Son Dakika
|
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Okan Buruk: "Bu galibiyet şampiyonluk yolunda çok önemliydi"
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Küçükçekmece Gölü kırmızıya döndü
Beykoz’daki yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Okan Buruk: "Bu galibiyet şampiyonluk yolunda çok önemliydi"
İsrail’de iki eski başbakan Netanyahu’ya karşı ittifak kurdu
Mahalle yanarken onlar derbiyi izledi
KÜLTÜR SANAT
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:38:24
İstanbul’un simge yapılarından Ayasofya-i Kebir Camii’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmalarında kritik bir aşamaya geçildi. Devam eden çalışmalarda ana kubbenin korunması amacıyla geçici çelik konstrüksiyonla kapatılmaya başlandığı havadan çekilen görüntülere yansıdı. Ayasofya-i Kebir Camii’nde yapının neredeyse tamamını saran yoğun iskele sistemi, özellikle ana kubbe etrafında kurulan çelik platformlar ve vinç dikkat çekiyor. Bu durum, yalnızca yüzeysel bir onarım değil; yapının statik güvenliğini hedefleyen derin bir müdahalenin sürdüğünü gösteriyor. Kubbe çevresindeki metal taşıyıcı sistem ve hazırlıklar, geçici çatı kaplama sürecinin sahada aktif şekilde ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya’daki çalışmaların bilim kurulları denetiminde sürdüğünü belirterek, restorasyonun planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini açıkladı. Restorasyon kapsamında ana kubbenin dış etkenlerden korunması ve iç mekandaki tarihi mozaiklerin zarar görmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform sistemleri kuruluyor. Ayrıca kubbe üzerindeki kurşun kaplamaların sökülerek yenilendiği, yapının depreme karşı güçlendirilmesi için kapsamlı mühendislik çalışmalarının yürütüldüğü bildirildi. Tarihi yapı için en kapsamlı müdahale Yetkililer, yürütülen çalışmaların Ayasofya’nın yaklaşık 1500 yıllık tarihinde gerçekleştirilen en geniş kapsamlı restorasyon olduğunu vurguladı. Ana kubbe güçlendirme, minarelerde onarım ve yeniden yapılandırma, yer altı tünellerinin temizliği ve belgelenmesi, özgün malzeme ile restorasyon gibi çok katmanlı uygulamalar eş zamanlı olarak yürütülüyor. Havadan çekilen son görüntülerde, kubbe çevresinde kurulan geniş çelik platformlar, vinç sistemleri ve yoğun iskele ağı dikkat çekiyor. Yapının üst kısmını çevreleyen bu sistemler, geçici çatı uygulamasının sahada aktif şekilde sürdüğünü ortaya koyarken, kubbenin tamamen kapatılmasına yönelik hazırlıkların son aşamaya geldiğini gösteriyor. Uzmanlara göre bu yöntem, hem restorasyonun güvenli şekilde yapılmasını sağlıyor hem de Ayasofya’nın iç mekanındaki tarihi dokunun korunmasına katkı sunuyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:37
Zeytinin zirvesi İzmir’de kuruluyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan da başlıyor. İzmir Fuar Alanında 2 Mayıs 2026 tarihine kadar açık kalacak organizasyon C Hol’de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik programıyla da katılımcılara önemli fikirler ve bilgiler sağlayacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği imkanlarını geliştirmek maksadıyla düzenleniyor. Zeytinin bahçede üretimden, işleme ve tüketimine kadar uzanan geniş bir yelpazede, faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Fuara üretici 85 firma katılıyor. Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılacak üreticeler var. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, makine tanıtımları, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği fuar programı, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech’in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00’de gerçekleştirilecek açılış töreni ve 12 de başlayacak panel ile starta alacak. Panelde "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirilecek. "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" başlığı ile zeytin üretiminde katma değer sağlama konusu ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30’da gerçekleştirilecek "Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler" başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, lezzet analizi ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45’te düzenlenecek "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" panelinde ise üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin genç müteşebbislerin tecrübeleri paylaşılacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech’te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00’de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı’nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir’in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’nın gastronomi ile entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs’ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, "Üretim - Emek - Değer Zinciri" temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de düzenlenecek "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15’te gerçekleştirilecek "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, "Tüketim - Deneyim - Algı" temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00’da gerçekleştirilecek "Dr. Zeytin" oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00’de düzenlenecek "Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15’te gerçekleştirilecek "Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri" başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı "Olivbar" alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan "Köstem Zeytinyağı Müzesi" özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:15
Sinop’ta Osmaniye Mahallesi dernek çatısı altında birleşti
Karadeniz’in incisi Sinop’ta sosyal dayanışmayı güçlendirmek ve yerel kültürü gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla kurulan Sinop Osmaniyeliler Kültür Turizm Sosyal Yardımlaşma Derneği (SOYDER), faaliyetlerine başladı. Kapsayıcı yapısı ve geniş vizyonuyla dikkat çeken dernek, kentin sosyal hayatına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Merkezi Sinop’ta bulunan ve şubeleşmeden tek çatı altında büyük projeler yürütmeyi planlayan SOYDER, özellikle Osmaniye Mahallesi sakinlerini odağına alarak mahalle kültürünü yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Dernek, yalnızca bir yardımlaşma platformu olmanın ötesine geçerek toplumsal sorunlara yerinde çözümler üretmeyi, çevre bilincini artırmayı ve doğal yaşamın korunmasına katkı sunmayı hedefliyor. SOYDER’in başkanlığını Hasan Gökmen üstlenirken, başkan yardımcılığı görevini Ömer Gökaydın yürütüyor. Derneğin kurucu kadrosunda ise Erkan Turan ve beraberindeki ekip yer alıyor. Başkan Hasan Gökmen, derneğin yalnızca yerel ölçekte kalmayacağını belirterek ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri kurmayı hedeflediklerini ifade etti. Gerekli görülmesi halinde temsilcilikler açarak etki alanını genişleteceklerini vurgulayan Gökmen, yurt içi ve yurt dışından sağlanacak desteklerle ihtiyaç sahiplerine ulaşacaklarını kaydetti. Öte yandan derneğe üye olmak isteyen vatandaşlar için başvuru süreci başlatıldı. Belirlenen şartları taşıyan adayların yazılı başvurularının yönetim kurulu tarafından inceleneceği ve başvuruların 30 gün içinde sonuçlandırılacağı bildirildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:15
Kurtuluş savaşının sessiz efsanesi ‘İsmet Tayyaresi’ Muğla’da birebir sergileniyor
Kurtuluş Savaşı’nın kırılma noktası olarak gösterilen Sakarya Meydan Muharebesinde görev alan ve Vecihi Hürkuş tarafından kullanılan ‘İsmet Tayyaresi’ Muğla’nın Menteşe ilçesinde Uğur Mumcu Bulvarı ile Atatürk Bulvarının kesiştiği noktada birebir ölçülerde maketi sergileniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına ve ölçülerine sadık kalınarak maketi yapılan İsmet Tayyaresi Türk tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisini oluşturuyor. Uçak, Kuşadası’na düştü İngilizler tarafından Yunanlılara teslim edilmek üzere Londra’dan kalkarak İzmir’e seyir halinde iken Kuşadası üzerinde seyrederken düştü. Uçağın enkazına Türkler ve İtalyanlar ulaşırken, uçağın mürettebatı yapılan anlaşma gereği İtalyanlara verilirken, enkazı Türklerde kaldı. Uçağın parçaları gizlice deve ve atlarla Muğla’ya getirilerek burada Ankara’dan gelen Makinist Eşref Bey, Muğlalı marangoz Mehmet Köseoğlu, tüfekçi Emir Bekiroğlu Sadık ve demirci Salih Madanoğlu tarafından montajı yapılarak Vecihi Hürkuş tarafından yapılan deneme uçuşlarını ardından Sakarya savaşına katıldı. Uçak Yunanlılara verilmek üzere Londra’dan İzmir’e gelirken Kuşadası üzerinde düştü Yunanlıların İzmir işgalinde en büyük desteği veren İngilizler, Yunanlılara teslim edilmek üzere Londra’dan kalkan uçak, Kuşadası üzerinde düştüğünü açıklayan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Akça, "Muğla, Milli Mücadele döneminde yaklaşık bin 500 tane şehit verdi. Buna karşılık yine Muğla, Aydın cephesine maddi ve manevi olarak yardımda bulundu. 6 bin 500 lira civarında. Tabi 6 bin 500 lira şimdiki parayı da hesaplamayalım. O dönemin şartlarında 6 milyar civarında gibi tahmin edebiliriz. Tabii burada Muğla’nın Milli Mücadelede bir başka önemli yeri de arkamızda bulunan İsmet uçağıdır. Bu uçağın da şöyle bir hikâyesi vardır. Bilindiği gibi Yunanlıları İzmir’e çıkaran güç İngilizlerdi. İngilizlerin himayesinde İzmir’e çıkan Yunanlılar, yine İngilizlerin himayesinde bir nevi vekil savaşı yapmışlardır. Tabii bunu yaparken de Yunanlılara maddi ve manevi tüm desteği veren İngilizler olmuştur. İşte bu meyanda İngilizler 1921 yılında bir uçak yardımında bulunmuşlardır. Bu uçaklardan birisi de Londra’dan kalkıp İzmir’e doğru gelirken Kuşadası yakınlarına düşmüştür. Tabii bu uçak muhtemelen rotasını kaybederek düşmüş Kuşadası yakınlarına. Uçağı hem Türkler hem de İtalyanlar görüyor. Bunun üzerine her iki tarafta uçağa hızlı bir şekilde hareket edip ulaşıyorlar. Tabii burada kısa bir kavga ve nizadan sonra anlaşmaya gidiyorlar İtalyanlarla Türkler. Ve sonuçta uçağın mürettebatı İtalyanlarda, uçağın enkazı da Türklerde kalıyor. Türkler bu enkazı alıp parçalayıp o dönem şartlarda develere veya at arabasına yığıp da o zamanki küçük çaplı ciplere koyarak Muğla’ya taşıyorlar. Çünkü Muğla o dönem için daha güvenli bir bölge" dedi. Uçak enkazı Muğla’ya getirildi, Vecihi Hürkuş kullandı Aydın Kuşadası’ndan Muğla’ya getirilen uçak enkazı tamir edildikten sonra uçağı kullanmak üzere dönemin en ünlü havacısı Vecihi Hürkuş’un Muğla’ya geldiğini belirten Akça, "Muğla’ya gelen bu uçak yine hemen Ankara’ya, TBMM hükümetine haber veriliyor. Ankara’dan tayyare makinisti Eşref Bey buraya hemen gönderiliyor. Ve Eşref Bey’in usta başlığında Muğla’nın ileri gelen ustaları Muğla sanayinde bu uçağı tamir ediyorlar ve uçağı almak için de buraya Ankara hükümeti o zamanın meşhur pilotlarından veya havacılarından Vecihi Hürkuş’u gönderiyor. Vecihi Bey 7 Temmuz’da Ankara’dan çıkıyor, 9 Ağustos’ta Muğla’ya ulaşıyor, 10-19 Ağustos arası burada kalıyor ve burada makinist Eşref Bey’le beraber bu uçağa deneme uçuşları yapıyorlar" dedi. Türk tarihi için kırılma noktasının en önemli unsuru oldu 1683 Viyana kuşatmasından sonra gerçekleşen ilk saldırı savaşına en büyük katkıyı veren ‘İsmet Tayyaresi’ olduğunu açıklayan Akça, "Deneme uçuşu sonucunda uçağın tamir edildiğini ve uçmaya hazır olduğunu test ettikten sonra 19 Ağustos’ta uçağı buradan alıp Akşehir’e ulaştırıyorlar. 21 Ağustos’ta Akşehir’e varıyor. Çünkü Akşehir o dönem için bizim Hava Kuvvetleri’nin merkez üssü. Şu anda hala Konya Hava Kuvvetleri de merkez üssü konumundadır. Bir gün burada kaldıktan sonra talimat üzerine Ankara’ya getiriliyor. 22’sinde 23’ünde Malıköy’e ulaştırılıyor ve biliyorsunuz 23 Ağustos’ta Sakarya Savaşı’nın ilk taarruzu başlamıştır. Sakarya Savaşı için bu gezi, gözlem, keşif uçuşuna başlamıştır. 23 Ağustos’tan itibaren ve 6 Eylül’e kadar bu uçuşa devam etmiştir. Vecihi Hürkuş ve diğer makinistlerle beraber toplam bu dönemde 24 defa uçuş yapmıştır. Sadece Sakarya Savaşı için bu uçak ve Sakarya Savaşı bittikten sonra Mustafa Kemal demiştir ki Sakarya Savaşı Türk tarihi için bir kırılma noktasıdır. Sakarya Savaşı’nı kazandık, artık bundan sonra önümüz açıldı. Ve Sakarya Savaşı Türk tarihi için Viyana’dan beri yapılan savunma savaşının son savaşıdır. Artık bundan sonra saldırı savaşına geçilecektir ve bu da büyük taarruzdur. Özellikle arkamızdaki İsmet uçağının Batı cephesindeki faaliyetleri dolayısıyla Batı cephesinde zafer kazanılmasında Muğla’nın da bir payının olduğunu düşünüyoruz, çorbada bir tuzun olduğunu düşünüyoruz" dedi. Uçağa ‘İsmet’ ismini Vecihi Hürkuş verdi Muğla’da birebir ölçülerde sergilenen ‘İsmet Tayyaresi’ olarak bilinen ismini ünlü havacı Vecihi Hürkuş tarafından verildiğini belirten Prof. Dr. Akça, "Bir başka belirtmemiz gereken de şu. Bu uçağın ismi neden İsmet? Onu da Vecihi Hürkuş vermiştir. Muğla’ya geldiği zaman uçağın test uçlarına sonra, çünkü o dönem için Ankara hükümetin ağır elinde iki üç tane uçak vardır. Bu uçağın tekrar zarar görüp tekrar bir tamirata verilmemesi adına İsmet ismi verilmiştir. Çünkü İsmet, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.)vasıflarından birisidir. İsmet, korumak, himaye etmek, kötülükten korunmak, azledilmek anlamındadır. İsmet ismi vererek de Allah korusun bu uçak bir daha zarar görmesin demiştir" dedi. İsmet Tayyaresi De-Hawilland-9 modeli İngiliz yapımı bombardıman uçağı olup, mürettebat sayısı 2 kişidir. Boyu 9.04 metre, yükseklik 3.18 metre, kanat açıklığı 12.93 metre ve ağırlığı da bin 513 kilogram. Hızı da 180 km/h. olan uçağın silah kapasitesi ise 1 adet Vickers MG öne, 1 adet Levis MG arkaya.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
"Re-New Nature Kütahya" sergisi kapılarını açtı
3
26 Nisan 2026 Pazar- 14:30
"Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı
4
26 Nisan 2026 Pazar- 12:38
Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü
5
26 Nisan 2026 Pazar- 11:38
Barış Manço’nun şarkılarından esinlenilerek yapılan eserler sanatseverlerle buluştu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:13
Bursa, sürdürülebilir turizmde dünya sahnesinde
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin doğaya, kültüre ve topluma duyarlı turizm vizyonu sayesinde Bursa; Green Destinations Alliance tarafından hazırlanan Good Travel Experiences rehberinde yer aldı. Rehberde, Bursa’nın iki özgün etkinliği Bursa Leylek Şenliği ve Aktopraklık Arkeofest, "iyi seyahat deneyimleri" arasında gösterildi. Bursa’nın binlerce yıllık tarihini, eşsiz doğasını ve kültürünü korumak, geleceğe taşımak ve turizm potansiyelini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Bursa’yı dünyanın en iddialı destinasyon alanlarından biri yapmak için tanıtım hamlelere devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir turizmi kent yaşamının merkezine yerleştiren vizyonu, uluslararası düzeyde önemli bir başarıyla taçlandı. Bursa, ‘En iyi seyahat deneyimleri’ arasında Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda Bursa; Green Destinations Alliance tarafından hazırlanan ‘Good Travel Experiences’ rehberinde ‘Leylek Şenliği’ ve ‘Aktopraklık Arkeofest’ ile ‘iyi seyahat deneyimleri’ arasında yer aldı. Dünya genelinde çevreye, doğaya ve kültürel değerlere duyarlı turizm uygulamalarını bir araya getiren rehber; iklim, çevre ve kültür üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirirken, yerel topluluklar için sosyal ve ekonomik faydayı artıran örnekleri tanıtıyor. Bursa’nın da bu seçkide yer alması, kentin sürdürülebilir turizmdeki vizyonunun uluslararası alanda örnek gösterildiğini kanıtlıyor. Geleceğine sahip çıkan turizm anlayışı Good Travel Experiences rehberinde yer almak, Bursa’nın yalnızca geçmişine değil, geleceğine de sahip çıkan bir turizm anlayışının uluslararası düzeyde tescillenmesi anlamına geliyor. Bu başarı, Bursa’nın doğa, kültür ve insanı merkeze alan bütüncül yaklaşımıyla, geleceğin sorumlu turizm destinasyonları arasında öncü bir konum edindiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bursa Leylek Şenliği, doğa temelli turizmin en özgün örneklerinden biri olarak biyolojik çeşitlilik ve kuş göçü farkındalığını artırırken; Aktopraklık Arkeofest, arkeolojik mirası halkla buluşturan, çocuklara ve gençlere yönelik interaktif öğrenme deneyimleriyle kültürel sürdürülebilirliği güçlendiriyor. Turizmde güçlü adımlar Konuyla ilgili açıklamada bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Bursa’yı yalnızca gezilen değil, doğayla, tarih ve kültürle birlikte deneyimlenen bir şehir haline getirmeyi hedefliyoruz. Bursa Leylek Şenliği ve Aktopraklık Arkeofest’in Good Travel Experiences rehberinde yer alması, bu vizyonun dünyada karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu başarı, Bursa’nın sürdürülebilir turizmdeki güçlü adımlarının uluslararası ölçekte takdir gördüğünün açık bir göstergesidir" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:13
‘Şükrü Bilgiç Öykü’ ödülü sahibini buldu
Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Yazın ve Sanat Derneği iş birliğiyle düzenlenen 2025 II. BUYAZ Şükrü Bilgiç Öykü Ödülü sahibini buldu. Yarışmaya ‘Dedemin Kehanetleri’ adlı öyküsüyle katılan Buse Halican, birincilik ödülüne layık görüldü. Yarışmaya, 147 eser başvuru yaptı Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Yazın ve Sanat Derneği iş birliğiyle bu yıl 2.’si düzenlenen 2025 II. BUYAZ Şükrü Bilgiç Öykü ödül töreni ve anma etkinliği, Şehir Kütüphanesi Üftade Salonu’nda edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleşti. Bu yıl 147 dosyanın başvurduğu yarışmada yapılan ön eleme sonucunda 22 eser değerlendirilmek üzere seçici kurula sunuldu. Cemil Kavukçu, Semiramis Yağcıoğlu, Hülya Soyşekerci, Şaban Akbaba ve Aydın Şimşek’ten oluşan seçici kurul, yarışmaya katılan dosyalar arasında yaptığı değerlendirmede oy birliğiyle ‘Dedemin Kehanetleri’ adlı dosyasıyla Buse Halican’ı birinci seçti. Ödül, Şükrü Bilgiç’in eşi Habibe Bilgiç, BUYAZ Başkanı Bülent Elitok ve Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala tarafından takdim edildi. Bilgiç ailesinin de katıldığı törende konuşan Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala, yarışmayla öykü türüne emek veren yazarları desteklemeyi ve Türk edebiyatına yeni isimler kazandırmayı amaçladıklarını belirterek, tüm katılımcılara ve jüri üyelerine teşekkür etti.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:49
Malatya’da 11. Kitap Fuarı için geri sayım başladı
Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı öncesi bilgilendirme toplantısı yapıldı. 11. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, bu yıl 31 Ekim’de başlayacak. Malatya Nikah Sarayı’nda yapılan toplantıya Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, ilgili daire müdürleri ve basın mensupları katıldı. Kitap ve Kültür Fuarı Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "İlimizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla el ele vererek 31 Ekim 9 Kasım tarihleri arasında Oduzu Pınarbaşı’nda 15 bin metrekarelik alanda fuarımızı gerçekleştireceğiz. Bu yılki fuarımızın teması ‘1 kitap 1000 Umut’. Çünkü biz biliyoruz ki kitap sadece bir bilgi kaynağı değil aynı zamanda umut ilham ve iyileşmenin de bir sembolüdür. Depremin izlerini silmeye çalıştığımız bu dönemde kültürün sanatın ve bilginin insan ruhuna kattığı güç her zamankinden daha kıymetli" dedi. Geçen yıl düzenlenen 10. Malatya Kitap Fuarı’nın şehrin kültür hayatında dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Er, "Geçen yıl yüz binlerce ziyaretçisini ağırladığımız fuarda 300’ü aşkın yayınevi 320 yazar, yüzlerce imza etkinliği ve söyleşi Malatya’yı kitap kokusuyla doldurdu. Bu büyük ilgi bizlere güç verdi. Yeni fuar döneminde çıtayı daha da yükselttik. Bu yıl 320 yayınevi 340 yazar 340 imza etkinliği 75 söyleşi 120 okuryazar buluşması ve 30 yazar STK buluşmasıyla Malatya yeniden kültür ve edebiyat merkezine dönüştüreceğiz" diye konuştu. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Depremden biraz daha çıkalım, toparlanalım diye hızlı bir şekilde kitap fuarı Malatya’mızın hayatına girdi. Biz depremle, Covid’le sarsılan bu alanı yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz" ifadesine yer verdi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ise, "Tüm öğrencilerimize duyurularımız yaptık. Bütün Üniversite ailesi olarak fuara katılacağız" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, "Bu fuar ilimize ciddi moral kaynağı olacağını ve şehrimizin geçmişine yakışır şekilde bir kültür faaliyeti olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz ise Kitap Fuarı’na her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Vali Yavuz, "Tüm Malatya ailesinin bu kitap fuarına sahip çıkması her şeyden önce amacına ulaşması bakımından fevkalade önemli görüyorum. Şehrimizde yapılan ve şehrimize katkı sunması umulan her ne proje faaliyet var ise bir Malatyalı olarak bunun başarısı için hep beraber gayet etmeliyiz. Netice itibariyle bireysel şehirlerin bireysel davranış içerisinde bulunan kişilerin sinerji oluşturmasının imkanı olmadığını her fırsatta söylüyorum. Yaptığımız her bir faaliyetin aslında zihinsel entelektüel ya da felsefi bir geri planı olması gerekir. Elimizden gelen her türlü desteği sunacağız. Yaptığımız her bir faaliyetin aslında zihinsel entelektüel ya da felsefi bir geri planı olması gerekir. Doğaçlama, plansız, aklınıza geldiği gibi iş yapan toplumlar, bireyler asla büyük değişim ve dönüşümleri gerçekleştiremezler. O nedenle biz her gün söylediğimiz sözün her bir yaptığımız bir işin bir felsefi tabanının olduğunu düşünmeliyiz" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:27
Başkan Özdoğan’dan Cumhuriyetin Işığında Sinema Günleri’ne davet
Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Cumhuriyetin 102’nci yıldönümü dolayısıyla düzenlenecek Cumhuriyetin Işığında Sinema Günleri’ne tüm vatandaşları davet etti. Başkan Özdoğan, Hacılar’da 25-28 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek etkinliklerde Milli Mücadele ve Cumhuriyetin Kuruluşu temalı filmlerin gösterileceğini belirterek, "Cumhuriyetimizin 102’nci yılını gururla kutlayacak, tarihimizin dönüm noktalarını hep birlikte hatırlayacağız" dedi. Cumhuriyetin Işığında Sinema Günleri, Şehit Polis Ahmet Cihan Kilci Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek ve toplam 4 gün boyunca sinemaseverleri bir araya getirecek. Film gösterimlerinde, Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün liderliğinde Türk milletince verilen bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet’in kuruluş süreci beyazperdeye taşınacak.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:18
Adıyaman’da 12 bin yıllık kaya resimleri su altında görüntülendi
Adıyaman Atatürk Barajı kıyısındaki ana kayada yer alan 12 bin yıl öncesine ait av sahnesini simgeleyen kaya resimleri su altında görüntülendi. Sekiz yıl önce kuraklık nedeniyle Atatürk Barajı’nda su seviyesinin çekilmesiyle balıkçılar tarafından tesadüfen bulunan Epipaleotik Dönem’e ait su içerisindeki kaya resimleri kontrol edildi. Kurak geçen yaz mevsimi nedeniyle bu yıl da kaya resimlerinin açığa çıkmış olma ihtimaline karşı tekne ile Atatürk Barajı’nda kaya resimlerinin bulunduğu Kahta ilçesine bağlı Belören mevkiine giden yetkililer, kaya resimlerinin su seviyesinin yaklaşık 1 metre altında olduğunu gördü. Müze müdürlüğü yetkilileri su altındaki kaya resimlerini görüntüledi Su içerisine giren müze müdürlüğü yetkilileri su altındaki kaya resimlerini görüntüledi. Kaya resimlerinin neredeyse tamamının midye kabuklarıyla kaplandığı görüldü. Ön temizleme yapan ekipler, resimlerin sağlam olduğunu tespit etti. Önümüzdeki günlerde kaya resimlerinin tamamen temizlenip, bir kopyasının çıkartılarak Adıyaman Müzesi’nde sergilenmesi planlanıyor. 12 bin yıl kazıma tekniği ile yapılan resimler av sahnesini simgeliyor En az 12 bin yıl öncesine ait kaya resimlerinin kazıma tekniği ile yapıldığı biliniyor. Stilize figürler ile ’av sahnesinin’ resmedildiği sahnede insan, dağ keçisi, at, kurt, tilki, leylek gibi çeşitli hayvan figürleri ve değişik şekiller yer alıyor. Resmedilen sahnenin uzunluğunun 8 metre, genişliğinin ise yaklaşık 70 santim olduğu öğrenildi. "Buranın bir kopyasını da müzeye koymayı düşünüyoruz" Kaya resimleriyle ilgili bilgi veren Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, "Yaklaşık 8 yıl önceki su seviyesinden daha yüksek bir seviyede. Ve burada zorlanarak kaya resimlerini tekrar inceleme fırsatı bulduk. Su altında yaptığımız incelemelerde ise üzerlerinde midye kabukları yerleşmiş vaziyette. Bu da görüntü almamızı zorlaştırdı. Ama daha sonra yapılacak çalışmalar neticesinde bu midyeler temizlenip net bir görüntüler alınıp buranın bir kopyasını da müzeye koymayı düşünüyoruz" dedi. Müze Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik ise, "Bugün Belören’de bulunan kaya resimlerini incelemek için geldik. Normal dönemde su seviyesi çok yüksek olduğu için kesinlikle ulaşmak imkansızdı. Şu mevsim an itibariyle suyun en düşük seviyede olduğu zamanlar. Biz de geldik bunun üzerine bir kontrol yaptık ama yine hala tam olarak açığa çıkmamıştı. Yaklaşık bir buçuk iki metre derinlikteydi hala" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:10
Balıkesir Kitap Fuarı’nda medya, siyaset ve edebiyat rüzgârı esti
Balıkesir’de 17 Ekim’de kapılarını açan ve her gün binlerce kitap tutkununu bir araya getiren 1. Balıkesir Kitap Fuarı beşinci gününde de medya, siyaset, bilim ve edebiyat dünyasının tanınmış isimlerini ağırladı. Beşinci gün ile birlikte yaklaşık 70 bin ziyaretçiyi ağırlayan ve 26 Ekim’e kadar devam edecek fuara özellikle gençlerin ilgisi dikkat çekti. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ve 17 Ekim’de kapılarını ziyaretçilere açan Balıkesir Kitap Fuarı 26 Ekim tarihine kadar Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitap tutkunlarını ağırlamaya devam edecek. Türk edebiyatının nice büyük isminin yolunun geçtiği Balıkesir’e; 10 gün boyunca 200’ü aşkın edebiyatçı, gazeteci ve akademisyen ile 100’ü aşkın yayınevinin yer aldığı bir fuar kazandıran Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Balıkesir’imizi fuarlar ve festivaller kenti yapacağız" sözünü tuttu. İlk günden itibaren her gün on binlerce kitapseveri buluşturan ve beş günde 70 bin ziyaretçiyi ağırlayan fuarda beşinci günde; Prof. Dr. Arman Zafer Yalçın, Necdet Saraç, Zeynep Altıok, Haldun Solmaztürk ve Ceyhun Bozkurt gibi usta isimler gerçekleştirdikleri söyleşilerin ardından kitaplarını imzaladılar. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Mutlu Tanrıkulu, Gazeteci ve Yazar Necdet Saraç ile Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Ramazan Demir’in katılımıyla gerçekleşen "Yerel ve Ulusal Medyanın Durumu" söyleşine özellikle gazeteciler yoğun ilgi gösterdi. Uygarlığın inşa edilmesinde kalkınmanın önemine değinen ve 21. yüzyılda kalkınmayı tüm detaylarıyla ele alan Prof. Dr. Arman Zafer Yalçın, "Yeni bir kalkınma modeli için dayanışma ekonomileri geliştirilebilir. Yeni mülkiyet biçimleri tasarlanmalıdır. Bizim yeni bir toplumsak sözleşmeye ihtiyacımız var. Ekonomide ve toplumda mutlaka yeni sınırlar belirlemek ve toplumun o sınırlar içinde kalmasını sağlamalıyız. Mutlaka toplumu güçlendirmek gerekiyor. Eşitsizliğin giderilmesi için ultra zenginlerin ultra vergilenmesi gerekiyor. Finansal sistem bugün zenginliğin ana kaynağı olmuş durumda. Üretmeyen toplumlar ayakta kalamaz cümlesi bana göre anlamını yitirmiş durumda. Üretiyoruz zaten ama biz artık bölüşüm tarafını tartışmalıyız. Mesele üretmekte değil, üretilen gelirin adil bölüşülmemesinden kaynaklanan bir kriz ve buhran var ortada" ifadelerini kullandı. Tanrıkulu: Gazeteciler, şehrin hafızasıdır Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Ramazan Demir, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Mutlu Tanrıkulu ile Gazeteci ve Yazar Necdet Saraç’ın konuşmacı olduğu "Yerel ve Ulusal Medyanın Durumu" adlı söyleşide gazeteciliğin dünü, bugünü ve geleceği ele alındı. "Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ‘Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesi.Basın görevlilerinden bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır’" ifadesini kullanan Mutlu Tanrıkulu, gazetecilerin aslında şehirlerin de hafızası olduğunu dile getirdi. Saraç: Gazetecilik yapmak kolaylaştı, gazeteci olmak zorlaştı 21 Ekim öldürülüşünün yıldönümü olduğu için konuşmasına Ahmet Taner Kışlalı’yı anarak başlayan Necdet Saraç da "Küresel dünyada ulusal ve yerel basın kavramları ortadan kalktı. Gazetecilik yapmak kolaylaştı. Gazeteci olmak zorlaştı. Çünkü gazeteci dediğin rüzgâra karşı yürür... Gazetecinin birinci görevi doğru haber vermektir. Haber vermek için de kendisini özgür ve güvende hissetmesi gerekir" vurgusundan sonra "Türkiye siyasal tarihinde sansürün hep yeri olmuştur. Ama en önemli şey sansürün dışında otosansürdür" vurgusu yaptı... Demir: Gazetelerde son yıllarda büyük bir yozlaşma var Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte gazeteciliğin de kolaylaştığını söyleyen Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Ramazan Demir, "Gazetelerde son yıllarda büyük bir yozlaşma var. 2000’lerden sonraki gazetelere baktığımızda bir çoğu tek elden çıkmış gibi duruyor. 30-50 yıl sonrasında insanlar kütüphanelerde gazeteleri aldıklarında ‘Balıkesir’de hiçbir şey yaşanmamış sadece belediyecilik faaliyetleri varmış’ diyecekler" ifadesini kullandı. Atatürk’ün yazdığı ve okuduğu kitaplarla ilgili sunumunu gerçekleştiren Emekli Tuğgeneral Dr. Haldun Solmaztürk, "Demokrasi’nin Atatürk’ün devlet anlayışında, görüşünde çok önemli bir yeri vardır. Atatürk elinde hiçbir şey yokken, yoktan var ederek kazandı. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinde kitapların çok çok özel bir yeri vardır. Atatürk’ü anlamak demek öncelikle Atatürk’ü "Atatürk" yapan süreci anlamak demektir. Atatürk bir anne babadan doğan çocuktu. O çocuk nasıl oldu da bütün dünyanın hayran olduğu tarihte hem asker olarak hem devlet adamı hem de bir lider olarak nasıl öne çıktı? Onu diğer insanlardan ne farklı kıldı? Bunu anlamak lazım. Atatürk’ü ‘Atatürk’ yapan kitaplardır" şeklinde konuştu. Öner Yağcı, "Gençliğe güvenmek bizim birinci ilkemiz olmalıdır." diyen Öner Yağcı yaptığı sunumda Türk edebiyatının usta kalemi Sabahattin Ali’yi anlattı. Türk edebiyatının unutulmaz şair ve yazarlarından Metin Altıok’un kızı ve 26. Dönem CHP Milletvekili Zeynep Altıok "Kavramların içi boşaltıldı. Demokrasi denilen şeyin ne olduğunu yeniden hatırlamak zorundayız." diyerek içi "İçi Boşaltılan Cumhuriyet ve Laiklik" adlı söyleşisini gerçekleştirdi. Yeni dönemde Türkiye’nin jeopolitik gücünü anlatan Ceyhun Bozkurt, "Türkiye’nin amacı dünyanın dengelerini gözeterek eski bağlantılı olduğu ittifak seçeneklerini kendi lehine çevirerek yeni alternatif güç ortaklarıyla da bağlantılarını geliştirmeye çalışıyor. Ve bunun mücadelesini veriyor. Bunu yaparken saldırganlıkla da karşı karşıya" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:08
Düğüne geç kalana sulu ceza
Manisa’nın Demirci ilçesinde düğüne geç katılan, yemek taşımayan ve oynamayan akrabalar su dolu yalağa atılarak cezalandırılıyor. Demirci’ye bağlı Sevinçler Mahallesinde yıllardır sürdürülen geleneğe göre, düğün törenlerinde mahalle sakinleri, Türk bayrağı açıp davul zurna çalarak damadın akrabalarını evlerinde ziyaret ediyor. Sini çıkarma öncesi mahalle gençleri 4 kişiyi yüzlerini siyaha boyayıp geleneğe göre davul ve zurna önünde oynayarak mahalle sakinleri eğlendirecek dayı başları hazırlanıyor. Evlenecek çifte hediye edilecek eşyalarla hazırlanması gereken sinileri toplayan vatandaşlar, yöresel mani ve deyişlerle ev sahibini dışarı çağırıyor. Ev sahibi evlenecek çift için içerisinde gıda, giyecek ve çeşitli hediyelerin yer aldığı siniyi köyün gençlerine teslim ediyor. Hediyelik sini hazırlanmadıysa ya da siniye yeterli özenin gösterilmediği görülürse mahalle gençleri muhtarın tespiti ile akrabaya bir ceza kesiyor. Düğün sırasında oynamamak, yemek dağıtımına yardım etmemek ve düğüne geç gelmekte ceza gerektirebiliyor. En yaygın ceza ise mahalledeki su dolu yalağa atılmak. Mahallelinin kucaklayarak yalağa attığı ’ilgisiz akrabanın ıslandıktan sonra davul zurna eşliğinde oynaması düğünlere renk katıyor. Su dolu yalağa atılan akrabalar ise çıktıktan sonra davul zurna eşliğinde meydanda oynuyor. Mahalle sakinleri de bu güzel ve eğlenceli geleneği keyifle evlerinin balkonlarından izliyor. "Geleneğimizi yaşatıyoruz" Mahalle sakinlerinden Mehmet Kıran yaptığı açıklamada, "Yıllar öncesinden günümüze gelen bu geleneğimiz sabah sini çıkarmak ile başlar. Akabinde gençlerimiz çeşitli kıyafetler giydirip damadın akrabalarının evlerini gezerek, hazırlanan hediyelik siniler toplanır. Siniye gerekli özeni göstermeyen, düğüne geç gelen ve oynayamayan akrabalar ceza olarak mahalledeki su dolu yalaklara atılır. Hep birlik doyasıya eğleniriz" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:08
"Canımdan Can" filmi galası yoğun ilgi gördü
Bursa’da uyuşturucu, kadın şiddeti, gıda israfı, maganda kurşunları ve orman yangınları gibi toplumsal sorunlara dikkat çekmek amacıyla çekilen "Canımdan Can" filminin galası izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen gala gösterimine, çok sayıda dernek başkanı, CHP Meclis Üyesi ve Osmangazi Belediyesi Başkan Vekili Hamiyet Arıksalan, Kültür ve Sanat Derneği Kadın Kolu Başkanı Özlem Kıran, Bursa Kent Konseyi Edebiyat Çalışma Grubu üyeleri ve sanatsever vatandaşlar katıldı. Filmin senaryo danışmanlığını yapan ve birçok bölümünü kaleme alan AK Parti 22. Dönem Bursa Milletvekili Faruk Anbarcıoğlu, yaptığı açıklamada amatör bir ekiple yola çıktıklarını ve temel amaçlarının toplumsal konulara dikkat çekmek olduğunu söyledi. Profesyonellik iddialarının olmadığını vurgulayan Anbarcıoğlu, "Maalesef uyuşturucu kullanımı 9-10 yaşlara kadar indi. Aileler ve emniyet başta olmak üzere hepimizin bu konuda sorumluluğu var. İnsanlarımız kötü hallere düşmeden önce tedbir almak istiyoruz. Filmimizin konularından biri de bu" dedi. Toplumsal duyarlılığı artırmak için birçok farklı temayı işlediklerini belirten Anbarcıoğlu, "Balkonunda oturan insanlar, dışarıda bilinçsizce ateşlenen silahlarla hayatlarını kaybediyor. Bunu gündeme almak istedik. Ayrıca filmimizde ‘Müstecip Onbaşı’ adını da geçirdik. 1915’te Çanakkale’de Fransız denizaltısını tek başına esir alan bu kahramanımızı toplumun büyük bölümü tanımıyor. Belediyelerin meydanlarına ve caddelerine bu ismi vermesini isteriz" ifadelerini kullandı. Girişin ücretsiz olduğu galada izleyiciler, sosyal sorumluluk projesi kapsamında çekilen filmi beğeniyle izledi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:07
Sandıkçı: "Canikli gençlerimizi şehitler diyarı Çanakkale’yle buluşturuyoruz"
Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canikli Gençler Ecdadın İzinde" projesiyle bu yıl da ilçedeki 12. sınıf öğrencilerinin tamamını Çanakkale’ye gönderdiklerini söyledi. Milli ve manevi yönleri güçlü nesilleri yetiştirmek için çalışmaya devam ettiklerini ve bu hedefle birçok projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizdeki tüm 12. sınıf öğrencilerimizi şehitler diyarı Çanakkale’ye gönderiyor, kahraman şehitlerimizin manevi huzuruyla buluşturuyoruz" dedi. Canikli gençler ecdadın izinde "Canikli Gençler Ecdadın İzinde" projesini 3 yılı aşkın bir süredir devam ettirdiklerini ve bugüne değin binlerce Canikli genci Çanakkale’ye yolcu ettiklerini söyleyen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde bilimde, teknolojide ve sanatta olan çalışmalarıyla farkındalık oluşturan gençlerimizin aynı zamanda sahip oldukları erdemle, güçlü milli ve manevi yönleriyle kendilerinden sonraki nesillere örnek olmalarını istiyoruz. Canikli Gençler Ecdadın İzinde projemizle Canikli gençlerimizi şehitler diyarı Çanakkale’yle buluşturuyoruz. Canikli gençlerimizi vatan, millet ve mukaddes değer uğrunda mücadele eden aziz şehitlerimizin manevi huzuruyla bir araya getiriyoruz. Gençlerimiz, uzman rehberin anlatımları eşliğinde Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nda incelemelerde bulunuyor. Canikli gençlerimizin Çanakkale’de destan yazan kahraman ecdadımızın, aziz vatanımız uğrunda verdiği bağımsızlık mücadelesini yüreklerinde hissetmelerini önemsiyoruz. 3 yılı aşkın bir süredir gerçekleştirmeye devam ettiğimiz Canikli Gençler Ecdadın İzinde projemizle bugüne değin binlerce gencimizi şehitler diyarı Çanakkale ile buluşturduk. 2025 yılı proje sürecimiz devam ediyor. Projemizle ilçemizdeki tüm 12. sınıf öğrencilerimizi kafileler halinde şehitler diyarı Çanakkale’ye yolcu etmeyi sürdürüyoruz" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:06
Düğüne geç kalana sulu ceza
Manisa’nın Demirci ilçesinde düğüne geç katılan, yemek taşımayan ve oynamayan akrabalar su dolu yalağa atılarak cezalandırılıyor. Demirci’ye bağlı Sevinçler Mahallesinde yıllardır sürdürülen geleneğe göre, düğün törenlerinde mahalle sakinleri, Türk bayrağı açıp davul zurna çalarak damadın akrabalarını evlerinde ziyaret ediyor. Sini çıkarma öncesi mahalle gençleri 4 kişiyi yüzlerini siyaha boyayıp geleneğe göre davul ve zurna önünde oynayarak mahalle sakinleri eğlendirecek dayı başları hazırlanıyor. Evlenecek çifte hediye edilecek eşyalarla hazırlanması gereken sinileri toplayan vatandaşlar, yöresel mani ve deyişlerle ev sahibini dışarı çağırıyor. Ev sahibi evlenecek çift için içerisinde gıda, giyecek ve çeşitli hediyelerin yer aldığı siniyi köyün gençlerine teslim ediyor. Hediyelik sini hazırlanmadıysa ya da siniye yeterli özenin gösterilmediği görülürse mahalle gençleri muhtarın tespiti ile akrabaya bir ceza kesiyor. Düğün sırasında oynamamak, yemek dağıtımına yardım etmemek ve düğüne geç gelmekte ceza gerektirebiliyor. En yaygın ceza ise mahalledeki su dolu yalağa atılmak. Mahallelinin kucaklayarak yalağa attığı ’ilgisiz akrabanın ıslandıktan sonra davul zurna eşliğinde oynaması düğünlere renk katıyor. Su dolu yalağa atılan akrabalar ise çıktıktan sonra davul zurna eşliğinde meydanda oynuyor. Mahalle sakinleri de bu güzel ve eğlenceli geleneği keyifle evlerinin balkonlarından izliyor. "Geleneğimizi yaşatıyoruz" Mahalle sakinlerinden Mehmet Kıran yaptığı açıklamada, "Yıllar öncesinden günümüze gelen bu geleneğimiz sabah sini çıkarmak ile başlar. Akabinde gençlerimiz çeşitli kıyafetler giydirip damadın akrabalarının evlerini gezerek, hazırlanan hediyelik siniler toplanır. Siniye gerekli özeni göstermeyen, düğüne geç gelen ve oynayamayan akrabalar ceza olarak mahalledeki su dolu yalaklara atılır. Hep birlik doyasıya eğleniriz." dedi. (SC-
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:06
Elazığ’da yapımı tam 3 ay sürdü: Pırlanta işlemeli tespih görücüye çıktı
Elazığ’da ilk defa sipariş üzerine yapılan ve pırlanta işlemeli altın püsküllü fil dişi tespih, 3 ay boyunca yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından görücüye çıktı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:57
Tarihe yolculuk başlıyor: Gölbaşı’nda cumhuriyet coşkusuna yakışır gösteri
Gölbaşı Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Ankara’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutan "Şehirlerin Ecesi: Ankara" adlı özel gösteriye ev sahipliği yapacak. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, tarihi destansı bir şekilde anlatacak gösteriye tüm vatandaşları davet etti. Gölbaşı Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. yılı kutlamaları kapsamında tarih ve kültürle harmanlanmış bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. 28 Ekim Salı günü Ata Sahne-TED Ankara Koleji Sahne Sanatları ve Gösteri Merkezi’nde sahnelenecek olan "Şehirlerin Ecesi: Ankara" adlı özel gösteri, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak. Pınar Ayhan’ın anlatımıyla sahneye taşınacak gösteride, Ankara’nın Hititler’den Frigler’e, Roma’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kadim yolculuğu müzik, dans, anlatı ve görsel efektlerle epik bir dille yeniden hayat bulacak. Cumhuriyetin ilanına giden yolda Türkiye’nin kalbi olan Ankara’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutacak olan gösteride tarih, kültür, sanat ve teknoloji aynı sahnede buluşacak. Ayrıca Ankara Kulübü Derneği’ne bağlı seğmenler ve dansçılar, dönemin ruhunu yansıtan etkileyici performanslarıyla sahnede yer alacak. "Cumhuriyet ruhunu, kültür ve sanatla yaşatmak boynumuzun borcudur" Bu özel gösteriye tüm Ankaralıları ve Gölbaşı halkını davet eden Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken, bu kutlu günü yalnızca resmi törenlerle değil, aynı zamanda milletimizin tarihine ve kültürüne ışık tutan sanatsal etkinliklerle de taçlandırmak istedik. Çünkü Cumhuriyet sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda bir zihniyet devrimidir, bir yeniden doğuş hikâyesidir. Bu hikâyenin merkezinde ise Ankara vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde Anadolu’nun bağrında doğan bu yeni devletin başkentinin tarih boyunca nasıl bir medeniyetler köprüsü olduğuna, nasıl bir dirilişe ev sahipliği yaptığına hep birlikte tanık olacağız. ‘Şehirlerin Ecesi: Ankara’ adlı bu özel gösteriyle sadece geçmişe değil, geleceğe de bir ışık tutmak, özellikle genç kuşaklara Ankara’nın ve Cumhuriyet’in önemini anlatmak istiyoruz. Gölbaşı Belediyesi olarak kültür ve sanatın birleştirici, bilinçlendirici gücüne inanıyor, Cumhuriyet coşkusunu halkımızla birlikte sanatın en güzel haliyle kutlamaktan onur duyuyoruz. Gösteriye tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder