KÜLTÜR SANAT
Marmaris’te 23 Nisan havası devam ediyor 24 Nisan 2026 Cuma - 15:23:22 Marmaris Uluslararası Çocuk Festivali’nin ikinci gününde 19 Mayıs Gençlik Meydanı çocukların neşesiyle doldu. Uluslararası gösteriler, atölyeler ve sahiplendirme etkinliği renkli görüntülere sahne oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen Marmaris Uluslararası Çocuk Festivali, ikinci gününde de renkli etkinliklerle devam etti. Festivalin ikinci gününde 19 Mayıs Gençlik Meydanı yine çocukların neşesiyle doldu. Meydanda bir araya gelen çocuklar dostluk ve kardeşlik mesajları verdi. Hava muhalefetine rağmen sahne gösterileri, dans performansları ve çeşitli etkinlikler alanda renkli görüntüler oluşturdu. Meydanda kurulan kitap satış alanları ile bilim ve sanat atölyeleri de çocuklardan yoğun ilgi gördü. Gün boyunca farklı atölyelere katılan çocuklar hem yeni şeyler öğrendi hem de keyifli anlar yaşadı. Festival alanında ayrıca Marmaris Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi’nde bulunan köpekler için sahiplendirme köşesi oluşturuldu. Minik dostların sıcak yuvalara kavuşması amacıyla düzenlenen etkinliğe vatandaşlar ilgi gösterirken, çocuklara hayvan sevgisi ve sorumluluk bilinci de aşılandı. Marmaris’te bayram coşkusunu festival havasında yaşatan etkinlikler, 25 Nisan Cumartesi günü Burunucu Macera Parkı’nda düzenlenecek Uçurtma Şenliği ile devam edecek. Festival, 26 Nisan Pazar günü 19 Mayıs Gençlik Meydanı’ndaki etkinliklerle sona erecek.
24 Nisan 2026 Cuma - 15:03 Denizli Büyükşehir’de sanat dolu bir hafta Denizli Büyükşehir Belediyesi, Nisan ayının son haftasında şehri notalarla buluşturmaya hazırlanıyor. Sanat Güneşi Zeki Müren’in şarkılarıyla anılacağı konserin yanı sıra ‘Çello ve Piyano Resitali’ ile ‘Tangodan Anadolu’ya Ezgilerin Yolculuğu’ konseri, sanatseverlere unutulmaz bir hafta yaşatacak. ‘Sanat Şehri Denizli’ vizyonu doğrultusunda hazırlanan etkinlik takvimi, Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz eserlerinden uluslararası klasik müzik performanslarına, tutkulu tangolardan kadim Anadolu ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvarı sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nin ev sahipliği yapacağı etkinliklerde, şehrin kültürel dokusu performanslarla yeniden hayat bulacak. Sanat Güneşi Zeki Müren şarkılarıyla anılacak Sanat yolculuğu, 27 Nisan Pazartesi akşamı saat 20.30’da Özay Gönlüm Salonu’nda gerçekleştirilecek olan anlamlı bir konserle başlayacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, Şef Ahmet Nuri Çağdaş yönetiminde "Sanat Güneşi" Zeki Müren’in dillerden düşmeyen şarkılarını seslendirerek dinleyicileri nostaljik bir yolculuğa çıkaracak. Usta sanatçı vefatının 30. yılında unutulmayan eserleriyle anılacak. Çello ve piyanonun zarif buluşması Haftanın ikinci etkinliğinde, 29 Nisan Çarşamba günü saat 20.30’da Mehmet Gazi Salonu’nda iki usta isim sahne alacak. Çelloda Burak Özkan ve piyanoda Bernardo Santos’un yer alacağı "Çello & Piyano Resitali", klasik müziğin zarif tınılarını Denizli halkıyla buluştururken sanatın evrensel dilini notalarla konuşacak. Tangodan Anadolu’ya müzikal bir yolculuk Denizli Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası’nın sahne alacağı "Tangodan Anadolu’ya Ezgilerin Yolculuğu" konseri ise 30 Nisan Perşembe akşamı saat 20.30’da Özay Gönlüm Salonu’nda düzenlenecek. Farklı kültürlerin müzikal miraslarını harmanlayacak olan bu özel gecede, dünya müziğinin seçkin örnekleri ile Anadolu’nun kalbinden süzülen ezgiler aynı sahnede birleşecek. Şehrin sanat dokusuna renk katacak bu etkinliklere tüm Denizlililer davet edildi. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek konserlere katılmak isteyenler, e-biletlerini https://ebilet.denizli.bel.tr/ adresi üzerinden online olarak temin edebilecek.
Nilüfer’de Cumhuriyet ve eğitim vizyonu konuşuldu
31 Ekim 2025 Cuma - 16:07 Nilüfer’de Cumhuriyet ve eğitim vizyonu konuşuldu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Tematik Buluşmalar" kapsamında, Prof. Dr. Rüyam Küçüksüleymanoğlu, Cumhuriyet, eğitim ve sosyal adalet ilişkisini konu alan bir söyleşi gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Tematik Buluşmalar"a Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu konuk oldu. Nazım Hikmet Kültürevi Balaban Salonu’ndaki programda Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu, "Cumhuriyet ve Eğitim: Sosyal Adaletin Temeli" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Atatürk’ün eğitime bakış açısının son derece vizyoner olduğunu ifade eden Küçüksüleymanoğlu, bir ülkenin gerçek zaferinin ve kurtuluşunun ulusal bir Milli Eğitim programından geçmesi gerektiği görüşünü benimsediğini vurguladı. Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra eğitimde hızlı adımlar atıldığını söyleyen Küçüksüleymanoğlu, "Zira yeni Cumhuriyet’in temel inancı, ülkenin her türlü sorununun eğitimle çözüleceğiydi. Bu kapsamda Kurtuluş Savaşı yıllarında bile 1’inci Maarif Kongresi toplanarak eğitimde planlamalar yapıldı. Cumhuriyet’in ilanından sonra eğitim adına atılan hızlı adımlar arasında millet mektepleri, halk evleri ve halk odaları, çeşitli illerde açılan kütüphaneler, müzeler, Köy Enstitüleri ve gençlerin yurt dışına eğitime gönderilmesi sayılabilir. Dünya Klasikleri’nin Türkçe’ye çevrilmesi de çok geniş bir perspektifte yürütülen eğitim çalışmalarındandı" diye konuştu. Sosyal adaleti, fırsatlara ve imkanlara herkesin eşit şekilde ulaşabilmesi ve dağılımın hakkaniyetli olması olarak tanımlayan Küçüksüleymanoğlu, eğitime erişimin adil olması gerektiğini vurguladı. Eğitimdeki adaletsizliğin temel sebeplerine değinen Küçüksüleymanoğlu, bunları ekonomik şartları ve maddi durumu düşük öğrenciler, eğitime ayrılan payın düşmesi, kitap eksikliği, dijital uçurum, bölgesel farklar ve PISA puanları, ev genci oranının yüksek olması, özel öğrenciler, farklı dil konuşulan öğrenciler ile travma ve göç olarak sıraladı. Türkiye’nin zengin ve güçlü bir ülke olduğunu ve bu sorunların üstesinden gelebileceğini söyleyen Küçüksüleymanoğlu, bunlarla ilgili çözüm önerilerini de paylaştı. Önerilerinin başında kaliteli öğretmen ihtiyacı geldiğini anlatan Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu, öğretmenin bir çocuğun geleceğini değiştirebileceğini belirterek, Cumhuriyet’in en büyük nimetinin, annesi babası okuryazar olmayan birinin dahi en önemli beyin cerrahı olabilmesi gibi başarı hikayelerini yazan iyi öğretmenler olduğunu vurguladı. Sonraki çözüm önerilerini de anlatan Küçüksüleymanoğlu, okullarda fiziksel şatların iyileştirilmesi, sınıf başına düşen öğrenci sayısının azaltılması, okullarda ücretsiz yemek verilmesi, eğitim harcamalarında burs ve desteklerin arttırılması, kapsayıcı eğitim politikaları, destekleyici programların yaygınlaştırılması, dijital uçurumu azaltacak altyapı yatırımlarının arttırılması, liyakat, paydaşlara yeterince söz hakkı verip karar alma mekanizmalarında daha çok yer almalarının sağlanması ile şeffaflık ve hesap verebilirlik olarak sıraladı. Sadece "Cumhuriyet çok yaşasın" demenin yeterli olmadığını dile getiren Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu, Cumhuriyet’e ve ilkelerine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, "Cumhuriyetin ilelebet yaşayabilmesi için adalet, liyakat ve hukukun var olması gerekiyor" dedi.
Mukaddes Emanetler Sergisi dört gün boyunca Denizlililerin ziyaretine sunulacak
31 Ekim 2025 Cuma - 15:40 Mukaddes Emanetler Sergisi dört gün boyunca Denizlililerin ziyaretine sunulacak Denizli Valiliği himayesinde, Denizli İl Müftülüğü’nün koordinesinde düzenlenen "Mukaddes Emanetler Sergisi" vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Denizli Dini Yüksek İhtisas Merkezi Ana Konferans Salonu’nun fuaye alanında gerçekleştirilen anlamlı etkinlikte, İslam tarihinin derin izlerini taşıyan mukaddes emanetler, dört gün boyunca Denizlililerin ziyaretine sunulacak. Serginin açılış töreni, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, açılış konuşmasında mukaddes emanetlerin manevi değerine vurgu yaparak, "Bu emanetler, asırlardır ümmetin kalbinde taşıdığı bir mirasın sembolüdür. Onlara bakarken sadece tarihi değil, aynı zamanda inancımızın köklerini de görüyoruz," ifadelerini kullandı. Müftü Pamuklu’nun yaptığı dua sonrası, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir ve kent protokolü üyelerinin katılımıyla kurdele kesilerek sergi resmen açıldı. Serginin "emanetçisi" olarak bilinen ve emanetlerin korunup taşınmasında büyük emek harcayan Erol Güzel, Vali Ömer Faruk Coşkun ve protokol üyelerine rehberlik ederek eserlerin tarihçesi hakkında detaylı bilgiler aktardı. Güzel, serginin amacının, İslam tarihine ışık tutan bu nadide eserleri vatandaşlarla buluşturmak ve manevi bir atmosferde geçmişle bugün arasında köprü kurmak olduğunu belirtti. Sergide Hz. Peygamber’e (s.a.v.) ait sakal-ı şerif, kutsal beldelerden getirilen toprak örnekleri ve İslam tarihine dair birçok kıymetli hatıra yer aldı. Ziyaretçiler, bu manevi mirasın huzur veren atmosferinde hem tarihî hem de ruhani bir yolculuğa çıktı. Resmî törenin tamamlanmasının ardından sergi ziyarete açıldı. Vatandaşlar, dört gün boyunca mukaddes emanetleri yakından görme ve hakkında bilgi alma fırsatı bulacak. Denizli Dini Yüksek İhtisas Merkezi’nin ev sahipliğinde düzenlenen bu anlamlı etkinlik, kentin kültürel ve manevi hayatına derin bir iz bırakmaya aday görünüyor.
UNESCO ödüllü çini ustası Hamza Üstünkaya hayatını kaybetti
31 Ekim 2025 Cuma - 15:26 UNESCO ödüllü çini ustası Hamza Üstünkaya hayatını kaybetti Kütahya’nın dünyaca tanınan çini sanatçısı, 2020 yılında UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen Hamza Üstünkaya hayatını kaybetti. Bir süredir rahatsızlığı nedeniyle Kütahya Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Üstünkaya’nın vefatı Kütahya’da büyük bir üzüntüye neden oldu. Acı haberi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak duyurdu. Kızıltoprak mesajında, "Kütahya’mızda yetişip medeniyet birikimlerimizi yaşatarak sanat ve kültür dünyasına büyük katkılar sunmuş, el emeğiyle gönül zenginliğini birleştirerek çiniciliğimizin usta isimlerinden biri olan ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ Hamza Üstünkaya’nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi olarak, sanatımıza, kültürümüze ve şehrimizin tanıtımına yaptığı değerli katkılar için kendisine minnettarız. Eserleriyle Kütahya’nın çini geleneğini gelecek nesillere taşıyan Üstünkaya ustamız, geride bıraktığı mirasla daima saygıyla anılacaktır. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve Kütahya kültür camiasına başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. 79 yaşındaki Hamza Üstünkaya, doğum günü dolayısıyla 28 Şubat 2024’te Kütahya’ya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, sekiz ayda tamamladığı 120 santimetre çapındaki "dünyanın en büyük çini tabağı"nı hediye etmişti. Sanatıyla Kütahya’nın çini geleneğini dünyaya tanıtan Üstünkaya’nın cenazesi, yarın öğle namazını müteakip Kütahya Ulu Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.
Çivril Belediyesi bir ilke imza atıyor
31 Ekim 2025 Cuma - 14:08 Çivril Belediyesi bir ilke imza atıyor Çivril Belediyesi, çocukların ve gençlerin çeşitli spor dallarında eğitim alacağı, yeteneklerini geliştireceği ve kış aylarını aktif geçireceği Kış Spor Okullarını hayata geçirerek ilçede bir imza atıyor. Sporu desteklemeye devam edeceklerini belirten Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, "Sağlıklı ve başarılı bireylerini yetiştirmek için sporu desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Denizli’nin Çivril ilçesinde Çivril Belediyesi spor alanında yeni bir adım atıyor. Bu kapsamda Çivril Belediyesi, Çivril Kış Spor Okullarını faaliyete geçiriyor. Çivril’de ilk kez düzenlenecek olan kış spor okulları ile gençler ve çocuklar çeşitli spor dallarından eğitim alabilecek, yeteneklerini geliştirecek. Proje kapsamında katılımcılara pilates, zumba, voleybol, basketbol, futbol, satranç, güreş, kadın futbolu, ve çeşitli spor branşlarından eğitimler verilecek. Kış Spor Okulları, tecrübeli antrenörler eşliğinde düzenlenecek olup çocukların ve gençlerin yeteneklerini keşfetmelerini sağlayacak. "Sağlıklı ve başarılı bireylerini yetiştirmek için sporu desteklemeye devam edeceğiz" Sporu desteklemeye devam edeceklerini belirten Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, "Çocuklarımızın ve gençlerimizin sporla iç içe olmalarını sağlamak amacıyla ilçemizde ilk kez Kış Spor Okullarını hayata geçirdik. Çocuklarımızın ve gençlerimizin hem fiziksel hem de sosyal gelişimlerine katkı sunmak için düzenlediğimiz Kış Spor Okulları için kayıtlarımız başladı. Kış Spor Okulları ile hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Geleceğin donanımlı, birikimli, sağlıklı ve başarılı bireylerini yetiştirmek için sporu desteklemeye devam edeceğiz. Tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi Kış Spor Okullarımıza davet ediyorum" dedi.
Dram, trajedi, komedi hepsi Kasım ayında Menteşe sahnesinde
31 Ekim 2025 Cuma - 13:54 Dram, trajedi, komedi hepsi Kasım ayında Menteşe sahnesinde Menteşe Belediye Tiyatrosu, Kasım ayı boyunca farklı türde oyunlarla sanatseverlerle buluşacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi ve Ayhan İçöz Salonu’nda sahnelenecek oyunlar, dramdan çocuk müzikaline, trajediden komediye kadar geniş bir yelpaze sunuyor. Kasım ayı programı, 7 Kasım Cuma günü saat 20.00’de "Çocuk Parkı Yaraları" adlı dram oyunuyla başlayacak. Doug ve Kayleen’in çocukluktan yetişkinliğe uzanan karmaşık ilişkilerini ele alan oyun, dahili bir hesaplaşmayı konu ediniyor. Aynı oyun 14 Kasım Cuma günü de aynı saatte tekrar sahnelenecek. "Yolcular" adlı trajedi-komedi oyunu ise 21 Kasım Cuma günü saat 20.00’de izleyiciyle buluşacak. Bir otobüs garında yolları kesişen karakterlerin yaşamına odaklanan oyun, ayrılıklar, tesadüfler ve yeni başlangıçlar üzerinden insanın kendisiyle yüzleşmesini işliyor. "Eyvah Kral Oldum" adlı çocuk müzikali de 23 Kasım Pazar günü saat 14.00’te sahnelenecek. Çocuklara yönelik neşeli ve eğitici içerikli müzikal gösteri Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. "Çamur" adlı dram oyununun prömiyeri 28 Kasım Cuma günü saat 20.00’de yapılacak. Tek kişilik oyun, evine ve mutfağına hapsolmuş bir kadının kendi dünyasına ve bastırılmış duygularına ışık tutuyor. Ayhan İçöz Salonu’nda sahnelenecek ücretsiz oyunlar için davetiyeler, oyunun oynanacağı haftanın Pazartesi gününden itibaren Zihni Derin İş Merkezindeki Menteşe Belediye Tiyatrosu ofisinden alınabilecek.
Yılların ’Bit Pazarı’nın altında tarih yatıyormuş
31 Ekim 2025 Cuma - 13:54 Yılların ’Bit Pazarı’nın altında tarih yatıyormuş Kayseri’de uzun süredir ’Bit Pazarı’ olarak kullanılan alanın altında Roma Dönemi’nden kalma hipodrom olduğu belirlenirken; bölge Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 3. Derece Arkeolojik Alan ilan edildi. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Vakfı Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy; "Kayseri’de böyle bir hipodromun bulunması oldukça ilginçtir. Bu, soğuk ve küçük bir şehir olan Kayseri için beklenmedik önemli bir keşif olmuştur" dedi. Kayseri’nin Beştepeler mevkiinde uzun süredir Bit Pazarı olarak kullanılan alanın altında Roma Dönemi’nden kalma olduğu değerlendirilen hipodrom olduğu belirlendi. Bölge; Kültür ve Turizm Bakanlığı Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak ilan edildi. Hipodromların atların koştuğu, gladyatörlerin dövüştüğü alanlar olduğunu aktaran ÇEKÜL Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy; "Bu bölge; Kayseri’de Beştepeler olarak bilinmekte ve Eskişehir Bağları olarak da geçmektedir. Battal Mezarlığı, surlar gibi sürekli gündemde olan ve Kayseri’nin ilk yerleşim yeri olarak kabul edilen bu bölge, 7 Ekim tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edilmiştir. Uzmanlar; buranın bir hipodrom olduğu görüşünü bildirmiştir. Hipodrom; Roma İmparatorluğu’na ait bir kültürel unsur ve mimari yapı olarak, atların koştuğu yer anlamında kullanılmaktadır. Büyük törenler düzenlemek, orduyu sefere hazırlamak veya sefer dönüşlerinde kutlamalar yapmak amacıyla kullanılmıştır. Ayrıca ritüeller ve gladyatör dövüşleri gibi etkinlikler de hipodromlarda yapılmıştır. Zemini düz veya kot farkı kullanılarak inşa edilen hipodromlar; genellikle taşlarla yükseltilmiş oturma yerlerine sahip yapılar olmuştur. Hipodromun içinde bir imparator bulunur ve önünde yarışlar yapılır. Çoğu hipodromda, yarışlar 7 kez çevresinde dönerek gerçekleştirilir; bu da 7 büyük gezegene atıfta bulunur. Yarışlar genellikle askerler arasında yapılır ve bu, imparatorluğun kültürel simgelerinden biri olmuştur. Her hafta Pazar günü burada, yaz-kış demeden, pazar kurulmaktadır" dedi. Bölge 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillendi Bölge hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Özsoy; "7 Ekim tarihindeki Kayseri Koruma Bölge Kurulu tarafından hazırlanan rapora göre; burası 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir. Buraya ait 1950’li yıllara ait hava fotoğraflarına baktığımızda, yapılaşmanın az olduğu dönemde buradaki hipodrom yapısının varlığı, Kayseri’ye gelen gezginlerin tarifleriyle örtüşmektedir. Zaman içinde burası farklı amaçlarla kullanılmış ve yapılaşmalar olmuştur. Kayseri’deki bu yerin varlığı, kurul kararıyla tescil edilmiştir. Ancak tarihleme noktasında, tescilleme fişinde bir tarih yazılmamaktadır. Bizler Roma Dönemi’ne ait olduğunu biliyoruz. Kayseri’nin Roma İmparatorluğu’na katılımı, isminin ’Kaseria’ olması ne zaman gerçekleşmişse, muhtemelen bu tarihten sonra hipodrom da yapılmıştır. Strabon’dan itibaren, şehrin yerleşmeye en uygun yerlerinden biri Beştepeler olarak bilinen bu tepedir. Aşağısı bataklık ve balçık olduğu için, şehre hakim bir yerleşim tercih edilmiştir. Bu yüzden bu bölgeye ’Beştepeler’ adı verilmiştir. Kayseri’deki ilk mescit ve camiinin de Battal’da olması tesadüfi değildir" ifadelerini kullandı. "Kayseri’de böyle bir hipodromun bulunması oldukça ilginçtir" Kayseri’de böyle bir yapının bulunmasının oldukça ilginç olduğunu aktaran Prof. Dr. Özsoy; "Hipodrom gibi bir yapının inşa edilmesi, çevresinde saray, alışveriş merkezi, tapınak ve sütunlu geçitler gibi yapıları gerektirir. Burada hipodromu ortalayacak şekilde yerleşmiş bir mimari yapıdan bahsediyoruz. Eğer burada bir hipodrom kurulduysa, diğer yapılar nerelerdeydi merak edilebilir. Bu eski yapılara ne olduğunu zaman gösterecek. Dünyada en büyük hipodrom, Roma’dadır. Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetindeki Yunanistan, Kuzey Afrika, İsrail ve Türkiye’deki Ege ve Akdeniz kıyılarında da benzer yapılar bulunmuştur, ancak en büyüğü Roma’dadır. Hipodromların büyüklüğü, çevredeki nüfus ve hareketliliğe göre değişmiştir. Roma’daki devasa hipodromlar, 250 bin, 300 bin kişilik kapasiteye sahipken, küçük hipodromlar 5 bin kişiye kadar yer alabiliyordu. Roma hakimiyetinde kültürel yatırımların Akdeniz ve Ege kıyılarına kaydığı düşünülüyordu, ancak Kayseri’de böyle bir hipodromun bulunması oldukça ilginçtir. Bu, soğuk ve küçük bir şehir olan Kayseri için beklenmedik önemli bir keşif olmuştur. Patara, Aspendos ve Afrodisias gibi yerlerde olduğu gibi, burada da benzer bir yapının oluşması mümkündür" diye konuştu. Yapının ortaya çıkarılmasının Kayseri açısından önemli olduğunu da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Osman Özsoy açıklamasını şöyle sürdürdü; "Türkiye’deki en büyük hipodrom ise İstanbul’un yarımadasında, At Meydanı olarak bilinen alanda yer almaktadır. Zamanla savaşlar ve diğer olaylarla bazı bölümleri ayakta kalabilmiştir. Hipodromlar, dünyada at yarışları kültürü ve sporu olarak halen devam etmektedir. Kayseri’de böyle bir yapının açığa çıkması, Kayseri’nin tarihî tanıtımı açısından çok önemli bir anlam taşıyabilir ve büyük ilgi görebilir. Bu bölgeye yapılacak çalışmalar, sondaj yapılarak mı yoksa olduğu gibi bırakılarak mı devam edileceği, bir kısmının turizme kazandırılıp kazandırılmayacağı gibi sorular zamanla cevaplanacaktır. Buradaki yapının malzeme, giriş, çıkış, geometrisi ve mimarisi ortaya çıktıkça, hangi malzemelerin kullanıldığı; örneğin Erciyes’ten bazalt ve volkanik tüf mü yoksa mermer mi kullanıldığı gibi konular da tartışma konusu olacaktır. Bunlar, önümüzdeki dönemde Kayseri’de konuşulacak başlıca konular arasında yer alacaktır."