevruz’un en önemli ritüellerinden olan örste demir dövüp ateş üzerinden atladı. Mesir Korteji düzenlendi Etkinlik, geleneksel hale gelen kortej yürüyüşüyle devam etti. Mesir Macunu sayesinde şifa bulan Hafsa Sultan ve Mesir Macununu hazırlayan Merkez Efendi’yi ve Manisa’da yetişen şehzadeleri temsil eden tiyatrocuların eşliğinde protokol üyeleri Manisalıları selamlayarak, Sultan Camii Külliyesi içerisinde yer alan Şifahanenin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Törenlere Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şifalı Mesir Macunu dualarla karıldı Mesir Karma Töreninin açılış konuşmasını yapan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, "Manisa hepimiz için çok önemli. Manisa deyince Mesir, Mesir deyince Manisa akla geliyor artık ve her yıl büyüyerek bu tanıtım anlamında da hem yurt dışında, yurt dışında bu gelenek, bu inanış büyüyerek devam ediyor. Her zaman söylediğim gibi biz Sultan Camii Kubbe ve minarelerinden sadece Mesir Macunu saçmıyoruz. İhtiyacı olanlara şifa, sevgi, kardeşlik, umut ve barış açıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Şehrimizin gururu, kültürümüzün en kıymetli mirası olan Mesir Festivali geleneğimizin 486. yılını karşılamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Manisa’mızda çifte bayram yaşıyoruz. 486 yıldır bu topraklarda mayalanan, hoşgörünün ve şifanın sembolü olan Mesir geleneğimizi bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde sizlerle beraber karşılıyoruz. Bayramın o birleştirici ruhu ile Mesir’in kadim şifasının aynı gün buluşması şehrimiz için çok güzel ve anlamlı bir denk geliş. Bayramın huzuru ile Mesir’in şifası Manisa’mızın bereketli topraklarında birleşiyor. 486 yıl önce Merkez Efendi’nin Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun bugün sadece bir geleneği değil, hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşam kültürünü temsil ediyor" şeklinde konuştu. Manisa Mesir Macunu Festivalinin sosyal dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade eden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise şunları söyledi: "Mesir Festivali deyip geçmemek lazım. Klasik bir festival değil. Bir kere dünyanın en kadim ve en eski festivali Mesir festivalidir. Mesir Bayramı’dır. Aynı zamanda manevi olarak, şifa olarak inanç değerlerimiz açısından çok kıymetli bir bayramdır, bir festivaldir. Keza sağlık, sıhhat bulma açısından insanın ihtiyaçlarının önem hiyerarşisinde en önemlisi olan sağlık hizmetine erişimle ilgili o zamanın şartlarında en güzel ilaçlar terkip edilerek sunulmuştur. Aynı zamanda bir sağlık kurumunun ifadesidir" Kazanın içinde kıyasıya yarış Yapılan konuşmaların ardından Manisa İl Müftü Vekili Mehmet Nurlu’nun yaptırdığı dua ile birlikte Mesir Macunu kazanına 41 çeşit baharat ilave edilerek karıştırıldı. Protokol üyeleri tarafından hazırlanan temsili Mesir Macunu kazanı vatandaşların alabilmesi için sahneden aşağıya indirildi. Ellerinde kavanozlar, poşetler, plastik tabaklar ile kazanın içine ellerini daldıran vatandaşlar şifalı olduğuna inanılan Mesir Macunundan alabilmek için birbirleriyle yarışırken, ortaya her sene olduğu gibi renkli görüntüler çıktı. Sadece Manisalıların değil, İzmir, İstanbul gibi farklı illerden gelen vatandaşlar da macundan alabilmek için yarıştı. Kimi vatandaşlar mesir macununa bulanırken, macundan alabilen vatandaşlar ise yüzyıllardır yaşatılan geleneğin kendine has bir geleneği olduğunu ve her sene takip ettiklerini söyledi. Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreniyle başlayan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii kubbe ve minarelerinden vatandaşlara 10 ton mesir macunu saçılmasıyla sona erecek.
Haliliye Belediyesi’nin kültür ve sanat kurslarına ilgi
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:49 Haliliye Belediyesi’nin kültür ve sanat kurslarına ilgi Haliliye Belediyesi, kültür ve sanat alanında yürüttüğü çalışmalarla her yaştan vatandaşa hitap etmeye devam ederken, vatandaşlardan da yoğun ilgi görüyor. Haliliye Belediyesi tarafından hayata geçirilen kültür ve sanat faaliyetleri, bireylerin sanatsal yeteneklerini ortaya çıkarmayı ve sosyal hayata katılımlarını artırmayı amaçlıyor. Haliliye Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalarla, vatandaşların keyifli ve verimli zaman geçirebilecekleri sosyal bir ortam oluşturuluyor. Kültür ve Sanat Evi’nde piyano, keman, ney, def-bendir, ebru ve hüsn-i hat branşlarında açılan kurslar, alanında uzman usta öğreticiler tarafından veriliyor. Kursiyerler, ücretsiz olarak sunulan bu eğitimlerle hem yeteneklerini keşfetme hem de kendilerini geliştirme imkanı buluyor. Sunulan sanat eğitimlerinin özellikle gençlerin kişisel ve sanatsal gelişimine önemli katkı sağladığını belirten kursiyerler, Haliliye Belediyesi’nin sanata ve gençlere verdiği destekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’a teşekkür ediyor. Haliliye Belediyesi tarafından yapılan açıklamada def/bendir, ney, keman, ebru, hüsn-i hat ve piyano kurslarına kayıt yaptırmak ya da detaylı bilgi almak isteyen vatandaşların "444 22 63" numaralı İletişim Merkezi aracılığıyla başvuru yapabilecekleri bildirildi.
Sincan’da ‘Türk Dünyası Zeka Oyunları’ Turnuvası başladı
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:41 Sincan’da ‘Türk Dünyası Zeka Oyunları’ Turnuvası başladı Sincan Belediyesi, Dünya Dokuz Kumalak Federasyonu, Bestemşe ile Dokuz Kumalak ve Mangala Oyunları Derneği iş birliğinde düzenlenen Dokuz Kumalak (Dokuz Korgool) Asya Kupası adlı Türk Dünyası Zeka Oyunları Turnuvası Sincan Kültür Evi’nde başladı. Sincan Belediyesi, ‘Türk Dünyası Zeka Oyunları’ turnuvası düzenledi.Dünya Dokuz Kumalak Federasyonu, Bestemşe ile Dokuz Kumalak ve Mangala Oyunları Derneği iş birliğinde düzenlenen Dokuz Kumalak (Dokuz Korgool) Asya Kupası adlı Türk Dünyası Zeka Oyunları Turnuvası Sincan Kültür Evi’nde başladı. Turnuva, klasik ve blitz olmak üzere iki farklı kategoride 21 Aralık’a kadar devam edecek. Türk Dünyası Zeka Oyunları Turnuvası her gün 09.00-18.00 saatleri arasında Sincan Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleşecek. Turnuvaya Türkiye, Kazakistan, Moğolistan, Bangladeş, Rusya, Özbekistan, Kırgızistan, Afganistan, Tacikistan, Hindistan ve Pakistan başta olmak üzere birçok ülkeden sporcular katılıyor. Ayrıca turnuva, Türk dünyasının geleneksel zeka oyunlarını yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı da hedefleyen önemli bir uluslararası organizasyon olma özelliği taşıyor. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan turnuva ile ilgili yaptığı açıklamada, "Türk Dünyası Zeka Oyunları Turnuvası ile Asya şampiyonası heyecanı Sincan’da yaşanıyor. Tüm zeka oyunları tutkunlarını bu büyük buluşmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
"Bir Kooperatif Macerası" galası
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:18 "Bir Kooperatif Macerası" galası Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Ticaret İl Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan "Bir Kooperatif Macerası" adlı tiyatro oyununun gala gösterimi, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında düzenlenen etkinlikte, kooperatifçilik bilincinin çocuk yaşlarda kazandırılması hedeflendi. Programa öğrenciler, öğretmenler ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. Samsun İl Ticaret Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre, 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı’nın bir fırsata dönüştürülerek Türkiye’deki kooperatifleşme hareketine yeni bir ivme kazandırılması amacıyla, Bakanlık riyasetinde Samsun genelinde çok sayıda proje hayata geçiriliyor. Yetkililer, kooperatifçiliğin başarılı olabilmesi için tabandan gelen bir yapı olması gerektiğine dikkat çekerek, bu bilinçle projelerin merkezine eğitimin yerleştirildiğini ifade etti. 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında il genelinde çeşitli etkinlikler planlanırken, özellikle çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalar ön plana çıkıyor. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik etkinlikler kapsamında, öğrencilere kooperatifçilik kavramı, değerleri ve ilkeleri hakkında temel bilgileri içeren eğitimler veriliyor. Eğitimlerin; sunumlar, kısa film gösterimleri ve oyunlarla desteklendiği belirtilirken, öğrencilerin konuyu daha kolay ve kalıcı şekilde öğrenmelerinin hedeflendiği kaydedildi. 17 ilçe ve 132 okulda planlanan eğitim programına 17 Nisan 2025 tarihi itibarıyla başlandığı, eğitimlerin halen devam ettiği bildirildi. Yetkililer, yapılan çalışmalarla kooperatifçilik bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının amaçlandığını vurguladı. Tiyatro şu ana kadar 8 bin öğrenci ile buluştu. Tiyatro oyununun müziklerini İlkadım ilçesinde bulunan Şehit Cengiz Topel İlkokulu’nda görevli sınıf öğretmeni Mahir Çuğu yaptı. Tiyatro gala gösterimini ayrıca Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü Taha Enes Şener, Samsun İl Ticaret Müdürü Kürşat Turpçu, Samsun Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Selahattin Altunsoy, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Eyüp Çakır ve öğretenler izledi.
"Fareler ve İnsanlar" Yıldız Kenter Sahnesi’nde sanatseverlerle buluştu
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:44 "Fareler ve İnsanlar" Yıldız Kenter Sahnesi’nde sanatseverlerle buluştu Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Muğla Sanat Tiyatrosu iş birliğinde hazırlanan "Fareler ve İnsanlar" adlı tiyatro oyunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesinde sanatseverlerle buluştu. Dünya edebiyatının önemli yazarlarından John Steinbeck’in ölümsüz eserinden uyarlanan oyun, güçlü oyunculuk performansları ve etkileyici sahne diliyle izleyicilerden büyük beğeni topladı. Toplumsal dayanışma, dostluk ve hayata tutunma mücadelesini konu alan eser, salonu dolduran sanatseverlere duygu dolu anlar yaşattı. Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında sahnelenen tiyatro gösterimi, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sanata ve sanatçılara verdiği desteğin önemli bir göstergesi oldu. 550 izleyici ile sahnelenen oyun sonunda izleyiciler, oyuncuları uzun süre ayakta alkışladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi, kültür ve sanat etkinliklerini kentin dört bir yanında sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Sanat, toplumları bir arada tutan en güçlü bağlardan biridir. Dünya edebiyatının önemli eserlerinden ‘Fareler ve İnsanlar’ı Muğlalı sanatseverlerle buluşturmak çok değerli. Büyükşehir Belediyesi olarak kültür ve sanata destek vermeye, sanatın her dalını kentimizin her noktasına ulaştırmaya devam edeceğiz" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Hz. Mevlânâ’yı andı
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:30 Antalya Büyükşehir Belediyesi Hz. Mevlânâ’yı andı Antalya Büyükşehir Belediyesi, Hazreti Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Hakk’a vuslatının 752. yıl dönümünü İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı tarafından düzenlenen Şeb-i Arûs Semâ töreni ile andı. Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) Aspendos Salonu’nda düzenlenen törene, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Yavuz ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. "Mevlânâ, insanlığa yol gösteren bir vicdan mirasıdır" Gecenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Hazreti Mevlânâ’nın yalnızca bir mutasavvıf ya da şair değil, insanlığa asırlardır yol gösteren güçlü bir fikrî ve vicdanî miras olduğunu vurguladı. Mevlânâ’nın öğretilerinin bugün hâlâ toplumsal karşılık bulduğunu ifade eden Hacıoğlu, ayrıştırmadan konuşmayı, ötekileştirmeden düşünmeyi ve yargılamadan anlamayı öğreten bu irfan geleneğinin, günümüz dünyasında her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir değer olduğunu dile getirdi. Tasavvufun birlik, aşk ve insân-ı kâmil anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen törende, semânın anlam dünyası izleyiciyle buluştu. Tasavvufun birlik, aşk ve insân-ı kâmil anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen törende, semânın anlam dünyası da izleyiciyle buluştu. Programda Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından Mevlevi bestekârlardan Abdülbâki Nâsır Dede’nin Acembûselik Mevlevi Ayin-i Şerifi ve Semâ Mukabelesi icra edildi. Töreninin başında okunan Nâ’t-ı Şerîfi, Türk Sanat Müziği İcrâ Heyeti ve Tasavvuf Müziği Topluluğu Şefi Celâl Abacı, sonunda okunan Kur’ân-ı Kerîm’i Abdülkadir Aktürk seslendirdi. Baş taksimi Neyzenbaşı Umut Murat Aytekin, son taksimi Kanûnî Alperen Kozak yaptı. Kudümzenbaşı Aygün Altınbaş, Postnişîn Mahmut Sülükçü’ydü. Şeb-i Arûs Semâ Töreni, ilgiyle izlendi.
Bir asırdır toprak altında olan Diyarbakır surlarının 1.35 metresi gün yüzüne çıkartıldı
18 Aralık 2025 Perşembe - 13:24 Bir asırdır toprak altında olan Diyarbakır surlarının 1.35 metresi gün yüzüne çıkartıldı Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesindeki İç Kale Artuklu Sarayı kazısında 100 yıldır toprak altında olan surun bir kısmı ortaya çıkartıldı. 1.35 metre yükseklikte, 17 metre uzunluğundaki duvarın Hurriler döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Sur ilçesinde İçkale Müze Kompleksi alanında Amida Höyük, Diyarbakır merkezde ilk yerleşimin başladığı yer olarak biliniyor. Yaklaşık olarak 10 bin yıldır kesintisiz olarak yerleşime sahne olan höyükte yapılan kazılardan şimdiye kadar tespit edilen buluntulara göre yerleşimin Neolotik (M.Ö. 8000) yılında başladığı tespit edildi. Diyarbakır bölgesinin yönetim merkezi olan Amida Höyük, 10 bin yıldır kesintisiz olarak yönetim merkezi olması ve yerleşimin devam etmesi bakımından Filistin’in Eriha kentinden sonra dünyada ikinci sırada yer alıyor. Hurriler, Hurri-Mitanniler, Bitzamani Krallığı, Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, Büyük Tigran Krallığı, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, İlhanlılar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılarının da aralarında yer aldığı birçok medeniyete ev sahipliği yapan höyükte, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız başkanlığında 8 yıldır kazı çalışmalarına devam ediliyor. Artuklu Sarayı Kazısı, Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürütülen 12 aylık kazılar statüsünde yer alıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, kazı çalışmalarının 2 0cak 2025’te büro çalışmalarıyla başlandığını, 23 Haziran 2025 tarihinden itibaren de arazi çalışmalarına devam edildiğini söyledi. Arazi çalışmalarının 31 Aralık tarihinde sonlanacağını aktaran Yıldız, yaklaşık 365 gün çalışma yapmış olacaklarını kaydetti. Prof. Dr. Yıldız, bu yıl özelikle sarayın kuzey tarafında bulunan ve Alay Meydanı olarak adlandırılan bölümde kazı çalışmaları yaptıklarını aktararak, "Şimdiye kadar yaptığımız çalışmalarda toplamda 5 çarpı 5 metre ölçülerinde 26 açmada arkeolojik kazılar yapıldı. Toplamda 650 metrekarelik bir alanın arkeolojik kazısı tamamlandı. Özelikle alay meydanı açık hava toplantıların, törenlerin yapıldığı mekandı. Buranın çevre düzenlemesinin yapılması amacıyla 2025 kazı çalışmalarında ağırlıklı olarak alay meydanı çalışıldı. Alay Meydanı’nda yaptığımız çalışmalarda Diyarbakır surlarının en eski kısmı olan tahminen Hurriler döneminde yapıldığı düşündüğümüz, yaklaşık 100 yıldır toprak altında olan 1.35 metre yükseklikte, 17 metre uzunluğu olan kısmı olan ortaya çıkartıldı" dedi. Bu sur kısmının Diyarbakır surlarının ilk bölümü olduğu için aynı zamanda o dönemde surların yapıldığı teknik, kullanılan taşlar hakkında da bilgi vermekte olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yıldız, "Büyük ebatlı blok taşlar kullanılmış, kesme taş şeklinde. Ancak bunların temel kısmında daha küçük boyutlu kırma taş malzemesi kullanılması da dikkat çekicidir. Kazı çalışmalarında aynı zamanda Osmanlı döneminde bu surların hemen önüne çeşitli mekanların eklendiğini de görüyoruz. Şu anda bu mekanlara ait iki kemerin başlangıç seviyesinin olduğu kısımlar ortaya çıkartıldı" diye konuştu. "Eksi 4.45 derinlikte Diyarbakır’ın altını kaplayan zemin kayalığa ulaşıldı" Cumhuriyet döneminde çok yoğun şekilde kullanıldığından dolayı alanda aynı zamanda betonarme yapılara ait izler de olduğunu söyleyen Yıldız, "Alay Meydanında yaptığımız çalışmalarda daha önceki sezonlarda da aynı çalışmayı yapmıştık. En az bir aşmada ana kayaya ulaşacak seviyeye kadar kazı çalışmaları devam ediyor. Bu yılda yaptığımız çalışmalarda eksi 4.45 derinlikte Diyarbakır’ın altını kaplayan zemin kayalığa ulaşıldı. Özelikle ilk çağlarda o zemin kayalıkta taşların kesilmesi dikkat çekicidir. Aslında anlıyoruz ki ilk inşalar günümüze kadar teknolojiyi kullanmış. Bulunduğu alanda o teknolojiden yararlanarak yapılar inşa etmişlerdir. Amida Höyük ve Artuklu Sarayı bölge için çok önem arz eden lokasyon. Bölgenin yıllarca yönetildiği bir merkez konumunda" dedi. Alay Meydanı tekrar Diyarbakır için toplantıların yapıldığı meydan haline gelecek Şu ana kadar yapılan çalışmalarda kesintisiz, 10 bin yıllık yaşamıyla Diyarbakır Amida Höyük’ün, eski adıyla Amid şehrinin Filistin’in Eriha kentinden sonra yaşamın kesintisiz devam ettiği dünyanın en eski ikinci kenti konumunda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yıldız, "Alay Meydanı’nda düzenlemeler devam ediyor. Kazının bitimiyle beraber çevre düzenlemesi yapılacak. Burası aynı zamanda Diyarbakır için de açık hava etkinliği olacak. Binlerce yıl toplantı, bayramlaşma, tahta çıkış törenleri yapıldığı alay meydanı, aynı zaman da tekrar Diyarbakır için toplantıların yapıldığı bir meydan haline gelecek" ifadelerinde bulundu.
Altın Taka Film Festivali 24-28 Aralık tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak
18 Aralık 2025 Perşembe - 12:20 Altın Taka Film Festivali 24-28 Aralık tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon Valiliği ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Trabzon Altın Taka Film Festivali’nin tanıtım toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in katılımıyla gerçekleştirildi. 24-28 Aralık 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak olan festivale ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Genç, "Trabzon’u tanımlarken, bu şehrin alametifarikası olarak tarih, kültür ve sanat şehri olduğunu her fırsatta ifade ediyor ve vurguluyoruz. Belediyemiz bir yandan halkımızın yaşam standartlarını, ulaşım imkanlarını ve genel olarak şehre dair tüm yaşam koşullarını yükseltmek için yoğun bir gayret içerisindeyken; diğer yandan Trabzon’un alametifarikası olan tarihine, kültürüne ve sanatına katkı sunmayı, bu mirası hem yaşatmayı hem de gelecek nesillere aktarmayı önemli bir sorumluluk olarak görmektedir. Bu bilinçle, Trabzon’umuzda 24-28 Aralık 2025 tarihleri arasında Trabzon Film Festivali’ni düzenliyoruz. Bu festivali, şehrimizin sanat hayatı açısından elzem bir adım olarak değerlendiriyoruz. Festivalimizi birinci olarak tanımlıyoruz; çünkü bu organizasyonun geleneksel hale gelmesini, süreklilik kazanarak Trabzon’un kültür ve sanat hayatına kalıcı katkılar sunmasını arzu ediyoruz. Temel amacımız da budur" dedi. "Festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ ismini uygun gördük" Başkan Genç, festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ isminin uygun görüldüğünü belirterek "Festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ ismini uygun gördük. Bu isimlendirmeyle, tarihi bir şehir olan Trabzon’un geçmişine duyduğumuz vefayı da ön plana çıkarmayı amaçladık. Şehrimiz, Cumhuriyetimizin kuruluşundan 101 yıl sonra İstiklal Madalyası’na layık görülmüştür. Bu büyük onur, fedakar ve cefakar balıkçılarımızın, takalarıyla cepheye silah taşıyarak verdikleri destansı mücadelenin bir sonucudur. İşte bu tarihi hatırayı yaşatmak adına ödülümüzün adını ’Altın Taka’ olarak belirledik. Festivalimiz, uzun metrajlı filmlerden ziyade belgesel ve kısa metrajlı filmlerin yarıştığı bir organizasyon olarak planlanmıştır. Ancak bununla yetinmiyoruz. Trabzon’da özellikle köylerimizde yaşayan tüm çocuklarımızı ve öğrencilerimizi, Valiliğimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle yaptığımız iş birliği çerçevesinde sinemayla buluşturmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda bir çocuk filmini, dezavantajlı çocuklarımız için bedelsiz olarak gösterime sunarak onların sinemayla buluşmalarını sağlayacağız. Artık bir sanat şehri haline gelen Trabzon’umuzda, sinema sanatının icrası noktasında geleneksel bir işe koyulmak istiyoruz. Tıpkı Altın Koza ve Altın Portakal gibi, Trabzon’da da köklü bir sinema kültürünü kalıcı ve yaygın hale getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Ünlü sanatçılara onur ödülü Festival kapsamında Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda 52 başvuru arasından seçilen 8 film, Kısa Film Yarışması’nda ise 295 başvuru arasından belirlenen 30 film yarışacak. Festival çerçevesinde Onur Ödülü Türk sinemasının duayen isimlerinden Hülya Koçyiğit’e ve Trabzon’un yetiştirdiği sanatçılardan Hüseyin Avni Danyal’a takdim edilecek. Yaşam Boyu Başarı Ödülü Ahmet Mümtaz Taylan’a, Emek Ödülü ise Meral Çetinkaya’ya sunulacak. Bununla birlikte Jüri Özel Ödülleri de Türk sinemasına önemli katkılar sağlamış olan Erol Günaydın, Hayati Hamzaoğlu ve Tanju Gürsu adına verilecek. Jürinin değerlendirmesi sonucunda en iyi filme 150 bin TL para ödülü ve Altın Taka Heykeli; Jüri Özel Ödülü’ne ise 50 bin TL para ödülü ile plaket verilecek. Ayrıca Ulusal Kısa Film Yarışması’nda kazanan filmlere 4 kategoride 50’şer bin olmak üzere toplam 200 bin TL para ödülü ile plaket verilecek. Festivalin açılış programı 24 Aralık’ta saat 15.00’te Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde yapılacak. 26 Aralık Cuma günü ise Zorlu Grand Otel’de yapılacak kapanış töreninde Altın Taka Ödülleri sahipleri ile buluşacak.