Son Dakika
|
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
Doha'ya düşen füze enkazı patlamaya yol açtı
Rusya Dışişleri: "ABD ve İsrail, bir kez daha tehlikeli bir maceraya girişti"
AB Başkanlarından İran’a saldırının ardından azami itidal çağrısı
İran Dışişleri: "Bu saldırıya karşılık vermek, İran’ın meşru hakkı''
İran'daki ilkokul saldırısında hayatını kaybeden öğrenci sayısı 85'e yükseldi
Medvedev: "Barış elçisi bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi"
THY'den Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
Gürsel Tekin göreve devam edecek
Kazakistan’da kafede gaz tüpü patladı: 7 ölü, 19 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İran ordusu, ABD ve İsrail’e ait 12 İHA düşürdüklerini açıkladı
Putin, Güvenlik Konseyi üyeleri ile toplantı yaptı
Bakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Macaristan Dışişleri Bakanları ile telefonda görüştü
İletişim Başkanı Duran: "Sıcak çatışma kabul edilemez bir durumdur"
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Şikarçi: "Bölgedeki tüm ABD üsleri hedef alınacak"
THY'den Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
KÜLTÜR SANAT
Şırnak protokolü şehit emanetleri ile aynı sofrada
28 Şubat 2026 Cumartesi - 21:53:28
Şırnak protokolü, şehit aileleri ve gazilerle iftar sofrasında buluştu. Şırnak protokolü, şehit yakınları ve gaziler ile 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığında düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının manevi ikliminde gerçekleşen programda birlik, vefa ve kardeşlik mesajları verildi. Şehitlerin emanetleri olan ailelerle yakından ilgilenen protokol üyeleri, gazilerle tek tek sohbet ederek devletin her zaman yanlarında olduğunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koydu. Programda konuşan Vali Birol Ekici, şehitlerin bu toprakların mayası olduğunu belirterek, "Şehitlerimizin bizlere bıraktığı en kıymetli emanet aileleridir. Onların duası, bu milletin en büyük gücüdür. Devletimiz dün olduğu gibi bugün de yarın da şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındadır" ifadelerini kullandı. Duygu dolu anların yaşandığı gecede Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualar eşliğinde oruçlar açıldı. Salonda zaman zaman gözyaşları sel olurken, şehitlerin hatırası bir kez daha yüreklerde tazelendi. Şırnak’ta anlamlı buluşma, devlet ile millet arasındaki güçlü bağın en somut göstergesi olarak hafızalara kazındı. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. İftar programına Şırnak Valisi Birol Ekici, 23’üncü Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Rıfat Dönel, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, şehit yakınları ve gaziler katıldı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 20:42
Tokat’ta tekne orucuna yüzlerce öğrenci katıldı
Tokat Belediyesi’nin Ramazan Etkinlik Çadırı’nda düzenlediği "Tekne Orucum" programında yüzlerce çocuk aileleriyle birlikte tekne orucu heyecanı yaşadı. Tokat Belediyesi tarafından Ramazan Etkinlik Çadırı’nda çocuklara özel olarak düzenlenen "Tekne Orucum" etkinliği, yüzlerce çocuğun ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan’ın manevi atmosferinde düzenlenen programda çocuklar, kendileri için hazırlanan kumanyalarla tekne orucu iftarı yaptı; iftar sonrası ise Tokat Belediyesi tarafından hazırlanan hediyeler miniklere takdim edildi. Etkinlik kapsamında Hacivat-Karagöz gösterileri başta olmak üzere çocuklara yönelik sahne performansları, çeşitli ikramlar ve eğlenceli aktiviteler yer aldı. Programa katılan çocuklar, aileleriyle birlikte hem oruç heyecanını yaşadı hem de Ramazan coşkusunu doyasıya paylaştı. Ramazan’ın manevi ikliminde çocuklara özel proje Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, Ramazan ayının manevi değerlerini çocuklara küçük yaşta sevdirmenin önemine dikkat çekti. Başkan Yazıcıoğlu, "Rahmet, bereket ve paylaşma ayı olan Ramazan’ın manevi ikliminde, yavrularımızın oruç tutma heyecanını daha anlamlı ve unutulmaz kılmak, çocuklarımızın küçük yaşta sabrı, paylaşmayı ve manevi değerlerimizi sevgiyle öğrenmelerine katkıda bulunmak amacıyla ‘Tekne Orucum’ projemizi hayata geçirdik. Tokat Belediyesi olarak üretken belediyecilik ve sosyal belediyecilik anlayışımız çerçevesinde aile odaklı projelerimize devam edeceğiz. Etkinliğimize yoğun katılım sağlayan tüm miniklerimize ve değerli ailelerimize teşekkür ederim. Rabbim tuttuğunuz oruçları kabul eylesin. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:47
Yaşar Kemal Manisa’da anıldı
Türk edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal, vefatının 11. yılında Manisa’da şiir ve müzik dolu bir geceyle anıldı. Sanatçının 1963 yılında kaleme aldığı; doğayı, insan sevgisini, umudu ve isyanı destansı bir dille anlatan ‘Kırmızı Deynek’ adlı eseri, Manisa Büyükşehir Belediyesi Uğur Mumcu Sahnesi’nde izleyiciyle buluştu. Emin İgüs’ün anlatı, vokal ve bağlama performansıyla hayat bulan müzikli anlatı, sanatseverlerden büyük alkış aldı. Sahne düzeni ve müzik uyarlamasını Eylem Pelit’in üstlendiği gecede; gitar ve vokalde Hakan Oral, keman ve klavyede Mutlu Ödemiş, basgitarda ise Eylem Pelit sahne alarak Yaşar Kemal’in eserlerinden derlenen bir repertuvar sundu. Anma programına MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Aydın, Kültür ve Sanat Şube Müdürü Okan Gündüz ve çok sayıda sanatsever katıldı. Gecenin sonunda bir konuşma yapan Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, "Manisa’da, Büyükşehir Belediyemizin çatısı altında Emin İgüs ve kıymetli sanatçılarımızla Yaşar Kemal’i anmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gelecekte kuşkusuz çok daha güzel etkinliklere imza atacağız ancak bu özel gece hafızalarımızda her zaman yerini koruyacak. Emek veren tüm arkadaşlarımıza ve Kültür Sosyal İşler Dairemize teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmanın ardından Aydın, sanatçılara çiçek takdim etti.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:11
Burhaniye’de imam dayanışması devam ediyor
Burhaniye ilçesinde, imam dayanışması devam ediyor. Ramazan ayında imam dayanışması artarken, Ören Camiine gelen emekli imam Mehmet Çatinkaya teravih namazını kıldırdı. Burhaniye’ de özellikle Ramazan aylarında değişik camileri gezen emekli imamlar, meslektaşlarına yardımcı olmak için teravih namazlarını kıldırıyor. Yıllardır Hacıahmet Camiinde hatimle teravih kıldıran emekli imam hafız Mehmet Çetinkaya, dün akşam Ören Camiinde teravih namazı kıldırdı. 4 yıl önce emekli olan 57 yaşındaki Çetinkaya, "Her zaman değişik camilere gidiyorum. Bu akşamda Ören’deyiz. Teravihimizi de kıldık. Allah, namazlarımızı kabul etsin" dedi. Mehmet Çetinkaya’ya teşekkür eden İmam Kadir Özdemir de, "Ramazan da emekli arkadaşlarımız bize yardımcı oluyorlar. Bu akşamda Mehmet hocamız bize geldi. Kendisi iyi bir hafızdır. Allah, razı olsun. Tekrar bekliyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Şubat 2026 Salı- 11:30
Tozlu araç görünce dayanamıyor, camları sanat eserine dönüştürüyor
2
26 Şubat 2026 Perşembe- 14:25
Sinop’ta denizin çöpü atölyede sanata dönüşüyor
3
26 Şubat 2026 Perşembe- 16:18
Tokat Belediyesi’nden üretken belediyecilikle Ramazan buluşması
4
27 Şubat 2026 Cuma- 13:31
Bakan Ersoy açıkladı: "Ayasofya’da süreç devam ediyor, Sultanahmet’te çalışmalar tamamlandı"
5
23 Şubat 2026 Pazartesi- 10:48
Kütahya Antika Pazarı 37. kez açıldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:36
Kütahyalı ressam Ahmet Yakupoğlu’nun "Bir Hezarfenin İzleri" sergisi
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ile Zeytinburnu Belediyesi iş birliğinde hazırlanan ve ressam Ahmet Yakupoğlu’nun eserlerinden oluşan "Bir Hezarfenin İzleri" adlı sergi, Kazlıçeşme Sanat’ta sanatseverlerle buluştu. İstanbul’da açılan serginin törenine; Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, Rektör Süleyman Kızıltoprak, Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal, serginin küratörü Erkan Doğanay, üniversite ve belediye personeli, öğrenciler ile çok sayıda sanatsever katıldı. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, serginin amacına ve önemine değinerek, Ahmet Yakupoğlu’nun Türk kültür ve sanatına çok yönlü katkılar sunmuş müstesna bir sanatçı olduğunu vurguladı. Yakupoğlu’nun eserlerinde Kütahya’nın sokakları, camileri ve evleri ile Boğaziçi’nin zarif yalılarının bir arada görülebildiğini ifade eden Kızıltoprak, sanatçının aynı zamanda minyatür, tezhip ve musiki alanlarında da iz bıraktığını belirtti. Kızıltoprak, Ahmet Yakupoğlu’nun örnek yaşamı ve ortaya koyduğu eserlerle sanat dünyasına rol model olduğunu dile getirerek, "Onun manevi huzurunda bu eserleri izlemek bizler için ayrı bir onur" dedi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:35
‘Odunpazarı Halk Eğitimi Merkezi Türk Halk Müziği Korosu 52. Yıl Sanat Gecesi Konseri’ yoğun ilgi gördü
‘Odunpazarı Halk Eğitimi Merkezi Türk Halk Müziği Korosu 52. Yıl Sanat Gecesi Konseri-1’, büyük bir heyecan, gurur ve mutlulukla gerçekleşti ve yoğun ilgi gördü. Konser programına: Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Fethi Fahri Kaya ve Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş, sanatseverler ve davetliler katıldı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde Koro Şefi Ahmet Kızılok’un emeği ve özverili yönetim ile konser gerçekleştirildi. Konser; konuk sanatçı TRT Ankara Radyosu Türk Halk Müziği Ses ve Saz Sanatçısı Uğur Önür’ün katkıları sayesinde unutulmaz anlara dönüştü. Koro Şefi Ahmet Kızılok, ‘’Türkülerle bir araya gelmenin, birlikte hissetmenin ve aynı gönülde buluşmanın mutluluğunu yaşadık’’ dedi. ‘Birlikte söyleyelim, birlikte hissedelim’ mottosuyla gerçekleştirilen konser programı sık sık ayakta alkışlandı. İzleyiciler; konser programını çok beğendiler ve Koro şefi Ahmet Kızılok’a konser programını güzel ve ahenkli yönettiği için teşekkür ettiler. Kurulduğu günden bu yana zengin bir birikime sahip olan Odunpazarı Halk Eğitimi Merkezi Türk Halk Müziği Korosu’na; konuk saz sanatçısı Altan Güvenç, Özkan Tekmen, Enis Ertan ve Cenk Kocaman konsere eşlik ettiler. Seslendirilen birbirinden güzel türküler, halk müziğine gönül verenlerin ve davetlilerin beğenisini kazandı. Koro şefi Ahmet Kızılok yönettiği konser, katılımcıların beğenisini topladı. Katılımcılarda, seslendirilen birbirinden güzel Türkülere ses ve sözleri ile eşlik ettiler. Konser sonunda emeği geçenlere plâket ve çiçek buketi takdim edildi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:22
Erzurum’da âşıklık geleneğine dolu dolu bir akşam
Erzurum Öğretmen Akademileri etkinlikleri çerçevesinde, öğretmenler halk şairleri İhsan Yavuzer ve Rahim Sağlam ile buluştu. "Erzurum’da âşıklık geleneği" başlıklı programda, kadim kültürün en kıymetli miraslarından âşıklık geleneğini hem eğlenceli hem de öğretici bir atmosferde ele alındı. Soru-cevap bölümleriyle katılımcıların aktif olduğu, gelenek ve hikâyelerin sohbetle harmanlandığı keyifli bir buluşma yaşandı. Halk şairleri İhsan Yavuzer ve Rahim Sağlam, sazları ve sözleriyle gönüllere dokundu. Program sonunda âşıklara plaketleri takdim edilerek kıymetli katkıları taçlandırıldı. Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Kültürümüze sahip çıkan, geleneği yaşatan ve bu güzel akşamda bizlerle olan herkese teşekkür ederiz" denildi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:07
Avustralya-Türkiye dostluğunun en sevimli sembolü: "Geli"
Çanakkale heyetinin Avustralya ziyareti sırasında Avustralya Genel Valisi Sam Mostyn, valilik bahçesinde bulunan bir kangurunun adını ’Gelibolu’dan yola çıkarak ’Geli’ koydu. Avustralya Genel Valisi Sam Mostyn, Avustralya Valilik Konağı’nın yemyeşil bahçesinde Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile birlikte gezintiye çıktı. Ziyaretin en sıcak ve gülümseten anı ise bahçenin neşeli sakinleri olan kangurularla yaşandı. İki ülke arasındaki köklü dostluğa anlamlı ve bir o kadar da sevimli bir hatıra bırakmak isteyen Genel Vali Mostyn, kangurulardan birine isim verilmesini önerdi. Bu nazik teklif memnuniyetle kabul edildi ve sevimli kangurunun adı ’Gelibolu’ oldu. Genel Vali Mostyn ise "Ben ona kısaca Geli diye sesleneceğim" dedi. Gülümseten bu an, Avustralya ile Türkiye arasında yıllardır süregelen dostluğun kalplere dokunan bir simgesine dönüştü. Artık Valilik bahçesinde zıplayan sevimli bir kanguru, iki ülke arasındaki tarihi bağları ve sıcak dostluğu ’Geli’ adıyla yaşatacak.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:19
Şırnaklı kadınların ilmek ilmek işlediği halılar, 3 ayda tamamlanıyor
Şırnak’ta kadınları ilmek ilmek işlediği halılar 3 ayda tamamlanarak yaz aylarında satışa sunuluyor. Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kilim kursunda kış aylarında yapılan Jirki kilimi, yaz aylarında satılması için ilmek ilmek işleniyor. Kış aylarında kadınlar annelerinden öğrendiği kilim nakışlarını kendileri yapmaya devam ediyor. Yüz yıllık kilim geleneğini yaşatan kadınların tek isteği kilimlerin değerinde satılması. Elif Argan isimli kursiyer, 8 yıldır kilim yaptığını söyledi. Argan, ’’İlmek ilmek işliyoruz. Ama değerinde satılmıyor. Çok güzel bir iş ama hiç değerinde satılmıyor. 8 yıldır buraya geliyorum. Ninelerimizin izinde yürüyoruz. Allah’ın izniyle devam ettireceğiz. Her ilmeği çok zor işleniyor. 3 ay boyunca yapılıyor. İstediğimiz el emeklerimizin gündemde olması, değerinin bilinmesi, dünya çapında tanıtılması’’ dedi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:19
Denizli’de "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali"ne yoğun ilgi
Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", tiyatro gösteriminden atölyelere uzanan zengin programıyla sanatseverleri ve ziyaretçileri bir araya getirdi. Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen festival kapsamında Mehmet Gazi Salonu’nda sahnelenen tiyatro oyunu büyük beğeni topladı. Gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenerek sahneye uyarlanan eser, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Oyun sonunda sahne performansıyla alkış alan Berna Laçin, sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı. Festival, tiyatro gösteriminin yanı sıra gün boyu süren etkinliklerle de dikkat çekti. Zemin katta çocuklara yönelik düzenlenen sihirbaz gösterisi yoğun ilgi görürken, Denizli Bilim Merkezi tarafından "Hem Eğleniyoruz Hem Öğreniyoruz" etkinliği gerçekleştirildi. "Kadın İsterse" başlıklı masal anlatımı atölyesinde Masal Anlatıcısı-Öğretmen Hürriyet Turgut Burhan katılımcılarla buluştu. Günün finalinde Denizli Büyükşehir Belediyesi Bando Gösterisi festival alanına renk kattı. 258 stand, 6 kategoride binlerce ürün Toplam 258 standın kurulduğu festivalde; giyim, gıda, el sanatları ve tekstil başta olmak üzere 6 farklı kategoride binlerce ürün ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Atölye çalışmalarından sahne performanslarına kadar geniş bir içeriğe sahip olan festival, üreten kadınları bir araya getirerek hem pazar ağlarını genişletmeyi hem de güçlü bir sosyal paylaşım ortamı oluşturmayı hedefliyor. "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", 15 Şubat Pazar akşamına kadar Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:59
Türk tarımının ve gıda bağımsızlığının önemine dikkat çekildi
Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı ve Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Çevre Koruma ve Ekolojik Araştırmalar Sorumlusu Münevver Kepenek, yerel tohumların gıda bağımsızlığının en temel güvencesi olduğunu belirterek "Topluluk destekli tarımı hayatımıza katabiliriz. Herkes bir gıda topluluğu kurabilir" diye konuştu. Müneveer Keperek, Eskişehir Türk Ocağı’nda ’Türk Tarımının Bugünü Ve Gıda Bağımsızlığımız: Yerel Tohum-Yerli Üretim-Zehirsiz Gıda’ başlıklı programda konuştu. "En temel yaşam kaynağı olan gıdayı kimin üreteceğini tayin edemezsek, gıda bağımsızlığımızı, gıda güvencemizi, gıda güvenliğimizi, yani geleceğimizi kime emanet edeceğiz?" diye soran Kepenek, "Çiftçi biterse onun köyde koruduğu kültür biter, kaybolur; bizi biz yapan, bir arada tutan değerler biter. Köylülük bitmesin. Kırsaldaki nüfus azaltılıp sanayide çalışan nüfus artırılmaya çalışılıyor; fakat köyleri kimlere bırakıyoruz? Büyük üreticilere, yani yerli ya da yabancı fark etmeksizin ’yatırımcılara’ mı bırakacağız? En temel yaşam kaynağımız olan gıdayı kimin üreteceğini tayin edemezsek, gıda bağımsızlığımızı, gıda güvencemizi, gıda güvenliğimizi, yani geleceğimizi kime emanet edeceğiz? Bizim topraklarımızda bizden olmayan birileri tarım yaparsa, kendi elimizle teslim olmuşuz demektir. Benim düşüncelerimi romantik bulanlar, ’Yerel tohumlarla küçük üreticiyle toplumu besleyemeyiz’ diyenler, acaba tarım tekelleştiğinde gıdayı elinde tutanların amacının insanlığı beslemek mi, yoksa gıdaya hükmederek insanlığı yönetmek mi olduğunu nereden biliyorlar? Tarım, bizi günde 3 öğün ilgilendiren bir şeydir. Aç insan okuyamaz, yürüyemez, üreyemez, üretemez, savaşamaz. İlk derdimiz tarım olmalı" dedi. "Herkes bir gıda topluluğu kurabilir" Bireysel olarak neler yapılabileceğiyle ilgili örnekler sıralayarak sözlerine devam eden Kepenek, şunları söyledi: "Gıda toplulukları oluşturabiliriz. Topluluk olmanın verdiği güçle doğrudan üreticiden alışveriş yaparak köylüyü destekleyebilir, hatta zehirsiz ve yerel tohumlarla üretim yapmasını teşvik edebiliriz. Yerel tohumlar, gıda bağımsızlığımızın en temel güvencesidir. Bu aşamada topluluk destekli tarımı hayatımıza katabiliriz. Herkes bir gıda topluluğu kurabilir. İş arkadaşlarınız, okul arkadaşlarınız, apartman komşularınız, geniş aileniz bir araya gelerek üreticiden, hatta temiz, zehirsiz, fıtrata uygun, doğaya saygılı üretim yapan üreticiden ürün alarak destek olabilirsiniz. Bunlar sadece birkaç fikir. Siz de düşünün, neler yapılabilir?" Soru-cevap sonrası Eskişehir Türk Ocağı Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın Münevver Kepenek’e şükran beratı takdimi ile program sona erdi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:58
Usta Sanatçı Kahtalı Mıçe şarkılarıyla anıldı
Kahtalı Mıçe’nin vefat yıl dönümü dolayısıyla Kahtalı Mıçe Kültür Merkezi’nde anlamlı bir anma programı düzenlendi. Duygu dolu anların yaşandığı Anma programına Kahta İlçe Kaymakamı Muhammed Usame Soysal, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Kahta belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Kahtalı Mıçe’nin ailesi, yakınları ve çok sayıda seveni iştirak etti. Programda konuşan Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, merhum sanatçının hastalığı döneminde kaleme aldığı şiiri okuyarak salonda duygu dolu anlar yaşanmasına vesile oldu. Başkan Hallaç konuşmasında, Kahtalı Mıçe’nin sadece bir sanatçı değil, bu toprakların sesi olduğunu belirtti. Başkan Hallaç konuşmasında; "Onun sesi bu toprakların sesiydi. Türkülerinde memleket vardı, hasret vardı, sevda vardı. Geride bıraktığı eserler ve gönüllerdeki yeri hiçbir zaman unutulmayacak. Bir kez daha merhum sanatçımıza Allah’tan rahmet diliyor, mekânının cennet olmasını temenni ediyorum. Katılım sağlayan tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum’’ dedi. Anma programında ses sanatçıları Mahir Aslan, Ali Aslan, Halil Tanyıldız, Delal Metin, Mehmet Topal, Murat Kayış ve Hüseyin Delibalta tarafından seslendirilen eserler geceye ayrı bir anlam ve renk kattı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:57
