KÜLTÜR SANAT
Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem 27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:15:26 İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜ-YAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği (MÜ-YAP) iş birliğiyle düzenlenen "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" başlıklı toplantıya MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Başkanı Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC, yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27 bin 327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe katetmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "Beş ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar, berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere kadar. Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz. Bunlar içinde otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:07 Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:29 Tarihi ilçe Göynük’te ’sürdürülebilir turizm’ dönemi başlıyor Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen SENTRUM projesinin üçüncü durağı Bolu’nun tarihi ilçesi Göynük oldu. İlçeyi "yeşil destinasyona" dönüştürecek sürdürülebilir ve doğa dostu turizm protokolü için imzalar atıldı. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy ve İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı tarihi Birgi köyünün ardından rotasını Bolu’ya çeviren Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi için Göynük’te imza töreni düzenlendi. Çarşamba günü gerçekleştirilen törene Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve çok sayıda davetli katıldı. Turizm dört mevsime yayılacak Atılan imzalarla birlikte tarihi Göynük ilçesinin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterlerine uygun bir ’yeşil destinasyona’ dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında kamu binalarında enerji etütleri yapılacak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve yerel paydaşlara eğitimler verilecek. Kadınlar ve gençlerin istihdamını da destekleyecek projeyle ilçedeki turizm hareketliliğinin belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması planlanıyor. Öte yandan 2025 yılı analizlerine göre projeye yapılan her 1 TL’lik yatırımın bölgeye 2,34 TL sosyal fayda olarak geri döndüğü vurgulandı. "Tecrübemizi Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz" Törende konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, "‘Daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzla enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bin 500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi, mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. "Daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz" UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ise, "Göynük’te SENTRUM projesinin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve sürdürülebilir kalkınma amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:08 Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Bozkırın Tezenesi SAÜ’de yankılandı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:55 Bozkırın Tezenesi SAÜ’de yankılandı Sakarya Üniversitesinde (SAÜ) Neşet Ertaş eserlerinin yer aldığı unutulmaz bir konser düzenlendi. Sakarya Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2. Sakarya Türk Müziği Festivali çerçevesinde, "Orta Anadolu ve Neşet Ertaş Eserleri Konseri" müzikseverlerle buluştu. Sakarya Üniversitesi Halk Kültürü Araştırma Öğrenci Topluluğu (SAÜ HAKUAT) ile Sakarya Halk Müziği Derneği iş birliğinde oluşturulan Sakarya Kent Topluluğu tarafından düzenlenen konser, Turgut Özal Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Yaklaşık bir saat süren konserin şefliğini Prof. Dr. Sertan Demir üstlenirken, şef sazlığını Arş. Gör. Mehmet Der, Genel Sanat Yönetmenliğini ise Doç. Dr. Mahir Mak gerçekleştirdi. Programda, TRT repertuvarından seçilen Orta Anadolu türkülerinin yanı sıra halk ozanı Neşet Ertaş’ın unutulmaz eserleri seslendirildi. Konserde "Seher yeli bizim ele gidersen", "Suya gider allı gelin", "Sen gülersen", "Yeşil ipek bükeyim", "Şad olup gülmedim", "Keskin semahı", "Eridi kalmadı dağların karı", "Bahçe duvarından aştım", "Bilemedim kıymetini kadrini", "Bağa gel bostana gel", "Sevda gitmiyor serde" ve "Karşı bağda sıra sıra bademler" eserleri seslendirildi. Sakarya Üniversitesinin farklı bölümlerinden öğrenciler ve akademisyenlerin yanı sıra şehrin çeşitli yaş ve meslek gruplarından müzikseverlerin sahne aldığı konserde, Türk halk müziğinin zengin kültürel mirası yaşatıldı.
Malatya’da 80’ler ve 90’ların efsane şarkıları gençlerle buluşuyor
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:42 Malatya’da 80’ler ve 90’ların efsane şarkıları gençlerle buluşuyor Battalgazi Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Malatya genelindeki lise öğrencilerini 80’ler ve 90’ların unutulmaz şarkılarıyla buluşturacak bir ses yarışması düzenliyor. Battalgazi Belediyesi tarafından gençlerin kültürel değerlerle bağlarını güçlendirmek ve müzik alanındaki yeteneklerini ortaya çıkarmak amacıyla organize edilen "Liseler Arası 80’ler 90’lar Nostalji Ses Yarışması 2025" başvuruları 7 Kasım’a kadar alınacak. Yarışmada öğrenciler, Türk pop müziğinin unutulmaz dönemleri olan 1980’ler ve 1990’lardan seçtikleri nostaljik eserleri seslendirecek. Katılımcılar yarışmaya bireysel olarak ya da en fazla üç kişilik gruplar halinde başvurabilecek. Başvurular, öğrencilerin okulları aracılığıyla alınacak onay ve veli izin belgeleriyle birlikte Battalgazi Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne şahsen yapılacak. Ön eleme süreci 17-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Değerlendirme sonucunda finale kalan yarışmacılar, Battalgazi Belediyesi Konferans Salonu’nda canlı performanslarını sergileyerek jüri karşısına çıkacak. Sahne süresi en fazla 5 dakika olacak yarışmada performanslar, müzik alanında uzman isimlerden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek. Yarışmanın finalinde dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller verilecek. Birinciye tablet, ikinciye akıllı saat, üçüncüye ise bluetooth kulaklık hediye edilecek. Yarışma hakkında detaylı bilgiye ve katılım şartlarına www.battalgazi.bel.tr adresinden ulaşılabilir.
Zamana direnen asırlık konaklar, restore edilerek turizme kazandırılmayı bekliyor
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:39 Zamana direnen asırlık konaklar, restore edilerek turizme kazandırılmayı bekliyor Sivas’ın Zara ilçesinde bir caddede yer alan asırlık 5 tarihi konak dikkat çekiyor. İlçenin kültürünü yansıtan tarihi konaklar, turizme kazandırılmayı bekliyor. Sivas’a 72 kilometre uzaklıkta bulunan Zara ilçesi, doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi yapılarıyla da dikkat çekiyor. Karadeniz yolu üzerindeki ilçede bulunan tarihi konaklar, mimari özellikleri ile kendine hayran bırakıyor. 1800’lü yılların sonunda inşa edilen 5 tarihi konak, zamana karşı direniyor. Reşit Paşa Caddesi üzerinde bulunan 5 tarihi konak, yeniden ayağa kaldırılmayı bekliyor. Konakların restore edilerek ilçe turizmine kazandırılmasını beklediklerini ifade eden ilçe sakinleri, gerekli çalışmaların yapılması için yetkililerden çözüm bekliyor. "Hepsi birbirinden güzel ve farklı üsluplarda yapılmış Zara ilçesinde yaşayan Mukadder Özturan, "Biz bu konaklarda büyüdük. Çok eski bir geçmişi olan bir yer. Zara; Sivas’ın en eski ilçelerinden birisi. Tarihi, kültürüyle çok önemli bir yer. Bu konaklar; 1800’lü yılların sonu, 1900’lü yılların başında yapılmış. Hepsi birbirinden güzel ve farklı üsluplarda yapılmış. Günümüzde bunlar çok perişan haldeler, müşkül durumdalar. Konaklar harap oldu ve bakımsız halde. Cadde üzerindeki bu güzel konaklar restore edilse daha güzel bir görüntü olur. 2-3 katlı, cumbalı, balkonlu konaklarımız var. Böylesi güzel yapılarımız var ama bunların ayağa kaldırılması lazım. Buradan geçen ve gören herkes üzülüyor. Bu konaklar terk edilmiş şekilde duruyor. Konakların her bir yanı çok kötü vaziyette" dedi. İlçede yer alan ve 156 yıl önce inşa edilen tarihi Mahir Paşa Konağı, hak sahibi tarafından kamuya bağışlanmış ve restorasyon çalışmaları için raporlar hazırlanmaya başlamıştı.
Şanlıurfa’da çocuk ve gençlik buluşmasına yoğun ilgi: 100 bin kişi katıldı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:34 Şanlıurfa’da çocuk ve gençlik buluşmasına yoğun ilgi: 100 bin kişi katıldı Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip Şanlıurfa, iki gün süren "Çocuk ve Gençlik Buluşması"na ev sahipliği yaptı. Etkinlik boyunca yaklaşık 100 bin kişi alanda yer aldı. Şanlıurfa’da Haliliye ilçesindeki Kasaptaşı Parkı’nda gerçekleşen buluşmada, çocuklar ve gençler için bilim, teknoloji, kültür ve eğlenceyi bir araya getiren birçok etkinlik düzenlendi. Katılımcılar, yapay zeka, robotik kodlama, bilim stantları, okçuluk, ip çekme, siber güvenlik farkındalık alanı, robot gösterileri, akıllı köpek gösterileri, konserler ve geleneksel çocuk oyun alanlarıyla dolu dolu iki gün geçirdi. Gençler en çok yapay zeka, robotik kodlama ve bilimle ilgili stantlara ilgi gösterirken, aileleriyle alana gelen çocuklar ise konser, robot gösterisi, palyaçolar, ok atma, yüz boyama ve oyun alanlarına yoğunlaştı. Etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları öne çıkarken, çocuk ve gençlerin sosyal gelişimine katkı sağlayacak içerikler dikkat çekti. Şanlıurfa’da ilk kez yoğun katılımla düzenlenen organizasyon, hem katılımcılardan hem de ailelerden tam not aldı. Şanlıurfa’dan birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajlarının verildiğini anlatan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, ’’50 bin metrekarelik alanda şu an iğne atsanız yere düşmüyor. Çeşitli oyun etkinlikleri, spor aktiviteleri, gösterirler sahnede yine çok farklı eğlence ve gösteriler devam etti. Bilgilendirme atölyeleri ile burada bütün ilin 7’den 77’ye ağırladığımız çocuklar, gençler ve aileleri güzel vakit geçirdi. Şanlıurfa’dan birlik beraberlik ve kardeşlik mesajı veriyoruz. Tam da Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin öncülüğünde yürüttüğü bu güzel süreci birlik beraberlik mesajıyla bütün Türkiye’ye Şanlıurfa’dan en güzel şekilde yansıtmak için bu tabloyu oluşturduk. Şanlıurfa en genç şehir, 21 yaş ortalamasıyla gençliğin, çocukların en çok olduğu şehirdir. Bu etkinlik aynı zamanda onları geleceğe hazırlama, sosyal ortamlarda paylaşma duygusunu zenginleştirme ve birlik bütünlük adına çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Burada çok yoğunluk var. Birebir ölçememekle birlikte 80 ila 100 bin arasında bir katılım olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Burası zaten bir gençlik şehri, çok sürpriz programlarla gençlerimize, çocuklarımıza uzanmaya, onları en güzel ortamlarda buluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
2. Uluslararası Seramiğin Genç İzleri Seramik Yarışması’ndan sonra kendi sergisini açtı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:25 2. Uluslararası Seramiğin Genç İzleri Seramik Yarışması’ndan sonra kendi sergisini açtı 2. Uluslararası Seramiğin Genç İzleri Seramik Yarışması’nda seçici kurul tarafından sergilenmeye değer görülen sanatçılar arasında yer alan Arş. Gör. Ozan Bebek kendi sergisini açtı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik Programı öğretim elemanı Arş. Gör. Ozan Bebek, 2. Uluslararası Seramiğin Genç İzleri Seramik Yarışması’nda ’Paroxysm’ adlı eseriyle seçici kurul tarafından sergilenmeye değer görülen sanatçılar arasında yer aldı. Ozan Bebek tarafından Atatürk Parkı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulan ’İzlerin Sessizliği’ Kişisel Seramik Sergisi’ni açarken, yoğun ilgi gördü. "Bu benim ilk kişisel sergim" Serginin açılış konuşmasında konuşan Arş. Gör. Ozan Bebek, kendisinin ilk sergisi olduğunu olduğunu anlatarak, "Serginin genel bir teması iklim kavramı. İklim izi ile alakalı genel çalışmalarım bunlar. Doktora çalışmalarıma benzer yapım aşamalarından geçtiler. Konu biraz onlara benzer ama distopya ve kıyamet sonrası senaryoların biraz daha dışında. Ürünler bin 200 derecede pişirildi. Bu aslında yüksek bir derece sayılabilir. Teknik olarak elle şekillendirme yöntemi kullandım. Elle şekillendirme yöntemi kullanırken alçı kalıplama gibi değil ama hem alçı kalıplama yöntemleri hem döküm yoluyla şekillendirme yaptık. İnorganik ve organik maddelerin döküm çamuru içerisine katılıp daha sonra fırın ortamında inorganik ve organik maddelerin yanıp, bu inorganik ve organik maddelerin çamur içerisindeki boşluklar üzerine yaşanılamaz bir ortam, çevre oluşturmaya çalıştım aslında. Biraz daha farkındalık oluşturmak amacıyla yaptığım bir konudan çıkan sergi oldu. Bu benim ilk kişisel sergim" dedi.
Üniversiteli gençler, Anamur Müftülüğü etkinliğinde buluştu
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:21 Üniversiteli gençler, Anamur Müftülüğü etkinliğinde buluştu Mersin’in Anamur ilçesinde İlçe Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü öncülüğünde, KYK yurdunda kalan üniversite öğrencilerine yönelik tanışma ve kaynaşma etkinliği düzenlendi. Recep Tayyip Erdoğan Parkında gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, güzel havayı fırsat bilerek piknikte bir araya geldi. Programa Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, Din Hizmetleri Uzmanı Fatma Fidan, İlçe Gençlik Koordinatörü İbrahim Sağır, bazı müftülük personeli ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda öğrenciler, halat çekme, ip atlama, futbol, voleybol ve yöresel oyunlar gibi etkinliklerle gönüllerince eğlendi. Gün boyu süren yarışmalarla mesire alanı adeta bir şenlik havasına büründü. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada öğrenciler, dini konularda merak ettikleri soruları İlçe Gençlik Koordinatörüne yönelterek bilgi alışverişinde bulundu. Eğitim Sorumlusu Ümit Korkmaz, "Bu tür faaliyetler öğrencilerin motivasyonunu artırıyor. Şartlar elverdiği sürece bu buluşmaları sürdürmeyi hedefliyoruz" dedi. İlçe Müftüsü Mehmet Fidan ise etkinliğin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, eğitimin sadece okul ortamıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Fidan, "Hayatın her alanı bir eğitim ortamıdır. Önemli olan bu dönemi verimli geçirip topluma faydalı bireyler haline gelmektir" ifadelerini kullandı. Gençlere, zamanı iyi değerlendirip kendilerini ilim ve ahlakla donatmaları çağrısında bulunan Fidan, "Ülkemizi, devletimizi, milletimizi sevelim; bulunduğumuz bu cennet vatanın kıymetini bilelim. Gençliğinizi hem eğlenerek hem de kendinizi geliştirerek değerlendirin" diye konuştu. Günün sonunda öğrencilere mangalda sucuk, ayran ve çeşitli ikramlar sunuldu. Programın sonunda birlik, kardeşlik ve değerler eğitimi vurgulanırken, İlçe Müftülüğü, gençlerin manevi gelişimine katkı sağlayan bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini bildirdi.
Çocukların dahi tükettiği kış çorbaları: "Kelle ve arabaşı"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:16 Çocukların dahi tükettiği kış çorbaları: "Kelle ve arabaşı" Konya’da vatandaşların kış aylarında vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan ve Osmanlı mutfağında da ayrı bir yere sahip olan kelle ve arabaşı çorbaları, çocuklara da içiriliyor. Türk yemek kültüründe geçmişi Osmanlı dönemine kadar uzanan ve Yörük kültürünün bir lezzeti olan kelle çorbası ile arabaşı çorbası günümüzde de vazgeçilmez hale geldi. 16. yüzyılda Abdal Mehmet Külliyesi’nde okuyan öğrencilere ikram edilen ve Osmanlı mutfağında ayrı bir yere sahip olan bu lezzetler, günümüzde de yaklaşık 5 saat pişirilmesinin ardından hazırlanarak sunuma hazır ediliyor. Hazırlanan çorbaları günümüzde bebeklerden yaşlılara kadar tüm kesimler tercih ediyor. "Kremalı kelle paça içtiğimizin hiçbir anlamı kalmıyor" Kış aylarının gelmesiyle beraber çorba talebinin çok fazla olduğunu anlatan 30 yıllık çorbacı Ramazan Bademci, "Şu anda Konya’da arabaşı vazgeçilmez bir çorba. Hamuruyla beraber tüketilen bir çorbamız. Tabii havalar soğuyunca biraz daha acısına yüklenip arabaşı daha fazla tüketiliyor. Vazgeçilmez lezzetlerden birisi olan kelle paça çorbamızı hazırlarken ise kelle bize komple sökülmüş olarak gelir. Tabii bunlar temizlenme aşamasından geçtikten sonra biz bunları düdüklüde tam 4-5 saat civarında kaynatıp, kendi öz suyunu çıkartıp daha sonra servise kendi öz suyuyla sunuyoruz. Yani bizde kremalı bir ortam yok, çünkü kremalı kelle paça içtiğimizin hiçbir anlamı kalmıyor. İçerisi un ve yoğurtla sulandırılıyor. Bizdeki sistemde kendi kemiğin suyu, etin suyuyla beraber servis ediliyor" dedi. "Kendi suyundan yapılmıyorsa içmeye gerek yok" Kelle paça çorbasının öz suyuna dikkat çeken çorbacı Ramazan Bademci, "Tabii şu anda bizim aslında müşterilerimizin çoğu sabit müşteri olduğu için yani mercimek, arabaşı, bamya olarak ayırıyoruz. Şu anda hafif rahatsızlığı olanlara bile, kelle paçayı kendi elimizle yaptığımız zaman ‘ben şimdiye kadar bunu niye içmedim’ diye bunun tepkilerini alıyoruz. Kelle paça da zaten özellikle kendi suyundan yapılmıyorsa içmeye gerek yok. Tüketmeye de gerek yok. Çünkü hiçbir faydası yok. Bizim şu anda yaptığımız kelle paçanın içinde kolajen olarak kolajenini almış oluyor, bir vitamin katkısı almasına gerek kalmıyor" şeklinde konuştu. "Gençliğin hızlı bir şekilde tüketmesi gereken kelle paça" Gençlerin fast food ürünlerinin yanı sıra bu lezzetleri tercih etmeleri tavsiyesinde bulunan Bademci, "Arabaşında da zaten artık hava soğuyunca olmazsa olmazı hamur. Tabii şimdi havalar biraz daha soğuduğu zaman biz hamur çıkartmaya başlayacağız. Bunu ikram edeceğiz. Kelle paça da ister istemez biraz koku olduğu için ev hanımları genelde bunu tercih etmeyip bizde tüketmeyi tercih ediyor. Bu da bizim işimize yarıyor ama arabaşı konusunda şu var, yaparken yöre yöre değişiyor bu lezzet. Unu salçasını güzel kavurduktan sonra tavuk suyuna biraz verirse o lezzeti yakalarlar. Gençlerimiz şu anda en büyük hatalarından bir tanesi şu anda hep hazır yiyeceklere gittikleri için hamburger, makarna gibi değişik yiyecekler tüketiyorlar. Ama bence şu an gençliğin hızlı bir şekilde tüketmesi gereken kelle paça" diye konuştu. Vatandaşlar ise kış aylarında severek arabaşı ve kelle paça çorbası içtiklerini söyledi.
Gönüllü gençler tiyatro sahnesi için kolları sıvadı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:06 Gönüllü gençler tiyatro sahnesi için kolları sıvadı Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Uluslararası Gençlik Merkezi bünyesinde bir araya gelen gönüllü gençler, sanatsal yeteneklerini geliştirmek ve kültürel hayata aktif katılım sağlamak amacıyla tiyatro oyunu çalışmalarına başladı. Gençlerin kişisel gelişimlerini desteklemek ve sahne sanatlarıyla tanışmalarını sağlamak hedefiyle başlatılan tiyatro eğitimleri, merkezin sosyal ve kültürel faaliyetlerinin önemli bir parçası haline geldi. Provalar, hem eğlenceli hem de öğretici bir atmosferde büyük bir heyecanla devam ediyor. Tiyatro çalışmalarına katılan gençler, sahne sanatları eğitimi almanın yanı sıra, bir arada çalışmanın getirdiği takım ruhunu güçlendirme, özgüvenlerini artırma ve topluluk önünde kendini daha rahat ifade etme becerilerini geliştirme fırsatı buluyor. Gönüllü gençler, prova sürecinde kısa sürede uyum sağlayarak sahneye taşınacakları oyun için hazırlanıyor. Merkez, bu oyunla izleyicilere keyifli ve sanat dolu anlar yaşatmayı amaçlıyor. Muğla Uluslararası Gençlik Merkezi, gençlerin sadece sportif alanda değil, aynı zamanda sanatsal ve kültürel yönden de kendilerini geliştirmeleri için etkinliklerine devam edeceğini belirtti. Merkezin düzenlediği bu tür faaliyetler, gençlerin yeteneklerini keşfetmelerine ve sosyal yaşamda daha aktif rol almalarına imkan tanıyor.
Tarım ve hayvancılığın kalbi Aziziye’de attı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:34 Tarım ve hayvancılığın kalbi Aziziye’de attı Erzurum’un Aziziye ilçesinde, Aziziye Belediyesi’nin evsahipliğinde tarım ve hayvancılık sektörünün tarafları bir araya geldi. Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Önceki dönem İçişleri Bakanımız ve AK Parti Erzurum Milletvekilimiz Selami Altınok’un riyasetinde gerçekleştirilen tarım ve hayvancılık zirvesine ev sahipliği yaptık" dedi. Zirve geniş katılımla yapıldı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar ve AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Güler’in de katıldığı istişare ve değerlendirme toplantısında; Erzurum’daki tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren kamu kurumu temsilcileriyle borsa, oda, birlik, kooperatif ve dernek başkanlarıyla bir araya geldiklerini ifade eden Başkan Akpunar, "İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger’in sunumuyla başlayan tarım ve hayvancılık zirvesinde; her iki sektörün de beklentileri ele alındı, çözüm önerileri konuşuldu, değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda, Erzurum Ticaret Borsa Başkanı Hakan Oral, Et ve Süt Kurumu Müdürü İsmail Atasever ve Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Serkan Tercan’ın yanı sıra birbirinden kıymetli oda, birlik, dernek ve kooperatif başkanlarımızın çeşitli bilgi paylaşımları oldu" dedi. "Tarıma desteğimiz ve katkımız sürecek" Tarım ve hayvancılık sektörlerine aşina bir belediye başkanı olarak; böylesine verimli bir toplantıya ev sahipliği yapmanın dışında, paydaş olmanın kendilerini mutlu kıldığını vurgulayan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, toplantıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Tabi, sektörün ve sahanın en yetkin isimleriyle bir araya gelmişken, Aziziye Belediyemizin tarım ve hayvancılığa yönelik olarak yaptığı yatırım ve hizmetleri, bu vesileyle biz de konuklarımızla paylaşma fırsatı bulduk. Değerli tüm katılımcılara ve katkılarını sunan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyor, şehrimizin tarım ve hayvancılık potansiyellerine yönelik olarak yaptığı vurgular ve beklentilerin karşılık bulmasına dönük samimi yaklaşımları için Bakanımız Selami Altınok beye kalbi şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.
Yörük köyünde imece usulü yöresel yemeklerle gastronomi şenliği
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:17 Yörük köyünde imece usulü yöresel yemeklerle gastronomi şenliği Mersin’in Erdemli ilçesinde Torosların eteğindeki 4 asırlık Karayakup köyünde imece usulü yöresel yemeklerle gastronomi şenliği düzenlendi. İl ve ilçe merkezine 25 kilometre uzaklıkta Torosların eteğindeki Karayakup köyü sakinleri, geçen yıl ilkini gerçekleştirdiği gastronomi şenliğinin ikincisini yaptı. Muhtar Mustafa Yıldız’ın koordinesinde köyün kadınları imece usulü 3 gün süren örnek bir çalışma gerçekleştirerek, çeşit çeşit yemek ve çorbalar hazırladı. Kazanlar ve ocakların kurulmasıyla yemekler pişti, yöresel sıkma ekmekler yapıldı. Şehir merkezinden ve üniversiteden de birçok genç özlenen yöresel tatları tatmak için şenliğe akın etti. İlçe protokolünden milletvekillerine kadar yüzlerce kişinin katıldığı şenlikte yemekleri tadanlar lezzetinin çok güzel olduğunu söyledi. "Yemekleri imece usulü yapıyoruz" Düzenledikleri festivalin özelliğinin tamamen yöresel yemekler olduğunu belirten Karayakup Köyü Muhtarı Mustafa Yıldız, kendi ürettikleri ürünleri kullandıklarını kaydetti. Yıldız, "Yemekleri 3 gündür imece usulü yapıyoruz. Topalak yemeğimizden, hamur çorbamıza, kuru fasulyeden nohuta kadar bir çok geleneksel yemek hazırladık. Geçen yıl ilkini yapmıştık, bu sene ikincisini gerçekleştirdik. Bu yıl daha kalabalık ve güzel oldu" dedi. İmece usulü ekmek yapan kadınlar da, misafirleri ellerinden geldiği kadarıyla ağırlamaya çalıştıklarını, yöresel yemekleri misafirlerine ikram ettiklerini dile getirdi.