KÜLTÜR SANAT
Sultanahmet’teki tarihi Arasta Hamamı restore edilecek, kadınların el emekleri sergilenecek 04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:22:39 İstanbul Sultanahmet’te 1609 yılında inşa edilen Arasta Hamamı, Fatih Belediyesi’nce restore edilerek kültürel hayata kazandırılacak. Yıllar boyunca harabe halde kalan tarihi eser hakkında bilgi veren Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız. Burası hem bir sergi alanı hem de kadınların el ürünlerini sattığı yer haline gelecek" dedi. Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’nın öncülüğünde Sultanahmet Külliyesi bünyesinde yaptırılan Arasta Hamamı’nın yıllar boyunca atıl ve kullanılamaz halde olması Fatih Belediyesi’ni harekete geçirdi. Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda inşa edilen hamamın geçirdiği yangınlar ve 1894 depremi sonrası soyunmalık bölümünün tamamen yok olması, yeni yapılan binalar arasında moloz yığını olarak kalması dikkatleri üzerine çekti. Fatih Belediyesi hamamı restore edecek Fatih Belediyesi tarafından tarihi dokusunun korunarak yaşatılması ve yenilenerek hayata kazandırılması amacıyla hazırlanan Arasta Hamamı’nın rölöve restitüsyon ve restorasyon projesi koruma kurulu tarafından onaylandı. Tarihi hamamın restorasyon sonrası ağır teknik donanımlara ihtiyaç duymayacak şekilde "sergi mekanı-müze" olarak kullanılmasına karar verildi. Müze, "Türk hamam kültürü"nü anlatacak biçimde kurgulanacak. "Arasta Pazarı’nın yanında çok uzun yıllardır metruk halde duran hamamın bir parçasıydı" Tarihi Arasta Pazarı hakkında bilgi veren Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bulunduğumuz yer hemen Sultanahmet Camii’nin mütemmim cüzü olan, yani onu tamamlayan, bu külliyenin bir parçası olan Arasta Pazarı’nın hemen dibinde; yine bu külliyenin bir parçası olan hamamın çok uzun yıllardır metruk halde kalan bu bölümü. Hemen giriş yolunun üstünde, Arasta Pazarı’nın yanında çok uzun yıllardır metruk halde duran hamamın bir parçasıydı. Projelerini yaptık. Bu tescilli eserlerin projelerini oluşturmak çok uzun zaman alıyor. Dediğiniz gibi 16. yüzyıldan kalma bir eser. Dolayısıyla bunların bütün projeleri tamamlandı" dedi. "Hamam olarak ihya edilmeyecek, çünkü hamamın birçok parçası şu anda burada yok olmuş vaziyette" Tarihi yapının müze olarak hizmet vereceğini söyleyen Turan, "Hamam olarak ihya edilmeyecek, çünkü hamamın birçok parçası şu anda burada yok olmuş vaziyette. Fakat çağdaş bir normla beraber bir müze alanı, sergi alanı. Çünkü burası turizmin tam merkezi bir alanı. Arasta Pazarı’nın girişinde bir sergi ve müze alanı olarak burasını çok kısa zamanda yapıp, hem İstanbulluların hem de burayı gezmeye gelen bütün turistlerin hizmetine sunmuş olacağız" şeklinde konuştu. "Bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız" Yapının restorasyonunun 1 yıl içinde tamamlanacağını söyleyen Turan, "Tarihi yapı, Sultanahmet’in mimarı Mimar Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılmış bir yapı. Bu açıdan da önemli bir yapı. Çok uzun zamandır projesinin koruma kurullarından geçmesini bekliyorduk; geçti, ihalemizi yaptık. Şu anda başlıyoruz. Tahmin ediyorum bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Tamamen el ürünü olan ürünlerin satıldığı yer olacak" Müze olarak hayata geçmesi planlanan yapıtta kadınların el emeği ürünlerinin satılacağını söyleyen Başkan Turan, "Niyetimiz şu; dediğim gibi bir müze ve sergi alanı olarak planlıyoruz. Ne demek bu? Burada Fatih’te çok çalışan karıncalardan ilham alarak Karınca diye bir projemiz var ve burada hanımefendilerin ürettiği ürünler var; çok nitelikli ürünler. Yani bizim tekamül sınıflarımız var, çok nitelikli ürünler üretiliyor. Bu ürünlerin sattığımız mağazalarımız var. Aynı zamanda burası; porselen, deri, kumaş, birçok ürünün satıldığı, tamamen el ürünü olan ürünlerin satıldığı ve satılan ürünlerin yüzde 100 paralarının yapanlara iade edildiği bir sistemimiz var. Burası onların da sergilendiği ve satıldığı bir yer olacak" diye konuştu. "Fatih’te 140’a yakın çeşmeyi ihya ettik" Fatih’te tarihi eserlerin ihya edildiğini söyleyen Turan, "Bittiğinde, uzun yıllardır Fatih’te metruk olarak kalan, belki yüzyıllar boyu metruk olarak kalan bu yapıyı da diğer eserlerimiz gibi İstanbul’a ve tarihe kazandırmış oluruz. Biz bunlara ’miras’ diyoruz; aslında hem miras hem de emanet bu eserler. Ecdadımızdan miras olarak aldık ama bunları aynı zamanda bir emanet olarak gelecek nesillere taşıyoruz. Şunu söyleyebilirim bir teknik adam olarak da; uzun yıllar bu işlerin içinde olmuş, yaklaşık 27 yıl belediyecilik benim kendi serüvenim var. Son 25 yıldır Türkiye’de kültürel miras eserlerimiz, her boyuttaki kültürel miras eserimiz hemen hemen ihya ediliyor. Şu anda Fatih’te 140’a yakın çeşmeyi ihya ettik. Yani tekrar ayağa kaldırdık ve su akıttık. Birçok sıbyan mektebi ayağa kalktı, medreseler ayağa kalktı. Yok olmuş camilerimiz var. Bunları tekrar restore ediyoruz, rekonstrüksiyon yapıyoruz. Dolayısıyla büyük bir ihya çalışması var. Bütün kurumlar ayakta; hem Valiliğimiz, hem Vakıflarımız, hem Kültür Bakanlığımız, hem biz burada büyük çalışmalar yapıyoruz. Bu da onlardan bir tanesi. Ama dediğim gibi önemli bir eser, çok uzun zamandır burada bir eser olarak mahzun bekliyordu, burayı da ayağa kaldırmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye’deki kültürel miras açısından da bakıldığında medeniyetimizin en büyük şaheserleri şu anda Fatih sınırları içerisinde" Fatih’te çok sayıda tarihi eserin olduğunu söyleyen Başkan Turan, "Bakın Türkiye’deki, İstanbul’daki kültürel mirasın yüzde 40’ı şu anda sadece Fatih’in sınırlarında. Halbuki haritaya baktığınızda Fatih çok ufak bir yerdir. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında Türkiye’deki kültürel miras açısından da bakıldığında medeniyetimizin en büyük şaheserleri şu anda Fatih sınırları içerisinde. Biz de ufak büyük demeden çeşme, sıbyan mektebi, hamam, kalıntı, hiçbirisini demeden hem de dönem gözetmeden ayağa kaldırabileceklerimizi dönemine göre kaldırmaya çalışıyoruz. Buna da sahip çıkıyoruz. Şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz, arkadaşlarımız en son Moskova’daydılar, Moskova’da kültürel mirasla ilgili bir sunumdaydılar. Yaptığımız işler dünyada çok ilgi çekiyor" dedi. "Türkiye kültürel mirasın ihyası, restorasyonu konusunda dünyada en ileri gelen maksimum iki ya da üç ülkeden bir tanesidir" Türkiye’nin kültürel mirasın ihyası konusunda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu söyleyen Başkan Turan, "Türkiye’de maalesef bir hastalık var; yani bunu iddialı söyleyebilirim. Türkiye kültürel mirasın ihyası konusunda, restorasyonu konusunda dünyada en ileri gelen maksimum iki ya da üç ülkeden bir tanesidir. Ve dünya da bunu ilgiyle izliyor. Şu anda yaptığımız işler, bu kadar eserin ihya edilmesi ilgiyle izleniyor. Bunu da belirtmek isterim. Dolayısıyla bu heyecan verici bir iş. Ben şunu da biliyorum, kültürel miras eserleri herkesi heyecanlandıran işler. Kültürel mirasın ihyası konusu. İnsanların iyi şeyler duymaya da ihtiyacı var. Türkiye’de maalesef son dönemde bir hastalık var; her şeyi olumsuzdan okuma hastalığı. Halbuki Türkiye’de şu anda onlarca, sadece Fatih’te bile onlarca, yüzlerce güzel bu tür hikaye var. İşte bu da onlardan bir tanesi. Bu işi seven, ilgi duyan bütün hemşehrilerimize, İstanbul severlere bu eserin yanından da bunu duyurmak istedik. Burada hiçbir ücret falan olmayacak. Çünkü burası dediğim gibi hem bir sergi alanı hem de kadınların, el ürünü satan hanımefendilerin ürünlerini sattığı çok nitelikli bir ürün satılan yer haline gelecek" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:58 Limak Filarmoni Orkestrası konser maratonuna Ankara’dan start verdi Limak Filarmoni Orkestrası, Limak Holding’in 50. kuruluş yılına özel konserlerine Ankara’dan start verdi. Limak Vakfı tarafından çok sesli müziği geniş kitlelere yaymak amacıyla kurulan ve dokuzuncu yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, operanın dünyaca ünlü isimlerini Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Orkestra, ‘Yeni Yıl Buluşması’ konser serisinin ilkini Congresium Ankara’da gerçekleştirdi. Uluslararası üne sahip şef Mikhail Agrest yönetiminde sahne alan orkestra, dünyaca ünlü tenor Murat Karahan ve tüm zamanların en büyük sopranolarından biri olarak kabul edilen Rumen soprano Angela Gheorghiu ile başkentli sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Klasik opera eserlerinden geniş bir repertuvarı sahneye taşıyan orkestra, performansıyla izleyiciden büyük alkış aldı. Başkent izleyicisinin yoğun ilgi gösterdiği konseri 3 binden fazla sanatseverin yanı sıra iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından pek çok davetli izledi. Dünya çapında birçok büyük operada başroller seslendiren ünlü tenor Murat Karahan ve sahne karizması ile vokal derinliğiyle tüm zamanların en önemli sopranoları arasında yer alan Angela Gheorghiu, muhteşem performanslarıyla unutulmaz bir geceye imza attı. Depremin izlerini dayanışmayla sildi Limak’ın 50. yılı dolayısıyla düzenlenen konserde, Limak Vakfı’nın 10 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programında bursiyer olan İrem Menken açılış konuşmasını yaptı. İskenderun Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Menken, memleketi Hatay’da yaşadığı 6 Şubat depremi sonrası kaybettiği umudu Türkiye’nin Mühendis Kızları ile yeniden kazandığını belirterek, "Bu program bana sadece eğitim değil, en zor zamanımda yeniden ayağa kalkma gücü ve yalnız olmadığımı hatırlatan dev bir aile sundu. Bugün burada geleceğe güvenle bakan bir mühendis adayı olarak durabiliyorsam, bu dayanışmanın sayesindedir" ifadelerini kullandı. Operadan çağdaş eserlere senfonik buluşma Yaklaşık iki saat süren ve renkli görüntülere sahne olan konserin ilk bölümünde Handel’in Rinaldo operasından aryalar, Verdi’nin Macbeth eserinden seçkiler, Bizet’nin Carmen’i ile Puccini’nin Turandot operasından bölümler gibi opera repertuvarının seçkin örnekleri yer aldı. Konserin devamında Somewhere Over the Rainbow, Parla Pi Piano, Non ti scordar di me ve Rodrigo’nun Concierto de Aranjuez’i gibi çağdaş ve popüler repertuvardan eserler, orkestranın yorumu ve solistlerin sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Salonu dolduran izleyicilerin tempo tutarak eşlik ettiği performanslar, uzun süre ayakta alkışlandı. Operanın yıldızları İstanbul’da buluşacak Limak Filarmoni Orkestrası, yeni yıl konserlerinin ikincisinde 5 Şubat’ta İstanbul Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak. Biletleri günler öncesinde tükenen konserlerin tüm geliri, Limak Vakfı tarafından 11 yıldır başarıyla sürdürülen ve Türkiye’deki en güçlü eğitime destek programlarından biri olan Türkiye’nin Mühendis Kızları programından faydalanan kadın mühendislik öğrencilerinin eğitiminde kullanılacak.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:11 Aşık Mahzuni türkülerle anıldı Samsun’un Atakum Belediyesinin Türk halk müziğinin önemli ismi Aşık Mahzuni anısına düzenlediği program, Ata Sahne’de unutulmaz anlar yaşattı. Yüzlerce sanatseveri buluşturan konserde, usta sanatçı birbirinden özel türkülerle yad edildi. Atakum Belediyesi, Halk Ozanı Aşık Mahzuni Şerif anısına Ata Sahne Sanat Merkezinde özel program gerçekleştirdi. Programda Şef Hızır Aydın yönetiminde sahne alan Atakum Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu, sanatçının ölümsüz eserlerini seslendirdi. Solo ve koro performansların yer aldığı yer aldığı programda sanatçılar güçlü yorumlarıyla büyük beğeni topladı. Duygu dolu anların yaşandığı konser, seyirciler tarafından uzun süre alkışlandı. Programa gösterilen ilgiden dolayı teşekkür eden Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, sanat dolu günlerin yeni projelerle devam edeceğini söyledi. Başkan Türkel konuşmasında Atakum Belediyesinin eski başkanlarından Metin Burma döneminde kültür merkezi olarak inşa edilen ve sonraki yönetim tarafından hastaneye çevrilen Ata Sahne Sanat Merkezinin isminin "Metin Burma Sanat Merkezi" olarak değiştirilmesini istediği de belirterek şöyle konuştu: "Bu binamızı herkes biliyor. 2014 yılında Metin Başkanımız tarafından Atakum Kültür Merkezi olarak inşa edilmişti. Sonraki yönetim döneminde bu bina, hastaneye dönüştürülmüştü. Atakum’da kültür binası eksikliğini çok net şekilde hissediyorum. Başkanım emeğinize, o günkü düşüncenize sağlık. Atakum’un devlet hastanesine ihtiyaç vardı ama o heyecanla yapmış olduğunuz bu eser, yine kültür merkezi olarak kullanılmalıydı. O gün ‘Hastane ihtiyacımız vardı, deseler siz yine yapardınız. Ata Sahne ismi çok güzel ve herkesin kulağında ama bu esere sahip çıkmamız gerekir, diye düşünüyorum. Başkanım da onay verirse merkezin isminin Metin Burma Sanat Merkezi olmasını Ata Sahne isminin de merkezin salonuna verilmesini istiyoruz" dedi. Başkan Türkel’in konuşması nedeniyle duygusal anlar yaşayan Metin Burma, "İnsan bazen çok duygulanır ve o nedenle ne diyeceğini bilemez. İyi ki bu akşam aranızdayım, iyi ki geldim Çok beğendim çok hoşuma gitti. Bize çok güzel bir gece yaşattınız" diyerek Başkan Türkel’e teşekkür etti.
Tavas’ta Ahilik Haftası etkinliklerle kutlandı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:54 Tavas’ta Ahilik Haftası etkinliklerle kutlandı Tavas Belediyesi ev sahipliğinde Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (DESOB) iş birliği ile Tavas Belediye Meydanında 38’inci Ahilik Haftası Kutlama Programı gerçekleştirildi. 22-28 Eylül tarihleri arasında kutlanan Ahilik Haftası sebebiyle Tavas Belediyesi ve Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği iş birliği ile Tavas’ta program düzenlendi. Kutlama programına Tavas Kaymakamı İsmail Demir, DESOB Başkanı Mehmet Ali Erbeği, Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüdaverdi, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın, Tavas Esnaf Odaları Başkanlarının ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti. Program kapsamında yeni yetişen zanaatkârlara şad bağlama töreni düzenlendi. Pamukkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgut Tok, Ahilik geleneğinin tarihsel kökenlerine, günümüze yansımalarına ve bu kültürün gelecek nesillere aktarılması konulu paneli törende gerçekleştirdi. Kutlama sonrası Ahilik Kutlamaları hakkında açıklamada bulunan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Tavas Belediyemizin ev sahipliğinde, Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığı ile birlikte düzenlediğimiz 38. Ahilik Haftası Kutlama Programı, Tavas Belediye Meydanımızda gerçekleştirildi. Ahilik; dürüstlüğü, kardeşliği, paylaşmayı ve dayanışmayı esas alan, esnaf ve sanatkârlarımızın mesleki ahlakını şekillendiren köklü bir kültürdür. Toplumsal hayatımızda birlik, beraberlik ve yardımlaşmanın en güzel örneklerini yansıtır. Programda, Pamukkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgut Tok değerli bir konuşma gerçekleştirdi. Hocamızın, Ahilik geleneğinin tarihsel kökenlerine, günümüze yansımalarına ve bu kültürün gelecek nesillere aktarılması için sunduğu kıymetli önerilere teşekkür ediyoruz. Kutlama programına teşrifleriyle bizleri onurlandıran; DESOB Başkanı Mehmet Ali Erbeği, Tavas Kaymakamımız İsmail Demir, Acıpayam Belediye Başkanımız Levent Yıldırım, Beyağaç Belediye Başkanımız Sezayi Pütün, Güney Belediye Başkanımız Mehmet Ali Eraydın, Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüdaverdi Otaklı ve kıymetli Tavas Esnaf Odaları Başkanlarımıza ve tüm hemşehrilerimize katılımları için teşekkür ediyoruz. Bizler, birlik, beraberlik ve dayanışmanın simgesi olan Ahilik Kültürünü yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz" dedi.
İş Sanat Anadolu Sergileri Antakya’da
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:44 İş Sanat Anadolu Sergileri Antakya’da Anadolu Sergileri’nin "Aşina Yüzler" seçkisinde Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan portreler sergilenecek. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yapılan özel seçkiler, İş Sanat Anadolu Sergileri’nde sanatseverlerle buluşmayı sürdürüyor. Usta ressamların imzasını taşıyan portrelerin yer aldığı "Aşina Yüzler" başlıklı yeni seçki, 27-28 Eylül tarihlerinde İş Bankası Antakya Şubesi’nde sergilenecek. Portreye kazandırdığı samimi ve gerçekçi yaklaşımıyla öncü sanatçılardan Feyhaman Duran’ın eşini resmettiği Güzin Duran Portresi’nde aşkla örülü sıcak bir tebessüm ve içten bir ruh hâli ile sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Edip Hakkı Köseoğlu, Kumbaralı Çocuk’ta elinde İş Bankası kumbarası tutan figürle tasarruf ve modernleşme düşüncesini simgelerken; Nuri İyem, genç yaşta kaybettiği kız kardeşinin izlerini taşıyan Kardeşler tablosunda Anadolu kadınının emeğini ve dayanışmasını işliyor. Belkıs Mustafa’nın Erkek Portresi yaşlılığın yüzlerde bıraktığı izlere odaklanırken, Adnan Çoker’in soyut yaklaşımı Otoportre’yi geleneksel sınırların dışına taşıyor. Ergin İnan’ın Damlalı Portre’si içsel dünyaya açılan üretici bir pencere sunuyor. Semiha Berksoy’un dramatik anlatımıyla resmettiği kızı Zeliha Berksoy Portresi ve Hakkı Anlı’nın hayat verdiği Sait Faik Portresi ise sanat ile edebiyatın kesiştiği özel örnekler arasında yer alıyor. "Aşina Yüzler", güçlü bir ifade biçimi olan portreler aracılığıyla kişilerin yalnızca yüzlerini değil; dönemlerini, duygularını ve toplumsal izlerini de görünür kılacak. Sergideki portreler, geçmiş ile bugünü tanıdık bakışlar ve ortak duygularla buluşturacak. Ortak kültürel miras, bugünün kuşaklarıyla bir arada Anadolu Sergileri, estetik nitelikleriyle olduğu kadar, tarihsel ve kültürel tanıklıklarıyla da büyük bir önem taşıyan sanat eserlerinin Türkiye’nin her köşesinde erişilebilir olmasını amaçlıyor. İş Bankası şubelerini geçici sanat mekânlarına dönüştüren Anadolu Sergileri’nin özenle hazırlanan seçkileri, çocuk atölyeleri ve uzman sanat tarihçilerinin anlatımıyla desteklenerek kapsayıcı bir sanat deneyimi oluşturuyor. Anadolu Sergileri’nin ilk durağı, İbrahim Çallı’nın eserlerinin sergilendiği Denizli’nin Çal ilçesi oldu. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Turan Erol ve Yalçın Gökçebağ’ın resimlerinden oluşan Hocalar ve Öğrenciler seçkisi Muğla’nın Milas ilçesinde sergilendi. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan seçilen deniz peyzajlarının yer aldığı Mavinin İzinde başlıklı seçki Gelibolu’da; koleksiyondaki Atatürk portrelerinin ve Büyük Taarruz betimlemelerinin yer aldığı Büyük Zafer ise Kocatepe’de sanatseverlerle buluştu.
LC Waikiki, Raşit Bağzıbağlı ile gerçekleştirdiği yeni koleksiyonu tanıttı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:10 LC Waikiki, Raşit Bağzıbağlı ile gerçekleştirdiği yeni koleksiyonu tanıttı LC Waikiki, ünlü tasarımcı Raşit Bağzıbağlı ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında hayata geçirdiği yeni koleksiyonu tanıttı. Krep, tüvit ve denim kumaşlarla tasarlanan parçalar, zamansız şıklığı modern çizgiler ve güçlü siluetlerle buluşturarak giyinmeyi seven kadınlara hitap ediyor. LC Waikiki, ünlü tasarımcı Raşit Bağzıbağlı ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında hayata geçirdiği yeni koleksiyonu tanıttı. Günlük giyimde denim, trençkotlar bulunan koleksiyon, aynı zamanda şık krep ve tüvit kumaşlarla tasarlanan elbise ve ceketli takımlarla, zamansız şıklığı modern çizgiler ve güçlü siluetlerle buluşturarak giyinmeyi seven kadınlara hitap ediyor. Koleksiyonun merkezinde elbiseler ve birbiriyle kombinlenebilen özel parçalar yer alıyor. Krep, tüvit ve denim gibi kumaşlardan hazırlanan parçalar, her dönemde şıklığını koruyan zarif bir stil anlayışını yansıtıyor. Kahverengi, bordo ve siyah tonları, koleksiyonun ana renk paletini oluştururken parçalara dinamizm katan ışıltılı taş işlemeleri ve troklu detaylar ise güçlü bir duruş sergiliyor. Raşit Bağzıbağlı, koleksiyonla ilgili düşüncelerini şu sözlerle aktardı: "Koleksiyonu hazırlarken, zamansız şıklığı modern dokunuşlarla bir araya getirmeyi hedefledik. Günlük giyimde ürünleri tasarlarken, jeanden trençkota her bir parçayı tasarlarken hem fonksiyonel hem de estetik bir denge gözetmeye çalıştık. Siluetlerde yalın ama güçlü çizgiler kullanırken, detaylarda kadınların ışığını yansıtan taş işlemeleri ve sofistike troklar ön plana çıktı. Kadınların günlük hayatlarında pratik, özel anlarında ise zarif bir görünüm elde edebilecekleri bir gardırop dili oluşturmaya odaklandık. Bu koleksiyonun, kadınların kendilerini özgür, şık ve güçlü hissetmelerine katkı sağlayacağına inanıyorum." LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, "Moda dünyasında zamansız parçaların modern yorumlara kavuştuğu, güçlü siluetlerin ve özgün detayların öne çıktığı bir dönemdeyiz. LC Waikiki olarak biz de koleksiyonlarımızda farklı tarzlara ve zevklere hitap etmeyi önemsiyoruz. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz koleksiyon, Raşit Bağzıbağlı’nın tasarım anlayışıyla birleşerek zamansız şıklığı modern bir bakış açısıyla yeniden yorumladı. Koleksiyon, günlük hayattan özel davetlere kadar her ortamda kadınlara kendilerini özgürce ifade edebilecekleri, güçlü siluetlere ve zarif detaylara sahip parçalar sunuyor. Modayı herkes için ulaşılabilir kılarken, kadınların kendilerini özgün ve şık hissetmelerine katkı sağlayacak alternatifler oluşturmayı önemsiyoruz. Bu iş birliği de farklı stillere ve beklentilere hitap eden koleksiyonlar üretme vizyonumuzu ortaya koyuyor" dedi.
Ardahan’da eski tarım araç gereçleri ve eşyalar sergileniyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:05 Ardahan’da eski tarım araç gereçleri ve eşyalar sergileniyor Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, bölgede eskiden tarım işlerinde kullanılan ancak şimdilerde atıl durumda bulunan tüm zirai aletlerin bungalov evler alanında sergilenerek geçmişin unutulmaması için vatandaşlara çağrıda bulundu. Ekonomisinin temeli tarım ve hayvancılığa dayalı olan Ardahan’da yıllar evvel modernlikten uzak, insan gücüyle gerçekleştirilen tarımsal faaliyetlerde kullanılan eski zirai aletlerin gelecek kuşaklarca bilinmesi adına Başkan Demir ses getirecek bir çalışmaya imza attı. "Çocuklarımız, gençlerimiz atalarının yaşadıkları zorlukları bilsinler" Salih Aktürk Sosyal Tesisleri’ndeki Bungalov Evlerin bulunduğu alanda eski tarım aletlerinin sergilenmesi için yer tespitleri yapan Belediye ekipleri, vatandaşlara "Atalarımızdan, dedelerimizden kalan artık kullanmadığımız her ne kadar tarım aleti varsa bizlere bildirin, gelip alalım burada sergileyerek hep birlikte geçmişin yaşatılmasına katkı sunalım" şeklinde çağrıda bulundu. "Bungalov evler, adeta bir açık hava müzesi görünümüne kavuşacak" Söz konusu bu çalışmanın; çocukların ve gençlerin geçmişte büyüklerinin yaşadıkları zorlukların bilincine varmasına yardımcı olacağının altını çizen Başkanı Demir, eski tarım aletleriyle bütünleşecek bungalov evlerin etrafının adeta bir açık hava müzesine dönüşeceğini söyleyerek, "Değerli hemşehrilerim, eskiden tarımda ve günlük yaşantımızda kullanılan yöresel alet - edevat ne varsa, evinizde, çevrenizde belediyemize bağışlarsanız(bizi arayın gelip alalım) Onları sizin adınızla teslim alalım, onarımını yapalım hem muhafaza edelim hem de bungalov evlerimizin çevresini geçmişin izleriyle donatalım. Gençlerimiz, özellikle çocuk ve torunlarımız geçmişimizle tanışıp yüzleşsinler. Dedeleri, babaları hangi zorluklarla mücadele edip bu günlere gelmişler, hafızalarında yer edinsin. Serhat ilimiz adına bağışta bulunmuş ve bulunacak tüm Ardahan sevdalısı hemşehrilerime şimdiden teşekkür ederim’’ dedi.
İstanbul Kültür Yolu Festivali, bu yıl da AKM’de sanatseverleri ağırlayacak
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:04 İstanbul Kültür Yolu Festivali, bu yıl da AKM’de sanatseverleri ağırlayacak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 27 Eylül-5 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek "İstanbul Kültür Yolu Festivali", bu yıl da Türk Telekom’un katkılarıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverleri ağırlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye genelinde düzenlediği ve Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak üzere hayata geçirdiği "Türkiye Kültür Yolu Festivalleri"nin İstanbul ayağı 27 Eylül - 5 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. "İstanbul Kültür Yolu Festivali" bu yılda Türk Telekom’un katkılarıyla birbirinden özel sanatçıları ve renkli etkinlikleri AKM’nin dış alanında kurulacak olan Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde ağırlayacak. Konserler, sahne şovları, film gösterimleri ve ödüllü yarışmalar ile katılımcılar özel bir festival deneyimi yaşayacak. Birbirinden özel isimler Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde Türk Telekom Açık Hava Sahnesi bu yıl da birçok özel ismi müzikseverlerle buluşturuyor. Levent Yüksel, Ceza, Ekin Uzunlar, Berkay ve Emre Altuğ, sevilen şarkılarıyla, Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit ise filminin gösteriminde sevenleriyle bir araya gelecek. Müziğin ve eğlencenin adresi olacak Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde festival boyunca film gösterimleri ve sürpriz yarışmalar gerçekleştirilecek. Türk Telekom Opera Salonu yıldız isimleri ağırlıyor Festivalin ilk günlerinden Türk Telekom Opera Salonu’nda Bolshoi Opera ve Balesi’nin sahnelediği Romeo & Juliet ve Kuğu Gölü Bale’si eserleri sanatseverler ile buluşacak. Ayrıca dünyaca ünlü besteci ve piyanist Andrea Vanzo ilk İstanbul konserini Türk Telekom Opera Salonu’nda verecek. Türk Telekom Lounge Sohbetleri Türk Telekom Lounge Buluşmaları kapsamında, AKM Sanat Yönetmeni Remzi Buharalı moderatörlüğünde gerçekleştirilecek sanat söyleşileri ve Dr. Nabat Garakhanova moderatörlüğünde dijital sanat alanında çok sayıda uzman ismin katılımıyla düzenlenecek paneller, festival boyunca sanatseverlerle ücretsiz olarak buluşacak. Ayrıca, Yeşilçam sinemasının sevilen ismi Hülya Koçyiğit, Türk Telekom Lounge’da keyifli bir sohbet gerçekleştirecek. Sohbetin ardından katılımcılar, Türk Telekom Açıkhava Sinema Sahnesi’nde sanatçıyla birlikte film izleyerek unutulmaz bir gün yaşayacak. Program ise şöyle: 27 Eylül Cumartesi- Levent Yüksel 28 Eylül Pazar- Ceza 28 Eylül Pazar - Beyoğlu Güzeli (Film Gösterimi) 29 Eylül Pazartesi- Aşkın 500 Günü (Film Gösterimi) 30 Eylül Salı- Wonka (Film Gösterimi) 1 Ekim Çarşamba- Uncharted (Film Gösterimi) 2 Ekim Perşembe- Moana 2 (Film Gösterimi) 3 Ekim Cuma- Ekin Uzunlar 4 Ekim Cumartesi- Berkay 5 Ekim Pazar- Emre Altuğ
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum başvuruları sona erdi
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:04 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum başvuruları sona erdi 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen, genç ve bağımsız sinema üreticilerini bir araya getiren Film Forum’da başvurular sona erdi. Toplam 172 projenin başvurduğu Film Forum’da finale kalacak isimler 17-18 Ekim 2025 tarihlerinde açıklanacak. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde gerçekleştirilen Film Forum’da başvurular son buldu. Film Forum’a; Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında ’Pitching’ kategorisinde 37, Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonunda 13, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu’nda 79, Belgesel Film Work-in-Progress Platformu’nda 28 ve Uzun Metraj Kurmaca Film Work-in-Progress Platformu’nda 15 olmak üzere toplamda 172 başvuru yapıldı. Bu sene 12’ncisi gerçekleştirilecek Film Forum’a geçtiğimiz yıl 119 proje başvurmuştu. Finale kalan isimler 17-18 Ekim 2025’te duyurulacak Yönetmenleri ve yapımcıları destekleyerek projelerin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasını hedefleyen Film Forum’da finale kalacak isimler 17-18 Ekim 2025 tarihlerinde açıklanacak. Türkiye sinemasının üretim gücünü artırmayı ve yenilikçi ve özgün projeleri sinema profesyonelleriyle buluşturmayı hedefleyen Film Forum’da final sunumları 27-28 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek. Türkiye’nin önde gelen sektörel destek platformu olan Film Forum, yönetmen, yapımcı ve senaristleri uluslararası film profesyonelleriyle buluştururken, bu yıl toplam 1 milyon 100 bin TL tutarında para ödülü verecek.
Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ne 1 milyondan fazla ziyaretçi bekleniyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 10:55 Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ne 1 milyondan fazla ziyaretçi bekleniyor Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, bu sene 9’uncusu düzenlenecek Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ne 1 milyondan fazla ziyaretçi beklediklerini söyledi. 9. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, Merkez Park’ta 10-12 Ekim tarihleri arasında "Kuşaktan Kuşağa" temasıyla gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl 500 bin şiş et ve 400 bin şişe şalgam tüketilen festivali 800 bin kişi ziyaret etti. Bu sene ise rakamın 1 milyon kişiden fazla olması bekleniyor. ‘Gastronomi şehri’ unvanı için adaylığı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye Milli Komisyonu tarafından kabul edilen Adana’nın 30 Ekim’de Semerkant’ta yapılacak toplantı ile bu unvanı alması da bekleniyor. "Yoğun bir çalışma var" Festivale ilişkin İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, hazırlıkların hızlı bir biçimde devam ettiğini söyledi. Vali Köşger, "Hazırlıklar son hızla devam ediyor. Lezzet Festivali’ne katılacak firmalarımızın stant belirleme kuraları çekildi. Merkez Park’ta ise stant kurulum çalışmaları devam ediyor. Yoğun bir çalışma var ve hazırlığı en üst şekilde yapmaya gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Adana, gastronomi için önemli bir destinasyon olacak" Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ne 1 milyondan fazla katılımcı beklediklerini aktaran Vali Köşger, "Geçen sene festival öncesi TEKNOFEST ve Adana ile alakalı önemli etkinlikler vardı. 800 bin kişi ziyaret etti ve bu sene katılımın 1 milyondan fazla olmasını bekliyoruz. Dünyadaki en önemli gastronomi şehirlerinden birisi Adana. Bu sene inşallah 30 Ekim’de Semerkant’ta yapılacak toplantı ile Adana’nın ‘gastronomi şehri’ olduğu tescil edilecek. Bu unvanı da aldıktan sonra Adana’nın gastronomi için önemli destinasyonlardan birisi olacağını düşünüyoruz. Önemli olan yılın her gününde çevre şehirlerden ve dünyanın dört bir tarafından gastroturizm amacıyla gelenlerin şehri ziyaret etmesi amaçlanmakta. Bu unvan ile turizmin tüm yıla yayılacağını ve yıllar boyunca devam edeceğini umut ediyoruz" diye konuştu. "Festival yaklaşınca yer bulma sıkıntısı yaşanıyor" Festival kapsamında otel rezervasyonlarının şimdiden yapıldığına değinene Köşger, şunları söyledi: "Gelmeyi düşünen vatandaşlarımızın çok geç kalmadan rezervasyonlarını yaptırmalarını tavsiye ediyorum. Festival yaklaşınca yer bulma sıkıntısı yaşanıyor. O günler yaklaşınca kamu kurumlarının misafirhaneleri dahi doluyor." Festivale bu sene uluslararası Michelin yıldızlı şeflerin de katılım sağlayacağını anlatan Köşger, "Bu sene şef ve katılımcı sayısında çok farklılıklar ve değişik etkinlikler var. Çocukların eğlenmesiyle ilgili de etkinlikler olacak. Adana’nın tanıtımıyla ilgili programlar yapılacak. Vatandaşlarımızın sadece yemek için değil, Adana’nın tanıtımı için de festivale katılmasını bekliyoruz. Gün boyu eğlenecekleri etkinlikler olacak. Her yaştan vatandaşlarımızı bekliyoruz" dedi.