Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
ABD: "Abluka, İran’ın deniz yoluyla gerçekleştirdiği tüm ticareti tamamen durdurmuş durumda"
Bulgaristan sandık başında: Türkiye’de 27 sandık kuruldu
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi
Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
KÜLTÜR SANAT
Türk Telekom, ’Erişilebilir Tiyatro’ projesi kapsamında ’Ebedi Barış’ oyununu erişilebilir kıldı
19 Nisan 2026 Pazar - 12:44:11
Türk Telekom, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonuyla yürüttüğü "Türkiye’ye Değer" projelerine devam ediyor. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Atatürk Kültür Merkezi (AKM) iş birliğiyle sürdürülen "Erişilebilir Tiyatro" projesi kapsamında, "Ebedi Barış" oyunu da görme ve işitme engelli sanatseverler için erişilebilir kılındı. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını "Türkiye’ye Değer" anlayışıyla yürüten Türk Telekom, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu ve AKM iş birliğiyle yürüttüğü "Erişilebilir Tiyatro" projesinde sanatseverleri ağırlamayı sürdürüyor. Proje kapsamında AKM Tiyatro Salonu’nda erişilebilir bir şekilde sahnelenen ’Ebedi Barış’ oyunu ile engelleri aşan bir sanat deneyimi sunuldu. "Herkes için erişilebilir bir yaşam hedefi" Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu konuyla ilgili şunları söyledi: "İletişimin her çağında olduğu gibi 5G’nin hayatımıza girmesiyle birlikte 5G çağında da öncü olmaya devam ediyoruz. Türk Telekom olarak 5G’yi sadece bir teknoloji değil, endüstriden sanata, eğitimden sağlığa kadar geniş bir ekosistemde dönüşüm sağlayan bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, teknolojinin sunduğu imkânları toplumun her kesimine eşit ve kapsayıcı bir şekilde ulaştırmayı temel önceliklerimiz arasında görüyor, teknolojiyi toplum yararına sunma vizyonumuzla kültür sanatta erişilebilirliği desteklemeyi sürdürüyoruz. Sunduğumuz teknolojilerle AKM’yi engelleri aşan, herkes için erişilebilir bir kültür-sanat merkezi haline getiriyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarımızı ‘Türkiye’ye Değer’ anlayışıyla sürdürerek, engelli sanatseverlerin kültür-sanat etkinliklerine eşit katılımını desteklemeye devam ediyoruz. Büyük ilgi gören ’Erişilebilir Tiyatro’ projemizle, sanatseverlere görsel, işitsel ve fiziksel engelleri aşan kapsayıcı bir sanat deneyimi yaşatmaktan mutluluk duyuyoruz. Herkes için erişilebilir bir yaşam hedefi doğrultusunda sosyal sorumluluk projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz." Görme ve işitme engelliler için kapsayıcı deneyim Proje sayesinde görme engelli sanatseverler, mekân, zaman, karakterler ve sessizce gelişen olaylar gibi sesli olmayan görsel öğeleri, diyalog aralarında aktarılan sesli betimleme uygulamasıyla detayları kaçırmadan takip edebiliyor. Ayrıca oyun öncesinde gerçekleştirilen özel sahne turları sayesinde dekor ve kostümlere dokunarak sahneyle önceden tanışma fırsatı buluyorlar. İşitme engelli sanatseverler için ise oyunda kullanılan üst yazı uygulamasıyla diyaloglar anlık olarak yazılı şekilde ekrana aktarılarak tiyatro deneyimi erişilebilir hale getiriliyor. Juan Mayorga tarafından yazılan ve Canan Şahin tarafından çevrilen "Ebedi Barış", izleyicileri, iyilik ve kötülük kavramlarını sorgulatan, alışılagelmedik bir dünyaya davet ediyor. Oyun boyunca "Kötü kimdir? Ya iyi? Sizce emirleri uygulamak ve ahlaki doğruluk arasında nasıl bir seçim yapmalı? Tarafsız kalınabilir mi? Daha da önemlisi ebedi barışı sağlamak mümkün olabilir mi?" sorularına yanıt aranıyor.
19 Nisan 2026 Pazar - 12:23
Melikgazi, kültür ve sanat hayatına zenginlik katmaya devam ediyor
Kültüre ve sanata büyük önem veren ve bu alanda birbirinden farklı birçok çalışmaya imza atan Melikgazi Belediyesi, 26 Nisan günü sergileyeceği Körebe oyununa tüm çocukları davet etti. Melikgazi’de çocuklar ve yetişkinlere tiyatro keyfi yaşatmaya devam edeceklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "Melikgazi Belediye olarak, her zamanki gibi kültürel etkinliklerle ilçemize renk katmaya devam ediyoruz. Çocukları kurslarımızla, sanatla, kültürle, sporla bir araya getiren bir belediyeyiz. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılan çocuklarımızın sosyal ve duygusal gelişimlerinin artacağı inancıyla onlara birçok etkinlik düzenliyoruz. Geçtiğimiz haftalarda çocuklarımız için muhteşem bir tiyatro daha düzenlemiştik. Çocuklarımızın yüzündeki mutluluk görülmeye değerdi. Bu hafta da Körebe adlı müzikli oyunumuzda, öğretmenleriyle, pikniğe giden bir grup öğrencinin başından geçenler anlatılacak. Yardımlaşma, dostluk ve hayvan sevgisini konu alan oyununun sonunda seyirciler için mutlu bir son da var. Oyunumuz ücretsizdir. Oyunu izlemek isteyen 08-13 yaş aralığındaki çocuklarımız 0530 253 91 91 numaralı hattımızdan rezervasyon yapabilirler. Saat 13.00 ve 14.30 olmak üzere 2 seans halinde gerçekleştirilecek oyunu 26 Nisan Pazar günü Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda sergileyeceğiz. Tüm çocuklarımız bekliyor; hepsine şimdiden iyi seyirler diliyorum" dedi.
19 Nisan 2026 Pazar - 12:21
Osmangazi’de Orhan Kemal’in Bursa yılları yad edildi
Osmangazi Belediyesi’nin 2026’yı Orhan Kemal Yılı ilan etmesi kapsamında Bursa 23. Kitap Fuarı’nda düzenlenen "Orhan Kemal Bursa’da" panelinde, usta yazarın Bursa’daki yıllarının edebiyat hayatına etkisini oğlu Işık Öğütçü anlattı. TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11 - 19 Nisan tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, 2026 yılını Türk edebiyatının usta kalemlerinden Orhan Kemal’e ithaf eden Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği anlam dolu bir panele ev sahipliği yaptı. Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve kitapseverlerin katılımıyla Seminer Salonu’nda düzenlenen "Orhan Kemal Bursa’da" adlı panelde, Orhan Kemal’in oğlu, Orhan Kemal Müzesi Kurucusu ve yazar Işık Öğütçü, usta kalemin kentte yaşadıklarına ve edebi hayatına bıraktığı izlere değindi. Gülçin Elif Yücel moderatörlüğündeki panelde babası Orhan Kemal’in hatıralarını da yad eden Işık Öğütçü, büyük ustanın Bursa ile özel bir bağı bulunduğuna işaret etti. "Bursa Orhan Kemal’in edebiyat yolunun başlangıcı" Bursa’nın Orhan Kemal için çok önem taşıdığının altını çizen Işık Öğütçü "Orhan Kemal’in aslında edebiyat yolunun başlangıcı Bursa diyebiliriz çünkü Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet ile olan o 3,5 yılın sonunda Nazım Hikmet Akademisi’nden mezun olan bir edebiyatçıyı görüyoruz." dedi. Öğütçü, şöyle devam etti; "Belki bir şiirinde Bursa’nın adı var ama buradaki yaşadıklarından edindiği toplam bilgi kitaplarının neredeyse hepsinde zaten var. Bursa, Orhan Kemal’in hayatında çok önemli bir yer tutmuş. Ben de Bursa’yı çok önemsiyorum, böyle bir takım etkinlikler olduğu zaman Bursa’ya geliyorum, katkı veriyorum. Burada Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını Orhan Kemal Yılı ilan etmesi çok çok önemli. Bu bir vefa. Orhan Kemal ile ilgili bu tür çalışmalarda herkesi dost olarak görüyorum, değerli Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum." Gülçin Elif Yücel de, Bursa’da okuyucularla birlikte olmanın çok keyif verici olduğunu belirterek, "Orhan Kemal gibi Türk edebiyatının büyük ustasını anmak onur verici. Hem Nazım Hikmet’i onunla beraber anmış olduk, hem Bursa’yı yad etmiş olduk. Burada bulunmaktan çok mutluyuz" diye konuştu. Osmangazi Belediyesi’nin standını da ziyaret eden Işık Öğütçü, burada kitapseverler ile bir araya gelerek imza dağıttı.
19 Nisan 2026 Pazar - 12:14
İzmirliler İZKİTAP’a akın etti
Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı, ikinci gününde yoğun ilgi gördü. Sabah saatlerinden itibaren fuar alanını dolduran her yaştan İzmirli, söyleşi ve imza etkinliklerine büyük ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle 17-26 Nisan tarihleri arasında Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, yayınevleri, sahaflar, eğitim ve kültür kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirirken; yaklaşık 200 katılımcı ve 400’e yakın yazar, şair, gazeteci ve akademisyeni okurlarla buluşturuyor. Fuar kapsamında söyleşi ve imzalarla birlikte toplamda 500’e yakın etkinlik düzenleniyor. Fuarın ikinci gününde, hafta sonu güzel havayı da fırsat bilen kitapseverler, Kültürpark’ı doldurdu. Öğrenciler, çocuklarıyla birlikte fuara gelen aileler, her yaştan İzmirli, edebiyatla dolu bir gün yaşadı. Özellikle söyleşi alanları ve imza stantlarında kuyruklar oluştu. Okurlar hem sevdikleri yazarlarla bir araya gelme hem de yeni yayımlanan kitapları keşfetme fırsatı buldu. Oya Baydar okurlarıyla buluştu Onur Konuğu Yazar Oya Baydar, ikinci gün programı kapsamında Ahşap Sahne’de Namık Kuyumcu moderatörlüğünde düzenlenen söyleşi ve imza etkinliğiyle okurlarıyla buluştu. Baydar’ın söyleşisi yoğun katılımla gerçekleşti. Baydar, yazarlık serüvenini anlatırken, edebiyatın ve okumanın hayatındaki yerini paylaştı. Okumayla çok erken yaşta tanıştığını ifade eden Oya Baydar, "Tek çocuktum. Çok yalnız büyüyordum. Kendi kendime okuma öğrendim. Daha 5 yaşına gelmemiştim. Okudukça yazma isteğim güçlendi ve daha o günlerde yazar olmak istediğime karar verdim" dedi. "Okumaya alışmak önemli" Baydar, "Yazmak benim için bir sığınak oldu. Sığınacak bir yer olarak yazmaya başladım. Ben edebiyatın insanı anlatan bir araç olduğunu düşünüyorum. İnsan tek başına yaşamıyor, toplum içinde yaşıyor" diyerek, romanlarında toplumsal gerçekliklerin, kimliklerin ve çatışmaların izini sürdüğünü ifade etti. Günümüzde edebiyatın geldiği noktayı anlatırken yapay zeka ile üretilen metinlere de değinen Baydar, "Yapay zekadan romanlar var. Bir kaçını okudum. Bana sorarsanız hiç de iyi değil, ama satılıyor. Ancak ne olursa olsun iyidir, kötüdür demeden, eğer savaş propagandası yapılmıyorsa, bütün kitapların, bütün romanların hiç okunmamasındansa okunması gerektiğini düşünenlerdenim. Tabii ki iyi edebiyat farklı, ama okumak, önce okumaya alışmak çocuklar için de onları başka bir yerlere götürebilir" diye konuştu. İmza ve söyleşilerle okurlarla buluştular İkinci gün fuarda; Onur Konuğu Yazar Oya Baydar’ın yanı sıra Ayşe Kulin, Adil Yıldırım, Başak Sayan, Behçet Yalın Özkara, Enver Aysever, Haydar Ergülen, Irmak Zileli, Jehan Barbur, Murat Yetkin, Polat Özlüoğlu, Berna Sipahi, Serhan Asker’in de aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler imza etkinlikleri ve söyleşilerle okurlarıyla buluştu. İzmirliler, sevdikleri isimlerle tanışmak ve imza almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Başkan Cemil Tugay’dan kitaplarla kampanyaya destek İzmir Kitap Fuarı, bu yıl da dayanışma ruhunu büyüten bir kampanyaya ev sahipliği yapıyor. Fuar kapsamında hayata geçirilen "Fikir Sende Kitap Askıda" uygulamasıyla İzmirliler, yayınevlerinden satın aldıkları ya da kendi kitaplıklarından getirdikleri kitapları gençlere hediye ediyor. FİKİR Gazetesi’nin G-20 numaralı standında yürütülen kampanya kapsamında, gençler, "FİKİR Duvarı"na dünyaya, Türkiye’ye ve yaşama dair düşüncelerini yazarak istedikleri kitaplara ücretsiz olarak ulaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da ilk bağışçılar arasında yer aldığı kampanya hem gençlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir alan oluşturuyor hem de kuşaklar arası bir dayanışma köprüsü kurarak kentte ortak bir kültür üretimine katkı sunuyor. Birbirinden değerli isimler okurlarla buluşmaya devam edecek Fuar kapsamında, önümüzdeki günlerde ise Ahmet Ümit, Beyhan Budak, Coşkun Aral, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş ve Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu isimler okurlarla buluşacak. Farklı konularda gerçekleştirilecek söyleşiler de düşün dünyasına katkı sağlayacak. Sergiler fuar boyunca ziyaret edilebilecek Fuar, aynı zamanda, kültür-sanat etkinlikleriyle de dikkat çekiyor. İzmirliler, fuar boyunca, Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisini, yine Pakistan Pavyonu’nda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi’ni ve Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünyada Hala Çiçek Açıyor Sergisi’ni, 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek. Ayrıca, İzmir Mutfak Müzesi Açılışa Doğru Sergisi de Göl Gazinosu’nda ziyaretçiler tarafından gezilebilecek. 23 Nisan coşkusu fuarda İZKİTAP, her yaştan ziyaretçiye hitap eden çok yönlü bir kültür ortamı sunmaya devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, fuara ev sahipliği yapan Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Söyleşiler, atölyeler, sahne etkinlikleri, drama çalışmaları, masal anlatımları ve interaktif etkinliklerle alan, bayram haftasında edebiyat ve sanatla iç içe bir buluşma noktasına dönüşecek. İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, 26 Nisan’a kadar 10.00 - 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kitapseverler, fuarla ilgili daha fazla bilgiye, imza ve etkinlik programına kitapizmir.com adresinden ulaşabilecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 21:21
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
2
17 Nisan 2026 Cuma- 10:53
Kırşehir’de gençler 88 saatlik eğitimin ardından müzede rehberlik yapıyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 14:11
"Milli Türk Talebe Birliği Bir Neslin İnşası" kitabının tanıtım toplantısı gerçekleştirildi
4
16 Nisan 2026 Perşembe- 15:00
Edirne’de Selimiye’nin gölgesinde tava ciğer dağıtıldı
5
13 Nisan 2026 Pazartesi- 10:07
Kütahya’nın kültürel zenginliği Çanakkale’de tanıtıldı
04 Kasım 2025 Salı - 11:26
Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü
Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Horoz köyünde, köy halkı tarafından geleneksel yöntemlerle hazırlanan keçi sütü yoğurdu, sofraların en çok tercih edilen doğal ürünleri arasında yer alıyor. Köyde yaşayan vatandaşlar; özenle besledikleri keçilerden elde ettikleri sütleri peynir, tereyağı ve yoğurt yapımında değerlendiriyor. İnek sütünden yapılan yoğurda göre daha lezzetli, koyun sütünden yapılan yoğurda göre ise hafif olan keçi sütlü yoğurt, aylarca muhafaza edilmesi ile de köy halkı tarafından daha çok tercih ediliyor. Doğal ortamda beslenen keçilerden sağılan süt; odun ateşinde kaynatıldıktan sonra mayalanarak yoğurda dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Rukiye Yavuz; keçi sütünden yapılan yoğurdun, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif olduğunu söyledi. Yavuz, "Keçi sütü yoğurdu, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif oluyor. Kış için hazırladığımız yoğurdun üzerine iç yağdan hazırladığımız yağ tabakası ekliyoruz. Böylece yoğurt hem bozulmuyor hem de aylarca dayanıyor" dedi. Yoğurdun hazırlanış sürecini de anlatan Yavuz şunları söyledi; "Önce keçilerimizi sağıyoruz, ardından sütü yaktığımız ateşte karıştırarak kaynatıyoruz. Biraz soğuduktan sonra ise maya ekliyoruz, 3 saat bekliyoruz. Hemen tüketmeyeceksek üzerine yağ ekleyip aylarca bozulmadan muhafaza ediyoruz." Horoz köyünde nesilden nesile aktarılan bu yöntemle üretilen keçi sütü yoğurdu; hem besleyici değeri hem de doğal lezzetiyle yöre halkının sofralarının vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. (ST-TB-
04 Kasım 2025 Salı - 11:04
Hatırası var dediler, baba evini yıkmadan ekleme yaptılar
Rize’de ahşap baba evine kıyamayan kardeşler, yapıya zarar vermeden yenisini hemen arkasında inşa ederek birbirine ekledi. Rize’nin Çayeli ilçesi Karaağaç köyünde yaşayan Şimşek ailesinin babadan kalma ahşap evleri hem deforme oldu hem de kendilerine yetmez hale geldi. Yenisini yapmak isteyen aile ahşap eve baktıklarında hatıraları aklına gelince yıkma işlemini akıllarından bile geçirmeyerek farklı bir metoda başvurdu. Ahşap yapının arka kısmına yeni bir bina inşa ettiren aile iki eseri birbirine bağladı. Önü ahşap arkası beton bina görenleri şaşırtırken aileye hatıralarına sahip çıkmanın mutluluğunu yaşadı. Babalarından kalan yapıya kardeşlerinin kıyamadığını o yüzden böyle bir yönteme başvurduklarını ifade eden 74 yaşındaki Hasibe Şimşek "Evin üst kısmı bozuktu. Kardeşlerim orayı yaptırdı. Alt kısım baba hatırasıydı o nedenle hiç bozmadık. Sadece yenileme işlemi yaptık, tahtalarına bakım yaptık, vernik sürdük, içini lambri yaptık. Öyle duruyor. Bu evde çok hatıralarımız var, çok şeyler yaşadık" şeklinde konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 10:51
Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor
Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, bir müzayededen son Osmanlı dönemine ait kemikten yapılmış ve üzerinde koruyucu dua yer alan tılsımlı bir tarak satın aldı. El yazmalarıyla tanınan Kayaokay, bu nadide eserin dönemin inanç dünyasına ve sanat anlayışına ışık tuttuğunu belirtti. Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, akademik çalışmalarıyla olduğu kadar kültürel mirasa olan ilgisiyle de tanınıyor. Henüz 31 yaşında doçent unvanı alan Kayaokay, bugüne kadar 15 kitap ve 140’tan fazla akademik makale yayımladı. Aynı zamanda Osmanlı dönemine ait el yazmaları ve tarihi objelerin koleksiyonunu yapan Kayaokay’ın arşivinde, 200 yıllık altın varaklı tezhipli Kur’an nüshası, şair divanları, cönkler, mecmualar ve risaleler gibi yüzlerce nadide eser bulunuyor. Doç. Dr. Kayaokay, topladığı eserleri akademik yayınlarla literatüre kazandırmayı sürdürüyor. Son olarak Osmanlı dönemine ait tılsımlı bir tarak satın alan Kayaokay, bu eserin diğerlerinden farklı bir özelliğe sahip olduğunu belirtti. Doç. Dr. Kayaokay, "Yıllardır müzayedelerden, sahaflardan bazen de köylerden çeşitli eserler toplamaktayım. Bunlar genellikle yazma eserlerden oluşuyor. Ancak bir de ilginç bulduğum Osmanlı dönemine ait eserleri topluyorum, denk gelirsem alıyorum. Geçtiğimiz senelerde böyle ilginç birkaç objeye rastladım. Bunlardan biri kemikten yapılmış bir Osmanlı tarağı. Bunu diğer taraklardan ayıran farklı bir özelliği var. Üzerinde bir hadiste geçen duanın yazılı olduğu koruma amaçlı yapılmış bir Osmanlı tarağı. Üzerinde Buhari’de de geçen Hazret-i İbn Abbâs’tan rivayet edilen sahih bir hadiste, Peygamber Efendimiz’in Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e ettiği ‘Allah’ın tam ve eksiksiz, kemale ermiş koruyucu kelimelerine sığınırım. Her şeytandan, zehirli veya zarar verici her hayvandan, her kem göz isabetinden’ duası yer alıyor" dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 10:41
’Kim Var’ sanat etkinliği Manisalılarla buluştu
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Kim Var?" sanat etkinliği Manisa’da büyük ilgi gördü. Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü himayesinde ve Manisa Güzel Sanatlar Lisesi ev sahipliğinde düzenlenen "Kim Var?" sanat etkinliği, yediden yetmişe sanatseverleri bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda öğrencilerin sanatsal becerilerini desteklemek, kültürel birikimlerini sahneyle buluşturmak ve estetik duyarlılıklarını güçlendirmek amacıyla Manisa İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Manisa Vali Yardımcısı Erhan Günay, Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sahne performanslarının damgasını vurduğu etkinlikte bestekar, şair ve sanatçı Yücel Arzen Hacıoğulları öğrencilerle birlikte sanatseverlere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Müzik, tiyatro ve sahne sanatlarının bir arada icra edildiği program, izleyicilerin beğenisini topladı. Etkinlik sonunda İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, katkılarından dolayı Yücel Arzen Hacıoğulları’na, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Birden fazla sanat alanının bir araya geldiği etkinliğin Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin estetik duyarlılık, kültürel birikim ve değer temelli eğitim anlayışını desteklediğini belirten Müdür Uğurelli, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle öğrencilerimizin becerilerini daha kolay keşfedebiliyoruz. Sanatla eğitim harmonisinin en güzel örneklerinden birisine daha bu programla şahit olduk. Bu tür etkinlikler, gençlerimizin çok yönlü gelişimine katkı sağlamakta ve onların üretken, estetik bakış açısına sahip bireyler olarak yetişmelerine öncülük etmektedir. Bu da Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin esas gayelerinden olan aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim nesiller yetiştirme gayretimizi destekliyor. Zira bu kavramlarla mücehhez bir neslin madde-mana, akıl-duygu, nefis-vicdan, insan-toplum ve zaman-mekân dengesini gözeteceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
04 Kasım 2025 Salı - 10:35
Keçiören’de yöresel yemek yarışması heyecanı başladı
Keçiören Belediyesi tarafından Türkiye Aşçılar Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 2. Geleneksel Serhat İlleri Yöresel Yemek Yarışması, Fatih Stadı’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. 562 yarışmacının yer aldığı etkinlikte, kete kategorisinde yarışanlar 500 bin TL, hıngel kategorisinde yarışanlar 300 bin TL ve kavut kategorisinde yarışanlar 100 bin TL’lik büyük ödül için ter döküyor. Noter huzurunda düzenlenen yarışmada kazanılan ödüller Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş adamları sponsorluğunda karşılanacak. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan’ın ev sahipliğinde düzenlenen yarışmanın açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Etkinliğe; 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, İYİ Parti Keçiören İlçe Başkanı Haluk Baran, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdoğan Yıldırım, Ankara Ordu Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Duman, Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can, Kars Dernekler Federasyonu Başkanı Nuri Deniz, Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, yarışmacıların aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Serhat illerinin kültür kodlarıyla yoğrulduk" Törende katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, Türk kültür kodlarını geleceğe aktarmaya devam edeceklerinin altını çizen Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan şunları söyledi: "Bizler, Serhat illerinin kültür kodlarıyla yoğrulmuş, bu vatanın ve milletin aşığı evlatlarıyız. Ne kadar Sivas’ta doğup büyümüş olsak da gönlümüz Kars’ın, Ardahan’ın, Iğdır’ın insanlarıyla birdir. Köylerimize geldiğinizde bu benzerliği hemen hissedersiniz; çünkü kültürümüz, dilimiz, sofra geleneklerimiz aynıdır. Hıngelinden ketesine, kavutundan haşılına kadar aynı lezzetleri paylaşırız. Bu benzerlik, atalarımızdan gelen o derin özlemin bir yansımasıdır. Biz bugün Ankara’da yaşıyoruz, Ankara’nın ekmeğini yiyoruz ve bu Başkent’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sadakatle bağlıyız. Başkentimizde Serhat illerinin, Sivas’ın, Yozgat’ın, Çankırı’nın, Çorum’un yiğit insanlarını görmek mümkündür. Çünkü Keçiören, bu büyük vatan mozaiğinin kalbidir. Biz, Keçiören’i kendi yapısına, dokusuna ve inanç değerlerine uygun şekilde yönetmeye devam edeceğiz. Önemli olan, halkımızın ne düşündüğünü, ne hissettiğini iyi bilmektir. Bu yüzden hiçbir siyasi ayrım gözetmeden, halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz. Tek hassasiyetimiz; bu vatanın birliğine, şanlı bayrağımıza ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüze zarar gelmemesidir. Burada yaşayan her hemşehrimiz bizim başımızın tacıdır. Dört gün boyunca Keçiören’e renk katacak bu güzel etkinlikte emeği geçen tüm federasyon başkanlarımıza ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum." Övgü dolu sözlerle teşekkür etti 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a övgü dolu sözlerle teşekkür ederek, "Keçiören’in medarı iftiharı Sayın Başkanımızı yürekten tebrik ediyorum. Halkla iç içe, gönlü vatan sevgisiyle dolu bir yöneticimiz var. Bu tür organizasyonlar, kardeşliğin ve dayanışmanın en güzel örneğidir. Kars’ımız, Çankırı’mız, Ardahan’ımız; 81 ilimiz bir bütündür. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın kardeşliğimiz." dedi. "Serhat demek; dayanışma, paylaşma ve üretmek demektir" CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım ise yaptığı konuşmada Serhat illerinin kültürel zenginliğine dikkat çekerek, "Serhat demek; dayanışma, paylaşma ve üretmek demektir. Bugün burada bir araya gelmemizin en değerli tarafı soframızı ve gönlümüzü birbirimize açmamızdır. Bu organizasyon sadece bir yemek yarışması değil, toplumsal birlikteliğimizi güçlendiren bir adımdır. Başta Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Doğduğumuz yerlere bağlıyız" Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can da konuşmasında birlik vurgusu yaparak, "Biz doğduğumuz yerlere bağlı, yaşadığımız şehre hizmet etmeye gönül vermiş insanlarız. Belediye Başkanımızın desteğiyle Keçiören’imizi ve Ankara’mızı daha yaşanabilir hale getirmek için çalışıyoruz. Bu tür etkinlikler insanların kaynaşmasına vesile oluyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Geleneklerimizi yaşatma fırsatı buluyoruz" Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım, organizasyonun birliğe ve dayanışmaya katkı sunduğunu belirterek, "Doğduğu yeri unutmayan, bulunduğu şehirde de kültürünü yaşatan Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ediyorum. Bu etkinliklerle kültürlerimizi, geleneklerimizi yaşatma fırsatı buluyoruz. Katılan tüm hemşehrilerimizin emeklerine sağlık. Bu yarışma sadece lezzet değil, birliktelik yarışmasıdır" dedi. "Kültürlerimizi ayrım yapmadan tanıtan Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" Kars Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Nuri Deniz, Keçiören’de gerçekleştirilen yarışmanın kendileri için çok anlamlı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: "Keçiören Belediye Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan’a, Serhat illerimizin yöresel lezzetlerini Ankara’da, Keçiören’de bizlerle buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Kars’ımızı, Ardahan’ımızı ve yöre kültürlerimizi ayrım yapmadan tanıtan Başkanımıza ve ekibine şükranlarımı sunuyorum." Açılışa özel konser Açılış programında Türk Halk Müziği Sanatçıları Erdal Beyazgül, Ersin Perçin, Ezgi Saykan, Soner Ergül ve Barış Çetin’in yanı sıra Aşıklar Beyzade Aslan, Kamber Nar, Mecnun Sayılır, Behram Aktemur, Zafer Karabay sahne aldı. Lezzet yarışmasının ilk gününde vatandaşlar müzikle ve eğlenceyle dolu bir gün geçirdi. Yarışma, noter huzurunda ve jüri değerlendirmesi ile yapılıyor Fatih Stadı’na kurulan çadırlarda gerçekleşen heyecan dolu yarışma, şartnamede yer alan kuralların, puanlama sisteminin ve ödüllerin duyurulmasının ardından jüri üyelerinin tanıtılmasıyla başladı. Yarışmada, Türkiye Aşçılar Federasyonu tarafından görevlendirilen alanında uzman jüri üyeleri noter huzurunda değerlendirmelerini yapıyor. Her çadırda yarışmacılar için gerekli malzemeler hazır olarak bulunuyor, verilen sürenin sonunda hazırlanan yemekler görevlilerce jüriye sunuluyor. Böylece yarışmacı ile jüri karşı karşıya gelmeden adaletli bir şekilde puanlama yapılıyor. 562 yarışmacı mücadele ediyor Yarışmada, yöresel lezzet ustaları üç farklı kategoride hünerlerini sergiliyor. Kete kategorisinde 327, hıngel kategorisinde 183 ve kavut kategorisinde 52 yarışmacı olmak üzere toplam 562 yarışmacı en lezzetli yemeği yapmak için kıyasıya mücadele ediyor. Büyük ödüle uzanmak isteyen yarışmacıların performanslarını vatandaşlar da büyük bir ilgiyle takip ediyor. Ödüller sponsorlarca karşılanıyor Finalde yarışmacılara takdim edilecek para ödülleri ise Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş insanları sponsorluğunda karşılanacak. Her bir kategoride dereceye girecek olan 10 yarışmacı çeşitli miktarda para ödülünü almaya hak kazanacak. Kete kategorisinde birinciye 500 bin TL, ikinciye 250 bin TL, üçüncüye 125 bin TL ödül verilecek. Hıngel kategorisinde birinci 300 bin TL, ikinci 150 bin TL, üçüncü 75 bin TL ödülün sahibi olacak. Kavut kategorisinde ise birinciye 100 bin TL, ikinciye 50 bin TL, üçüncüye 25 bin TL ödül takdim edilecek. Yarışmada ödüller düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.
04 Kasım 2025 Salı - 10:30
Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor
Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, bir müzayededen son Osmanlı dönemine ait kemikten yapılmış ve üzerinde koruyucu dua yer alan tılsımlı bir tarak satın aldı. El yazmalarıyla tanınan Kayaokay, bu nadide eserin dönemin inanç dünyasına ve sanat anlayışına ışık tuttuğunu belirtti.
04 Kasım 2025 Salı - 10:27
İki teker üzerinde yolculuk yapan motosiklet tutkunları, kentin farklı noktalarını tanıtıyor
Yozgat’ta motosiklet tutkunları, her hafta bir araya gelerek hem şehir içi hem de şehir dışı geziler düzenliyor. Yozgat’ta farklı yaş gruplarından oluşan motosiklet sevdalıları, her hafta düzenli olarak toplu sürüş etkinlikleri gerçekleştiriyor. Kentin tarihi ve turistik yerlerini gezen ekip üyeleri, hem motosiklet kültürünü yaygınlaştırmayı hem de dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Kentin tanıtımına da katkı sunmak isteyen ekip üyeleri, Saraykent ilçesi Millet Bahçesi’nde toplandı. İlçede tur atan motosiklet tutkunları, ilçe sakinlerinin takdirini topladı. Motosiklet tutkusunu ailesinden aldığını belirten Esra Alan, "Küçüklükten beri kullanıyorum ama son dört yıldır aktif olarak kullanıyorum. Her hafta bir etkinliğimiz var, toplu sürüşlerimiz var. Haftalık düzenli olarak toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Şehirlerarası sürüşler yapıyoruz hep birlikte. Yozgat’ta özellikle Sorgun’da kadın motorcuları halkımız pek benimsemiyordu işini açıkçası. Bunu kırdığımı düşünüyorum. Ben aktif olarak kullanmaya başladıktan sonra birçok genç kızımızın daha sonrasında motorlarla sürüşe çıktığını gördüm. Bunun için de çok mutluyum. Yollarını ve önlerini açmışız" dedi. Motosikletin doğru kullanıldığında güvenli bir araç olduğunu belirten Mehmet Kültüroğlu ise, "Motosikleti güvenli sürmemiz lazım. Normal şartlarda motosikletin herhangi bir zararı yok. Motosikletin üzerine biniciler tehlikeli. Motosikleti güvenli şekilde sürüp ekipmanlara dikkat ederek kullanır trafikte saygılı olursak kaza da olmaz ve keyifli sürüşler, uzun yıllar birlikte sürme fırsatımız olur. Bizim işaretimiz sevgi, saygı, sadakat" diye konuştu. Her hafta farklı bir rota çizen motosiklet tutkunları, kentin doğal ve tarihi güzelliklerini de ön plana çıkarmak istiyor.
04 Kasım 2025 Salı - 09:19
Kemaliye’de Eğin kültürü sahneye taşındı
Kemaliye’de "Kemaliye Günleri" etkinlikleri kapsamında, öğrenciler Eğin kültürünü yansıtan manili tiyatro ve müzik gösterisiyle izleyicilerden beğeni topladı. "Okullarda Kemaliye Kültürünün Yaşatılması" projesi çerçevesinde, Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından ilçede ilk kez Eğin kültürünü konu alan manili tiyatro gösterisi sahnelendi. Öğretmen ve öğrencilerin ortak çalışmasıyla hazırlanan gösteride, Eğin yöresine özgü gelenekler, kültürel değerler ve mizah anlayışı başarıyla yansıtıldı. Etkinlik, vatandaşlar tarafından büyük ilgiyle izlendi ve beğeni kazandı. Kemaliye Kaymakamlığı himayelerinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen proje kapsamında gerçekleştirilen bu tür etkinliklerle, ilçenin köklü kültürel mirasının genç nesillere aktarılması ve kültürel sürekliliğin sağlanması hedefleniyor.
04 Kasım 2025 Salı - 09:14
Eğin Halk Oyunları, gençlerle yeniden hayat buluyor
Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde başlatılan "Okullarda Kemaliye Kültürü Yaşatılması" projesi kapsamında öğrenciler, Eğin yöresine özgü halk oyunları ve folklor öğelerini öğreniyor. Kemaliye Kaymakamlığı himayelerinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Okullarda Kemaliye Kültürü Yaşatılması" projesiyle, Eğin kültürünün önemli bir unsuru olan halk oyunları Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi’nde yeniden hayat buluyor. Proje kapsamında öğrencilere, ilçenin köklü tarihinden beslenen Eğin yöresi halk oyunları, geleneksel müzikleri, giyim-kuşam özellikleri ve kültürel değerleri öğretiliyor. Bu çalışmalar, öğrencilerin yerel kimlik bilincini güçlendirirken Kemaliye’nin zengin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sağlıyor. Kültürel sürekliliğin sağlanması ve gençlerin kendi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi hedeflenen projede, öğrenciler ilk gösterilerini Cumhuriyetin 102. yılı kutlamalarında sergiledi. Eğin Halk Oyunları ekibi, 14 Şubat 2025 tarihinde Erzincan’da gerçekleştirilecek olan "Halk Oyunları Yarışması"nda ilçeyi temsil edecek.
04 Kasım 2025 Salı - 09:13
Satala Antik Kenti’nde 150 yıl sonra ikinci büst bulundu
GÜMÜŞHANE (İHA) – Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Mısır Tanrıçası İsis’e ait olduğu belirlenen büst ortaya çıkarıldı. İsis büstü 1872’de British Museum’a kaçırılan Afrodit büstünün ardından Satala’da gün yüzüne çıkarılan ilk yasal büst olma özelliğini taşıyor. İlçeye bağlı Sadak Köyü sınırlarında yer alan ve Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek leyjon kenti olan Satala Antik Kentinde kazı çalışmaları devam ediyor. Hem kastrum hem de nekropol alanında çalışmalarını sürdüren kazı ekibi bu yıl mezarlık alanında bilimsel açıdan büyük önem taşıyan bir buluntuya ulaştı. Yaklaşık 20 santimetre boyundaki İsis büstü, bir lejyon mezarlığında açığa çıkarıldı. İsis büstünün restorasyonun tamamlanmasının ardından Gümüşhane Müzesi’nde sergileneceği öğrenildi. Normalde Yunan-Roma tanrılarına tapındıkları bilinen lejyon askerlerinin doğulu bir tanrıçaya tapınmalarına dair somut kanıtlardan birisi olması nedeniyle buluntu, arkeoloji dünyasında da ses getirdi. Satala Antik Kenti, 1872’de kaçak kazılarla çıkarılıp İngiltere’ye götürülen Afrodit büstüyle tanınıyordu. 2025 yılında ortaya çıkarılan İsis büstü ise 150 yıl sonra Satala’da yasal yollarla bulunan ilk büst oldu. Kazı başkanı Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur bu buluntunun hem lejyonerlerin inanç sisteminin çeşitliliğini göstermesi hem de Satala kazılarının gelecek yıllarda yeni keşiflere kapı aralayacağını göstermesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. "Bu keşif uluslararası arkeoloji çevrelerinde ses getirdi" Bölgeden çıkarılan İsis büstünün hem bilimsel hem de kamuoyu tarafından oldukça dikkat çekici olduğunu belirten kazı başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Satala Antik Kenti’nde 2025 yılında hem kastrum alanında hem de nekropol alanında kazı çalışmaları yürütülüyor. Bu yılki nekropol, yani mezarlık alanındaki kazı çalışmalarında ekibi sürpriz bir buluntu karşıladı. Hem bilimsel hem de kamuoyu açısından oldukça dikkat çekici olan bu buluntu, Mısır Tanrıçası İsis’e ait bir büst oldu. Mısır panteonunun ana tanrıçalarından biri olan İsis’in büstü, bir lejyon mezarlığında açığa çıkarıldı. Normal şartlarda lejyon askerlerinin Yunan-Roma tanrılarına tapındıkları biliniyor ancak doğulu bir tanrıya tapınmaları Satala’da ilk kez gözlemlendi. Bu durum, Roma İmparatorluğu’nun genişleme döneminde lejyon askerlerinin artık sadece Romalı kökenlilerden değil, farklı bölgelerden paralı askerlerden de oluşmasıyla ilişkilendiriliyor. Kazı ekibi, 2025 yılı Ağustos ayında buluntuyu ortaya çıkardığında ilk olarak hangi tanrıya ait olabileceğini araştırdı. Bölgede Mitra tapınımına dair objeler bulunduğu için ilk olarak Mitra ihtimali üzerinde duruldu. Ancak ikonografik incelemeler sonucunda eserin Mısır tanrıçası İsis’e ait olduğu belirlendi. Bu keşif, yalnızca yerel düzeyde değil, uluslararası arkeoloji çevrelerinde de ses getirdi" dedi. "150 yıl sonra yasal kazıyla çıkarılan ilk büst" Mısır Tanrıçası İsis’in büstünün 150 yıl aradan sonra bölgede yasal kazıyla çıkarılan ilk büst olma özelliği taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Antik kaynaklarda lejyonerlerin doğulu tanrılara da tapındıklarına dair bilgiler bulunmakla birlikte, Satala’da bunun elle tutulur ilk kanıtı elde edilmiş oldu. İsis büstü, bu yönüyle bilimsel açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca tarihî olarak da ayrı bir anlam barındırıyor zira Satala, 1870’li yıllarda kaçak kazılarla çıkarılan ve bugün British Museum’da sergilenen Afrodit büstüyle tanınıyor. Bu yeni buluntu, 1872’den sonra yasal yollarla gün yüzüne çıkarılan ilk büst olma özelliğini taşıyor. Yüzyıllar sonra yeniden yasal kazılarla bir büstün bulunması, Satala’nın önemini bir kez daha ortaya koydu. Artık Satala’dan çıkan eserler Gümüşhane Kent Müzesi’nde sergileniyor. Restorasyon süreci devam eden İsis büstü de tamamlandığında aynı müzede sergilenmeye hazır hale gelecek. Ayrıca kazı ekibi, bu buluntuya ilişkin bilimsel yayın hazırlıklarıyla eseri dünya çapında duyurmayı hedefliyor" diye konuştu. "İsis büstü Satala’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor" Restorasyon çalışmalarının sürdüğünü de ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, "Yaklaşık 20 santimetre yüksekliğinde olan büst, kaidesiyle birlikte çiçek kaliksinden yukarıya doğru yükselen bir forma sahip. İsis’in simgesi olan taht biçimli tacın bir kısmı kayıp olsa da restorasyon sürecinde tamamlanacak. Ayrıca İsis’in simgesi sayılan ‘İsis düğümü’ detayı da büst üzerinde açıkça görülebiliyor. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından tüm ayrıntılar bilimsel olarak değerlendirilecek. İsis büstü, Satala’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutarken, lejyonerlerin inanç sistemlerindeki çeşitliliği ve doğulu tanrılara olan ilgilerini göstermesi açısından da son derece önemli bir buluntu olarak değerlendiriliyor. 1872’deki Afrodit büstünden yaklaşık 150 yıl sonra Satala’da yasal yollarla çıkarılan ikinci büst olması, kazıların gelecekte de yeni keşiflere kapı aralayacağının bir göstergesi olarak görülüyor" ifadelerini kullandı.
04 Kasım 2025 Salı - 08:23
Sinop’ta fethin 811. yılı coşkuyla kutlandı
Sinop’un fethinin 811. yıl dönümü, düzenlenen etkinliklerle büyük bir coşkuyla kutlandı. Sinop’un 3 Kasım 1214 tarihinde Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından fethedilişinin 811. yıl dönümü, Sinop Valiliği himayesinde düzenlenen coşkulu bir programla kutlandı. Sinop halkı, törenlere yoğun ilgi gösterdi. Kutlama programı, tarihi Lonca Kapısı önünde okunan Fetih Salası ile başladı. Programın önemli anlarından biri olan Fetih Yürüyüşü, Jandarma Mehteran Birliği eşliğinde Sakarya Caddesi’nden başladı. Sinop halkının ellerinde bayraklarla katıldığı coşkulu yürüyüş, Uğur Mumcu Meydanı’nda sona erdi. Mehter marşları eşliğinde yürüyen vatandaşlar, 811 yıl önceki fetih heyecanını yeniden yaşama fırsatı buldu. Yürüyüşün ardından Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen kutlama programında, Jandarma Mehteran Birliği unutulmaz bir gösteri sundu. Mehteran Birliği’nin performansı, alanda bulunanlar tarafından ayakta alkışlandı. Kutlama programında ayrıca, fethin yıl dönümü dolayısıyla Sinop’ta düzenlenen spor müsabakalarında dereceye giren başarılı sporculara protokol üyeleri tarafından ödülleri takdim edildi. Programda konuşan Vali Mustafa Özarslan, "Karadeniz’in bağrında inci gibi duran Sinop 811. yıl önce Kızılelma idealiyle Sultan I. İzzeddin Keykavus’un rüyasını süsledi. Üstün askeri dehası ve kahraman ordusuyla birlikte Sinop’un fethini gerçekleştirdi. İşte Sinop’un fethi, biz Türklerin Karadeniz’e açılan kapısını aralayan tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu Fetih, Anadolu’nun kuzeyinde Türk hâkimiyetinin pekişmesi açısından büyük bir başarıdır. Sinop fatihi İzzettin Keykavus Türkiye Selçuklu devletimizi bir kara devleti olmaktan kurtarmış kuzeyimizdeki mavi vatanımızın sınırlarına kavuşturmuştur. O günden bu güne Sinop Türk yurdudur. Allah’ın izniyle ilelebet Türk yurdu kalacaktır. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Sinop Kalesi’nin burçlarında dalgalanan bayrak, 811 yıldır bu topraklarda ezanın, imanın, özgürlüğün sembolüdür! Sinop’un fethini gerçekleştiren Sultan I. İzzeddin Keykâvus’u ve bu uğurda mücadele eden tüm kahramanlarımızı, bu toprakları vatan yapan tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Ruhları şad, makamları âli olsun. Sinop’un Fethi’nin 811. yılı kutlu olsun" dedi. Günün finalinde ise sahneye Jandarma Bando Komutanlığı çıktı. Komutanlık tarafından verilen konser, Uğur Mumcu Meydanı’nı hıncahınç dolduran Sinoplular ve protokol üyelerinden tam not aldı. Bandonun sahne performansı da tıpkı Mehteran Birliği gibi ayakta alkışlarla karşılandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 23:18
5. Tomris Uyar Öykü Günleri edebiyatseverlerle buluştu
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Tomris Uyar’ın anısına bu yıl 5’incisi düzenlenen "Tomris Uyar Öykü Günleri", Beyoğlu Belediyesi ev sahipliğinde edebiyatseverlerle buluştu. Türk edebiyatının usta kalemlerinden öykü yazarı Tomris Uyar’ın anısına düzenlenen "Tomris Uyar Öykü Günleri"nin beşincisi Bilim Beyoğlu’nda düzenlendi. Beyoğlu Belediyesi’nin destekleriyle 1-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenen öykü günleri, söyleşiler, yazar-okur buluşmaları, atölyeler ve müzik dinletilerine ev sahipliği yaptı. Tomris Uyar Öykü Günleri’nin ilk gününde düzenlenen ilk panelin ardından Müge İplikçi "Edebiyatta Kadın" söyleşisinde okurla buluştu. Uğraş Abanoz, Öniz Ercan, Gözen Esmer, Murat Özsan ve Aslıhan Duman ise "Öykücüler Tartışıyor" paneline konuk oldu. Etkinlikte konuşan Beyoğlu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Yasir Ahıskalı, "Edebiyatımızın en kıymetli isimlerinden biri için sizlerle bir aradayız. Öykücülüğümüzün en güçlü kalemlerinden biri olan, en özel seslerinden biri olan Tomris Uyar’ı anıyoruz. Kalemine dökülenler, yalınlığın, samimiyetin ve içtenliğin en güzel örneklerinden biri olan Tomris Uyar, onu her okuyanın kalbine kendi hikayesini hatırlatıyor. Yalınlık, samimiyet, içtenlik. Biz Beyoğlu Belediyesi olarak sanatı halkın gündelik hayatına dahil eden genç sanatçılara, kadın sanatçılarımıza alan açan Beyoğlu’nun her sokağında sanatın izini silmeye değil, onu yaşatmaya ve büyütmeye çalışan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün edebiyatımız için böylesine kıymetli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor olmak bu çabamızın kıymetini bir kez daha bize hatırlatıyor. Tomris Uyar Öykü Günleri’ni kelimeler aracılığıyla insan olmanın, birbirimizi anlamanın bir yolu olarak görüyoruz. İçinde cevherler barındıran, yalnızca biraz cesarete ihtiyacı olan gencecik sanatçılarımıza ilham olmanın bir yolu olarak görüyoruz. Bu nedenle burada olduğunuz için emeğiniz, üretiminiz için her birinize içtenlikle teşekkür ediyoruz" dedi. Tomris Uyar’ın oğlu Hayri Turgut Uyar ise, "Bu öykü günleri çok güzel. Bu tip etkinlikler çok hoşuma gidiyor. Çok mutlu oluyorum. Öykü günleri özellikle annemin çok önem verdiği bir şey olduğu, öykü tüm hayatı olduğu için bu odaklı bir etkinlik olması çok hoşuma gidiyor. Tomris Uyar’ın öyküyü ne kadar ciddiye aldığını, nasıl profesyonel yaklaştığını söylemek gerekiyor. Sadece öykü yazmış değil. Öykü üzerine düşünmüş, denemeler yazmış, Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilere dersler vermiş. Bu konunun teorisi üzerine düşünmüş, kafa yormuş, yazmış ve aktarmak için çalışmış. Hayatında çok önemli bir yer kapladığı belli. Bu ödül törenini düzenleyenlerin, katılanların günü. Herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Seçici kurula teşekkür ediyorum. Beyoğlu Belediyesi’ne de ev sahipliği yaptığı için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Zeynep Eşin’in yürütücülüğünde "Öykü Atölyesi" düzenlenirken, Ömer Göyce müzik dinletisi gerçekleştirdi. Tomris Uyar Öykü Günleri’nda yazar İnci Aral’a Onur Ödülü verildi. "Tomris Uyar Öykü Armağanı Ödülü" için de bu yıl 400 kişi arasından 10 finalist belirlendi. Bu finalistler Erdem Tezbaşaran, Ergün Doğan, Duygu Aydoğdu, Necati Albayrak, Pelin Ergül, Esra Yüksel, Alihan Demir, Murat Sipahioğlu, Duygu Özsüphandağ ve Yasman Sevda Eren oldu. Finalistlerden Necati Albayrak, ödülün bu yılki sahibi oldu. Necati Albayrak’ın konuşması sonrası program sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder