KÜLTÜR SANAT
Şahin: "23 Nisan, çocuklarımıza duyduğumuz güvenin ve geleceğe olan inancımızın en güçlü ifadesidir" 22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:08:16 Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, bu özel günün millet iradesinin ve bağımsızlık ruhunun en güçlü simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının; özgürlüğe uzanan yolda atılmış en kararlı adımlardan biri olduğunu belirterek, bu tarihi günün birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini vurguladı. Çocukların sadece birer birey değil, aynı zamanda daha güzel bir dünyanın kurucuları olduğuna dikkat çeken Şahin, onların taşıdığı umut ve sevginin insanlık için en değerli güç olduğunu dile getirdi. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesinin derin bir anlam taşıdığını belirten Şahin, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Milletimizin bağımsızlık mücadelesi sırasında yakılan özgürlük ateşi, en zor zamanlarda dahi yolumuzu aydınlatmış, bizlere güç vermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza duyduğu güvenin ve yarınlara olan inancının en güçlü göstergesidir. Bugün sizlere armağan edilen bu anlamlı gün; millet egemenliğinin ilan edildiği, halkın kendi geleceğine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktasıdır. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ anlayışıyla yükselen Cumhuriyetimizin temelleri bu ruhla atılmıştır. Şehrimizin dört bir yanında çocuklarımızın gelişimine katkı sunacak projeleri hayata geçiriyoruz. Spor sahaları, gençlik ve spor merkezleri, kültür ve sanat alanları, kütüphaneler, bilim ve eğitim merkezleri ile çocuklarımızın yeteneklerini keşfedebilecekleri imkanları artırıyoruz. Amacımız; her çocuğun sporla tanıştığı, sanatla buluştuğu, bilgiyle güçlendiği bir Gaziantep’i hep birlikte inşa etmektir. Çocuklarımızın gülüşünü gölgelemek isteyen hiçbir karanlık anlayışın bu topraklarda karşılık bulamayacağını da çok iyi biliyoruz. Çünkü bu millet, tarih boyunca en zor zamanlarda dahi evlatlarının geleceğini korumayı başarmış büyük bir millettir. Bizler de aynı kararlılıkla çocuklarımızın huzur içinde yaşayacağı, umutla büyüyeceği bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bizler geçmişten aldığımız güçle bugünlere ulaştık. Sizler ise yarınlara yön verecek, ülkemizi daha ileri taşıyacak nesillersiniz. Sevgiyle, adaletle ve barışla büyüyen bir toplumun en değerli temsilcileri olarak, geleceğimiz sizlerin omuzlarında yükselecektir. Bu duygu ve düşüncelerle başta Gaziantep’te yaşayan evlatlarımız olmak üzere tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, her birine sevgi dolu selamlarımı iletiyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyorum."
Mersin’de gençler madde bağımlılığına karşı tiyatro ile bilinçleniyor
04 Kasım 2025 Salı - 11:57 Mersin’de gençler madde bağımlılığına karşı tiyatro ile bilinçleniyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, gençlerin madde bağımlılığı konusunda farkındalık kazanması amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen ’Pembe Aslında Siyahtır’ isimli tiyatro oyunu, ilçedeki lise ve ortaokul öğrencileriyle buluşmaya başladı. İlk gösterimi Zeytinlibahçe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonunda yapılan tiyatro oyunu, öğrencilerden tam not aldı. Yaklaşık 40 dakika süren oyun, sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki seans halinde sahneleniyor. Etkinliğe; Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, İlçe Milli Eğitim Müdürü Saim Demir, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ali Uçar, okul müdürleri ve öğretmenler de katılarak öğrencilerle birlikte oyunu izledi. Madde bağımlılığının birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerini çarpıcı bir dille ele alan oyun, gençleri bilinçlendirmeyi ve farkındalık oluşturmayı hedefliyor. İlk gün sahnelenen gösterimleri yaklaşık 600 öğrenci izledi. Tiyatro gösterileri hafta boyunca farklı okul gruplarına yönelik olarak devam edecek. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, gençlerin geleceğe umutla bakabilmeleri için bu tür sosyal farkındalık çalışmalarını önemsediklerini belirterek şunları söyledi: "Madde bağımlılığı, sadece bireyleri değil, aileleri ve toplumun tamamını etkileyen ciddi bir sorundur. Bu nedenle gençlerimizi bilinçlendirmek, onları zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Akdeniz Belediyesi olarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetişmeleri için her türlü sosyal ve kültürel faaliyeti desteklemeye devam edeceğiz." Akdeniz Belediyesi, gençlerin yaşam becerilerini geliştirmeyi, farkındalıklarını artırmayı ve toplumsal duyarlılığa katkı sunmayı hedefleyen etkinliklerin yıl boyunca süreceğini açıkladı.
Rektör Özkan Patara Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarını inceledi
04 Kasım 2025 Salı - 11:56 Rektör Özkan Patara Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarını inceledi Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri tarafından kazı çalışmalarına devam edilen Patara Antik Kenti’ni ziyaret etti. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Patara Kazıları Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş, Patara Kazıları Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsa Kizgut ve kazı alanı ekibi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı karşıladılar. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Rektör Özkan kazı ekibiyle bir süre sohbet ettikten sonra Patara kazılarını başlatan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü kurucusu Prof. Dr. Fahri Işık ile de kazı alanında görüştü. Rektör Özkan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Fahri Işık’ı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmesinden ötürü tebrik etti. Prof. Dr. Fahri Işık’ta, Rektör Özkan’a Uygarlık Anadolu’dan Doğdu kitabını hediye ederek teşekkür etti. Kentin tarihi alanlarını gezdi Patara Kazıları Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş, Rektör Özkan ve beraberindeki heyete Patara ile ilgili bilgiler vererek ziyaretlerinden dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti. Kazı ekibiyle birlikte Patara Kent Kapısında yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Rektör Özkan, restorasyon çalışmalarını yürüten ekibe iyi çalışmalar temennisinde bulundu. Rektör Özkan ve kazı ekibi, Patara Antik Kenti içinde bulunan deniz fenerini, tiyatro, meclis binası ve kazı çalışmalarının devam ettiği alanları ayrıntılı bir şekilde gezdiler. "Patara Antik Kenti ülkemize kazandırıldı" Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tarihi ve arkeolojik önemi büyük olan Patara Antik Kenti’nde 1988 yılından beri kazılara devam ediliyor. Kazının başladığı tarihten beri Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinin bu kazılara başkanlık ediyor ve akademik anlamda bu antik kent gün yüzüne çıkarılıyor. Üniversitemizin bu katkılarda bulunması hem ülkemiz için hem de üniversitemiz için büyük değer taşıyor. 1988 yılından beri kazılara devam edilen kentte birçok yapı akademisyenlerimiz sayesinde gün yüzüne çıkarıldı. Patara Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ederken çıkarılan eserler ve tarihi yapılar aslına uygun yapılarak ülkemizin tarihi eser turizmine kazandırılıyor. Geçmiş yıllardan gelen eserlerin ülkemize kazandırılmasına öncülük eden Patara Antik Kenti kazısı ekibine çok teşekkür ediyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Özkan, ziyaret ettiği alanlarda günün anısına Patara Antik Kenti kazı ekibiyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Patara Antik Kenti’ni ziyaretinde Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın yanında Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cengiz Toker, Prof. Dr. Şükrü Özen, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurşen Adak, Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Prof. Dr. Mustafa Adak da yer aldı.
Türk Dünyası Talas’a muhteşem gösteriyle veda etti
04 Kasım 2025 Salı - 11:55 Türk Dünyası Talas’a muhteşem gösteriyle veda etti Talas Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TİKA’nın destekleriyle düzenlenen Türk Dünyası Yazar ve Şairler Talas Buluşması, dört gün süren kültür ve edebiyat şöleninin ardından Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu konseriyle sona erdi. 14 ülkeden 54 yazar ve şairin katılımıyla gerçekleşen program, Türk dünyasının ortak değerlerini ve gönül birliğini Talas’ta buluşturdu. Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen final gecesinde, sahnede yükselen ezgiler ve renkli dans gösterileri izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. "Ufkumuzu canlandırdılar, gönül pınarlarımızı coşturdular" Programda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Türk dünyasının aynı duyguda birleştiği bu özel buluşmanın önemine dikkat çekti. Başkan Yalçın, "Şef Savaş Demirkol şahsında topluluğumuza çok teşekkür ediyorum. Ufkumuzu canlandırdılar, gönül pınarlarımızı coşturdular. Türk Dünyası Yazar ve Şairler Talas Buluşması’nın dördüncü gününde, bu konserle programımızı taçlandırmış olduk. Türk dünyasını aydınlatan, büyük fedakârlıklarla şehrimize gelen tüm şairlerimize, yazarlarımıza ve mütefekkirlerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Rüya gibi günler yaşadık" Etkinliğin genel koordinatörlüğünü yürüten Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Türk Dünyası Koordinatörü İmdat Avşar, Talas’taki programların örnek bir ev sahipliğiyle gerçekleştiğini ifade etti. Avşar, "Talas Belediyesi’nin büyük özverisiyle 4 gündür sürdürülen bu etkinliklerde rüya gibi günler yaşadık. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TİKA destekleriyle ortaya konan bu birliktelik, Türk dünyasının gönül köprülerini güçlendirdi. İnşallah Turan ellerinin başka şehirlerinde de bu bayraklar dalgalanacaktır" diye konuştu. Bayraklar, ezgiler ve ortak duygular Konser boyunca salonu dolduran yüzlerce davetli, Türk ve Türkî Cumhuriyetlerin bayraklarını ellerinde dalgalandırarak halk oyunları ve türkülere eşlik etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu’nun sahne performansı hem ritimleriyle hem de kostümleriyle Türk coğrafyasının kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Talas’ta dört gün boyunca süren bu kültürel buluşma, birlik, kardeşlik ve ortak gönül dili olan Türkçe’nin melodisiyle anlamlı bir final yaptı. Talas, Türk dünyasının kültürle buluştuğu şehir Şiir okumalarından edebiyat yürüyüşlerine, panellerden sergilere kadar pek çok etkinlikle dolu geçen Türk Dünyası Yazar ve Şairler Talas Buluşması, Talas Belediyesi’nin kültür, sanat ve edebiyata verdiği değerin bir kez daha göstergesi oldu. Başkan Mustafa Yalçın’ın ifadesiyle, "Talas artık sadece bir şehir değil, Türk dünyasının kültürle, sanatla ve gönülle buluştuğu bir merkez" haline dönüştü.
Başkan Kocagöz: "Antalya’nın geçmişine sahip çıkan ve geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına hep beraber tanıklık ediyoruz"   - IABA 2025, Kepez’de kapılarını açtı
04 Kasım 2025 Salı - 11:52 Başkan Kocagöz: "Antalya’nın geçmişine sahip çıkan ve geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına hep beraber tanıklık ediyoruz" - IABA 2025, Kepez’de kapılarını açtı Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali, mimarlık dünyasını Kepez’de buluşturdu. Açılışta konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, bienalin Antalya’nın dünyaya açılan yüzü olduğunu belirterek, etkinliğin bu yıl, Türkiye’nin endüstriyel kültür miraslarından biri olan eski Pil Fabrikası’nda düzenlenmesinin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Başkan Kocagöz, "Bugün burada, Antalya’nın geçmişine sahip çıkan ve geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına hep beraber tanıklık ediyoruz" dedi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali (IABA), sekiz yıl aradan sonra "ARADA/ ın Between" temasıyla mimarlık dünyasını yeniden bir araya getirdi. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen IABA 2025-4,5 Uluslararası Mimarlık Bienali, Prof. Dr. C. Abdi Güzer başkanlığında, Prof. Dr. Lale Özgenel ve Hazal Türkyılmaz küratörlüğünde Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Mimar Sinan Kongre Merkezi ve Pil Fabrikası Yerleşkesinde eşzamanlı olarak düzenlenen bienalin açılışına katılan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, etkinliğin Antalya’nın geçmişine sahip çıkarken geleceğe uzanan bir vizyon sunduğunu vurguladı. Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası Mimarlık Bienali’nin Kepez’de gerçekleştiriliyor olmasının mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Başkan Kocagöz, "Değişen dünyada şehirlerin, toplumların ve yaşam biçimlerinin dönüşümüne yeniden bakmak için bir fırsat bulacağımız ve geçmişle gelecek, yerelle evrensel, doğa ile insan eliyle yapılmış olanlar arasında bir denge kurmak, bir yol bulma şansına sahip olmak bu bienal de mümkün olacağını düşünüyoruz. Çünkü bir kentin gücü, sadece binalarında değil, insanında, kültüründe, üretiminde ve dayanışmasında gizlidir. Biz Kepez Belediyesi olarak, bu gücü koruyan geliştiren ve geleceğe taşıyan bir anlayışla çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Geçmişine sahip çıkan, geleceğini düşünen vizyon" "Bienal’in en anlamlı yanlarından birinin, ülkemizin endüstriyel kültür miraslarından biri olan pil fabrikasında gerçekleşiyor olmasıdır" diyerek sözlerine devam eden Başkan Kocagöz, "Bugün burada Antalya’nın geçmişine sahip çıkan, geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına tanıklık ediyoruz. Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali, Antalya’nın dünyaya açılan yüzüdür. Bu organizasyon kültür sanat bilim ve kent vizyonun buluştuğu ortak bir platformdur. Kepez Belediyesi olarak, böyle bir organizasyonun paydaşı olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen başta Antalya Mimarlar Odası Başkanımız Hasan Çerçiler, Bienal Başkanı Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, küratörlerimize katkı sunan tüm kurumlara ve özveriyle çalışan ekip arkadaşlarımıza ve özellikle genç mimarlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Güzer: "Kaybettiğimiz değeri yeniden yaşatıyoruz" Bienal Başkanı Prof. Dr. Celal Abdi Güzer de, "Bu Bienal de heyecanlıyız. Birden fazla nedenle heyecanlıyız. Birincisi; Bir ara vererek kaybettiğimizi düşündüğümüz bir değeri yeniden yaşatıyor olmak ve sürdürülebilir kılmak. 4 tane bienal yaptıktan sonra pandemiyle beraber bir duraksama dönemi olmuştu. O nedenle birazda kinayeli olarak 4,5 adını verdik. Bu bizim aslında beşinci bienalimiz. Çok zengin bir katılım var, ulusal ve uluslararası düzeyde. Bu işlerin her biri bizi çok heyecanlandırıyor. Çok özel bir mekanda yer alıyor olması da bizi heyecanlandıran üçüncü neden… Bu şehir için önemli bir işaret ve kimlik değeri olan Antalya Pil Fabrikası, umarız bienal bu binanın, bu kampüsün çok boyutlu bir kültür merkezine dönüşmesi için itici bir güç oluşturur. Bunu bekliyoruz bu anlamda Antalyalılarında sahip çıkmasını ümit ediyoruz" dedi. Etkinlik, yalnızca mimarların değil; mimarlıkla yakın ilişki içinde bulunan sanatçıların, akademisyenlerin, öğrencilerin ve dolaylı olarak birçok farklı disiplinden kişinin emeğini ve düşüncesini temsil eden bir buluşma alanı olduğunu da sözlerine ekleyerek emeği geçen herkese teşekkür etti. Çerçiler: "Geleceğe atılan imza" Antalya Mimarlar Odası Başkanı Hasan Çerçiler, "Mimarlık bienalinin mimarlık mesleğinin geleceğe atılmış tarihi bir imzasıydı. 5. Mimarlık Bienali hayalimizi Antalya’da biz hedeflerimize dönüştürdük. Bugün burada o hedefin gerçekleştiğini hep beraber görmekteyiz. Bu süreçte bizden desteklerini esirgemeyen Kepez Belediye başkanımıza, genç mimarlarımıza ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Bu başarı hepimizin. Hayallerimizi hedefe dönüştürdük, hedefimizi de Antalya’nın Mimarlık tarihine kazımaya geldik" diye konuştu. Özkan: "Mimarlık değerleri" Açılış konuşmalarının ardından dünya mimarlık ortamına önemli katkılar sunmuş, Dr. Suha Özkan, "Mimarlık Ödüllerine Bakış"ı anlattı. Özkan, mimarların vicdanlı insanlar olduğunu bu vicdanlılığın arkasında göz ardı edilen bir takım gerçeklere dikkat çekerek, enerji ve kaynak açısından mimarlığın, yapı endüstrisinin ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Mimarlık değerlerini katılım, çoğulculuk, özgürlük, ayrımcı olmamak, eşitlik, barış, paylaşım, ortaklık ve sorumluluk duygusu olarak sıraladı. 21. yüzyılda bu değerlere yeşil ekoloji, koruma, sürdürebilirlik, ortaklık ve dönüşüm kavramlarıyla tasarım değerlerinin eklendiğini bildirdi.
İdil’de iki köy arkeolojik sit alanı ilan edildi
04 Kasım 2025 Salı - 11:44 İdil’de iki köy arkeolojik sit alanı ilan edildi Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çığır köyü sınırlarında yer alan Gültepe höyüğünü 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil etti. Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çığır köyü için Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 30 Haziran 2025 tarihli yazısı ile başlayan süreç kapsamında İller Bankası, Karayolları, DSİ, Şırnak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, İdil Belediyesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü gibi çok sayıda kurumun görüşü alındı. Kurul uzmanlarının hazırladığı raporun değerlendirilmesiyle, Gültepe höyüğünün 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" niteliklerini taşıdığı belirlendi. İdil ilçesine bağlı Çığır köyündeki tapulama harici alanlar ve özel mülkiyete ait 556 parsel ile Özbek köyündeki 61 parsel, 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildi. Söz konusu parsellerin tapu kayıtlarına "Bir kısmı I. Derece Arkeolojik Sit Alanıdır" şerhi işlenecek. Kurul tarafından alınan karara göre, Gültepe höyüğünde yapılacak her türlü faaliyet sıkı koruma şartlarına tabi olacak. Bölgede hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyecek, yalnızca bilimsel kazılar yapılabilecek. Yeni tarımsal alan açılması yasaklanırken, yalnızca sınırlı mevsimlik faaliyetlere izin verilecek. Toprak, taş veya maden alımı ile ağaçlandırma çalışmaları da kesin olarak yasaklandı. Kurul ayrıca, höyükte daha önce yapılan izinsiz kazılarla ilgili olarak Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan yasal soruşturmanın sürdüğünü belirterek, ikinci bir soruşturmaya gerek olmadığına hükmetti. Soruşturma tamamlandıktan sonra, kaçak kazı yapılan alanların ilgili belediye tarafından güvenlik önlemleri alınarak kendi toprağıyla kapatılması kararlaştırıldı. Kararda, alanın kültürel miras niteliğinin korunması amacıyla gezi yolu, bilet gişesi veya bekçi kulübesi gibi düzenlemelerin yalnızca Koruma Kurulu izniyle yapılabileceği ifade edildi. Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, alınan bu kararla Gültepe höyüğünün bölgenin tarihi ve arkeolojik değerlerini koruma altına alıyor.
Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü
04 Kasım 2025 Salı - 11:28 Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Horoz köyünde, köy halkı tarafından geleneksel yöntemlerle hazırlanan keçi sütü yoğurdu, sofraların en çok tercih edilen doğal ürünleri arasında yer alıyor. Köyde yaşayan vatandaşlar; özenle besledikleri keçilerden elde ettikleri sütleri peynir, tereyağı ve yoğurt yapımında değerlendiriyor. İnek sütünden yapılan yoğurda göre daha lezzetli, koyun sütünden yapılan yoğurda göre ise hafif olan keçi sütlü yoğurt, aylarca muhafaza edilmesi ile de köy halkı tarafından daha çok tercih ediliyor. Doğal ortamda beslenen keçilerden sağılan süt; odun ateşinde kaynatıldıktan sonra mayalanarak yoğurda dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Rukiye Yavuz; keçi sütünden yapılan yoğurdun, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif olduğunu söyledi. Yavuz, "Keçi sütü yoğurdu, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif oluyor. Kış için hazırladığımız yoğurdun üzerine iç yağdan hazırladığımız yağ tabakası ekliyoruz. Böylece yoğurt hem bozulmuyor hem de aylarca dayanıyor" dedi. Yoğurdun hazırlanış sürecini de anlatan Yavuz şunları söyledi; "Önce keçilerimizi sağıyoruz, ardından sütü yaktığımız ateşte karıştırarak kaynatıyoruz. Biraz soğuduktan sonra ise maya ekliyoruz, 3 saat bekliyoruz. Hemen tüketmeyeceksek üzerine yağ ekleyip aylarca bozulmadan muhafaza ediyoruz." Horoz köyünde nesilden nesile aktarılan bu yöntemle üretilen keçi sütü yoğurdu; hem besleyici değeri hem de doğal lezzetiyle yöre halkının sofralarının vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor.
Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü
04 Kasım 2025 Salı - 11:26 Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Horoz köyünde, köy halkı tarafından geleneksel yöntemlerle hazırlanan keçi sütü yoğurdu, sofraların en çok tercih edilen doğal ürünleri arasında yer alıyor. Köyde yaşayan vatandaşlar; özenle besledikleri keçilerden elde ettikleri sütleri peynir, tereyağı ve yoğurt yapımında değerlendiriyor. İnek sütünden yapılan yoğurda göre daha lezzetli, koyun sütünden yapılan yoğurda göre ise hafif olan keçi sütlü yoğurt, aylarca muhafaza edilmesi ile de köy halkı tarafından daha çok tercih ediliyor. Doğal ortamda beslenen keçilerden sağılan süt; odun ateşinde kaynatıldıktan sonra mayalanarak yoğurda dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Rukiye Yavuz; keçi sütünden yapılan yoğurdun, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif olduğunu söyledi. Yavuz, "Keçi sütü yoğurdu, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif oluyor. Kış için hazırladığımız yoğurdun üzerine iç yağdan hazırladığımız yağ tabakası ekliyoruz. Böylece yoğurt hem bozulmuyor hem de aylarca dayanıyor" dedi. Yoğurdun hazırlanış sürecini de anlatan Yavuz şunları söyledi; "Önce keçilerimizi sağıyoruz, ardından sütü yaktığımız ateşte karıştırarak kaynatıyoruz. Biraz soğuduktan sonra ise maya ekliyoruz, 3 saat bekliyoruz. Hemen tüketmeyeceksek üzerine yağ ekleyip aylarca bozulmadan muhafaza ediyoruz." Horoz köyünde nesilden nesile aktarılan bu yöntemle üretilen keçi sütü yoğurdu; hem besleyici değeri hem de doğal lezzetiyle yöre halkının sofralarının vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. (ST-TB-
Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:51 Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, bir müzayededen son Osmanlı dönemine ait kemikten yapılmış ve üzerinde koruyucu dua yer alan tılsımlı bir tarak satın aldı. El yazmalarıyla tanınan Kayaokay, bu nadide eserin dönemin inanç dünyasına ve sanat anlayışına ışık tuttuğunu belirtti. Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, akademik çalışmalarıyla olduğu kadar kültürel mirasa olan ilgisiyle de tanınıyor. Henüz 31 yaşında doçent unvanı alan Kayaokay, bugüne kadar 15 kitap ve 140’tan fazla akademik makale yayımladı. Aynı zamanda Osmanlı dönemine ait el yazmaları ve tarihi objelerin koleksiyonunu yapan Kayaokay’ın arşivinde, 200 yıllık altın varaklı tezhipli Kur’an nüshası, şair divanları, cönkler, mecmualar ve risaleler gibi yüzlerce nadide eser bulunuyor. Doç. Dr. Kayaokay, topladığı eserleri akademik yayınlarla literatüre kazandırmayı sürdürüyor. Son olarak Osmanlı dönemine ait tılsımlı bir tarak satın alan Kayaokay, bu eserin diğerlerinden farklı bir özelliğe sahip olduğunu belirtti. Doç. Dr. Kayaokay, "Yıllardır müzayedelerden, sahaflardan bazen de köylerden çeşitli eserler toplamaktayım. Bunlar genellikle yazma eserlerden oluşuyor. Ancak bir de ilginç bulduğum Osmanlı dönemine ait eserleri topluyorum, denk gelirsem alıyorum. Geçtiğimiz senelerde böyle ilginç birkaç objeye rastladım. Bunlardan biri kemikten yapılmış bir Osmanlı tarağı. Bunu diğer taraklardan ayıran farklı bir özelliği var. Üzerinde bir hadiste geçen duanın yazılı olduğu koruma amaçlı yapılmış bir Osmanlı tarağı. Üzerinde Buhari’de de geçen Hazret-i İbn Abbâs’tan rivayet edilen sahih bir hadiste, Peygamber Efendimiz’in Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e ettiği ‘Allah’ın tam ve eksiksiz, kemale ermiş koruyucu kelimelerine sığınırım. Her şeytandan, zehirli veya zarar verici her hayvandan, her kem göz isabetinden’ duası yer alıyor" dedi.
’Kim Var’ sanat etkinliği Manisalılarla buluştu
04 Kasım 2025 Salı - 10:41 ’Kim Var’ sanat etkinliği Manisalılarla buluştu Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Kim Var?" sanat etkinliği Manisa’da büyük ilgi gördü. Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü himayesinde ve Manisa Güzel Sanatlar Lisesi ev sahipliğinde düzenlenen "Kim Var?" sanat etkinliği, yediden yetmişe sanatseverleri bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda öğrencilerin sanatsal becerilerini desteklemek, kültürel birikimlerini sahneyle buluşturmak ve estetik duyarlılıklarını güçlendirmek amacıyla Manisa İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Manisa Vali Yardımcısı Erhan Günay, Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sahne performanslarının damgasını vurduğu etkinlikte bestekar, şair ve sanatçı Yücel Arzen Hacıoğulları öğrencilerle birlikte sanatseverlere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Müzik, tiyatro ve sahne sanatlarının bir arada icra edildiği program, izleyicilerin beğenisini topladı. Etkinlik sonunda İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, katkılarından dolayı Yücel Arzen Hacıoğulları’na, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Birden fazla sanat alanının bir araya geldiği etkinliğin Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin estetik duyarlılık, kültürel birikim ve değer temelli eğitim anlayışını desteklediğini belirten Müdür Uğurelli, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle öğrencilerimizin becerilerini daha kolay keşfedebiliyoruz. Sanatla eğitim harmonisinin en güzel örneklerinden birisine daha bu programla şahit olduk. Bu tür etkinlikler, gençlerimizin çok yönlü gelişimine katkı sağlamakta ve onların üretken, estetik bakış açısına sahip bireyler olarak yetişmelerine öncülük etmektedir. Bu da Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin esas gayelerinden olan aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim nesiller yetiştirme gayretimizi destekliyor. Zira bu kavramlarla mücehhez bir neslin madde-mana, akıl-duygu, nefis-vicdan, insan-toplum ve zaman-mekân dengesini gözeteceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.