Son Dakika
|
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump: "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu"
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
Esad'ın istihbarat görevlisi Yousef'in 41 kişiyi infaz ettiği Tadamon, katliamın izlerini taşıyor
İranlı heyet Pakistan’dan ayrıldı
KÜLTÜR SANAT
Mustafa Kemal Atatürk, 57’nci Alay’a iki kez ölme emri vermiş
25 Nisan 2026 Cumartesi - 22:09:44
Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay’a, Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki kez ölme emri verdiği ortaya çıktı. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ’Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı’nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek, 57’nci Alay büyük bir destan yazdı. Atatürk 57. Alaya iki defa ölmeyi emretti Arıburnu’nda 19 Mayıs 1915 tarihindeki başarısız Türk taarruzu sonrası Akdeniz Seferi Kuvvetleri Komutanı General Ian Hamilton, Seddülbahir’de yeni bir taarruz kararı aldı. 3. Kirte ismini alacak bu muharebe kapsamında da Arıburnu’ndaki Anzak Kolordusundan Türkleri oyalayacak bir takım girişimlerde bulunulması istendi. Buradan Seddülbahir’e birlik kaydırılmasının önüne geçilecekti. 4 Haziran gece saat 23.00’da Yarbay Brown komutasında Canterbury ve Auckland taburlardan seçilen gönüllü müfreze 57. Alay siperlerine ateş açmaya başladı ve bir müddet sonra ilerleyerek 31 ve 32 nolu siperleri ele geçirdi. Gecenin karanlığında bu durum fark edilemedi. Siperi ele geçiren Anzak askerlerinin 32 numaralı siperdeki tünelin ağzını kapatmasıyla burada 57. Alaya mensup 3 asker de mahsur kaldı. Bu sırada bir asker alay komutanının yanına kadar giderek siperlerin işgal edildiğini söyledi. Bunun üzerine Avni Bey, 3. Tabur Komutan Vekili Yzb. Mehmet Nuri Efendi’yi arayarak bu bilgiyi teyit etmek istedi. Mehmet Nuri Efendi böyle bir şeyin olmadığı cevabını verdi. Kısa bir süre sonra 27. Alay Komutanı Şefik Bey, Avni Bey’i arayarak 31 numaralı siperin boş olduğu haberini verdi. Bunun üzerine tekrardan Mehmet Nuri Efendi arandı ama yine haberin doğru olmadığı cevabı alındı. 27. Alaydan tekrardan alınan haberde bu kez siperin işgal edildiğinin belirtilmesi üzerine Mehmet Nuri Efendiyi bir daha aradı. Ancak bu zamana kadar kendisinden emin konuşan Tabur Komutanı, emin olunmadığı ve araştırılacağı cevabını verdi. 31 ve 32 nolu siperlere asker gönderildi. Ancak gece karanlığında buraya yaklaşan herkes vurulmaktaydı. Karanlığın örtüsü altında ne olup bittiği anlaşılamıyordu. Saat 03.05’de siperlerin işgal edilmiş olduğu netlik kazandı. Durum Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey’e de haber verildi ve 57. Alaydan yok olma pahasına siperlerin geri alınması istendi. 57. Alay siperleri almak için harekete geçeceği sırada 27. Alayın harekete geçtiği haberi geldi. Şefik Bey’in planına göre 3 bombacı asker 31 numaralı siperin önünde sürüne sürüne ilerlemiş ve üzerlerindeki bombaları bu siperi işgal eden Anzak askerlerinin üzerine attı. Halis Bey komutasındaki 3. Tabur aradaki barikatı yıkarak ve sağ kalan Anzak askerlerini süngüleyerek bu siperi kurtardı. Bunun üzerine 57. Alay da saat 07.20’de 32 numaralı sipere yönelerek burasını kurtardı. Böylece dehlizde 8 saattir mahsur kalan askerler de kurtarılmış oldu. Mustafa Kemal Atatürk’ün 31 ve 32 nolu siperleri ele geçiren Anzak askerlerine karşı 57’nci Alay’ın siperleri canları pahasına almaları konusunda verdiği emirle ilgili 27’nci Alay Kumandanlığına yazdığı emirde, "27’nci Âlây Kumandanlığına, Düşman 57’nci Âlâyın sağ cenâhındaki siperleri işgal etmişdir. Mezkûr Âlâyla îcâb ederse kâmilen mahv olarak siperlerin istirdâdını emr etdim. Siz de ihtiyât taburunuzu sol cenâhınıza yanaşdırarak iştirâk ediniz. Ben 57’nci Âlây nezdine gidiyorum. Benimle oraya muvâsalatıma kadar telefonla irtibâtda bulununuz. 19’uncu Fırka Kumandanı Mîr-alây [Albay] Mustafâ Kemal" ifadelerine yer verildi. "57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme emrini alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır" Çanakkale Kara Muharebelerinde, Anzaklar tarafından ele geçirilen 31 ve 32 nolu siperler için kurtarma harekatının başlatıldığını ve durumun 19’uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey’e haber edildiğini belirten ÇOMÜ’den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "Mustafa Kemal Bey bu siperlere düşmanın girdiğini haber alır almaz, 57. Alaya Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci bir ölüm emrini verir ve vermiş olduğu emirde şunu söyler. ‘57. Alay’dan yok olma pahasına bu siperleri tekrardan kurtarmasını ister.’ Çünkü şu an bulunduğumuz hatta 31-32 nolu siperler, Arıburnu Cephesi’nin neredeyse merkezine denk geldiği için buradaki siperlerin kaybı Türk Cephesi’nin yarılması anlamına gelmektedir. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey’den ikinci ölme emri anlamına gelen bu emri alan 57. Alay ve komşu 27. Alay’ın müşterek harekatıyla o gece buraya giren Anzak askerleri evvela el bombaları atılmak suretiyle ve ardından askerlerin bu sipere atlamasıyla hiçbiri kurtulmamacasına bu siperler tekrardan geri alınır. 57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme emrini alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 21:02
Denizli’de çocuklar "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" çağrısına kulak veriyor
Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara unutulmaz anlar yaşatan etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. Kutlamalar kapsamında DBB Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen "Çocuk Okuma Şöleni", çocukların kitaplarla iç içe vakit geçirdiği, adeta bir yaşam alanına dönüşen renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliğin merkezinde ise Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin dijital bağımlılıkla mücadele amacıyla hayata geçirdiği "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi yer aldı. Proje kapsamında çocuklar, ekranlardan uzaklaşarak kitaplarla buluşturuldu ve ücretsiz kitap dağıtımıyla okuma alışkanlığına teşvik edildi. Çocukların kitap seçerken yaşadığı heyecan, projenin ne kadar yerinde bir adım olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Minderlere oturup kitap okuyan çocukların oluşturduğu samimi atmosfer, ailelerin de yoğun ilgisiyle daha da anlam kazandı. Veliler, çocuklarıyla birlikte kitap sayfaları arasında vakit geçirerek hem keyifli hem de bilinçlendirici bir gün yaşadı. "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi kapsamında yapılan yönlendirmelerde çocuklara, dijital ekranlara alternatif olarak kitap okumanın önemi anlatılırken, görevli eğitmenler ve kütüphane personeli de çocuklarla birebir ilgilendi. Etkinlik boyunca bazı çocuklar aldıkları kitapları hemen okumaya başlarken, bazıları ise arkadaşlarıyla kitaplarını değişerek paylaşım kültürünü de deneyimledi. Kütüphane içinde oluşan bu canlı ve sıcak ortam, projenin sadece bir kampanya değil, aynı zamanda bir farkındalık hareketi olduğunu ortaya koydu. Denizli Büyükşehir Belediyesi, "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesiyle çocukları dijital bağımlılıktan uzaklaştırmayı, onları kitapla, bilgiyle ve hayal gücüyle buluşturmayı hedeflerken 23 Nisan etkinlikleriyle de bu yaklaşımını daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 21:00
Denizli Büyükşehirden "Ata’ya Saygı Gezisi"
Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında anlamlı bir organizasyona imza attı. "Ata’ya Saygı Gezisi" adıyla düzenlenen programda, merkez dışında ilçelerde yaşayan ve daha önce Anıtkabir’i ziyaret etmemiş 77 öğrenci ve velisi Başkent Ankara’ya götürüldü. Gezi kapsamında çocuklar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı olan Anıtkabir’i ziyaret ederek Cumhuriyetin kurucusunu yakından tanıma fırsatı buldu. Duygu dolu anların yaşandığı ziyarette öğrenciler, milli birlik ve beraberlik bilincini yerinde deneyimledi. Program çerçevesinde ayrıca Kurtuluş Savaşı yıllarında halk iradesinin merkezi olan Birinci Meclis ile Anadolu Medeniyetleri Müzesi de ziyaret edildi. Öğrenciler, tarihi mekanları ziyaret ederek hem milli mücadelenin izlerini yerinde gördü hem de Anadolu’nun binlerce yıllık geçmişine tanıklık etti. Çocuklar unutulmaz bir gün yaşadı Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında hayata geçirdiği "Ata’ya Saygı Gezisi", çocukların Cumhuriyetin temel değerlerini yerinde öğrenmesine imkan tanıdı. Programdan büyük memnuniyet duyan öğrenci ve veliler, kendilerine sunulan bu fırsat için Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’na teşekkür etti.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 20:58
2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başladı
Merkezefendi Belediyesi tarafından ikinci kez düzenlenen 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali kortej yürüyüşü ve birbirinden güzel ve eğlenceli oyunlar ile başladı. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "30 Nisan’a kadar devam edecek 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivalimiz kortej ve açılış oyunumuz ile başladı. Tüm hemşerilerimizi oyunlarımıza bekliyoruz" dedi. Merkezefendi Belediyesi kültür ve sanat alanında çalışmalarına devam ediyor. Merkezefendi’de 23 Nisan coşkusu tiyatro sahnelerinde yaşanmaya başladı. Merkezefendi Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali kapsamında birbirinden renkli oyunlar sahneleniyor, çocuklar ve gençler bayram sevincini sanatla buluşturuyor. 30 Nisan’a kadar devam edecek festival, yerli ve yabancı tiyatro ekiplerinin performanslarıyla kente adeta kültür ve sanat şöleni yaşatıyor. Festival kapsamında 5 yabancı ve 9 yerli tiyatro ekibi, Merkezefendi’nin ve Denizli’nin çeşitli mekanlarında birbirinden farklı oyunlar sergileyecek. Çocuklar ve gençler, tiyatro sanatıyla buluşma fırsatı bulurken, farklı ülkelerin kültürleri de ilçeyle tanışıyor. Kortej yürüyüşü ile başlayan 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’ne Başkan Doğan da katılarak kortej yürüyüşü sonunda Çınar Meydanı’nda İtalya’dan gelen Luigi Ciotta’nın oynadığı ‘Everything in a case’ isimli oyununu hep birlikte izlediler. İspanya’dan gelen El Cruce ekibi ‘Punto y coma’ ekibi, Özbekistan’dan gelen Kashkadarya R.S.Puppet Theater ekibi ‘Merhaba Gölgem’ ekibi, Uludağ Üniversitesi GSF ekibi ise ‘Hamlet’ oyununu, İtalya’dan gelen Silence Teatro isimli ekip ‘White Signs’ oyununu ve İtalya’dan gelen Luigi Ciotta isimli tiyatro ekibi ‘Everyting in a case’ oyununu ilçenin bir çok noktasında sahnelediler. Sanatçılar oyunları izleyen vatandaşlar tarafından büyük beğeni topladı. "Merkezefendi’de sanat dolu festival heyecanı" 23 Nisan’ın Merkezefendi’de sanatla iç içe kutlanacağını vurgulayan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "30 Nisan’a kadar gerçekleştireceğimiz 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’nde ülkemizin farklı şehirlerinden ve İtalya, İspanya, Ukrayna, Özbekistan ile Bulgaristan’dan gelen tiyatro topluluklarını ağırlayacağız. Festival boyunca kentin farklı noktalarında sahnelenecek oyunlarla bayram sevincini sanatla harmanlayacağız. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi paylaşmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
2
23 Nisan 2026 Perşembe- 18:21
Burhaniye’de 23 Nisan coşkuyla kutlandı
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 21:21
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
4
25 Kasım 2025 Salı- 11:29
Endülüs’ün son günleri Kılıçaslan’ın romanında
5
20 Nisan 2026 Pazartesi- 10:30
111 yıl önce Atatürk’ün o tarihi fotoğrafının çekildiği alan tarihe tanıklı ediyor
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:01
Ümraniye’de sanatın ilhamı bu yıl ’aile’ oldu
Ümraniye Belediyesi, kültür ve sanata verdiği desteği aralıksız sürdürerek bu yıl 21’incisini düzenlediği ’Geleneksel Resim, Hikaye ve Şiir Yarışması Ödül Töreni’yle sanat dolu bir geceye imza attı. Her yıl farklı temalarla düzenlenen yarışmalar, bu yıl "Aile" temasıyla sanatseverlerle buluştu. "Aile" kavramının sevgi, dayanışma ve aidiyet gibi yönleriyle ele alındığı yarışma, hem bireysel hem de toplumsal yaşamın merkezinde yer alan bu değere sanatsal bir bakış sundu. Cumhurbaşkanlığı tarafından 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi de yarışmanın temasına anlamlı bir derinlik kattı. Yarışmalarda dereceye giren eserler, jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirildi ve kazananlara ödülleri özel bir otelde törenle takdim edildi. Törene, çok sayıda sanatçı, akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı. "Ümraniye’de kültür ve sanat bir başka yaşanıyor" Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "Ümraniye’mizin 2025-2026 kültür ve sanat sezonunu açmış bulunuyoruz. Bu kapsamda kardeşlerimizin hazırladığı resim sergisini hep birlikte geziyoruz. Ümraniye’de gerçekten kültürün ve sanatın her dalında binlerce kardeşimizi hem eğitiyor hem de onların becerilerini geliştiriyoruz. Geleneksel sanatlarla modern sanatları buluşturarak önemli kazanımlar elde ediyoruz. Müzik var, resim var, geleneksel sanatlar, şiir yarışmaları, hikaye yarışmaları Kısacası Ümraniye’de kültür ve sanat bir başka yaşanıyor. Katılım gösteren tüm sanatseverlere, öğrencilerimize ve Ümraniyelilere teşekkür ediyor, 21 yıldır devam eden bu güzel kültür-sanat buluşmalarının nice yıllar sürmesini diliyorum" dedi. Şiir kategorisinde jüri tarafından birincilik ödülüne layık görülen bir eser bulunmazken, ikincilik ödülü "Çekirdek Ordu" adlı şiiriyle Turgay Gümüş’e, üçüncülük ödülü ise "Kudüs’te Bir Hane" adlı şiiriyle Elif Şeker Terzi’ye verildi. Hikaye kategorisinde birincilik ödülünü "Onlar Hiç Gitmediler" adlı eseriyle Selin Taşdemir, ikincilik ödülünü "Gümüş Gözdeki Nehir" adlı eseriyle Ahmet Emre Kaynak, üçüncülük ödülünü ise "Kâğıt Gibi" adlı hikayesiyle Müzeyyen Güven Alver kazandı. Resim kategorisinde birincilik ödülünü Fatma Çölkesen Doğru, ikincilik ödülünü "Hiçbir Yer, Her Yer" adlı eseriyle Abdülaziz Özdemir, üçüncülük ödülünü ise "Akşam Yemeği" adlı resmiyle Bilal Oğuz aldı. (OE- GÇ-
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:58
Kuşadası’nın tarihi yerlerini gezdiler
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde kentin tarihini ve kültürel değerlerini tanıtmak amacıyla başlatılan kültür turlarının ilki gerçekleştirildi. Osmanlı dönemi temalı "İki Oluklu Mahallesi Turu" sabah saat 09.00’da kale kapısı önünden başladı. Turu hazırlayan ve rehberliğini üstlenen Mahmut Ökçesiz eşliğinde gerçekleştirilen etkinliğe tarih meraklıları katıldı. Katılımcılar, mahalledeki tarihi yapılar, sokak dokusu ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan kültürel unsurlar hakkında detaylı bilgiler aldı. Tur sırasında İki Oluklu Meydanı’ndaki kahvehanede kısa bir ara verildi. Yaklaşık üç saat süren etkinlik, başlangıç noktasında sona erdi. Tur sonunda, bölgenin tarihine ilişkin özet bilgilerden oluşan bir kitapçık katılımcılara hediye edildi. Mahmut Ökçesiz, amaçlarının ticari kazanç değil, bilgi paylaşımı olduğunu vurgulayarak, "Kuşadası’nın kültürünü ve tarihini doğru tanıtmak, kent aidiyetinin temelidir" dedi. Kültür ve tarih turlarının önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği bildirildi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:56
Tarihi Sungurbey Cami yeniden ibadete açılacak
Niğde Valisi Cahit Çelik; Belediye Başkanı Emrah Özdemir ve beraberindeki heyet, restorasyon çalışmaları süren tarihi Sungurbey Camii’nde incelemelerde bulundu. Ziyaretin ardından değerlendirmede bulunan Vali Çelik, Sungurbey Camii’nin Anadolu Selçuklu ve İlhanlı dönemlerinin mimari sentezini yansıtan en önemli yapılardan biri olduğunu vurguladı. Vali Çelik; "Niğde’nin kalbinde yer alan Sungurbey Camii, 1335 yılında dönemin Niğde Valisi Sungur Bey tarafından inşa ettirilmiştir. Taş süslemeleri, figürlü kabartmaları ve anıtsal taç kapısıyla yalnızca ilimizin değil, Türk-İslam sanatının da seçkin örnekleri arasındadır. Tarihi ve kültürel mirasımızın korunması, gelecek kuşaklara özgün kimliğiyle aktarılması en temel önceliklerimizdendir" dedi. Uzun süredir devam eden restorasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte caminin yeniden ibadete ve ziyarete açılacağını belirten Vali Çelik; "Bu süreç, Niğde’nin kültürel kimliğine ve turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacaktır. Emeği geçen tüm kurum ve çalışanlara teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:45
Muğla’da gençler festivalde buluştu
Muğla Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Gençlik Merkezi ve Kötekli Gençlik Merkezi’nin gönüllü gençleri Gençlik Festivali’nde bir araya geldi. Festival, kültür, sanat ve spor dolu etkinliklerle gençlere unutulmaz anlar yaşattı. Festival kapsamında gönüllü gençler, gün boyunca süren atölyeler, spor turnuvaları, sahne gösterileri ve çeşitli kültürel etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Katılımcılar, etkinlikler aracılığıyla hem eğlenme hem de birlikte üretmenin ve paylaşmanın mutluluğunu yaşadı. Gençlerin aktif katılımıyla gerçekleşen festivalde, özellikle dayanışma, paylaşım ve gönüllülük ruhu ön plana çıktı. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nün desteklediği organizasyonda, konserden sportif yarışmalara, kültürel ve sanatsal atölyelerden sahne gösterilerine kadar geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlendi. Gençler, gün boyu süren bu etkinliklerde enerjilerini ve yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Etkinlik sonunda gençler, farklı alanlarda kendilerini ifade etme fırsatı yakaladıklarını dile getirerek organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:35
Erzurum’daki Kız ve Oğlan Kalesi ilgi bekliyor
Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan Kız ve Oğlan Kalesi, defineciler tarafından tahrip edilirken, yöre halkı her iki yapıya sahip çıkılmasını istiyor. Pernek Köyünde bulunan Kız ve Oğlan Kalesi’nin restorasyon edilmesi ve turizme kazandırılması bekleniyor. Erzurum’un Oltu-Olur ilçeleri arasındaki vadiye girmeden önce, Oltu’ya 25 km mesafede, aralarından devlet yolunun geçtiği, birbirlerine 1,5 km mesafede bulunan iki kale bulunuyor. Pernek Kaleleri adıyla da bilinen kalelerden güneybatıdaki Kız Kalesi; burçlarından bazıları halen sağlam durumda ve Bizans döneminde faal olduğu biliniyor. Kuzeydoğuda yer alan ve kayalık bir tepeye kurulmuş olan diğer kaleye ise Oğlan Kalesi adı verildi. Değişik dönemlere ait tamir izleri taşıyan sur duvarlarının çevirdiği kalede, bir kilise kalıntısı bulunuyor. Plan özelliği ve duvar tekniği bakımından15. yüzyıl önce yapıldığı sanılan kilise tek nefli ve oldukça sade bir yapı şeklinde dikkat çekiyor.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:33
Kütahya’da geleceğin sanatçıları belirlendi
Kütahya Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Sanat Akademisi tarafından düzenlenen Türk Halk Müziği Çocuk Korosu Seçmeleri, büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. 8-15 yaş aralığındaki çocukların katılım sağladığı seçmeler, Şef Bilal Can Beydüz yönetiminde yapıldı. Adaylar, tek ses, ezgi tekrarı, ritim tekrarı ve eser seslendirme bölümlerinden oluşan sınavlarda yeteneklerini sergiledi. Kütahya Belediyesi, çocukların müzikle iç içe büyümeleri, kültürel birikimlerini geliştirmeleri ve sanata olan ilgilerini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği projeyle, geleceğin sanatçılarına önemli bir fırsat sundu. Türk Halk Müziği Çocuk Korosu, yıl boyunca Kütahya Belediyesi’nin kültür sanat etkinliklerinde sahne alarak şehri gururla temsil edecek.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:31
Osmanlı’dan Cumhuriyete tanıklık eden konak aile müzesine dönüştürüldü
Trabzon’da 1840’lı yıllarda Hacıyakupoğlu Ahmet Ağa tarafından inşa edilen ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir döneme tanıklık eden tarihi konak, hem mimarisi hem de Hacıyakupoğlu ailesinin siyaset, askerlik ve iş dünyasındaki etkileriyle tarihe adını yazdırıyor.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:24
Tarihi Unkapanı Değirmeni restore edilerek geleceğe taşınıyor: Üniversite kampüsüne dönüşecek
İbn Haldun Üniversitesi ve Fatih Belediyesi iş birliğiyle, Osmanlı döneminde İstanbul ve Anadolu’nun ihtiyacı olan ekmeğin üretildiği Unkapanı Değirmeni restore ediliyor. Tarihi değirmenin, restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra kampüs hizmeti vereceğini belirten Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Can Binan, "Uzun süre otopark olarak kullanılması, terk edilmiş olması nedeniyle değirmene ilişkin özgün endüstri aksamını gösteren çok fazla belge karşımıza çıkmadı. Zaman içinde geriye sadece duvarların kaldığı bir kültür varlığı olarak karşımıza çıktı. Üniversitenin birimleri olarak kullanılacak. Öğrenci artık tarihi dokuyla yeni olanı birlikte yaşayabilecek" dedi. Fatih’te 19. yüzyılda İstanbul’un ve Anadolu’nun ekmek ihtiyacını üretmek için Unkapanı Değirmeni inşa edildi. Uzun yıllar Osmanlı’nın ekmek ihtiyacını karşıladıktan sonra tarihi değirmen atıl kaldı. Bir dönem otapark olarak da kullanılan yapı harabeye dönüşürken, yalnızca kagir duvar kalıntıları ayakta kaldı. Unkapanı Değirmeni İbn Haldun Üniversitesi ve Fatih Belediyesi iş birliğiyle, restore edilerek geleceğe taşınacak. Restorasyon çalışmalarının ardından tarihi değirmen İbn Haldun Üniversitesi’nin Süleymaniye Kampüsü olarak hizmete açılacak. Harabeye dönüşen tarihi yapıdaki çalışmalar havadan görüntülendi. "Zaman içinde geriye sadece duvarların kaldığı bir kültür varlığı olarak karşımıza çıkıyor" Unkapanı Değirmeni hakkında bilgi veren Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Can Binan, "Gördüğünüz yer Unkapanı Değirmeni. 19. yüzyılda inşa edilmiş, önemli sanayi, endüstri yapılarından bir tanesi. Zaman içinde geriye sadece duvarların kaldığı bir kültür varlığı olarak karşımıza çıkıyor. Burası şu anda İbn Haldun Üniversitesi’nin birimleri olarak, koruma, restorasyon ve yeni kullanım alanları projesi hazırlandı. Şu an da restorasyon süreci devam ediyor. Buradaki duvarlar Unkapanı Değirmeni’nden bize kalanlar. Birkaç noktada değirmen işleyişine ilişkin bazı belgelere ulaşabildik. Uzun süre otopark olarak kullanılması, terk edilmiş olması nedeniyle değirmene ilişkin çok fazla özgün endüstri aksamını gösteren çok fazla belge karşımıza çıkmadı. Mevcut duvarlara hiçbir şekilde yük bindirmeyen, onların dışında kalan, onları bir kabuk gibi etrafta bırakan yeni kullanım projesi hazırlandı. Bu proje kapsamında bilimsel danışma kurulu var. Çok ilginç bir yapı ortaya çıkacak. Çünkü bu yapıda hem özgün değirmene ilişkin dokuyu, belgeyi, bilgiyi görebileceksiniz hem de burada yapı kalıntısıyla uyumlu olan yeni bir kullanıma sahip olabilecek" şeklinde konuştu. "Öğrenci artık tarihi dokuyla yeni olanı birlikte yaşayabilecek" Tarihi değirmenin üniversite kampüsüne dönüşeceğini belirten Binan, "Üniversitenin birimleri olarak kullanılacak. Yani derslikler, yönetim birimleri, çok amaçlı salonlardan oluşacak. Öğrenci artık tarihi dokuyla yeni olanı birlikte yaşayabilecek. Osmanlı dönemi modernleşme, endüstrileşme hareketlerinin bir tanesi. Büyük bir un değirmeni, aynı zamanda ekmek üretimi de yapılıyor. Deniz yolu vasıtasıyla İstanbul’a ve belki de Anadolu tarafına ürün dağıtılabiliyor. Ona göre planlanmış, içinde bulunduğu dokuyla birlikte mükemmel bir dağıtım sisteminin de kurulduğu bir değirmen olduğunu görüyoruz. Maalesef günümüzde burayı çok fazla kimse bilmiyor çünkü seneler içinde geriye sadece bu duvarlar kalmış. Duvarları olan bir harabe gibi adlandırılıyordu" ifadelerini kullandı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:19
Tarihi Unkapanı Değirmeni restore edilerek geleceğe taşınıyor: Üniversite kampüsüne dönüşecek
Osmanlı Cihan Devleti döneminde İstanbul ve Anadolu’nun ihtiyacı olan ekmeğin üretildiği Unkapanı Değirmeni İbn Haldun Üniversitesi ve Fatih Belediyesi iş birliğiyle restore ediliyor. Tarihi değirmenin, restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra üniversitenin kampüsü olarak hizmet vereceğini belirten Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Can Binan, "Uzun süre otopark olarak kullanılması, terk edilmiş olması nedeniyle değirmene ilişkin özgün endüstri aksamını gösteren çok fazla belge karşımıza çıkmadı. Zaman içinde geriye sadece duvarların kaldığı bir kültür varlığı olarak karşımıza çıktı. Üniversitenin birimleri olarak kullanılacak. Öğrenci artık tarihi dokuyla yeni olanı birlikte yaşayabilecek" dedi. Fatih’te 19. yüzyılda İstanbul’un ve Anadolu’nun ekmek ihtiyacını üretmek için Unkapanı Değirmeni inşa edildi. Uzun yıllar Osmanlı’nın ekmek ihtiyacını karşıladıktan sonra tarihi değirmen atıl kaldı. Bir dönem otapark olarak da kullanılan yapı harabeye dönüşürken, yalnızca kagir duvar kalıntıları ayakta kaldı. Unkapanı Değirmeni İbn Haldun Üniversitesi ve Fatih Belediyesi iş birliğiyle, duvarların ayakta kaldığı değirmeni restore edilerek geleceğe taşınacak. Restorasyon çalışmalarının ardından tarihi değirmen İbn Haldun Üniversitesi’nin Süleymaniye Kampüsü olarak hizmete açılacak. Harabeye dönüşen tarihi yapıdaki çalışmalar havadan görüntülendi. "Zaman içinde geriye sadece duvarların kaldığı bir kültür varlığı olarak karşımıza çıkıyor" Unkapanı Değirmeni hakkında bilgi veren Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Can Binan, "Gördüğünüz yer Unkapanı Değirmeni. 19. yüzyılda inşa edilmiş, önemli sanayi, endüstri yapılarından bir tanesi. Zaman içinde geriye sadece duvarların kaldığı bir kültür varlığı olarak karşımıza çıkıyor. Burası şu anda İbn Haldun Üniversitesi’nin birimleri olarak, koruma, restorasyon ve yeni kullanım alanları projesi hazırlandı. Şuan da restorasyon süreci devam ediyor. Buradaki duvarlar Unkapanı Değirmeni’nden bize kalanlar. Birkaç noktada değirmen işleyişine ilişkin bazı belgelere ulaşabildik. Uzun süre otopark olarak kullanılması, terk edilmiş olması nedeniyle değirmene ilişkin çok fazla özgün endüstri aksamını gösteren çok fazla belge karşımıza çıkmadı. Mevcut duvarlara hiçbir şekilde yük bindirmeyen, onların dışında kalan, onları bir kabuk gibi etrafta bırakan yeni kullanım projesi hazırlandı. Bu proje kapsamında bilimsel danışma kurulu var. Çok ilginç bir yapı ortaya çıkacak. Çünkü bu yapıda hem özgün değirmene ilişkin dokuyu, belgeyi, bilgiyi görebileceksiniz hem de burada yapı kalıntısıyla uyumlu olan yeni bir kullanıma sahip olabilecek" şeklinde konuştu. "Öğrenci artık tarihi dokuyla yeni olanı birlikte yaşayabilecek" Tarihi değirmenin üniversite kampüsüne dönüşeceğini belirten Binan, "Üniversitenin birimleri olarak kullanılacak. Yani derslikler, yönetim birimleri, çok amaçlı salonlardan oluşacak. Öğrenci artık tarihi dokuyla yeni olanı birlikte yaşayabilecek. Osmanlı Dönemi modernleşme, endüstrileşme hareketlerinin bir tanesi. Büyük bir un değirmeni, aynı zamanda ekmek üretimi de yapılıyor. Deniz yolu vasıtasıyla İstanbul’a ve belki de Anadolu tarafına ürün dağıtılabiliyor. Ona göre planlanmış, içinde bulunduğu dokuyla birlikte mükemmel bir dağıtım sisteminin de kurulduğu bir değirmen olduğunu görüyoruz. Maalesef günümüzde burayı çok fazla kimse bilmiyor çünkü seneler içinde geriye sadece bu duvarlar kalmış. Duvarları olan bir harabe gibi adlandırılıyordu" ifadelerini kullandı. (SK-ÖFA
27 Ekim 2025 Pazartesi - 00:43
Işıklandırılan Ardahan Kalesi böyle görüntülendi
Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1544 yılında yaptırılan Ardahan Kalesi valilik tarafından yapılan çalışmayla ışıklandırıldı. Tarihi kale, ışıklandırma ile yeni bir görünüme kavuşurken, gece görünümü de çevreye ayrı bir güzellik kattı. Tarih boyunca şehrin en önemli simgelerinden biri olan Ardahan Kalesi, kentin kültürel mirasını yansıtan bir yapı olarak öne çıkıyor. Gece ışıklandırması yapılan kale, sadece gündüzleri değil, geceleri de etkileyici bir görünüme kavuşarak Ardahan’ın siluetini zenginleştiriyor. Tarihi Ardahan Kalesi’nin ışıklandırılmış hali dron ile görüntülendi.
26 Ekim 2025 Pazar - 20:56
Selendililer Aşağıçobanisa’da Keşkek ve Cirit Şenliğinde buluştu
Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Aşağıçobanisa Mahallesi, bu yıl ilk kez düzenlenen "Selendililer Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği 1. Keşkek ve Cirit Şenliği"ne ev sahipliği yaptı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, dualar, cirit gösterileri ve konserlerle dolu dolu geçti. Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahiler, mevlit ve dualarla başlayan programda, cirit müsabakaları izleyenlerin büyük ilgisini çekti. Akhisar Atçı Dostlar Atlı Spor Kulübü, Selendi Atlı Spor Kulübü, Selendi Beypınar Atlı Spor Kulübü ve Selendi Karabeyler Atlı Spor Kulübü’nün yarıştığı cirit müsabakalarında izleyiciler unutulmaz anlar yaşadı. Şenlikte misafirlere keşkek, nohut, ayran ve helva ikram edildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan resmi programda sunuculuğu Sebile Eke üstlendi. Açılış konuşmasını yapan Selendililer Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Emrah Yıldırım, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yıldırım, "Selendililer Derneği 2010 yılında Selendi’nin yüce gönüllü insanları tarafından kuruldu. Bu zamana kadar birçok faaliyet gerçekleştirildi. Bugün burada bu kalabalığı görünce gözlerimiz doluyor. Selendililik bilincinin ve Manisa’ya sağladığımız katkının en büyük göstergesi bu tablodur. Emeği geçen herkese, destek veren tüm kurumlara ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum." dedi. Programda ayrıca Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yağız Kaya ve AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç da birer konuşma yaparak katılımcılara hitap etti. Dört Mevsim Kültür Sanat Spor Kulübü Folklor Ekibi’nin gösterileriyle renklenen etkinlikte, çocuklar için kurulan oyun parkı ve deve-at turları yoğun ilgi gördü. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise mahalli sanatçılar Fevzi Önder, Sait Çetintaş, Dursun Aslan ve ünlü sanatçı Uğur Önür sahne alarak coşkulu bir konser verdi. Şenliğe; AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yağız Kaya, Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, siyasi parti temsilcileri, baro üyeleri, sivil toplum kuruluşları, Yörük Türkmen Dernekleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
26 Ekim 2025 Pazar - 17:54
Modifiyefest, binlerce kişinin katılımıyla Gaziantep’e renk kattı
Şehitkamil Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Modifiyefest, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen binlerce araç tutkunu ve otomobil severin katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu. Başkan Umut Yılmaz, festivalde Türkiye’nin en büyük motor sporları kompleksi olacak Adrenapark’ta ihale sürecinin başladığının müjdesini verdi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın sözünü verdiği Modifiyefest’in ikincisi binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Ortadoğu Fuar Merkezi’nde 25-26 Ekim tarihlerinde düzenlenen festival, hem görsel şölenleriyle hem de yarışmalarıyla Gaziantep’in yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinden binlerce kişiyi bir araya getirdi. Yoğun katılımla gerçekleşti Etkinlik alanında sergilenen antika araçlar, renkli ve dikkat çekici modifiyeli otomobiller, motosikletler ve çeşitli özel tasarımlar ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü. Katılımcılar, Türkiye’nin dört bir yanından gelen araçları yakından inceleme fırsatı bulurken, fotoğraf tutkunları da birbirinden farklı araçlarla hatıra fotoğrafları çekti. Dereceye girenler ödüllendirildi Festivalin ilk günü gece yarısına kadar süren etkinliklerle yoğun katılımla devam etti. Festival kapsamında düzenlenen desibel yarışması, görsel şovlar ve araç güzellik yarışması büyük beğeni topladı. Alanı dolduran ziyaretçiler, modifiye araçların motor gücünü ve ses sistemlerini deneyimleme imkânı buldu. Araç tutkunlarının yanı sıra motosiklet tutkunları da araçlarını sergileme fırsatı buldu. Adrenapark’ta ihale süreci başladı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, motor sporları tutkunlarına bir müjde verdi. Yılmaz, sözünü verdiği Adrenapark’ta ihale sürecinin başladığını müjdeledi. Yılmaz, "Adrenapark, Türkiye’nin en büyük motor sporları kompleksi olacak. Şehrimize ve ilçemize şimdiden hayırlı olsun" dedi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden binlerce kişi katıldı Modifiyefest’in her geçen yıl daha fazla ilgi gördüğünü belirten Yılmaz, "Gaziantep sadece sanayi ve gastronomi kenti değil; aynı zamanda otomobil kültürüne gönül vermiş gençlerin de buluşma noktası olmayı başarıyor. Amacımız, bu tür organizasyonlarla hem gençlerin ilgisini desteklemek hem de kentimizin sosyal yaşamına renk katmak. Geçtiğimiz yıla oranla bu yıl katılımın daha yüksek olması bizler için gurur verici. Bin 500’den fazla araç şu an festival alanımızda. Katılım sadece şehrimizle sınırlı kalmadı. Bölge şehirlerimizin yanı sıra Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen binlerce kişi festivali ziyaret etti" şeklinde konuştu. "Modifiye kültürünü yaşatacağız" Yılmaz, Modifiyefest ile Gaziantep’i sadece Türkiye’de değil, dünyada bir merkez haline getireceklerini ifade ederek, "Modifiyefest, Gaziantep’in sosyal ve kültürel yaşamına farklı bir renk kattı. Modifiye bir kültürdür. Biz bu kültürü Gaziantep’ten dünyaya tanıtmaya ve yaşatmaya kararlıyız. Çünkü Şehitkamil’in genç ve onlar gibi düşünebilen bir belediye başkanı var. Biz bu gece burada bunun ateşini yakacağız. İnşallah bu duman Avrupa’ya kadar gidecek. Herkes araçların süsleyip buraya gelmiş, hepsine teşekkür ediyorum. Keyifli bir festival oldu. Arabasını göstermek isteyen herkes buraya gelebilir. Bu festival Şehitkamil için artık geleneksel oldu" ifadelerini kullandı. Gaziantep Motorlu Araçlar Modifiye Dernek Başkanı Sedat Şahin de festivalin yoğun katılımla gerçekleştiğini ifade ederek, Başkan Umut Yılmaz ve ekibine desteklerinden dolayı teşekkür etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder