KÜLTÜR SANAT
Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ eseri Ankaralı sanatseverlerle buluştu 28 Mart 2026 Cumartesi - 22:37:00 Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu (DÇK), DenizBank Konserleri kapsamında Johannes Brahms’ın "Ein deutsches Requiem" eserini Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, romantik dönem repertuvarının en derinlikli ve etkileyici eserlerinden biri olan Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ adlı eserini sanatseverlerle buluşturdu. CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da şef Jan Schumacher’in yönettiği konserde, soprano Ceren Aydın ve bariton Kartal Karagedik solist olarak sahne aldı. Piyanoda Gülce Sevgen ve Filiz Peker, timpanide ise Can Kıyıcı yer aldı. "Benim için çok özel bir şehir Ankara" Konser öncesinde İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan müzik direktörü Jan Schumacher, "Frankfurt Üniversitesi müzik direktörüyüm ve tüm dünyada şeflik yapıyorum. Bu akşam çok özel bir konserimiz var. Yohannes Brahms’ın Requiem’ini seyrediyoruz. Bu harika bir konser. Burada olduğum ve Devlet Çok Sesli Korosu sanatçıları ile çalışmaktan çok mutluyum. İki harika piyanistimiz var. Onlar, Filiz ve Gülçin, her zaman Requiem’le çalışıyorlar. Ve iki mükemmel solistleri var: Ceren ve Kartal. Daha önce de Ankara’daydım ama hiç bu kadar harika bir alanda olmadım. Konser için çok heyecanlıyım. Benim için çok özel bir şehir Ankara. Ankara’da daha önce birçok kez bulundum ama bu salonda ilk kez konser yapıyorum" diye konuştu.
28 Mart 2026 Cumartesi - 21:13 TDED Erzurum Şubesi’nde Murat Ertaş yeniden başkan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi 4. olağan genel kurulunu Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük, dernek üyeliği ve aidiyeti, görev sorumluluğu ve kurumsal kimlik konusunun önemli olduğunu, kurumsal disiplin ve nitelikli kadroların olması halinde çalışmaların başarıya ulaşmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ertaş: "Dil şuuru bir milli güvenlik meselesidir" TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş konuşmasına şöyle devam etti: "Dokuz yıl evvel ilk genel kurulumuzu da bu salonda yapmıştık. Bugün seçilecek yönetim şubemizin 10. yılına damga vuracak çalışmalara imza atacaktır. Dil şuuru bir milli güvenlik meselesidir. Silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz vatanı korur münevverlerimiz ve mütefekkirlerimiz ise yurdu Bu nedenledir ki diğer milletleri ve Türk milletini yok etmek isteyen Stalin 1937’de Sovyetlerdeki Türk şair ve yazarları kurşuna dizdirerek idam etmiştir. Vatan ve yurt kavramlarını en iyi anlatan metin İstiklâl Marşı’dır. Şubemizin geçmişten bugüne ne yaptığını bu salondaki herkes çok iyi biliyor. Sadece bugün size üç güzel haberim olacak, şehrimize üç sürprizimiz. İlki Aşık Kerem Atlası, ikincisi bir Erzurum türküsü olup gönül coğrafyamızı gösteren ‘Nasıl Methedeyim Sevdiğim Seni’ türküsünün haritasının yer aldığı atlas, üçüncüsü ise 1918’den 1921’e ilk mecliste İstiklal Marşı’nın kabulüne kadar Erzurum’da törenlerde, okullarda, toplantılarda okunan Erzurum Marşı’nın sesli kaydının 108 yıl sonra yeniden yapılması Mutluyuz gururluyuz. Bugüne kadar TDED Erzurum çatısı altında emek veren tüm üyelerimize, genel başkanımız Ekrem Erdem hocamıza, TDED Erzurum’un en büyük destekçisi Mehmet Sekmen başkanımıza, proje ve etkinliklerimizde şubemize paydaş olup destekleyen Erzurum valiliğimize, üniversitelerimize ve STK’lerimize şükranlarımızı arz ediyorum." "Erzurum Şubesi başarılarıyla dikkat çekiyor" Başkan Ertaş’tan sonra mikrofona gelen TDED Genel Başkan Vekili Doç. Dr. Orhan Albayrak da Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği genel merkezinin yaptığı faaliyetlerden ve dernek yayınlarından bahsetti ve Erzurum Şubesinin en başarılı şubelerden biri olduğunu söyleyerek TDED Erzurum şube başkanı Murat Ertaş’ın yerel kültürel değerleri ulusal ve evrensele taşıyabilen başarılı bir başkan olduğunu belirtti. Erzurum Baro Başkanı Avukat Mesut Öner de milletlerin kültürel varlığının ve benliğinin bağımsızlık şuurunda çok değerli olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından oylama ile divan başkanlığına Fevzi Polat, divan üyeliğine Taner Atıcı ve divan kâtipliğine Ahmet Karakaş seçildi. Önder Cellat’ın okuduğu faaliyet raporu ve gelir-gider tablosu oy birliğiyle kabul edildi. Divan Başkanı Fevzi Polat yönetimin, faaliyetlerin ve gelir-gider tablosunun ibrasını oylama sundu ve oy birliğiyle ibra edildi. Sonra yapılan oylamada oy birliğiyle yeni yönetim belirlendi. Geniş katılımla genel kurul yapıldı TDED Erzurum Şubesinin 4.Olağan genel kuruluna EBB Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Yavuz, EBB Kültür Daire Başkanı Ergün Engin, Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, MHP Yakutiye İlçe Başkanı Sinan Demir, Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Türk Kızılay Erzurum Şube Başkanı Hüseyin Bekmez, Yeşilay Erzurum Şube Başkanı Emirhan Tanay, A.