KÜLTÜR SANAT
Edirne’de geçmişin izleri minik ellerle boyandı 16 Nisan 2026 Perşembe - 16:28:32 Edirne’de 50. Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen özel atölyede çocuklar, geleneksel kültürle iç içe unutulmaz bir deneyim yaşadı. Deveci Han Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Edirne’ye özgü talika arabalarının minyatürlerini yapan ve "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına sahip usta sanatçı Özcan Abacı, miniklerle bir araya geldi. Ayrıca etkinliğe katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu ney sanatçısı Serkan Kamacı da miniklere müzik ney üfledi. "Geçmişin İzleri, Renklerin Dokunuşuyla Hayat Buluyor" temasıyla düzenlenen atölyede çocuklar, talika tekerleklerini boyayarak hem eğlendi hem de kültürel mirası yakından tanıma fırsatı buldu. Yaklaşık 30 yıldır talika fayton ustalığı yapan Abacı, aslında sağlık sektöründe görev yaptığını ancak boş zamanlarında sürdürdüğü bu sanat sayesinde 2024 yılında UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edildiğini belirtti. Edirne’ye özgü talika arabalarının minyatürlerini yapan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına layık görülen geleneksel el sanatları sanatçısı ve Edirneli minyatür talika ustası Özcan Abacı, amaçlarının çocuklara geçmişten gelen değerleri aktarmak olduğunu vurguladı. Abacı, "Benim çırağım yok. Bu işi sürdürecek nesillere ihtiyaç var. Belki içlerinden biri heves eder ve geleceğin talika ustası olur. Kültürümüzü yeni nesillere aktarabilirsek ne mutlu bize" dedi. Programa katılan Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk ise müzik ve sanatın bir araya geldiği etkinlikte anaokulu öğrencilerini ağırladıklarını ifade etti. Çocukların tek kalmış yaşayan insan hazinesi Özcan Abacı ile talika tekerleklerini birlikte boyadığını belirten Soytürk, aynı zamanda Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu’nun ney sanatçısı Serkan Kamacı ile ney üfledi. Soytürk, çocukların ilk kez ney sesiyle tanıştığını ve sanatla iç içe bir gün geçirdiğini söyledi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik sonunda çocuklara boyadıkları talika tekerlekleri hediye edilirken, Turizm Haftası etkinliklerinin kültür ve sanatla dolu programlarla devam edeceği belirtildi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 16:21 Kapadokya’da turistler halı dokuyup çanak yaptı Nevşehir’de Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Kapadokya’nın önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Paşabağları Ören Yeri’nde kurulan stantta turistler geleneksel el sanatlarını deneyimledi. Her yıl yaklaşık 5 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kapadokya’da Nevşehir Müze Müdürlüğü tarafından açılan stantta turistler, halı dokuma ve çanak-çömlek yapımı hakkında önce bilgi aldı. Daha sonra usta eğitmenler eşliğinde tezgâh başına geçen ziyaretçiler, ilmek atarak halı dokumanın inceliklerini öğrenirken, çamura şekil vererek çanak yapımını da deneyimledi. Etkinlikte ilk ilmeği ise Nevşehir Müze Müdürü Gökhan Maskar attı. Özellikle yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Kapadokya’yı ziyaret eden turistler, etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, bölgenin sadece doğal güzellikleriyle değil kültürel zenginlikleriyle de ön plana çıktığını ifade ettiler. ABD’li turist Frank Furstenberg, "Hayatım boyunca birçok gezide bulundum. Buraları daha önce hiç görmemiştim. Çok büyüleyici. Özellikle kilim dokuması ve çanak yapımını da ilk defa bu kadar yakından gördüm" dedi. Kayseri Yeşilhisar’dan gelen Alaattin Eren Aplak da, Kapadokya gezisi sırasında etkinliğe katıldığını belirterek, "Kapadokya bölgesini gezerken burada halı dokuma işini gördük. Hemen deneyimlemek istedim. Özellikle kültürümüzü yansıtan bir gelenek. Her ne kadar yapmak istesem de çok başarılı olduğum söylenemez" diye konuştu. Turizm Haftası boyunca Kapadokya’nın farklı noktalarında kültürel etkinliklerin devam edeceği bildirildi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 16:13 Atakum’da türkü şöleni Samsun’un Atakum Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı programı kapsamında halk müziğinin önde gelen sanatçıları Salih Gündoğdu ve Sinan Ayyıldız’ı sevenleriyle buluşturacak. Yöresel ezgilerden oluşan resital programı, 24 Nisan Cuma günü saat 20.00’de Ata Sahne’de başlayacak. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesinde akademik çalışmalarına devam eden Dr. Öğr. Üyesi Salih Gündoğdu ve Doç. Dr. Sinan Ayyıldız, program kapsamında sanatseverlere yöresel ezgilerden oluşan resital verecek. Ortak akademik çalışmalarının yanı sıra 2023’te çıkardıkları ‘Salt’ albümü ve canlı kayıtlardan oluşan ‘Ayaş Yolları’ ile sanatseverlerin gönüllerinde taht kuran ikili, halk müziğinin seçkin eserlerinden oluşan konserleriyle merkezde türkü şöleni yaşatacak. "Tüm halkımız davetlidir" Atakum Belediyesinden program hakkında yapılan açıklamada, "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen özel konserde ulusal egemenliğimizin teminatı olan çocuklarımıza bırakılan en kıymetli mirasın coşkusu, türkülerle ve birbirinden güzel eserlerle hayat bulacak. Bağlamalarıyla Anadolu ezgilerini tüm dünyaya sevdiren ve akademisyen kimlikleriyle önemli çalışmalara imza atan değerli sanatçılarımız Dr. Öğr. Üyesi Salih Gündoğdu ve Doç. Dr. Sinan Ayyıldız, Ata Sahne’de halkımızla buluşacak. Anadolu’nun kadim müziklerinin yer alacağı özel konserimize, tüm halkımız davetlidir" denildi.
İki teker üzerinde yolculuk yapan motosiklet tutkunları, kentin farklı noktalarını tanıtıyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:27 İki teker üzerinde yolculuk yapan motosiklet tutkunları, kentin farklı noktalarını tanıtıyor Yozgat’ta motosiklet tutkunları, her hafta bir araya gelerek hem şehir içi hem de şehir dışı geziler düzenliyor. Yozgat’ta farklı yaş gruplarından oluşan motosiklet sevdalıları, her hafta düzenli olarak toplu sürüş etkinlikleri gerçekleştiriyor. Kentin tarihi ve turistik yerlerini gezen ekip üyeleri, hem motosiklet kültürünü yaygınlaştırmayı hem de dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Kentin tanıtımına da katkı sunmak isteyen ekip üyeleri, Saraykent ilçesi Millet Bahçesi’nde toplandı. İlçede tur atan motosiklet tutkunları, ilçe sakinlerinin takdirini topladı. Motosiklet tutkusunu ailesinden aldığını belirten Esra Alan, "Küçüklükten beri kullanıyorum ama son dört yıldır aktif olarak kullanıyorum. Her hafta bir etkinliğimiz var, toplu sürüşlerimiz var. Haftalık düzenli olarak toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Şehirlerarası sürüşler yapıyoruz hep birlikte. Yozgat’ta özellikle Sorgun’da kadın motorcuları halkımız pek benimsemiyordu işini açıkçası. Bunu kırdığımı düşünüyorum. Ben aktif olarak kullanmaya başladıktan sonra birçok genç kızımızın daha sonrasında motorlarla sürüşe çıktığını gördüm. Bunun için de çok mutluyum. Yollarını ve önlerini açmışız" dedi. Motosikletin doğru kullanıldığında güvenli bir araç olduğunu belirten Mehmet Kültüroğlu ise, "Motosikleti güvenli sürmemiz lazım. Normal şartlarda motosikletin herhangi bir zararı yok. Motosikletin üzerine biniciler tehlikeli. Motosikleti güvenli şekilde sürüp ekipmanlara dikkat ederek kullanır trafikte saygılı olursak kaza da olmaz ve keyifli sürüşler, uzun yıllar birlikte sürme fırsatımız olur. Bizim işaretimiz sevgi, saygı, sadakat" diye konuştu. Her hafta farklı bir rota çizen motosiklet tutkunları, kentin doğal ve tarihi güzelliklerini de ön plana çıkarmak istiyor.
Satala Antik Kenti’nde 150 yıl sonra ikinci büst bulundu
04 Kasım 2025 Salı - 09:13 Satala Antik Kenti’nde 150 yıl sonra ikinci büst bulundu GÜMÜŞHANE (İHA) – Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Mısır Tanrıçası İsis’e ait olduğu belirlenen büst ortaya çıkarıldı. İsis büstü 1872’de British Museum’a kaçırılan Afrodit büstünün ardından Satala’da gün yüzüne çıkarılan ilk yasal büst olma özelliğini taşıyor. İlçeye bağlı Sadak Köyü sınırlarında yer alan ve Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek leyjon kenti olan Satala Antik Kentinde kazı çalışmaları devam ediyor. Hem kastrum hem de nekropol alanında çalışmalarını sürdüren kazı ekibi bu yıl mezarlık alanında bilimsel açıdan büyük önem taşıyan bir buluntuya ulaştı. Yaklaşık 20 santimetre boyundaki İsis büstü, bir lejyon mezarlığında açığa çıkarıldı. İsis büstünün restorasyonun tamamlanmasının ardından Gümüşhane Müzesi’nde sergileneceği öğrenildi. Normalde Yunan-Roma tanrılarına tapındıkları bilinen lejyon askerlerinin doğulu bir tanrıçaya tapınmalarına dair somut kanıtlardan birisi olması nedeniyle buluntu, arkeoloji dünyasında da ses getirdi. Satala Antik Kenti, 1872’de kaçak kazılarla çıkarılıp İngiltere’ye götürülen Afrodit büstüyle tanınıyordu. 2025 yılında ortaya çıkarılan İsis büstü ise 150 yıl sonra Satala’da yasal yollarla bulunan ilk büst oldu. Kazı başkanı Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur bu buluntunun hem lejyonerlerin inanç sisteminin çeşitliliğini göstermesi hem de Satala kazılarının gelecek yıllarda yeni keşiflere kapı aralayacağını göstermesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. "Bu keşif uluslararası arkeoloji çevrelerinde ses getirdi" Bölgeden çıkarılan İsis büstünün hem bilimsel hem de kamuoyu tarafından oldukça dikkat çekici olduğunu belirten kazı başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Satala Antik Kenti’nde 2025 yılında hem kastrum alanında hem de nekropol alanında kazı çalışmaları yürütülüyor. Bu yılki nekropol, yani mezarlık alanındaki kazı çalışmalarında ekibi sürpriz bir buluntu karşıladı. Hem bilimsel hem de kamuoyu açısından oldukça dikkat çekici olan bu buluntu, Mısır Tanrıçası İsis’e ait bir büst oldu. Mısır panteonunun ana tanrıçalarından biri olan İsis’in büstü, bir lejyon mezarlığında açığa çıkarıldı. Normal şartlarda lejyon askerlerinin Yunan-Roma tanrılarına tapındıkları biliniyor ancak doğulu bir tanrıya tapınmaları Satala’da ilk kez gözlemlendi. Bu durum, Roma İmparatorluğu’nun genişleme döneminde lejyon askerlerinin artık sadece Romalı kökenlilerden değil, farklı bölgelerden paralı askerlerden de oluşmasıyla ilişkilendiriliyor. Kazı ekibi, 2025 yılı Ağustos ayında buluntuyu ortaya çıkardığında ilk olarak hangi tanrıya ait olabileceğini araştırdı. Bölgede Mitra tapınımına dair objeler bulunduğu için ilk olarak Mitra ihtimali üzerinde duruldu. Ancak ikonografik incelemeler sonucunda eserin Mısır tanrıçası İsis’e ait olduğu belirlendi. Bu keşif, yalnızca yerel düzeyde değil, uluslararası arkeoloji çevrelerinde de ses getirdi" dedi. "150 yıl sonra yasal kazıyla çıkarılan ilk büst" Mısır Tanrıçası İsis’in büstünün 150 yıl aradan sonra bölgede yasal kazıyla çıkarılan ilk büst olma özelliği taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Antik kaynaklarda lejyonerlerin doğulu tanrılara da tapındıklarına dair bilgiler bulunmakla birlikte, Satala’da bunun elle tutulur ilk kanıtı elde edilmiş oldu. İsis büstü, bu yönüyle bilimsel açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca tarihî olarak da ayrı bir anlam barındırıyor zira Satala, 1870’li yıllarda kaçak kazılarla çıkarılan ve bugün British Museum’da sergilenen Afrodit büstüyle tanınıyor. Bu yeni buluntu, 1872’den sonra yasal yollarla gün yüzüne çıkarılan ilk büst olma özelliğini taşıyor. Yüzyıllar sonra yeniden yasal kazılarla bir büstün bulunması, Satala’nın önemini bir kez daha ortaya koydu. Artık Satala’dan çıkan eserler Gümüşhane Kent Müzesi’nde sergileniyor. Restorasyon süreci devam eden İsis büstü de tamamlandığında aynı müzede sergilenmeye hazır hale gelecek. Ayrıca kazı ekibi, bu buluntuya ilişkin bilimsel yayın hazırlıklarıyla eseri dünya çapında duyurmayı hedefliyor" diye konuştu. "İsis büstü Satala’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor" Restorasyon çalışmalarının sürdüğünü de ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, "Yaklaşık 20 santimetre yüksekliğinde olan büst, kaidesiyle birlikte çiçek kaliksinden yukarıya doğru yükselen bir forma sahip. İsis’in simgesi olan taht biçimli tacın bir kısmı kayıp olsa da restorasyon sürecinde tamamlanacak. Ayrıca İsis’in simgesi sayılan ‘İsis düğümü’ detayı da büst üzerinde açıkça görülebiliyor. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından tüm ayrıntılar bilimsel olarak değerlendirilecek. İsis büstü, Satala’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutarken, lejyonerlerin inanç sistemlerindeki çeşitliliği ve doğulu tanrılara olan ilgilerini göstermesi açısından da son derece önemli bir buluntu olarak değerlendiriliyor. 1872’deki Afrodit büstünden yaklaşık 150 yıl sonra Satala’da yasal yollarla çıkarılan ikinci büst olması, kazıların gelecekte de yeni keşiflere kapı aralayacağının bir göstergesi olarak görülüyor" ifadelerini kullandı.
Sinop’ta fethin 811. yılı coşkuyla kutlandı
04 Kasım 2025 Salı - 08:23 Sinop’ta fethin 811. yılı coşkuyla kutlandı Sinop’un fethinin 811. yıl dönümü, düzenlenen etkinliklerle büyük bir coşkuyla kutlandı. Sinop’un 3 Kasım 1214 tarihinde Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından fethedilişinin 811. yıl dönümü, Sinop Valiliği himayesinde düzenlenen coşkulu bir programla kutlandı. Sinop halkı, törenlere yoğun ilgi gösterdi. Kutlama programı, tarihi Lonca Kapısı önünde okunan Fetih Salası ile başladı. Programın önemli anlarından biri olan Fetih Yürüyüşü, Jandarma Mehteran Birliği eşliğinde Sakarya Caddesi’nden başladı. Sinop halkının ellerinde bayraklarla katıldığı coşkulu yürüyüş, Uğur Mumcu Meydanı’nda sona erdi. Mehter marşları eşliğinde yürüyen vatandaşlar, 811 yıl önceki fetih heyecanını yeniden yaşama fırsatı buldu. Yürüyüşün ardından Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen kutlama programında, Jandarma Mehteran Birliği unutulmaz bir gösteri sundu. Mehteran Birliği’nin performansı, alanda bulunanlar tarafından ayakta alkışlandı. Kutlama programında ayrıca, fethin yıl dönümü dolayısıyla Sinop’ta düzenlenen spor müsabakalarında dereceye giren başarılı sporculara protokol üyeleri tarafından ödülleri takdim edildi. Programda konuşan Vali Mustafa Özarslan, "Karadeniz’in bağrında inci gibi duran Sinop 811. yıl önce Kızılelma idealiyle Sultan I. İzzeddin Keykavus’un rüyasını süsledi. Üstün askeri dehası ve kahraman ordusuyla birlikte Sinop’un fethini gerçekleştirdi. İşte Sinop’un fethi, biz Türklerin Karadeniz’e açılan kapısını aralayan tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu Fetih, Anadolu’nun kuzeyinde Türk hâkimiyetinin pekişmesi açısından büyük bir başarıdır. Sinop fatihi İzzettin Keykavus Türkiye Selçuklu devletimizi bir kara devleti olmaktan kurtarmış kuzeyimizdeki mavi vatanımızın sınırlarına kavuşturmuştur. O günden bu güne Sinop Türk yurdudur. Allah’ın izniyle ilelebet Türk yurdu kalacaktır. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Sinop Kalesi’nin burçlarında dalgalanan bayrak, 811 yıldır bu topraklarda ezanın, imanın, özgürlüğün sembolüdür! Sinop’un fethini gerçekleştiren Sultan I. İzzeddin Keykâvus’u ve bu uğurda mücadele eden tüm kahramanlarımızı, bu toprakları vatan yapan tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Ruhları şad, makamları âli olsun. Sinop’un Fethi’nin 811. yılı kutlu olsun" dedi. Günün finalinde ise sahneye Jandarma Bando Komutanlığı çıktı. Komutanlık tarafından verilen konser, Uğur Mumcu Meydanı’nı hıncahınç dolduran Sinoplular ve protokol üyelerinden tam not aldı. Bandonun sahne performansı da tıpkı Mehteran Birliği gibi ayakta alkışlarla karşılandı.
5. Tomris Uyar Öykü Günleri edebiyatseverlerle buluştu
03 Kasım 2025 Pazartesi - 23:18 5. Tomris Uyar Öykü Günleri edebiyatseverlerle buluştu Türk edebiyatının usta kalemlerinden Tomris Uyar’ın anısına bu yıl 5’incisi düzenlenen "Tomris Uyar Öykü Günleri", Beyoğlu Belediyesi ev sahipliğinde edebiyatseverlerle buluştu. Türk edebiyatının usta kalemlerinden öykü yazarı Tomris Uyar’ın anısına düzenlenen "Tomris Uyar Öykü Günleri"nin beşincisi Bilim Beyoğlu’nda düzenlendi. Beyoğlu Belediyesi’nin destekleriyle 1-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenen öykü günleri, söyleşiler, yazar-okur buluşmaları, atölyeler ve müzik dinletilerine ev sahipliği yaptı. Tomris Uyar Öykü Günleri’nin ilk gününde düzenlenen ilk panelin ardından Müge İplikçi "Edebiyatta Kadın" söyleşisinde okurla buluştu. Uğraş Abanoz, Öniz Ercan, Gözen Esmer, Murat Özsan ve Aslıhan Duman ise "Öykücüler Tartışıyor" paneline konuk oldu. Etkinlikte konuşan Beyoğlu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Yasir Ahıskalı, "Edebiyatımızın en kıymetli isimlerinden biri için sizlerle bir aradayız. Öykücülüğümüzün en güçlü kalemlerinden biri olan, en özel seslerinden biri olan Tomris Uyar’ı anıyoruz. Kalemine dökülenler, yalınlığın, samimiyetin ve içtenliğin en güzel örneklerinden biri olan Tomris Uyar, onu her okuyanın kalbine kendi hikayesini hatırlatıyor. Yalınlık, samimiyet, içtenlik. Biz Beyoğlu Belediyesi olarak sanatı halkın gündelik hayatına dahil eden genç sanatçılara, kadın sanatçılarımıza alan açan Beyoğlu’nun her sokağında sanatın izini silmeye değil, onu yaşatmaya ve büyütmeye çalışan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün edebiyatımız için böylesine kıymetli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor olmak bu çabamızın kıymetini bir kez daha bize hatırlatıyor. Tomris Uyar Öykü Günleri’ni kelimeler aracılığıyla insan olmanın, birbirimizi anlamanın bir yolu olarak görüyoruz. İçinde cevherler barındıran, yalnızca biraz cesarete ihtiyacı olan gencecik sanatçılarımıza ilham olmanın bir yolu olarak görüyoruz. Bu nedenle burada olduğunuz için emeğiniz, üretiminiz için her birinize içtenlikle teşekkür ediyoruz" dedi. Tomris Uyar’ın oğlu Hayri Turgut Uyar ise, "Bu öykü günleri çok güzel. Bu tip etkinlikler çok hoşuma gidiyor. Çok mutlu oluyorum. Öykü günleri özellikle annemin çok önem verdiği bir şey olduğu, öykü tüm hayatı olduğu için bu odaklı bir etkinlik olması çok hoşuma gidiyor. Tomris Uyar’ın öyküyü ne kadar ciddiye aldığını, nasıl profesyonel yaklaştığını söylemek gerekiyor. Sadece öykü yazmış değil. Öykü üzerine düşünmüş, denemeler yazmış, Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilere dersler vermiş. Bu konunun teorisi üzerine düşünmüş, kafa yormuş, yazmış ve aktarmak için çalışmış. Hayatında çok önemli bir yer kapladığı belli. Bu ödül törenini düzenleyenlerin, katılanların günü. Herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Seçici kurula teşekkür ediyorum. Beyoğlu Belediyesi’ne de ev sahipliği yaptığı için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Zeynep Eşin’in yürütücülüğünde "Öykü Atölyesi" düzenlenirken, Ömer Göyce müzik dinletisi gerçekleştirdi. Tomris Uyar Öykü Günleri’nda yazar İnci Aral’a Onur Ödülü verildi. "Tomris Uyar Öykü Armağanı Ödülü" için de bu yıl 400 kişi arasından 10 finalist belirlendi. Bu finalistler Erdem Tezbaşaran, Ergün Doğan, Duygu Aydoğdu, Necati Albayrak, Pelin Ergül, Esra Yüksel, Alihan Demir, Murat Sipahioğlu, Duygu Özsüphandağ ve Yasman Sevda Eren oldu. Finalistlerden Necati Albayrak, ödülün bu yılki sahibi oldu. Necati Albayrak’ın konuşması sonrası program sona erdi.
Cengiz Aytmatov Enstitüsü, İstanbul’da "Ulu Bozkırın Ruhu" adlı resim sergisi düzenledi
03 Kasım 2025 Pazartesi - 21:28 Cengiz Aytmatov Enstitüsü, İstanbul’da "Ulu Bozkırın Ruhu" adlı resim sergisi düzenledi İstanbul’da Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin himayelerinde Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından düzenlenen "Ulu Bozkırın Ruhu" adlı resim sergisi törenle ziyarete açıldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin himayelerinde, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal başkanlığında faaliyetlerini sürdüren Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından "Ulu Bozkırın Ruhu-Türk Dünyası Ressamları Cengiz Aytmatov’u Anıyor" temalı serginin açılışı yapıldı. İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen programa MHP Genel Başkan Yardımcıları İlyas Topsakal ve Mevlüt Karakaya, Cengiz Aytmatov’un oğlu Eldar Aytmatov, serginin küratörü Sakit Memmedov, Prof. Dr. Erhan Afyoncu, resimleri sergilenen sanatçılar ve birçok davetli katıldı. Türk dünyasının farklı bölgelerinden 16 ressamın 105 eserinin sanatseverlerin beğenisine sunulduğu sergi, 9 Kasım tarihine kadar ziyarete açık olacak. Etkinlikte ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı tarafından yakın dönemde hayata geçirilen 34 harfli Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanıp basılan ilk eser olma özelliği taşıyan Cengiz Aytmatov’un "Cemile" adlı kitabı tanıtıldı. Serginin açılışını yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, "Bugün Türk sanatını gözlerimizle görüyoruz ve temaşa ediyoruz. Sadece Türkiye’deki Türklerin değil, dünyada yaşayan bütün Türk halklarından sanatçılarımızın eserleri bunlar. Sanat dediğimiz şey, insanın en üstün vasfı. Belki de inananlar için Allah’ın insandaki en güzel yansıması. Bu müzik olur, resim olur, başka bir şey olur. İnsanın içini insanlara gösterme tekniği, Allah’ın insana verdiği en güzel yer. O yüzden biz Türk milliyetçileri, doğduğumuzdan beri Türk sanatının çok üstün olduğuna inanırız. Ama bir türlü hem Türkiye’nin hem dünyadaki o sıkıntılı günlerden dolayı sanatımızı, o güzelliğimizi, estetiğimizi, yeteneğimizi on yıllardır bir türlü gösteremedik ama biliyoruz ki o bizim insanımızda, bizim ressamımızda, bizim müzikçimizde, bizim tınımızda yaşıyor ve bunu bugün temaşa ediyoruz. Yaklaşık 16 ülkeden gelen sanatçılarımızın 11 tanesi burada. Eserleri farklı ülkelerden buraya taşıyıp göstermek çok büyük bir iş" dedi. Ortak Türk Alfabesi’yle hazırlanıp basılan ilk eser olma özelliği taşıyan Cengiz Aytmatov’un "Cemile" adlı eseri üzerine de konuşan Topsakal, "Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak Ortak Türk Alfabesi ile yaptığımız dünyadaki ilk eser olarak anılacak her zaman. Denilecek ki, ‘Cengiz Aytmatov Enstitüsü, onun yönetim kurulu bir eser yaptı. ‘Cemile’yi ve bunu ilk defa Ortak Türk Alfabesi ile yaptı.’ Bu, 100 yıl 200, 300 yıl sonra da anılacak. İşte asıl büyük ‘Cemile’ artık Ortak Türk Alfabesi ile basıldı" diye konuştu. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya ise yaptığı konuşmada, "Bugün burada bozkırın kadim sesini Cengiz Aytmatov’un izinde ressamların fırçasında yeniden hissetmek için bir aradayız. Aytmatov’un hikayelerinde hayat bulan o engin bozkır, şimdi sanatın diliyle, renklerin, duyguların gücüyle karşımızda duruyor. Bu sergi yalnızca bir anma değil, Türk dünyasının ortak hafızasına, kültürel birliğine ve ruhuna duyulan derin bir özlemin ifadesidir" ifadelerini kullandı. Protokol konuşmaları sonrası teşekkür belgesi ve nişan takdimi yapıldı. Kurdele kesiminin ardından protokol ve diğer davetliler sergiyi gezdi.
İstanbul’da Cengiz Aytmatov Enstitüsü  "Ulu Bozkırın Ruhu" resim sergisi açılışı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 21:23 İstanbul’da Cengiz Aytmatov Enstitüsü "Ulu Bozkırın Ruhu" resim sergisi açılışı İstanbul’da Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin himayelerinde, Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından "Ulu Bozkırın Ruhu" resim sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin himayelerinde, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal başkanlığında faaliyetlerini sürdüren Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından "Ulu Bozkırın Ruhu - Türk Dünyası Ressamları Cengiz Aytmatov’u Anıyor" temalı serginin açılışı yapıldı. İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen programa MHP Genel Başkan Yardımcıları İlyas Topsakal ve Mevlüt Karakaya, Cengiz Aytmatov’un oğlu Eldar Aytmatov, serginin küratörü Sakit Memmedov, Prof. Dr. Erhan Afyoncu, resimleri sergilenen sanatçılar ve birçok davetli katıldı. Türk Dünyası’nın farklı bölgelerinden 16 ressamın 105 eseri sanatseverlerin beğenisine sunulduğu sergi, 9 Kasım tarihine kadar ziyarete açık olacak. Etkinlikte ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı tarafından yakın dönemde hayata geçirilen 34 harfli Ortak Türk Alfabesiyle hazırlanıp basılan ilk eser olma özelliği taşıyan Cengiz Aytmatov’un "Cemile" adlı kitabı tanıtıldı. Serginin açılışını yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, "Bugün Türk sanatını gözlerimizle görüyoruz ve temaşa ediyoruz. Sadece Türkiye’deki Türk’lerin değil, dünyada yaşayan bütün Türk halklarından sanatçılarımızın eserleri bunlar. Sanat dediğimiz şey, insanın en üstün vasfı. Belki de inananlar için Allah’ın insandaki en güzel yansıması. Bu müzik olur, resim olur, başka bir şey olur. İnsanın içini insanlara gösterme tekniği, Allah’ın insana verdiği en güzel yer. O yüzden biz Türk Milliyetçileri, doğduğumuzdan beri Türk sanatının çok üstün olduğuna inanırız. Ama bir türlü hem Türkiye’nin hem dünyadaki o sıkıntılı günlerden dolayı sanatımızı, o güzelliğimizi, estetiğimizi, yeteneğimizi on yıllarda bir türlü gösteremedik ama biliyoruz ki o bizim insanımızda, bizim ressamımızda, bizim müzikçimizde, bizim tınımızda yaşıyor ve bunu bugün temaşa ediyoruz. Yaklaşık 16 ülkeden gelen sanatçılarımızın 11 tanesi burada. Eserleri buraya taşıyıp burada göstermek farklı ülkelerden buraya taşıyıp göstermek çok büyük bir iş" dedi. Ortak Türk Alfabesiyle hazırlanıp basılan ilk eser olma özelliği taşıyan Cengiz Aytmatov’un "Cemile" adlı eser üzerine de konuşan Topsakal, "Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak Ortak Türk alfabesi ile yaptığımız dünyadaki ilk eser olarak anılacak her zaman. Denilecek ki, ‘Cengiz Aytmatov Enstitüsü, onun yönetim kurulu bir eser yaptı. ‘Cemile’yi ve bunu ilk defa Ortak Türk alfabesi ile yaptı.’ Bu, 100 yıl 200, 300 yıl sonra da anılacak. İşte asıl büyük ‘Cemile’ artık Türk alfabesi ile Ortak Türk alfabesi ile basıldı" diye belirtti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya ise yaptığı konuşmada, "Bugün burada Bozkır’ın Kadim Sesi’ni Cengiz Aytmatov’un izinde ressamların fırçasında yeniden hissetmek için bir aradayız. Aytmatov’un hikayelerinde hayat bulan o engin bozkır, şimdi sanatın diliyle, renklerin, duyguların gücüyle karşımızda duruyor. Bu sergi yalnızca bir anma değil, Türk dünyasının ortak hafızasına, kültürel birliğine ve ruhuna duyulan derin bir özlemin ifadesidir" ifadelerini kullandı. Protokol konuşmaları sonrası teşekkür belgesi ve nişan takdimi yapıldı. Kurdele töreninin ardından protokol ve diğer davetliler, sergi alanını gezdi. (MY-
Antalya’da Azerbaycan ile kardeşlik bağları kültürle güçleniyor
03 Kasım 2025 Pazartesi - 18:51 Antalya’da Azerbaycan ile kardeşlik bağları kültürle güçleniyor Antalya Kütüphanesi, dost ve kardeş ülke Azerbaycan ile kültürel işbirliğini güçlendirmek amacıyla "Azerbaycan Seçkisi" adlı özel bir koleksiyon oluşturdu. Antalya Kütüphanesi bünyesinde hazırlanan seçki, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçiği bünyesinde hizmet veren Azerbaycan Kültür Merkezi işbirliğiyle hayata geçirildi. Azerbaycan Seçkisi’nde toplam 759 kitap yer alıyor. Kitapların 400’ü Azerbaycan Kültür Merkezi tarafından, 359’u ise Antalya Kütüphanesi koleksiyonundan sağlandı. Eserler, hem Türkçe hem de Azerbaycan Türkçesi dillerinde okuyucuların erişimine sunuldu. Kütüphane genelinde ayrıca Azerbaycan ve Azerbaycan edebiyatına dair mükerrerlerle birlikte 700 kitaplık bir arşiv bulunuyor. Koleksiyonun dikkat çeken kitapları arasında, Azerbaycan’ın Yeniden Doğuş Sürecinde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, Haydar Aliyev: Büyük Devlet Adamı, Nizami Gencevi: Azerbaycan’dan Dünyaya Nesimi, Fuzuli, Nizami Gencevi ve Şehriyar gibi klasik Azerbaycan şairlerinin eserleri yer alıyor. Seçki, Antalya Kütüphanesi’nin en yoğun kullanılan kafeterya bölümünde özel bir alanda sergileniyor. Proje ile iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının kültürel paylaşım aracılığıyla daha da güçlenmesi hedefleniyor. "Katkı sunduğumuz için mutluyuz" Seçkinin açılışında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Kütüphanesi’ni binlerce kişinin kullandığına ve kütüphaneye binden fazla Azerbaycan vatandaşının kayıtlı olduğuna dikkati çekti. Azerbaycan Kültür Derneği ile beraber bir seçki yaptıklarını aktaran Kocagöz, "Toplam 759 kitabımız var. Bunun 400 tanesi Azerbaycan Kültür Derneği’nden geldi, gerisini biz buradan koyduk. Tek millet iki devlet olan can dostumuz Azerbaycan ile işbirliğinin devam etmesi gerçekten çok güzel ve buna katkı sunduğumuz için mutluyuz. Onlar da çok minnettar olduklarını söyledi. Bu işbirliği devam edecektir" dedi. "Antalya’daki kütüphanede bu eserlerin olması bizim için özel bir mana taşıyor" Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanı Adil Kerimli ise şunları söyledi: "Bugün Antalya Kütüphanesi’nde Azerbaycan Bölümü’nün açılması, Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinde bizim için büyük bir tarihi hadisedir. Azerbaycan Edebiyatı, Azerbaycan edebi fikri Türk kütüphanelerinde çok sayıda eserleri vardır ama Antalya’daki kütüphanede bunun olması bizim için özel bir mana taşıyor. Azerbaycan Edebiyatı’nın, fikrinin daha yakından öğrenilmesi ve benimsenebilmesi için bu bölümün açılmasının büyük bir hizmeti olacaktır." Seçkinin açılışına Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanı Adil Kerimli, Antalya Vali Yardımcısı Salih Yüce, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Azerbaycan’dan gazeteciler ile kitapseverler katıldı.
Antalya’da Azerbaycan ile kardeşlik bağları kültürle güçleniyor
03 Kasım 2025 Pazartesi - 18:40 Antalya’da Azerbaycan ile kardeşlik bağları kültürle güçleniyor Antalya Kütüphanesi, dost ve kardeş ülke Azerbaycan ile kültürel işbirliğini güçlendirmek amacıyla "Azerbaycan Seçkisi" adlı özel bir koleksiyon oluşturdu. Antalya Kütüphane bünyesinde hazırlanan seçki, Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiği bünyesinde hizmet veren Azerbaycan Kültür Merkezi ile işbirliğiyle hayata geçirildi. Azerbaycan Seçkisi’nde toplam 759 kitap yer alıyor. Kitapların 400’ü Azerbaycan Kültür Merkezi tarafından, 359’u ise Antalya Kütüphanesi koleksiyonundan sağlandı. Eserler, hem Türkçe hem de Azerbaycan Türkçesi dillerinde okuyucuların erişimine sunuldu. Kütüphane genelinde ayrıca Azerbaycan ve Azerbaycan edebiyatına dair mükerrerlerle birlikte 700 kitaplık mevcut bir arşiv bulunuyor. Koleksiyonun dikkat çeken kitapları arasında, Azerbaycan’ın Yeniden Doğuş Sürecinde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, Haydar Aliyev: Büyük Devlet Adamı, Nizami Gencevi: Azerbaycan’dan Dünyaya Nesimi, Fuzuli, Nizami Gencevi ve Şehriyar gibi klasik Azerbaycan şairlerinin eserleri de yer alıyor. Seçki, Antalya Kütüphanesi’nin en yoğun kullanılan kafeterya bölümünde özel bir alanda sergileniyor. Proje ile iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının kültürel paylaşım aracılığıyla daha da güçlenmesi hedefleniyor. "Katkı sunduğumuz için mutluyuz" Seçkinin açılışında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Kütüphanesinin binlerce kişinin kullandığına ve kütüphaneye binden fazla Azerbaycan vatandaşının kayıtlı olduğuna dikkati çekti. Azerbaycan Kültür Derneği ile beraber bir seçki yaptıklarını aktaran Kocagöz, "Toplam 759 kitabımız var. Bunun 400 tanesi Azerbaycan Kültür Derneği’nden geldi, gerisini biz buradan koyduk. Bu kültürel iş birliğini tek millet iki devlet olan can dostumuz Azerbaycan ile işbirliğinin devam etmesi gerçekten çok güzel ve buna katkı sunduğumuz için mutluyuz. Onlar da çok minnettar olduklarını söyledi. Bu iş birliği devam edecektir" ifadelerine yer verdi. "Antalya’daki kütüphanede bu eserlerin olması bizim için özel bir mana taşıyor" Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanı Adil Kerimli ise şunları söyledi: "Bugün Antalya Kütüphanesi’nde Azerbaycan Bölümü’nün açılması Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinde bizim için büyük bir tarihi hadisedir. Azerbaycan Edebiyatı, Azerbaycan edebi fikri Türk Kütüphanelerinde çok sayıda eserleri vardır ama Antalya’daki kütüphanede bunun olması bizim için özel bir mana taşıyor. Azerbaycan Edebiyatının, fikrinin daha yakından öğrenilmesi ve benimsenilebilmesi için bu bölümün açılmasının büyük bir hizmeti olacaktır" Seçkinin açılışına Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanı Adil Kerimli, Antalya Vali Yardımcısı Salih Yüce, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Azerbaycan’dan gazeteciler ile kitapseverler katıldı. (SM-
Malatya’da kitap fuarına 7’den 70’e yoğun katılım
03 Kasım 2025 Pazartesi - 17:40 Malatya’da kitap fuarına 7’den 70’e yoğun katılım Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Valiliği iş birliğinde bu yıl 11’incisi düzenlenen Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, "Bir Kitap Bin Umut" temasıyla kapılarını kitapseverlere açtı. 31 Ekim’de başlayan ve 9 Kasım’a kadar sürecek olan fuar, ilk günden itibaren yoğun ilgi görüyor. Fuar kapsamında 320 yayınevi ve 340 yazar Malatyalılarla buluşurken, imza günleri, söyleşiler, okul-yazar buluşmaları ve çeşitli kültürel etkinliklerle dolu bir program ziyaretçilere sunuluyor. Fuar alanında ayrıca tiyatro gösterileri ve bilgi yarışmaları da düzenlenerek kültürel atmosfer zenginleştiriliyor. Fuarda bugüne kadar Nazan Tarım, Gürkan Danık, Engin Turgut, Şeref Yılmaz, Muzaffer Doğan, Fatih Buhara Benzek, Şeyda Bozkurt, Fatih Duman, Ahmet Turgut, Tarık Tufan, Kemal Öztürk, Turan Kışlakçı, Mustafa Ekici, Nilüfer Zontul Aktaş ve Behçet Gülenay gibi birçok yazar ve şair okurlarıyla bir araya geldi. Öte yandan Sedat Anar ve Damla Gürkan Anar konseri katılımcılardan yoğun ilgi görürken, çocuklara yönelik tiyatro, akrobasi ve Cambaz Mithat gösterisi minik ziyaretçilere eğlenceli anlar yaşattı. Okul öncesinden yetişkinlere kadar geniş bir kitleye hitap eden fuara eğitim kurumlarının da ilgisi dikkat çekiyor. Öğrenciler, sevdikleri yazarlarla tanışma fırsatı bulurken, düzenlenen atölye ve söyleşilerle bilgi ve kültür dolu etkinliklere katılıyor. Malatya’nın kültürel hafızasına katkı sunan 11. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, 9 Kasım’a kadar her gün 10.00-20.00 saatleri arasında Orduzu Pınarbaşı Fuar Alanı’nda ziyaret edilebilecek.