KÜLTÜR SANAT
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:45 Müzikle engeller aşılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezinde düzenlenen Müzik Atölyesi, özel bireylerin hem müzikle tanışmasını hem de sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sağlamasını destekliyor. Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezinde düzenlenen Müzik Atölyesinde özel bireyler, hem ritim ve nota öğreniyor hem de eğlenerek kendilerini ifade ediyor. Özel bireylerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini sürdürebilmeleri için kurulan Engelsiz Yaşam Merkezi, engelli ve ailelerin hayatlarına bu kez de müziğin tınısıyla dokunuyor. Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Yaşam Merkezindeki Müzik Atölyesi, engellilerin gelişimine katkı sunarken keyifli vakit geçirebilecekleri bir ortam da oluşturuluyor. Yaklaşık 6 aydır devam eden atölyede çocuklar, davul, def, marakas ve ritim çubuklarıyla müzikle tanışırken, aynı zamanda nota bilgisi ve ritim duygusu kazanıyor. "Müzik Atölyesinde çocuklar sürece hızlı adapte oluyor" Engelsiz Yaşam Merkezi Müzik Atölyesinde görevli müzik öğretmeni Büşra Can, çocukların sürece hızlı adapte olduğunu belirterek, "Her geçen gün biraz daha ilerliyorlar. İlk başladıklarında enstrümanları tanımaya çalışıyorlardı. Şimdi ise ritimleri ve notaları ayırt edebiliyor, hangi parçanın neresinde, hangi nota olduğunu biliyorlar" dedi. Atölyede sadece müzik eğitimi verilmediğine de dikkat çeken Can, "Atölyede daha çok ritim üzerine çalışıyoruz. Davul, ‘cajon’, def, zil, marakas ve ritim çubukları ile çalışmalar sürdürüyoruz. Çocuklar hem şarkı söyleyerek hem de notaları öğrenerek pop, arabesk ve halk müziği gibi türler hakkında da bilgi sahibi oluyor" diye konuştu. Can, Müzik Atölyesi ile özel çocukların duygusal ve psikomotor gelişimlerine katkı sağladıklarının da altını çizdi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:41 Klasik Otomobil Sergisi ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkardı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP-İzmir Kitap Fuarı ile eş zamanlı olarak hafta sonu Kültürpark’ta gerçekleştirilen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, iki gün boyunca ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. En eskisi 75, en yenisi 39 yaşındaki klasik araçlar görmeye gelenleri adeta zaman yolculuğuna çıkardı. 25-26 Nisan tarihlerinde İzmir Classic Cars tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Kültürpark Uzun Havuz’da gerçekleştirilen ve birbirinden nadir ve göz alıcı klasik araçların yer aldığı İzmir Klasik Otomobil Sergisi, yoğun ziyaretçi trafiğine sahne oldu. Festival havasındaki sergide, İzmir’in farklı ilçelerinden getirilen 61 klasik araç yer aldı. Sergide, en eski araç olarak 1951 model Mercedes-Benz 170, en yeni araç olarak ise 1987 model Tofaş 131 vardı. 1960-1980 yılları arasına ait farklı klasik otomobillerin olduğu sergide, yerliden yabancıya, otomobillerden kamyonetlere kadar geniş bir yelpazede araçlar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Devamı gelecek Renkli görüntüler oluşturan etkinlik, farklı dönemlere ait araçları bir araya getirerek ziyaretçilere geçmişe uzanan bir deneyim sundu. Her biri özenle korunan ve farklı hikayeler barındıran klasik araçlar, her yaştan İzmirliden büyük ilgi gördü. Sergide yer alan araçlardan biri de Hüseyin Özoğul’a ait arazi aracı oldu. Askerlik döneminde kullandığı araca duyduğu ilgi nedeniyle aynı marka bir aracı koleksiyonuna katan Özoğul, aracını titizlikle koruyarak sergide ziyaretçilerle buluşturdu. Askeri kıyafetleriyle aracını tanıtan Özoğul, ziyaretçilere hem aracın teknik özellikleri hem de kendi hikayesini aktararak sergiye katılanlara farklı bir deneyim sundu. Etkinliğin organizasyonunu üstlenen İzmir Classic Cars’tan Yusuf Esen, destekleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek serginin devamını düzenlemeyi planladıklarını diye getirdi. Canlı müzik performansları ve etkinlik alanlarıyla da desteklenen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, İZKİTAP ile birlikte kentin kültür ve sosyal yaşamına katkı sağladı.
Bursa, sürdürülebilir turizmde dünya sahnesinde
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:13 Bursa, sürdürülebilir turizmde dünya sahnesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin doğaya, kültüre ve topluma duyarlı turizm vizyonu sayesinde Bursa; Green Destinations Alliance tarafından hazırlanan Good Travel Experiences rehberinde yer aldı. Rehberde, Bursa’nın iki özgün etkinliği Bursa Leylek Şenliği ve Aktopraklık Arkeofest, "iyi seyahat deneyimleri" arasında gösterildi. Bursa’nın binlerce yıllık tarihini, eşsiz doğasını ve kültürünü korumak, geleceğe taşımak ve turizm potansiyelini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Bursa’yı dünyanın en iddialı destinasyon alanlarından biri yapmak için tanıtım hamlelere devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir turizmi kent yaşamının merkezine yerleştiren vizyonu, uluslararası düzeyde önemli bir başarıyla taçlandı. Bursa, ‘En iyi seyahat deneyimleri’ arasında Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda Bursa; Green Destinations Alliance tarafından hazırlanan ‘Good Travel Experiences’ rehberinde ‘Leylek Şenliği’ ve ‘Aktopraklık Arkeofest’ ile ‘iyi seyahat deneyimleri’ arasında yer aldı. Dünya genelinde çevreye, doğaya ve kültürel değerlere duyarlı turizm uygulamalarını bir araya getiren rehber; iklim, çevre ve kültür üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirirken, yerel topluluklar için sosyal ve ekonomik faydayı artıran örnekleri tanıtıyor. Bursa’nın da bu seçkide yer alması, kentin sürdürülebilir turizmdeki vizyonunun uluslararası alanda örnek gösterildiğini kanıtlıyor. Geleceğine sahip çıkan turizm anlayışı Good Travel Experiences rehberinde yer almak, Bursa’nın yalnızca geçmişine değil, geleceğine de sahip çıkan bir turizm anlayışının uluslararası düzeyde tescillenmesi anlamına geliyor. Bu başarı, Bursa’nın doğa, kültür ve insanı merkeze alan bütüncül yaklaşımıyla, geleceğin sorumlu turizm destinasyonları arasında öncü bir konum edindiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bursa Leylek Şenliği, doğa temelli turizmin en özgün örneklerinden biri olarak biyolojik çeşitlilik ve kuş göçü farkındalığını artırırken; Aktopraklık Arkeofest, arkeolojik mirası halkla buluşturan, çocuklara ve gençlere yönelik interaktif öğrenme deneyimleriyle kültürel sürdürülebilirliği güçlendiriyor. Turizmde güçlü adımlar Konuyla ilgili açıklamada bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Bursa’yı yalnızca gezilen değil, doğayla, tarih ve kültürle birlikte deneyimlenen bir şehir haline getirmeyi hedefliyoruz. Bursa Leylek Şenliği ve Aktopraklık Arkeofest’in Good Travel Experiences rehberinde yer alması, bu vizyonun dünyada karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu başarı, Bursa’nın sürdürülebilir turizmdeki güçlü adımlarının uluslararası ölçekte takdir gördüğünün açık bir göstergesidir" dedi.
‘Şükrü Bilgiç Öykü’ ödülü sahibini buldu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:13 ‘Şükrü Bilgiç Öykü’ ödülü sahibini buldu Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Yazın ve Sanat Derneği iş birliğiyle düzenlenen 2025 II. BUYAZ Şükrü Bilgiç Öykü Ödülü sahibini buldu. Yarışmaya ‘Dedemin Kehanetleri’ adlı öyküsüyle katılan Buse Halican, birincilik ödülüne layık görüldü. Yarışmaya, 147 eser başvuru yaptı Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Yazın ve Sanat Derneği iş birliğiyle bu yıl 2.’si düzenlenen 2025 II. BUYAZ Şükrü Bilgiç Öykü ödül töreni ve anma etkinliği, Şehir Kütüphanesi Üftade Salonu’nda edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleşti. Bu yıl 147 dosyanın başvurduğu yarışmada yapılan ön eleme sonucunda 22 eser değerlendirilmek üzere seçici kurula sunuldu. Cemil Kavukçu, Semiramis Yağcıoğlu, Hülya Soyşekerci, Şaban Akbaba ve Aydın Şimşek’ten oluşan seçici kurul, yarışmaya katılan dosyalar arasında yaptığı değerlendirmede oy birliğiyle ‘Dedemin Kehanetleri’ adlı dosyasıyla Buse Halican’ı birinci seçti. Ödül, Şükrü Bilgiç’in eşi Habibe Bilgiç, BUYAZ Başkanı Bülent Elitok ve Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala tarafından takdim edildi. Bilgiç ailesinin de katıldığı törende konuşan Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala, yarışmayla öykü türüne emek veren yazarları desteklemeyi ve Türk edebiyatına yeni isimler kazandırmayı amaçladıklarını belirterek, tüm katılımcılara ve jüri üyelerine teşekkür etti.
Malatya’da 11. Kitap Fuarı için geri sayım başladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:49 Malatya’da 11. Kitap Fuarı için geri sayım başladı Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı öncesi bilgilendirme toplantısı yapıldı. 11. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, bu yıl 31 Ekim’de başlayacak. Malatya Nikah Sarayı’nda yapılan toplantıya Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, ilgili daire müdürleri ve basın mensupları katıldı. Kitap ve Kültür Fuarı Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "İlimizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla el ele vererek 31 Ekim 9 Kasım tarihleri arasında Oduzu Pınarbaşı’nda 15 bin metrekarelik alanda fuarımızı gerçekleştireceğiz. Bu yılki fuarımızın teması ‘1 kitap 1000 Umut’. Çünkü biz biliyoruz ki kitap sadece bir bilgi kaynağı değil aynı zamanda umut ilham ve iyileşmenin de bir sembolüdür. Depremin izlerini silmeye çalıştığımız bu dönemde kültürün sanatın ve bilginin insan ruhuna kattığı güç her zamankinden daha kıymetli" dedi. Geçen yıl düzenlenen 10. Malatya Kitap Fuarı’nın şehrin kültür hayatında dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Er, "Geçen yıl yüz binlerce ziyaretçisini ağırladığımız fuarda 300’ü aşkın yayınevi 320 yazar, yüzlerce imza etkinliği ve söyleşi Malatya’yı kitap kokusuyla doldurdu. Bu büyük ilgi bizlere güç verdi. Yeni fuar döneminde çıtayı daha da yükselttik. Bu yıl 320 yayınevi 340 yazar 340 imza etkinliği 75 söyleşi 120 okuryazar buluşması ve 30 yazar STK buluşmasıyla Malatya yeniden kültür ve edebiyat merkezine dönüştüreceğiz" diye konuştu. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Depremden biraz daha çıkalım, toparlanalım diye hızlı bir şekilde kitap fuarı Malatya’mızın hayatına girdi. Biz depremle, Covid’le sarsılan bu alanı yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz" ifadesine yer verdi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ise, "Tüm öğrencilerimize duyurularımız yaptık. Bütün Üniversite ailesi olarak fuara katılacağız" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, "Bu fuar ilimize ciddi moral kaynağı olacağını ve şehrimizin geçmişine yakışır şekilde bir kültür faaliyeti olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz ise Kitap Fuarı’na her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Vali Yavuz, "Tüm Malatya ailesinin bu kitap fuarına sahip çıkması her şeyden önce amacına ulaşması bakımından fevkalade önemli görüyorum. Şehrimizde yapılan ve şehrimize katkı sunması umulan her ne proje faaliyet var ise bir Malatyalı olarak bunun başarısı için hep beraber gayet etmeliyiz. Netice itibariyle bireysel şehirlerin bireysel davranış içerisinde bulunan kişilerin sinerji oluşturmasının imkanı olmadığını her fırsatta söylüyorum. Yaptığımız her bir faaliyetin aslında zihinsel entelektüel ya da felsefi bir geri planı olması gerekir. Elimizden gelen her türlü desteği sunacağız. Yaptığımız her bir faaliyetin aslında zihinsel entelektüel ya da felsefi bir geri planı olması gerekir. Doğaçlama, plansız, aklınıza geldiği gibi iş yapan toplumlar, bireyler asla büyük değişim ve dönüşümleri gerçekleştiremezler. O nedenle biz her gün söylediğimiz sözün her bir yaptığımız bir işin bir felsefi tabanının olduğunu düşünmeliyiz" diye konuştu.
Adıyaman’da 12 bin yıllık kaya resimleri su altında görüntülendi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:18 Adıyaman’da 12 bin yıllık kaya resimleri su altında görüntülendi Adıyaman Atatürk Barajı kıyısındaki ana kayada yer alan 12 bin yıl öncesine ait av sahnesini simgeleyen kaya resimleri su altında görüntülendi. Sekiz yıl önce kuraklık nedeniyle Atatürk Barajı’nda su seviyesinin çekilmesiyle balıkçılar tarafından tesadüfen bulunan Epipaleotik Dönem’e ait su içerisindeki kaya resimleri kontrol edildi. Kurak geçen yaz mevsimi nedeniyle bu yıl da kaya resimlerinin açığa çıkmış olma ihtimaline karşı tekne ile Atatürk Barajı’nda kaya resimlerinin bulunduğu Kahta ilçesine bağlı Belören mevkiine giden yetkililer, kaya resimlerinin su seviyesinin yaklaşık 1 metre altında olduğunu gördü. Müze müdürlüğü yetkilileri su altındaki kaya resimlerini görüntüledi Su içerisine giren müze müdürlüğü yetkilileri su altındaki kaya resimlerini görüntüledi. Kaya resimlerinin neredeyse tamamının midye kabuklarıyla kaplandığı görüldü. Ön temizleme yapan ekipler, resimlerin sağlam olduğunu tespit etti. Önümüzdeki günlerde kaya resimlerinin tamamen temizlenip, bir kopyasının çıkartılarak Adıyaman Müzesi’nde sergilenmesi planlanıyor. 12 bin yıl kazıma tekniği ile yapılan resimler av sahnesini simgeliyor En az 12 bin yıl öncesine ait kaya resimlerinin kazıma tekniği ile yapıldığı biliniyor. Stilize figürler ile ’av sahnesinin’ resmedildiği sahnede insan, dağ keçisi, at, kurt, tilki, leylek gibi çeşitli hayvan figürleri ve değişik şekiller yer alıyor. Resmedilen sahnenin uzunluğunun 8 metre, genişliğinin ise yaklaşık 70 santim olduğu öğrenildi. "Buranın bir kopyasını da müzeye koymayı düşünüyoruz" Kaya resimleriyle ilgili bilgi veren Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, "Yaklaşık 8 yıl önceki su seviyesinden daha yüksek bir seviyede. Ve burada zorlanarak kaya resimlerini tekrar inceleme fırsatı bulduk. Su altında yaptığımız incelemelerde ise üzerlerinde midye kabukları yerleşmiş vaziyette. Bu da görüntü almamızı zorlaştırdı. Ama daha sonra yapılacak çalışmalar neticesinde bu midyeler temizlenip net bir görüntüler alınıp buranın bir kopyasını da müzeye koymayı düşünüyoruz" dedi. Müze Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik ise, "Bugün Belören’de bulunan kaya resimlerini incelemek için geldik. Normal dönemde su seviyesi çok yüksek olduğu için kesinlikle ulaşmak imkansızdı. Şu mevsim an itibariyle suyun en düşük seviyede olduğu zamanlar. Biz de geldik bunun üzerine bir kontrol yaptık ama yine hala tam olarak açığa çıkmamıştı. Yaklaşık bir buçuk iki metre derinlikteydi hala" diye konuştu.
Balıkesir Kitap Fuarı’nda medya, siyaset ve edebiyat rüzgârı esti
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:10 Balıkesir Kitap Fuarı’nda medya, siyaset ve edebiyat rüzgârı esti Balıkesir’de 17 Ekim’de kapılarını açan ve her gün binlerce kitap tutkununu bir araya getiren 1. Balıkesir Kitap Fuarı beşinci gününde de medya, siyaset, bilim ve edebiyat dünyasının tanınmış isimlerini ağırladı. Beşinci gün ile birlikte yaklaşık 70 bin ziyaretçiyi ağırlayan ve 26 Ekim’e kadar devam edecek fuara özellikle gençlerin ilgisi dikkat çekti. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ve 17 Ekim’de kapılarını ziyaretçilere açan Balıkesir Kitap Fuarı 26 Ekim tarihine kadar Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitap tutkunlarını ağırlamaya devam edecek. Türk edebiyatının nice büyük isminin yolunun geçtiği Balıkesir’e; 10 gün boyunca 200’ü aşkın edebiyatçı, gazeteci ve akademisyen ile 100’ü aşkın yayınevinin yer aldığı bir fuar kazandıran Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Balıkesir’imizi fuarlar ve festivaller kenti yapacağız" sözünü tuttu. İlk günden itibaren her gün on binlerce kitapseveri buluşturan ve beş günde 70 bin ziyaretçiyi ağırlayan fuarda beşinci günde; Prof. Dr. Arman Zafer Yalçın, Necdet Saraç, Zeynep Altıok, Haldun Solmaztürk ve Ceyhun Bozkurt gibi usta isimler gerçekleştirdikleri söyleşilerin ardından kitaplarını imzaladılar. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Mutlu Tanrıkulu, Gazeteci ve Yazar Necdet Saraç ile Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Ramazan Demir’in katılımıyla gerçekleşen "Yerel ve Ulusal Medyanın Durumu" söyleşine özellikle gazeteciler yoğun ilgi gösterdi. Uygarlığın inşa edilmesinde kalkınmanın önemine değinen ve 21. yüzyılda kalkınmayı tüm detaylarıyla ele alan Prof. Dr. Arman Zafer Yalçın, "Yeni bir kalkınma modeli için dayanışma ekonomileri geliştirilebilir. Yeni mülkiyet biçimleri tasarlanmalıdır. Bizim yeni bir toplumsak sözleşmeye ihtiyacımız var. Ekonomide ve toplumda mutlaka yeni sınırlar belirlemek ve toplumun o sınırlar içinde kalmasını sağlamalıyız. Mutlaka toplumu güçlendirmek gerekiyor. Eşitsizliğin giderilmesi için ultra zenginlerin ultra vergilenmesi gerekiyor. Finansal sistem bugün zenginliğin ana kaynağı olmuş durumda. Üretmeyen toplumlar ayakta kalamaz cümlesi bana göre anlamını yitirmiş durumda. Üretiyoruz zaten ama biz artık bölüşüm tarafını tartışmalıyız. Mesele üretmekte değil, üretilen gelirin adil bölüşülmemesinden kaynaklanan bir kriz ve buhran var ortada" ifadelerini kullandı. Tanrıkulu: Gazeteciler, şehrin hafızasıdır Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Ramazan Demir, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Mutlu Tanrıkulu ile Gazeteci ve Yazar Necdet Saraç’ın konuşmacı olduğu "Yerel ve Ulusal Medyanın Durumu" adlı söyleşide gazeteciliğin dünü, bugünü ve geleceği ele alındı. "Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ‘Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesi.Basın görevlilerinden bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır’" ifadesini kullanan Mutlu Tanrıkulu, gazetecilerin aslında şehirlerin de hafızası olduğunu dile getirdi. Saraç: Gazetecilik yapmak kolaylaştı, gazeteci olmak zorlaştı 21 Ekim öldürülüşünün yıldönümü olduğu için konuşmasına Ahmet Taner Kışlalı’yı anarak başlayan Necdet Saraç da "Küresel dünyada ulusal ve yerel basın kavramları ortadan kalktı. Gazetecilik yapmak kolaylaştı. Gazeteci olmak zorlaştı. Çünkü gazeteci dediğin rüzgâra karşı yürür... Gazetecinin birinci görevi doğru haber vermektir. Haber vermek için de kendisini özgür ve güvende hissetmesi gerekir" vurgusundan sonra "Türkiye siyasal tarihinde sansürün hep yeri olmuştur. Ama en önemli şey sansürün dışında otosansürdür" vurgusu yaptı... Demir: Gazetelerde son yıllarda büyük bir yozlaşma var Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte gazeteciliğin de kolaylaştığını söyleyen Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Ramazan Demir, "Gazetelerde son yıllarda büyük bir yozlaşma var. 2000’lerden sonraki gazetelere baktığımızda bir çoğu tek elden çıkmış gibi duruyor. 30-50 yıl sonrasında insanlar kütüphanelerde gazeteleri aldıklarında ‘Balıkesir’de hiçbir şey yaşanmamış sadece belediyecilik faaliyetleri varmış’ diyecekler" ifadesini kullandı. Atatürk’ün yazdığı ve okuduğu kitaplarla ilgili sunumunu gerçekleştiren Emekli Tuğgeneral Dr. Haldun Solmaztürk, "Demokrasi’nin Atatürk’ün devlet anlayışında, görüşünde çok önemli bir yeri vardır. Atatürk elinde hiçbir şey yokken, yoktan var ederek kazandı. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinde kitapların çok çok özel bir yeri vardır. Atatürk’ü anlamak demek öncelikle Atatürk’ü "Atatürk" yapan süreci anlamak demektir. Atatürk bir anne babadan doğan çocuktu. O çocuk nasıl oldu da bütün dünyanın hayran olduğu tarihte hem asker olarak hem devlet adamı hem de bir lider olarak nasıl öne çıktı? Onu diğer insanlardan ne farklı kıldı? Bunu anlamak lazım. Atatürk’ü ‘Atatürk’ yapan kitaplardır" şeklinde konuştu. Öner Yağcı, "Gençliğe güvenmek bizim birinci ilkemiz olmalıdır." diyen Öner Yağcı yaptığı sunumda Türk edebiyatının usta kalemi Sabahattin Ali’yi anlattı. Türk edebiyatının unutulmaz şair ve yazarlarından Metin Altıok’un kızı ve 26. Dönem CHP Milletvekili Zeynep Altıok "Kavramların içi boşaltıldı. Demokrasi denilen şeyin ne olduğunu yeniden hatırlamak zorundayız." diyerek içi "İçi Boşaltılan Cumhuriyet ve Laiklik" adlı söyleşisini gerçekleştirdi. Yeni dönemde Türkiye’nin jeopolitik gücünü anlatan Ceyhun Bozkurt, "Türkiye’nin amacı dünyanın dengelerini gözeterek eski bağlantılı olduğu ittifak seçeneklerini kendi lehine çevirerek yeni alternatif güç ortaklarıyla da bağlantılarını geliştirmeye çalışıyor. Ve bunun mücadelesini veriyor. Bunu yaparken saldırganlıkla da karşı karşıya" dedi.
Düğüne geç kalana sulu ceza
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:08 Düğüne geç kalana sulu ceza Manisa’nın Demirci ilçesinde düğüne geç katılan, yemek taşımayan ve oynamayan akrabalar su dolu yalağa atılarak cezalandırılıyor. Demirci’ye bağlı Sevinçler Mahallesinde yıllardır sürdürülen geleneğe göre, düğün törenlerinde mahalle sakinleri, Türk bayrağı açıp davul zurna çalarak damadın akrabalarını evlerinde ziyaret ediyor. Sini çıkarma öncesi mahalle gençleri 4 kişiyi yüzlerini siyaha boyayıp geleneğe göre davul ve zurna önünde oynayarak mahalle sakinleri eğlendirecek dayı başları hazırlanıyor. Evlenecek çifte hediye edilecek eşyalarla hazırlanması gereken sinileri toplayan vatandaşlar, yöresel mani ve deyişlerle ev sahibini dışarı çağırıyor. Ev sahibi evlenecek çift için içerisinde gıda, giyecek ve çeşitli hediyelerin yer aldığı siniyi köyün gençlerine teslim ediyor. Hediyelik sini hazırlanmadıysa ya da siniye yeterli özenin gösterilmediği görülürse mahalle gençleri muhtarın tespiti ile akrabaya bir ceza kesiyor. Düğün sırasında oynamamak, yemek dağıtımına yardım etmemek ve düğüne geç gelmekte ceza gerektirebiliyor. En yaygın ceza ise mahalledeki su dolu yalağa atılmak. Mahallelinin kucaklayarak yalağa attığı ’ilgisiz akrabanın ıslandıktan sonra davul zurna eşliğinde oynaması düğünlere renk katıyor. Su dolu yalağa atılan akrabalar ise çıktıktan sonra davul zurna eşliğinde meydanda oynuyor. Mahalle sakinleri de bu güzel ve eğlenceli geleneği keyifle evlerinin balkonlarından izliyor. "Geleneğimizi yaşatıyoruz" Mahalle sakinlerinden Mehmet Kıran yaptığı açıklamada, "Yıllar öncesinden günümüze gelen bu geleneğimiz sabah sini çıkarmak ile başlar. Akabinde gençlerimiz çeşitli kıyafetler giydirip damadın akrabalarının evlerini gezerek, hazırlanan hediyelik siniler toplanır. Siniye gerekli özeni göstermeyen, düğüne geç gelen ve oynayamayan akrabalar ceza olarak mahalledeki su dolu yalaklara atılır. Hep birlik doyasıya eğleniriz" dedi.
"Canımdan Can" filmi galası yoğun ilgi gördü
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:08 "Canımdan Can" filmi galası yoğun ilgi gördü Bursa’da uyuşturucu, kadın şiddeti, gıda israfı, maganda kurşunları ve orman yangınları gibi toplumsal sorunlara dikkat çekmek amacıyla çekilen "Canımdan Can" filminin galası izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen gala gösterimine, çok sayıda dernek başkanı, CHP Meclis Üyesi ve Osmangazi Belediyesi Başkan Vekili Hamiyet Arıksalan, Kültür ve Sanat Derneği Kadın Kolu Başkanı Özlem Kıran, Bursa Kent Konseyi Edebiyat Çalışma Grubu üyeleri ve sanatsever vatandaşlar katıldı. Filmin senaryo danışmanlığını yapan ve birçok bölümünü kaleme alan AK Parti 22. Dönem Bursa Milletvekili Faruk Anbarcıoğlu, yaptığı açıklamada amatör bir ekiple yola çıktıklarını ve temel amaçlarının toplumsal konulara dikkat çekmek olduğunu söyledi. Profesyonellik iddialarının olmadığını vurgulayan Anbarcıoğlu, "Maalesef uyuşturucu kullanımı 9-10 yaşlara kadar indi. Aileler ve emniyet başta olmak üzere hepimizin bu konuda sorumluluğu var. İnsanlarımız kötü hallere düşmeden önce tedbir almak istiyoruz. Filmimizin konularından biri de bu" dedi. Toplumsal duyarlılığı artırmak için birçok farklı temayı işlediklerini belirten Anbarcıoğlu, "Balkonunda oturan insanlar, dışarıda bilinçsizce ateşlenen silahlarla hayatlarını kaybediyor. Bunu gündeme almak istedik. Ayrıca filmimizde ‘Müstecip Onbaşı’ adını da geçirdik. 1915’te Çanakkale’de Fransız denizaltısını tek başına esir alan bu kahramanımızı toplumun büyük bölümü tanımıyor. Belediyelerin meydanlarına ve caddelerine bu ismi vermesini isteriz" ifadelerini kullandı. Girişin ücretsiz olduğu galada izleyiciler, sosyal sorumluluk projesi kapsamında çekilen filmi beğeniyle izledi.
Sandıkçı: "Canikli gençlerimizi şehitler diyarı Çanakkale’yle buluşturuyoruz"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:07 Sandıkçı: "Canikli gençlerimizi şehitler diyarı Çanakkale’yle buluşturuyoruz" Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canikli Gençler Ecdadın İzinde" projesiyle bu yıl da ilçedeki 12. sınıf öğrencilerinin tamamını Çanakkale’ye gönderdiklerini söyledi. Milli ve manevi yönleri güçlü nesilleri yetiştirmek için çalışmaya devam ettiklerini ve bu hedefle birçok projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizdeki tüm 12. sınıf öğrencilerimizi şehitler diyarı Çanakkale’ye gönderiyor, kahraman şehitlerimizin manevi huzuruyla buluşturuyoruz" dedi. Canikli gençler ecdadın izinde "Canikli Gençler Ecdadın İzinde" projesini 3 yılı aşkın bir süredir devam ettirdiklerini ve bugüne değin binlerce Canikli genci Çanakkale’ye yolcu ettiklerini söyleyen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde bilimde, teknolojide ve sanatta olan çalışmalarıyla farkındalık oluşturan gençlerimizin aynı zamanda sahip oldukları erdemle, güçlü milli ve manevi yönleriyle kendilerinden sonraki nesillere örnek olmalarını istiyoruz. Canikli Gençler Ecdadın İzinde projemizle Canikli gençlerimizi şehitler diyarı Çanakkale’yle buluşturuyoruz. Canikli gençlerimizi vatan, millet ve mukaddes değer uğrunda mücadele eden aziz şehitlerimizin manevi huzuruyla bir araya getiriyoruz. Gençlerimiz, uzman rehberin anlatımları eşliğinde Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nda incelemelerde bulunuyor. Canikli gençlerimizin Çanakkale’de destan yazan kahraman ecdadımızın, aziz vatanımız uğrunda verdiği bağımsızlık mücadelesini yüreklerinde hissetmelerini önemsiyoruz. 3 yılı aşkın bir süredir gerçekleştirmeye devam ettiğimiz Canikli Gençler Ecdadın İzinde projemizle bugüne değin binlerce gencimizi şehitler diyarı Çanakkale ile buluşturduk. 2025 yılı proje sürecimiz devam ediyor. Projemizle ilçemizdeki tüm 12. sınıf öğrencilerimizi kafileler halinde şehitler diyarı Çanakkale’ye yolcu etmeyi sürdürüyoruz" diye konuştu.
Düğüne geç kalana sulu ceza
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:06 Düğüne geç kalana sulu ceza Manisa’nın Demirci ilçesinde düğüne geç katılan, yemek taşımayan ve oynamayan akrabalar su dolu yalağa atılarak cezalandırılıyor. Demirci’ye bağlı Sevinçler Mahallesinde yıllardır sürdürülen geleneğe göre, düğün törenlerinde mahalle sakinleri, Türk bayrağı açıp davul zurna çalarak damadın akrabalarını evlerinde ziyaret ediyor. Sini çıkarma öncesi mahalle gençleri 4 kişiyi yüzlerini siyaha boyayıp geleneğe göre davul ve zurna önünde oynayarak mahalle sakinleri eğlendirecek dayı başları hazırlanıyor. Evlenecek çifte hediye edilecek eşyalarla hazırlanması gereken sinileri toplayan vatandaşlar, yöresel mani ve deyişlerle ev sahibini dışarı çağırıyor. Ev sahibi evlenecek çift için içerisinde gıda, giyecek ve çeşitli hediyelerin yer aldığı siniyi köyün gençlerine teslim ediyor. Hediyelik sini hazırlanmadıysa ya da siniye yeterli özenin gösterilmediği görülürse mahalle gençleri muhtarın tespiti ile akrabaya bir ceza kesiyor. Düğün sırasında oynamamak, yemek dağıtımına yardım etmemek ve düğüne geç gelmekte ceza gerektirebiliyor. En yaygın ceza ise mahalledeki su dolu yalağa atılmak. Mahallelinin kucaklayarak yalağa attığı ’ilgisiz akrabanın ıslandıktan sonra davul zurna eşliğinde oynaması düğünlere renk katıyor. Su dolu yalağa atılan akrabalar ise çıktıktan sonra davul zurna eşliğinde meydanda oynuyor. Mahalle sakinleri de bu güzel ve eğlenceli geleneği keyifle evlerinin balkonlarından izliyor. "Geleneğimizi yaşatıyoruz" Mahalle sakinlerinden Mehmet Kıran yaptığı açıklamada, "Yıllar öncesinden günümüze gelen bu geleneğimiz sabah sini çıkarmak ile başlar. Akabinde gençlerimiz çeşitli kıyafetler giydirip damadın akrabalarının evlerini gezerek, hazırlanan hediyelik siniler toplanır. Siniye gerekli özeni göstermeyen, düğüne geç gelen ve oynayamayan akrabalar ceza olarak mahalledeki su dolu yalaklara atılır. Hep birlik doyasıya eğleniriz." dedi. (SC-
Tarihe yolculuk başlıyor: Gölbaşı’nda cumhuriyet coşkusuna yakışır gösteri
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:57 Tarihe yolculuk başlıyor: Gölbaşı’nda cumhuriyet coşkusuna yakışır gösteri Gölbaşı Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Ankara’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutan "Şehirlerin Ecesi: Ankara" adlı özel gösteriye ev sahipliği yapacak. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, tarihi destansı bir şekilde anlatacak gösteriye tüm vatandaşları davet etti. Gölbaşı Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. yılı kutlamaları kapsamında tarih ve kültürle harmanlanmış bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. 28 Ekim Salı günü Ata Sahne-TED Ankara Koleji Sahne Sanatları ve Gösteri Merkezi’nde sahnelenecek olan "Şehirlerin Ecesi: Ankara" adlı özel gösteri, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak. Pınar Ayhan’ın anlatımıyla sahneye taşınacak gösteride, Ankara’nın Hititler’den Frigler’e, Roma’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kadim yolculuğu müzik, dans, anlatı ve görsel efektlerle epik bir dille yeniden hayat bulacak. Cumhuriyetin ilanına giden yolda Türkiye’nin kalbi olan Ankara’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutacak olan gösteride tarih, kültür, sanat ve teknoloji aynı sahnede buluşacak. Ayrıca Ankara Kulübü Derneği’ne bağlı seğmenler ve dansçılar, dönemin ruhunu yansıtan etkileyici performanslarıyla sahnede yer alacak. "Cumhuriyet ruhunu, kültür ve sanatla yaşatmak boynumuzun borcudur" Bu özel gösteriye tüm Ankaralıları ve Gölbaşı halkını davet eden Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken, bu kutlu günü yalnızca resmi törenlerle değil, aynı zamanda milletimizin tarihine ve kültürüne ışık tutan sanatsal etkinliklerle de taçlandırmak istedik. Çünkü Cumhuriyet sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda bir zihniyet devrimidir, bir yeniden doğuş hikâyesidir. Bu hikâyenin merkezinde ise Ankara vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde Anadolu’nun bağrında doğan bu yeni devletin başkentinin tarih boyunca nasıl bir medeniyetler köprüsü olduğuna, nasıl bir dirilişe ev sahipliği yaptığına hep birlikte tanık olacağız. ‘Şehirlerin Ecesi: Ankara’ adlı bu özel gösteriyle sadece geçmişe değil, geleceğe de bir ışık tutmak, özellikle genç kuşaklara Ankara’nın ve Cumhuriyet’in önemini anlatmak istiyoruz. Gölbaşı Belediyesi olarak kültür ve sanatın birleştirici, bilinçlendirici gücüne inanıyor, Cumhuriyet coşkusunu halkımızla birlikte sanatın en güzel haliyle kutlamaktan onur duyuyoruz. Gösteriye tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.