KÜLTÜR SANAT
57. Alay Birliği, 111 yıl sonra yeniden kuruldu 23 Nisan 2026 Perşembe - 21:56:01 Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ’Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı’nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek, 57’nci Alay büyük bir destan yazdı. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan’da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Tarihi Alan’ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı’nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor. ÇOMÜ’den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "57. Alay bu zamana kadar 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’da kurulduğu zannedilmekteydi. Ancak yakın zamanda yapmış olduğumuz arşiv çalışmaları sonucunda gördük ki, 57. Alay’ın kuruluşu bilinenden çok farklı gerçekleşti. 21 Ocak 1915 tarihinde, o esnada 3. Kolordu bünyesi’nde ve 7. Tümen’den alınan bölüklerle Gelibolu’da teşkil edilmiş, 28 Ocak 1915 tarihine geldiğimizde yani İngiliz Savaş Kabinesi’nin Çanakkale’de bir cephe açma kararı aldığı gün 57. Alayın 1. Taburu’da Gelibolu’da duaların edildiği özel bir merasimle teşkil edilmiştir. Bu esnada Sofya Askeriataşe olarak bulunan Mustafa Kemal Bey kendi talebiyle de yeni kurulmakta olan Tümen Komutanlığına atanmış ve İstanbul’a geldiğinde ilk olarak İstanbul’a gelmiş ve burada atandığı tümenin nerede olduğunu aramaya çalışmıştır. Harbiye nezaretinde yapmış olduğu görüşmelerde büyük bir şaşkınlık yaşayan Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey orada tümenin nerede olduğunu bilen herhangi bir kişiye tesadüf edemez. Kendisine 1. Ordu Komutanlığına müracaat etmesi söylenir ve oraya geldiğinde Kurmay Başkanı Kazım Bey ile görüşür ve Kazım Bey ile görüşmesinde kendilerinin kuruluşlarında böyle bir tümenin olmadığını ancak Gelibolu’daki 3. Kolordunun böyle bir teşkilat çalışmasında bulunduğunu ifade ederek bir defa Gelibolu’ya gitmesini söyler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Bey, ’yani ben komutan olduğum tümen var mıdır, yok mudur bunu anlamak için Gelibolu’ya mı gideceğim’ dediğinde evet doğrusu budur cevabını alır. Ve bunun üzerine 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey, 31 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’ya gelir. 3. Kolordu nezdinde kuruluş ve teşkilat çalışmaları başlayan 19. Tümeni ve 57. Alayı ilk defa burada görür. Ve başkomutanlık emriyle de aynı gün oradan hareket ederek, 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’a varır. Aradan 111 yıl geçmesine rağmen tarihin ilginç bir tesadüfü sonucu olarak 57. Alay tekrardan yine Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Gelibolu’da kurulmuş olduğunu gördük. Bu da 57. Alay’ın kahramanlığını yaşatan ve o kahramanlığı hatırlatan güzel bir tesadüf olarak tarihteki yerini almıştır" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:28 Başkan Çerçioğlu’ndan çocuklara 23 Nisan hediyesi Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Tekstil Park Fuar Aydın’da düzenlenen 23 Nisan etkinliklerinde çocuklar, eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bayram sevincini doyasıya yaşadı. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydın Tekstil Park Fuar Aydın’da gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, hem öğrenmelerine katkı sağlayan hem de sosyal becerilerini geliştiren aktivitelerle buluşuyor. 23 Nisan’da da çocukları unutmayana Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, miniklere bayram hediyesi verdi. Aileleriyle birlikte etkinlik alanına gelen çocuklar, gün boyunca eğitici ve geliştirici etkinlikler ile bayram sevincini yaşadı. Fuar Aydın alanında kurulan etkinlik alanlarında çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sunan oyunlar ve atölyeler yer alırken, şenlik kapsamında çocuklar, interaktif spor etkinlikleri, beceri geliştiren oyun alanları, atölye çalışmaları ve sahne performansları ile buluştu. Etkinliklerde yer alan gösteriler ve aktiviteler, çocukların eğlenirken öğrenmelerine katkı sağlarken, etkinlik alanında çocuklara pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yapıldı. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de 12.00 ile 20.00 saatleri arasında çocuklarla buluşacak. Etkinliklerden memnuniyet duyduklarını ifade eden aileler ve çocuklar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:16 Kars’ta 73 yaşındaki usta, kaybolan "tar" geleneği için çırak arıyor Kars’ta köklü bir geçmişe sahip "tar" enstrümanı, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. 73 yaşındaki usta sanatçı Salih Şahin, babası Şahin Kara Şahin’den öğrendiği tar ve aşık sazı yapımını yıllardır sürdürmesine rağmen, bu sanatı gelecek nesillere aktaracak çırak bulamıyor. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanında yetişerek zanaatı öğrenen Salih Şahin, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir enstrüman yapımı ve icrasıyla ilgileniyor. Kendi atölyesinde tar başta olmak üzere saz ve farklı telli çalgıların üretim ve onarımını yapan Şahin, bölgedeki sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya ve Orta Doğu kültürlerine ait, uzun saplı ve telli bir müzik aleti olan Tarın Kars’ta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, bu enstrümanın sadece bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Şahin, "Baba mesleği olarak müzik aletleri yapımı ve icarasıyla uğraşıyorum. Tar’ı Türkiye’de yapan, çalan söyleyen ender kişi olduğum söyleniyor. Tar’ı kendi atölyemde yapıyorum. Tar’ın yanı sıra Sazuta diye tar ile sazın arası bir enstrüman, oda sadece bana ait buda tar sesine benzer, saz sesine bezer bir enstrümandır. Bunları yaparken, bir taraftan derleme ve beste çalışmalarım var. 141 eserim kayıtlı, ilk kez bu yörede Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini albüm haline getirine tek kişiyim" dedi. Ayrıca yılların birikimiyle sadece geleneksel enstrümanları yapmakla kalmayan Şahin, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmaya da imza attı. Saz ile tar arasında bir ses karakterine sahip yeni bir müzik aleti geliştiren usta, bu enstrümana "Sazuta" adını verdi. "Kendi bestelerini seslendiriyor" Atölyede çalışmadığı zamanlarda müzikle iç içe yaşamaya devam eden Şahin, tar ve Sazuta çalarak kendi bestelerini seslendiriyor. Hem yapımcı hem icracı hem de söz yazarı olan Şahin’in 141 eseri bulunuyor. Bu yönüyle bölgede nadir bulunan sanatçılar arasında yer alıyor. "Gençlerin meslek öğrenmek gibi bir derdi yok" Gençlerin geleneksel mesleklere ilgi göstermediğini belirten 73 yaşındaki Salih Şahin, "Tar için, Sazuta için yine üretecek, bana gelecek çıraklık edecek, bu işi öğrenecek kişileri de bulamıyorum. Benim isteğim benden sonra da bu işi alsın götürsün yaygınlaştırsın" diye konuştu. "Tar ve Sazuta çaldı, türkü söyledi" Kendisine ait 141 eseri bulunan Salih Şahin, tar ve Sazuta çaldı, kendi bestelerinden mini bir konser verdi. Şahin, kültürel mirasın korunması ve bu tür sanatlara sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:57 Ereğli’de 23 Nisan iki ayrı törenle kutlandı Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenen iki ayrı programla kutlandı. Kutlamalar, sabah saat 10.30’da Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreni ile başladı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül tarafından anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Tören, yapılan protokol düzeninin ardından sona erdi. Programın ikinci bölümü ise saat 11.00’de Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İlkokulu tarafından hazırlanan program, Ereğli İmam Hatip Lisesi öğrencisi Beytullah Özkan’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan İlkokul Müdürü İlker Kıbrıs, 23 Nisan’ın milli iradenin simgesi olduğunu belirterek, "Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği bu anlamlı günün 106’ncı yıl dönümünü kutluyoruz" dedi. Konuşmasında son dönemde yaşanan üzücü olaylara da değinen Kıbrıs, çocukların güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan ve hepimizi derinden etkileyen hadiseler, çocuklarımızın huzur ve güvenliğinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı. 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda özgürlük ve milli iradenin simgesi olduğunu ifade eden Kıbrıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Program, öğrenciler tarafından şiirlerin okunması ve çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi. Törenlere, ilçe protokolü, eğitim camiası, öğrenciler ve veliler katıldı.
Roma ve Bizans’ın izlerini taşıyan Manastır Vadisi ziyaretçilerin ilgi odağı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:45 Roma ve Bizans’ın izlerini taşıyan Manastır Vadisi ziyaretçilerin ilgi odağı Aksaray’da Roma ve Bizans döneminin derin izlerini taşıyan Manastır Vadisi, 28 kilise, 2 yeraltı şehri ve yüzlerce kaya oyma mağara ile ziyaretçilerini ağırlıyor. Kapadokya’ya açılan kapı Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde bulunan Manastır Vadisi, birçok özelliğiyle birlikte doğal güzelliğiyle de yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Aksaray’da özellikle Roma ve Bizans döneminin derin izlerini taşıyan Manastır Vadisi, içerisinde 28 kilise, 2 yeraltı şehri ve yüzlerce kaya oyma mağara barındırıyor. Dünyanın en büyük kanyon vadilerinden biri olan Ihlara Vadisinden sonra bölgenin önemli bir tarihi yaşam alanı olan Manastır Vadisi, 5,5 kilometre uzunluğunda Niğde istikametine yöneliyor. Manastır Vadisinde öne çıkan tarihi yapılar arasında Kilise Cami, Sivişli Kilise, Koç Kilise, Çömlekçi Kilise, Kalburlu Kilise ve Kömürlü Kilise yer alırken, bunların dışında da vadi boyunca çok sayıda kilise, şapel, kaya oyma mağara ve dini yapılar bulunuyor. Tarihi özelliklerinin yanı sıra doğal güzelliğiyle de dikkat çeken Manastır Vadisi aynı zamanda trekking alanı olarak da ilgi görüyor. Bölgeye gelen yabancı turistler hemen her mağara ve kiliseyi ziyaret ederek geçmişe yönelik önemli bulguları gözlemlerken, Aksaray’da bulunmaktan ve tarihi mekanları gezmekten büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.
Mersin’in ’Eyvah Nadir’ oyunu İstanbul’da beğeni topladı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:40 Mersin’in ’Eyvah Nadir’ oyunu İstanbul’da beğeni topladı Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, bu sezon repertuvarına aldığı ‘Eyvah Nadir’ isimli oyunu İstanbul’da tiyatro severlerle buluştu, izleyicilerden beğeni aldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde sanat çalışmalarını sürdüren Şehir Tiyatrosu, birbirinden değerli kalemlerin eserlerini sahnelemeyi sürdürdüğü bildirildi. Ahmet Önel’in yazdığı, Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez’in yönettiği ve Şehir Tiyatrosu’nun dev sanat ekibiyle hazırlanan ‘Eyvah Nadir’ isimli oyun, geleneksel Türk Tiyatrosu’nun en önemli unsurlarından biri olan meddahlık geleneğini çağdaş bir üslupla ele alırken, pek çok farklı figürün tek oyuncu tarafından canlandırıldığı, günümüz insanı ile görünmez bir bağ kurabilmeyi başaran unutulmaz bir tiyatro deneyimi vaat ediyor. Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Mehmet Naci İdişçi, oyunda meddah üzerinden tüm karakterlere can veriyor. ‘Eyvah Nadir’ 7. Uluslararası Maltepe Tiyatro Festivali kapsamında İstanbul’da, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde de tiyatro severlerle buluştu. Mersinli sanatseverler tarafından büyük beğeni alan oyun, İstanbul’da da seyircilerin de beğenisini topladı ve dakikalarca ayakta alkışlandı. Mersin Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez’e, Maltepe Belediyesi Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Erdelikaya tarafından plaket takdim edildi.
Bu çarşıda sadece kadınların el emekleri satılıyor
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:29 Bu çarşıda sadece kadınların el emekleri satılıyor Gaziantep’te haftanın bir günü kurulan çarşıda el emeğiyle üretilen gıda ve çeyizlik eşyalar satışa sunuluyor. Gaziantep’te Üreten Kadınlar Çarşısı’nda kadınların evlerinde bin bir emek ve zahmetle yaptığı pasta ve kekten turşuya, reçelden el örgüsü çantalara ve kıyafetlere ile çeyizlik eşyalara kadar pek çok ürün yer alıyor. Çarşıda ürünlerini satan kadınlar, kendi imkanlarıyla yaptıkları el emeklerini çarşı sayesinde hem daha çok kişiye ulaştırıyor hem de ev bütçelerine katkıda bulunuyor. Kadınların ekonomik hayatın içinde aktif rol almasını sağlamak amacıyla her cumartesi Emek Uzay Çatılı Pazar Yeri’nde açılan çarşıda, yüzlerce kadın üretici el emeği göz nuru ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor. Çarşıda el işi ürünlerden geleneksel el sanatlarına ve ev yapımı yiyeceklerden hediyelik eşyalara kadar birçok ürünün satışa sunulduğu çarşıda, kadınlar hem kendi yeteneklerini sergiliyor hem de aile ekonomisine katkı sunuyor. Şehitkamil Belediyesi’nin de destek verdiği çarşıda tezgah açmak isteyen kadın üretici sayısı her geçen gün artarken, el emeği ürünlerini çarşıda açtıkları stantlarda satışa sunan kadınların ürünleri ise büyük ilgi görüyor. Her hafta cumartesi günü Emek Uzay Çatılı Pazar Yeri’ni kullandıklarını ve kadın üreticilerin bu çarşıda tezgah açtığını söyleyen Özlem Şenel, "Bu çarşıda kadınlar her hafta cumartesi günü evde tertemiz hijyen ortamında yaptıkları ürünleriyle stant kuruyorlar. Kadınların bu desteğe ihtiyacı var. Bende ilk günden beri kadınların hep yanındayım ve onlara destek olmaya çalışıyorum. Burada kendi ekibim ve ürünlerimiz var. Bu ürünlerimizi kadınlar kendi el emekleriyle yapıyor. Aynı zamanda ben nar diyarı Oğuzeli’nden geldiğim için nar ekşilerimizi burada insanlara ulaştırıyoruz. Bütün Gaziantep halkını de çarşımıza bekliyoruz. Bu çarşıdaki kadınlara destek olalım" dedi. Birçok kadının çarşıda sattıkları ürünler sayesinde ev ekonomisine katkı sunduğunu belirten Besime Yetkinşekerci ise, "Özellikle boş durmayı sevmeyen, üretmeyi seven, üreten kadınların evde yaptığı el emeği, çantalar, örgüler, turşular, naneler ve pastaları hepsini bu pazarda isteyenlere sunuyoruz. Her cumartesi bu çarşıda yer alıyoruz. Bu çarşının bizim için açılması çok iyi oldu. Üreten kadınlar için çok güzel oldu. El emeklerimizi paylaşabiliyoruz, satış yapabiliyoruz ve tanınıyoruz" şeklinde konuştu. Takıdan örgüye, yiyeceklerden içeceklere kadar büyük bir emekle hazırladıkları ürünlerini cumartesi günleri kurulan çarşıda sergilediklerini belirten Nimet Dinler de, "Arkadaşımın yanına ziyarete geldim. Çarşı çok güzel, çok hoşuma gitti. Herkes çarşıya kendi emeğiyle yaptıkları ürünler getiriyor. Kadınlar destek anlamında bu çarşı ziyadesiyle çok güzel bir çarşı, bu çarşı kadın girişimciler çarşısı. Bu çarşıda kadınlar hem sosyal aktivite içinde oluyorlar hem çocukları da bu arada çok gelişmiş oluyor ve önemli şeyler öğrenmiş oluyorlar. Ben çok sevdim, çok memnunum. Her şey çok lezzetli, çok güzel. Bence çok güzel bir aktivite ve kadınlarda çok mutlular, ‘evde oturacağıma çarşıda zaman geçiririm’ diyor. Aynı zamanda ev bütçesine de katkıda bulunuyorlar. Özgüven ve sosyal aktivite açısından çok iyi oldu" diye konuştu. Vatandaşların çarşıya yoğun ilgi göstererek stantlarından alışveriş yaptığını belirten Nilgün Tohum da kadınların alın teriyle ürettiği ürünlerin düzenli olarak tüketicilerle buluşmasının önemli olduğunu ve böyle bir projenin hem kadınlara hem de tüketicilere büyük fayda sağladığını dile getirdi.
Salihli’de binlerce kişinin katıldığı yağmur duası ve hayır yemeği
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:16 Salihli’de binlerce kişinin katıldığı yağmur duası ve hayır yemeği Manisa’nın Salihli’ne bağlı Kemerdamları Mahallesi’nde, geleneksel hale gelen yağmur duası ve hayır yemeği etkinliği bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Mahalle sosyal etkinlik alanında düzenlenen programa vatandaşların yanı sıra protokol üyeleri de büyük ilgi gösterdi. Etkinlikte yapılan yağmur duasına binlerce kişi "amin" dedi. Yağmur duasının ardından, mahalle halkı tarafından hazırlanan yöresel yemekler katılımcılara ikram edildi. Bu yıl 4. kez düzenlenen hayır yemeği ve yağmur duasına; Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan, Salihli Belediye Başkan Yardımcısı A. Yavuz Özdem, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut, AK Parti Salihli İlçe Başkanı Nejat Can Uygun, CHP Salihli İlçe Başkanı Mustafa Özer, MHP İlçe Başkanı Halil Tüfek, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Demir, Salihli Müftüsü Ali Çebi, Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç ile çok sayıda muhtar, din görevlisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. Kemerdamları Mahalle Muhtarı Ahmet Ayyıldız, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Geleneksel yağmur duamızın dördüncüsünü Allah’ın izniyle gerçekleştirdik. Bu etkinliği birlik, beraberlik ve dostluk içinde bir araya gelmek için düzenliyoruz. Uzak yakın demeden gelen tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. İnşallah dualarımız kabul olur, bereketli yağmurlar yağar ve kuraklık sona erer." Mahalle halkı, önümüzdeki yıllarda da geleneği sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti.
Mukaddes emanetler sergisi yoğun ilgi gördü
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:08 Mukaddes emanetler sergisi yoğun ilgi gördü ı Şerif’in de yer aldığı ‘Mukaddes Emanetler’ sergisi, vatandaşlara hem tarihi hem de manevi bir yolculuk yaşattı. Denizli Valiliği himayesinde Denizli İl Müftülüğü ve Hacı Ahmet Pakel Vakfının katkılarıyla düzenlenen "Mukaddes Emanetler" sergisi, Denizli’de büyük ilgiyle karşılandı. Denizli Dini Yüksek İhtisas Merkezi Ana Konferans Salonu’nun fuaye alanında gerçekleştirilen açılış töreninin ardından, binlerce vatandaş kutsal emanetleri görmek için sergi alanına akın etti. Dualarla açılan sergide, ziyaretçiler duygu dolu anlar yaşadı. Sergide Hz. Peygamber Efendimize ait Sakal-ı Şerif, kutsal beldelerden getirilen toprak örnekleri, Osmanlı dönemine ait el yazması Kur’an-ı Kerimler, kutsal örtü parçaları ve İslam tarihine ışık tutan çok sayıda nadide eser yer aldı. Denizlililer, 4 gün boyunca açık kalan sergide, bu kıymetli emanetleri yakından görme ve yetkililerden detaylı bilgi alma fırsatı buldu. Ziyaretçiler serginin manevi atmosferinde hem tarihi hem de ruhani bir yolculuğa çıktıklarını ifade etti. Ziyarette duygusal yaşadığını ifade eden Ayşe Karaca, "Sakal-ı Şerif’i görmek bizler için büyük bir onur. Sanki asırlık bir zaman tünelinden geçtik. Bu duyguyu anlatmak mümkün değil" sözleriyle duygularını dile getirdi. Sergi hakkında bilgi veren Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, "Bu emanetler, asırlardır ümmetin kalbinde taşıdığı bir mirasın sembolüdür. Onlara bakarken sadece tarihi değil, aynı zamanda inancımızın köklerini de görüyoruz. Bu vesileyle, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kuruyoruz" dedi.
Diyarbakır’da 5 bin yıl önce depremin yıktığı yapının enkazı ortaya çıkartıldı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:32 Diyarbakır’da 5 bin yıl önce depremin yıktığı yapının enkazı ortaya çıkartıldı Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi yerleşkesinde 5 bin yıl önce meydana gelen depremde yıkılan boş yapının enkazı ortaya çıkartıldı. Çayönü Tepesi, Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Diyarbakır’ın Ergani ilçesinin 7 kilometre güneybatısında, Ergani ovası kuzeyinde yer alıyor. İnsanlık tarihinin yerleşik yaşama geçiş sürecini temsil eden Neolitik Dönemin çağın ilk aşamalarından dönemlerinden itibaren, yaklaşık 12 bin yıl önce ilk defa iskan edildiği yer. Bu yerleşim yeri, sadece Anadolu değil, aynı zamanda Yakındoğu ve Levant coğrafyasında Neolitik Dönem kültür tarihini en iyi yansıtan yerleşimlerden birisi olması nedeniyle dünya kültür tarihi için anahtar niteliğinde bir yerleşim yeri olarak biliniyor. 1964 yılında başlatılan kazı, günümüzde de devam ediyor. Kazılar, 6’ncı ayında da devam ederken, alanda yaklaşık 5 bin yıl önce depremden etkilenerek yıkılan boş bir yapının kerpiç duvar enkazı ortaya çıkartıldı. Kazı Başkanı Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, bu sene Neolitik Dönemle ilgili birçok çalışma yapmakla beraber, İlk Tunç Çağ yani MÖ. 3000’lere ait bir dönemde de yoğun bir şekilde kazı alanını genişlettiklerini söyledi. Genişletince farklı alanlarda mimari verilerin ve alan kullanımıyla ilgili birçok veri elde ettiklerini belirten Sarıaltun, şu anda üzerinde çalıştıkları konu da bir kerpiç duvarın yıkımı olduğunu kaydetti. İlk Tunç Çağda 2800’lerden sonra yerleşimin kısmen terk edildiği, ya da burada yaşayan ahalinin bu alanı kullanmadığı dönemden sonraki yakın bir zamanda bir deprem oluştuğunu aktaran Sarıaltun, "Bunu nereden biliyoruz. Arkamızdaki dikdörtgen yapının güney duvarında taş temelli kerpiç bir duvar olduğunu biliyoruz. Bu kerpiç duvarın 12-13 sırası kuzeye doğru blok halinde kuzeye (mekanın içine) devrilmiş. Uzunluğu yaklaşık 5 metre 20 santim civarında. Yükseklik ya da genişliği diyebileceğimiz alan da 1 metre 25 santim. Blok halinde mekanın zemini üzerinde devrilmiş düşmüş. Bunu niye yerleşim terk edildikten sonra olduğunu söylüyoruz. Çünkü mekanın içerisinde bir moloz yığını ya da yerleşmenin yaşam alanın kullanımı sırasında yıkıldığını gösteren veri yok, aksine oluşan deprem sırasında önce bu yapı terkedilmiş gibi. Ön incelemelerimiz sonucuna göre muhtemelen yapı depremin oluşumundan kısa bir süre önce bir terk edilme söz konusu. Doğal olarak yapı, zaman içerisinde insanlar gittikten sonra tahribata uğramış. Sanırım 50 yıllık zaman diliminde bina tamamen yok olmadan depremle beraber taş temeller üzerindeki kerpiç duvar blok halinde kuzeye doğru düşmüş. Bu bloklar arasında harçlar var. Kırmızı renkli bir kerpiç. Bu da, bölgedeki topraktan kaynaklı hematit bir renk alışımınım göstergesi. Çevredeki kırmızı toprak kerpiç blok arasında çamur olarak kullanılmış. Yanma değil. Çünkü mekan içerisinde herhangi bir yanma izi bulmadık. Kerpicin kendi yapım tekniğinden kaynaklı kırmızımsı bir renge sahip. Kerpiç duvarın blok halinde düşüş yönü ve şekli, bize bir depremle bu yapının duvarlarının yıkıldığını gösteriyor" dedi. 5 bin yıl önceki yapı depreme maruz kalmış Sarıaltun, geçen sene alanda jeolojik bir çalışma yaptıklarını aktararak, "Jeolog ekip üyeleriyle birlikte fay hatlarına baktık, çünkü daha önce böyle varsayımlar vardı. Aslında bizim için bir ön çalışmaydı. Çayönü’nün yakın çevresinde belirgin bir fay hattı yok. Ama biliyoruz ki son 5 yıldır Çayönü’nün kuzeyinde Elazığ-Sivrice bölgesinde ciddi deprem hareketlilikleri var. Muhtemelen de yine aynı bölgede kuzeydeki bir depremin dolaylı bir etkisi olarak bir yıkım gerçekleşmiş. Çok yakında veya çok şiddetli bir deprem değil. Çünkü duvarları çok ciddi bir şekilde bozmamış" şeklinde konuştu. Bunun bir benzerini de yukarı Dicle havzasında Bismil civarındaki bir yerleşim olan Orta Tunç Çağında Salat Tepe yerleşmesinde en az 4-5 defa deprem yaşandığını, bu depremlerinde MÖ. 2300-2200’lerde başlayıp 1600’lere kadar devam ettiğini bildiklerini dile getiren Sarıaltun, "Bu binanın içerisinde ve kültür dolgusunda dönemin temsil eden buluntularımız var. Çanak çömlekler, tüme yakın kaplar var. Bunlar bir yıkıntının sonucu değil, doğal bir süreçle kalan arkeolojik malzeme. Bu anlamıyla iyi bir veriye sahip. En azından hem kronolojik açıdan hem de mekanı anlamamız açısından değerli buluntular bu sene tespit ettik. Son bulduğumuz kerpiç verileri de bizim bu verilerimizi daha nitelikli hale getirdi. Yerleşmenin sürecine, yapının duvarlarının yıkımına ya da bu yaşam alanının terk edilmesinden sonra neler yaşandığına dair bilgiler dışında; deprem veya sel gibi doğal olayla ilgili bir kalıntıları bulmuş olduk. Arkamızda görmüş olduğumuz yapı, günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önceki bu yapı depreme maruz kalmış. Dolayısıyla, Diyarbakır’da 5 bin yıl önce bir deprem izini daha bulmuş olduk" ifadelerinde bulundu.
Buldan’ın tarihi 3 sokağı daha turizme kazandırılacak
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:22 Buldan’ın tarihi 3 sokağı daha turizme kazandırılacak DENİZLİ (İHA) – Tarihi evleriyle gün geçtikçe daha da ünlenen Buldan’da yeni üç sokakta daha restorasyon çalışması başlayacak. Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25 Şubat tarihli kararıyla onaylanan "Sokak Sağlıklaştırma Restorasyon" projesi kapsamında Buldan ilçe merkezinde bulunan Düzalan, Tarakçı ve Terzilerkaşı sokaklarının sağlıklaştırması ve restorasyon uygulamasına başlama kararı alındı. Buldan Belediye Meclisinin 30 Ekim 2025 tarihinde yaptığı olağanüstü toplantıda, Düzalan, Tarakçı ve Terzilerkaşı sokaklarının ‘Sokak Sağlıklaştırması Restorasyonu’ işinin Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Buldan Belediyesi tarafından ortaklaşa yapılması, bu kapsamda ortak hizmet protokolü akdedilmesine, protokol şartlarının belirlenmesine ve protokolün imzalanması hususunda başkana yetki verilmesine karar verildi. Buldan Belediye Meclisi ayrıca uygulama alanında kalan taşınmazların yapı sahipleri, mirasçılar veya kiracılardan alınması gereken izinlerin temini ve bu kapsamda yürütülecek iş ve işlemlerin etkin şekilde yürütülmesi için söz konusu izinlerin alınması, proje uygulamalarının yürütülmesi hususunda, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca de belediye başkanına yetki verilmesine de onay verdi. Alınan kararların ardından Düzalan, Tarakçı ve Terzilerkaşı sokaklarındaki restorasyon çalışmalarına en kısa zamanda başlanması bekleniyor.
Milli Mücadele Müzesi Gaziantep tarihini anlatıyor
02 Kasım 2025 Pazar - 15:31 Milli Mücadele Müzesi Gaziantep tarihini anlatıyor Şahinbey Belediyesi, Kurtuluş Savaşı döneminde "Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum" düsturuyla dönemin işgalci güçlerine karşı direnen ve topraklarını işgalcilerden kurtaran Gazianteplilerin destansı mücadelesini Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’nde yaşatıyor. Kurtuluş Savaşı’nda Gazianteplilerin kahramanca yürüttüğü destansı mücadelenin gelecek nesillere aktarılması amacıyla Şahinbey Belediyesi tarafından restore edilerek müzeye dönüştürülen Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’nde Gaziantep’in 11 ay boyunca işgalcilere karşı verdiği mücadele tüm ayrıntılarıyla ziyaretçilerine tekrar yaşatılıyor. Zor şartlar ve imkansızlıklara rağmen kadın, erkek, genç, yaşlı 7’den 70’e Antep halkının işgalci Fransızlara karşı kazandığı zaferin üzerinden bir asır geçse de Gaziantepliler, ecdadının verdiği destansı mücadeleyi unutmamak için çocuklarıyla birlikte Antep savunmasının anlatıldığı Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’ni ziyaret ediyor. Yoğun ilgi görüyor Kurtuluş Savaşı’nda Fransızlara ve İngilizlere karşı tek yumruk olarak dünyaya örnek gösterilecek bir mücadele ortaya koyan Gazianteplilerin, örnek kurtuluş destanının anlatıldığı müzede ziyaretçilere; destansı mücadele, bal mumu heykeller, ses efektleri ve profesyonel rehberlerin anlatımıyla gelecek nesillere aktarılıyor. O döneme ait yaşantının sergilendiği mağarada halkın kullandığı tabanca, tüfek, kılıç, kama, et satırı, kazma, kürek ve nacak gibi birçok tarihi eşya da müzede yer alıyor. Büyük bir ilgi gören ve ziyaretçileri hiç eksik olmayan Şahinbey Milli Mücadele Müzesi, hafta sonları yoğun ilgi görüyor. Açıldığı günden bu yana ziyaretçi akınına uğrayan ve ziyaretçilerine Antep Savunması’nda verilen destansı mücadeleyi tekrar yaşatan müze, Gaziantep halkının yanı sıra Türkiye’nin birçok ilinden kente gelen ziyaretçilerin de yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Tarihin ruhu Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’nde yaşıyor Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’nin geçmişin yansıması olduğunu belirterek, "Burası Gaziantep’in kuruluşunda Heyeti Merkeziye’nin kullandığı bir mekân. Kurtuluş Savaşı’nda baskınlar olduğu zaman bu tünelleri kullanarak, farklı mekânlardan çıkmak suretiyle savaşı buradan yönetmişler. Gaziantep’in kurtuluş savaşında birçok olayları içinde barındırmış çok önemli mekânlardan birisi. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen Şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.’ dediği yerdeyiz. Kurtuluş Savaşı’nın en çetin geçtiği mekânlardan birisi olan bu mekân, gençlerin tarihlerini daha net bir şekilde görüp, geleceklerine yön verecekleri bir müzedir. Tarihin, ruh kazandığı Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’nde ‘imkanın değil imanın galip geldiği’ çok net bir şekilde anlatılmaktadır" dedi.
Miraç Çağrı Aktaş Mardian MALL’da okurlarıyla buluştu
02 Kasım 2025 Pazar - 15:19 Miraç Çağrı Aktaş Mardian MALL’da okurlarıyla buluştu Mardin’in yaşam merkezi Mardian Mall, kültür ve sanat etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Genç yazar Miraç Çağrı Aktaş, son kitabı "Kalbi İyi Olanın Yolu Zordur" için düzenlenen imza gününde okurlarıyla bir araya geldi. Etkinlikte yüzlerce kitapsever uzun kuyruk oluşturdu. Aktaş, okuyucularıyla sohbet ederek yeni kitabının teması, iyilik kavramı ve insan ruhuna dair mesajlarını paylaştı. Yazar, "Kalbi iyi olan insanların yolu her zaman zordur, fakat bu zorluk insanı büyütür" şeklinde konuştu. Mardian Mall Pazarlama Müdürü Dilber Ecevit, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Miraç Çağrı Aktaş, genç kuşağın duygularına dokunabilen önemli bir yazar. ’Kalbi İyi Olanın Yolu Zordur’ eseriyle, iyiliğin kıymetini ve insan olmanın sorumluluğunu hatırlatıyor. Mardian MALL olarak biz, yalnızca alışverişin değil kültür, sanat ve edebiyatın da merkezi olmayı önemsiyoruz. Bu tür etkinliklerle, kentimizin kültürel yaşamına katkı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." Mardian Mall, düzenlediği imza günleri, sergiler, konserler ve kültür-sanat etkinlikleriyle Mardin’de sanatın nabzını tutmaya devam ediyor. Her yaştan ziyaretçisini edebiyatla buluşturan merkez, "kitaba, sanata ve insana değer katma" misyonuyla bölgedeki en güçlü kültürel platformlardan biri haline geliyor.
Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’na yoğun ilgi
02 Kasım 2025 Pazar - 14:55 Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’na yoğun ilgi Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Malatya Valiliği iş birliğinde bu yıl 11’incisi düzenlenen Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, yazarlar, öğrenciler ve kitapseverlerden yoğun ilgi görüyor. Fuarın kente önemli bir kültürel değer kattığına dikkat çeken katılımcılar, organizasyonun her geçen yıl daha da geliştiğini ifade etti. Fuara büyük bir merakla katıldığını belirten İnönü Üniversitesi öğrencisi Hatice Bozdoğan, "Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir ilgiyle kitapları inceliyorum. Çok güzel olmuş, Büyükşehir Belediyesine de çok teşekkür ediyorum" dedi. Öğretmenler Ortaokulu öğrencilerinden Ayşegül Çetin ise özellikle macera türü kitaplara ilgi duyduğunu dile getirerek, "Çok güzel kitaplar var, özellikle macera kitaplarını çok seviyorum. Bizlere bu imkânı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Yazarlar için önemli bir buluşma noktası" Gaziantep’ten fuara katılan yazar Tuba İşlekoğlu, Malatya’daki kitap fuarının yazarlar için önemli bir buluşma noktası haline geldiğini söyledi. İşlekoğlu, "Geçen yıl düzenlenen fuara da katılmıştım. O fuar havasını soluduktan sonra bu yıl Antep’te durmak imkânsızlaştı. Açılışa yetişemedim ama bugün geldim. Bu büyük ve güzel organizasyondan dolayı Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ediyorum. Kitap fuarları, okuyucularımız ile buluşma adına büyük avantajlar sağlıyor" dedi. "Anadolu’daki en başarılı organizasyonlardan biri" Fuarın müdavimlerinden yazar Şeref Yılmaz ise Malatya Kitap Fuarı’nın Anadolu’daki en başarılı organizasyonlardan biri olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Malatya Kitap Fuarı’na birincisinden itibaren katılıyorum. Malatya, Anadolu’da en güzel fuarı yapan yerlerden birisi. Geçen yıl deprem nedeniyle gelemedim. Bu yıl yaralar sarılıyor, binalar yükseliyor ve ben de tekrar geldim. Malatya’nın gönüllü bir neferiyim. Organizasyonu yapanlara çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.