Son Dakika
|
AB Komisyonu Başkanı: "Grönland’ın toprak bütünlüğü pazarlık konusu olamaz"
İETT otobüsü otoparka daldı, faciadan dönüldü
Trump'tan Kanada, Grönland ve Venezuelalı "yeni ABD haritası" paylaşımı
Bakan Fidan, ABD Suriye Temsilcisi Barrack’ı kabul etti
Bahçeli: ''Terörsüz Türkiye hedefi hayatidir''
Bingöl Karlıova’da tipi ve fırtına hayatı felç etti: Esnaf kepenk kapattı
Trump'tan, "Grönland ABD toprağı olacak" mesajı
Silivri’de feci kaza:1 kişi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Artık takip edilen bir Türkiye var"
Tuzla’daki çakmak fabrikasında çıkan yangın kontrol altına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Hillside Cemetery Telling Taipei’s Muslim Story
Kanada Başbakanı Carney: "NATO'nun açık bir şekilde sınavdan geçtiğini düşünüyorum"
Trump, Macron ve Rutte'nin kendisine attığı mesajları yayınladı
Terörden temizlenen Rakka'da özel eğitimli köpeklerle bomba arama çalışmaları
Siyasilerden, YPG yandaşları tarafından Türk bayrağına yapılan saldırıya kınama
Bakan Güler ABD Savaş Bakanı ile telefonda görüştü
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Türk bayrağına yönelik saldırıya tepki
Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı ile telefonda görüştü
KÜLTÜR SANAT
Yeşilyurt Kent Konseyi’nden kültür, tarih ve meslek dolu gezi programı
20 Ocak 2026 Salı - 15:01:38
Yeşilyurt Kent Konseyi, Turgut Özal Üniversitesi’nin farklı fakülte ve bölümlerinde eğitim gören yabancı uyruklu öğrencileri Yeşilyurt’un önemli sosyal, kültürel ve tarihi mekânlarında misafir etti. Düzenlenen program kapsamında öğrenciler; Yeşilyurt Mesleki Eğitim ve Yaşam Merkezi, Beylerderesi Şehir Parkı, Seyir Terası, Savaş Müzesi, Gedik Cezaevi Müzesi ve Tekstil Müzesi’ni inceleyerek ilçenin tarihi ve kültürel zenginliklerini yakından tanıma fırsatı buldu. Turgut Özal Üniversitesinde eğitim gören yabancı öğrenciler, Yeşilyurt Belediyesi tarafından hizmete sunulan kültür, sanat ve eğitim merkezlerine hayran kaldı. Yeşilyurt Kent Konseyi tarafından düzenlenen gezi ve inceleme ziyaretine katılan öğrenciler, Yeşilyurt’un kültür ve sanat dolu tarihini yakından deneyimlere fırsatına ulaştı. Programın ilk durağı Yeşilyurt Mesleki ve Yaşam Merkezi oldu. Burada açılan meslek edindirme kurslarını gezen öğrenciler, kursiyerlerden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. El sanatlarından tekstile, geleneksel üretim tekniklerinden modern mesleki eğitimlere kadar birçok alanda verilen kurslar yabancı öğrencilerin ilgisini çekti. Öğrenciler, bu tür merkezlerin hem sosyal hayata hem de istihdama katkı sağlamasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gezi programı Beylerderesi Şehir Parkı ve Seyir Terası ile devam etti. Doğayla iç içe vakit geçiren öğrenciler, Yeşilyurt’un eşsiz manzarasını izleyerek bol bol fotoğraf çekti. Park ve seyir alanlarının düzeni, temizliği ve doğal yapısı yabancı öğrenciler tarafından büyük beğeni topladı. Tarihi mekânlara yapılan ziyaretlerde ise öğrenciler adeta zamanda yolculuğa çıktı. Savaş Müzesi ve Gedik Cezaevi Müzesi’nde sergilenen eserler, geçmiş dönemlere ışık tutarken, yaşanan tarihi süreçler hakkında da detaylı bilgiler paylaşıldı. Özellikle Gedik Cezaevi Müzesi’ndeki nostaljik objeler ve tarihî dokular, yabancı öğrencilerin ilgisini çekti. Programın son durağı olan Tekstil Müzesi’nde ise geleneksel dokuma teknikleri, üretim aşamaları ve sergilenen eski makineler incelendi. Öğrenciler, tekstilin bölge kültüründeki yeri ve tarihsel gelişimi hakkında bilgilendirilirken, sergilenen nostaljik eserleri dikkatle inceledi. Yeşilyurt Kent Konseyi Genel Sekreteri Mehmet Ercan, bu tür programlarla farklı ülkelerden gelen öğrencilerin Yeşilyurt’u daha yakından tanımalarını, kültürel etkileşimin güçlenmesini ve şehirle bağ kurmalarını amaçladıklarını ifade etti. Yabancı öğrenciler ise kendilerine gösterilen ilgi ve misafirperverlikten dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, Yeşilyurt’un tarihi, kültürü ve doğal güzelliklerinden çok etkilendiklerini belirtti. Düzenlenen gezi programı, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. Gezi ve inceleme ziyaretlerine; Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem ile Genel Sekreter Yardımcısı Abuzer Yeşil’de katıldı.
20 Ocak 2026 Salı - 13:59
Karatay’dan "Okula Bir Sanat Mola" etkinliği
Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, yarıyıl tatilinde öğrencilerin eğlenerek öğrenmeleri için tiyatro ve sinema etkinlikleri düzenliyor. "Okula Bir Sanat Mola" adıyla hayata geçirilen etkinlikler, Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi’nde öğrencilerle buluşuyor. 7-14 yaş aralığındaki çocuklara yönelik olarak hazırlanan programlar kapsamında tiyatro oyunları ve sinema gösterimleri sahneleniyor. Zengin içerikleriyle dikkat çeken etkinlikler, yarıyıl tatiline giren öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliklere katılan öğrenciler, yarıyıl tatilini dolu dolu geçirmenin mutluluğunu yaşarken tiyatro ve sinema gösterimlerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Karatay Belediyesi’ne teşekkür etti. Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi öğrencileri bekliyor Program kapsamında Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi’nde "Pinokyo" ve "İki Bavul Dolusu" adlı tiyatro oyunları ile "Sırr Kudüs Macerası", "Elif ve Arkadaşları", "Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu" ve "Aslan Hürkuş 4: Hürjet Oyunda" adlı sinema gösterimleri öğrencilerle buluşuyor. Yarıyıl tatilinde sinema ve tiyatro keyfi yaşamak isteyen öğrenciler, biletlerine Yanıbaşımda Karatay Mobil Uygulaması üzerinden Online İşlemler > Dijital Başvurular bölümünden erişebilecek. "Çocuklarımız tatili doya doya yaşasınlar" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, yarıyıl tatiline özel hazırlanan etkinliklerin öğrencilerden yoğun ilgi gördüğünü belirterek tüm çocukları programlara davet etti. Başkan Kılca, "Çocuklarımızın tatil dönemlerini dinlenmelerinin yanı sıra kendilerini geliştirebilecekleri, sanat ve kültürle buluşabilecekleri etkinliklerle geçirmelerini önemsiyoruz. Bu tür organizasyonların öğrencilerimizin kişisel gelişimi açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Karatay Belediyesi olarak çocuklarımızı eğitici, öğretici ve eğlenceli projelerle desteklemeyi sürdüreceğiz" dedi.
20 Ocak 2026 Salı - 13:50
Samsun’da 2025’te kütüphanelerden 1,3 milyon kişi yararlandı, en çok edebiyat okundu
Samsun’da kütüphaneler, 2025 yılında 1 milyon 300 bin ziyaretçiyle son yılların en yoğun dönemini yaşadı. Kent genelindeki 20 kütüphaneden ödünç verilen 153 bin kitapta ’edebiyat’ eserleri ilk sırada yer aldı. Samsun’daki kütüphaneler, fiziki ve dijital imkanlarını geliştirerek yalnızca kitap alınan alanlar olmaktan çıkıp her yaştan kullanıcıya hitap eden çok yönlü yaşam alanlarına dönüştü. Dijital çalışma alanları, çocuk ve yetişkin bölümleri ile kültürel ve eğitsel etkinlikler kütüphanelerin kullanımını artırdı. Samsun Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, 2025 yılı verileri ve kütüphanelerdeki dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş, kütüphanelerin çağın ihtiyaçlarına göre kendini yenilediğini belirterek, Gazi İl Halk Kütüphanesi’nin bu dönüşümün öncülerinden biri olduğunu, kısa süreli araştırmalar yapılan mekânlardan sosyal ve kültürel yaşam alanlarına evrildiğini söyledi. "Okuma saatleri, kimya, ahşap atölyeleri, akıl oyunları, kitap okuma kulüpleri" Demirtaş, kütüphanelerde dijital ve fiziki alanların artırıldığını belirterek, "Dijital kullanım alanları, çocuk kullanım alanları, internet araştırma bölümleri, grup çalışma alanları şeklinde fonksiyonel bölümlerle kütüphaneler yeni donanımlarına kavuşmuştur. Kütüphanenin bu değişim ve dönüşümle yeni nesil tabirle yeni nesil kütüphanecilik diyoruz. Yeni nesil kütüphanecilik anlayışı içerisinde mimarisinde bebek bölümleri, çocuk bölümleri ve yetişkin kullanım alanları oluşturulmaktadır" dedi. Demirtaş, kütüphanelerde dijital ve fiziki alanların artırıldığını belirterek, "Dijital kullanım alanları, çocuk kullanım alanları, internet araştırma bölümleri, grup çalışma alanları şeklinde fonksiyonel bölümlerle kütüphaneler yeni donanımlarına kavuşmuştur. Kütüphanenin bu değişim ve dönüşümle yeni nesil tabirle yeni nesil kütüphanecilik diyoruz. Yeni nesil kütüphanecilik anlayışı içerisinde mimarisinde bebek bölümleri, çocuk bölümleri ve yetişkin kullanım alanları oluşturulmaktadır. Kütüphaneler aynı zamanda etkinlik alanlarıdır. Kütüphanelerimizde okuma saatleri, kimya, ahşap atölyeleri, akıl oyunları, kitap okuma kulüpleri, film saatleri gibi etkinlikler düzenlenmektedir. Samsun bir tarım şehridir. Tarım işçilerinin çocuklarına varana kadar etkinlikler yapıyoruz" diye konuştu. "Ödünç kitapları en çok yetişkinler aldı" 2025 yılı istatistiklerine ilişkin bilgileri paylaşan Demirtaş, "400 bin kitabı ve 157 bin üyesi olan Samsun’daki 20 kütüphanemizi 1 milyon 300 bin kişi kullanmıştır. Bu kütüphanelerimizde 153 bin kitap ödünç verilmiştir. Bunun yanında 85 bin kitabı, 47 bin üyesi olan Gazi İl Halk Kütüphanemizi 708 bin kişi kullanmış ve 51 bin 350 kitap ödünç verilmiştir. Gazi İl Halk Kütüphanesi’nde toplam 57 bin üye bulunuyor. 20 bin 453 kadın üye, 14 bin 313 erkek üye, 12 bin 156 çocuk üye bulunmaktadır. Kütüphaneden yüzde 48 oranında yetişkinler ödünç kitap almıştır. Akabinde çocuklar ve gençler ödünç kitap alma istatistiklerinde dikkat çekmektedir" ifadelerini kullandı.
20 Ocak 2026 Salı - 13:15
’Günler’ sergisi sanatseverlerle buluştu
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ressam Serdar Acar’ın eserlerini ‘Günler’ isimli sergiyle Bursalı sanatseverlerle buluşturdu. Serdar Acar’ın sanat kariyerinin 10. yılına eşlik eden ‘Günler’ sergisi, sanatçının son dönem üretimlerini bir araya getirerek sanatseverleri Tayyare Kültür Merkerzi’nde ağırladı. Tuval üzerine akrilik boya tekniğiyle üretilen, yalın ve duru resim diliyle kurgulanan 79 çalışmanın yer aldığı serginin açılışına Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız’ın yanı sıra, sanatçı Serdar Acar, Büyükşehir yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, serginin sanatseverleri yalnızca eserleri izlemeye değil, aynı zamanda düşünmeye ve hissetmeye davet ettiğini söyledi. Bursa’nın geçmişten bugüne sanatı ve sanatçıyı destekleyen, kültürel üretimi önemseyen bir kent olduğunu vurgulayan Saldız, "Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sanatı ve düşünmeyi kent yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu anlayışı tüm çalışmalarımıza yansıtıyoruz. Attığımız her adımda temel hedefimiz, Bursalıların yaşam kalitesini yükselterek kentimizi daha erişilebilir, daha çağdaş ve güçlü bir yapıya kavuşturmaktır. Bu hedefe giden yol, sanatı, kültürü ve fikrî üretimi merkeze alan bir anlayıştan geçiyor. Açılışını yaptığımız bu sergi de anlayışımızın somut bir örneğidir. Tüm hemşehrilerimizi ‘Günler’ sergisini görmeye davet ediyorum" diye konuştu. Sanat hayatının onuncu yılını kutladığını belirten Serdar Acar ise sanatçıların birçok zorlukla baş etmek zorunda olduğu bir dönemde kültür sanat projelerine verdiği desteklerle serginin Bursalılarla buluşmasına imkan sağlayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkanvekili Saldız, Acar’a çiçek takdim etti. Toplu fotoğraf çekiminin ardından protokol üyeleri sergideki eserler hakkında sanatçıdan bilgi aldı. Günlerin birbirine eklenerek bıraktığı izlerden yola çıkan sergi, 28 Şubat tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Kasım 2023 Salı- 10:48
Antalya’daki 200 yıllık Ağalar Camisi’nin 2. etap restorasyon çalışması yapılacak
2
18 Ocak 2026 Pazar- 15:06
Sultanbeyli’de 2. Hamsi Festivali yoğun ilgi gördü
3
15 Ocak 2026 Perşembe- 09:12
Acılarını üreterek unutuyorlar
4
07 Ocak 2026 Çarşamba- 15:21
Çanakkale’de Türklerin Balkanlara geçişindeki ilk mezarlık keşfedildi
5
18 Ocak 2026 Pazar- 18:18
Bodrum’da 3 ton hamsi pişirilerek dağıtıldı
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:30
Efes, Side ve Galata Kulesi’nde gece ziyaretleri 2 Kasım’a kadar uzatıldı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu yıl müzelere gece ziyaretlerinde 550 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladıklarını belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uygulamaya başlanan ve 1 Ekim itibarıyla sona eren gece müzeciliği uygulaması, yoğun talep üzerine Efes Örenyeri, Side Örenyeri ve Galata Kulesi’nde 2 Kasım’a kadar devam edecek. Bakanlığın verilerine göre, 2025 yılı Haziran-Eylül döneminde düzenlenen gece müzeciliği uygulamasında yaklaşık 550 bin ziyaretçi ağırlandı. En çok ziyaret edilen noktalar arasında Efes Örenyeri, Galata Kulesi ve Pamukkale Hierapolis Örenyeri öne çıktı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı paylaşımda gelen talepler doğrultusunda gece müzeciliği uygulamasının 2 Kasım tarihine kadar uzatıldığını belirterek, "Gece müzeciliğimiz bu yıl da büyük bir ilgi gördü ve 1 Ekim itibarıyla sona erdi. ’Üç iki bir’, ışıklar yandığında tarih yeniden hayat buluyor. Binlerce yıllık Efes, geceyle birlikte adeta ikinci bir doğuşu yaşıyor. Sütunlar, taşlar ve ihtişamlı yapılar; gökyüzünün karanlığında ışıkla birleşerek bambaşka bir anlam kazanıyor. Bu yıl 550 binden fazla misafirimizi ağırladığımız gece müzeciliğimiz, kültürümüzün sadece gündüz değil, gecenin büyüsünde de nasıl görkemle parladığını herkese gösteriyor. Gelen yoğun talep üzerine ise Side Örenyeri, Galata Kulesi ve Efes Örenyeri’nde gece ziyaretlerini 2 Kasım’a kadar uzatıyoruz. Kültür ve tarihimizin geceyle buluştuğu bu eşsiz deneyime herkesi davet ediyorum" dedi. Gece müzeciliği, ziyaretçilere antik yapıları ve müzeleri gündüzden farklı bir atmosferde deneyimleme imkânı sunarak kültür turizmine yeni bir boyut kazandırıyor.
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:29
500 yıllık Kaleoğlu Mağarası’ndaki duvar halıları ziyaretçileri hayran bırakıyor
Gaziantep’te tarihi Yeni Han’daki 500 yıllık Kaleoğlu Mağarası’nın duvarlarına asılan, farklı medeniyet ve coğrafyalara ait halılar, geçmiş yılların hikayelerini anlatıyor. Gaziantep savunması döneminde yiyecek ve cephane deposu olarak kullanılan tarihi Yeni Han’daki Kaleoğlu Mağarası, antika koleksiyoneri Mehmet Kaleoğlu tarafından restore edilerek turizme kazandırılarak kafeye çevrildi. Kenti ziyarete gelenlerin tercih ettiği mekanların başında gelen, yazın serin ve kışın da sıcak havasıyla her mevsimde büyük ilgi gören mağarayı ziyaret edenler, mağaranın duvarlarını süsleyen antika duvar halılarını görünce tarihe yolculuk yapıyor. Duvar halılarına adeta hayran kalan ziyaretçiler, dakikalarca halıları inceleyip, geçmiş yıllarda hemen her evin duvarını süsleyen duvar halıları tarihi mağaraya ayrı bir hava katıyor. Geçmiş yıllarda ev ve iş yerlerinin duvarlarını süsleyen, üzerinde farklı figür ve motiflerin bulunduğu, her birinin ayrı bir hikayesinin olduğu duvar halıları mağarayı ziyarete gelenler tarafından büyük ilgi görüyor. Geçmişte her evin duvarında yer alan, 1950’li yıllara ait olan antika duvar halılarını mağaranın çeşitli yerlerine asan Mehmet Kaleoğlu’nun halıları, mağarayı gezmeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de büyük ilgisini çekiyor. Mağarayı ziyaret eden kadın ziyaretçiler, önceki yıllarda gelinlik kızların çeyizine konan ve evlerin üst başına asılan duvar halılarını görünce gençlik yıllarını hatırlıyor ve duygulanıyor. 1950’li yıllarda hemen hemen her ev ve iş yerinin duvarını süsleyen, bin bir gece masallarını hatırlatan ve üzerindeki resimlerle adeta birer tabloyu andıran kadife duvar halıları yumuşaklığı ve göz alıcı çeşit çeşit renkleriyle de ilgi görüyor. 73 yaşındaki Mehmet Kaleoğlu, 200’den fazla eski duvar halısının bulunduğu mağarada yer alan ve en eskisi 150 yıllık olan halıların üzerinde alan hikayeleri merak eden ziyaretçileri de bilgilendiriyor. Eski eşyalara olan merakıyla 50 yılda topladığı yüzlerce ata mirasını sergileyerek mağarasını adeta bir halı müzesine çeviren ve ata kültürüne sahip çıkan Kaleoğlu, duvar halısı kültürünü gelecek nesillere aktarmak istiyor. İpekten dokunan halıların da olduğu resimli duvar halılarında en çok tercih edilen motifler arasında Kabe, aslan, geyik, at, boğa, kahveci güzeli, kız kaçıran ve tavus kuşu figürlü halılar bulunuyor. Adeta halı müzesine dönüştürülen ve turistlerin uğrak mekanı haline gelen 500 yıllık tarihi handa yer alan duvar halılarının büyük ilgi gördüğünü belirten Mehmet Kaleoğlu, geçmişte her evin duvarında farklı figürlerin yer aldığı halıların bulunduğunu hatırlattı. Kaleoğlu Mağarası’nın 500 yıllık tarihi bir mağara olduğunu belirten Mehmet Kaleoğlu, "Mağaramız dünya harikası bir mağaradır. Mağaranın içerisinde 12 ayak ve 4 tane de su kuyusu var. Turistlerimiz mağaramıza geldiği zaman bu tarihi ve eski halıları görmek istiyorlar. Bizde bu halıları duvarlara astık. Duvar halıları çok ilgi çekti. Bu duvar halıları, 50, 60 ve 100 yılık halılardır. İnsanlar bu duvar halılarını görünce eski yaşantılarını hatırlıyor ve özlüyor" dedi. Her halının kendine has bir hikayesinin olduğunu ve halıların üzerindeki figürlerin bir olayı anlattığını bildiren Kaleoğlu, "Halıların üzerinde kahveci güzeli, kız kaçıran, tavus kuşu, Kabe ve ve Mescid-i Aksa görselleri yer almaktadır. Bu halılar aynı zamanda kadifeden yapılan halılardır. Bu halılar mağaramıza güzel bir görünüm kazandırdı. Aynı zamanda bizden duvar halısı isteyenlerde oluyor. Ziyaretçilerimiz bu halıları çok beğeniyor. Halıları hem kendi imkanlarımla bulup alıyorum hem de bana getirenlerde oluyor. Bende bu halıları mağaramızda sergiliyorum. Bu halılar insanların dikkatini çekiyor. Bu da beni çok mutlu ediyor" şeklinde konuştu. Mağarayı ziyaret eden ziyaretçilerden Hülya Eken ise, "Amerika’dan geldim. Gaziantep’i geziyoruz. Bu halıları görünce gururlandım. Ben Diyarbakır’da dünyaya geldim. Eskiden bu şekilde hatıralar vardı. Kanepeler vardı ve üstünde de bu halılar asılıydı. Bu halıları görünce o günler gözümde canlandı. Halılar çok güzel ve beğendim. Halıları görünce çocukluk yıllarımı hatırladım. Doğduğum, büyüdüğüm ve yetiştiğim yerleri hatırladım. Bu mağarayı gezdiğim için gururlandım" dedi. Çocukluk yıllarında herkesin evinde bir duvar halısı olduğunu hatırladığını belirten Şenay Baykal da, "Misafirlerimiz Amerika’dan gelmişti. Bende misafirlerimizi Gaziantep’i gezdirmek istedim. 500 yıllık mağara dikkatimizi çekti. Mağarayı ve eski duvar halılarını çok beğendik. Halılar çok dikkatimizi çekti. Bende bu duvar halılarını hatırlıyorum. Annem süs olarak kullanırdı. Eskiden tablo yoktu ve evlerin duvarlarına bu halılar asılıydı. Ayrıca genç kızların çeyizlerine de konulurdu" diye konuştu.
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:18
Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi’nde nostaljik kartpostal günü
Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi’nde 1 Ekim Dünya Kartpostal Günü dolayısıyla etkinlik düzenlenerek, bugüne özel pul ve kartpostal bastırıldı. Keçiören Belediyesi ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesindeki Müze Kumbaram iş birliğinde 1 Ekim Dünya Kartpostal Günü dolayısıyla nostaljik bir etkinlik düzenlendi. Programa Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Atila Zorlu ve Celal Biçer, Halide Edip Adıvar’ın torunu Ahmet Ömer Sayar, Müze Kumbaram’ın kurucusu Ali Armağan Daloğlu, meclis üyeleri, muhtarlar, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi’nin ev sahipliği yaptığı program, ‘Keşke burada olsaydın’ sloganıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ithaf edildi. Aynı zamanda bugüne özel pul ve kartpostal bastırıldı. "Keşke burada olsaydın mottosu beni heyecanlandırdı" Programda konuşan Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Atila Zorlu, "Halide Edip’le, Atatürk’le aynı topraklarda yürümüş olmanın heyecanını gençlerimizin hissetmesini istiyoruz. Burada amacımız ucuz bir ırkçılık fikri değil, Atatürk’ün ‘Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur’ sözünün yerini bulmasıdır. Şu anda gençlerimiz için yapabileceğimiz en büyük motivasyon, gençlerimizin hepsinin birer Atatürk, genç kızlarımızın hepsinin birer Zübeyde Hanım olabileceklerine olan inancımızdır. O yüzden tekrar söylüyorum: Bugün burada beni en çok heyecanlandıran, bu program içerisinde ‘Keşke burada olsaydın’ mottosudur. Programımıza katılan herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Burası bir tarih mücevheri" Halide Edip Adıvar’ın torunu Ahmet Ömer Sayar ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Ben buranın yapılmasındaki önemi dile getirmek istiyorum. Burası biliyorsunuz çok evvelden harap olmuş, metruk, terk edilmiş bir binaydı. Belediye, burasını aslına uygun restore ederek bu hale getirdi. Yani bir metruk binadan bir tarih mücevheri kazandırdı. Halide Edip’in Ankara’ya geldiği ilk günü burada geçirmesi bizim için çok önemli. Bu nedenle kartpostal gününün burada yapılması da çok ince, anlayışlı bir davranış. Organizasyonu yapanlara yürekten minnet ve şükranlarımı sunuyorum." "Etkinliğin bu müzede yapılması bizi etkiledi" Kartpostal geleneğinin yaşatılmasının önemine vurgu yapan Müze Kumbaram’ın kurucusu Armağan Daloğlu, "1 Ekim Dünya Kartpostal Günü ile ilgili çalışmalarımıza 2 yıl önce başlamıştık. Kartpostallarımızdan birinin Ankara’daki nadide müzelerimizden bir tanesi olması bizleri mutlu etti. Keçiören Belediyesi’nin destekleriyle Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi’ne de bir kartpostalımız ulaşmış. Kendilerine müze eğitim toplantıları sırasında rastladık ve kartpostalımızla bir bağ kurduk. Bu sohbetlerimizin bugün yeniden canlandırılıyor olması gerçekten çok kıymetli. Ancak bu özel gün kartpostalın ötesinde bir etkinlik oldu. Müzedeki balkonlu oda bizi çok etkiledi. Halide Edip Adıvar’ı da bir şekilde yeniden andığımız için tekrar teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Etkinlikte öğrenciler, Milli Mücadele dönemine ait sergilenen eserlerden ilham alarak duygu dolu yazılar kaleme aldı. Katılımcılar, müze gezisi sırasında Cumhuriyet tarihinin izlerini ve Halide Edip Adıvar’ın hatıralarında aktardığı mekanların hatıralarını yakından görme fırsatı buldu. Gördükleri eserleri ve hissettikleri duyguları kartpostallara aktaran öğrenciler, kartpostalları sevdiklerine ulaştırırken tarihi mekanın ruhunu da derinden yaşadı. "Keşke burada olsaydın" diyerek yazılan mesajlar milli duyguları pekiştirirken, unutulmaya yüz tutmuş kartpostal geleneği de yeniden canlandırıldı. Özel kartpostal ve pullarla gelenek sürdü Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi görselli özel kartpostallar ve günün anlamına özel hazırlanan posta pulları, etkinliğe ayrı bir değer kattı. Atila Zorlu ve Celal Biçer, bu özel pulları Halide Edip Adıvar’ın torunu Ömer Sayar ve Müze Kumbaram’ın kurucusu Ali Armağan Daloğlu’na takdim etti. Programda ayrıca Ömer Sayar katılımcılar için kitap imzaladı. Katılımcılara çeşitli ikramların sunulduğu etkinliğin sonunda toplu fotoğraf çekimi yapıldı.
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:01
MalatyaPark AVM Kültür Yolu Festivali dolu dolu geçecek
Türkiye Kültür Yolu Festivali bu yıl ilk kez Malatya’da gerçekleştirilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen festival, 4-12 Ekim 2025 tarihleri arasında Malatya’da 42 farklı noktada yaklaşık 350 etkinliğe ev sahipliği yapacak. Festival kapsamında MalatyaPark AVM’de 4-12 Ekim 2025 tarihleri arasında çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 16. durağı olan Malatya’da, Türkiye Sinema ve Audiovisüel Kültür Vakfı (TÜRSAK) tarafından organize edilen Çocuk Filmleri Festivali, 4-8 Ekim tarihleri arasında MalatyaPark AVM Yeşil Sinemaları’nda gerçekleşecek. Etkinlikte çocuklara özel seçilmiş filmler ücretsiz olarak gösterilecek. Festivalde ayrıca çocuklara yönelik oyunculuk, yönetmenlik, yazarlık ve sosyal medya içerik üretimi gibi çeşitli atölye çalışmaları da yer alacak. MalatyaPark Alışveriş Merkezi içerisinde yerleştirilecek piyanolarla gençler, "Sen de Çal" projesi kapsamında 12 Ekim’e kadar diledikleri gibi performans sergileyebilecek. Ayrıca, "Sen de Söyle" kabininde yeteneklerini sergilemek isteyen gençler, seslerini duyurma fırsatı yakalayacak. Çocuk Filmleri Festivali kapsamında gösterilecek filmler arasında şu yapımlar yer alıyor, 4 Ekim Cumartesi günü, saat 12.00’de Cesur Yaga ve Sihirli Dünya, saat 14.00’te Film Okuma Atölyesi (Nayme Taylan Sarul), saat 15.00’te Çocuklar için Bilinçli Nefes Atölyesi (Ümran Özen), saat 16.00’da Benim Tatlı Diş Perim, saat 18.00’de Kardeş Takımı 2, saat 19.30’da Yumurtalar Firarda: Buz Macerası gösterilecektir. 5 Ekim Pazar günü, saat 12.00’de Yumurtalar Firarda: Buz Macerası, saat 14.00’te Çocuklar için Bilinçli Nefes Atölyesi (Ümran Özen), saat 15.00’te Film Okuma Atölyesi (Nayme Taylan Sarul), saat 16.00’da Kardeş Takımı 2, saat 18.00’de Ejderham ve Ben gösterilecektir. 6 Ekim Pazartesi günü, saat 12.00’de Dedektif Sun ve Ekibi: Kurtarma Operasyonu, saat 14.00’te Yazarlık Atölyesi (Etem Caner Karaüç), saat 15.00’te Cesur Yaga ve Sihirli Dünya, saat 17.00’de Cesur İtfaiyeci gösterilecektir. 7 Ekim Salı günü, saat 12.00’de Karlar Kraliçesi ve Prenses, saat 13.00’te Yazarlık Atölyesi (Etem Caner Karaüç), saat 14.00’te Oyunculuk Atölyesi (Pembe Keçeci), saat 15.00’te Cesur İtfaiyeci, saat 17.00’de Yumurtalar Firarda: Buz Macerası gösterilecektir. 8 Ekim Çarşamba günü, saat 12.00’de Ejderham ve Ben, saat 14.00’te Oyunculuk Atölyesi (Pembe Keçeci), saat 15.00’te Dedektif Sun ve Ekibi: Kurtarma Operasyonu, saat 17.00’de Cesur Yaga ve Sihirli Dünya gösterilecektir. Festival boyunca düzenlenecek etkinlikler, çocuklara hem eğlenceli zaman geçirme hem de sanatsal becerilerini geliştirme fırsatı sunacak.
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:23
Hataylı ressam, YouTube’dan video izleyerek öğrendiği soğuk porselen sanatıyla resmi birleştiriyor
Hatay’ın Arsuz ilçesinde yaşayan ressam, çocuk yaşta başladığı resim tutkusunu Youtube’dan öğrendiği soğuk porselen sanatıyla buluşturarak farklı çalışmalara imza atıyor. Babası Hataylı ve annesi Lübnanlı olan 48 yaşındaki ressam Hilda Gezgin, 6 yaşından itibaren resim yapmaya merak duymaya başladı. Çocukluğunda sürekli duvarlara resim çizdiğini ifade eden Gezgin, kendini geliştirdiği resim sanatıyla YouTube’dan öğrendiği soğuk porselen sanatını birleştirdi. Çalışmalarıyla ortaya çıkardığı eserleriyle dikkat çeken Gezgin, ilerleyen dönemde soğuk porselen sanatını daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediğini söyledi. Soğuk porselen sanatını YouTube’daki Rus kanallarından öğrendiğini söyleyen Gezgin, "Ben altı yaşından beri resim çizen bir insanım. Çocukken sürekli duvarlara resim çizdiğim için çok tepki alırdım. O dönem sanata bakış farklıydı ama bugün insanlar daha bilinçli. 2015-2017 yıllarında Türkiye’ye giren Rus sanatı soğuk porseleni resimle birleştirdim. Gülleri duvarlara dikme fikrini ilk kez ben hayata geçirmeyi düşünüyorum. Hatta bunun patentini almak istiyorum" dedi. Soğuk porselenin nişasta, tutkal ve çeşitli malzemelerle hamur haline getirilerek şekillendirildiğini aktaran Gezgin, 2-3 gün içinde kuruyan bu sanatın istediği gibi boyanabildiğini söyledi. Bugüne kadar birçok farklı çiçek tasarladığını belirten Gezgin, "Yoncaları, yaseminleri, karanfilleri ve papatyaları bu sanatla şekillendiriyorum. Ben bir ressamım, kendi çabalarımla Rus sanatını bugünün sanatıyla harmanlayıp Hatay’da yaşatmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı.
02 Ekim 2025 Perşembe - 05:46
"Üzümlü’de Yaşam" temalı fotoğraf yarışması düzenlenecek
"Üzümlü’de Yaşam" temalı 2. Geleneksel Fotoğraf Yarışması başlıyor. 7-29 yaş arası gençlerin katılabileceği yarışmada toplam 10 bin TL ödül dağıtılacak. Üzümlü Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen 2. Geleneksel Fotoğraf Yarışması, bu yıl "Üzümlü’de Yaşam" temasıyla gerçekleştiriliyor. Yarışma, 7-29 yaş arası katılımcılara açık olacak. Yarışmanın başlangıç tarihi 10 Eylül 2025, son başvuru tarihi ise 10 Ekim 2025 olarak belirlendi. Yarışma sonuçları ise 29 Ekim 2025 tarihinde açıklanacak.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 23:33
Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan 3 bin 200 yıllık tarihi Hitit atölyesi kaçak kazı yapanların talanına uğruyor. Sorgun ilçesine bağlı Karakız Beldesi sınırları içinde yer alan ve Hitit döneminden günümüze ulaşmış bazalt aslan heykeli, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Tarihi kalıntıların 3 bin 200 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Tarihi kalıntılar açık hava müzesi olarak sergileniyor. "Hitit heykel atölyesi olduğu arkeologlar tarafından tespit edildi" Karakız Mahalle Muhtarı Nazım Gedik, "Bu aslanlı kaya bildiğimiz gibi 2 tane, birisi burada diğeri dağda. Kazankaya mevkiinde de büyük bir kazanımız var. Buranın tarihi 3 bin 200 yıl geriye dayanıyor. Hitit heykel atölyesi olarak kullanıldığı arkeologlar tarafından tespit edildi. Buranın değerinin bilinmesi lazım. Hem köy hem de bölge açısından müze gibi halka açık turistlere açık olması lazım. Çünkü bunun gibi bir sürü şey yer altında var diyorlar. Bunlar yerin üstünde olanlar. Kalıntılar var" diyerek bölgenin tarihi önemine değindi. "Kaçak kazı yapanlar tarihi eserleri tahrip ediyor" Ormanlık alanın içinde bulunan aslan heykelinin de kaçak kazı yapanların odağında olduğunu söyleyen Gedik, "Buradaki aslanı köydeki öbür aslanımızın yanına koyabilsek veya müze binamıza koyabilirsek ileriye dönük olur. Büyük bir eser ama göz göre göre yok oluyor. Koruma altına alınsa daha güzel olur. Gelen giden misafirler için de iyi olur. Bölgemizin tanıtılması açısından da iyi olur. Kaçak kazının önüne geçilir. Aslan komple vardı ama kaçak kazılar yüzünden harap hale geldi. Bu aslan normalde yukarıdaydı. Kaçak kazı yapanlar tarafından tabanı eşilerek aşağı yuvarlandı. Burayı defineciler kazmış. Dağın her tarafında kaçak kazı var önüne geçip engel de olamıyoruz. Kaçak kazı yapanlar kazdıktan sonra bir şey bulamadıysa kazdığı yeri kapatırsa iyi olur. Buralarda hayvanlar otluyor çukurların içine düşüyor. Ormanımızı harap edip gitmesinler. Buraya bir canlı düşse çıkamaz" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 23:07
Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan 3 bin 200 yıllık tarihi Hitit atölyesi kaçak kazı yapanların talanına uğruyor. Sorgun ilçesine bağlı Karakız Beldesi sınırları içinde yer alan ve Hitit döneminden günümüze ulaşmış bazalt aslan heykeli, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Tarihi kalıntıların 3 bin 200 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Tarihi kalıntılar açık hava müzesi olarak sergileniyor. "Hitit heykel atölyesi olduğu arkeologlar tarafından tespit edildi" Karakız Mahalle Muhtarı Nazım Gedik, "Bu aslanlı kaya bildiğimiz gibi 2 tane, birisi burada diğeri dağda. Kazankaya mevkiinde de büyük bir kazanımız var. Buranın tarihi 3 bin 200 yıl geriye dayanıyor. Hitit heykel atölyesi olarak kullanıldığı arkeologlar tarafından tespit edildi. Buranın değerinin bilinmesi lazım. Hem köy hem de bölge açısından müze gibi halka açık turistlere açık olması lazım. Çünkü bunun gibi bir sürü şey yer altında var diyorlar. Bunlar yerin üstünde olanlar. Kalıntılar var" diyerek bölgenin tarihi önemine değindi. "Kaçak kazı yapanlar tarihi eserleri tahrip ediyor" Ormanlık alanın içinde bulunan aslan heykelinin de kaçak kazı yapanların odağında olduğunu söyleyen Gedik, "Buradaki aslanı köydeki öbür aslanımızın yanına koyabilsek veya müze binamıza koyabilirsek ileriye dönük olur. Büyük bir eser ama göz göre göre yok oluyor. Koruma altına alınsa daha güzel olur. Gelen giden misafirler için de iyi olur. Bölgemizin tanıtılması açısından da iyi olur. Kaçak kazının önüne geçilir. Aslan komple vardı ama kaçak kazılar yüzünden harap hale geldi. Bu aslan normalde yukarıdaydı. Kaçak kazı yapanlar tarafından tabanı eşilerek aşağı yuvarlandı. Burayı defineciler kazmış. Dağın her tarafında kaçak kazı var önüne geçip engel de olamıyoruz. Kaçak kazı yapanlar kazdıktan sonra bir şey bulamadıysa kazdığı yeri kapatırsa iyi olur. Buralarda hayvanlar otluyor çukurların içine düşüyor. Ormanımızı harap edip gitmesinler. Buraya bir canlı düşse çıkamaz" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 20:57
Bakan Ersoy: "Dünyanın dört bir yanına yayılmış 7 milyon Türk diasporası var"
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) 15’inci yıl dönümü programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına yayılmış 7 milyona yaklaşan nüfusuyla muazzam bir Türk diasporası var. Çok genel hatlarıyla bahsettiğim çalışmalar, bu muazzam Türk varlığının olması gereken etki ve etkinliğe kavuşması amacıyla aralıksız sürdürülüyor" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 20:54
Havadan görüntülendi!
Avrupa’dan yola çıkan Orient Express İstanbul’a geldi. Bakırköy Marmaray durağına yanaşan tren havadan görüntülendi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 18:57
BARÜ’nün bilim kafe etkinliğinde ahşap gemiciliğin tarihçesi anlatıldı
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kurucaşile ilçesinde bilim kafe etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte ahşap gemi ustalığının önemi ve işçiliğin tarihçesi anlatıldı. BARÜ Bilim İletişimi Ofisi çalışmaları kapsamında Kurucaşile’de bilim kafe etkinliği düzenlendi. "Osmanlı’dan Günümüze Kadim Bir Gelenek: Ahşap Gemi Yapımı" isimli etkinliğe Bartın Valisi Nurtaç Arslan, BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ve Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş, BARÜ akademisyenleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. BARÜ Öğretim Görevlisi Necati Yıldız, ahşap gemiciliğin tarihçesi ve önemi hakkında bilgilendirme yaptı. Akademisyen Yıldız, Kurucaşile’deki ahşap gemi işçiliğinin alıcılar için büyük bir önem taşıdığını ve satın aldıkları ürünlerin "Kurucaşile ahşap gemisi" olup olmadığını sorguladıklarını belirtti. Vali Nurtaç Arslan ise, "Kurucaşile’mizin yüzyıllar öncesine dayanan tarihi 14’üncü yüzyıla kadar giden ahşap tekne yapımı konusundaki geleneklerini ve çalışmalarını geleceğe taşıma anlamında hem tarihini hem de mesleğin iieriye nasıl taşınacağını bilim kafe etkinliğinde bir aradayız. Kurucaşile’miz ahşap tekne yapımında sadece Bartın’ın değil ülkemizin önde gelen ilçelerinden birisi. Bu önemli mesleği ileriye taşımak için de öğrencilerimiz burada eğitim almaya devam ediyor" dedi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya da, "14. yüzyılda Dede Korkut’a dahi konu olan Karadeniz’in en güzel yerlerinden biri Kurucaşile’deyiz. Burada yapılan gemiler ve tekneler buradan İstanbul’a gider ve buradaki insanlar baba-oğul olarak usta-çırak ilişkisi ile tekne işiyle uğraşırlardı. Buradaki insanlar halen boş zamanlarında tekne yapımıyla uğraşıyor ve bu Türkiye’de ender görülen bir durum. Bizde bu duruma farkındalık oluşturmak için bilim kafe etkinliğimizi Kurucaşile’de yapmaya karar verdik. Hepinize istifadesi bol olan bir bilim kafe etkinliği diliyorum" diye konuştu. Belediye Başkanı Uğur Güneş ise yeni nesillerin bu mesleğe daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini söylerek, "Geçmişte babadan oğula geçen bir meslekti fakat şimdilerde geçmişe nazaran giderek kan kaybediyoruz. Ustalarımıza sahip çıkamıyoruz. Çırak yetişmiyor. Sanayileşme anlamında ustalarımıza destek sağlayabildiğimizi de söyleyemiyoruz. Tekleönünde ustalarımız bir araya geldi. Birlikte sanayi bölgesi oluşturdular. İnşallah bu sanayileşmenin ilçemizde de gerçekleşmesi için uğraşacağız. İlçemizde gemi yapımı ile ilgili bir lisemiz var. Lisedeki öğrencilerimiz haftada bir gün okula gidiyor 4 gün staj yapıyorlar. Aynı zamanda Meslek Yüksek Okulumuz da açıldı. Rektör hocamıza teşekkür ediyorum. Bu zanaate sahip çıkmamız gerekiyor" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 18:22
Çayönü Tepesi’nde 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan ve dünya arkeoloji literatüründe Neolitik Dönem’in en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Çayönü Tepesi’nde yürütülen 2025 yılı kazı çalışmalarında 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde ÇOMÜ Müzecilik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında; Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal koordinasyonunda, 2025 Mayıs ayından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle saha çalışmaları sürdürülüyor. Çalışmalar, alanında uzman arkeolog ve antropologların katılımıyla gerçekleştiriyor. Dünya arkeoloji literatüründe Neolitik Dönem’in en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Çayönü Tepesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı. Kazı çalışmaları sonucunda tespit edilen mezarlardan 1’inin Neolitik Dönem, 7’sinin ise İlk Tunç Çağı II tarihlerine ait olduğunu belirten Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, "Neolitik Dönem’e ait mezar, Kanallı Yapılar Evresi’ne ait bir yapının batı kenarında basit bir gömü şeklinde ortaya çıkarılmıştır. İlk Tunç Çağı II dönemine tarihlenen diğer mezarlar ise gömü biçimleri açısından farklılık göstermektedir. 3’ü basit toprak, 2’si küp, diğer 2’si ise taş kapaklı ve sandık tipi mezar olarak belgelenmiştir. Mezarlar içerisinde ölü hediyesi olarak bırakılmış 9 adet tüm kap bulunmuş; ayrıca mezarların çevresinde, mimari olarak mezarları taklit eden ve sembolik anlam taşıyan 2 adet ‘hediye çukuru’ tespit edilmiştir. Çukurlardan biri boşken, diğerinde dış mezar hediyesi olarak 5 adet tüm kap yerleştirilmiştir. Elde edilen yeni veriler ile Çayönü Tepesi’nin yalnızca Neolitik Dönem’de değil, İlk Tunç Çağı’nda da ritüel ve gömü uygulamaları açısından önemini koruduğunu ortaya koymaktadır. Söz konusu mezarlar, dönemin inanç sistemi, ölü gömme gelenekleri ve toplumsal yapısına ilişkin önemli bilimsel veriler sunmaktadır" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder