KÜLTÜR SANAT - 27 Ekim 2025 Pazartesi 09:31

Osmanlı’dan Cumhuriyete tanıklık eden konak aile müzesine dönüştürüldü

A
A
A

Trabzon’da 1840’lı yıllarda Hacıyakupoğlu Ahmet Ağa tarafından inşa edilen ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir döneme tanıklık eden tarihi konak, hem mimarisi hem de Hacıyakupoğlu ailesinin siyaset, askerlik ve iş dünyasındaki etkileriyle tarihe adını yazdırıyor.

İş insanı Alaattin İlyas Saral’ın girişimiyle "Baştımar Aile Müzesi ve Kitaplığı" olarak düzenlenen müze tarihi atmosferde ücretsiz olarak halkın hizmetine sunuldu. Trabzon’da 1840’lı yıllarda Hacıyakupoğlu Ahmet Ağa tarafından yaptırılan tarihi konak, "Baştımar Aile Müzesi ve Kitaplığı" olarak ziyarete açıldı. 1916 Rus işgali sırasında çevreyi yakıp yıkan askerlerin bile zarar vermediği konakta doğup büyüyen Hacıyakupoğlu ailesi, tarih boyunca siyaset, askerlik ve iş dünyasında önemli roller üstlendi. Trabzon İl Özel İdaresi tarafından restore edilen konak, ailenin torunlarından iş insanı Alaattin İlyas Saral’ın girişimiyle müze ve kitaplığa dönüştürüldü. Ziyaretçiler, Türkçe, İngilizce ve Rusça hazırlanan tanıtım filmleri eşliğinde müzeyi gezebiliyor. Karadeniz ve Trabzon temalı kitapların yer aldığı kitaplık, özellikle öğrenciler için kaynak niteliği taşırken, tarihi atmosferde çaylarını yudumlayan ziyaretçiler, aile bireylerinin yaşam öykülerini okuyarak veya dinleyerek geçmişe yolculuk yapabiliyor.

Osmanlı’dan Cumhuriyete tanıklık eden konak aile müzesine dönüştürüldü

Baştımar Aile Müzesi’nde yapılan restoran ve düzenleme çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Tarihçi-Yazar Fatih Yurttaş, konağın Ahmet Hacıyakupoğlu Ağa tarafından 1840’lı yıllara yaptırıldığını belirterek "Burası Trabzon ve Karadeniz’in kültürel mirasına çok önemli katkılar sağlamış bir ailenin yaşadıklarını, yaşananları ve yaşanmışlıkları gelecek nesillere daha iyi anlatabilmek adına müzeye dönüştürülmüş bir yapı. Bu binayı özel kılan esas sebeplerden bir tanesi de zaten adından da anlaşılacağı gibi Baştımar Ailesi Müzesi. 1461 yılında Trabzon Osmanlı Devleti tarafından fethedildiğinde yani Fatih Sultan Mehmet burayı fethettiğinde bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla güvendiği aileleri bu bölgelere yerleştirmiş. Dolayısıyla tımar sistemi dediğimiz Türk İslam Devletlerinde olan bir toprak işletim sistemidir. Yani toprağa işletirsiniz karşılığında o bölgenin güvenliğini sağlarsınız ve devlete ihtiyaç duyduğunda asker gönderirsiniz. Burası da Baştımar yani bu bölgenin en büyük tımarından bahsediyoruz. Görmüş olduğumuz bu yapı Ahmet Hacıyakupoğlu Ağa tarafından 1840’lı yıllara yaptırılmış. Bazı yapılar vardır ki tarihe cansız tanıklık ederler. Fakat bu yapıların özelliği bunların ruhsuz oluşu değildir. Bunların kendine ait bir ruhları vardır. O ruhu da yaşatan içinde yaşayanların yaşanmışlıklarıdır. Bu bina bir imparatorluğun çöküşüne şahitlik ederken yeni kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna da şahitlik etmiş bir yapıdır. Bu yapıda yaşayan aile asker, siyasetçi, bürokrat, iş insanı aklınıza gelebilecek her alanda üst düzeyde yetişmiş insanlar armağan etmiş. Özellikle bir isim karşımıza çıkıyor ki bu da Hafız Mehmet bey. Hafız Mehmet bey bu konakta doğup büyüyen en önemli aile bireylerinden biri. Hafız Mehmet bey, Osmanlı Devleti’nde 3 dönem milletvekilliği yapmış aynı zamanda İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kuruluşunda yer almış" dedi.

Osmanlı’dan Cumhuriyete tanıklık eden konak aile müzesine dönüştürüldü

"Misafirler ünlü isimlerin biyografilerini müzede görme imkanı bulacak"

Müzede konaktan çıkan ünlü isimlerin biyografilerinin de bulunduğuna dikkat çeken Yurttaş, "Özellikle üzerinde çalıştığımız konaktan çıkan ünlü isimlerin biyografilerini gelen misafirler müzede görme imkanı bulacak. Aynı zamanda Türkçe, İngilizce ve Rusça olarak seslendirme yoluyla da video klipler eşliğinde de dinleme olanağını bulacaklar. Özellikle bu bölgede yaşayanların hafta sonları veya boş günlerinde tarihe tanıklık edip gelip çaylarını yudumlayarak kendi ailelerinden de bir şeyler bulabilecekleri bir ortam oluşturuldu. Bence bölgenin kültürel binasına çok önemli bir hizmet yapıldığını düşünüyorum. Sahil şeridinde çok değerli bir eser, çok değerli bir kültürel miras milletimize, ülkemize kazandırılarak halkımızın hizmetine sunulmuş durumda" şeklinde konuştu.

Osmanlı’dan Cumhuriyete tanıklık eden konak aile müzesine dönüştürüldü

"Ruslar bölgeden çıkarken her yeri yakıp yıkıyorlar fakat konağın güzelliği karşısında konağı yakıp yıkmaya kıyamıyorlar"

Baştımar Ailesi Müzesi’nde yapılan restorasyon çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü söyleyen Yurttaş, "1800’li yıllarda binada yaşayan ailenin Baştımar görevi vardı. Devlet adına bu bölgedeki çeşitli idari işlerin düzenlenmesinden sorumluydular. Dolayısıyla burada aynı zamanda siyasi işlerin konuşulduğu bir hükümet konağı gibi de işlev yaptığını düşünebiliriz. Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar bu bölgeden çıkmak zorunda kaldıklarında her yeri yakıp yıkıyorlar fakat konağın güzelliği karşısında konağı yakıp yıkmaya kıyamıyorlar. Konağa dokunmadan içindeki değerli bir takım kapıları, üst tavan motiflerini, pencereleri falan alıp kendi ülkelerine götürüyorlar. Daha sonra tadilatla beraber hepsi aslına uygun olarak tekrar yapılıp hizmete sunulmuş. Yeni yapılan tadilatı ile beraber birebir Osmanlı Türk mimari özelliklerine ve yapım şeklinde uygun olarak neredeyse birebir şeklinde yapılmış. Tarihi vesikalara baktığımızda bazı şeyler gözümüzde canlanır ama gözünüzde canlandırmayın gelin görün eşsiz bir yapı. Çok ince bir işçilikle ve Türk kültür tarihinin anlatılması ve yaşanması açısından önemli bir eser ortaya çıkmış. Hakikaten gelecek yüzyıllara iz bırakacak önemli bir eser yapılmış. Burada sadece bir ailenin belki geçmişiyle alakalı bilgiler toplayıp derlenip anlatıldı ama bu aslında hepimizin ailesinden bir şeyler bulabileceği, o dönemi yaşayabileceğimiz bir ortam oluşturulması bakımından çok önemli" ifadelerini kullandı.

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya ROBOFEST Konya büyük coşkuyla tamamlandı Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul MTAL iş birliğinde düzenlenen ROBOFEST Konya, yoğun katılımla tamamlandı. Türkiye’nin "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonuna katkı sunmayı amaçlayan organizasyonda, yüzlerce öğrenci geliştirdikleri projelerle bilgi ve becerilerini sergiledi. Üç gün süren yarışmalarda gençler, kendi tasarladıkları robotlarla kıyasıya yarıştı. Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, teknoloji ve inovasyonun buluşma noktası olurken, nefes kesen mücadelelere sahne oldu. 13 farklı kategoride düzenlenen yarışmalarda 917 robot sahaya çıktı. 126 okuldan bin 580 öğrencinin katıldığı organizasyonda 357 öğretmen de öğrencilere rehberlik etti. Protokol üyeleri, ödül töreni öncesinde yarışma alanında öğrencilerin hazırladığı robotları inceledi ve projeler hakkında bilgi aldı. "ROBOFEST Konya bir gelecek yürüyüşüdür" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, ROBOFEST Konya’nın final programında yaptığı konuşmada gençlerin ortaya koyduğu projelerin Türkiye’nin teknoloji vizyonu açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Kılca, "2019 yılında başlattığımız ROBOKARATAY projesinin doğal bir devamı olarak doğan Konya ROBOFEST artık sadece bir yarışma değil, bir fikir hareketidir, bir gelecek yürüyüşüdür. Bugün burada gördüğümüz tablo aslında bir festivalden daha fazlası. Bu bir neslin ‘Ben de varım’ deme iradesidir" dedi. "Türkiye’nin ortaya koyduğu milli teknoloji hamlesi artık sadece bir hedef değil, somut başarılarla büyüyen bir gelecektir" Konya ROBOFEST’İN başlangıcında kurdukları hayallerin burada projelere, heyecana ve başarı hikayelerine dönüştüğüne şahitlik ettiklerini belirten Başkan Kılca, "Günlerce süren yarışmalar, atölyeler, sergiler ve etkinlikler sadece bir organizasyon değil adeta bir gelecek provasıydı. Sevgili gençler bu süreçte ortaya koyduğunuz emek, azim ve cesaret bizlere bir kez daha gösterdi ki sizler sadece teknolojiyi kullanan değil, onu şekillendiren bir nesilsiniz. Burada birinciler, dereceler, ödüller var. Ama şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki bu festivalin asıl kazananı üretme cesareti gösteren herkes olmuştur. Çünkü burada bir fikir projeye dönüştü. Bir hayat somutlaştı. Bu bir merak geleceğe yön verdi. Konya ROBOFEST tam da bu yüzden var. Sadece yarışın diye değil, düşünün diye, sadece kazanın diye değil, üretin diye. Burada kaybeden yok. Çünkü her deneme bir öğrenme, her hata bir tecrübe, her proje geleceğe atılmış bir imzadır. Bugün dünyada rekabet bilgiyle, teknolojiyle ve vizyonla şekilleniyor. Türkiye’nin ortaya koyduğu milli teknoloji hamlesi artık sadece bir hedef değil, somut başarılarla büyüyen bir gelecektir. Ve biz çok iyi biliyoruz ki bu başarının asıl mimarları bugün burada olan sizlersiniz. Belki bugün burada bir robot yarıştırdınız. Ama yarın dünyaya yön veren teknolojilerin altında sizlerin imzası olacak. Belki bugün bir kod yazdınız ama yarın milyonların hayatına dokunan sistemleri siz kuracaksınız" diye konuştu. Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, ROBOFEST Konya’nın öğrencileri geleceğin robotik ve kodlama teknolojilerine hazırlayan önemli bir organizasyon olduğunu ifade etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Murat Koru, organizasyonun gençlerin teknolojiye olan ilgisini ortaya koyan önemli bir platform olduğunu belirtti. Konya Valisi İbrahim Akın ise ROBOFEST Konya’nın gençlerin hayal gücünü somut üretime dönüştürdüğü önemli bir platform olduğunu belirterek, organizasyonun öğrenme, üretme ve birlikte başarma kültürünü güçlendirdiğini ifade etti. Konuşmalarının ardından üç gün süren Karatay Robot Yarışması’nda 13 farklı kategoride dereceye giren öğrenciler ile eğitmenlere ödülleri takdim edildi. Program, ödül töreninin ardından sona erdi. Karatay Robot Yarışması final programına; Konya Valisi İbrahim Akın, protokol mensupları, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
İzmir Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve ilk kez uluslararası boyuta taşınan Alaçatı Ot Festivali, üçüncü gününde gastronomi tutkunlarını bir araya getiren geleneksel "En Güzel Ot Yemeği" yarışmasına sahne oldu. Yerel otların modern dokunuşlarla buluştuğu yarışmada, katılımcılar jüri karşısına Alaçatı’nın otları ile hazırladıkları özel tariflerle çıktı. Yarışmanın jüri başkanlığını; müzisyen, gezgin, radyocu ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Ayhan Sicimoğlu üstlendi. Alanında deneyimli jüri üyeleri, yemekleri lezzet, sunum, özgünlük ve tema uyumu gibi kriterler doğrultusunda değerlendirdi. Kıyasıya rekabete sahne olan yarışmada birincilik ödülünün sahibi, 793 puanla İncifer Tören oldu. Tören, festivalin teması olan körmen otunu somonla buluşturduğu özgün yemeğiyle jüri üyelerinden yüksek not aldı. Dikkat çeken sunumuyla da öne çıkan tabak, izleyicilerden de büyük beğeni topladı. Yarışmada ikinciliği ise 731 puanla Tuba Bayoğlu kazandı. Bayoğlu’nun enginar cipsi ve damla sakızlı yoğurt eşliğinde sunduğu şevketibostan yemeği, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlamasıyla dikkat çekti. Üçüncülük ödülü ise 722 puanla Germiyan’ın yöresel lezzetlerinden "Çalkama" yemeğini hazırlayan Arif Er’e verildi. Yerel mutfak kültürünü başarıyla yansıtan bu tabak, jüri tarafından özgünlüğüyle öne çıkarıldı. Festival coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği yarışmanın sonunda dereceye giren katılımcılara ödülleri, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Arif Çilek, Mehmet Bilgiç ve Salih Kaya tarafından takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan ödül töreni, katılımcıların ve izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşti. Alaçatı Ot Festivali, gastronomi mirasını yaşatmayı ve yerel otların mutfaklardaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikleriyle önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.