Tarihi değirmen suyun gücüyle 300 yıldır ayakta
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde dededen toruna aktarılan yaklaşık 300 yıllık su değirmeni, zamana meydan okuyarak suyun bereketiyle dönmeye devam ediyor. Akören Mahallesi sınırlarındaki 2 taşlı tarihi değirmen, hem ata tohumlarını öğütüyor hem de bölge hayvancılığına katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Ali Hıdır, 53 yıldır dedelerinden kalan mesleği sürdürdüğünü belirterek, değirmene ulaşımın zorluklarına dikkat çekti. Derede geçit bulunmadığını ifade eden Hıdır, "Arabası ile gelen kişilerin getirdiklerini, dereden geçit olmadığı için eşeğimize yükleyip değirmene götürüyoruz" dedi. Yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki su kanalıyla çalışan değirmenin sistemini anlatan Hıdır, suyun yüksekten bağlanarak kanal boyunca geldiğini, kapağın kapatılmasıyla oluklara yönlendirildiğini ve taşların altındaki çarka çarpan suyun değirmen taşlarını döndürdüğünü söyledi. İki gözlü değirmende istenirse tek, istenirse iki taşın birden çalıştırılabildiğini belirtti. Değirmende özellikle "ata buğdayı" olarak bilinen sarı buğdayın öğütüldüğünü dile getiren Hıdır, bu ürünün organik olduğunu ve yörede "Rumeli buğdayı" olarak da anıldığını kaydetti. Bölgedeki üreticilerin arpa, buğday ve mısırı burada öğüterek hayvan yemi yaptığını ifade eden Hıdır, köylülerin rençperlikten kazandıklarıyla hayvanlarının yem ihtiyacını karşıladığını söyledi. Değirmenin taş duvarlarının ilk günkü haliyle ayakta olduğunu vurgulayan Hıdır, öğütme taşlarını ise zamanla yenilediklerini belirtti. Çalıştıkça aşınan taşları, eski ve kullanılmayan değirmenlerden temin ederek değiştirdiklerini aktardı. Ulaşım sorununun çözülmesi için 8 yıl önce köprü yapılması talebiyle dilekçe verdiğini dile getiren Ali Hıdır, sürecin halen sonuçlanmadığını söyledi. Hıdır, hem önceki hem de mevcut belediye başkanlarına durumu ilettiklerini ancak "sıraya alındıkları" cevabını aldıklarını sözlerine ekledi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:56
Bozburun Yarımadası ‘dünyaya’ açılacak
Muğla’nın Marmaris ilçesinde yer alan ve 2 bin 600 yıllık geçmişiyle dünyanın en değerli kültürel miraslarından biri olarak gösterilen Phoenix Antik Kenti’ndeki arkeolojik kalıntıları belgelemek için 5 senedir süren yüzey araştırması ve kazı çalışmaları, artık İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin (İEÜ) yürütücülüğünde devam edecek. İEÜ bünyesine katılan Dr. Öğretim Üyesi Asil Yaman’ın direktörlüğünü üstlendiği ‘Phoenix Arkeoloji Projesi’, geçmiş uygarlıkların yaşantısını gün yüzüne çıkararak Bozburun Yarımadası’nı dünyaca ünlü bir ‘kırsal turizm merkezi’ haline getirecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle 30 kişilik deneyimli ekip tarafından sürdürülen bilimsel araştırmalar, 2026 özelinde Phoenix’in kuzeyindeki Taşlıca ve Söğüt köylerinde yoğunlaştırılacak. Araştırmalar sırasında belgelenen kültür varlıkları korunarak, bölgenin UNESCO adaylığına giden sürece de büyük katkı sağlayacak. Halkla iç içe yürüyor Projeye ilişkin detaylı bilgiler veren İEÜ Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı Öğretim Üyesi Dr. Asil Yaman, Phoenix’te sadece kazı değil, çok yönlü bir kültürel coğrafya okuması da yaptıklarına dikkat çekti. İnsan, doğa, mimarlık ve üretim pratikleri arasındaki ilişkileri çözümleyerek 2 bin 600 yıllık geçmişi gelecekle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Dr. Yaman, "2021 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi izniyle yürütülen çalışmalar kapsamında sistematik yüzey araştırmaları, mimari belgeleme, arkeolojik analizler ve kültürel miras eğitim projeleri gerçekleştiriliyor. Proje; arkeoloji, mimarlık, jeoloji, ekoloji, tarih ve antropoloji gibi farklı disiplinleri bir araya getiren bütüncül yaklaşımıyla çağdaş arkeolojinin sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk ilkelerini sahaya taşıyor. Bölge halkından da çok destek görüyoruz. Onlar da süreci merakla takip ediyor. Halkla iç içe yürüyen, yeni nesil bir arkeoloji projesi olarak çalışmamız dikkat çekiyor" diye konuştu. Kırsal yaşam modeli Dr. Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Phoenix Arkeoloji Projesi’nin özgün yaklaşımı, alanı dolanıklık (entanglement) kuramsal çerçevesi içinde değerlendirmesidir. Bu sayede mekansal düzen, üretim pratikleri ve gündelik yaşam, yalnızca fiziksel kalıntılar üzerinden değil; tarihsel, toplumsal ve çevresel ilişkiler ağı içinde okunuyor. Phoenix, bu yönüyle tarih boyunca kendi kendine yetebilen ve sürdürülebilir kırsal yaşam modelinin somut bir örneği. Türkiye, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nden araştırmacıların yer aldığı Phoenix Arkeoloji Projesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi çatısı altında Türkiye’nin en kapsamlı kırsal arkeoloji ve kültürel peyzaj araştırmalarından biri olarak öne çıkıyor." Dünya mirası yolunda stratejik adımlar Phoenix Antik Kenti’nin, sahip olduğu özgün kültürel peyzaj ve tarihsel süreklilik özellikleriyle ‘dünya mirasının’ da potansiyel adayı olduğunu ifade eden Dr. Yaman, "Bu doğrultuda bilimsel, mekansal ve yönetsel altyapının oluşturulmasına yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Projenin bir sonraki aşamasında arkeolojik kazı sürecinin başlatılması planlanıyor. Uzun vadeli bilimsel araştırma stratejisi ve alan yönetim planı çerçevesinde yapılandırılan çalışmalar, Phoenix’i uluslararası akademik ve kültürel platformlarda daha görünür kılmayı hedefliyor" dedi. Sergi hazırlıkları sürüyor Önümüzdeki dönemde projeye ilişkin çalışmaları anlatan bir sergi düzenlemeyi de planladıklarını dile getiren Dr. Yaman, "Phoenix Arkeoloji Projesi, bilimsel araştırmayı çağdaş sanat üretimiyle de buluşturuyor. Taşlıca’da faaliyet gösteren Phoenix Arkeolojik Araştırma Merkezi (PAAM) bünyesinde yürütülen çağdaş sanat programı kapsamında sanatçılar; kırsal miras, su yönetimi sistemleri, üretim pratikleri ve yerel hafıza temaları üzerinden alanla etkileşime giriyor. Hazırlıkları süren bir sergi programımız da var. Buna ilişkin detaylar, önümüzdeki süreçte netleşecek. Phoenix’in kültürel peyzajı, yalnızca akademik bir araştırma konusu olmaktan çıkarak kamusal ve estetik bir tartışma alanına dönüşüyor. Böylece proje, geçmişi korumakla kalmayıp onu güncel üretimle yeniden yorumlayan dinamik bir kültürel platforma evriliyor" diye konuştu.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:54
Yozgatlı kadınlar aldıkları eğitimle sofraları donatıyor
Yozgat’ta Sorgun Belediyesi’nin açtığı kurslarda kadınlar geleneksel ve modern lezzetleri sofralarla buluşturuyor. Agah Efendi Mahallesinde üçüncüsü açılan Hilal Evlerde, diğer kursların yanı sıra açılan aşçılık ve pastacılık kursları yoğun ilgi görüyor. Kursta yeni tariflerin yanı sıra yöresel lezzetlerin de eğitimini alan hanımlar, hünerlerini göstererek sofraları donatıyor. Tatlı, pasta, hamur işi gibi eğitimlerin yanı sıra geleneksel yemeklerle örnek sofralar donatan kadınlar, fikir alış verişinde bulunurken yiyeceklerin kültürümüzdeki yerini de pekiştirmiş oluyor. Özellikle kahvaltılarda, Ramazan ayında sahurlarda tüketilen katmer, yöresel lezzetlerden biri olarak sıklıkla tercih ediliyor. Un, maya, tuz ve su karışımıyla yapılan katmer bezeler halinde dinlenmeye bırakılıyor. Ardından yağ sürülerek merdane yardımıyla açılıyor. Tavada kızartılan katmerin haşhaşlı ve tahinli olanları da yapılıyor. Yeşil mercimek, soğan, salça ve kavrulmuş un ile yapılan Helle çorbası ise yufka ekmeği ile özellikle kış aylarında şifa deposu olarak sofralarda yerini alıyor. Soğan, biber, domates, salça ile yapılan domatesli bulgur pilavı ise yufka ekmek üstüne dökülerek servis ediliyor. 3 ay tazeliğini koruyan siftah helvası ise komşular tarafından cenazesi olan evlere de ikram ediliyor. Hava almayan kutulara konulduğunda da kurabiye gibi bir kıvam alarak bozulmadan tüketilebiliyor. Hilal Evler sorumlusu Fatma Özkaya yöresel yemeklerin tanıtımını yaptıklarını söyledi. Kursiyerlerden Esma Evin Menge, "Kursun bana çok faydası oldu. Kendimi pastacılık ürünlerinde geliştirmiş oldum. Aktif bir arkadaş çevremiz oldu. Kursumuzun sağladığı faydalardan dolayı yetkililere teşekkür ediyoruz" dedi. Hamide Gülmez, "Burada kendimizi pastacılık alanında geliştiriyoruz. Belgeler alarak kendimizi iş alanında geliştirmek istiyoruz" derken, Rukiye Döngel ise "Pastacılık kursuna yeni başladım ve çok beğendim. Yaptığımız işlerde daha da ilerlemek için bu kurs önayak oldu" ifadelerini kullandı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:39
Hilal Evler’de kurs gören kadınlar aldıkları eğitimle sofraları donatıyor
Sorgun Belediyesi bünyesinde hizmet veren Hilal Evler’de açılan aşçılık ve pastacılık kursları sayesinde kadınlar geleneksel ve modern lezzetleri sofralarla buluşturuyor. Agah Efendi Mahallesinde üçüncüsü açılan Hilal Evlerde, diğer kursların yanı sıra açılan aşçılık ve pastacılık kursları yoğun ilgi görüyor. Kursta yeni tariflerin yanı sıra yöresel lezzetlerin de eğitimini alan hanımlar, hünerlerini göstererek sofraları donatıyor. Tatlı, pasta, hamur işi gibi eğitimlerin yanı sıra geleneksel yemeklerle örnek sofralar donatan hanımlar, fikir alış verişinde bulunurken yiyeceklerin kültürümüzdeki yerini de pekiştirmiş oluyor. Un, maya, tuz ve su karışımıyla yapılan katmer bezeler halinde dinlenmeye bırakılıyor. Ardından yağ sürülerek merdane yardımıyla açılıyor. Tavada kızartılan katmerin haşhaşlı ve tahinli olanları da yapılıyor. Özellikle kahvaltılarda, Ramazan ayında sahurlarda tüketilen katmer, yöresel lezzetlerden biri olarak sıklıkla tercih ediliyor. Helle çorbası ise özellikle kış aylarında şifa deposu olarak sofralarda yerini alıyor. Yeşil mercimek, soğan, salça ve kavrulmuş un ile yapılan çorba yufka ekmeği ile yeniliyor. Domatesli bulgur pilavı için soğan, biber, domates, salça ve bulgur gerekli olan malzemeler. Özellikle sulu olarak pişirilen bulgur pilavı yufka ekmek üstüne dökülerek servis ediliyor. Yufkanın kenarlarından birer parça koparılarak bulgur pilavından alınarak yeniliyor. Siftah helvasının özelliği ise 3 ay bayatlamadan kalabilmesi. Un, yağ, şeker, su malzemeleri kullanılarak yapılan bu helva, komşular tarafından cenazesi olan evlere de ikram ediliyor. Hava almayan kutulara konulduğunda da kurabiye gibi bir kıvam alarak bozulmadan tüketilebiliyor. Hilal Evler sorumlusu Fatma Özkaya yöresel yemeklerin tanıtımını yaptıklarını söyledi. Kursiyerlerden Esma Evin Menge "Kursun bana çok faydası oldu. Kendimi pastacılık ürünlerinde geliştirmiş oldum. Aktif bir arkadaş çevremiz oldu. Kursumuzun sağladığı faydalardan dolayı yetkililere teşekkür ediyoruz" dedi. Hamide Gülmez "Burada kendimizi pastacılık alanında geliştiriyoruz. Belgeler alarak kendimizi iş alanında geliştirmek istiyoruz" derken, Rukiye Döngel ise "Pastacılık kursuna yeni başladım ve çok beğendim. Yaptığımız işlerde daha da ilerlemek için bu kurs önayak oldu" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder