Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Hamaney: "Halk arasındaki birlik nedeniyle düşman saflarında kırılma meydana geldi"
THY uçağı 55 gün sonra Türkiye'ye döndü
ABD Orta Doğu'ya 3'üncü uçak gemisini konuşlandırdı
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyeti ile bir araya geldi
İsrail’den Lübnan’a saldırı: 3 ölü
Ahmet Minguzzi’nin ailesi, doğum gününde çocuklarının mezarını ziyaret etti
Ali Sami Yen Spor Kompleksi Aslantepe Vadisi’nin temel atma töreni yapıldı
KÜLTÜR SANAT
57. Alay Birliği, 111 yıl sonra yeniden kuruldu
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:56:01
Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ’Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı’nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek, 57’nci Alay büyük bir destan yazdı. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan’da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Tarihi Alan’ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı’nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor. ÇOMÜ’den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "57. Alay bu zamana kadar 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’da kurulduğu zannedilmekteydi. Ancak yakın zamanda yapmış olduğumuz arşiv çalışmaları sonucunda gördük ki, 57. Alay’ın kuruluşu bilinenden çok farklı gerçekleşti. 21 Ocak 1915 tarihinde, o esnada 3. Kolordu bünyesi’nde ve 7. Tümen’den alınan bölüklerle Gelibolu’da teşkil edilmiş, 28 Ocak 1915 tarihine geldiğimizde yani İngiliz Savaş Kabinesi’nin Çanakkale’de bir cephe açma kararı aldığı gün 57. Alayın 1. Taburu’da Gelibolu’da duaların edildiği özel bir merasimle teşkil edilmiştir. Bu esnada Sofya Askeriataşe olarak bulunan Mustafa Kemal Bey kendi talebiyle de yeni kurulmakta olan Tümen Komutanlığına atanmış ve İstanbul’a geldiğinde ilk olarak İstanbul’a gelmiş ve burada atandığı tümenin nerede olduğunu aramaya çalışmıştır. Harbiye nezaretinde yapmış olduğu görüşmelerde büyük bir şaşkınlık yaşayan Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey orada tümenin nerede olduğunu bilen herhangi bir kişiye tesadüf edemez. Kendisine 1. Ordu Komutanlığına müracaat etmesi söylenir ve oraya geldiğinde Kurmay Başkanı Kazım Bey ile görüşür ve Kazım Bey ile görüşmesinde kendilerinin kuruluşlarında böyle bir tümenin olmadığını ancak Gelibolu’daki 3. Kolordunun böyle bir teşkilat çalışmasında bulunduğunu ifade ederek bir defa Gelibolu’ya gitmesini söyler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Bey, ’yani ben komutan olduğum tümen var mıdır, yok mudur bunu anlamak için Gelibolu’ya mı gideceğim’ dediğinde evet doğrusu budur cevabını alır. Ve bunun üzerine 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey, 31 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’ya gelir. 3. Kolordu nezdinde kuruluş ve teşkilat çalışmaları başlayan 19. Tümeni ve 57. Alayı ilk defa burada görür. Ve başkomutanlık emriyle de aynı gün oradan hareket ederek, 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’a varır. Aradan 111 yıl geçmesine rağmen tarihin ilginç bir tesadüfü sonucu olarak 57. Alay tekrardan yine Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Gelibolu’da kurulmuş olduğunu gördük. Bu da 57. Alay’ın kahramanlığını yaşatan ve o kahramanlığı hatırlatan güzel bir tesadüf olarak tarihteki yerini almıştır" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:28
Başkan Çerçioğlu’ndan çocuklara 23 Nisan hediyesi
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Tekstil Park Fuar Aydın’da düzenlenen 23 Nisan etkinliklerinde çocuklar, eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bayram sevincini doyasıya yaşadı. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydın Tekstil Park Fuar Aydın’da gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, hem öğrenmelerine katkı sağlayan hem de sosyal becerilerini geliştiren aktivitelerle buluşuyor. 23 Nisan’da da çocukları unutmayana Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, miniklere bayram hediyesi verdi. Aileleriyle birlikte etkinlik alanına gelen çocuklar, gün boyunca eğitici ve geliştirici etkinlikler ile bayram sevincini yaşadı. Fuar Aydın alanında kurulan etkinlik alanlarında çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sunan oyunlar ve atölyeler yer alırken, şenlik kapsamında çocuklar, interaktif spor etkinlikleri, beceri geliştiren oyun alanları, atölye çalışmaları ve sahne performansları ile buluştu. Etkinliklerde yer alan gösteriler ve aktiviteler, çocukların eğlenirken öğrenmelerine katkı sağlarken, etkinlik alanında çocuklara pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yapıldı. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de 12.00 ile 20.00 saatleri arasında çocuklarla buluşacak. Etkinliklerden memnuniyet duyduklarını ifade eden aileler ve çocuklar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:16
Kars’ta 73 yaşındaki usta, kaybolan "tar" geleneği için çırak arıyor
Kars’ta köklü bir geçmişe sahip "tar" enstrümanı, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. 73 yaşındaki usta sanatçı Salih Şahin, babası Şahin Kara Şahin’den öğrendiği tar ve aşık sazı yapımını yıllardır sürdürmesine rağmen, bu sanatı gelecek nesillere aktaracak çırak bulamıyor. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanında yetişerek zanaatı öğrenen Salih Şahin, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir enstrüman yapımı ve icrasıyla ilgileniyor. Kendi atölyesinde tar başta olmak üzere saz ve farklı telli çalgıların üretim ve onarımını yapan Şahin, bölgedeki sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya ve Orta Doğu kültürlerine ait, uzun saplı ve telli bir müzik aleti olan Tarın Kars’ta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, bu enstrümanın sadece bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Şahin, "Baba mesleği olarak müzik aletleri yapımı ve icarasıyla uğraşıyorum. Tar’ı Türkiye’de yapan, çalan söyleyen ender kişi olduğum söyleniyor. Tar’ı kendi atölyemde yapıyorum. Tar’ın yanı sıra Sazuta diye tar ile sazın arası bir enstrüman, oda sadece bana ait buda tar sesine benzer, saz sesine bezer bir enstrümandır. Bunları yaparken, bir taraftan derleme ve beste çalışmalarım var. 141 eserim kayıtlı, ilk kez bu yörede Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini albüm haline getirine tek kişiyim" dedi. Ayrıca yılların birikimiyle sadece geleneksel enstrümanları yapmakla kalmayan Şahin, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmaya da imza attı. Saz ile tar arasında bir ses karakterine sahip yeni bir müzik aleti geliştiren usta, bu enstrümana "Sazuta" adını verdi. "Kendi bestelerini seslendiriyor" Atölyede çalışmadığı zamanlarda müzikle iç içe yaşamaya devam eden Şahin, tar ve Sazuta çalarak kendi bestelerini seslendiriyor. Hem yapımcı hem icracı hem de söz yazarı olan Şahin’in 141 eseri bulunuyor. Bu yönüyle bölgede nadir bulunan sanatçılar arasında yer alıyor. "Gençlerin meslek öğrenmek gibi bir derdi yok" Gençlerin geleneksel mesleklere ilgi göstermediğini belirten 73 yaşındaki Salih Şahin, "Tar için, Sazuta için yine üretecek, bana gelecek çıraklık edecek, bu işi öğrenecek kişileri de bulamıyorum. Benim isteğim benden sonra da bu işi alsın götürsün yaygınlaştırsın" diye konuştu. "Tar ve Sazuta çaldı, türkü söyledi" Kendisine ait 141 eseri bulunan Salih Şahin, tar ve Sazuta çaldı, kendi bestelerinden mini bir konser verdi. Şahin, kültürel mirasın korunması ve bu tür sanatlara sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:57
Ereğli’de 23 Nisan iki ayrı törenle kutlandı
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenen iki ayrı programla kutlandı. Kutlamalar, sabah saat 10.30’da Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreni ile başladı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül tarafından anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Tören, yapılan protokol düzeninin ardından sona erdi. Programın ikinci bölümü ise saat 11.00’de Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İlkokulu tarafından hazırlanan program, Ereğli İmam Hatip Lisesi öğrencisi Beytullah Özkan’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan İlkokul Müdürü İlker Kıbrıs, 23 Nisan’ın milli iradenin simgesi olduğunu belirterek, "Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği bu anlamlı günün 106’ncı yıl dönümünü kutluyoruz" dedi. Konuşmasında son dönemde yaşanan üzücü olaylara da değinen Kıbrıs, çocukların güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan ve hepimizi derinden etkileyen hadiseler, çocuklarımızın huzur ve güvenliğinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı. 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda özgürlük ve milli iradenin simgesi olduğunu ifade eden Kıbrıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Program, öğrenciler tarafından şiirlerin okunması ve çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi. Törenlere, ilçe protokolü, eğitim camiası, öğrenciler ve veliler katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 20:51
Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu
2
21 Nisan 2026 Salı- 10:18
Diyarbakır’da 71 yıllık binanın müze olması için kampanya talebi
3
20 Nisan 2026 Pazartesi- 10:30
111 yıl önce Atatürk’ün o tarihi fotoğrafının çekildiği alan tarihe tanıklı ediyor
4
22 Nisan 2026 Çarşamba- 13:25
Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Akbulut makamını 23 Nisan için öğrenciye emanet etti
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 21:21
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 13:05
‘Abur Cubur Talk Show’ Yıldırımlılarla buluştu
Komedi dünyasının sevilen isimleri Onur Atilla, Doğan Akdoğan ve Berkay Tulumbacı, ‘Abur Cubur Talk Show’ ile Yıldırım’da sahne aldı. Renkli performansları ve esprili sohbetleriyle izleyicilere unutulmaz bir akşam yaşatan sanatçılar, Barış Manço Kültür Merkezi’ni dolduran kalabalığı kahkahaya boğdu. Programı, eşi ve kızı ile birlikte izleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kültür ve sanat etkinliklerinin önemine vurgu yaparak, "Yıldırım’ı sadece fiziki yatırımlarla değil, kültür, sanat ve sosyal projelerle de ileriye taşıyoruz. ‘Abur Cubur Talk Show’ gibi sevilen ve ilgi gören etkinliklerle hemşehrilerimizin yaşamına neşe katıyor, ilçemizin kültürel hayatını zenginleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 13:01
Karacabey’de Karadeniz rüzgarı esti
Karacabey Belediyesi’nin destekleriyle, Karacabey Karadenizliler Derneği tarafından düzenlenen 1. Hamsi Festivali, Atatürk Kültür Parkı’nda binlerce vatandaşın katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. İki gün süren festivalde; Karadeniz’in sevilen sanatçıları, yöresel tatlar, horonlar ve coşkulu kalabalık bir araya geldi. Festivalin en özel anlarından biri ise Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ile milletvekillerinin vatandaşlarla birlikte horon oynaması oldu. Başkan Karabatı, "Her kültürün Karacabey’de bir yeri var. Kültürlerin buluştuğu bir Karacabey inşa ediyoruz." sözleriyle birlik ve kardeşlik mesajı verdi. Karacabey Belediyesi’nin destekleriyle, Karacabey Karadenizliler Derneği tarafından düzenlenen 1. Hamsi Festivali, hafta sonu Atatürk Kültür Parkı’nda binlerce vatandaşın katılımıyla büyük bir coşku içerisinde gerçekleştirildi. İki gün süren festival boyunca hem sahne performansları hem de yöresel lezzetler Karacabeylilere unutulmaz anlar yaşattı. Sunuculuğunu Filiz Yıldırım’ın yaptığı festivalde, Karadeniz müziğinin efsane isimlerinden Davut Güloğlu, sahne performansıyla adeta Karadeniz rüzgârı estirdi. Ayrıca Gizem Kara, Filiz Karadeniz, Hikmet Cüre, Ersin Akpınar, Kerim Çakır, Cihan Genç ve Genç Kardeşler Horon Ekibi ile Ali Alkurt, Karadeniz ezgileriyle hem ruhu hem de coşkuyu doruğa taşıdı. Festivalin ilk günü, "Kuymak Adam" eşliğinde yapılan kuymak ikramıyla başladı. Karadeniz’in vazgeçilmez lezzeti kuymak, vatandaşlardan büyük beğeni toplarken uzun kuyruklar oluştu. Karacabeyliler, sıcak kuymak eşliğinde müzik, dans ve eğlence dolu anların tadını çıkardı. İlk günün ilerleyen saatlerinde Karacabey Belediyesi Ritim Grubu ve Karacabey Musiki Derneği de sahne alarak, festivalin coşkusuna farklı bir renk kattı. İkinci gün ise festival alanını dolduran vatandaşlara taze hamsi ikramı yapıldı. Mangallarda kızartılan mis gibi hamsiler, alanda uzun süre tüten kokusuyla Karacabey’de Karadeniz havası estirdi. Festivale; Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Renkli görüntülere sahne olan festivalde ayrıca, Belediye Başkanı Fatih Karabatı, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç ve AK Parti Karacabey İlçe Başkanı Gültekin Saygısever ile birlikte horon oynayarak Karadeniz coşkusuna ortak oldu. Alanı dolduran vatandaşlar, Belediye Başkanı Karabatı’yı alkışlarla destekledi. "Kültürlerin buluştuğu bir Karacabey inşa ediyoruz" Festivalle ilgili değerlendirmelerde bulunan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, etkinliğin yalnızca bir eğlence organizasyonu değil, aynı zamanda Karacabey’in sahip olduğu kültürel zenginliğin ve kardeşlik bağlarının güçlü bir göstergesi olduğunu vurguladı. Başkan Karabatı, "Karacabey; Anadolu’nun dört bir yanından gelen insanların dostlukla, sevgiyle ve dayanışmayla yaşadığı, tüm renkleriyle bir mozaik oluşturan özel bir şehir. Biz bu şehirde, her kültürün kendine özgü değerini yaşatmayı, gelecek nesillere aktarmayı çok önemsiyoruz. Bugün burada Karadeniz’in coşkusunu, müziğini, horonunu ve lezzetini doyasıya yaşadık. Hep birlikte aynı heyecanın, aynı enerjinin etrafında kenetlendik. Bu güzel atmosferin oluşmasında emeği geçen Zeki Baştan başkanlığındaki Karacabey Karadenizliler Derneği yönetimine, sahne alan tüm sanatçılarımıza, katkı sunan belediye ekiplerimize ve etkinliğe gönülden katılan tüm hemşehrilerime yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Karabatı ayrıca, benzer kültürel etkinliklerin ilçede geleneksel hale getirilmesi için çalışmaların süreceğini belirterek, "Her kültürün Karacabey’de bir yeri var. Biz bu topraklarda birlik, kardeşlik ve dayanışma içinde yaşamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Karacabey Karadenizliler Derneği Başkanı Zeki Baştan, festivalin gerçekleşmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ederek şunları söyledi; "Bu güzel etkinlik, Karacabey’deki Karadenizli hemşehrilerimiz başta olmak üzere, tüm vatandaşlarımızı aynı coşku ve kardeşlik duygusu etrafında bir araya getirdi. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde bizlere her türlü desteği sağlayan Karacabey Belediye Başkanımız Sayın Fatih Karabatı’ya, gece gündüz demeden özveriyle çalışan belediye ekiplerine, sponsorlarımıza ve emeği geçen herkese şahsım ve derneğimiz adına en içten teşekkürlerimi sunuyorum." Zeki Baştan ayrıca, festivalin ilçeye kattığı kültürel renkliliğe dikkat çekerek, "Bizim amacımız, Karadeniz’in samimiyetini, sıcaklığını ve birlik ruhunu bu topraklarda yaşatmak. Karacabey, farklı kültürlerin buluştuğu bir mozaik. Bu tür etkinliklerle hem dayanışmamız artıyor hem de gelecek nesillerimize kültürümüzü tanıtma fırsatı buluyoruz. Önümüzdeki yıllarda da Belediyemizin desteğiyle bu festivali geleneksel hale getirerek daha da büyütmeyi hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi. Öte yandan Karacabey’de ilk kez düzenlenen Hamsi Festivali, müzik, dans, lezzet ve kardeşliğin bir arada yaşandığı unutulmaz bir hafta sonu olarak hafızalara kazındı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:56
Mimar Sinan Evi için imzalar atıldı
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun’un katılımıyla Mimar Sinan Evi’nin kullanım protokolü imzalandı. Yapı, 20 yıllığına Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edildi. Kayseri’nin yetiştirdiği eşsiz deha Mimar Sinan’ın doğduğu Ağırnas Mahallesi’ndeki evi, iş birliğiyle kültürel mirasa kazandırılıyor. Kayseri Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen protokol töreniyle, Kayseri Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na 20 yıllığına bedelsiz olarak tahsis edildi. Protokole, Vali Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun imza attı. Protokol kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı, yapının restorasyonunu üstlenerek Mimar Sinan’ın evi olarak düzenleyecek ve ziyarete açmaya devam edecek. Başkan Büyükkılıç, Mimar Sinan’ın sadece bu toprakların değil, insanlık tarihinin en büyük mimarlarından biri olduğunu belirterek, "Bu sürece destek veren başta Sayın Kültür ve Turizm Bakanımıza, Sayın Valimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, Mimar Sinan gibi bir dehayı yetiştiren bu topraklara sahip çıkmanın herkesin sorumluluğu olduğunu kaydederek, "Büyükşehir Belediyemizin bu konuda gösterdiği vizyonu, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteğiyle Kayseri’nin kültürel mirasına çok kıymetli bir katkı sağlanıyor. Emeği geçen tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Protokolle birlikte, Mimar Sinan’ın evi hem restore edilecek hem de kültürel bir merkez olarak ulusal ve uluslararası ziyaretçilere tekrar açılacak. Yapının özgün kimliğini koruyarak gelecek kuşaklara aktarılması, Kayseri’nin kültürel turizm rotasında önemli bir durak olması hedefleniyor.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:39
Kemer Belediyesi turizm fuarlarına hazırlanıyor
Kemer Belediyesi, Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından Kemer’in ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla tanıtılmasını sağlamak için 13 uluslararası turizm fuarına çıkarma yapmaya hazırlanıyor. Kemer Belediyesi, ilk olarak 3-7 Kasım 2025 tarihlerinde İngiltere’nin Londra şehrinde düzenlenecek olan WTM Londra Turizm Fuarı, ardından 19-23 Kasım 2025 tarihlerinde Polonya’da ITFF Warsow Turizm Fuarı’nda yer alacak. Deniz, kum, güneş ve doğasının yanı sıra birçok spor organizasyonunun da merkezi haline gelen Kemer’i yurt içi ve yurt dışında tanıtmaya hazırlanan Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Ocak ayından itibaren de fuar trafiğine devam edecek. ATM Dubai Birleşik Arap Emirlikleri Turizm Fuarlarına çıkarma yapacak Kemer Belediyesi meclis kararı ile, 7-12 Ocak 2026 Hollanda Vakantiebeurs Utrecht, 14-19 Ocak 2026 Finlandiya Matka Travel Fair Helsinki, 28 Ocak–2 Şubat 2026 İsviçre Fespo Zurich, 4-9 Şubat 2026 Letonya Balttour Riga, 11-16 Şubat 2026 Estonya Turest Talinn, 19-24 Şubat 2026 TTR Romanya Bükreş, 2-5 Mart 2026 Almanya ITB Berlin, 10-14 Mart 2026 Rusya MITT Moskova, 7-12 Nisan2026 Belarus Leisure Minsk, 21-25 Nisan 2026 Kazakistan KITF Almatı Sehayat Fuarı, 3-8 Mayıs 2026 ATM Dubai Birleşik Arap Emirlikleri Turizm Fuarlarına çıkarma yapacak.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:29
Başkan Uysal, yöre dernekleriyle bir araya geldi
Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, hafta sonu, Kars, Ardahan, Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nin Kars’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği kutlama programı ve Van Dernekleri Federasyonu’nun açılış törenine katıldı. Başkan Uysal, Yıldız Mahallesi’nde gerçekleşen Van Dernekleri Federasyonu açılışında yaptığı konuşmada Muratpaşa’da dünyanın dört bir yanından gelen tüm insanların barış ve kardeşlik içinde yaşadığına vurguladı. Başkan Uysal, şunları söyledi: "Muratpaşa’mızda muhteşem bir ortak yaşam kültürümüz var. Muratpaşa sadece bir kent değil. Dünyanın dört bir tarafından insanın hiçbir yabancılık çekmeden yaşadığı ve birinci sınıf komşu olarak hayatına devam ettiği muhteşem bir birlik. Hep birlikte muhteşem bir ortak yaşam kültürünü inşa ettik ve bunun gereklerini de hep birlikte yerine getiriyoruz." Kars’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105’inci yıl dönümü anısına Kars, Ardahan, Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nce düzenlenen kutlama programına da katılan Başkan Uysal, bu özel günü ise şu sözlerle kutladı: "Kars çok farklı kökenlerden gelen insanların bir ulus çatısı altında bir millet çatısı altında asıllarını koruyarak ve birlik ve beraberliğin altını kalın kalın çizerek yaşadığı muhteşem bir il. İnsanların bu kadar barışık, bu kadar iç içe ve bu kadar mizah duygusuyla türküyle, şarkıyla, kültürle iç içe yaşadığı coğrafya çok nadir bulunur. Kars’ta bu ortak yaşam kültürünü inşa ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Hepinizi tebrik ediyorum."
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:15
Karacasu Belediyesi, Afrodisias’ı gün yüzüne çıkaran Erim’i unutmadı
Aydın’ın Karacasu ilçesinde bulunan ve UNESCO dünya mirası listesindeki dünyaca ünlü Afrodisias Antik Kenti’ni gün yüzüne çıkaran ve ölümü sonrası özel izinle antik kente defnedilen Kazı Başkanı Prof. Dr. Kenan Tevfik Erim’i unutmayan Karacasu Belediyesi, vefatının 35. yılında yaptığı paylaşımla Kenan Erim’i andı. Afrodisias’ın dünya çapında üne kavuşmasında ve kazılar için finansman temin edilmesinde de en büyük katkıyı sağlayan, hayatının 30 yılını Afrodisias’ta kazı yaparak geçiren, ölümünde de özel izinle Türkiye’de ilk kez antik bir kente defnedilen ünlü Arkeolog Prof. Dr. Kenan Tevfik Erim için paylaşımda bulunan Karacasu Belediyesi, ünlü arkeoloğu unutmadı. Vefatının 35. yıldönümünde Erim’i anan Karacasu Belediyesi’nden yapılan paylaşımda "Afrodisias’ın dünya çapında üne kavuşmasında büyük katkıları olan, New York Üniversitesi’nde Klasik Çağ profesörlüğü ve Afrodisias kazılarının başkanlığı görevlerini ölümüne dek sürdüren Kenan Erim’i sevgi ve saygıyla anıyoruz" ifadeleri yer aldı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:02
Talas’ta şiirin ve kardeşliğin gecesi
Talas Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türk Dünyası Yazar ve Şairler Talas Buluşması; şiirle, kültürle ve kardeşlikle dolu anlamlı bir geceye sahne oldu. Dini Yüksek İhtisas Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Şiir Akşamları Programı, 14 ülkeden gelen 54 yazar ve şairin duygu yüklü dizeleriyle unutulmaz anlar yaşattı. Programın açılışında konuşan Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İmdat Avşar, Türk Edebiyatı Vakfı’nın yarım asrı aşan geçmişine vurgu yaparak, "Vakfımız 55 yıldır adeta Türk dünyasının bir ocağı haline gelmiş durumda. Serhat Kabaklı o ocağın meşalesini yakan, tüttüren bir büyüğümüz. Bu etkinliğin gerçekleşmesinde büyük bir emek ve özveriyle bize cesaret veren Mustafa Yalçın başkanımıza çok teşekkür ediyor, alkış rica ediyorum" dedi. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; konuşmasında Talas’ın Türk dünyasına ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İki gündür gönül pınarlarımızı çağlatan çok güzel programlara gönlünüzü veriyorsunuz. Talas’ta Türk dünyasından misafirlerimizi ağırlamanın mutluluğunu yaşıyorum. İnşallah gelecek yıl da yine beraber oluruz. Yakın zamanda aramızdan ayrılan Yavuz Bülent Bakiler, Sezai Karakoç ve diğer bütün ustaları rahmetle anıyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Yalçın; konuşmasının ardından büyük üstat Yavuz Bülent Bakiler’in ‘Ben Anadoluyum’ şiirini seslendirerek salonda duygulu anlar yaşattı. Talas Kaymakamı İlyas Memiş, etkinliğin Türk dünyası arasındaki bağları güçlendirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi; "Ülkemizin çeşitli bölgelerinden ve Türk dünyasının çeşitli ülkelerinden gelen kıymetli şair ve edebiyatçılarımızı ilçemizde ağırlamanın büyük mutluluğunu yaşıyorum. Bu program, kardeşlik bağlarımızın daha da güçlenmesine vesile oluyor. Kültür şehri Talas’ta bu buluşmanın gerçekleşmesi çok anlamlı. Başta belediye başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Kaymakam Memiş, konuşmasının ardından Abdurrahim Karakoç’un ‘İsyanlı Sükut’ şiirine nazire olarak yazdığı ‘Sabırlı Sükut’ adlı şiirini okuyarak izleyicilerden büyük alkış aldı. Programda Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Doğu Türkistan, KKTC, Macaristan, Kosova, Bosna Hersek ve diğer Türk coğrafyalarından gelen şairler kendi şiirlerini okudu. Salonu dolduran dinleyiciler, duygulu dizelerle adeta gönül coğrafyasının sınırlarını aştı. Gecenin sonunda Türk dünyasından katılan şairlere plaket takdim edilerek kültür, sanat ve kardeşlik dolu bu anlamlı buluşma alkışlarla sona erdi. Talas Belediyesi, Türk dünyasının kalemlerini bir araya getiren bu özel programla, Türkçe’nin ortak diliyle gönülleri birleştirmeye ve Talas’ı kültürün kalbi haline getirmeye devam ediyor.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:48
Asırlık eserlerin minyatürleri yapıldı, Sivas’taki tarihi binalar bir araya toplandı
Sivas’ta bulunan ve teknik özellikleriyle Türkiye’de tek olma özelliği taşıyan Minia Sivas, hem Sivaslıların hem de şehir dışından gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Tamamen doğal taşlardan ve ustalıkla yapılan el işçiliği minyatürler, Sivas’ın tarihi eserlerini gözler önüne seriyor. Sivas’ta yer alan ve tarih boyunca birçok amaçta kullanılan asırlık eserlerin minyatürlerinin yer aldığı Minia Sivas; kullanılan malzeme, materyal ve işçilik bakımından Türkiye’de eşi benzeri bulunmayan bir proje olarak öne çıkıyor. Aralarında 9 asırlık yapılarında bulunduğu Gökmedrese, Valilik Binası, Kongre Müzesi, Kale Camii, Buruciye Medresesi, Şifaiye Medresesi, Çifte Minareli Medrese ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası gibi 25 önemli eser, bin yıldan daha eski olduğu düşünülen Sivas surlarının minyatürü içerisinde sergileniyor. Sur içi ve sur dışındaki yapılarla birlikte toplam 27 tarihi eser, tarih meraklılarının beğenisine sunuluyor. Sivas’ın simge yapılarının minyatürlerinin bir arada bulunduğu alan ise vatandaşlara şehirdeki tüm tarihi eserleri kısa sürede gezme fırsatı sunuyor. Ziyaretçiler Minia Sivas’ta tüm eserleri bir arada kolay bir şekilde görüyor. Aileleriyle birlikte alana giden ziyaretçiler, minyatürler ile hatıra fotoğrafı çektiriyor. Çocuklar ise kendi boyutlarına uygun olarak yapılan minyatürleri yakından inceleme fırsatı buluyor. "Daha rahat gözlemleyebiliyoruz" Sivas’ın tarihi yapılarının minyatürlerini çok kısa bir süre içerisinde gezdiğini ifade eden Büşra Bulut, "Sivas Tarihi Kent Meydanı’nda bulunan bütün tarihi alanları, yapılan minyatürlerle daha rahat gözlemleyebiliyoruz. Sivas’ı gezecek vaktimiz yoksa burada kısa bir sürede gezebiliyoruz. Tarihi atmosferi burada daha rahat hissedebiliyoruz. Çocuklar için de güzel bir mekân. Tarihi eserleri kendi boylarında görebiliyorlar. Burası, Sivas’ı gezmemizi hızlandırıyor. Birçok kişi vaktini Kent Meydanı’nda geçiriyor, biz de burada geçiriyoruz. Tarihi alanları daha güzel gözlemleyebiliyoruz" dedi. "Kültürel açıdan önemli bir yer" Minia Sivas’ı ziyaret eden Hakan Demir ise tarihi yapıların çok hoşuna gittiğini söyleyerek, "Cumhuriyet şehri Sivas’ımız gerçekten çok önemli bir yer. Buraya Minia Sivas’ı gezmeye geldik. Tarihi ve kültürel açıdan çok güzel bir yer. Herkesi buraya bekliyoruz. Ben geldim, gezdim ve çok beğendim. Özellikle Kongre Binası dikkatimi çekti. Tarihi yapılar çok hoşuma gitti" diye konuştu.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:05
Ünlü yıldızlarla yeni ’Robin Hood’ uyarlaması Tivibu platformunda yerini alıyor
Dizi tutkunlarından tam not alan yapımları izleyicilerle buluşturan Tivibu, kasım ayında efsane kahraman "Robin Hood"u ekranlara getiriyor. "Robin Hood", Türkçe alt yazı ve dublaj seçenekleriyle Tivibu platformunda yerini alıyor. Son dönemde Kod Adı: Paris, Kasparov ve Deep Blue: Rövanş, Sherlock ve Kızı, 80 Günde Devriâlem, Muhafızlar: Gizli Proje gibi başarılı yapımları arşivinde toplayan Tivibu, adalet ve özgürlük temalarıyla öne çıkan yapım "Robin Hood" ile izleyicilere farklı ve yeni bir seyir keyfi yaşatmayı hedefliyor. Yeni "Robin Hood" Anglo-Sakson kanun kaçağı Rob ve Norman soylu kadını Marian’ın yollarının kesiştiği dizi; adalet, özgürlük ve eşitlik uğruna verilen mücadeleyi konu alıyor. Norman fethinin ardından adaletsizliğe karşı birleşen ikilinin hikayesi hem aksiyon hem de duygusal yönleriyle dikkat çekiyor. Rob’un isyancı bir çeteye liderlik ederek yozlaşmış düzene karşı verdiği mücadele, diziyi sadece bir dönem hikayesi olmaktan çıkarıyor ve evrensel bir direniş öyküsüne dönüştürüyor. Bu en yeni uyarlamada genç oyuncu Jack Pattern, Robin Hood karakterini canlandırıyor. Marian rolünde Lauren McQueen, Nottingham Şerifi rolünde ise Yüzüklerin Efendisi, Game of Thrones gibi yapımlarla öne çıkan önemli oyuncu Sean Bean yer alıyor. Gladyatör filmlerinde yer alan Connie Nielsen, yılın iddialı yapımlarımdan biri olan bu dizide öne çıkan bir diğer oyuncu olarak dikkat çekiyor. Toplam 10 bölümden oluşan dizi, 3 Kasım itibarıyla Tivibu platformunda ilk iki bölümüyle izleyicilerle buluşuyor. Yeni bölümler ise Amerika yayının hemen ardından her hafta platformda yerini alacak. Dizi, Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle Tivibu ekranlarında izlenebilecek.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:51
Keçiören’de "Babam Geri Döndü" isimli tiyatro oyununa büyük ilgi
Keçiören Belediyesi, Kültür ve Sanat etkinlikleri kapsamında "Babam Geri Döndü" adlı tiyatro oyunu vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Keçiören Belediyesi, Kültür ve Sanat etkinlikleri kapsamında "Babam Geri Döndü" adlı tiyatro oyununa ikinci kez ev sahipliği yaptı. Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda sahnelenen iki perdelik komedi, Keçiörenli sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Celal Biçer de sanatseverlerle birlikte oyunu izledi. Oyuncuların performansları beğeni topladı Yazarlığını ve yönetmenliğini Orhan Şeref Ayça’nın üstlendiği oyun, yaşamını sanata adamış bir tiyatro sanatçısı olan Remzi’nin hikayesini konu alıyor. Ailesinin beklentileri ile geçim sıkıntısı arasında sıkışan Remzi’nin, talihsiz bir kaza sonucu inşaat çukuruna düşmesiyle gelişen olaylar, izleyiciye hem mizahi hem de duygusal anlar sundu. Oyunda Orhan Şeref Ayça, Tugay Tekeci, Nuray Tuncel, Masal Tanem Ayça, Berra Akbağ, Aylin Fidan ve Muhammed Çubuk rol aldı. Oyuncuların doğal ve samimi performansları izleyicilerden beğeni topladı. Etkinliğe katılan vatandaşlar, Keçiören Belediyesi’nin Kültür ve Sanat etkinliklerine verdiği önemi memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Sanatseverler, bu tür çalışmaların toplumun her kesimine hitap ettiğini belirterek Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a teşekkür etti. "Tiyatro oyunlarıyla buluşturacağız" Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın öncülüğünde sanatseverleri tiyatro oyunlarıyla buluşturmaya devam edeceklerini söyleyen Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Celal Biçer, "Belediye Başkanı’mız Mesut Özarslan, sanata ve sanatçılara büyük önem veriyor. Keçiören Belediyesi olarak Kültür ve Sanat faaliyetlerini toplumun her kesimine ulaştırmayı önemsiyoruz. Bu güzel akşamda emeği geçen tüm sanatçılarımıza ve ilgi gösteren hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" dedi.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:49
Sakarya’da kadraja alınan en iyi 6 fotoğraf seçildi
Sakarya’da neticeleri merakla beklenen "Bu Şehir Hepimizin" temalı 5. Ulusal Sakarya Fotoğraf Yarışması’nda en iyi kareler seçildi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 5. Ulusal Sakarya Fotoğraf Yarışması’nda herkesin merakla beklediği kazanan isimler açıklandı. "Bu Şehir Hepimizin" temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya Türkiye’nin farklı illerinden 184 fotoğrafçı toplam 747 eserle katıldı. Kentin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini, geleneklerini ve şehir dokusunu yansıtan fotoğraflar, seçici kurulun titiz değerlendirmesinden geçti. Yarışmada birincilik ödülünü "Tozlu Cami" adlı fotoğrafıyla Cengizhan Türkoğlu, ikincilik ödülünü "Karasu" adlı eseriyle Emirhan Tetik, üçüncülük ödülünü ise "Rüzgar Gülleri" fotoğrafıyla Serkan Özkan kazandı. Mansiyon ödüllerini ise Dilek Subaşı’nın "Balık Zamanı", Serdar Uygunoğlu "Kent Park Aktivite" ve Yüksel Yavuz "Beşoluk Yaylası" kareleri kazandı. Büyükşehir, fotoğraf karelerini ilk kez kamuoyu ile paylaştı. Yarışmada dereceye giren fotoğrafların yanı sıra 37 fotoğraf sanatçısına ait eserler sergilemeye alınacak. Fotoğraflar, 9 Aralık Salı günü Ofis Sanat Merkezi’nde (OSM) düzenlenecek ödül töreniyle görücüye çıkacak.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:48
Geçmiş zamana götüren müzenin ziyaretçisi eksik olmuyor
Konya’nın tarihi mahallesi Sille’de bulunan Zaman Müzesi, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait eserler ile Roma dönemine kadar uzanan zaman kavramıyla ilgili birçok eserle geçmişi günümüze taşımaya devam ediyor. Ziyaretçiler ise müzeyi ilgiyle geziyor. Konya’da binlerce yıllık tarihi geçmişe sahip olan Sille Mahallesi’nde bulunan Türkiye’nin ilk Zaman Müzesi, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Müze, Roma döneminden Cumhuriyet dönemine kadar uzanan zaman kavramıyla ilgili birçok eser ile ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor. Selçuklu Belediyesi tarafından ’Tarihe vefa projesi’ çerçevesinde turizmin geliştirilmesi, tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkılması amacıyla 2012 yılında restorasyonu tamamlanan ve Sille Şapeli’nde kurulan müzede, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait yüzlerce yıl kullanılan zamanı gösteren araçlar sergileniyor. "Zamanın en büyük kanıtlı içinde bulunduğumuz yapı teşkil ediyor" Zaman Müzesi’nin 2012 yılında yapılan restorasyonla birlikte müze haline getirildiğini anlatan Selçuklu Belediyesi Sille Müze Sorumlusu Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Zamanın en büyük kanıtı içinde bulunduğumuz yapı. Hristiyan Türkler 1924 yılında Sille’den göç ettikten sonra kapılarına kilit vuruluyor ve böylelikle burası kendi haline terk edilmiş oluyor. Selçuklu Belediyemiz ’Tarihe vefa projesi’ çerçevesinde restore ederek kültürel mirasımızı kazandırdı. Tabii restore ettikten sonra ’ne yapacağız’ diye çok düşündük. Bir mezarlık alanının içerisinde yer almasından ve işlevsel hale getirmemizde bazı problemler yaşıyorduk. Çok düşündük ve burayı Zaman Müzesi yapma kararını aldık. İnsanlar Osmanlı Dönemi’nden kalma bir mezarlık alanının içerisinden geçerken de zamanın ne kadar hızlı aktığını tefekkür etmeye başlıyorlar. Zaten müzeye gelmeden müzenin amacını yerine getirmiş oluyoruz" dedi. "Saat müzesi var ama zaman konseptli bir müze yok" Müzeye gelenlerin birçok eserle karşılaşacaklarını anlatan Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Müzeye gelenler Roma ve Osmanlı Dönemi’ne ait güneş saatlerini, eski takvimleri, köstekli saatleri görecekler. Ama bu eserlerin içerisinde en önemli eserimiz ’Usturlap’. Usturlap kelime itibariyle yıldız yakalar anlamına gelmektedir. Mısırlı İslam alimleri tarafından geliştirilmiş bir alettir. Burada bulunan usturlap yaklaşık 200 yıllık. Bunlarla yaklaşık bine yakın ölçümü yapabiliyorlar. Gemiciler yönlerini bulabiliyorlar, insanlar mevsimleri, ayların insanlar üzerindeki etkilerini belirliyorlar. Namaz vakitlerini, oruç vakitlerinin ne zaman başlayacağının tahminlerini yapabiliyorlar. Matematiksel hesaplamalar, sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant gibi matematiksel hesaplamaları bu usturlaplar üzerinde yapabiliyorlar. Türkiye’de birçok saat müzesi var ama zaman konseptli bir müze yok. Bundan yola çıkarak Türkiye’nin ilk ve tek zaman müzesini Sille’ye kazandırdık. İlk önce zamanın ne kadar hızlı aktığını, zaman ölçüm maliyetlerinin eskiden olmadığı dönemlerde zaman tayinini nasıl yaptıklarını öğrenmek için vatandaşlarımız buraya geliyor. Aslında zamansal bir yolculuğa çıkmak için buraya gelmeleri gerekmektedir" diye konuştu. Müzeye ilk defa gezmeye gelen Bilal Kağnıcı, "Zaman Müzesi’ne ilk defa geldim. Buradaki saatler çok dikkatimi çekti ve inceleme fırsatı buldum. Oldukça hoşuma gitti. Emeği geçenlere teşekkür ederim" şeklinde konuştu. Ziyaretçi Hasan Pekin ise, "Zaman Müzesi’ne ilk defa geldim. Buradaki bütün saatler dikkatimi çekti. O zamanki insanların saati anlamak için yaptıkları cihazlar çok karmaşık geldi. İlgimi çekti bunları tekrar deneyimlemek çok güzel" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder