Son Dakika
|
Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı
Yoğun bakımdaki 5 günlük bebeği darbeden hemşire tutuklandı!
Yasak ilişki yaşadığı sevgilisini boğazını keserek öldürdü
Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı açtığı dava reddedildi
ASAYİŞ
Okul bahçesinde 17 yaşındaki çocuğun cansız bedeni bulundu
Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı gerçekleştirildi
Bakan Kurum'dan deprem konutları açıklaması!
Bayrampaşa’da duran metrodan dumanlar yükseldi
Trump: "İran’a doğru giden büyük bir filomuz var, ne olacağını göreceğiz"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Hillside Cemetery Telling Taipei’s Muslim Story
ABD’nin Ukrayna’ya sağlayacağı güvenlik garantilerine ilişkin belge hazır
Bursa’da babasını kurtarmaya çalışırken metan gazından zehirlenen Efe hayatını kaybetti
Ergan Kayak Merkezi sömestirde doldu taştı
Galatasaray, Yaser Asprilla’yı kadrosuna kattı
Bodrum-Kaş arası denizlerde fırtına uyarısı
ABD'li sporcu Honnold'dan Tayvan'ın en yüksek binasına halatsız tırmanış
Şizofreni hastası kadın 4 gündür kayıp: Aramalar sürüyor
KÜLTÜR SANAT
Manisa Kurtuluş Müzesi kentin tarihine ışık tutuyor
25 Ocak 2026 Pazar - 15:03:11
Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Manisa Kurtuluş Müzesi, kentin tarihi hafızasını yaşatarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümünde açılan müze, kurtuluş sürecini belge, görsel ve canlandırmalarla anlatarak milli mücadele ruhunu aktarıyor. Manisa’nın yakın tarihine tanıklık eden, kurtuluş mücadelesinin izlerini bugüne taşıyan Manisa Kurtuluş Müzesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen önemli bir kültür ve hafıza mekânı olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılışı gerçekleştirilen müze, Manisa’nın 1918-1923 yılları arasında yaşadığı işgal sürecini, Kuvayımilliye mücadelesini ve kurtuluşun ardından yeniden ayağa kalkışını belge, görsel, panorama ve canlandırmalarla ziyaretçilere aktarıyor. Kuvayı Millîye mücadelesinin hafızası Müze, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgale uğrayan Manisa’nın 3 yıl 3 ay 14 gün süren işgal döneminde yaşadığı tüm zorluklara tanıklık ediyor. Bu süreçte, kurtuluş mücadelesini kazanma gayesiyle halkın birbirine kenetlenmesi, işgal kuvvetlerinin şehirden çekilirken Manisa’yı planlı bir şekilde yakıp yıkması ve Türk ordusunun zaferi sonrası şehrin yeniden inşa edilme süreci ziyaretçilerle paylaşılıyor. Felaket günlerinin isimsiz kahramanlarının hatıralarını yaşatmayı amaçlayan müze; yaşamlarını, ailelerini ve çocuklarını bağımsızlık ülküsü için tehlikeye atan halkın mücadelesini, tanıklık edilen tüm acı ve zorluklara rağmen umudun hiç yitirilmediği bir ruhla anlatıyor. Dünyaca ünlü mimarlık dergileri ve sosyal medya sayfalarında yer aldı Manisa Kurtuluş Müzesi, yalnızca içerdiği tarihi anlatımla değil, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor. Müze, son dönemde dünyaca ünlü mimarlık dergilerinde yer alan yazılarla uluslararası alanda da ilgi gördü. Binlerce takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlarla da geniş kitlelere ulaşan müze, hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda ilgi odağı haline geldi. Manisa’nın kurtuluş mücadelesini tüm yönleriyle anlatan Manisa Kurtuluş Müzesi, tarih bilincini güçlendirmek ve ortak hafızayı canlı tutmak isteyen tüm ziyaretçilerini bekliyor.
25 Ocak 2026 Pazar - 14:36
ASEV TSM Korosu, Şekip Ayhan Özışık eserleriyle sahne aldı
Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Sanat Müziği (TSM) Korosu, Türk Sanat Müziği’nin usta bestecilerinden Şekip Ayhan Özışık’ın eserlerinin seslendirildiği kış konseriyle müzikseverlere keyif dolu anlar yaşattı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Üyesi Şef Dr. Barış Doğan yönetimindeki 98 kişilik dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sahne aldı. Müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, Şekip Ayhan Özışık’ın "Bahar Gelmiş Neyleyim" adlı eseriyle başladı. Usta bestecinin 16 eserinin seslendirildiği tek bölümden oluşan konser, "O Beni Bir Bahar Akşamı Terkedip Gitti" adlı eserle sona erdi. Şarkı müzikseverlere bırakıldı Gecenin en özel anlarından biri, "Gönlümde Açmadan Solan Bir Gülsün" adlı eser sırasında yaşandı. Şef Barış Doğan, eserin programa dinleyicilerin seslendirmesi hayal edilerek dahil edildiğini belirtirken, şarkının müzikseverlere bırakılmasıyla salonu dolduran izleyiciler eseri hep birlikte seslendirdi. ‘Sanat şehrimizi daha da güzelleştiriyor’ Konserin son bölümünde sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk koro şefi Barış Doğan’a teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmasında şunları söyledi: "Şekip Ayhan Özışık’ın eserlerini başarıyla seslendiren koromuzu yürekten kutluyorum; bizlere çok değerli bir gece yaşattılar. Gördüğünüz gibi sanat, şehrimizi daha da güzelleştiriyor. Bu anlamlı akşam için Şefimiz Barış Doğan’a, koromuza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca koromuzu yalnız bırakmayan siz değerli sanatseverlere de şükranlarımı sunuyor, sanat dolu nice güzel gecelerde buluşmayı diliyorum." Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk konuşmasının ardından Aliağa Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu ile birlikte konserin son şarkılarında koristlere eşlik etti. Şef Barış Doğan, kış konserinde korosunu yalnız bırakmayıp gelen herkese teşekkür ederken, ekibin yaz konseri için çalışmalarına başladığını duyurdu.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:44
Vali Davut Gül başkanlığında Fatih’te kültürel mirasın korunması değerlendirme toplantısı düzenlendi
İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında, Fatih’te kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından Şekerci Han’da incelemelerde bulunuldu. Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın da eşlik ettiği incelemelerde, restorasyon süreciyle alakalı bilgi alındı. Fatih ilçesinde kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla yürütülen çalışmalar, İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında düzenlenen değerlendirme toplantısında ele alındı. Toplantıda, İstanbul Valiliği ile Fatih Belediyesi iş birliğinde Yadigâr Projesi kapsamında devam eden ve planlanan restorasyon projeleri masaya yatırıldı. Toplantının ardından Vali Gül, Yadigâr Projesi kapsamında Fatih Belediyesi iş birliğiyle restore edilmesi planlanan Şekerci Han’da incelemelerde bulundu. İnceleme programında Vali Gül’e; Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan eşlik etti. "Tarihi mirası aslına uygun şekilde ayağa kaldırıyoruz" İncelemeler sırasında değerlendirmelerde bulunan Vali Davut Gül, Fatih’in İstanbul’un hafızasını taşıyan en önemli merkezlerden biri olduğunu vurgulayarak, "Yadigâr Projemiz kapsamında kamu kurumlarımızın eşgüdümüyle, kültürel miras eserlerini bilimsel ve aslına uygun restorasyon anlayışıyla ihya etmeyi sürdürüyoruz. Bu çalışmalar sadece bir yapı yenilemesi değil; şehrin kimliğini, tarihini ve toplumsal hafızasını geleceğe taşıma iradesidir" dedi. Vali Gül, yürütülen restorasyonların planlı şekilde ilerlemesi için kurumlar arası koordinasyona önem verdiklerini belirterek, Fatih’teki eserlerin etap etap ele alınacağını ifade etti. Başkan Turan: "Fatih’i koruyarak yaşatacağız" Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan da Fatih’in her sokağında tarihî bir iz bulunduğuna dikkati çekerek, "Fatih, medeniyetimizin merkezidir. Valiliğimizin öncülüğünde yürüttüğümüz Yadigâr Projesi kapsamında hem ilçemizin kültürel mirasını koruyor hem de bu kıymetli eserleri şehrin sosyal ve kültürel hayatına yeniden kazandırıyoruz. Şekerci Han gibi han kültürünü yaşatan yapılar, doğru restorasyon ve işlevlendirmeyle yeniden kamusal bir değere dönüşecek" şeklinde konuştu. Şekerci Han’da sahada inceleme Çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Gül, Şekerci Han’ın mevcut durumu, planlanan restorasyon etapları ve uygulanacak teknik süreçlere ilişkin değerlendirmeler yaptı. İnceleme sırasında, yapının özgün karakterinin korunması ve restorasyon sürecinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesine ilişkin başlıklar da ele alındı. Toplantıda ve saha incelemesinde, Fatih’teki kültür varlıklarının restorasyonunun yanı sıra, bu eserlerin yeniden kullanımına yönelik planlamalar ile çevre dokusuyla uyumlu uygulamaların da önem taşıdığı vurgulandı.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:15
Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu
Perküsyon imalatçısı Emin Bolat, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleşen söyleşide, enstrüman yapımındaki 33 yıllık yolculuğunu ve "gönül işi" olarak tanımladığı sanatını anlattı. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen "Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu" serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki yolculuğunu ve enstrümanlarının imalat aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine dikkat çekerek, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze envanterinde yer aldığını belirtti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını ifade eden Varlı, "Bizler de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyoruz" dedi. Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuğunu anlattı. Berberde çıraklık yaparken biriktirdiği paralarla kendisine dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini dile getirdi. İlk enstrümanını 12 yaşında yaptığını belirten Bolat, "23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde yapıyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum" dedi. Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, "Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum" diye konuştu. Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye çalıştığını vurgulayan Emin Bolat, "Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları üretiyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların farklı çeşitlerini yapıyorum. Sürekli araştırma halindeyim. Ağırlık dengesi çok önemli. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz" dedi. Ticari kaygıdan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, "Hâlâ Ar-Ge çalışmalarına devam ediyorum. Amacım iyi bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi birer enstrüman aslında. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Ocak 2026 Cuma- 15:17
Kırşehir’deki envanter çalışmasında Yunan General Trikopis’in esir tutulduğu hükümet konağının fotoğrafı ortaya çıktı
2
24 Ocak 2026 Cumartesi- 12:56
Dikili Umut Tiyatrosu, umut olmaya devam ediyor
3
22 Ocak 2026 Perşembe- 10:47
Kırsalda antik bir inanç merkezi: Apollon’un saklı tapınağı
4
23 Ocak 2026 Cuma- 09:59
Anne hayal etti, oğlu gerçeğe dönüştürdü
5
23 Ocak 2026 Cuma- 10:32
Çanakkale Boğazı’ndaki savaş gemisi batıkları koruma altına alınıyor
30 Eylül 2025 Salı - 12:08
Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan: "Fatih, UNESCO mirasının kalbidir"
İstanbul’un UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabulünün 40’ıncı yılı Fatih’te kutlandı. Fatih Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda konuşan Başkan Turan, "Ecdadımızın ihya edici misyonunu bugünün şartlarında sürdürmeyi iftihar vesilesi sayıyoruz" dedi. İstanbul’un tarihi alanlarının UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 40. yılı dolayısıyla Fatih Belediyesi’nin ev sahipliğinde program düzenlendi. Programa, UNESCO Dünya Miras Komitesi üye ülke temsilcilerinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, İstanbul Tarihi Alanlar Alan Başkanı M. Mustafa Tural, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin ve kamu kurum temsilcileri katıldı. "Ev sahipliği yapmaktan onur duyuyoruz" Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, İstanbul’un UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan dört koruma alanının tamamının Fatih ilçesi sınırlarında bulunduğuna dikkat çekerek, "Kadim İstanbul’umuzun kalbi Fatih’te, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişimizin 40. yıl dönümü gibi özel ve anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu buluşmayı yalnızca bir yıldönümü kutlaması değil; tarihe karşı sorumluluğumuzun, geçmişin mirasına, ecdadın asil emanetine sahip çıkma isteğimizin yeniden ikrarı olarak kabul ediyor, etkinliğin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Her adımımızı tarihi sorumluluğun ciddiyetiyle atıyoruz" Başkan Turan konuşmasında, Fatih Sultan Mehmed’in fethin ardından Ayasofya’yı vakıflaştırarak koruma altına almasını hatırlatarak, "Ecdadımızın ihya edici misyonunu bugünün şartlarında sürdürmeyi iftihar vesilesi sayıyoruz. Her adımımızı tarihi sorumluluğun ciddiyetiyle atıyoruz" şeklinde konuştu. "Bin 100’ü geçen eser restorasyon, bakım ve onarım kapsamında ele alındı" Fatih Belediyesi’nin hayata geçirdiği projeler hakkında bilgi veren Turan, "Kara Surları Millet Bahçesi ile 200 yıllık bir kentsel sorunun çözülmesi, Yedikule Hisarı restorasyonu ile yapının uluslararası bir sanat ve turizm merkezi haline getirilmesi, Zeyrek ve Cibali’deki ahşap sivil mimari örneklerinin, tarihi çeşmelerin, hazirelerin, türbelerin ve eğitim yapılarının onarılması. Bugüne kadar 814 eserin, cephe yenileme çalışmalarıyla birlikte bin 100’ü geçen eser restorasyon, bakım ve onarım kapsamında ele alındı. Fatih’teki yaklaşık 11 bin tescilli kültür varlığının yüzde 10’unda belediye tarafından çalışma yürütüldü" diye konuştu. "İstanbul’un köklü tarihini ve derin hafızasını gelecek nesillere aktarmak için tüm gücümüzle gayret etmeye devam edeceğiz" Etkinliğe katılan tüm davetlilere teşekkür eden Başkan Turan, "Eşsiz hazinemiz kültür mirasımızın korunması, yaşatılması ve geleceğe taşınması yolundaki hedeflerimizi gerçekleştirirken tüm paydaşlarımızla iş birliği, güç birliği içinde olmaya, müşterek sorumluluk duygusuyla, hepimizin, üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getireceğimizden asla kuşku duymuyoruz. Miras alanlarımızın şehrimize ve ülkemize sağladığı avantajları sürdürülebilir kılmak için de azim ve gayretle çalışmaya ve İstanbul’un köklü tarihini ve derin hafızasını gelecek nesillere aktarmak için tüm gücümüzle gayret etmeye devam edeceğiz" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 11:55
Cumhuriyetin ilk spor mirası: Erzurum Lisesi ve olimpiyat talebi
Cumhuriyetin ilk yıllarına ait önemli bir belge, Erzurum’da yapılan arşiv çalışmalarıyla gün yüzüne çıktı. Erzurum Lisesi Beden Eğitimi öğretmeni Hayri Raşid Bey’in 1928 yılında olimpiyatlara katılma talebine dair yazışmalar, dönemin spor tarihine ışık tuttu. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Taner Özdemir’in titiz araştırmalarıyla ulaşılan belge, bir yandan Cumhuriyet’in idealizmini, diğer yandan ise imkânsızlıklarını ortaya koyuyor. Öğretmenin katılım talebi ve olimpiyat heyecanı 9 Nisan 1928 tarihinde yazdığı dilekçeyle Amsterdam’da düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’na katılma isteğini ileten Hayri Raşid Bey, 25 Nisan 1928’de gelen yanıtla hayal kırıklığına uğradı. Resmi yazıda, "Bu sene ödenek yetersizliği sebebiyle olimpiyatlara iştirakiniz mümkün değildir. Çalışmalarınızdan memnunuz. İlk fırsat doğduğunda bu konudaki isteğinizin gerçekleşmesine yardımcı olunacaktır" ifadeleri yer aldı. Bu yanıt, genç Cumhuriyet’in spor alanında duyduğu büyük heyecanı, fakat aynı zamanda maddi imkânların kısıtlılığını net bir şekilde göstermesi açısından önemli bulunuyor. Hayri Raşid Bey’in katılmak istediği organizasyon, tarihe "IX. Olimpiyat Oyunları" olarak geçen 1928 Amsterdam Yaz Olimpiyatları idi. 28 Temmuz - 12 Ağustos 1928 tarihleri arasında düzenlenen bu oyunlar, olimpiyat tarihine birçok ilkle geçti. Kadın atletler ilk kez resmi olarak yarıştı, olimpiyat ateşi uygulaması başlatıldı ve modern olimpiyat anlayışı yeni bir boyut kazandı. Türkiye ise bu oyunlarda güreş branşında temsil edilmişti. Erzurum’dan bir öğretmenin katılma talebi, Anadolu’nun uzak bir köşesinden yükselen olimpiyat heyecanını yansıtan dikkat çekici bir ayrıntı olarak spor tarihimizde yerini almış oldu. Doğu’daki bir öğretmenin olimpiyat hayali Cumhuriyetin ilk yıllarında Erzurum Lisesi, yalnızca akademik eğitim veren bir kurum değil; aynı zamanda kültürel, sosyal ve sportif hayatın da merkeziydi. İdealist öğretmenler, öğrencileri spora yönlendiriyor, beden eğitiminin ülke çapında yaygınlaşması için büyük emek sarf ediyorlardı. Hayri Raşid Bey’in olimpiyat hayali, Erzurum Lisesi’nin bu vizyonunu en iyi şekilde ortaya koyuyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Taner Özdemir, ortaya çıkarılan belgenin önemine değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu yazışma, bir öğretmenin olimpiyat idealini ve dönemin kısıtlı imkânlarını belgeliyor. Erzurum’dan yükselen bu olimpiyat heyecanı, aslında Cumhuriyetin genç kuşaklara bıraktığı spor mirasının da işaretidir. Bugün bizler, bu idealizmi geleceğe taşımakla mükellefiz." Erzurum Lisesi’nin spor tarihindeki rolü Aradan geçen yaklaşık bir asırda Türkiye, sporda büyük bir dönüşüm yaşadı. Cumhuriyetin ilk yıllarında ödenek yetersizliği sebebiyle gerçekleştirilemeyen uluslararası katılımlar, bugün devletin ve özel sektörün desteğiyle güçlü bir şekilde yürütülüyor. Modern tesisler Anadolu’nun dört bir yanında inşa edildi. Olimpiyat sporcuları artık sistematik bir altyapı ile yetiştiriliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın projeleriyle amatör sporlara teşvik sağlanıyor. Türk sporcuları, olimpiyatlardan dünya şampiyonalarına kadar pek çok branşta tarihî başarılar elde ediyor. Bugün Türkiye, yalnızca futbol değil; güreşten boksa, halterden voleybola, atletizmden yüzmeye kadar pek çok branşta dünya sahnesinde adından söz ettiriyor. 1928’de Erzurum’dan yükselen olimpiyat talebi, bugün için bir ders niteliğinde. Bir öğretmenin idealizmi, dönemin imkânsızlıklarına rağmen resmi kayıtlara geçmiş ve bize bir miras bırakmıştır. Bu belge, Erzurum Lisesi’nin spor tarihindeki rolünü ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki azmi hatırlatırken; günümüzde spora verilen önemin değerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
30 Eylül 2025 Salı - 11:31
Akdeniz Belediyesi Kültür Sanat Evleri kurs başvuruları başladı
Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, bünyesinde bulunan 10 kültür ve sanat evinde yeni dönem kurs kayıtlarının başladığını duyurdu. Bu yıl içerisinde toplam bin 54 kadın ve çocuğa kurs imkanı sağlayan kültür ve sanat evleri, mahallelerde yoğun ilgi görüyor. Kurslar sayesinde kadınlar meslek öğrenirken, kent merkezinde düzenlenen etkinliklerde açılan stantlarda ürettikleri el emeği ürünleri satışa sunarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, kursların kadınların ve çocukların gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kültür ve sanat evlerimiz, kadınların meslek edinmesi ve sosyal hayata katılması, çocukların ise yeteneklerini keşfedip geliştirmesi için çok önemli bir merkez haline geldi. Bizler, her yaştan vatandaşımızın hayatına dokunan hizmetler üretmeye devam edeceğiz. Kadınların el emeği ürünlerini sergileyip ekonomik kazanca dönüştürmesi, çocukların da sanat ve kültürle büyümesi bizim için büyük bir gurur kaynağıdır" dedi. Kültür ve sanat evleri; Huzurkent, Adanalıoğlu, Kazanlı, Karaduvar, Güneş, Bekirde, Yeşilçimen, Çilek, Çay ve Turgutreis mahallelerinde faaliyet gösteriyor. Kadınlara yönelik açılan kurslar; el sanatları, dikiş-nakış, kuaförlük, ahşap boyama, takı tasarımı, seramik, pilates ve kişisel gelişimden oluşurken, çocuklara yönelik kurslar ise resim, drama, İngilizce, müzik, zeka oyunları ve halk oyunları olarak belirlendi. Kurslara katılmak isteyen vatandaşların, mahallelerindeki kültür ve sanat evine şahsen başvuru yapabilecekleri ya da 0324 502 09 72 numaralı telefonu arayarak detaylı bilgi alabilecekleri bildirildi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:55
Sanatın iyileştirici gücü Başkent Üniversitesi’nde konuşuldu
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi, yeni sanat sezonunun açılışına ev sahipliği yaptı. Disiplinlerarası sanat üretimini öne çıkararak Adana’dan dünyaya evrensel mesaj iletme amacını taşıyan etkinliklerinde sergi, imza günü ve film gösterimi yapıldı. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi’nde düzenlenen etkinlik programı, küratörlüğünü Pelin Emrahoğlu’nun yaptığı "Benim Güzel Adanam" sergisiyle başladı. Altınoran üyelerinin fotoğraf, resim ve kolaj çalışmalarından oluşan sergi, sanatçıların kendi yorumlarıyla Adana’yı sanatseverlere sundu. Etkinlik kapsamında ayrıca "Dört Bin Yıllık Rüya: Seyhan" kitabının imza günü düzenlendi. "Kerr" filmi Altın Koza Film Festivali kapsamında gösterildi Açılış etkinlikleri, Altın Koza Film Festivali programı kapsamında yer alan Tayfun Pirselimoğlu’nun "Kerr" filmi ile devam etti. Film gösteriminin ardından yönetmen ve film ekibiyle izleyicilerin katıldığı bir söyleşi gerçekleştirildi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi ev sahipliğinde Sinematek Adana çatısı altında yıllardır süren bu etkinlik, sadece film izleme deneyimi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sinema kültürünü zenginleştiren bir tartışma ortamı oluşturuyor. "Sanatın iyileştirici gücünü kullanmalıyız" Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Başkanı Yaşar Ateşoğlu, açılışta yaptığı konuşmada sanatın toplumsal önemini şu sözlerle vurguladı: "Bugün dünya kaotik bir ortamdan geçiyor. Böyle bir dönemde sanatın iyileştirici gücünü kullanmak, toplumumuzu daha ileriye, daha aydınlık yarınlara taşımak zorundayız. Biz, ürettiğimiz eserlerle Adana’dan dünyaya bir mesaj göndermek istiyoruz. Çünkü yerelden evrensele bir yaklaşımın doğru olduğuna inanıyoruz. Sanat disiplinleri arasında kurduğumuz bu birliktelik, birlikte üretip paylaşarak çoğalmayı sağlıyor." Ateşoğlu ayrıca Başkent Üniversitesi ile olan iş birliğine de değinerek, "Yıllardır süren bu ortaklık bizler için bir onur kaynağıdır. Üniversitenin ve hastanenin sunduğu destek, sanatın topluma hizmet etmesini sağlayan değerli bir katkıdır" dedi. Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Murat Ali Hersekli, sanat etkinliklerinin Adana’nın kültürel hayatındaki önemine değinerek: ‘’Sinematek Adana, 13 yıldır şehrimizin sinema kültürünü geliştirmeye yönelik çok önemli katkılar sunuyor. Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu’nun bu yılki açılış etkinlikleri de bu misyonun güçlü bir devamıdır. ‘Benim Güzel Adanam’ sergisi üyelerimizin kente dair ürettikleri fotoğraflardan oluşuyor ve sergiyle birlikte şehrin kültürel belleğine katkı sunuyoruz. ‘Kerr’ filminin ise izleyiciyi düşündüren, tartışmaya açan yönüyle sezonun anlamlı bir başlangıcı oldu."
30 Eylül 2025 Salı - 10:50
Beyağaç’ın güzellikleri Sandras Dağı Bisiklet, Kültür ve Doğa Şenliğiyle keşfedildi
Denzili’de üçüncüsü düzenlenen Beyağaç Sandras Bisiklet Kültür ve Doğa Şenliği’nde pedallar Beyağaç’ın güzelliklerini keşfetmek için döndü. Beyağaç Belediyesi’nce Beyağaç’ın kültürünü ve doğal güzelliklerini dünyaya duyurmak amacıyla düzenlenen Sandras Bisiklet, Kültür ve Doğa Şenliği renkli görüntülere sahne oldu. Festival kapsamında Topuklu Yaylası, Kartal Gölü, Anıt Orman, Sandras Dağı Zirvesi ve Kayaca Fosil Ormanı gibi doğal güzelliklere düzenlenen bisiklet turlarında katılımcılar keyifli anlar yaşandı. Pedalların her döndüğünde farklı bir güzellik ile karşılaşan katılımcılar Sandras dağının güzelliklerine hayran kaldı. Beyağaç’ın turizm alanı olması ve doğal güzelliklerinin tanıtılması için çalışmalarına aralıksız devam edeceklerini söyleyen Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Beyağaç Sandras Bisiklet, Kültür ve Doğa Şenliğimizin dağdaki etaplarını tamamladık. İkinci etabı olan Beyağaç’ın ve Tavas’ın mahallerine olan etabımızı da gerçekleştirdik. Doğayla iç içe, eşsiz güzelliklerimiz eşliğinde pedallar döndü, yüzler güldü. Topuklu Yaylası’ndan Kartal Gölü’ne, Sandras Zirvesi’nden Kayaca Fosil Ormanı’na kadar Beyağaç’ın doğal zenginliklerini hep birlikte keşfettik. Katılım sağlayan tüm bisiklet severlere, emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza ve destek veren herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:46
Bakan Ersoy: "7 bin yıl öncesinden günümüze uzanan adımlar, Hatay’da keşfedildi"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Karahüyük Mahallesi’nde yer alan Tell Kurdu Höyük’te yürütülen kazılarda milattan önce 5200 yılına uzanan tabaklarda 5 insan ayak izinin gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. Bakan Ersoy sosyal medya paylaşımında, höyüğün Ubeyd dönemi ile ilişkili Erken Amik E dönemine (Orta Kalkolitik) tarihlendiğini belirterek, "Anadolu’da 7 bin yıl önce atılan adımlar yeniden gün yüzünde. Hatay, Reyhanlı Karahüyük’teki Tell Kurdu Höyük kazılarında çok ender rastlanan bir keşfe imza attık. MÖ 5200’e, Ubeyd dönemine tarihlenen tabakalarda 5 insan ayak izi tespit edildi. Yağmurla ıslanmış çamurun üzerinde yürüyen insanlara ait bu izler, binlerce yıl öncesinden bize ulaşan eşsiz bir tanıklık sunuyor. Geleceğe Miras Projemiz ile 60 yılda yapılanı 4 yılda başarma kararlılığıyla, geçmişin izlerini geleceğe taşımaya, Türkiye’nin tarihî mirasını korumaya, keşfetmeye ve dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Nadir rastlanan buluntular arasında yer alıyor 21 Ağustos tarihinde 8564 açmasında yapılan çalışmalarda gün ışığına çıkarılan ayak izleri, yoğun yağmura veya suya maruz kalmş çamurlu dolgu tabakasında yürüyen bireylere ait olduğu belirlendi. Anadolu arkeolojisinde nadir rastlanan buluntular arasında kabul edilen bu keşif, dönemin sosyal ve kültürel hayatına dair önemli ipuçları sunuyor.
30 Eylül 2025 Salı - 10:43
Makineyle bir günde üretilirken, alıcılar el işçiliği kilimler için 1 yıl beklemeyi göze alıyor
Sivas’ta geleneksel el dokuma sanatının en güzel örneklerinden biri olan kilim dokumacılığı, Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat buluyor. Kadınların sabırla ve emekle hazırladığı el dokuması kilimler, kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Geleneksel el dokuma sanatının nadide örneklerinden biri olan Sivas kilimi, estetik görünümü ve işlevselliğiyle dikkat çekiyor. Yüzyıllardır kadınların ellerinde hayat bulan kilimler, günümüzde makinelerde kısa sürede üretilebilmesine rağmen el emeğinin değerini bilenler tarafından tercih ediliyor. Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat bulan kilimler, geçmişten günümüze kültürel mirasın aktarılmasını sağlıyor. Her bir motifin ayrı bir anlam taşıdığı ve renklerin ise kültürel zenginliği yansıttığı el dokuması kilimler, sadece bir eşya değil aynı zamanda bir hikâye barındırıyor. Makinelerde üretilen halılar günler içinde satışa sunulurken, el emeğiyle yapılan bir kilimin tamamlanması neredeyse bir yılı buluyor. Bu özel sanatın kıymetini bilenler ise sabırla bekleyerek el işçiliğiyle hazırlanan kilimlere sahip oluyor. "Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyoruz" Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nde usta öğretici olan Tülay Dönmez, Sivas kiliminin tamamen yün kullanılarak üretildiğini belirterek, "Sivas kilimi, yöresel desenlerden oluşan ve dedelerimizden, nenelerimizden bize kalan dokumalardır. Biz bu desenleri çoğu zaman bozmadan, replika dediğimiz şekilde ana renkleri, ana desenleri ve ebatları ile günümüze taşımayı amaçlıyoruz ve büyük oranda bunu yapıyoruz. Sipariş aldığımızda ise kilimi isteyen kişilerin renk, şekil, ebat ve tasarım gibi taleplerine göre üretim yapıyoruz. Ancak genel anlamda köylere ve ilçelere alan araştırmasına gidiyoruz. Orada yıllar öncesinden kalan dokumaları bulup, desenlerini yeniden çiziyor ve aynı şekilde bozmadan günümüze getiriyoruz. Sivas kilimimizin özelliği tamamen yün olmasıdır. Sivas halısından ayıran özelliklerinden bir tanesi de çözgüsünün yün olmasıdır. Sivas halısında çözgü pamuktur. Kilimde ise yündür. Kilimlerimizde de yine kök boya kullanıyoruz. Kilimler ise atkı yüzlü dokumalardır. Çözgülerin arasında renkli ipler geçirilerek yapılan dokumalardır. Halılara göre üretimi çok daha hızlıdır ve çok daha çabuk biter. Kilimlerimizde yöresel desenler çalışıyoruz, ancak isteğe bağlı olarak özel kilimler de üretiyoruz. Ebat büyüdükçe üretim süresi de değişiyor. Kilimin yapım aşaması da ebadına göre farklılık gösterir. En küçük, yani seccade ebadındaki dokumaların bitmesi bir ayı bulmaktadır. Sivas kilimlerinde kök boya kullanılmakta ve çözgüler tamamen yünden oluşmaktadır" dedi. "Tamamen el işçiliği" Dönmez, bu kilimin kıymetini bilenlerin bir yıl beklediğini söyleyerek" ,Kilimlerimiz tamamen el işçiliği ile üretilir ve yöresel ile tasarım ürünlerini harmanlıyoruz. Bu uygulamayı genellikle kendi üretimimiz olan kilimlerde kullanıyoruz. Sipariş edilen kilimlerde ise alıcının isteğine göre kilimler üretiyoruz. Çok çeşitli çalışıyoruz ve kilimlerde çalışma süremiz daha kısa olduğu için rahatlık sağlıyoruz. Siparişlerimiz hem halı hem de kilim olarak yoğun oluyor .Biz kilimi sadece yaygı amaçlı kullanmıyoruz. Kurumumuzda kilimi takılardan çantalara, yastıklara ve kıyafetlere kadar birçok alanda kullandık. Hayal gücüne kalmış; hayal edin, biz gerçekleştirelim. Kilimlerimiz ilmek ilmek işleniyor. Bu sanatlar unutulmaya başlandı. Normalde artık bunlar günümüzde makinelerde üretiliyor. Bunun kıymetini bilenler ise el işçiliğini bekleyerek, 1 sene boyunca bekleyerek kilimi alıyor. Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyor ve günümüze taşıyoruz" diye konuştu.
30 Eylül 2025 Salı - 10:31
Edebiyatın ışığı yeniden yanıyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 yıl aradan sonra ‘Anlamak’ temasıyla düzenlenen ’17. Bursa Edebiyat Günleri’, 3-4-5 Ekim 2025 tarihlerinde Bursa’yı edebiyatın ışığında keşfetme imkanı sunacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarih ve kültürün harmanlandığı Bursa’da önemli bir etkinliğe daha imza atıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Bursa Edebiyat Günleri’nin 17’ncisi, tam 8 yıl aradan sonra ‘Anlamak’ temasıyla düzenleniyor. 3-4-5 Ekim 2025 tarihlerinde, Tayyare Kültür Merkezi’nde yapılacak Edebiyat Günleri, Bursa’nın kimliğini, geçmişini, bugününü ve geleceğini konuşma imkanı sunacak. Bursa Edebiyat Günleri, 3 Ekim Cuma Günü saat 19.15’te Hanlar Bölgesi Sağrıcı Sungur Mescidi önünde Büyükşehir Oda Orkestrası’nın vereceği açılış konseri ile başlayacak. Yazar Hakan Akdoğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in konuşacağı program, Kadire Bozkurt, Tanıl Bora, Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nun konuşmacı olduğu ‘Eşikten İçeri Bursa: Sesin Gölgesi, Zamanın İzi’ adlı oturumla devam edecek. Tayyare Kültür Merkezi’nde devam edecek olan Edebiyat Günleri’nin ikinci gününde de birçok önemli yazarın ve fikir insanının katılımıyla, ‘Bellek, Akustik ve Kimlik: Şehrin İç Sesi’, ‘Bursa Metne Bakınca: İz, Katman, Anlatı’, ‘Adımda Zaman, Sokakta Mekan, Yüzde İnsan’, Sokağın Felsefesi: Bursa’da Biz Kime Benzeriz?’, ‘Akış ve Tını: Bursa’da Anlamın Kıyısı’ konulu oturumlar gerçekleştirilecek. Edebiyat Günleri’nin üçüncü gününde ise ’Taşlarda Bellek’, ’Metinler Bursa: Fısıldayan Kentin Haritası’, ’Bursa’da Eşikler: Hapiste Şair, Arafta Derviş, İçerde Yol’, ’Efsanenin Eğirdiği Kent: Bursa’, ’Metnin Cenneti: Arşiv, Hayal, Anlam’ konulu oturumlarda yazarlar fikirlerini Bursalılarla paylaşacak.
30 Eylül 2025 Salı - 10:30
Makineyle bir günde üretilirken, alıcılar el işçiliği kilimler için 1 yıl beklemeyi göze alıyor
Sivas’ta geleneksel el dokuma sanatının en güzel örneklerinden biri olan kilim dokumacılığı, Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat buluyor. Kadınların sabırla ve emekle hazırladığı el dokuması kilimler, kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Geleneksel el dokuma sanatının nadide örneklerinden biri olan Sivas kilimi, estetik görünümü ve işlevselliğiyle dikkat çekiyor. Yüzyıllardır kadınların ellerinde hayat bulan kilimler, günümüzde makinelerde kısa sürede üretilebilmesine rağmen el emeğinin değerini bilenler tarafından tercih ediliyor. Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat bulan kilimler, geçmişten günümüze kültürel mirasın aktarılmasını sağlıyor. Her bir motifin ayrı bir anlam taşıdığı ve renklerin ise kültürel zenginliği yansıttığı el dokuması kilimler, sadece bir eşya değil aynı zamanda bir hikâye barındırıyor. Makinelerde üretilen halılar günler içinde satışa sunulurken, el emeğiyle yapılan bir kilimin tamamlanması neredeyse bir yılı buluyor. Bu özel sanatın kıymetini bilenler ise sabırla bekleyerek el işçiliğiyle hazırlanan kilimlere sahip oluyor. "Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyoruz." Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nde usta öğretici olan Tülay Dönmez, Sivas kiliminin tamamen yün kullanılarak üretildiğini belirterek, "Sivas kilimi, yöresel desenlerden oluşan ve dedelerimizden, nenelerimizden bize kalan dokumalardır. Biz bu desenleri çoğu zaman bozmadan, replika dediğimiz şekilde ana renkleri, ana desenleri ve ebatları ile günümüze taşımayı amaçlıyoruz ve büyük oranda bunu yapıyoruz. Sipariş aldığımızda ise kilimi isteyen kişilerin renk, şekil, ebat ve tasarım gibi taleplerine göre üretim yapıyoruz. Ancak genel anlamda köylere ve ilçelere alan araştırmasına gidiyoruz. Orada yıllar öncesinden kalan dokumaları bulup, desenlerini yeniden çiziyor ve aynı şekilde bozmadan günümüze getiriyoruz. Sivas kilimimizin özelliği tamamen yün olmasıdır. Sivas halısından ayıran özelliklerinden bir tanesi de çözgüsünün yün olmasıdır. Sivas halısında çözgü pamuktur. Kilimde ise yündür. Kilimlerimizde de yine kök boya kullanıyoruz. Kilimler ise atkı yüzlü dokumalardır. Çözgülerin arasında renkli ipler geçirilerek yapılan dokumalardır. Halılara göre üretimi çok daha hızlıdır ve çok daha çabuk biter. Kilimlerimizde yöresel desenler çalışıyoruz, ancak isteğe bağlı olarak özel kilimler de üretiyoruz. Ebat büyüdükçe üretim süresi de değişiyor. Kilimin yapım aşaması da ebadına göre farklılık gösterir. En küçük, yani seccade ebadındaki dokumaların bitmesi bir ayı bulmaktadır. Sivas kilimlerinde kök boya kullanılmakta ve çözgüler tamamen yünden oluşmaktadır" dedi. "Tamamen el işçiliği " Dönmez, bu kilimin kıymetini bilenlerin bir yıl beklediğini söyleyerek" ,Kilimlerimiz tamamen el işçiliği ile üretilir ve yöresel ile tasarım ürünlerini harmanlıyoruz. Bu uygulamayı genellikle kendi üretimimiz olan kilimlerde kullanıyoruz. Sipariş edilen kilimlerde ise alıcının isteğine göre kilimler üretiyoruz. Çok çeşitli çalışıyoruz ve kilimlerde çalışma süremiz daha kısa olduğu için rahatlık sağlıyoruz. Siparişlerimiz hem halı hem de kilim olarak yoğun oluyor .Biz kilimi sadece yaygı amaçlı kullanmıyoruz. Kurumumuzda kilimi takılardan çantalara, yastıklara ve kıyafetlere kadar birçok alanda kullandık. Hayal gücüne kalmış; hayal edin, biz gerçekleştirelim. Kilimlerimiz ilmek ilmek işleniyor. Bu sanatlar unutulmaya başlandı. Normalde artık bunlar günümüzde makinelerde üretiliyor. Bunun kıymetini bilenler ise el işçiliğini bekleyerek, 1 sene boyunca bekleyerek kilimi alıyor. Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyor ve günümüze taşıyoruz" diye konuştu. (YÇ-GF-
30 Eylül 2025 Salı - 10:19
Hanımeli Konağı’nda kişisel gelişim kursları başlıyor
Samsun’un İlkadım Belediyesi’nin kadınlara özel sosyal projesi Hanımeli Konağı’nda kişisel gelişim kursları başlıyor. Kadınların mesleki ve sosyal hayatına katkı sağlayacak eğitimler 1 Ekim’de başlayacak. Kadınlara yönelik bilgilendirme seminerleri, toplantılar ve etkinliklere ev sahipliği yapan Hanımeli Konağı’nda şimdi de kişisel gelişim eğitimleri hayata geçiriliyor. Satış Uzmanlığı, Çevre Bilinci ve Sıfır Atık Yönetimi, Ön Muhasebe, Baştan Sona Girişimcilik ve İşaret Dili olmak üzere 5 farklı alanda uzman eğitmenler tarafından eğitimler verilecek. Kurslar aralık ayına kadar sürecek. "Kadınlar için yeni fırsatlar" İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, Hanımeli Konağı’nın kadınlar için önemli bir merkez olduğuna dikkat çekerek, "Göreve geldiğimizde önem verdiğimiz projelerden biri olan Hanımeli Konağı, kadınlarımız için faaliyetlerine başladı. Sağlıktan kültüre, eğitimden beslenmeye kadar birçok alanda destek sağlayacak olan merkezimizde şimdi de kişisel gelişim kurslarımız başlıyor. 2 ay sürecek eğitimlerde kadınlarımız mesleki kariyerlerini güçlendirecek, kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak ve ekonomik özgürlüklerine destek olacak. Hayallerine kavuşmak, aile bütçesine katkı sunmak isteyen tüm kadınlarımızı kurslara davet ediyoruz" dedi. Eğitimlere katılmak isteyen kadınların başvurularını Hanımeli Konağı’na yapabilecekleri belirtildi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:18
Keçiören Belediyesi sanata yön veriyor
Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Çocuk Korosu’na 450 kişi başvurdu. Keçiören Belediyesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için başlattığı konservatuvar çalışmalarıyla kültür ve sanata verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Belediye tarafında açılan ‘Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Çocuk Korosu’ programlarına 450 kişi başvurdu. 27-28 Eylül tarihlerinde, alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen ön değerlendirmeler sonucunda 230 kişi korolarda yer almaya hak kazandı. Uzman eğitmenlerin görev alacağı koroların çalışmaları, ekim ayının 2’nci haftasında Yunus Emre Kültür Merkezi’nde başlayacak. "Kursiyerlerimizi en iyi şekilde yetiştireceğiz" Müziğe gösterilen bu yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, "Konservatuvarımız, yetenekli hemşehrilerimize kendilerini geliştirme ve sahne deneyimi kazanma imkanı sunuyor. Eğitimlerimizle sadece bireysel gelişimi değil, aynı zamanda kültürel birikimi de destekliyoruz. Keçiören Belediyesi olarak sanatın birleştirici gücünü toplumun her kesimine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu nedenle her yaştan vatandaşımızı sanatla buluşturmaya devam edeceğiz. Düzenleyeceğimiz konserlerde ise bu emeğin meyvelerini inşallah hep birlikte izleyeceğiz" dedi. Çalışmalar ekim ayında başlayacak Koroların çalışmaları, ekim ayının 2’nci haftasında Yunus Emre Kültür Merkezi’nde başlayacak. Katılımcılar, nefes tekniklerinden ritim çalışmalarına, işitme egzersizlerinden sahne performansına kadar kapsamlı bir eğitim sürecinden geçecek. Uzman eğitmenler görev alacak Eğitimler, Araştırmacı-Yazar ve TRT Sanatçısı Kubilay Dökmetaş’ın koordinasyonunda, Şefler İlkim Eylül İlk, Canan Kara ve Figen Genç’in rehberliğinde yürütülecek. Dönem sonunda kursiyerler, solo ve koro performanslarıyla sahneye çıkarak edindikleri bilgileri halk konserlerinde sergileme fırsatı bulacak.
30 Eylül 2025 Salı - 10:17
Türkiye İş Bankası ‘Aşina Yüzler’ sergisiyle sanatseverlerle Antakya’da buluştu
Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan usta ressamları tarafından yapılan seçkilerin Anadolu’daki sanatseverler ile buluştuğu son durak Antakya’da, "Aşina Yüzler" seçkisiyle sergilendi. "Aşina Yüzler" başlıklı seçkide, öncü sanatçılarımızdan Feyhaman Duran’ın eşini resmettiği Güzin Duran Portresi, Edip Hakkı Köseoğlu’nun tasarruf ve modernleşme düşüncesini simgeleyen Kumbaralı Çocuk tablosu, Nuri İyem’in Anadolu kadınının emeğini ve dayanışmasını işlediği Kardeşler eseri, Belkıs Mustafa’nın yaşlılığın yüzlerde bıraktığı izlere odaklanan Erkek Portresi, Adnan Çoker’in soyut yaklaşımlı Otoportre’si, Ergin İnan’ın içsel dünyaya üretici bir pencere açan Damlalı Portre’si, Semiha Berksoy’un dramatik bir anlatımla kızını resmettiği Zeliha Berksoy Portresi, Hakkı Anlı’nın hayat verdiği Sait Faik Portresi ve Ayhan Dürrüoğlu’nun gösterişli bir kadını resmettiği Portre isimli eseri yer aldı. Bireylerin dış görünüşüyle birlikte karakterini, ruh hâlini ve yaşadığı zamanı da yansıtan bu güçlü portreler aracılığıyla bugünü, tanıdık bakışlar ve ortak duygularla buluşturan sergide sanat tarihçisi Doç. Dr. Fırat Arapoğlu, sanatçılar ve eserleri hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. Çok sayıda sanatseverin ilgi gösterdiği sergide çocuklara yönelik atölye çalışmaları da düzenlendi. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan ve ortak kültürel mirasımızı doğduğu topraklarda bugünün kuşaklarıyla buluşturan Anadolu Sergileri’nin bir sonraki etkinliği, 11-12 Ekim tarihlerinde Türkiye İş Bankası Midyat Şubesi’nde düzenlenecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder