KÜLTÜR SANAT
BEUN’dan Teoman Duralı’ya Vefa: Çocukluk Evi Müze Oluyor 26 Nisan 2026 Pazar - 14:41:12 Türk düşünce dünyasının öncü isimlerinden, felsefenin yerli ve millî sesi, mütefekkir Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın hatırası, doğup büyüdüğü topraklarda yeniden hayat buluyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin (BEUN) girişimleriyle hazırlanan "Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle kabul edilerek resmiyet kazandı. 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11201 sayılı kararnameyle; Zonguldak’ın Kilimli ilçesi KuzyakaMahallesi’nde bulunan ve Prof. Dr. Teoman Duralı’nın çocukluk yıllarını geçirdiği ev; eğitim, kültür ve müze faaliyetlerinde kullanılmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine tahsis edildi. Böylece Türkiye’de bir filozofun çocukluğunu geçirdiği evin bilimsel ve entelektüel bir merkeze dönüştürülmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu. Projenin temel amacı; Ş. Teoman Duralı’nın düşünce dünyasını, onun yetiştiği mekânda yaşatarak gelecek nesillere aktarmak. Bu yönüyle proje yalnızca bir müze değil, aynı zamanda yaşayan bir düşünce merkezi olma özelliği taşıyor. Kuzyaka’daki bu yapı, yılın 365 günü aktif olacak şekilde; akademi ile halkı buluşturan, Zonguldak’ı felsefe ve bilim alanında temsil edecek dinamik bir mekân olarak tasarlandı. Müze bünyesinde oluşturulacak hafıza mekânında, Prof. Dr. Teoman Duralı’nın şahsi eşyaları, el yazması notları ve zengin kütüphanesi titizlikle korunarak sergilenecek; böylece ziyaretçilere yalnızca bir yaşam öyküsü değil, bir düşünce evreni deneyimleme imkânı sunulacak. Bu anlamlı dönüşüm, aynı zamanda Prof. Dr. Duralı’nın doğup büyüdüğü topraklara duyduğu derin bağlılığın da somut bir yansıması niteliği taşıyor. Nitekim Duralı, Zonguldak’a olan aidiyetini şu sözlerle dile getirir: "Ben doğma büyüme Zonguldaklı olduğumdan ötürü buraya duygularla bağlı bir kişiyim. Yeşilin maviyle karıştığı dünya güzeli bir yöreden çıktım ve bununla ömür boyu gurur duydum. Hayatımda hiçbir yer bana Zonguldak’tan daha güzel görünmedi." Projenin Kalbi: Hafıza Mekânı, Dijital Arşiv ve Açık Bilim Projede öne çıkan başlıklar, Türkiye’de örneğine az rastlanır bir vizyon ortaya koyuyor: Hafıza Mekânı: Duralı’nın kişisel eşyaları, el yazmaları ve kütüphanesi sergilenerek genç kuşaklara ilham veren bir atmosfer oluşturulacak. Dijital Arşiv: "Bir Filozofun Anatomisi" projesiyle tüm eserler dijital ortama aktarılacak, kavramsal bir veri tabanı kurulacak. Halka Açık Bilim: Seminerler, paneller ve "Düşünce Atölyeleri" ile akademik bilgi toplumla buluşturulacak. Düşünce Merkezi: Yerel kültür ile bilimsel düşünceyi harmanlayan, eleştirel düşünmeyi teşvik eden bir platform oluşturulacak. Sürekli Dinamik Yapı: Sergiler, okuma grupları ve etkinliklerle yaşayan bir enstitü modeli hayata geçirilecek. BEUN’dan Duralı’ya Fahri Doktora ile Aziz Hatırasına Değer Bilimsel Etkinlikler ve Faaliyete Geçen Çalışmalar Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi de Duralı’nın mirasını yaşatmak adına önemli adımlar attı. 28 Nisan 2016 tarihinde 66. Hükûmet Millî Eğitim Bakanı, 28. Dönem AK Parti Ordu Milletvekili ve dönemin Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer başkanlığında toplanan senato kararıyla Türkiye’de ilk kez biyoloji felsefesi çalışmalarını başlatan ve Türk düşünce hayatına yön veren katkıları dolayısıyla Duralı’ya, fahri doktora payesi verilmesi kararlaştırıldı. Bu anlamlı paye, 6 Nisan 2017 tarihinde düzenlenen törenle kendisine takdim edildi. Yine aynı gün üniversite bünyesinde açılan Teoman Duralı Çalışma Salonu, onun akademik mirasının kurumsal düzeyde yaşatılmasının ilk somut adımlarından biri oldu. 2022-2025 yılları arasında ise BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in öncülüğünde Duralı’nın düşünce dünyasını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla kapsamlı etkinlikler düzenlendi. "Tanıklarla Teoman Duralı’nın Düşünce Dünyası" paneli, "Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yıAnlamak" başlıklı program, "Metafizik Sonrası Metafizik Tartışmaları - Yeni Ontolojilere Doğru" etkinliği ve 77’nci doğum yılı dolayısıyla gerçekleştirilen "Bir Şair, Bir Seyyah, Bir Kaşif, Bir Filozof Teoman Duralı" paneli ile "Bir Filozofun Dünya Nöbeti: Teoman Duralı" sergisi; onun fikir mirasını çok boyutlu bir perspektifle ele aldı. Prof. Dr. Duralı’nın Adı ve Mirası Yaşatılıyor Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 16 Nisan 2025 tarihli ve 9724 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında, üniversitenin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesine Teoman Duralının adı verildi ve bu karar 17 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bunun yanı sıra Haziran 2025’te Duralı’nın vasiyeti doğrultusunda üniversite bünyesinde Felsefe Bölümü açıldı ve 2025-2026 akademik yılı itibarıyla ilk öğrencilerini bünyesine kattı. Bugün hayata geçirilen Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi ise tüm bu çalışmaların zirve noktası olarak; Duralı’nın yalnızca hatırasını değil, düşünce dünyasını da yaşayan bir mirasa dönüştürmeyi hedefliyor. Rektör Özölçer: "Bu eser; ilme vefa, geleceğe yapılan güçlü bir yatırımdır" Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, projenin kabulüne ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Enerjinin ve sanayinin başkenti Zonguldak’ımızın yetiştirdiği mümtaz bir ilim ve fikir insanı olan merhum Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı hocamızın aziz hatırasını, bizzat çocukluğunu geçirdiği mekânda yaşatacak bu kıymetli projenin hayata geçmesi bizler için tarifsiz bir gurur ve derin bir vefa vesilesidir. Bu çalışma yalnızca bir yapının tahsisi değil; aynı zamanda ilme, irfana, düşünceye ve köklü medeniyet birikimimize sahip çıkmanın güçlü bir nişanesidir. Hocamız; derin felsefi birikimi, disiplinlerarası yaklaşımı ve yetiştirdiği kıymetli öğrencileriyle sadece ülkemizin değil, insanlık düşünce tarihinin de müstesna şahsiyetlerinden biri olmuştur. Onun fikir dünyasını çocukluğunu geçirdiği evde yaşatmak; geçmiş ile gelecek arasında sahih, güçlü ve kalıcı bir köprü kurmak anlamına gelmektedir. Bu yönüyle Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, üniversitemizin ilmi vizyonunu toplumla buluşturan, yaşayan ve üreten bir düşünce merkezi olacaktır. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde yüksek tensipleriyle bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, üniversitemiz ve Zonguldaklı hemşehrilerimiz adına sonsuz şükranlarımı arz ediyorum.Süreç boyunca anlamlı gayretleri ve destekleri ile bizleri onurlandıran 29. TBMM Başkanımız Sayın Mustafa Şentop’a içtenlikle teşekkür ediyorum. Süreç boyunca desteklerini esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca bu kıymetli projenin fikirden uygulamaya uzanan her aşamasında büyük bir özveriyle çalışan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailemize gönülden teşekkür ediyorum. Hocamızın kıymetli emaneti olan değerli evladı, Medipol Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralıile hocamızın muhterem ailesine destekleri ve katkıları dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Yine hocamızın seçkin talebelerinden, ülkemizin yetiştirdiği müstesna ilim insanlarından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na ve şehrimizin değerli iş insanlarından, merhum hocamızın kıymetli öğrencilerinden Veysel Bircan’a da bu süreçte verdikleri katkılar için en kalbî duygularımla teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu müstesna eser; yalnızca Üniversitemizin ve Zonguldak’ımızın değil, ülkemizin düşünce hayatına yön veren, gençlerimize ilham olan, ilmi üretimi teşvik eden bir merkez hâline gelecek; hocamızın mirası, burada yetişecek nesillerle yaşamaya devam edecektir. Bu çok kıymetli eserin başta Üniversitemiz olmak üzere Zonguldak’ımıza, yükseköğrenim camiamıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum." Zonguldak, Felsefenin Yeni Adresi Olmaya Hazırlanıyor Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, sadece bir anma değil; geleceğe kurulan güçlü bir köprü. Bu adım, Zonguldak’ı sanayi ve ekonominin dışında bir "ilim ve kültürşehri" kimliğiyle öne çıkaracak olup, Türkiye’de bilim ve felsefe kültürünün güçlenmesine de önemli katkı sağlayacağı öngörülüyor.
26 Nisan 2026 Pazar - 14:30 "Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı İranlı Ressam Javad Soleimanpour öncülüğünde Türkiye Pastel Sanatçıları Topluluğu tarafından düzenlenen "Toz ve Işık" Pastel Resim Sergisi, Mete Plaza’daki Mete Art Galeri’de sanatseverlerin katılımıyla açıldı. 120 sanatçının 120 eserinin yer aldığı serginin açılışında Prof. Dr. Sinan Canan söyleşi gerçekleştirdi. Javad Soleimanpour öncülüğünde bu yıl beşincisi düzenlenen Türkiye Pastel Sanatçıları Topluluğu’nun "Toz ve Işık" Pastel Resim Sergisi, Mete Plaza içerisinde bulunan Mete Art Galeri’de düzenlenen kokteyl ile açıldı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği açılış programında pastel sanatının farklı yorumlarını yansıtan 120 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılışta onur konuğu olarak yer alan Sinan Canan, sanat ve algı üzerine gerçekleştirdiği söyleşide sanatın insan zihnindeki etkilerine değindi. Programın diğer onur konukları ve seçici kurul üyeleri arasında Olga Abramova ile Remzi İren de yer aldı. Pastel sanatının zarif dokusu ile ışık ve renk geçişlerini buluşturan sergide, Türkiye’nin farklı illerinden 120 sanatçının eserleri aynı çatı altında sanatseverlerle buluştu. Sergide doğa, portre, kent yaşamı ve soyut temaların işlendiği çalışmalar dikkat çekti. Sanatın toz ve ışıkla şekillenen büyülü dünyasına kapı aralayan sergi, önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Sergide konuşan Prof. Dr. Sinan Canan, "Burada olmak benim için çok özel çünkü ben bir fen bilimciyim böyle bir yerlere davet edildiğimde hakikaten kendimi bir üst seviyede bir şey yapıyormuş gibi hissediyorum ve gerçekten böyle de buradaki dostlarla paylaşmaya çalıştığım şey de temelde oydu. Bizim ülkede maalesef böyle garip bir durum var akademik alanlar, fen alanları yüksek seviyede, sanat sepet işleri de böyle düşük seviyede bir şey gibi algılanıyor. Halbuki insan psikolojisinde ve insan kültüründe sanatın, biliminin, felsefenin ne kadar birlikte hareket eden bir bütünün parçaları olduğunu anlamadığımız için yani sanatsız bilim olacağını zannettiğimiz için maalesef biraz bu haldeyiz. Ülkedeki ve dünyadaki bütün insani sorunların temelinde sanatsızlık ve inceliksizlik oluşturuyor maalesef. İnşallah ben de buralarda olarak hem biraz bana bulaşsın hem de bunun başka insanlara bulaşmasına ben nasıl etkili olabilirim diye ar-ge yapıyorum. İnsanın bir sürü farkını çalıştım şimdiye kadar. Diğer canlılardan farkımız, geleceği hayal etmek bilmem ne falan hepsi var ama bunların ekseriyasının bir nüshasını hayvanlarda da görüyorsunuz ama hayvanlarda ya da bitkilerde soyut bir düşünce üretip bunu somutlaştırma çabası anlamında tarif edebileceğimiz sanata benzer hiçbir şey görmüyorsunuz. Bir şey verildiyse bir sebep de verilmiştir şu anki medeniyetimize bakalım bütün güzelliklerini sanatla oluşturduk ama bütün çirkinlikleri sanatsız verim tabanlı düşünceyle oluşturduk. Bir an önce tekrar inceliklere geri dönmemiz lazım" dedi. İranlı Ressam Javad Soleimanpour ise sergide olmaktan çok mutlu olduğunu dile getirerek kızıyla birlikte hazırladığı tablosuyla ilgili bilgiler verdi.
26 Nisan 2026 Pazar - 13:42 Bakan Ersoy’dan ’Dünya Fikri Mülkiyet Günü’ mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dünya Fikri Mülkiyet Günü" dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Bütün eser sahiplerimizin, sanatçılarımızın ve kültür-sanat sektörlerimizin Fikri Mülkiyet Günü’nü kutluyor, hayatımıza katkıları nedeniyle şükranlarımı sunuyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dünya Fikri Mülkiyet Günü" dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nde bu yılın temasının "Fikri Mülkiyet ve Spor" olarak belirlendiğini aktardı. Fikri mülkiyetin, yenilikçiliği teşvik eden ve kültürel ile ekonomik gelişimi destekleyen temel bir değer olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, "’Dünya Fikri Mülkiyet Günü’ Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından 2000 yılından bu yana fikri mülkiyet haklarının önemine dikkat çekmek ve yaratıcılık ile yenilikçiliğin toplumların gelişimindeki rolünü vurgulamak amacıyla kutlanmaktadır. Her yıl yeni bir tema kapsamında kutlanan Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nde bu yılın teması ’Fikri Mülkiyet ve Spor’ olarak belirlenmiştir. Müsabakaların ekranlara taşınmasından spor belgesellerine, taraftar deneyimlerini zenginleştiren özgün çalışmalardan koreografilere, yeni teknolojilerden tasarımlara kadar her üretim; telif hakları veya fikri mülkiyetin konusu olmaktadır. Teknoloji çağında fikri mülkiyet, hak sahiplerine hukuki koruma aracı olmanın ötesine geçmiş; ülkelerin geleceğinin vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Biz de Bakanlık olarak bu alandaki kazanımlarımızı koruma ve geliştirme noktasındaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu özel günde, bilimin, kültürün ve sanatın ışığında yarınları inşa etmek amacıyla bütün eser sahiplerimizin, sanatçılarımızın ve kültür-sanat sektörlerimizin Fikri Mülkiyet Günü’nü kutluyor, hayatımıza katkıları nedeniyle şükranlarımı sunuyorum" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 13:20 Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan genç sanatçılara destek Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gelenekselleştirdiği "Genç Sanat: Güncel Sanat Proje Yarışması" bu yıl 12’nci kez genç sanatçıların eserlerini buluşturacak. Toplam 1 milyon liralık ödül desteği sunacak olan yarışmaya başvurular 1 Haziran-1 Eylül tarihleri arasında ’e-Devlet’ bağlantılı sistem üzerinden çevrim içi olarak yapılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın güncel sanatı ve genç sanatçıları desteklemek amacıyla düzenlediği ’Genç Sanat: 12. Güncel Sanat Proje Yarışması’nın hazırlık süreci başladı. Yarışmada, 35 yaş ve altı uygulamalı sanat eğitimi alan genç sanatçılar projeleriyle yarışacak. Genç yeteneklerin resim, heykel, fotoğraf, video, yerleştirme, yeni medya ve karışık teknik gibi alanlarda üretimlerini sanat çevreleriyle buluşturmayı amaçlayan yarışma bu sene de günümüz sanatındaki öncü ve yeni eğilimlere odaklanacak. Yarışmada başarı ödülüne layık görülen 5 esere 80’er bin lira, mansiyon alan 5 esere 40’ar bin lira ve sergilemeye değer bulunan 20 esere 20’şer bin lira olmak üzere toplam 1 milyon lira para ödülü takdim edilecek. Yarışma sonunda farklı üniversitelerden genç sanatçıların birlikte yer alacağı karma bir sergiyle güncel sanatın son yıllardaki gelişimi de gözler önüne serilecek. Başvurular çevrim içi alınacak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın genç sanatçılara eser üretimine yönelik çağrı yaptığı yarışmanın başvuruları e-Devlet üzerinden çevrim içi olarak kabul edilecek. Serbest konulu olarak düzenlenen yarışmaya başvurular, 1 Haziran-1 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak. Genç sanatçılar https://gorselsanat.ktb.gov.tr/ internet adresi üzerinden e-Devlet bağlantılı sistem aracılığıyla yarışmaya başvuracak. Yarışma şartnamesine de aynı adresten erişilebilecek. Alanında uzman seçici kurul Yarışmanın seçici kurulunda Sabancı Müzesi Müdürü Prof. Dr. Ahu Antmen, Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fırat Arapoğlu, Iğdır Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadık Arslan, Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Yıldız Doyran, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tansel Türkdoğan ile Bakanlık temsilcileri olarak Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı ile Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Seda Şentürk yer alacak.
Midas Vadisi, yapay zekâ desteği ile yeniden canlandırıldı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 15:20 Midas Vadisi, yapay zekâ desteği ile yeniden canlandırıldı Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rahşan Tamsü Polat’ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘Yazılıkaya/Midas Kalenin Yapay Zekâ Destekli Simülasyonu ve Sanal Tur Uygulaması’ projesi, arkeolojide dijital dönüşümün öncü örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Proje, Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) birimi tarafından destekleniyor. Frig uygarlığının en önemli merkezi olan Midas Vadisi, proje kapsamında yapay zekâ destekli teknolojilerle üç boyutlu olarak modellendi. Bölgenin kültürel dokusu, tarihi sahneler ve ritüeller yapay zekâ aracılığıyla yeniden canlandırıldı. Binlerce yıllık sessiz tanıklar yeniden konuşuyor Doç. Dr. Yusuf Polat’ın başkanlığında 2022 yılında başlayan Yazılıkaya - Midas Kale kazısı, Frig uygarlığının dini ve kültürel yaşamına ışık tutan en önemli arkeolojik alanlardan biri olarak kabul ediliyor. Kazı alanında yürütülen çalışmalarda Frig dönemine ait mekânlar, kaya anıtları ve gündelik yaşama dair izler detaylı biçimde belgeleniyor. Özellikle kayaya oyulmuş sunaklar ve kabartmalar, Friglerin dini ritüellerine dair eşsiz bilgiler sunuyor. Yapay zekâ ile arkeolojide yeni bir dönem Proje kapsamında Midas Vadisi, ilk kez yapay zekâ destekli sistemlerle üç boyutlu olarak modellendi. Arkeolojik keşifler, drone fotogrametrisi, dijital haritalama ve derin öğrenme algoritmaları kullanılarak sanal ortama aktarıldı. Bu veriler doğrultusunda oluşturulan 360 derece sanal turun ziyaretçilere binlerce yıl öncesine ait bir Frig köyünü adım adım gezme olanağı sunduğu belirtildi. Geliştirilen yapay zekâ destekli video canlandırmalarının Frig halkının dini törenlerini, yaşam ritüellerini ve dönemin mimarisini bilimsel verilere dayanarak yeniden sahneye taşıdığı ifade edildi. Bu sayede Midas Vadisi artık yalnızca kazı alanında değil, dijital dünyada da erişilebilir bir kültürel miras haline geldi. "Her kazı insanlık hafızasını geleceğe taşıyor" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Prof. Dr. Rahşan Tamsü Polat, "Her kazı, yalnızca geçmişi ortaya çıkarmak değil; insanlık hafızasını geleceğe taşımaktır. Midas Vadisi’nde yürüttüğümüz çalışmalar, Friglerin doğayla, inançla ve sanatla kurduğu bağı yeniden görünür kılıyor. Yapay zekâ bize geçmişin hikâyelerini yeniden anlatma gücü veriyor. Bu, sadece bir kazı çalışması değil; Frig kültürünü gelecek kuşaklara ulaştırmanın çağdaş bir yolu. Proje yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk taşıyor" dedi. Bilim ve teknolojiyle kültürel mirası koruma adımı Anadolu Üniversitesi BAP desteğiyle hayata geçirilen bu proje, Türkiye’de arkeolojik verilerin dijital teknolojilerle belgelenmesi ve paylaşılmasına yönelik önemli bir örnek oluşturuyor. Projeyle birlikte hem kültürel mirasın korunması hem de geniş kitlelerin bu zenginliği deneyimlemesi hedefleniyor.
Kuşadası’nda Nazım’ın dizeleri 9 farklı dilde yankılandı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 14:47 Kuşadası’nda Nazım’ın dizeleri 9 farklı dilde yankılandı Kuşadası’nda, Kuşadası Belediyesi ve Kıbrıs Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu Derneği (KIBATEK) tarafından Türk Edebiyatı’nın usta şairi Nazım Hikmet Ran’ı anmak için etkinlik düzenlendi. Onur konuğunun Eski Devlet Bakanı ve TBMM Eski Başkan Vekili Prof. Dr. Yüksel Yalova’nın olduğu etkinlikte, 9 farklı ülkeden gelen şair, yazar, edebiyatçı ve akademisyenler Nazım’ın şiirlerini kendi dillerinde okudu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlik, Nazım’ın hayatını anlatan sinevizyon gösterisi ile devam etti. Etkinliğin onur konuğu olan Eski Devlet Bakanı ve TBMM Eski Başkan Vekili Prof. Dr. Yüksel Yalova, gecede Nazım Hikmet’i canlandırdı. Etkinlikte, Azerbeycan, Doğu Türkistan, Kazakistan, Hindistan, Polonya, Hollanda, Almanya, İtalya ve Bulgaristan gibi 9 farklı ülkeden gelen katılımcılar, Nazım Hikmet Ran’ın şiirlerini kendi dillerinde okuyup, usta şairi saygıyla andı. Gecede şiirlerin yanı sıra yurt dışından gelen katılımcılar izleyenlere müzik konseri sundu. Nazım Hikmet Ran Edebiyat Günleri, yarın (cumartesi) etkinliğe katılan sanatçılara plaket takdimiyle sona erecek. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kuşadası Belediye Başkan Vekili Nilüfer Tektaş Cevahir, "Aydınlık bir gelecek için sanatla, edebiyatla, şiirle yanmayı ve insana, umuda ve barışa inanmayı seçiyoruz. Bugün Nazım Hikmet Ran Edebiyat Günleri kapsamında edebiyatın birleştirici gücüyle çok değerli isimlerle bir araya geldik. Nazım Hikmet sadece Türk Edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en parlak yıldızlarından biridir. Onun kelimeleri coğrafyaları aşan bir vicdanın, özgürlüğün ve insanın sevgisidir. Bu anlamlı etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve tüm misafirlerimize hoşgeldiniz diyorum. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in de sizlere sevgi ve saygılarını iletiyorum" dedi. Etkinliğin Genel Koordinatörü Leyla Işık ise, "Bugün büyük bir edebiyatçı ve insanlık savunucusu olan Nazım Hikmet’i anmak ve onun mirasını yaşatmak amacıyla burada toplanmış bulunuyoruz. Nazım Hikmet sadece Türk Edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en önemli isimlerinden birisidir" diye konuştu.
Cumhuriyet Bayramı Muğla’da farklı etkinliklerle kutlanacak
25 Ekim 2025 Cumartesi - 13:52 Cumhuriyet Bayramı Muğla’da farklı etkinliklerle kutlanacak Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29 Ekim 1923 yılında temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti 102. yaşını kutluyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Muğla genelinde düzenleyeceği konserler, spor karşılaşmaları, belgesel ve film gösterimi, Türkiye’de ve dünyada ilk olan Zurnazen Festivali ile bayram coşkusunu tüm vatandaşlara yaşatacak. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Muğla’nın farklı ilçelerinde vatandaşlar konserlerle buluşacak. İl merkezi Menteşe’de Emre Aydın, Seydikemer ilçesinde Selcan Kökçen Şahin, Datça ilçesinde Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası ile Ezgi Uludağ, Kavaklıdere ilçesinde ise Hale Yamaner Okdan sahne alacak. Konserler 20.30’da başlayacak. Ayrıca Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası 31 Ekim Cuma Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Salonu’nda ‘Bir Destanın İzinde’, Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası 1 Kasım Cumartesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Bir Sesin İzinde’ konserleri düzenleyecek. Vali Hanım Belgeseli ve Veda filmi Cumhuriyet Bayramı’nda izleyicisi ile buluşuyor Türkiye’nin ilk kadın valisi Lale Aytaman’ın hayatını anlatan ‘Vali Hanım’ belgeselinin galası Cumhuriyet Bayramı armağanı olarak Muğla’da yapılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçen, yapımcılığını gazeteci yazar Özlem Özdemir’in, yönetmenliğini Gülay Ayyıldız Yiğitcan’ın üstlendiği ‘Vali Hanım’ belgeseli, 30 Ekim Perşembe günü ilk kez Gazi Mustafa Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyicilerle buluşacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamını, mücadele azmini ve veda hikâyesini anlatan ‘Veda’ filmi Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında vatandaşlarla buluşacak. Film; 27 Ekim Pazartesi saat 20.00’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde, 30 Ekim Perşembe günü saat 20.00’da da Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyicilerle buluşacak. Zurnazen ve spor müsabakaları da bayram coşkusuna renk katacak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Dünya’da ve Türkiye’de ilk olan Uluslararası Zurnazen Festivali’nin onuncusu bu yıl Milas’ta izleyicisi ile buluşacak. 27 Ekim Pazartesi Milas Atapark Meydanı, 28 Ekim Salı gününde Menteşe ilçesi Cumhuriyet Meydanı 10.Uluslararası Zurnazen Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Dünya’nın farklı ülkelerinden gelen sanatçılar bayram coşkusuna renk katacak. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Büyükşehir Belediyesi 6.Geleneksek Cumhuriyet Kupası Veteranlar ve Geleneksel Cumhuriyet Kupası Mix Tenis Turnuvası ile sporseverleri de bir araya getiriyor. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi ‘Personel Cumhuriyet Kupası Voleybol ve Halı Saha Turnuvası’ düzenledi. Başkan Aras; Cumhuriyet Bayramı coşkumuzu 7’den 70’e herkes yaşayacak" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, temelleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 102 yıl önce atılan Türkiye Cumhuriyeti’nin fikri, vicdanı, irfanı hür nesiller tarafından ilelebet yaşatılacağını söyledi ve Cumhuriyet Bayramı coşkusunu Muğla’da tüm vatandaşlarla yaşayacaklarını belirtti. Başkan Aras; "19 Mayıs 1919’da Atatürk tarafından Samsun’da başlatılan bağımsızlık yürüyüşü 29 Ekim 1923’te Türk Milleti’nin karakterine ve adetlerine en uygun yönetim şekli olan Cumhuriyet ile taçlanmıştır. 102.yaşını kutlayacağımız Cumhuriyet ile Türk Milleti verimli topraklarında üreten, bilim insanları ile dünyaya yön veren, kadınlarına dünyada ilk defa seçme seçilme hakkı veren bir Millet olmuştur. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bize düşen sorumluluk Atatürk ilke ve devrimleri ışığında karanlıklara yürümek, ülkemizi kuruluş ayarlarına geri döndürmektir. Türk Milleti bu yolda her zaman gücünü bir çift gözden almaya, Ata’mızın ilelebet yaşayacak dediği Cumhuriyet’e sahip çıkmaya devam edecektir. Muğla’mızda da Cumhuriyet Bayramı coşkumuzu hemşehrilerimizle 7’den 70’e yaşayacak ve bayramımızı hep birlikte büyük bir sevinçle kutlayacağız" dedi.
Mersin Gençlik Festivali coşkuyla başladı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 10:57 Mersin Gençlik Festivali coşkuyla başladı Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu yıl 4.’sünü düzenlediği ‘Mersin Gençlik Festivali’, Özgecan Aslan Meydanı’nda coşkulu bir başlangıç yaptı. Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu yıl 4.’sünü düzenlediği ‘Mersin Gençlik Festivali’, başladı. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen festival, 29 Ekim tarihine kadar, Özgecan Aslan Meydanı’nda renkli etkinliklerini sürdüreceği bildirildi. Festivalin ilk gününde gençler, birbirinden farklı etkinliklerde hem öğrendi hem doyasıya eğlendi. Bilim, teknoloji ve doğa temalı stantlarda yapılan uygulamalı etkinlikler yoğun ilgi görürken, sanal gerçeklik oyunları ve stand-up gösterisi katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Akşam saatlerinde MC Halil ve DJ Onur ile başlayan konserler, Funda Kayacık’ın ardından sahneye çıkan Dedublüman ile birlikte zirve yaptı. Festivalde gençler, bilim ve sanatla buluştu Mersin Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi olan Özge Gürses, festivalde yer alan bilim stantlarının ilgisini çok çektiğini belirterek, mikroskop standında salyangozun kalp atışlarını incelemenin heyecanını paylaştı. Gürses, "Mersin’de öğrenciler için böyle farklı aktivitelerin olması çok güzel. Festivaldeki çeşitlilik harika; özellikle hayvan sahiplenme etkinliği çok ilgimi çekti" dedi. Festival alanını kızıyla birlikte gezen biyoloji öğretmeni Yusuf Kenan Durmaz, "Festival alanı mükemmel hazırlanmış. Çocuklar açısından öğretici bir ortam oluşturulmuş. Kızımın en çok ilgisini çeken stant 3D yazıcı standı oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" diye konuştu. Babasıyla birlikte geri dönüşüm standını inceleyen çocuklardan Nuriye Durmaz ise "Her şeyi çok sevdim, yine gelmek istiyorum. Gezegenimizi koruyalım, çünkü dünyamız çok güzel" ifadelerini kullandı.
Osmangazi’de minyatür sanatı kadın eliyle hayat buluyor
25 Ekim 2025 Cumartesi - 10:51 Osmangazi’de minyatür sanatı kadın eliyle hayat buluyor Osmangazi Belediyesi, kültürel mirasın en zarif yansımalarından biri olan minyatür sanatını geleceğe taşıyor. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği kurs, hem kültürel mirasın korunmasına hem de sanatsal üretimin yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Osmangazi Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü tarafından Seyyid Usul Kültür Merkezi’nin sıcak atmosferinde gerçekleştirilen eğitimlerde kursiyerler; geleneksel Türk minyatür sanatının inceliklerini öğrenirken aynı zamanda sabır, estetik ve kültürel farkındalık üzerine keyifli bir süreç geçiriyor. Renklerin, sabrın ve emeğin buluştuğu atölyede ortaya çıkan her eser, geçmişle bugünü birleştiren bir köprü niteliği taşıyor. Osmangazi Belediyesi’nin kültürel değerleri koruma ve geleceğe aktarma vizyonuyla hayata geçirdiği kurs, kadınların sosyal yaşamına yeni bir soluk kazandırıyor. "Şehrimizin sanat ve tarihi zenginliğini ön planda tutacağız" 1’nci seviye minyatür kursunun toplam 248 saat süreceğini söyleyen kurs eğitmeni İpek Özsoy, "Minyatür, en sade tanımıyla küçük boyutlu resim sanatıdır. İki boyutlu olarak çalışılır, perspektif kullanılmaz. Her şey sembolik anlatımlarla ifade edilir. Bizler, Bursa’da yaşıyoruz. Dolayısıyla bu kursu düzenlerken şehrimizin sanat ve tarihi zenginliğini ön planda tutmak istedik. Yeşil Türbe, Ulu Cami, diğer türbeler ve mimari eserlerimiz, bizim için ilham verici örnekler olacak. Kurs süresince hem bu mimari yapılardan yola çıkarak hem de minyatürün kendine özgü konularını işleyeceğiz. Yıl sonunda ise umarım güzel bir sergiyle Bursalıları buluşturacağız. Herkesin bu zarif sanatla tanışmasını, dokusunu hissetmesini dilerim" dedi. "Minyatür insanın hayata bakış açısını değiştiren bir yolculuk" Minyatürle birlikte her çizgi ve fırça darbesinde huzur bulduklarını söyleyen kursiyerlerden Nihan Deveci de, "Hayatımda bugüne kadar sanat hiç yer almadı. Hatta resim bile çizemiyordum. Ancak minyatür kursunun detaylarını incelediğimde bunun sadece bir sanat değil, hayata bakış açışını da değiştiren bir yolculuk olduğunu fark ettim. Bir çiçeğe, bir tarihi esere ya da bir detaya farklı gözle bakmayı öğreneceğimi hissettim. Aslında içimde var olan ama hiç kullanmadığım bir yeteneğimi keşfetmek istedim. Kursa bu düşünceyle başladım ve ilk dersten çizmeye başladım." diye konuştu. Katılımcı diğer kursiyerler ise unutulmaya yüz tutmuş minyatür sanatını kendileriyle tanıştırdığı için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Tamamı sağlık çalışanlarından oluşan korodan konser
25 Ekim 2025 Cumartesi - 10:38 Tamamı sağlık çalışanlarından oluşan korodan konser Aralarında doktorlarında bulunduğu Medicana Sivas Hastanesi sağlık çalışanları, Cumhuriyet’in 102. yılı dolayısıyla düzenlenen "Cumhuriyet Coşkusu Türkülerle Buluşuyor" programında Türk Halk Müziği konseri verdi. Medicana Sivas Hastanesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkılarıyla bu yıl dördüncüsü olan "Cumhuriyet Coşkusu Türkülerle Buluşuyor" adlı konser düzenledi. Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Doktor, hemşire ve sağlık personellerinden oluşan koro, Anadolu’nun dört bir yanından derlenen Türk Halk Müziği eserlerini seslendirdi. Sağlık çalışanlarının sahne performansları, salonu dolduran izleyicilerden büyük beğeni topladı. Cumhuriyet’in 102. yılı onuruna düzenlenen etkinlikte türkülerle Cumhuriyet coşkusu yaşandı. Programa Sivas Vali Yardımcısı Yakup Tatoğlu’nun yanı sıra il protokolü de katıldı. Etkinlik sonunda sağlık çalışanlarına katkılarından dolayı çiçek takdim edildi. Konserin açılış konuşmasını gerçekleştiren, Medicana Sivas Hastanesi Genel Müdürü Dr. Mustafa Argındoğan ise "Bu etkinliğe katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Konserimizi siz kıymetli misafirlerimize armağan ederek, iyi seyirler diliyorum" dedi. "Her yöreden örnekler sunduk" Orkestra şefi Dr. Öğretim Üyesi Emre Yuvacı, Cumhuriyet coşkusunu kutladıklarını belirterek, "Koromuz ilk olarak 2020 yılında kuruldu. Bu sene dördüncüsünü vereceğimiz konser serisiyle Cumhuriyet coşkusunu karşılayacağız. Hastane koridorlarında ağızlarından geçen iki kelimeyle şifa ararlarken, şimdi ağızlarından çıkacak iki melodiyle şifa arayacağımızı dinleyicilere temenni ediyorum. Söyleyenler tamamen hastanedeki doktorlar ve farklı birimlerde çalışan hastane personellerinden oluşan bir koro ekibimiz. Bütün bölgelere, bütün yörelere değinmeye çalıştık. Her yerden örnekler sunacağız. Keyifli bir repertuar oluşturduğumuzu düşünüyoruz" diye konuştu. "Sağlam ruh sağlam vücutta bulunur" Koroda yer alan Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Mahmut Yıldırım, hastane personelleri ile birlikte bu konseri düzenlendiklerini söyleyerek, "Sivas Cumhuriyetin kuruluşuna özel bir konser hazırladık. Hastane çalışanlarımız ile birlikte bir koro oluşturduk. Hekimler, yardımcı sağlık personeli, hemşireler, sekreterler, tüm bölümlerden arkadaşlarımız var. Aynı zamanda orkestramızda üniversitemizin konservatuvar bölümünden yardımcı hocalarımız ve öğrenci arkadaşlarımız yer aldı. Birlikte güzel şeyler yapmaya çıktık, ‘Türkü söylememiz lazım’ dedik ve türkü söylemeye devam ediyoruz. ‘Sağlam ruh, sağlam vücutta bulunur’ sözünü desteklemek ve türkülerle bu güzelliği yaşatmak istedik" şeklinde konuştu.
Altın Portakal, Gelin Takımı 2’nin galasıyla başladı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 10:30 Altın Portakal, Gelin Takımı 2’nin galasıyla başladı Altın Portakal, bir yıl aradan sonra "Gelin Takımı 2"nin galasıyla seyircisiyle yeniden buluştu. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin keyfi, film ekibinin katıldığı soru-cevap bölümünde de devam etti; salonda hem ekibin hem seyircilerin kahkahaları yankılandı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yılki ilk gala gösterimiyle seyircilerini selamladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda Doğa Can Anafarta’nın yönettiği "Gelin Takımı 2"nin gösteriminin ardından film ekibi de seyirci karşısına çıktı. Yönetmen Doğa Can Anafarta, oyuncular Ecem Erkek, Nilperi Şahinkaya ve Baran Bölükbaşı ile yapımcı Emre Oskay’ın katıldığı söyleşi de filmin kendisi kadar eğlenceli dakikalara sahne oldu. Baran Bölükbaşı, oyunculuk eğitimini Antalya’da aldığını hatırlatarak "Bu yüzden filmi sizinle burada izlemek çok güzel. Sizin seyrederken aldığınız keyif kadar biz de çekerken keyif aldık, bunun için herkese teşekkür ederim" dedi. "Harika bir çekim süreci geçirdik" Ecem Erkek ise "Sette beş kadın, tartışmadan, sorun yaşamadan, harika bir çekim süreci geçirdik" derken filmdeki kadın tavırlarının ergence olduğu yönündeki bir eleştiriye şöyle cevap verdi: 40 yaşındaki kadın da, 80 yaşındaki kadın da, dul kalmış bir kadın da, 12 yaşında çocuğu olan bir kadın da genç bir kadınla aynı şekilde gülebilir, eğlenebilir, kahkaha atabilir" dedi. Oyuncu Nilperi Şahinkaya ise filmdeki karakteri Deniz ile ilgili gelen soruları yanıtlayıp, karakter ile ilgili değerlendirmelerini açıkladı. İlk profesyonel sinema tecrübesinde Derviş Zaim ile "Gölgeler ve Suretler" filminin yapımcılığını üstlendiğini belirten Oskay, "Farklı işler yapıyorum, her filmin farklı bir yolculuğu oluyor. Mesela ilk filmi bile yapmadan projenin hem tasarımcısı hem yönetmeni olan Doğa Can, Gelin Takımı markası oluşturma fikriyle gelmişti. Benim de çok hoşuma gitti ve sonuçta seyirci de beğendi" diye konuştu.