KÜLTÜR SANAT
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:14 Emekli Emniyet Müdürü Akif Aktuğ: "Bir şey olmak değil, bir şey yapmak önemli" Kepez Kitap Fuarı’nda düzenlenen söyleşide Emekli Emniyet Müdürü ve yazar Akif Aktuğ, hayat tecrübeleri üzerinden önemli mesajlar verdi. "Bir şey olmak mı, bir şey yapmak mı?" sorusu etrafında şekillenen söyleşide Aktuğ, topluma yönelik ders niteliğinde değerlendirmelerde bulundu. Kepez Belediyesi’nin düzenlediği Kepez Kitap Fuarı birbirinden kıymetli konukları ağırladı. Kepez Kitap Fuarı’nın söyleşi konuğu Emekli Emniyet Müdürü ve yazar Akif Aktuğ, "Bir Şey Yapmak mı, Bir Şey Olmak mı?" başlıklı konuşmasında hayat hikayesinden yola çıkarak toplumsal sorunlara, etik değerlere ve bireysel amaçlara dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Söyleşiye, yaşam öyküsünü anlatarak başlayan Aktuğ, kaleme aldığı "Sistemin Umutlu Çocuğu S.Ç.U. ve Merkez 45 30 Cinayet Hikayeleri" adlı kitapları hakkında bilgi aktardı. Türkiye’de biyografi türünün çok fazla okunmadığını ancak Avrupa’da bu alana yoğun ilgi olduğunu ifade eden Aktuğ, kendisini bir "yazar" olarak tanımlamadığını, yaşadıklarını dostlarıyla paylaştığını söyledi. Konuşmasında etik ve adalet kavramlarına değinen Aktuğ, hayatta yapılan hatalara verilen tepkilerin kişiye göre değiştiğini ifade etti. Aktuğ, "Bazen iş yerlerinde bir kişinin yaptığı hataya acımasız davranırken, vazgeçemeyeceğimiz bir çalışanın hatasını görmezden gelebiliyoruz. Böyle bir ortamda etik ve kurum kültüründen söz etmek zorlaşıyor" diye konuştu. Gerçek cinayet hikayelerinden örnekler vererek konuşmasını sürdüren Aktuğ, suçun yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti. "Sorun katilde değil, sistemde" diyen Aktuğ, Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetini hatırlatarak bu tür olayların toplumsal boyutuna vurgu yaptı. Atlas ve Narin adlı çocukların ölümlerinin günlerce gündemde kaldığını belirten Aktuğ, bu tür olayların nedenlerinin doğru analiz edilmesi halinde benzer acıların önlenebileceğini söyledi. Toplumun genellikle "katil kim?" sorusuna odaklandığını ifade eden Aktuğ, Şule Çet, Emine Bulut, Ayşe Paşalı ve Başak Cengiz gibi isimleri hatırlatarak, "Sayı arttıkça umut eksiliyor" dedi. Sorunların çözümü için farklı bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu dile getiren Aktuğ, Albert Einstein’ın "Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyemezsiniz" sözünü hatırlattı ve suçun işlenmesini engelleyecek önleyici yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Norveç’te Anders Breivik’in sahilde 74 kişinin ölümüne neden olduğu saldırıya da değinen Aktuğ, dönemin Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg’in, "Bu çocuğu biz doğurduk, biz büyüttük, suçlu biziz" sözlerini aktararak toplumsal sorumluluğa dikkat çekti. Sağlığın korunması gibi, toplumsal sorunların da oluşmadan önlenmesi gerektiğini belirten Aktuğ, salonda dinleyiciler arasında yer alan Akdeniz Üniversitesi Tazelenme Üniversitesi öğrencilerine hitaben, aktif yaşlanmanın önemine değindi. Konuşmasının ana temasını oluşturan "Bir şey olmak mı, bir şey yapmak mı?" sorusuna da değinen Aktuğ, "Bir şey olmayı bir hastalık olarak görüyorum" dedi. İnsanların makam ve unvan peşinde koştuğunu, bir koltuğa ulaştıklarında ise daha üstünü hedeflediklerini ifade eden Aktuğ, asıl önemli olanın sistemdeki boşluğu doldurabilmek olduğunu söyledi. Hayatta amaç ve araç dengesinin önemine dikkat çeken Aktuğ, insanların mutluluğu araçlarda aradığını ancak bunun sürdürülebilir olmadığını belirtti. "İyi bir araba, daha büyük bir ev istiyoruz. Ama araçlar mükemmelleştikçe amaçtan uzaklaşıyoruz. Sonra da ‘Her şeyim var ama neden mutlu değilim?’ diye soruyoruz. Bu soruyu araca değil, amaca sormalıyız" dedi. Günlük hayattaki stres ve tartışmalara da değinen Aktuğ, trafikte yaşanan bir gerginlik örneğini anlatarak, "Bazen sadece yönünüzü değiştirin" önerisinde bulundu. Konuşmasının sonunda suçun bireylerden ziyade toplum tarafından üretildiğini vurgulayan Aktuğ, bu nedenle çözümün de toplumsal farkındalık ve sistemsel değişimden geçtiğini ifade etti.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 09:57 Bir belge, bir felaket, bir dostluk: Pakistan’ın Erzurum’a uzanan yardım eli Erzurum’un Hasankale’de bugünkü adıyla Pasinler ilçesinde, 3 Ocak 1952’de saat 08:03’te meydana gelen depremde onlarca kişi hayatını kaybetti; yüzlerce ev kullanılamaz hale gelir. O yıllara dair yaşananların hatıraları bu gün bile yürekleri sızlatıyor. 3 Ocak 1952’de Pasinler merkezli meydana gelen deprem, Erzurum ve çevresinde ağır bir yıkıma yol açtı. Resmî kayıtlara göre 5,8 büyüklüğündeki depremde onlarca kişi hayatını kaybetti, 240 kişi yaralandı. Dönemin Erzurum Valisi Cemal Göktan bölgede çalışmaları koordine ederken, Cumhurbaşkanı Celal Bayar Erzurum’a gelerek depremzedeleri ziyaret etti. Ancak bu felaketi Türkiye’nin tamamına duyuran yalnızca resmî raporlar değil, sahadan yazan bir gazetecinin kalemiydi. Henüz genç bir gazeteci olan Yaşar Kemal, deprem haberini alır almaz bölgeye giderek günlerce Pasinler ve çevresinde kaldı. Onun kaleminde deprem, sadece yıkılan evler değil; donmuş hayatlar, suskun insanlar ve çaresizliğin dili oldu. "Hangi evin altında kim var bilinmiyor" Yaşar Kemal, bölgedeki ilk gördüklerini şu çarpıcı ifadelerle anlatıyordu: "Bir soğuk, bir soğuk Öyle ki insanın içi çekiliyor. Sanki güneş bile donmuş." Depremin ardından köylerde karşılaştığı manzara, onun satırlarında bir felaket tasvirinden çok, insan ruhunun kırılganlığını anlatan bir tabloya dönüşür: "Evler yıkılmış Ama asıl yıkılan, insanların içindeki sesti. Konuşmuyorlar. Susmuşlar. İnsanoğlu felaketin ardından bir süre taş kesiliyor." Yaşar Kemal’in gözlemlerinde en dikkat çekici unsurlardan biri de doğa ile insan arasındaki sert karşılaşmadır: "Kar, yıkıntıların üstünü örtmüş. Hangi evin altında kim var bilinmiyor. Sessizlik, kar kadar ağır." Yaşar Kemal’in "Hasankale yerle bir" yazıları Yaşar Kemal’in "Hasankale Yerle Bir" başlığıyla yayımlanan röportajlarının , yalnızca bir gazetecilik başarısı değil; Anadolu’nun acısını dile getiren güçlü bir edebî metin niteliği taşıdığını vurgulayan Araştırmacı Taner Özdemir, " Bu yazılar sayesinde 1952 Pasinler Depremi, sadece Erzurum’un değil, tüm Türkiye’nin ortak hafızasına kazındı. Depremin uluslararası boyutu ise yıllar sonra ortaya çıkan bir belgeyle yeniden gündeme geldi. Pakistan Kızılhaçı tarafından bölgeye gönderilen yardım, Türkiye ile Pakistan arasındaki tarihî kardeşliğin erken ve güçlü örneklerinden biri olarak dikkat çekti. Henüz genç bir devlet olan Pakistan’ın, binlerce kilometre uzaklıktaki Erzurum’da yaşanan bir felakete kayıtsız kalmaması, iki millet arasındaki gönül bağının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor" dedi. Tüm Türkiye’nin acısı hâline geldi Gönderilen yardımlar; zor kış şartları altında hayatta kalmaya çalışan depremzedeler için yalnızca maddi destek değil, aynı zamanda moral kaynağı oldu. Bu destek, Türkiye kamuoyunda da geniş yankı uyandırarak Pakistan halkına karşı derin bir minnet duygusunun oluşmasına katkı sağladı. İki ülke arasında ilerleyen yıllarda daha da güçlenecek olan dostluk ilişkilerinin temelinde, işte bu tür zor zamanlarda sergilenen dayanışma örnekleri yer aldı. Belgeyi ortaya çıkaran Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, hem Yaşar Kemal’in tanıklığına hem de uluslararası dayanışmaya dikkat çekerek şunları söyledi: "Yaşar Kemal’in yazdıkları, bu depremin sadece fiziksel değil, insanî boyutunu da gözler önüne seriyor. Onun kalemiyle Erzurum’daki acı, tüm Türkiye’nin acısı hâline gelmiştir. Aynı dönemde Pakistan’dan gelen yardım ise bu acının yalnız olmadığını gösterir. Bu belge ve bu yazılar birlikte okunduğunda, karşımıza hem bir felaket hem de büyük bir insanlık dayanışması çıkıyor." Şarkın Sesi, Demokrat Erzurum, Doğu ve Demokrat Doğu gazetelerinin yerel ölçekte sürdürdüğü yayınlar ile Yaşar Kemal’in sahadan geçen satırları birleştiğinde, 1952 Pasinler Depremi; hem basının gücü hem de insanlığın ortak vicdanı olarak tarihteki yerini korumaya devam ediyor.
"Yaşamın Enerjisi" Ulusal Fotoğraf Yarışması’nda kazananlar belli oldu
21 Kasım 2025 Cuma - 16:07 "Yaşamın Enerjisi" Ulusal Fotoğraf Yarışması’nda kazananlar belli oldu Elektrik dağıtım şirketi tarafından düzenlenen "Yaşamın Enerjisi" Ulusal Fotoğraf Yarışması sonuçlandı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce eser arasından yaşamın enerjisini, ritmini ve duygusunu en etkileyici şekilde yansıtan fotoğraflar ödüllendirildi. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ) tarafından iki ay önce başlatılan Yaşamın Enerjisi Ulusal Fotoğraf Yarışması 18 Kasım’da düzenlenen seçici kurul toplantısından ardından sona erdi. Değerlendirme sonrasında toplam 41 eser ödüle layık görüldü. Yarışmada birincilik ödülünü ‘Gün Batarken’ isimli eseriyle Orhan Tanhan kazanırken, Serap Ünal ‘Işığın İçindeki Neşe’ isimli eseriyle ikinci, Veysel Kaya ‘Ziyaret’ isimli çalışmasıyla üçüncü oldu. Ayrıca Fatih Mehmet Özdemir, Mehmet Yılmaz ve Saim Çakar da eserleriyle, mansiyon ödülüne layık görüldü. Yarışmada toplam 35 adet fotoğraf sergilemeye değer görüldü. Seçkin jüri yarışmaya değer kattı Türkiye’nin her şehrinden 2 bin 874 fotoğrafın değerlendirildiği yarışmada usta isimler seçici kurulda yer aldı. Jüride YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, usta sanatçılar Merih Akoğul, Kamil Fırat, Erhan Sevenler ve İsa Terli yer aldı. Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen yarışmada toplam 295 bin TL ödül dağıtıldı. Ödüller enerjiyi yansıtan karelerle sahiplerini buldu Altın madalya ve 40 bin TL’lik ödülün sahibi olan Orhan Tanhan, Mardin’de çektiği ‘Gün Batarken’ adlı fotoğrafında, ufukta yükselen güneşin sonsuz enerjisini yol boyunca dizilen aydınlatma direkleriyle buluşturarak yaşamın kaynağı olan ışığın hem doğal hem de insan eliyle şekillenen hâlini tek bir karede ustalıkla yansıttı. Güneşin doğuşuyla modern yaşamın ışık kaynaklarını aynı kompozisyonda bir araya getiren bu fotoğraf, jürinin "temayı en güçlü ifade eden çalışma" yorumuyla birinciliğe layık görüldü. Gümüş madalya ve 30 bin TL’lik ödülün sahibi olan Serap Ünal, Adana’da çektiği ‘Işığın İçindeki Neşe’ adlı portresinde, kedisini kucağında tutan genç bir kızın içten gülümsemesini arka plandan gelen yumuşak ışıkla birleştirerek yaşam enerjisinin bazen en sade ve küçük anlarda bile kendini gösterdiğini ortaya koydu. Fotoğraf, kompozisyonu ve tema bütünlüğü ile jüri tarafından ikinci olarak ödüllendirildi. 20 bin TL’lik ödülü ve bronz madalyayı kazanan Veysel Kaya, Bursa’da çektiği ‘Ziyaret’ adlı fotoğrafında karla kaplı sakin bir arazide dört köpeği sevgiyle kucaklayan bir adamı görüntüleyerek soğuk bir atmosferi sıcak bir duyguya dönüştürdü. Fotoğraf, doğayla kurulan bağın ve sevginin, yaşam enerjisinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu gösteren yalın ve etkileyici bir anlatım sundu. Mansiyon ödülleri ve sergilenmeye değer eserler Mansiyon ödülleri, yaşam enerjisinin farklı yüzlerini görünür kıldı. Fatih Mehmet Özdemir’in Bitlis’te çektiği "Sığınılacak Güvenli Bir Liman-Anne" adlı çalışması, kucağında küçük oğlunu tutan ve yanında küçük kızı bulunan annenin güçlü duruşunu, şefkatin güven veren enerjisiyle bir araya getirerek jüri tarafından mansiyon ödülüne layık görüldü. Mehmet Yılmaz’ın İzmir’de çektiği "İstikbal Göklerdedir" fotoğrafı, elinde Türk bayrağı taşıyan bir adamın kollarının arasından gösteri uçaklarının süzülüşünü yakalayarak milli duyguların ve gökyüzündeki hareketin birleştiği mansiyon ödüllü bir kare olarak değerlendirildi. Saim Çakar’ın Muş’ta çektiği "Yaşamın Enerji Yolculuğu" adlı çalışmasında ise art arda uzanan elektrik direklerinin ritmik dizilimi, enerjinin kesintisiz akışını ve modern yaşamın görünmeyen omurgasını sade ama etkileyici bir perspektifle ortaya koyarak mansiyon ödülü aldı. Bunların yanı sıra, yarışmada seçici kurul tarafından 35 eser sergilenmeye değer bulundu. Bu eserler, yaşam enerjisinin farklı halleri, insan-doğa ilişkisi, toplumsal ve bireysel anlar ile aile bağlarını güçlü bir biçimde gözler önüne seriyor. Sergilenmeye değer bulunan çalışmalar, ilerleyen dönemde düzenlenecek sergilerde sanatseverlerle buluşacak ve yarışmanın zengin içerikli görsel arşivine katkı sağlayacak.
Samsun Yakakent’te Hamsi Festivali’ne yoğun ilgi: 2 saatte 3 ton hamsi tükendi
21 Kasım 2025 Cuma - 15:50 Samsun Yakakent’te Hamsi Festivali’ne yoğun ilgi: 2 saatte 3 ton hamsi tükendi Samsun’un Yakakent ilçesi, bu yıl düzenlenen Hamsi Festivali ile binlerce ziyaretçiyi ağırladı. İlçenin sahil etkinlik alanı ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen festival, hem bölge halkından hem de çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlardan yoğun katılım gördü. Mangal ateşlerinin yanmasıyla başlayan etkinlikte, öğle saatlerinde hamsi ikramının dağıtılmasıyla birlikte meydanda hareketlilik doruk noktasına ulaştı. Festival boyunca yalnızca iki saat içinde 3 ton hamsi tüketildi. Meydanlarda uzun kuyruklar oluştu Sabah saatlerinden itibaren festival alanına gelen vatandaşlar, kurulan mangallarda pişirilen taze hamsilerin dağıtım noktalarında uzun kuyruklar oluşturdu. Görevliler, yoğun talep nedeniyle hamsiyi yetiştirmekte zaman zaman zorlandı. Hamsi ikramının ardından vatandaşlar, kurulan sahne etrafında horon oynayarak Karadeniz kültürünü doyasıya yaşadı. Gün boyunca canlı müzik performansları ve halk oyunları gösterileri festivale renk kattı. "Yakakent’e ’Japon Parkı’ kazandıracağız" Etkinliğe katılan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Yakakent’in hem doğal güzellikleri hem de kültürel yapısıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekerek, "Balığın merkezi Samsun’dur ve Yakakent bunun en güzel köşelerinden biridir. Bugün burada sadece Yakakentliler değil, Samsun merkezden, civar ilçelerden ve çevre illerden gelen birçok hemşerimiz var. Yakakent bugün festivali her yönüyle yaşıyor. Hamsi bunun bahanesi oldu; insanlar bu şenlikte bir araya geldi, kaynaştı. Bu tarz organizasyonlar hem turizme hem de birlik beraberliğe katkı sağlıyor. Yakakent Belediye Başkanımızı başarılı organizasyondan dolayı tebrik ediyorum. Bundan sonra da yoğun ilgiyle her yıl tekrarlanarak devam edeceğine inanıyorum. Ayrıca Yakakent’e önemli bir Japon Parkı kazandıracağız. Yakakent, Japonya’dan bir şehirle kardeş şehir. Bu proje sayesinde Japonların da ilçemize ilgisini artırmayı hedefliyoruz. Deniziyle, kumsalıyla, yaylalarıyla Yakakent çok özel bir destinasyon. Samsunluları sadece bu festival günlerinde değil, her fırsatta Yakakent’i ziyaret etmeye davet ediyoruz" dedi. "Yakakent’in tanıtımını ulusal düzeyde artırmak istiyoruz" Festivalin ev sahibi Yakakent Belediye Başkanı Dr. Şerafettin Aydoğdu, etkinliğin ilçenin tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Hem havanın güzel olması hem de vatandaşlarımızın hamsiye olan sevgisi sayesinde çok güzel bir organizasyon gerçekleştirdik. Yakakent, 14 kilometrelik sahil şeridi, temiz denizi, tabiatı ve yaylalarıyla Karadeniz’in saklı kalmış cennet köşelerinden biri. Ancak tanıtım konusunda eksiklerimiz olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bu tür festivallerle Yakakent’in adını hem bölgede hem de ülke genelinde daha fazla duyurmak istiyoruz. Amacımız, Yakakent’i Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri haline getirmek" diye konuştu. Karadeniz Kültürü Meydana Taştı Festival boyunca kurulan stantlarda yöresel ürünler, el sanatları ve yerel lezzetler satışa sunuldu. Halk oyunları ekiplerinin gösterileri büyük beğeni toplarken, festivale katılan birçok aile çocuklarıyla birlikte keyifli bir gün geçirdi. Etkinliğin akşam saatlerine kadar çeşitli konserler ve gösterilerle devam edeceği duyuruldu. Yakakent Belediyesi, festivalin her yıl geliştirilerek sürdürülmesini hedeflediklerini açıkladı.
Trabzon 2. Kitap Günleri başladı
21 Kasım 2025 Cuma - 15:31 Trabzon 2. Kitap Günleri başladı Trabzon’da Kitap Günleri’nin ikincisi, coşkulu bir açılış töreniyle kapılarını kitapseverlere açtı. Yenimahalle Fuar Alanı’nda düzenlenen Trabzon 2. Kitap Günleri’nin açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in yanı sıra Trabzon Vali Yardımcısı Hacı Osman Hökelekli, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Uygun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, yazarlar, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, okumanın önemine vurgu yaparak "Hem inandığımız değerler, hem inancımız hem de medeniyetimiz bu işi önceliyor ve önemsiyor. Cenab-ı Allah ilk sözünde eşrefi mahlukat olarak yarattığı insana ’oku’ emrini vermişse, yarattığı insanın, hayatına bunu esas alması lazım. Şu anda geldiğimiz çağ itibarı ile insanlığın çok kötü bir sınav verdiği zaman dilimindeyiz. İnsana ve insanlığa ait değerler yerle yeksan oldu. Bir katil devlet, elinde bulundurduğu güçle birlikte bütün insanlığı yerle yeksan etti. Böyle bir zaman kesitinde okuyarak daha çok bilgiye erişmek ve yeni bilgiler üreterek güç sahibi olmak gibi bir zorunluluğumuz var...Yavrularımızın, gençlerimizin bilgiyle daha çok dolması ve daha çok donanıma sahip olması için kendimizi vazifeli addediyoruz. Onun için geçen yıl Kitap Günleri’nin ilkini yaptık, 220 bin vatandaşımız, gencimiz buradan istifade etti. Bu yıl sayı daha da artacak. Her yıl bu faaliyeti inşallah gerçekleştireceğiz. Çok değerli yazarlarımız, yayınevlerimiz var. Bu faaliyeti gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz, teşekkür ediyorum. Bu organizasyonla Trabzon’umuzun kültür, ilim, irfan hayatına değer kazandıracağız" dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesimi ile açılış gerçekleştirildi. Katılımcılar, stantları gezerek yazarlarla bir süre sohbet etti. 76 yayınevi ve 180 yazarın yer aldığı Trabzon 2. Kitap Günleri 30 Kasım’da sona erecek.
Giresun’da kitap şöleni
21 Kasım 2025 Cuma - 15:22 Giresun’da kitap şöleni Giresun Belediyesi tarafından bu yıl 5.’si düzenlenen Giresun Kitap Fuarı kapılarını kitapseverlere açtı. Liman sahasındaki Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen kitap fuarı, 21-30 Aralık tarihleri arasında 10.00-20.00 saatlerinde ziyarete açık olacak. Edebiyat ve düşünce dünyasından 60 yazar ile Türkiye’nin önde gelen 150 yayınevini bir araya getiren fuarda, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, yazarlar Sunay Akın, Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Buket Uzuner, İnci Aral, Emre Gül, Murat Tavlı, Hatice Nur Ege, Fuat Sevimay, Işıl Işık ve Haldun Domaç’ın yanı sıra birçok isim söyleşi ve imza günleriyle okurlarla buluşacak. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, açılışta yaptığı konuşmada, " ’1 Kitap 1 İnsan’ mottosuyla bu yıl 5.’sini gerçekleştirdiğimiz kitap fuarımızda 7’den 70’e tüm kitapseverleri bir araya getiriyoruz. Geleneksel hale gelen fuarımız, bölgemizin en önemli kültürel etkinliklerinden biri oldu. Çocuklarımızı ve gençlerimizi kitapla buluşturmak çok değerli. Toplumumuzun daha iyi bir yapıya kavuşması için kitap okumanın önemini özellikle vurgulamak istiyorum. Eğer çocuklarımıza ve gençlerimize kitap okuma alışkanlığı kazandırabilirsek hedefimize ulaşmış olacağız. Bu kapsamda, 2 binden fazla hediye kuponuyla gençlerimizin kitaplara erişimi için Milli Eğitim İl Müdürlüğü aracılığıyla destek sağladık. 150 yayınevinin katıldığı fuarımızda 60 yazar söyleşiler ve imza günleri düzenleyecek. Karadeniz’in en büyük kitap fuarlarından biri haline geldiğimizi söyleyebilirim" dedi.
Milas Kültür Merkezi’nde sona yaklaşıldı
21 Kasım 2025 Cuma - 15:08 Milas Kültür Merkezi’nde sona yaklaşıldı Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Milas’ta yapımı sürdürülen Milas Kültür Merkezi’nde çalışmalar yüzde 95 oranında tamamlandı. İlçenin kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getirmesi beklenen merkez, yakın zamanda hizmete açılacak. Toplam 6 bin 544 metrekare alanda inşa edilen Milas Kültür Merkezi; 455 kişilik ana salon, 90 kişilik seminer salonu, resim, müzik, dans ve satranç gibi kültür-sanat etkinliklerine uygun çok amaçlı atölyeler, açık ve kapalı otopark alanları ile bölgenin önemli sosyal yaşam merkezlerinden biri olacak. Merkezde ayrıca açık hava etkinliklerine ev sahipliği yapacak Açık Kent Sahnesi de yer alıyor. Yapının enerji ihtiyacı, çatısına kurulan 160 kW kapasiteli güneş enerjisi sistemi ile karşılanacak. Yağmur suyu hasadı sistemiyle toplanan sular ise rezervuarlarda ve bahçe sulamasında yeniden değerlendirilecek. Başkan Aras: "Milas’a yakışan bir kültür merkezi kazandırıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, merkezin tamamlanma sürecine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Milas’ın kültürel kimliğini güçlendirecek bu önemli yatırımı kısa sürede tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Enerji verimliliğinden kültürel altyapıya kadar her detayın özenle düşünüldüğü bu merkez, Milas’ın sanat yaşamını ileriye taşıyacak. Kentimize değer katan sanatçılarımızdan Prof. Dr. Turan Erol’un adını burada yaşatacak olmak bizim için büyük bir onurdur. Çocukların, gençlerin ve tüm hemşehrilerimizin kültür-sanatla buluştuğu güçlü bir Milas hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Muğla Büyükşehir Belediye Meclisinde alınan kararla, Milas Kültür Merkezine Prof. Dr. Turan Erol’un adı verildi. Prof. Dr. Turan Erol kimdir? 1927 yılında Milas’ta doğan ressam Turan Erol, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde yetişti. Türkiye’nin farklı illerinde öğretmenlik yaptıktan sonra 1960’ta burs kazanarak Paris’te üç yıl araştırmalar yürüttü. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü ve Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde uzun yıllar akademisyenlik yapan Erol, 1991’de devlet sanatçısı unvanına layık görüldü. Onlar Grubu ile Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği’nin kurucularındandır. Türk resminde öncü isimlerden biri olarak kabul edilen sanatçı, 2023 yılında 96 yaşında yaşamını yitirdi.
Elazığ Valisi Hatipoğlu: "2025’te arkeolojik çalışmalara 20 milyon TL kaynak aktardık"
21 Kasım 2025 Cuma - 14:31 Elazığ Valisi Hatipoğlu: "2025’te arkeolojik çalışmalara 20 milyon TL kaynak aktardık" Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Harput Kalesi, Palu Kalesi, Tadım Kalesi ve Salkaya köyünde sürdürülen arkeolojik kazılar için bu yıl toplam 20 milyon TL kaynak aktardıklarını açıkladı. Vali Hatipoğlu, kültürel mirasın ortaya çıkarılması ve turizmin geliştirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Harput Kalesi’nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Hatipoğlu, Fetih Mescidi’nin ihyası için başlatılan projenin Anıtlar Kurulu tarafından onaylandığını ve uygulama sürecine geçildiğini belirtti. Harput Kalesi’nin Elazığ’ın en önemli kültürel miraslarından biri olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, burada yürütülen kazıları yakından takip ettiklerini ve Harput’un tarihi dokusunu yeniden canlandırmayı amaçladıklarını ifade etti. Harput’un tarihi kimliğini güçlendirmek amacıyla kale çevresinde bir mahalle dokusu oluşturmak, turizmi geliştirmek ve ziyaretçilere daha nitelikli bir alan sunmak için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Vali Hatipoğlu, "Şu anda Harput Kalesi’nde kazılar sonucunda ortaya çıkarılan ve ’Fetih Mescidi’ olarak isimlendirdiğimiz Kale Mescidi’ndeyiz. Burayla ilgili olarak Elazığ’da göreve başladıktan sonra talimatını verdiğimiz bir çalışma vardı: Mescidin ihya edilmesi ve aslına uygun şekilde yeniden hayata geçirilmesi. Bu kapsamda hazırladığımız proje Anıtlar Kurulu tarafından onaylandı ve şu an itibarıyla uygulama sürecine geçmiş bulunmaktayız. Harput Kalesi, bizim tarihi ve kültürel mirasımızın en önemli yerlerinden biridir. Özellikle kalede gerçekleşen kazıları yakından takip ediyoruz. Belediyemizle birlikte alan yönetimi çalışmaları ve Harput mimarisine özgü koruma amaçlı imar planı çalışmaları da devam ediyor. Kalenin aslına uygun şekilde ziyaretçilere açılması büyük önem taşıyor" dedi. 2025 yılı içinde Harput Kalesi, Palu Kalesi, Tadım Kalesi ve Salkaya köyünde devam eden arkeolojik kazılar için işçi desteği ve diğer giderler dahil olmak üzere toplam 20 milyon TL kaynak aktardıklarını belirten Hatipoğlu, "Yeni ortaya çıkan çeşitli tandırlar ve sanayi ile döküm faaliyetlerine ilişkin buluntular mevcut. Burada turizme yönelik çalışmalar yaparak ziyaretçilerin çok daha memnun ayrılmasını hedefliyoruz. Bu doğrultuda gayretlerimiz devam edecek. Fetih Mescidi’ni ihya etmek bizim için önemli hedeflerden biriydi. Burada bir mahalle ortaya çıkarmak, Harput’un tarihi dokusunu yeniden canlandırmak istiyoruz. İl Özel İdaresi olarak buranın ihalesini gerçekleştirdik, çalışmalar başladı ve şu an yüzde 5 seviyesinde ilerleme sağlandı. Harput Kalesi, Palu Kalesi, Tadım Kalesi ve Salkaya köyünde devam eden arkeolojik çalışmalara işçi desteği ve diğer destekler dâhil olmak üzere 2025 yılı içinde yaklaşık 20 milyon liralık kaynak aktardık. Elazığ’ın turizm açısından ve tarihi mirasımızın gün yüzüne çıkarılması noktasında aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile Cumhurbaşkanımızın himayelerinde yürütülen kazıları daha da ileri noktalara taşıyacağız" şeklinde konuştu.
Sarıkamış’ta "Şarkılı Orman" oyununa miniklerden yoğun ilgi
21 Kasım 2025 Cuma - 13:38 Sarıkamış’ta "Şarkılı Orman" oyununa miniklerden yoğun ilgi Sarıkamış’ta "Şarkılı Orman Oyunu"na minikler yoğun ilgi gösterdi. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde sahnelenen, çevre bilincini ve doğa sevgisini aşılamayı hedefleyen "Şarkılı Orman Oyunu", minik öğrencilerden büyük beğeni topladı. Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda sahnelenen oyunda Sarıkamış’ın eşsiz doğası ve orman varlıkları arasında, öğrencilere eğlenceli bir yolla önemli mesajlar verildi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle hazırlanan ve genellikle okul öncesi ile ilkokul öğrencilerine yönelik olan oyun, müzikli ve interaktif yapısıyla dikkat çekti. Orman canlılarının maceralarını konu alan, şarkılarla zenginleştirilmiş tiyatro oyunu, öğrencilere doğayı korumanın, ağaç dikmenin ve çevre temizliğinin önemini neşeli bir şekilde aktardı. Oyunun sahnelendiği salonda adeta bir şenlik havası eserken, minik öğrenciler şarkılara eşlik edip, karakterlerin hareketlerine alkışlarıyla destek verdi. Özellikle orman hayvanlarını canlandıran karakterler, çocukların yoğun sevgisiyle karşılaştı. Sarıkamış Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe, ilkokul öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Neşeli şarkılar ve renkli sahne performanslarıyla dikkat çeken gösteri, minik izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Yetkililer, benzer kültürel etkinliklerin öğrencilerin sosyal gelişimine katkı sağladığını belirtti.
Çemişgezek’te ilk kez opera ve bale gösterisi sahnelenecek
21 Kasım 2025 Cuma - 13:26 Çemişgezek’te ilk kez opera ve bale gösterisi sahnelenecek Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük ilçede ilk kez sahnelenecek olan opera ve bale gösterisi için vatandaşları davet etti. Tunceli’nin Çemişgezek ilçesi, kültür ve sanat alanında önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelinde sürdürülen "Anadolu Opera ve Bale Festivali" çerçevesinde, seçkin solist sanatçılar 25 Kasım 2025 Salı günü saat 19.00’da Çemişgezek Belediyesi Sinema Salonu’nda sahne alacak. Etkinlikte, Samsun Devlet Opera ve Balesi tarafından "Anadolu Ezgileri" konseri icra edilecek. Programın, Anadolu’nun geleneksel müzik motiflerini modern sahne sanatlarıyla buluşturarak ilçede bir ilk olma niteliği taşıdığı belirtildi. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük ile il ve ilçe protokolünün de katılım sağlayacağı gecenin, bölgede kültürel çeşitliliğe katkı sunulması amaçlanıyor. Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük, etkinlik öncesi yaptığı açıklamada tüm ilçe halkını programa davet etti. Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük, "İlçemizde ilk kez sahnelenecek olan bu özel opera ve bale gecesi, Çemişgezek’in kültürel zenginliğine değer katacağına ve sanatın birleştirici gücünü hep birlikte yaşayacağımıza inanıyorum. Tüm Çemişgezekli hemşehrilerimizi, bu buluşmanın parçası olmaya ve sanat dolu bu tarihi geceyi birlikte paylaşmaya davet ediyorum" şeklinde ifadelere yer verdi.
Muud ekim ayının en çok dinlenenlerini açıkladı
21 Kasım 2025 Cuma - 13:21 Muud ekim ayının en çok dinlenenlerini açıkladı Türk Telekom’un dijital müzik platformu Muud’da ekim ayının en çok dinlenen isimleri ve albümleri açıklandı. Mustafa Ceceli yeni şarkısı ile ayın öne çıkan isimleri arasında yer aldı. Ekim ayında en fazla dinlenen şarkı türü ise ise yine rap müzik oldu. Muud kullanıcılarının favori listelerinde Semicenk bu ayın da yükselen yıldızı olarak öne çıktı. En çok dinlenen yerli sanatçı listesinde Semicenk ilk sırada yer aldı. Son dönemlerin popüler isimleri Çağla ve Doğu Swag’ın seslendirdiği "Seni Düşündüm" isimli düet ise en çok dinlenen yerli şarkı listesinde zirveye ulaştı. Mustaf Ceceli’nin yeni şarkısı ‘YAREM’ Muud listelerinde Pop müziğin öne çıkan isimlerinden Mustafa Ceceli, ‘YAREM’ isimli romantik pop şarkısı ile platformda ekim ayında en çok indirilen yerli şarkı listesinde ilk sıraya yerleşti. Ekim ayında platformda yine rap müzik rüzgârı esti. Rap müziğin sevilen isimlerinden BLOK3’ün "Virtüöz" albümü en çok dinlenen yerli albüm oldu. Ayın en çok indirilen sanatçısı ise rap müziğin yükselen yıldızı Poizi oldu. Sahne adı Poizi olan "Barış Anaç" isimli genç sanatçı, Türkçe rap müzik sahnesinde son dönemde adından oldukça bahsettiriyor. Platformun listelerinde ayın en çok indirilen sanatçı olmasının yanı sıra dijital platformlarda da Poizi’nin yükselişi dikkat çekiyor. Yabancı listelerde Sia yükselişe geçti Lady Gaga ve Bruno Mars’ın "Die With A Smile" düeti, ekim ayında en çok dinlenen yabancı şarkı listesinde birinci sırada yer aldı. The Weeknd ayın en çok dinlenen sanatçısı olurken en çok indirilen yabancı şarkı ise Sia’nın "Breathe Me" parçası oldu. Taylor Swift ise ekim ayında yabancı listelerde hem en çok indirilen hem de en çok dinlenen yabancı albüm olarak zirveye adını yazdırdı. En çok dinlenen yerli sanatçılar Semicenk BLOK3 Poizi Çağla & Doğu Swag Tarkan Güllü Manifest Ahmet Kaya Müslüm Gürses Norm Ender En çok dinlenen yerli şarkılar Çağla & Doğu Swag - Seni Düşündüm BLOK3 - Git Semicenk - Sabrettim Norm Ender & Ebru Gündeş - Bir Çift Göz Semicenk - Kalpsiz Zeynep Bastık - Kör Sevdam Poizi & Murat Boz - Yapar Mısın? Tarkan - Dönmüyor Giden Oğuzhan Koç & Merve Özbey - Geçsin Yıllar Soner Sarıkabadayı & Sefo - Her İki Durumda En çok dinlenen yabancı sanatçılar The Weeknd Lady Gaga Eminem Billie Eilish Shakira Sabrina Carpenter INNA Justin Bieber Metallica Stray Kids En çok dinlenen yabancı şarkılar Bruno Mars & Lady Gaga - Die With A Smile LP - Lost On You Sabrina Carpenter - Espresso Rema & Selena Gomez - Calm Down Justin Bieber - DAISIES Sean Paul & Dua Lipa - No Lie Jimin - Who The Weeknd - One Of The Girls Eminem - Mockingbird Gracie Abrams - That’s So True En çok dinlenen yerli albümler BLOK3 - Virtüöz Çağla & Doğu Swag - Seni Düşündüm Semicenk & Sefo - Sabrettim Norm Ender & Ebru Gündeş - Bir Çift Göz Manifest - Manifestival Amo988 - Sar Zamanımızı Geriye Sezen Aksu - Paşa Gönül Şarkıları Zeynep Bastık - Kör Sevdam Poizi & Murat Boz - Yapar Mısın? Tarkan - Dönmüyor Giden En çok dinlenen yabancı albümler Taylor Swift - The Life of a Showgirl The Weeknd - The Higlights Imagine Dragons - Evolve Kpop Demon Hunters Cat - Golden Modern Talking - The Very Best Of Eminem - Curtain Call: The Hits Lady Gaga - Die With a Smile Justin Bieber - SWAG Indila - Mini World Lana Del Rey - Born To Die En çok indirilen yerli sanatçılar Poizi Semicenk BLOK3 Güllü Manifest Tarkan Edis Ahmet Kaya Sezen Aksu Emir Can İğrek En çok indirilen yabancı sanatçılar Taylor Swift The Weeknd Lady Gaga Stray Kids Billie Eilish Sabrina Carpenter Metallica Ko Shin Moon SIA Modern Talking En çok indirilen yerli şarkılar Mustafa Ceceli - YAREM Umur Doma & Hande Ünsal - Gel Gökhan Türkmen - Özür Dilerim BLOK3 - Git Emir Can İğrek - Balkon Tuğba Yurt - Benden Geç Yarim Semicenk - Sabrettim Amo988 - Sar Zamanımızı Geriye Sezer Sarıgöz - Sar Beni Sar İrem Derici - Bu Defa Başka En çok indirilen yabancı şarkılar Sia - Breathe Me Sam Smith & Naughty Boy - La La La Lady Gaga - Bloody Mary Jennifer Lopez - Get It Right Modern Talking - Do You Wanna Deeperise - Move On Mark Ronson - Nothing Breaks Like A Heart Tom Odell - Black Friday Taylor Swift - The Fate of Ophelia Lady Gaga & Bruno Mars - Die With a Smile