KÜLTÜR SANAT
Gazeteci Mürsel Acay İzmir Kitap Fuarında okurlarıyla buluştu 26 Nisan 2026 Pazar - 19:35:42 Gazeteci-yazar Mürsel Acay’ın, 2003 Irak işgali sırasında tanık olduğu bir yaşamdan esinlenerek kaleme aldığı romanı "Leyla / Kayıp Yolların Kızı", İzmir Kitap Fuarında okurlardan büyük ilgi gördü. Gazeteci Mürsel Acay’ın, 2003 Irak işgalini sahada takip ederken karşılaştığı 15 yaşındaki bir kızın yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı "Leyla / Kayıp Yolların Kızı" romanı, İzmir Kitap Fuarında dikkat çeken eserler arasında yer aldı. Savaşın yıkıcı etkileri arasında hayatta kalma mücadelesi veren genç bir kadının hikayesini anlatan roman, fuar süresince yoğun ilgi gördü. Okurlarıyla İzmir Kültür Parkta bulunan Mavi Nefes Yayınları standında bir araya gelen Acay, kitabını imzalayarak okuyucularıyla sohbet etti. Eserinde yalnızca bireysel bir dramı değil, aynı zamanda savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkilerini de gözler önüne serdiğini belirten Acay, Ortadoğu coğrafyasında kadın olmanın zorluklarına dikkat çekti. Acay, "Bölgede nice Leyla var. Zor şartlarda yaşam mücadelesi veren birçok genç kız bulunuyor. Ortadoğu’da, Gazze’de, Lübnan’da, İran’da ve Afganistan’da ayakta kalmaya çalışan sayısız kadın var" ifadelerini kullandı. Romanına gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getiren Acay, "Bu kitap yalnızca bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda bir işgalin siviller üzerindeki etkisini anlatan tarihsel bir tanıklık. Bölgede genç bir kız olarak yaşamak ve var olabilmek oldukça zor" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 15:51 17’nci Yörük-Türkmen toyu için hazırlıklar sürüyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 17’ncisi düzenlenecek Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yıl Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde yapılacak olan Yörük-Türkmen Toyu, 6-7 Haziran’da Menteşe ilçesindeki Yılanlı Yörük Ormanı’nda gerçekleştirilecek. 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu, 16 derneğin katılımıyla düzenlenecek. Derneklerin oy birliğiyle oluşturduğu tertip komisyonunda; Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve tanıtılması adına ulusal ve uluslararası çalışmalara öncülük eden İsmail Uzunoğlu, Orhan Akcan, Ramazan Kıvrak ve Mevlüt Kiriş yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen toyun bu yılki ana teması, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Yörük Türkmen Tarihi ve Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle ‘Ocaktan Saca, Sütten Aşa: Göçer Kültürde Yeme İçme Geleneği’ olarak belirlendi. İki gün sürecek etkinlik boyunca kültürel gösteriler, yerel lezzetler ve geleneksel yaşam pratikleriyle Yörük-Türkmen mirası bir kez daha geniş kitlelerle buluşturulacak. Başkan Aras: "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır" Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır. Bu kadim geleneği yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu da bu kültürü yaşatan, birlik ve dayanışmamızı güçlendiren en anlamlı buluşmalardan biri. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi 6-7 Haziran’da Yılanlı Yörük Ormanı’nda düzenleyeceğimiz 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu’na bekliyoruz" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 15:08 Manisa’da mesir coşkusu Manisa’da asırlardır süren mesir geleneği bu yıl da büyük coşkuya sahne oldu. Tarihi Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerden saçılan 10 ton mesir macunu için on binlerce kişi aynı anda harekete geçince meydanda izdiham yaşandı, ortaya çarpıcı görüntüler çıktı. Kortej yürüyüşü ise tam bir karnaval havasında yaşandı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali tarihi Sultan Camii kubbe, şerefeleri ve çevre binaların balkonlarından 10 ton mesir macununun saçılmasıyla sona erdi. Osmanlı tarihinde, Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharatın karışımıyla yapılan, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafsa Sultan’a şifa olan mesir macunu, Ayşe Hafsa Sultan’ın fermanıyla 486 yıldır vatandaşlara da şifa olması nedeniyle tarihi Sultan Camii kubbeleri, şerefeleri ve çevre binaların balkanlarından saçılmaya devam ediyor. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en eski geleneklerinden biri olan Manisa Mesir Macunu Festivali karnaval havasında gerçekleştirilen kortej yürüyüşünün ardından Sultan Camii’nin kubbe, minare ve çevredeki binalardan saçılan mesir macunlarından kapabilmek için on binlerce insan izdihama neden oldu. 44 farklı noktadan 10 ton mesir macununu kapabilmek için vatandaşlar adeta birbirinin üzerine çıktı. Karnaval havasında kortej yürüyüşü Manisa Hükümet Konağı önünde kortej yürüyüşü ile başlayan festivale, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eşi Didem Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, TBMM eski başkanlarından Bülent Arınç, AK Parti Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, TBMM Yeni Yol Grup Başkanvekili, Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, CHP Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, çevre illerin milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Ukrayna, Sırbistan, Endonezya, Litvanya, Slovakya, Polonya, Kazakistan, Yunanistan, KKTC ve İtalya’nın delegasyonları, halk oyunları ekipleri ve on binlerce vatandaş katıldı. Kortejde temsili Merkez Efendi’yi geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da ünlü oyuncu Kubilay Pembeklioğlu canlandırırken, Hafsa Sultan ve nedimeleri ile Manisa’da yetişip tahta çıkan temsili Osmanlı padişahları, şehzadeleri, yabancı ülkelerden gelen ekipler bulundu. Geniş güvenlik önleminin alındığı festivalde, mehter takımının marşları ile Mustafa Kemal Paşa Caddesi’nde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Bulvarı güzergahında devam edip Sultan Camii’ne ulaştı. Yabancı ülkelerden ve Türkiye’den katılan dans toplulukları kortej boyunca gösterileriyle festivale karnaval havası kattı. Protokol üyeleri, evlerinin balkonları ve yol kenarlarında toplanarak korteje eşlik eden halkı selamlarken, kortej sonunda Sultan Camii önünde toplanan on binlerce kişi heyecanla mesir macunu saçımını bekledi. İlk mesir saçıldı insan seli hareketlendi Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncularından seçilen temsili Hafsa Sultan ve nedimeleri ile temsili Merkez Efendi’nin mesir macunu saçılması için berat vermesinin ardından protokol üyeleri temsili Hafsa Sultan ile birlikte ilk mesir macunlarını halka saçmaya başladı. Sultan Camii’nin minare, kubbeleri ve çevredeki binaların balkonlarından 44 farklı noktadan 10 ton mesir macunu halka saçıldı. Her sene olduğu gibi bu yıl da macunlardan kapmaya çalışan yüzlerce kişi ezilme tehlikesi geçirdi, izdiham yaşandı. Her festivalde olduğu gibi şemsiyelerini ve ceketlerini ters açarak mesir macunlarını ağaç veya elektrik direklerinin tepelerinde kapmaya çalışanlar da renkli görüntüler oluşturdu. Mesir macununun tarihi Türkiye’de Kırkpınar yağlı güreşlerinden sonra en eski gelenek olan Mesir Festivali, 485 yıl önce ortaya çıktı. Amansız bir hastalığa yakalanan Yavuz Sultan Selim’in eşi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Sultan Camii Külliyesi’nde idareci olarak görev yapan devrin ünlü hekimi Merkez Efendi’nin 41 çeşit baharatın karışımıyla hazırladığı mesir macunuyla şifa buldu. Hafsa Sultan, hastalığa şifa olan macunun her nevruz günü halka saçılmasını istedi. O günden sonra her yıl mesir macunu saçılarak bugün 484 yılı bulan bir gelenek haline geldi. Mesir macununun hazmı kolaylaştırıcı, kuvvet verici, cinsel uyarıcı, iştah açıcı, yorgunluk giderici, zehirli hayvanların zehirlerine karşı bağışıklık kazandırıcı özelliği yanı sıra birçok derde şifa olduğuna inanılıyor. Macunun sırrı 41 çeşit baharat Şifalı mesir macunu içinde yer alan 41 çeşit baharat ise şöyle: "Tarçın, karabiber, yenibahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, hibiskus, zerdeçal, Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarıhalile, vanilya, darı fülfül, kakule, havlıcan, hıyarşembe, safran, kimyon, çam sakızı, mürsafi, meyan balı, zulumba, limon kabuğu, portakal kabuğu, deve dikeni tohumu, keten tohumu, keçiboynuzu, udi hindi, ısırgan tohumu, akbiber, üzüm çekirdeği, hayıt tohumu, biberiye, funda yaprağı, melisa otu, karahalile."