Ü. Ziraat Fakültesi Dekanı Önder Çalmaşur, MHP İl Başkan Yardımcısı Ömer Metin, Adalet Bakanlığı Hüseyin Turgut Eğitim Merkezi Başkanı Cumhuriyet Savcısı İrfan Alper, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, ERSANDER Başkanı Ümit Gergit, STK temsilcileri, dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ayrıca başka programları nedeniyle genel kurula katılamayan TRT Müdürü Ayça Alemdar, Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, BORSA Başkanı Hakan Oral da çiçek gönderdi. İşte TDED Erzurum Şubesinin yeni yönetimi Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesinin oluşan yeni yönetimi asıl listesi: Murat Ertaş (Başkan), Ednan Yazıcı, Vedat Eğilmez, Mustafa Uğurlu, Nihat Kılıçoğulları, Dilaver Canlar, Muhammed İkbal Çiçek, Ümmet İlhan, Doğan Durna, Filiz Günderen ve Önder Cellat şeklinde oldu. Yedek yönetim kurulu üyeleri; Muhammed Emin Kaptan, Selma Uygur, Taner Özdemir, Ayhan Özsağlıcak, Selim Adım, Esin Altun, Birgül Akıncı, Hatice Nur Ertaş, Emel Çakır, Kenan Gülerci ve Rümeysa Bedir’den oluştu. Denetim Asıl; Erkin Tokgöz, Erdal Deligöz ve Ahmet Kaya olurken, denetim yedek; Hanifi Karadağ, Taner Atıcı ve Bülent Ademi oldu.
28 Mart 2026 Cumartesi - 19:45 "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası İstanbul’da yapıldı Türkiye’de yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası, İstanbul’daki Atlas Sineması’nda yapıldı. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesini anlatan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası, Beyoğlu’nda bulunan Atlas Sineması’nda yapıldı. Türkiye’de bir ilçenin tanıtımı için ilk kez yapay zeka desteğiyle hazırlanan filmin galasına önceki dönem İçişleri Bakanı olan AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, Beyoğlu Kaymakamı Can Aksoy, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ve çok sayıda ünlü isim katıldı. "Böyle bir filmin prömiyerini yapmak şeref verdi" Galada söz alan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Doğrusu böyle tarihi bir mekanda, Türkiye’nin, dünyanın merkezi konumunda bu kadar birbirinden özel şahsiyetlerin arasında, böyle bir filmin prömiyerini yapmak şeref verdi. Tabii ki biz belediye başkanı olarak sadece yerel yönetimde yol, temizlik işleri, kanalizasyon gibi işlerle uğraşmayacağız. Bizim gençlerimiz için, gelecek nesillerimiz için geçmiş kültürümüzü, tarihi değerlerimizi gelecek nesillere aktarma noktasında da bir sorumluluğumuz var. Dolayısıyla sanat ve sanatçı bizim için çok kıymetli. Bunu son derece önemli buluyorum" şeklinde konuştu. Filmin yapımcısı Zeynep Kahraman ise, "Başkanımdan aldığım, oradaki uyarıdan bir genç nesil olarak tarihimizi günümüze taşıma konusunda başkanımızın fikriyle beraber ve ekibinin verdiği bilgilerle yola çıktık. Filmimizde hiçbir şekilde kurgu yoktur, hepsi yüzde yüz gerçekliğe dayanır" dedi. "Sanat anlayışının her türlü inceliğini burada gördük, gösterdiler" Galaya katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, "Taşköprü Belediyesi’nin muazzam işlerle birlikte organize ettiği ve hayata geçirdiği 14 dakikalık çok güzel bir belgesel kalmış tadında. 7 ayrı zaman dilimi 14 dakikaya sığdırılmış ve aynı zamanda da bu zaman dilimlerinin içerisindeki geçişkenliği ve tarihi o kadar iyi işleyebilmek ve işleyenlere de, zihnini ortaya koyanlara da, bunu yapanlara da koskoca bir teşekkür gerektirir. Biz de teşekkür ediyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, sadece yedi ayrı zamanı değil, bir taraftan geçmiş, bir taraftan gelecek kendi içerisinde bütünleşmiş. İzlerken bize başka bir şey daha düşündürttü. O da şu; gelecek yedi zaman veya 14 zaman acaba bu yedi kemerli köprünün içerisine nasıl sığacak ve gelecekte de neler olacak? Filmin diğer bir özelliği de altını çizerek söylemek gerekirse yapay zekayla yapılmış olması. Yani belki bir filmin yapay zekayla yapılması bize normal zamanları yaşayan insanlar olarak farklı gelebilir ama dört dörtlük bir eser ortaya koymuşlar duygusuyla ve bütün yapımıyla birlikte. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum. Pompeipolis’e de, Taşköprü’ye hem Pompeipolis dönemini hem de bugünkü dönemi, hem kurtuluş mücadelesi dönemini, hem Bizans’tan Türklere geçişi, hem de Şeyh Şaban-ı Veli’yi, her birini bir arada bir yapay zeka örgüsüyle birleştirebilmek de ancak bir sanat anlayışıyla olur. Sanat anlayışının her türlü inceliğini burada gördük, gösterdiler. Gösterenlere teşekkür ediyoruz. Taşköprü Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Kültepe’de mozaik heyecanı
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:51 Kültepe’de mozaik heyecanı Kayseri tarihini 6 bin yıl öncesine dayandıran arkeolojik bulgu ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı ve ’Anadolu tarihinin başladığı yer’ olarak bilinen Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde bu yılki kazılarda mozaik kalıntıları bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Bu sene yaptığımız çalışmalarda tam kazı alanının sınırında 1 metrekarelik bir alanda mozaik tabanı olarak nitelendirilen bir kalıntıyla karşılaşıldı" dedi. Kayseri-Sivas karayolu üzerinde bulunan ve 77 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en uzun arkeolojik kazılarından olan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri’nde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle devam ediyor. 1948 yılında başlayan ve aralıksız devam eden kazılarda bu yıl mozaik kalıntılarıyla karşılaşıldı. 1 metrekarelik alanda çok iyi korunmuş mozaik tabanlı kalıntılarla karşılaşıldığını ifade eden Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Biliyorsunuz; kazılarımızı yaparken belirli sınırlar içerisinde çalışıyoruz. Bu sene yaptığımız çalışmalarda tam kazı alanının sınırında 1 metrekarelik bir alanda mozaik tabanı olarak nitelendirilen bir kalıntıyla karşılaşıldı. Anadolu’da veya Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sıkça karşılaştığımız bir olaydı ama yine yakın zamanda Kayseri İncesu’daki kazıda çok ciddi, güzel ve önemli mozaikli bir ev var. Buradaki çalışmalarda zaten Helenistik Dönemden çok fazla veri topladık, bu yüzden buradaki Helenistik yapının çok kuvvetli olduğunu biliyoruz. Maalesef Kültepe’nin çok erken dönemlerde araştırmacılar tarafından çok fazla tahrip edildiğini biliyorduk. İlk defa bu sene tam anlamıyla mozaikli yapının bir köşesine geldik" dedi. "Burada olmaması mümkün değildi" Önümüzdeki yıllarda yapılacak kazılarla birlikte mozaikle ilgili verilerin toplanacağını aktaran Prof. Dr. Kulakoğlu, "Henüz kurulmuş olan mozaiğe ilişkin bir verimiz yok. Sanıyorum önümüzdeki yıl bunu açacağız. Burada olmaması zaten mümkün değildi. Çünkü yazıtlardan biliyoruz; burada güzel bir şehir var, bu şehrin zenginleri var. Dolayısıyla burada böyle mozaikli bir yapı muhakkak var. Sanıyorum önümüzdeki yıllar buna ilişkin veri toplarız" diye konuştu.
Akbank Sanat’a Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:27 Akbank Sanat’a Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü Akbank Sanat, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ‘Özel Ödül’e layık görüldü. Türkiye’de çağdaş sanatın gelişimine öncülük edenlerden Akbank Sanat, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ‘Özel Ödül’e layık görüldü. Akbank Sanat’ın bu başarısında; sergilerden performans sanatlarına, caz konserlerinden film gösterimlerine, söyleşi ve seminerlerden atölyelere uzanan çok disiplinli çalışmaları etkili oldu. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, şunları paylaştı: "Banka olarak, kültür ve sanatın toplumsal gelişimin olmazsa olmazı olduğu inancıyla Akbank Sanat çatısı altında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye’nin kültür ve sanat mirasını nesilden nesle taşımayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın takdiri olan bu özel ödül, ülkemizin üretici potansiyeline olan inancımızı ve bu potansiyeli dünyaya taşıma kararlılığımızı güçlendiriyor. Yerelden evrensele uzanan bir bakış açısıyla Türkiye’nin kültür sanat hayatına katkı sunmaya devam edeceğiz" Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri, 1979 yılından beri, her sene Türkiye’nin kültür mirasına ve sanat dünyasına katkı sunanları ödüllendirilmek üzere veriliyor. 2025 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’ne layık görülen Akbank Sanat, 1993 yılında kuruldu. Kurum, Türkiye’de çağdaş sanatın gelişimine verdiği destekle ve sanatın farklı disiplinlerindeki uluslararası projeleriyle biliniyor.
Dara Antik Kentinde tarih ve adrenalin buluştu: ATV safari turları başladı
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:10 Dara Antik Kentinde tarih ve adrenalin buluştu: ATV safari turları başladı Mardin’in tarihi hazinesi Dara Antik Kenti, kültür turizmine eklenen ATV safari turlarıyla ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Bölgenin bilinmeyen rotalarını keşfe açan tur rotaları, yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi görüyor. Yıllardır turizm sektöründe faaliyet gösteren ATV yetkilisi Bilal Büyük ve Devran Yıldız tarafından başlatılan proje, 3 bin yıllık Dara Antik Kentini macera turizmiyle buluşturdu. Yaklaşık 40 gün önce faaliyete geçen turlar, ziyaretçilere tarihin gölgesinde heyecan dolu anlar yaşatıyor. Bölgedeki yıllık 1 milyonluk ziyaretçi potansiyelini artırmayı hedeflediklerini belirten işletmeci Bilal Büyük, standart gezi rotalarının dışına çıktıklarını vurguladı. Büyük, "Yıllardır turizmci olduğumuzdan dolayı bölgede bir aktivite planladık, o da ATV safari turuydu. Genel itibarıyla Mardin Dara Antik Kentinde bu projeyi yürütüyoruz ve bölgeye daha fazla misafir çekmeyi öngörüyoruz. Şu an tam olarak yaklaşık kırk gündür faaliyet gösteriyoruz. Bölgede yıllık bir milyon ziyaretçi ağırlanıyor ve biz bunu artırmayı hedefliyoruz. Genel itibarıyla altı farklı destinasyonu gezdiriyoruz. Dara Antik Kentine gelen misafirlerimiz genellikle sadece nekropol ve zindan bölümüne gidiyorlar, ancak altı farklı destinasyona sadece biz götürüyoruz. Amacımız bölgeyi bir cazibe merkezi haline getirip daha fazla turist çekmek" dedi. "Dron ve GPS ile üst düzey güvenlik takibi" Turlarda güvenliğin birinci öncelik olduğunu ifade eden Büyük, teknolojiden etkin şekilde yararlandıklarını belirtti. 16 yaş ve üzeri ehliyetli sürücülerin katılabildiği turlar hakkında bilgi veren Büyük, "Misafirlerimizin kask ve kemer takması zorunludur. Araçlarımızın tamamı GPS donanımlı ve misafirlerimizin hangi rotada gittiğini görebiliyoruz. Ek olarak dron çekimlerimiz oluyor, bu çekimlerde güvenlik talimatlarına uymayan misafirlerimizi tespit edersek turlarını iptal etmek durumunda kalıyoruz. On altı yaş ve üzeri sürücü ehliyeti olan tüm misafirlerimiz bu tura katılabilir’’ diye konuştu. "Sosyal medya ilgisi rezervasyonları doldurdu" Safari turlarının sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte talebin hızla arttığı aktaran ATV yetkilisi Devran Yıldız, ’’Biz burayı faaliyete geçirdikten sonra turist sayılarımız daha çok arttı, talepler oluşuyor ve burası daha çok ilgi çekiyor. İnsanlar sosyal medyada gördükçe gelme potansiyelleri de yükselmeye başladı. Şirket ve rezervasyon telefonlarımız mevcut; misafirlerimiz akşamdan, bir gün veya iki gün öncesinden arayıp rezervasyon yaptırarak geliyorlar. Yeni ATV’ler alacağız, parkurumuzu büyüteceğiz ve yeni parkurlar açacağız. İşletmemizi daha da genişleterek ilerleyeceğiz" şeklinde konuştu. "Tarihin içinde eşsiz bir deneyim" Kahramanmaraş’tan gelerek tura katılan Aykut Bağrıaçık ise deneyimini şu sözlerle paylaştı: ’’Daha önce ATV deneyimim olmuştu. Buranın antik kent olması ve daha önce böyle bir yere gelmemiş olmamız bizi çekti. Parkur ve arazi güzel. Biz tarihi yerlere biraz meraklıyız, işin açığı merakımızdan geldik ve beğendik. En çok hoşuma giden şey arkadaşlarımla beraber olmak; bir de tarihi yerleri gezmeyi seviyoruz."
Muud, 2025’in müzik özetini açıkladı
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:09 Muud, 2025’in müzik özetini açıkladı Dijital müzik platformu Muud, 2025 yılı boyunca kullanıcıların yıl boyunca dinledikleri şarkıları, sanatçıları ve türleri içeren yıllık müzik özetini açıkladı. Türk Telekom’un dijital müzik platformu Muud, yıla damga vuran müzik dünyasının enlerini "Muud Look 2025" listesiyle açıkladı. Yıl boyunca kullanıcılara en çok dinlediği sanatçılar, şarkılar, türler; keşfettikleri yeni isimler ve toplam dinleme süreleri festival atmosferini andıran etkileyici bir anlatımla sunuluyor. Her kullanıcının kendi müzik yolculuğunu "kişisel festivali" gibi deneyimlediği platformda, yılın en çok dinlenen yerli sanatçısı "Semicenk", yabancı sanatçısı ise "The Weeknd" oldu. Yılın müzik özeti Muud Look 2025’te Kullanıcılar, yıllık müzik alışkanlıklarını özetleyen "Muud Look 2025" ile yıl içerisinde; "En Çok Dinlediği Top 5 Şarkı", "Yılın Başında Dinlediği İlk Şarkı", "En Çok Müzik Dinlediği Mevsim" gibi farklı ve eğlenceli çıktılara ulaşabiliyor. "Muud Look 2025", dinleyicilerin yıl boyunca müzikle kurduğu bağın detaylı bir özetini de sunuyor. Kullanıcıya, yıl içinde toplam kaç dakika müzik dinlediği, kaç farklı sanatçı ve şarkı keşfettiği aktarılırken, en çok dinlediği ilk 5 şarkı ve sene boyunca ritmini belirleyen ortalama şarkı hızı verisi de paylaşılıyor. Aynı zamanda bu özet içerisinde kullanıcıların en çok hangi mevsimde müzik dinlediği, o mevsimde öne çıkan favori sanatçısı ve yılın başında dinlediği ilk şarkı hatırlatılarak dinleyicilere kişisel yolculuk deneyimleri sunuluyor. Muud ile dinleyicilere, sene içinde en çok dinlediği ilk 5 müzik türü ve uzun süredir kulak vermediği şarkılar da hatırlatılıyor. Semicenk yıl boyunca zirveyi bırakmadı 2025 yılında Muud’da "Semicenk" en çok dinlenen yerli sanatçı olurken yılın en çok dinlenen yerli şarkısı ise "Rıza Tamer"in "Benden Sonra" isimli parçası oldu. En çok dinlenen yabancı sanatçılar listesinde yılın birincisi "The Weeknd" oldu. 2025’in en çok dinlenen yabancı şarkı listesinde ise "Dj Guuga", "Mc Livinho" imzalı düet "Vidrado Em Você" adını zirveye yazdırdı. Muud’da Yıldız Tilbe rüzgârı esti 2025 senesinde kullanıcıların en çok tercih ettiği popüler çalma listesinde "Türkçe Pop" birinci oldu. "Pop" müzik ise en çok dinlenen müzik türü oldu. Platformda "Hala Çok Dinlenen Unutulmaz Klasikler" listesinin ilk sırasında Türkiye’nin güçlü seslerinden "Yıldız Tilbe"nin "Aşk Yok Olmaktır" adlı parçası yer aldı. Platformda en çok dinlenen yerli sanatçılar Semicenk BLOK3 Tarkan Sezen Aksu Müslüm Gürses En çok dinlenen yerli şarkılar Rıza Tamer - Benden Sonra BLOK3 - Sevmeyi Denemedin Semicenk - Geçiyor Zaman Kubilay Karça - Ayaza Serdim Reynmen - Çatma Yarim En çok dinlenen yabancı sanatçılar The Weeknd Eminem Taylor Swift Lady Gaga Billie Eilish En çok dinlenen yabancı şarkılar Dj Guuga, Mc Livinho - Vidrado Em Vove Tommy Richman - MILLION DOLLAR BABY Lady Gaga, Bruno Mars - Die With A Smile Jain - Makeba Rema - Calm Down En çok dinlenen müzik türleri Pop Hip Hop / Rap Arabesk Rock Türk Halk Müziği 2025’te Hala Çok Dinlenen Unutulmaz Klasikler kategorisi Yıldız Tilbe - Aşk Yok Olmaktır Müslüm Gürses - Seni Yazdım Ferdi Tayfur - İçim Yanar Kibariye - Lafı mı Olur Kamuran Akkor - Bir Ateşe Attın Beni En çok dinlenen liste Türkçe Pop Yerli Viral Herkes Bunları Dinliyor Radar Türkçe Rap
El-Aziz-Der’de Elazığ ve Malatyalı milli sporculara moral gecesi
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:09 El-Aziz-Der’de Elazığ ve Malatyalı milli sporculara moral gecesi El-Aziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği (El-Aziz-Der), Malatya ve Elazığ’dan gelen milli sporcular için moral programı düzenledi. Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonası öncesi düzenlenen kürsübaşı gecesinde kültürel etkinlikler gerçekleştirildi. El-Aziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, Elazığ ve Malatya’dan milli sporcuların da katılacağı Kocaeli Darıca’daki Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonası öncesi moral amaçlı kürsübaşı programı düzenledi. Dernek binasında düzenlenen etkinlikte Dernek Başkanı Onur Şahin ile Boks Milli Takım Antrenörü Cemil Döndü, olimpiyat adayı sporculara başarı dileklerinde bulundu. El-Aziz-Der Başkanı Onur Şahin, "Elazığ’ımızın ve Malatya’mızın ülkemizi en iyi şekilde temsil eden güzide sporcuları derneğimize hoş gelmişler, şeref vermişler. Derneğimiz 4. yılında. Kültür, eğitim ve yardımlaşma anlamında programlar düzenleyen bir derneğiz. Buradaki hocalarımız ve arkadaşlarımız konservatuvar bölümünü bitirmiş veya bu bölümde okuyanlardır. Bugün hem Malatya’dan gelen misafirlerimize hem de Elazığ’daki değerli hocalarımıza ve misafirlerimize gideceğiniz şampiyona öncesinde moral, motivasyon anlamında kürsübaşı programı düzenliyoruz" dedi. Boks Milli Takım Antrenörü Cemil Döndü ise sporcuların olimpiyata hazırlandığını belirterek, "Malatya’dan gelen misafirlerimiz ve Elazığ’dan benim sporcularım ile buraya geldik. Burada üç tane olimpik sporcumuz ve adayları var. Nasip olursa 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na aday sporcularımız da buradalar. Onur Şahin değerli bir arkadaşımızdır, Elazığ’daki güzel çalışmalarını da izliyoruz. El-Aziz-Der de hem yardımlaşma konusunda hem de Elazığ’ın kültürünü yaşatma konusunda çok başarılıdır" ifadelerini kullandı.
İzmir fuarına Düzce damgası
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:57 İzmir fuarına Düzce damgası Düzce Belediyesi, İzmir’de kapılarını açan 19. TTI İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde yerini aldı. Fuarın ilk gününde Düzce Belediyesi’nin yer aldığı stant ziyaretçilerin yoğun ilgisi ile karşılaşırken, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, "Burada Düzce’mizin turizm zenginliklerini tanıtmak için bulunuyoruz. Aynı zamanda Düzce’nin içinde bulunduğu Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki turizm potansiyelini tanıtmak için buradayız" dedi. Düzce Belediyesi, Batı Karadeniz Kalkınma Birliği (BAKAB) ile ortak kurulan ve şehrin turizm ve gastronomi potansiyellerinin ziyaretçilerle buluşturulduğu 19. TTI İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı’nda B Hol C-125 numaralı salonda yerini aldı. Ulusal ve uluslararası turizm profesyonellerini bir araya getiren, binlerce ziyaretçiye de ev sahipliği yapan ve üç gün sürecek olan fuar, kapılarını açtı. Fuarın başlamasıyla birlikte alanda yerini alan Düzce Belediyesi’nin de içerisinde bulunduğu stantlar, ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri haline gelirken, Düzce Beltur A.Ş. ile Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü yetkilileri, ziyaretçilere Düzce’ye özgü coğrafi işaretli yöresel ürünlerin yanı sıra bölgenin tarihi ve turistik alanlarının da tanıtımını gerçekleştirdi. Fuar alanında ziyaretçileri ağırlayan Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, İzmir’in fuarcılığın başkenti olduğunu ifade ederek, "İzmir ülkemizin fuarcılık başkentidir. Türkiye’nin en eski fuarlarının yapıldığı yer İzmir’dir. Biz de bu fuar için İzmir’e geldik. Burada Düzce’mizin turizm zenginliklerini tanıtmak için bulunuyoruz. Aynı zamanda Düzce’nin içinde bulunduğu Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki turizm potansiyelini tanıtmak için buradayız. Batı Karadeniz Bölgesi’nde turizmin doğal sınırlarını oluşturan 6 il var. Düzce, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu ve Bolu. Bu 6 ili kapsayan Batı Karadeniz Bölgesi’nin turizm potansiyelini İzmir’de bütün Türkiye’ye tanıtmak için bulunuyoruz. Fuar çok kalabalık" dedi. Turizm yatırım ve faaliyetlerine büyük katkı sunan ve 5 Aralık Cuma gününe kadar açık kalacak olan fuarı çok sayıda katılımcının ziyaret etmesi bekleniyor.
El-Aziz-Der’de Elazığ ve Malatyalı milli sporculara moral gecesi
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:48 El-Aziz-Der’de Elazığ ve Malatyalı milli sporculara moral gecesi El-Aziz-Der, Malatya ve Elazığ’dan katılan milli sporcuların da yer aldığı moral programına ev sahipliği yaptı. Kocaeli Darıca da düzenlenecek olan Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonası öncesi düzenlenen kürsübaşı gecesinde hem kültürel etkinlikler gerçekleştirildi hem de sporculara motivasyon sağlandı. El-Aziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, Elazığ ve Malatya’dan milli sporcularının da katılacağı Kocaeli Darıca da düzenlenecek olan Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonası öncesi moral amaçlı kürsübaşı programı düzenledi. Dernek binasında düzenlenen etkinlikte Dernek Başkanı Onur Şahin ile boks milli takım antrenörü Cemil Döndü, hem kültürel faaliyetlerin önemini vurguladı hem de olimpiyat aday sporculara başarı dileklerinde bulundu. Programda konuşan El-Aziz-Der Başkanı Onur Şahin, " Elazığ’ımızın ve Malatya’mızın, ülkemizi en iyi şekilde temsil eden güzide sporcuları derneğimize hoş gelmişleri, şeref vermişler. Derneğimiz 4. yılında. Kültür, eğitim ve yardımlaşma anlamında programlar düzenleyen bir derneğiz. Buradaki hocalarımız ve arkadaşlarımız konservatuvar bölümü bitirmiş veya bu bölümde okuyanlardır. Bugün hem Malatya’dan gelen misafirlerimize hem de Elazığ’daki değerli hocalarımıza ve misafirlerimize gideceğiniz şampiyona öncesinde moral motivasyon anlamında kürsübaşı programı düzenliyoruz" dedi. Boks milli takım antrenörü Cemil Döndü ise sporcuların olimpiyat yolunda hazırlandığını belirterek, "Malatya’dan gelen misafirlerimiz ve Elazığ’dan benim sporcularım ile buraya geldik. Burada üç tane olimpik sporcumuz ve adayları var. Nasip olursa 2028 Los Angeles Olimpiyatlarına aday sporcularımız da buradalar. Onur Şahin değerli bir arkadaşımızdır, Elazığ’daki güzel çalışmalarını da izliyoruz. El-Aziz-Der’de hem yardımlaşma konusunda hem de Elazığ’ın kültürünü yaşatma konusunda çok başarılıdır" ifadelerini kullandı. (RY-YRT
Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:36 Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor Yozgat’ın Kadışehri ilçesi Akçakale Mahallesi, bölgeye hakim noktadan kuşbakışı manzara sunuyor. Yaklaşık bin 500 rakımda bulunan Akçakale’deki kalede su kuyusu ve tarihte iz bıraktığı rivayet olunan bir kişinin mezarı bulunuyor. Tepeye yakın noktaya kadar araçla, kalan yolu ise yürüyerek çıkmanın mümkün olduğu kale turistlerin de uğrak noktası. Eskiden bir dağ hayvanının girdiği deliğe taş atan biri tarafından keşfedildiği rivayet edilen su kuyusu köylülerin de su ihtiyacını karşılamış. Akçakale’de aynı zamanda Şemün El-Gazi’ye ait olduğuna inanılan bir de kabir bulunuyor. Köy halkından Seyfet Dursun, köylerinin geçiminin tarım ve hayvancılıkla olduğunu belirtti. Dursun, "Dağ hayvanının biri kaçmış. Delikten geçince arkasından bakan kişi taş atmış. Taş suya düşünce ses gelmiş. Ses gelince köy halkına su bulduğunu söylemiş. Aşağıdaki pelitlikte geyik boynuzuyla harp ederken bu mübarek orada şehit olmuş. Pelitlikte bir damla kanı düşmüş. Sonra gelip buraya yatmış. Burayı ziyaret eden çok olur. Özellikle yazın çok gelirler. Gelen ziyaretçilerimiz bazen mağdur oluyor. Köyün içinden yukarı çıkamıyor. Köyümüz Tokat, Sivas, Kırıkkale, Erciyes Dağı il sınırının ortasında. Burada turistlerin oturacağı eğleneceği yer olsa daha güzel olur. Su veya oturacak yer bulamıyorlar. Bunlar olsa çok güzel olur" dedi.
Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:35 Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor Yozgat’ın Kadışehri ilçesinde bulunan Akçakale, köye hakim noktadan kuşbakışı manzara sunuyor. Akçakale yaklaşık bin 500 metre rakımlı yükseklikte bulunuyor. Tepeye yakın noktaya kadar araçla, kalan yolu ise yürüyerek çıkmanın mümkün olduğu kalede su kuyusu ve tarihte iz bıraktığı rivayet olunan bir kişinin mezarı bulunuyor. Eskiden bir dağ hayvanının girdiği deliğe taş atan biri tarafından keşfettiği söylenen su kuyusu, köylülerin su temin etmek istediği zamanlarda su ihtiyacını karşılıyor. Akçakale’de aynı zamanda Şemün El-Gazi’ye ait olduğuna inanılan birde kabir bulunuyor. Köy halkından Seyfet Dursun, köylerinin geçiminin tarım ve hayvancılıkla olduğunu belirtti. Dursun, "Dağ hayvanının biri kaçmış. Delikten geçince arkasından bakan kişi taş atmış. Taş suya düşünce ses gelmiş. Ses gelince köy halkına su bulduğunu söylemiş. Aşağıdaki pelitlikte geyik boynuzuyla harp ederken bu mübarek orada şehit olmuş. Pelitlikte bir damla kanı düşmüş. Sonra gelip buraya yatmış. Burayı ziyaret eden çok olur. Özellikle yazın çok gelirler. Gelen ziyaretçilerimiz bazen mağdur oluyor. Köyün içinden yukarı çıkamıyor. Köyümüz Tokat, Sivas, Kırıkkale, Erciyes Dağı il sınırının ortasında. Burada turistlerin oturacağı eğleneceği yer olsa daha güzel olur. Su veya oturacak yer bulamıyorlar. Bunlar olsa çok güzel olur" dedi.
Mersin’de kadın radyocuların hikayesine ışık tutan belgesel gösterimi
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:23 Mersin’de kadın radyocuların hikayesine ışık tutan belgesel gösterimi Mersin Sinema Ofisinin düzenlediği gösterimde, kadın radyocuların mücadelesini anlatan ‘Biz Radyoyu Çok Sevdik’ belgeseli Mersinlilerle buluştu. Gösterimin ardından yönetmenlerin katıldığı söyleşi yoğun ilgi görürken, izleyiciler belgeselin zamansal yolculuğunda duygusal anlar yaşadı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mersin Sinema Ofisi tarafından düzenlenen ‘Biz Radyoyu Çok Sevdik’ isimli belgeselin gösterimi, Mersinlilerin yoğun katılımına sahne oldu. Kadın radyocuların mücadelesine ışık tutan belgeselin gösteriminin ardından yönetmenler Prof. Dr. Nazan Haydari, Prof. Dr. Özden Cankaya ve Öğretim Üyesi Dr. Cem Hakverdi ile yapılan söyleşide ise kadın radyocuların mücadelesi, Türkiye’de radyoculuğun yeri ve belgeselcilik üzerine merak edilen sorular yanıtlandı. Mersinliler, kadın radyocuların öyküsü ile zamansal yolculuğa çıktı Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirilen gösterimde salonu dolduran Mersinliler, 1970’lerin öyküsünü bugüne taşıyan belgesele tam not verdi. Radyoda görev almak için sınava girerek, 70’li yıllarda çalışan kadınların döneme tanıklığı da gözler önüne seriliyor. Dönemin radyoculuğuna, politik olaylarına, kadınların radyoculuk mesleğinde yaşadıklarına belgesel aracılığıyla tanıklık eden izleyiciler, zamansal yolculuğa çıkarak duygusal anlar yaşadı. İzleyicide derin izler bırakan belgesel ayakta alkışlandı. Gösterime katılan yönetmenler Prof. Dr. Nazan Haydari, Prof. Dr. Özden Cankaya ve Öğretim Üyesi Dr. Cem Hakverdi, gösterimin ardından yapılan söyleşide soruları yanıtladı. Moderatörlüğünü Prof. Senem Duruel Erkılıç’ın yaptığı söyleşiye, TRT Radyoda aynı yıllarda görev yapan Nursel Duruel de katılarak yorumlarını aktardı. Sözlü tarih çalışması olarak başlayan ve belgesel ile beyazperdeye aktarılan kadın radyocuların hikayesini anlatan yönetmenler, Mersinli izleyenlerin yoğun katılımından duydukları memnuniyeti dile getirerek teşekkürlerini sundu. "Kentte böylesi kıymetli çalışmaların olması çok önemli" Yakın tarihe ışık tutan böyle bir belgeselin gösterimini gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü, Opera Sanatçısı Bengi İspir Özdülger, belgeseli izlerken duygulandığını belirtti. Belgeseli izlemekten büyük keyif aldığını sözlerine ekleyen Özdülger, "O dönemi tekrar hatırlamak, yaşanılan güzellikleriyle beraber zorluklarına da şahit olmak gerçekten çok anlamlıydı ve beni çok etkiledi. O dönemin çok kıymetli prodüktörleriyle ve belgeselin yapımcılarıyla beraber olmanın, onları dinlemiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum" dedi. Kentte böylesi kıymetli çalışmaların olmasının önemine de değinen Özdülger, "Mersin Sinema Ofisi olarak bu çalışmalara devam edeceğiz. Şehrimizin genelinde kültür ve sanat anlamında yapılan tüm çalışmaların Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak destekçisiyiz ve bunun için büyük gurur duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Bu çalışmaya destek ve emek veren herkese çok teşekkür ediyorum" sözlerini kaydetti. "Mersinlilere, kadın radyocuların mücadelelerini anlatmak istedik" Belgeselin yönetmen ve yapımcılarından Prof. Dr. Özden Cankaya, belgeselin yolculuğunun sözlü tarih çalışması olarak başladığını belirterek, "Bunu bir toplumsal hafıza çalışması olarak kabul ettiğimiz için Türkiye’nin yakın geçmişindeki radyo tarihine bir katkıda bulunmak amacıyla çok çeşitli festivallere katılıyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesinin bizi davet etmesinden dolayı çok mutlu olduk. Mersin’de yaşayanlara da yakın tarihimizde kadın radyocuların mücadelelerini anlatmak için geldik ve gördüğümüz ilgiden çok mutlu olduk" diye konuştu.