KÜLTÜR SANAT
Aydın Kültür ve Sanat Şenliği başladı 31 Mart 2026 Salı - 20:55:25 Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği başladı. Etkinliklerin ilk adresi Yenipazar ilçesi oldu. Mine Artu’nun kaleme aldığı, sevilen oyuncular Necmi Yapıcı ve Nihan Durukan’ın sahnelediği tek perdelik komedi oyunu ‘İyi Delirdik’, Yenipazar’da vatandaşlarla buluştu. İzleyiciler, oyun boyunca keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe katılan vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinliklerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kültür ve Sanat Şenliği, kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmayı sürdürecek. ‘İyi Delirdik’ oyunu 31 Mart Salı günü Efeler’de, 1 Nisan Çarşamba günü Karacasu’da, 2 Nisan Perşembe günü İncirliova’da, 3 Nisan Cuma günü Koçarlı’da, 4 Nisan Cumartesi günü Didim’de ve 5 Nisan Pazar günü Nazilli’de sahnelenecek. Aydın Kültür ve Sanat Şenliği etkinlikleri kapsamında 31 Mart Salı günü Yenipazar’da ‘Klasik Müzik’ konseri, 1 Nisan Çarşamba günü İncirliova’da ‘Anadolu’dan Türküler’ konseri, 2 Nisan Perşembe günü Yenipazar’da ‘Kader Böyleymiş’ tiyatrosu, 6 Nisan Pazartesi günü Yenipazar’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 7 Nisan Salı günü Efeler’de ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 8 Nisan Çarşamba günü İncirliova’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 9 Nisan Perşembe günü İncirliova’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu ve Karacasu’da ‘Kader Böyleymiş’ tiyatrosu sahnelenecek. Etkinlikler; Yenipazar’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Efeler’de Şükran Güngör - Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi’nde, İncirliova’da İncirliova Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Koçarlı’da Mevlüt Şahinci Konferans Salonu’nda, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde ve Nazilli’de Yeşilyurt Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Etkinlikler için ücretsiz biletler; Yenipazar’da Yenipazar Belediyesi’nden, Efeler’de Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nden, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi AYBA biriminden, İncirliova’da İncirliova Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nden, Koçarlı’da Aydın Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası AYBA biriminden, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nden ve Nazilli’de 23 Nisan Parkı Öğrenci Çalışma Salonu’ndan temin edilebilecek.
31 Mart 2026 Salı - 17:49 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Kütüphaneler bir hayat merkezi haline geldi" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, "Kütüphaneler sadece gidip bir eser okuma yeri olmaktan çıktı, bir hayat merkezi haline geldi" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesinde ‘Kütüphane Haftası’na ilişkin açıklamalarda bulunan Yayman, eser bakımından dünyanın üçüncü büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nin 6 yılda 9 milyon kişi tarafından ziyaret edildiğini ifade etti. "Kütüphaneler bir hayat merkezi haline geldi" AK Parti döneminde otoyol, havalimanları, şehir hastaneleri ve üniversiteler olmak üzere çok sayıda eser yapıldığı ama bu eserler içerinde en fazla dikkat çeken yapılardan bir tanesinin de kültür sanat alanında yapılan çalışmalar olduğunu kaydeden Genel Başkan Yardımcısı Yayman, "Türkiye her alanda olduğu gibi kütüphaneler meselesinde de çok büyük bir devrim yaşamıştır. Bizler kütüphanelere 09.00’da girerdik, 17.00’de çıkardık. Oralar sanki bir kitapla buluşma yeri değil, oradaki arkadaşlarımızın bir an önce mesai bitsin de evimize gidelim dedikleri bizler için zor mekanlardı. Hepimiz şunu söylerdik; ‘Avrupa’da 24 saat açık olan kütüphaneler var, keşke Türkiye’de de 24 saat açık olan kütüphaneler olsun.’ Bugün biz Türkiye’de 24 saat açık olan kütüphaneleri görüyoruz. Türkiye’nin yüz akı olan eserler, Türkiye’nin yüz akı olan kütüphaneler inşa edildi. Kitap kokusuyla çocuk sesinin, kitap kokusuyla kahve kokusunun yan yana geldiği yaşayan mekanları görüyoruz. Artık kütüphaneler sadece sıkıcı mekanlar olmaktan çıktı. Kütüphaneler sadece gidip bir eser okuma yeri olmaktan çıktı, bir hayat merkezi haline geldi" dedi. "Türkiye’deki kütüphanelerin kullanıcı sayısı bugün 40 milyona varmıştır" Türkiye’de 2002 yılında kütüphane sayısının bin 275 olduğunu kaydeden Yayman, "Bugün bin 302 sayısına ulaşılmıştır. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kütüphaneleri sadece bir çoğaltan değil kütüphaneleri dönüştüren bir ülke haline gelmiştir. Koleksiyonlar sayısı bakımından da 2002 yılında yaklaşık 12 milyon 400 bin kitap vardı. Bugün bu sayı 26 milyonu geçmiş durumdadır. Yüzde 100’ün üzerinde bir artış görülmüştür. 2002 yılında Türkiye’deki kütüphanelerin kullanıcı sayısı 23 milyondu, bugün 40 milyona varmıştır. Bu yüzde 70 oranında büyük bir artıştır" ifadelerine yer verdi. Kütüphaneleri Türkiye Yüzyılı’nın en önemli sembol eserlerinden birisi olarak gördüklerini aktaran Yayman, vatandaşları Türkiye’deki kütüphaneleri daha fazla kullanmaya davet etmeyi de ihmal etmedi.
31 Mart 2026 Salı - 15:42 Tokat Belediyesi’nden sanata güçlü destek Tokat Belediyesi BELMEK kursiyerlerinin hazırladığı filografi ve rölyef sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Tokat Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (BELMEK) "Sanat Günleri Filografi ve Rölyef Sergisi", Şehir Müzesi’nde düzenlenen törenle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu tarafından açılışı yapılan sergi 31 Mart -7 Nisan tarihlerinde her gün 10.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Sergide, kursiyerlerin el emeğiyle hazırladığı filografi ve rölyef eserler yer aldı. Tokat Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki çalışmalarının önemli bir parçası olan BELMEK kursları, üretken belediyecilik anlayışı doğrultusunda hem sanatsal üretimi teşvik ediyor hem de sosyal hayata katkı sunuyor. Başkan Yazıcıoğlu: "BELMEK, hemşerilerimizin yeteneklerini ortaya çıkarmaya imkan sağlıyor" Sergi açılışında konuşan Başkan Yazıcıoğlu, BELMEK kurslarının Tokat için önemli bir değer olduğunu vurgulayarak, "Daha önce de BELMEK kapsamında düzenlenen farklı sergilerde bir araya gelmiştik. Bugün de yine kıymetli eserlerin yer aldığı anlamlı bir sergide buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. BELMEK kurslarımız, sadece sanatsal ve kültürel faaliyetlerin icra edildiği bir alan değil; aynı zamanda hanımefendilerimizin sosyalleştiği, kendilerini ifade ettiği ve günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşarak nefes aldığı önemli bir ortamdır. Üretken belediyecilik anlayışımızın en güzel örneklerinden biri olan bu çalışmalarla, hemşerilerimizin yeteneklerini ortaya çıkarmasına imkân sağlıyoruz. Kursiyerlerimizin ortaya koyduğu eserler gerçekten takdire şayan. Bizler de bu kıymetli çalışmaları yalnızca Tokat’ta değil, şehrimizin tanıtımına katkı sunacak şekilde farklı platformlara taşıyoruz. Şahsım adına BELMEK bünyesinde üretilen birçok eseri satın alarak Ankara’da çeşitli kurum amirlerine, bakanlara ve üst düzey bürokratlara takdim ediyoruz. Bu sayede hem Tokat’ımızı tanıtıyor hem de sizlerin emeğini daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Bu anlamlı üretim için tüm kursiyerlerimize teşekkür ediyorum" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 15:41 Kütüphane Haftası’na özel Yazar-Okur Buluşmaları Kayseri Büyükşehir Belediyesi; 62’nci Kütüphane Haftası dolayısıyla Yazar-Okur Buluşmaları etkinliğinde yazar ve okurları buluşturdu. Yazar Derya Şafak ve Eğitimci Yazar Dr. Halit Ertuğrul, katıldıkları iki farklı etkinlik kapsamında Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerindeki programlarda okurları ile bir araya geldi. Okuyan ve okutan şehir Kayseri’de 15 kütüphanesi ile kitapseverlere hizmet veren Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart-5 Nisan Kütüphane Haftası kapsamında düzenlediği Yazar-Okur Buluşması etkinliği düzenledi. Etkinlik kapsamında Kütüphane Haftası’nın ilk gününde Yazar Derya Şafak Büyükşehir Belediyesi Merkez Kütüphanesi ve Şehir Kütüphanesi’nde kitapseverlerle bir araya geldi. Şafak, öğrencilerle keyifli bir söyleşi gerçekleştirirken, okullarda düzenlenen kitap okuma yarışmasında kitap kurdu seçilen öğrenciler etkinliğe katılarak Yazar Şafak’a kitap imzalatıp, hediye alma mutluluğunu yaşadı. Etkinliğe, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Temeltaş ile öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Kütüphane Haftası’nın ikinci gününde ise Eğitimci Yazar Dr. Halit Ertuğrul, Millet Bahçesi İl Halk Kütüphanesi ve Altınoluk Sosyal Yaşam Merkezi Kütüphanesi’nde okurlarıyla buluştu. Ertuğrul, öğrencilerle keyifli ve verimli bir söyleşi gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı ve Yeşilay Kayseri Şubesi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen etkinliklerde Dr. Öğretim Üyesi Osman Utkan da bağımlılıkla mücadele konulu seminer verdi. Altınoluk Sosyal Yaşam Merkezi Kütüphanesi’ndeki etkinliğe Kocasinan Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, Yeşilay Kayseri Şube Başkanı Mustafa Demir, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Cizre Kitap Fuarı’nı 10 günde yüz bini aşkın kişi ziyaret etti
30 Kasım 2025 Pazar - 20:53 Cizre Kitap Fuarı’nı 10 günde yüz bini aşkın kişi ziyaret etti ŞIRNAK (İHA) – Şırnak’ın Cizre ilçesinde kaymakamlık tarafından düzenlenen Cizre Kitap Fuarı, Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma söyleşisi ile sona erdi. Yoğun ilgi gören fuarı 10 günde yüz bini aşkın kişi ziyaret etti. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün katkılarıyla Şırnak Valiliği himayesinde Cizre Kaymakamlığı tarafından Sanat ve Sevgi Sokağı’nda 21 Kasım’da açılan "Cezeri’nin izinde kardeşlik ruhuyla Türkiye yüzyılı Cizre Kitap Fuarı" sona erdi. 120 yayınevi ve birçok yazarın 80 stantta kitaplarının sergilendiği fuarı 10 günde yüz bini aşkın kişi ziyaret etti. Fuarı ziyaret eden vatandaşlar ünlü yazarların söyleşi programını da dinleme fırsatını yakaladı. Fuar kapsamında Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Cizrelilerle bir araya geldi. Söyleşi sonunda Sırma, fuarı gezerek, okurlarının kitaplarını imzaladı. Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, "Bugün Cizre Kitap Fuarı’nı kıymetli hocamız İhsan Süreyya Sırma ile harika bir söyleşi ile noktaladık. Bu kitap fuarı da bizi heyecanlandıran, 10 gün boyunca kitaba, çok değerli yazarlara, akademisyenlere doyuran çok güzel bir fuar oldu. Ciddi anlamda bir yoğunluk vardı, ilgi vardı. Vatandaşlarımızın kitaba susadığını, ilim aşığı olduğunu bir kere daha buradan gördük. Cizreliler Melaye Ciziri’ye, İsmail Ebul-İz El-Cezeri’ye, Fakiye Tayran’a, İbni Esir’lerinin evlatları olduklarını, onlara layık bir nesil olduklarını bu fuarda bence gösterdiler. Çünkü Cizre bir ilim, irfan, kültür memleketi. Biz bu etkinliğe başlarken ilgiyi de merak ediyorduk. Ama bu muazzam yoğunluk bizi motive etti. İnşallah seneye daha büyük, daha güzel bir etkinlikle bunu gelenekleştirmek istiyoruz. Kitap ile hemhal olmak gençlerimizin yapabileceği en güzel şey. Cizre Kitap Fuarı kapsamında da çok güzel kültürel faaliyetler yapıldı’’ dedi. Fuarı ziyaret eden Sabgatullah Anmal, fuarda yüzlerce yazarın ve yayınevinin bulunmasının kendileri için çok önemli olduğunu söyledi. Anmal, "İlçede burada bulunmayan kitapların ayağımıza gelmesi bizim için sevindirici oldu. Bu anlamda fuarın düzenlenmesinde emeği olan herkese teşekkür ederim’’ diye konuştu. Osman Aşkın ise fuarın güzel olduğunu, özellikle hem yayınevi hem yazar katılımı açısından çok büyük bir organizasyon olduğunu söyledi. Kitapseverler olarak fuarı çok beğendiklerini dile getiren Amine Çağırcı da, "Kitaplarımızı aldık, okuduk, değerlendirdik. Birçok yazarla tanışma fırsatımız oldu. Onları dinledik, onlarla fotoğraf çektirme fırsatımız oldu. Bu tür etkinliklerin sıklıkla yapılmasını tercih ediyoruz. Bu anlamda da bu fuarın açılmasında emekleri olanlara teşekkür ederiz’’ şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Emre Kongar, Beltaş Kitap Kafe’de okurlarıyla buluştu
30 Kasım 2025 Pazar - 16:16 Prof. Dr. Emre Kongar, Beltaş Kitap Kafe’de okurlarıyla buluştu Prof. Dr. Emre Kongar, Beşiktaş Belediyesi Beltaş Kitap Kafe’de okurlarıyla buluştu. Beşiktaş sahilinde yer alan Beltaş Kitap Kafe’deki söyleşi ve imza günleri, basın ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Beşiktaş Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Beltaş Kitap Kafe, bu hafta Prof. Dr. Emre Kongar’ı ağırladı. Yazar Aydın Tonga’nın moderatörlüğünde gerçekleşen, Kongar’ın "Hayat Yaşadığına Değsin" adlı kitabının söyleşi ve imza günü etkinliği yoğun bir katılıma ve ilgiye sahne oldu. "Kitabı yazarken kendimi de sorguladım" Etkinlikte kendisini yalnız bırakmayan okurlarına ve Beşiktaş Belediyesi çalışanlarına teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Emre Kongar, ‘Hayat Yaşadığına Değsin’ kitabını yazarken birçok anlamda kendi yaşamını da sorguladığını söyleyerek, "Bu kitapta sadece bilimsel olarak edindiğim bilgiler değil o bilgilerin ışığında kendi yaşamımdan edindiğim izlenimler bulunuyor" ifadelerini kullandı. "Annem ve babamdan etkilendim" İnsanların hayatlarına dair olumlu veya olumsuz şekilde düşünürken anne ve babalarının hayatları üzerindeki etkilerini pek düşünmediklerini dile getiren Kongar şunları söyledi: "Annem ve babam felsefe grubu öğretmenleriydi. Bunun mesleğimin ve kişiliğimin oluşmasında en büyük unsur olduğu kanaatindeyim. Annem ve babam çok okuyan insanlardı. Dolayısıyla bu durumdan ben de etkilenmiş oldum. Bütün anne ve babalara her zaman çocuklarının yanında kitap okumalarını tavsiye ediyorum." Türkiye’de az kişiye nasip olacak bir kültür ve edebiyat çevresiyle büyüdüğünü dile getiren Kongar, "16 yaşıma kadar çok mutlu bir çocukluk geçirdim. 16 yaşımda maalesef bir kaza sonucu abimi kaybettik. Abim o yaşıma kadar hep rol modelimdi. Yahya Kemal Beyatlı, Nurullah Ataç gibi dönemin önemli isimleri sürekli konuklarımızdandı. Soframızda her zaman kültür - sanata veya politikaya dair sohbetler yapılırdı. Ama tabi o dönem ve bizim kuşak Nazım Hikmetsiz anılamaz. Onun şiirlerini ezberler ve okurduk" şeklinde konuştu. "Yargılamalar tutuksuz olmalı" Konuşmasının devamında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kongar, başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney olmak üzere tutuklu olan tüm belediye başkanlarının yargılanmalarının tutuksuz bir şekilde olması gerektiğini savundu. Etkinliğin sonunda TEMA Vakfı’na Kongar adına yapılan fidan bağışının plaketi, Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Alabua tarafından Kongar’a takdim edildi. Ardından Kongar, okurları için kitaplarını imzaladı.
Kütahya Ülkü Ocakları’ndan konser ve konferans programı
30 Kasım 2025 Pazar - 15:26 Kütahya Ülkü Ocakları’ndan konser ve konferans programı Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Kütahya İl Başkanlığı, Vahit Paşa Yazma Eserler Kütüphanesi’nin konferans salonunda anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Kütahya Germiyan Ata Sporları Kulübü iş birliğiyle düzenlenen gecede, Selçuklu tarihi ve genel Türk tarihi alanında önemli çalışmalara imza atan Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Göksu, "Türk’ün Tarihi" başlıklı konferansıyla katılımcılarla buluştu. Programın bir diğer bölümünde ise Ülkü Ocakları Genel Merkez Sanatçısı Alperen Kekilli, sevilen eserlerini seslendirdi. "Türk’ün Ezgileri" adlı konser programında salonu dolduran davetliler, eserlere coşkuyla eşlik etti. Gecenin açılış konuşmasını Ülkü Ocakları Kütahya İl Başkanı İlker Bükni yaptı. Bükni, her hafta düzenledikleri Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve Ocak Söyleşileri ile milli ve manevi değerler etrafında hemşehrileriyle bir araya geldiklerini ifade etti. Bu haftaki programı ise daha geniş katılımlı bir kültür buluşması olarak planladıklarını belirtti. Bükni, "Eğitimde, kültürde, sanat ve teknolojide yaptığımız çalışmaları halkımızla paylaşmak istedik. Bizler, rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in izinde, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli beyefendinin emrinde; Türk yüzyılında güçlü bir Türkiye’yi inşa edecek imanlı, ahlaklı, ideal sahibi ülkücü Türk gençliğini yetiştirmeye devam edeceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Programa; MHP Kütahya İl Başkanı Selçuk Alıç, çevre illerin Ülkü Ocakları il başkanları, MHP ilçe başkanları, KAÇEP yöneticileri, belediye ve il genel meclis üyeleri, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendika temsilcileri, Kütahya Kültür ve Turizm İl Müdürü Zekeriya Ünal, TÜRKAV Kütahya Şube Başkanı Ünal Türe, çok sayıda STK temsilcisi, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen program, hem tarihi hem kültürel yönüyle davetliler tarafından büyük ilgi gördü.
Bursa’da muhteşem gelinlik defilesi: 26 koleksiyon 15 mankenle podyuma taştı
30 Kasım 2025 Pazar - 14:19 Bursa’da muhteşem gelinlik defilesi: 26 koleksiyon 15 mankenle podyuma taştı Bursa’da düzenlenen gelinlik defilesi, ünlü sanatçı Mehmet Çevik’in katılımıyla adeta şova dönüştü. Tasarımcı Filiz Çekil’in hazırladığı özel koleksiyonların sergilendiği geceye yoğun davetli katılımı olurken, Mehmet Çevik hem sahne tarzıyla hem de açıklamalarıyla defilenin en çok konuşulan ismi oldu. 26 koleksiyonun 15 manken tarafından sergilendiği defilede sahne alan modeller kadar, gecenin onur konuğu olan Çevik de ilgi odağı haline geldi. Sahnede ve özel etkinliklerde tercih ettiği kıyafetlerle sık sık gündeme gelen ünlü sanatçı, bu defilede de tarzıyla göz kamaştırdı. Defile sonrası basın mensuplarına konuşan Mehmet Çevik, "Benim sahnemde hep özel kıyafetlerimi Filiz Hanım tasarlıyor. Bu zamana kadar da hep olumlu yorumlar aldım. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Böylesine özel bir günde burada olmak harika. Ama bazen kendisine kızıyorum; eşime çok dekolte yapıyor, onu da buradayken söyleyeyim" dedi. Çevik’in eşi Gizem Çevik de zaman zaman kıyafet konusunda aralarında tatlı bir çekişme yaşandığını belirterek, "Matineye giderken bazen dekolteme Mehmet Bey kızıyor. Ama Filiz ablam sayesinde en özel tasarımları giyebiliyorum" ifadelerini kullandı. Gecenin mimarı Filiz Çekil ise, "Bugün 26 koleksiyonumuzu 15 mankenimiz sergiliyor. Çok farklı modellerimiz var. Mehmet Bey ve değerli eşinin katılımı bizi onurlandırdı" diyerek ünlü sanatçıya teşekkür etti.
Nilüfer’de Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz etkinlikleri sempozyumla sona eriyor
30 Kasım 2025 Pazar - 13:56 Nilüfer’de Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz etkinlikleri sempozyumla sona eriyor Nilüfer Belediyesi, 2025 yılını adadığı Türk edebiyatının usta ismi Rıfat Ilgaz için düzenlediği etkinlikleri, yıl sonu sempozyumu ile tamamlıyor. "Çocukluktan Sınıfa, Sınıf’tan Hayata: Rıfat Ilgaz" başlıklı sempozyum, 12-13 Aralık tarihlerinde Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilecek. Nilüfer Belediyesi’nin her yıl bir edebiyatçının anısına düzenlediği "Yılın Yazarı" etkinlikleri kapsamında, 2025 yılı boyunca Rıfat Ilgaz’ın yaşamı ve eserleri ele alındı. Yıl içinde yapılan atölyeler, söyleşiler ve okuma buluşmalarıyla yazarın mirasını toplumun farklı kesimlerine taşıyan belediye, programı kapsamlı bir sempozyumla sonlandırıyor. Nazım Hikmet Kültürevi’nde 12 ve 13 Aralık tarihlerinde düzenlenecek olan "Çocukluktan Sınıfa, Sınıf’tan Hayata: Rıfat Ilgaz Sempozyumu", yazarın edebi kişiliğini ve hayatını detaylı bir şekilde masaya yatıracak. Sempozyumun ilk günü sergi açılışıyla başlayacak. Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar, "Bir Yeryüzü Ozanı: Rıfat Ilgaz" adlı oyunu izleme fırsatı bulacak. Programın ikinci gününde ise alanında uzman isimlerin katılımıyla bir dizi oturum gerçekleştirilecek. Rıfat Ilgaz’ın edebiyatının farklı yönleriyle ele alınacağı bu oturumlarda; "Bir Çocuk Gibi Düşünmek: Rıfat Ilgaz’ın Edebiyatında Saflık ve Mizah" ve "Yoklama Defterinde Görülmeyen Şair Rıfat Ilgaz" gibi başlıklar ele alınacak. Ayrıca "Yaşamın Gerçekliğinden Romanın Gerçekliğine", "40’lı Yılların Mizahı ve Rıfat Ilgaz" ile "Bir Çınarın Gölgesinde: Rıfat Ilgaz’ı Hatırlamak" başlıklı söyleşilerle yazarın mizah anlayışı ve romancılığı üzerine değerlendirmeler yapılacak. Sempozyumun kapanışı, Yılın Yazarı Öykü Ödülleri töreni ile yapılacak. Etkinlikler, ödüllerin sahiplerini bulmasıyla sona erecek.
Kore’de döner kesmeyi öğrendiler Eskişehir’de dükkan açtılar
30 Kasım 2025 Pazar - 11:54 Kore’de döner kesmeyi öğrendiler Eskişehir’de dükkan açtılar Türkiye’den 3 yıl önce gittikleri Güney Kore’de dönerci dükkanında çalışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı çifti, memleketleri Eskişehir’e döndüklerinde kendi döner dükkanlarını açtı. Kore’de öğrendikleri döner kesimini ve hazırlanışını Eskişehir’deki dükkanlarında uygulayan esnafların müşterileri ise artmaya devam ediyor. Eskişehirli lisede tanışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı, 3 yıl önce gittikleri Güney Kore’de dönercide çalışarak geçimlerini sağladı. Burada döner kesiminden, hazırlanışına kadar birçok noktanın püf noktasını öğrenen nişanlı çift, memleket hasreti ve aile özleminden dolayı Eskişehir’e geri döndü. Eskişehir’de Güney Kore’de öğrendikleri dönerciliği yapmak için döner dükkanı açan çift, esnaf oldu. Kore dönüşü kendini döner keserken bulduğunu ifade eden Melih Kurt, nişanlısıyla birlikte çalışmanın gurur verici olduğuna değindi. Çiftin dükkanını Koreli müşterileri ise sık sık ziyaret ediyor. Melih Kurt ve Zeynep Avcı, yurtdışında yaşamanın abartıldığı kadar ilgi çekici olmadığına değinirken anavatanlarına döndükleri için çok mutlu olduklarını söyledi. "Döner kesmeyi Güney Kore’de öğrendim" Konuyla alakalı konuşan 26 yaşındaki Melih Kurt, "Biz bu döner işini hiç bilmiyorduk. Nişanlımla birlikte yurt dışına gittik. Başlangıçta dil okulu gibi bir şeylerle kendimizi geliştirmeyi düşündük. Ancak orada, Güney Kore’de, döneri öğrendik. Döner hakkında hiçbir bilgim yokken, tamamen Güney Kore’de öğrendim. Seul’de çalışan birçok Türk dönerci var; vatandaşlarımız orada hizmet veriyor ve Türk dönerini tanıtıyor. Eskiden Almanya ile bir rekabet vardı ancak şu anda bizim dönerimiz orada öne çıkıyor; hiçbir Alman rakip yok. Kore’de imkanlar kısıtlı. Helal et olması için etler Avustralya’dan geliyor ve but gibi içindeki bazı ürünleri bulmakta zorlanıyorlar. O yüzden buradaki lezzet tabii ki vazgeçilmez; Türkiye’deki döner her türlü daha iyi. 3 yıl çalıştık ve gezdik. Yurt dışı hevesiyle gittik, güzeldi ama insan en çok ailesini özlüyor. Baş sebeplerden biri bu. Bir de vatanımız tabii ki farklı. Burada da yapabileceğimizi düşündük ve geldik, döner dükkanını burada açtık. Herkes deneyip görebilir. Yaşam olarak birçok farklılık var. Bana çok güzel gelen farklılıklar da oldu ama para kazanmak olarak o kadar muhteşem farklar bence yok. Hem burada hem de Türkiye’de insanlar çalışınca para kazanabilir; yeter ki çalışmak istesinler. Bence bizim insanlarımızın çalışması gerek. Dönerimizi deneyen bir daha denemek istiyor. Çünkü biz Hatay usulü döner yapmıyoruz. Biz, biraz daha özümüze dönmek için anam babam usulü döner yapmayı tercih ettik. Kore’de de böyle yapıyorduk, Kore’de de Hatay usulü döner hiç yoktu; orada da anam babam usulü satılıyordu. Koreliler de bu tarzı, yani bizim gibi olanı seviyorlar aslında" dedi. "16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz" 26 yaşındaki Zeynep Avcı, "Şu anda tepkiler güzel. Gelen bir daha geliyor. Biz yurt dışına çalışmak ve dil öğrenmek için gitmiştik, orada bir dönercide çalışma fırsatı bulduk, döneri orada öğrendik çok ilginç. Eskişehir öğrenci şehri olduğu için daha çok evlere paket servis veriyoruz. Paket servis şu an için güzel. Dükkan işletmek tahmin ettiğimden çok daha yorucu. Günde 15-16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz. Bir de personel bulmak gerçekten beklediğimden çok daha zormuş. Ama yine de keyifli. Kendi işinin sahibi olmak ve bu yaşta böyle bir sorumluluğu almak. Yorucu olsa da bu sorumluluğun altına girmek benim için güzel bir şans. Aslında yurt dışı yaşantısının hem güzel tarafları hem de kötü tarafları çok fazla. Evet, yaşam güzel, sosyallik güzel, kimse kimseye karışmıyor ama baktığınız zaman aynı dili konuştuğunuz insan sayısı da çok büyük bir oranda azalıyor. Devlet işlerinizi görmek istediğinizde her şeyi çok zor halledebiliyorsunuz. Ama dediğim gibi, her şeyin artıları ve eksileri var" ifadelerini kullandı.
Kore’de döner kesmeyi öğrendiler Eskişehir’de dükkan açtılar
30 Kasım 2025 Pazar - 11:38 Kore’de döner kesmeyi öğrendiler Eskişehir’de dükkan açtılar Türkiye’den Güney Kore’ye taşınıp 3 yıl boyunca burada yaşayıp, dönerci dükkânında çalışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı çifti memleketleri Eskişehir’e döndüklerinde kendi döner dükkânlarını açtı. Kore’de öğrendikleri döner kesimini ve hazırlanışını Eskişehir’deki dükkânlarında uygulayan esnafların müşterileri ise artarak devam ediyor. Eskişehirli liseden bu yana tanışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı bir hevesle Güney Kore’ye gidip orada yaşadılar. 3 yıl orada yaşayan çift nişanlı çift, Güney Kore’de dönercide çalışarak geçimlerini sağladı. Burada döner kesiminden, hazırlanışına kadar birçok noktanın püf noktasını öğrenen çift, memleket hasreti ve aile özleminden dolayı Eskişehir’e geri döndü. Eskişehir’de Güney Kore’de öğrendikleri dönerciliği yapmak için döner dükkanı açan çift, esnaf oldu. Kore dönüşü kendini döner keserken bulduğunu ifade eden Melih Kurt, nişanlısıyla birlikte çalışmanın gurur verici olduğuna değindi. Çiftin dükkanını Koreli müşterileri ise sık sık ziyaret ediyor. Melih Kurt ve Zeynep Avcı, yurtdışında yaşamanın abartıldığı kadar ilgi çekici olmadığına değinirken anavatanlarına döndükleri için çok mutlu olduklarını söyledi. "Döner kesmeyi Güney Kore’de öğrendim" Konuyla alakalı konuşan 26 yaşındaki Melih Kurt, "Biz bu döner işini hiç bilmiyorduk. Nişanlımla birlikte yurt dışına gittik. Başlangıçta dil okulu gibi bir şeylerle kendimizi geliştirmeyi düşündük. Ancak orada, Güney Kore’de, döneri öğrendik. Döner hakkında hiçbir bilgim yokken, tamamen Güney Kore’de öğrendim. Seul’de çalışan birçok Türk dönerci var; vatandaşlarımız orada hizmet veriyor ve Türk dönerini tanıtıyor. Eskiden Almanya ile bir rekabet vardı ancak şu anda bizim dönerimiz orada öne çıkıyor; hiçbir Alman rakip yok. Kore’de imkânlar kısıtlı. Helal et olması için etler Avustralya’dan geliyor ve but, göz gibi içindeki bazı ürünleri bulmakta zorlanıyorlar. O yüzden buradaki lezzet tabii ki vazgeçilmez; Türkiye’deki döner her türlü daha iyi. 3 yıl çalıştık ve gezdik. Yurt dışı hevesiyle gittik, güzeldi ama insan en çok ailesini özlüyor. Baş sebeplerden biri bu. Bir de vatanımız tabii ki farklı. Burada da yapabileceğimizi düşündük ve geldik, döner dükkânını burada açtık. Herkes deneyip görebilir. Yaşam olarak birçok farklılık var. Bana çok güzel gelen farklılıklar da oldu ama para kazanmak olarak o kadar muhteşem farklar bence yok. Hem burada hem de Türkiye’de insanlar çalışınca para kazanabilir; yeter ki çalışmak istesinler. Bence bizim insanlarımızın çalışması gerek. Müşteri, dönerimizi deneyen bir daha denemek istiyor. Çünkü biz Hatay usulü döner yapmıyoruz. Biz, biraz daha özümüze dönmek için anam babam usulü döner yapmayı tercih ettik. Kore’de de böyle yapıyorduk, Kore’de de Hatay usulü döner hiç yoktu; orada da anam babam usulü satılıyordu. Koreliler de bu tarzı, yani bizim gibi olanı seviyorlar aslında" dedi. "16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz" Dükkânlarıyla alakalı konuşan 26 yaşındaki Zeynep Avcı, "Şu anda tepkiler güzel. Hatay usulü döner yapmadığımız için etraftan böyle bir özlemle karışık güzel tepkiler alıyoruz. Gelen bir daha geliyor. Biz yurt dışına çalışmak ve dil öğrenmek için gitmiştik, orada bir dönercide çalışma fırsatı bulduk, yani döneri orada öğrendik, çok ilginç. Eskişehir öğrenci şehri olduğu için daha çok evlere paket servis veriyoruz. Paket servis şu an için güzel. Dükkân işletmek tahmin ettiğimden çok daha yorucu. Günde 15-16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz. Bir de personel bulmak gerçekten beklediğimden çok daha zormuş. Ama yine de keyifli. Kendi işinin sahibi olmak ve bu yaşta böyle bir sorumluluğu almak... Ben 23 yaşındayım; bu benim için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Yorucu olsa da bu sorumluluğun altına girmek benim için güzel bir şans. Aslında yurt dışı yaşantısının hem güzel tarafları hem de kötü tarafları çok fazla. Evet, yaşam güzel, sosyallik güzel, kimse kimseye karışmıyor ama baktığınız zaman aynı dili konuştuğunuz insan sayısı da çok büyük bir oranda azalıyor. Devlet işlerinizi görmek istediğinizde her şeyi çok zor halledebiliyorsunuz. Ama dediğim gibi, her şeyin artıları ve eksileri var" ifadelerini kullandı.