Cizre’de Abdaliye Medresesi’nin yıkılan tarihi duvarı yeniden inşa ediliyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:30 Cizre’de Abdaliye Medresesi’nin yıkılan tarihi duvarı yeniden inşa ediliyor Şırnak’ın Cizre ilçesindeki Mir Abdaliye Medresesi’nin kısmen yıkılan duvarı aslına uygun olarak yeniden inşa ediliyor. Cizre’nin kadim tarihini yansıtan ve her yıl binlerce turisti ağırlayan Mir Abdaliye Medresesinin Sur Mahallesi’ne bakan giriş kapısı civarındaki duvarında, gerekli bakım ve onarımın yapılmaması nedeniyle bir kaç ay önce derin çatlaklar oluşmuş ve son olarak duvarın bir bölümü yıkılmıştı. Yıkımın ardından bölge halkı ve kültürel miras savunucuları, yetkililere çağrıda bulunarak duvarın bir an önce restore edilmesini talep etmişti. Vatandaşların çağrısına kayıtsız kalmayan Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, medresenin yıkılan bölümünün yeniden yapılması için Koruma Kurulu ve Vakıflar Genel Müdürlüğü nezdinde gerekli girişimleri yaparak restorasyon çalışmalarının başlamasını sağladı. 15. yüzyılda Cizre Azizan Beyi Emir Abdal tarafından yaptırılan Abdaliye Medresesindeki restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, yetkililerden bilgi alıp, gerekli çevre düzenlemelerinin de yapılması için talimat verdi. Bölge ve ilçe adına çok önemli olan dünyanın sayılı aşk destanlarından biri olan Mem U Zin karakterini içinde barındıran tarihi Abdaliye Medresesinde olduklarını ifade eden Kaymakam Baycar, ‘’Buranının giriş kapısı birkaç ay önce yıkılmıştı. Tabi bölgemizin, insanımızın çok önemsediği bir merkez olması hasebi ile hemen çalışmalarımıza başladık. Koruma Kurulu ve Vakıflar Genel Müdürlüğünden de gerekli onayları ve proje çalışmalarını tamamladıktan sonra ihale sürecine girdik. Bu kapsamdaki çalışmalarımızı Valimiz Birol Ekici İl Özel İdaresinin imkanları ile finanse etti ve çalışmalarımıza başladık. Bir ay içerisinde giriş kapımızın tekrar eski tarihi ve orijinal silueti ile açılacağını ön görmekteyiz. Çalışmamızın ilçemize, bölgemize, şehrimize hayırlı olmasını diliyorum’’ dedi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Abdaliye Medresesi, hem tehlikeden arındırılmış olacak hem de Cizre’nin kültürel turizmine daha güvenli bir şekilde hizmet vermeye devam edecek. Tarihi yapının ayağa kaldırılması yönündeki bu adımlar, bölgenin kültürel zenginliğinin korunması adına büyük önem taşıyor. Yeniden inşa edilen duvarla birlikte Abdaliye Medresesinin tüm ihtişamıyla ziyaretçilerini ağırlaması bekleniyor.
Altın Portakal Film Festivali biletlerine yoğun ilgi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:22 Altın Portakal Film Festivali biletlerine yoğun ilgi Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali için geri sayım sürerken, satışı başlayan biletler için AKM önünde uzun kuyruklar oluştu. Bu yıl 62’ncisi gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne sayılı günler kaldı. Festivalde yerli ve yabancı izleyiciyle buluşacak filmlerin biletleri satışa çıktı. Bir gün önce Biletix üzerinden satışa sunulan biletlerin büyük bölümü kısa sürede tükendi. Bugün ise sabahın erken saatlerinden itibaren gişe satışı başlayan biletler için Antalya Kültür Merkezi (AKM) önünde uzun kuyruklar oluştu. Sinemaseverler, biletlerini gişeden satın almak için erken saatlerde AKM’ye akın etti. Öğrenci bileti 10 TL, tam bilet 20 TL olarak satışa sunulan biletler yoğun ilgi gördü. Sinemaseverler izlemek istedikleri filmleri seçerek, biletlerini aldı. "Bütün filmleri izlemek istiyorum" Sabahın erken saatlerinde gelip ilk bilet alanlardan emekli öğretmen Olcay Sarıkaya festival için çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Bilet alınca çok sevindim. Filmleri seyretmek için bütün bir sene boyunca heyecanla bekliyorum" dedi. Berlin’den Altın Portakal Film Festivali için gelen Işıl Özcan ise "Bütün filmleri izlemek istiyorum. Onun için buraya geldim. Altın Portakal Film Festivali’nin şehrimizde yapılması bizi çok mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. "Her sınıftan ve yaştan insan burada" Daha önce Ankara’da üniversite öğrencisi olan Neslihan Gezici de bilet fiyatlarının uygun olduğuna vurgu yaparak, "Böyle kültürel aktiviteleri çok yakından takip ediyorum. Çok güzel filmler ve çok güzel insanlarla temas ediyoruz. Bu atmosferi tadıyor olmak beni çok mutlu ediyor. Her sınıftan ve yaştan insan burada" dedi.
Zurna’nın Ustaları Muğla’da sahne alacak
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:03 Zurna’nın Ustaları Muğla’da sahne alacak Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek ve Dünyada ilk olma özelliği taşıyan Uluslararası Zurnazen Festivali, zurnanın ustalarını sanatseverlerle buluşturuyor. Geleneksel hale gelen festival, bu yıl 27-28 Ekim 2025 tarihlerinde Milas ve Menteşe ilçelerinde gerçekleştirilecek. Festival, 27 Ekim Pazartesi günü Milas Atapark’ta gerçekleştirilecek Uğur Önür konseriyle başlayacak. Etkinlikler 28 Ekim Salı günü Menteşe Cumhuriyet Meydanında devam edecek ve Sümer Ezgü sahne alacak. 13 Zurna ustası sahne alacak Bu yıl 10’uncu kez düzenlenen Uluslararası Zurnazen Festivali, dünyanın farklı bölgelerinden gelen ünlü zurna virtüözlerini aynı sahnede buluşturacak. Etkinlikte Alaattin Boncuk, Ali Bedel, Allahverdi Barin, Buğra Kutbay, Dzeljo Destanovski, Eyüp Girgin, Göksel Güçlü, Hasan Kavallı, Memik Avcı, Naci Peri, Petar Yuliev Alyoshev, Yenel Satıcı ve Yunus Emre gibi birçok önemli isim sahne alacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasın yaşatılması ve geleneksel müziklerin gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlediği Zurnazen Festivali ile yerel sanatçıları desteklemeyi, aynı zamanda Muğla’nın kültür ve sanat kimliğini uluslararası alanda tanıtmayı hedefliyor. Başkan Aras: "Zurnanın sesi Anadolu’nun kalp atışıdır" Geleneksel müziklerin toplumun hafızasında önemli bir yer tuttuğunu belirten Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras "Zurna, Anadolu’nun en güçlü ve en kadim nefesidir. Yüzyıllardır sevinçte, hüzünde, düğünde, meydanda halkımızın duygularına tercüman olmuştur. Biz de Muğla olarak bu geleneği yaşatmayı, geleceğe taşımayı görev biliyoruz. 10. Uluslararası Zurnazen Festivali ile hem ülkemizin hem de dünyanın dört bir yanından ustaları buluşturuyor, bu sesi yeniden meydanlara taşıyoruz. Halkımızı müziğin, kültürün ve birliğin coşkusuna ortak olmaya davet ediyorum" dedi.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi ‘Kadın Dostu Kentler Projesi’nin üçüncü fazında
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:10 Erzurum Büyükşehir Belediyesi ‘Kadın Dostu Kentler Projesi’nin üçüncü fazında ERZURUM (İHA) – Erzurum Büyükşehir Belediyesi, kadınların ve engelli bireylerin hayatın her alanında güçlenmesini hedefleyen Kadın Dostu Kentler Projesi’nin üçüncü fazında yer aldı. T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığıyla yürütülen projenin Ankara’daki paydaş toplantısına; Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin ve Aile ve Engelli Hizmetleri Müdürü Mahmut Temel katılım sağladı. Konu ile ilgili Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, "Kadınların ve özel gereksinimli bireylerin daha güçlü, daha eşit ve daha erişilebilir bir şehir yaşamına katılımını desteklemeye devam ediyoruz" denildi. Kadın Dostu Kentler Projesi nedir? Kadın Dostu Kentler; kadınlar ve kız çocukları başta olmak üzere, yaşı, cinsiyeti, kökeni, fiziki, ekonomik ya da sosyal koşulları farketmeksizin kentte yaşayan herkesin hak ve ihtiyaçlarının gözetildiği ve güven içinde yaşadığı kapsayıcı yaşam alanları olarak tanımlanıyor. Kadın Dostu Kentler, bütün kent sakinlerinin; sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler başta olmak üzere, altyapı ulaşım gibi kentsel hizmetlerden, istihdama tüm temel hak ve hizmetlere eşit, güvenli ve engelsiz şekilde erişebilmesini ve her alanda kadın-erkek eşitliğini esas alarak planlama, programlama, karar alma ve uygulama süreçlerine kadınların etkin şekilde katılabilmesini hedefliyor. Türkiye’de kadınların hayatın her alanında güçlenmesini destekleyen Kadın Dostu Kentler Programı’nın üçüncü fazı, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında 2024 yılı sonunda başladı. Bu fazda Türkiye genelinde 25 kent belediyesi ve bu kentlerde faaliyet gösteren toplam 100’den fazla sivil toplum kuruluşu, katılımcı yerel yönetişim, eşitlik odaklı hizmet sunumu ve kurumsal dönüşüm süreçlerine birlikte yön veriyor.
Barış Manço’nun resmini tırmıkla Alanya sahillerine işledi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:04 Barış Manço’nun resmini tırmıkla Alanya sahillerine işledi Alanya’da yaşayan İranlı sanatçı Farajollah Bagheri, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun dev portresini Galip Dere Plajı’nın kumlarına resmetti. Türk sanatçıları çok sevdiğini belirten Bagheri, "Sanat tüm dünyanın dilidir" dedi. Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 58 yaşındaki İranlı heykeltıraş ve ressam Farajollah Bagheri, kum sanatıyla Türk müziğinin unutulmaz ismi merhum Barış Manço’yu Galip Dere Plajı’nın kumlarına resmetti. Seneler önce İran’dan Alanya’ya yerleşen ve burada sanat çalışmalarını sürdüren Bagheri, daha önce kumun üzerine çizdiği Müslüm Gürses portresiyle sosyal medyada büyük ilgi görmüştü. Sanatçı, bu defa da çok sevdiği Barış Manço için ön hazırlık yaptı. Çizim süreci boyunca farklı açılardan denemeler yapan Bagheri, öğle saatlerinde başladığı çalışmasını gün batımına kadar sürdürdü. Daha öncesinde evde hazırlamış olduğu resmi kuma numaralandırdıktan sonra tırmık yardımı ile resmi nakış nakış kumlara işleyen Bagheri yaptığı işten ise keyif alıyor. Kumun doğal dokusunu tuval gibi kullanan sanatçı, Barış Manço’nun karakteristik yüz hatlarını ve saç detaylarını büyük bir özenle işledi. Çalışma tamamlandıktan sonra, sahilde yürüyen vatandaşlar ve turistler dev portreyi ilgiyle izleyerek cep telefonlarıyla fotoğraf çekti. Yaptığı bu resimlerden dolayı mutlu olduğunu ifade eden ve İranlıların Türk sanatçılarını çok sevdiğini söyleyen Farajollah Bagheri, "İranlı heykeltıraş ve ressamım. 30 yıldır heykeltıraş ve ressamlık yapıyorum. 10 yıldır Alanya’da yaşıyorum üç gün önce sahilde Müslüm Gürses‘in resmini çizmiştim şimdiyse Barış Manço çizdim bu yaptığım işten dolayı çok mutluyum. Biz İranlılar Türk arkadaşları ve Türk sanatçıları çok seviyoruz bundan sonra da Mustafa Kemal Atatürk’ü yapmak istiyorum. Sanat tüm dünyanın dilidir’’ dedi.
Bursa, sürdürülebilir turizmde dünya sahnesinde
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:13 Bursa, sürdürülebilir turizmde dünya sahnesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin doğaya, kültüre ve topluma duyarlı turizm vizyonu sayesinde Bursa; Green Destinations Alliance tarafından hazırlanan Good Travel Experiences rehberinde yer aldı. Rehberde, Bursa’nın iki özgün etkinliği Bursa Leylek Şenliği ve Aktopraklık Arkeofest, "iyi seyahat deneyimleri" arasında gösterildi. Bursa’nın binlerce yıllık tarihini, eşsiz doğasını ve kültürünü korumak, geleceğe taşımak ve turizm potansiyelini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Bursa’yı dünyanın en iddialı destinasyon alanlarından biri yapmak için tanıtım hamlelere devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir turizmi kent yaşamının merkezine yerleştiren vizyonu, uluslararası düzeyde önemli bir başarıyla taçlandı. Bursa, ‘En iyi seyahat deneyimleri’ arasında Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda Bursa; Green Destinations Alliance tarafından hazırlanan ‘Good Travel Experiences’ rehberinde ‘Leylek Şenliği’ ve ‘Aktopraklık Arkeofest’ ile ‘iyi seyahat deneyimleri’ arasında yer aldı. Dünya genelinde çevreye, doğaya ve kültürel değerlere duyarlı turizm uygulamalarını bir araya getiren rehber; iklim, çevre ve kültür üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirirken, yerel topluluklar için sosyal ve ekonomik faydayı artıran örnekleri tanıtıyor. Bursa’nın da bu seçkide yer alması, kentin sürdürülebilir turizmdeki vizyonunun uluslararası alanda örnek gösterildiğini kanıtlıyor. Geleceğine sahip çıkan turizm anlayışı Good Travel Experiences rehberinde yer almak, Bursa’nın yalnızca geçmişine değil, geleceğine de sahip çıkan bir turizm anlayışının uluslararası düzeyde tescillenmesi anlamına geliyor. Bu başarı, Bursa’nın doğa, kültür ve insanı merkeze alan bütüncül yaklaşımıyla, geleceğin sorumlu turizm destinasyonları arasında öncü bir konum edindiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bursa Leylek Şenliği, doğa temelli turizmin en özgün örneklerinden biri olarak biyolojik çeşitlilik ve kuş göçü farkındalığını artırırken; Aktopraklık Arkeofest, arkeolojik mirası halkla buluşturan, çocuklara ve gençlere yönelik interaktif öğrenme deneyimleriyle kültürel sürdürülebilirliği güçlendiriyor. Turizmde güçlü adımlar Konuyla ilgili açıklamada bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Bursa’yı yalnızca gezilen değil, doğayla, tarih ve kültürle birlikte deneyimlenen bir şehir haline getirmeyi hedefliyoruz. Bursa Leylek Şenliği ve Aktopraklık Arkeofest’in Good Travel Experiences rehberinde yer alması, bu vizyonun dünyada karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu başarı, Bursa’nın sürdürülebilir turizmdeki güçlü adımlarının uluslararası ölçekte takdir gördüğünün açık bir göstergesidir" dedi.
‘Şükrü Bilgiç Öykü’ ödülü sahibini buldu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:13 ‘Şükrü Bilgiç Öykü’ ödülü sahibini buldu Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Yazın ve Sanat Derneği iş birliğiyle düzenlenen 2025 II. BUYAZ Şükrü Bilgiç Öykü Ödülü sahibini buldu. Yarışmaya ‘Dedemin Kehanetleri’ adlı öyküsüyle katılan Buse Halican, birincilik ödülüne layık görüldü. Yarışmaya, 147 eser başvuru yaptı Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Yazın ve Sanat Derneği iş birliğiyle bu yıl 2.’si düzenlenen 2025 II. BUYAZ Şükrü Bilgiç Öykü ödül töreni ve anma etkinliği, Şehir Kütüphanesi Üftade Salonu’nda edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleşti. Bu yıl 147 dosyanın başvurduğu yarışmada yapılan ön eleme sonucunda 22 eser değerlendirilmek üzere seçici kurula sunuldu. Cemil Kavukçu, Semiramis Yağcıoğlu, Hülya Soyşekerci, Şaban Akbaba ve Aydın Şimşek’ten oluşan seçici kurul, yarışmaya katılan dosyalar arasında yaptığı değerlendirmede oy birliğiyle ‘Dedemin Kehanetleri’ adlı dosyasıyla Buse Halican’ı birinci seçti. Ödül, Şükrü Bilgiç’in eşi Habibe Bilgiç, BUYAZ Başkanı Bülent Elitok ve Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala tarafından takdim edildi. Bilgiç ailesinin de katıldığı törende konuşan Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala, yarışmayla öykü türüne emek veren yazarları desteklemeyi ve Türk edebiyatına yeni isimler kazandırmayı amaçladıklarını belirterek, tüm katılımcılara ve jüri üyelerine teşekkür etti.
Malatya’da 11. Kitap Fuarı için geri sayım başladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:49 Malatya’da 11. Kitap Fuarı için geri sayım başladı Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı öncesi bilgilendirme toplantısı yapıldı. 11. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, bu yıl 31 Ekim’de başlayacak. Malatya Nikah Sarayı’nda yapılan toplantıya Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, ilgili daire müdürleri ve basın mensupları katıldı. Kitap ve Kültür Fuarı Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "İlimizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla el ele vererek 31 Ekim 9 Kasım tarihleri arasında Oduzu Pınarbaşı’nda 15 bin metrekarelik alanda fuarımızı gerçekleştireceğiz. Bu yılki fuarımızın teması ‘1 kitap 1000 Umut’. Çünkü biz biliyoruz ki kitap sadece bir bilgi kaynağı değil aynı zamanda umut ilham ve iyileşmenin de bir sembolüdür. Depremin izlerini silmeye çalıştığımız bu dönemde kültürün sanatın ve bilginin insan ruhuna kattığı güç her zamankinden daha kıymetli" dedi. Geçen yıl düzenlenen 10. Malatya Kitap Fuarı’nın şehrin kültür hayatında dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Er, "Geçen yıl yüz binlerce ziyaretçisini ağırladığımız fuarda 300’ü aşkın yayınevi 320 yazar, yüzlerce imza etkinliği ve söyleşi Malatya’yı kitap kokusuyla doldurdu. Bu büyük ilgi bizlere güç verdi. Yeni fuar döneminde çıtayı daha da yükselttik. Bu yıl 320 yayınevi 340 yazar 340 imza etkinliği 75 söyleşi 120 okuryazar buluşması ve 30 yazar STK buluşmasıyla Malatya yeniden kültür ve edebiyat merkezine dönüştüreceğiz" diye konuştu. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Depremden biraz daha çıkalım, toparlanalım diye hızlı bir şekilde kitap fuarı Malatya’mızın hayatına girdi. Biz depremle, Covid’le sarsılan bu alanı yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz" ifadesine yer verdi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ise, "Tüm öğrencilerimize duyurularımız yaptık. Bütün Üniversite ailesi olarak fuara katılacağız" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, "Bu fuar ilimize ciddi moral kaynağı olacağını ve şehrimizin geçmişine yakışır şekilde bir kültür faaliyeti olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz ise Kitap Fuarı’na her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Vali Yavuz, "Tüm Malatya ailesinin bu kitap fuarına sahip çıkması her şeyden önce amacına ulaşması bakımından fevkalade önemli görüyorum. Şehrimizde yapılan ve şehrimize katkı sunması umulan her ne proje faaliyet var ise bir Malatyalı olarak bunun başarısı için hep beraber gayet etmeliyiz. Netice itibariyle bireysel şehirlerin bireysel davranış içerisinde bulunan kişilerin sinerji oluşturmasının imkanı olmadığını her fırsatta söylüyorum. Yaptığımız her bir faaliyetin aslında zihinsel entelektüel ya da felsefi bir geri planı olması gerekir. Elimizden gelen her türlü desteği sunacağız. Yaptığımız her bir faaliyetin aslında zihinsel entelektüel ya da felsefi bir geri planı olması gerekir. Doğaçlama, plansız, aklınıza geldiği gibi iş yapan toplumlar, bireyler asla büyük değişim ve dönüşümleri gerçekleştiremezler. O nedenle biz her gün söylediğimiz sözün her bir yaptığımız bir işin bir felsefi tabanının olduğunu düşünmeliyiz" diye konuştu.
Adıyaman’da 12 bin yıllık kaya resimleri su altında görüntülendi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:18 Adıyaman’da 12 bin yıllık kaya resimleri su altında görüntülendi Adıyaman Atatürk Barajı kıyısındaki ana kayada yer alan 12 bin yıl öncesine ait av sahnesini simgeleyen kaya resimleri su altında görüntülendi. Sekiz yıl önce kuraklık nedeniyle Atatürk Barajı’nda su seviyesinin çekilmesiyle balıkçılar tarafından tesadüfen bulunan Epipaleotik Dönem’e ait su içerisindeki kaya resimleri kontrol edildi. Kurak geçen yaz mevsimi nedeniyle bu yıl da kaya resimlerinin açığa çıkmış olma ihtimaline karşı tekne ile Atatürk Barajı’nda kaya resimlerinin bulunduğu Kahta ilçesine bağlı Belören mevkiine giden yetkililer, kaya resimlerinin su seviyesinin yaklaşık 1 metre altında olduğunu gördü. Müze müdürlüğü yetkilileri su altındaki kaya resimlerini görüntüledi Su içerisine giren müze müdürlüğü yetkilileri su altındaki kaya resimlerini görüntüledi. Kaya resimlerinin neredeyse tamamının midye kabuklarıyla kaplandığı görüldü. Ön temizleme yapan ekipler, resimlerin sağlam olduğunu tespit etti. Önümüzdeki günlerde kaya resimlerinin tamamen temizlenip, bir kopyasının çıkartılarak Adıyaman Müzesi’nde sergilenmesi planlanıyor. 12 bin yıl kazıma tekniği ile yapılan resimler av sahnesini simgeliyor En az 12 bin yıl öncesine ait kaya resimlerinin kazıma tekniği ile yapıldığı biliniyor. Stilize figürler ile ’av sahnesinin’ resmedildiği sahnede insan, dağ keçisi, at, kurt, tilki, leylek gibi çeşitli hayvan figürleri ve değişik şekiller yer alıyor. Resmedilen sahnenin uzunluğunun 8 metre, genişliğinin ise yaklaşık 70 santim olduğu öğrenildi. "Buranın bir kopyasını da müzeye koymayı düşünüyoruz" Kaya resimleriyle ilgili bilgi veren Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, "Yaklaşık 8 yıl önceki su seviyesinden daha yüksek bir seviyede. Ve burada zorlanarak kaya resimlerini tekrar inceleme fırsatı bulduk. Su altında yaptığımız incelemelerde ise üzerlerinde midye kabukları yerleşmiş vaziyette. Bu da görüntü almamızı zorlaştırdı. Ama daha sonra yapılacak çalışmalar neticesinde bu midyeler temizlenip net bir görüntüler alınıp buranın bir kopyasını da müzeye koymayı düşünüyoruz" dedi. Müze Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik ise, "Bugün Belören’de bulunan kaya resimlerini incelemek için geldik. Normal dönemde su seviyesi çok yüksek olduğu için kesinlikle ulaşmak imkansızdı. Şu mevsim an itibariyle suyun en düşük seviyede olduğu zamanlar. Biz de geldik bunun üzerine bir kontrol yaptık ama yine hala tam olarak açığa çıkmamıştı. Yaklaşık bir buçuk iki metre derinlikteydi hala" diye konuştu.