KÜLTÜR SANAT
Sinop’ta liseli gençler destanları sahneye taşıdı 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:48:30 Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinde ilk gösterim gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan programda, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtıldı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, "Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden, manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden, kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip, Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da, Rumeli’de geçen, vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği, bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha iyi yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerileri ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu" dedi. Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:47 Sinop’ta liseli gençlerden tiyatro resitali Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan lansman programında, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci, sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtılarak emekleri vurgulandı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, projenin önemini şu sözlerle anlattı:"Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye yüzyılı marif modelinde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da da, Rumeli’de geçen vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerilerini ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu." Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında; Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:00 Denizli 2. Opera ve Bale Günleri başlıyor Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, dünyaca ünlü eserlerle sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleşecek organizasyon, "Troya" operasıyla perde açacak. Denizli, kültür ve sanat alanında öne çıkan önemli bir organizasyona yeniden ev sahipliği yapıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiği "Denizli Opera ve Bale Günleri"nin ikincisi başlıyor. Kenti sanatın ve estetiğin buluşma noktası haline getirme hedefiyle düzenlenen etkinlikler, bu yıl da geniş kapsamlı programıyla dikkat çekiyor. Organizasyon, 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde saat 20.00’de sahnelenecek "Troya" operasıyla açılış yapacak. Bestesi Bujor Hoinic’e ait eser, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Tarihi sahnelerde unutulmaz performanslar Program, yıl boyunca farklı mekanlarda sahnelenecek seçkin eserlerle devam edecek. 5 Ağustos’ta Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin "Kuğu Gölü" ile 8 Ağustos’ta Mikis Theodorakis’in "Zorba" eseri Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak. 4 Eylül’de Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisi Laodikya Antik Tiyatrosu’nda seslendirilecek. Sezon, 20-21 Kasım tarihlerinde Georges Bizet’nin "Carmen" operasıyla Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde kapanacak. Tarihi mekanların büyüleyici atmosferinde gerçekleştirilecek etkinlikler, sanat ile kültürel mirası aynı sahnede buluşturacak. Tüm etkinlikler için biletler ücretsiz olarak https://ebilet.denizli.bel.tr/ adresi üzerinden temin edilebilecek. Başkan Çavuşoğlu’ndan davet Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Denizli’yi sadece sanayi ve turizm kenti değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat şehri haline getirmek için çalışıyoruz. Opera ve bale gibi evrensel sanat dallarını hemşehrilerimizle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm halkımızı bu özel etkinliklere davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Doğu ve Güneydoğu’nun en güzel horoz ve tavukları belli oldu
28 Eylül 2025 Pazar - 16:35 Doğu ve Güneydoğu’nun en güzel horoz ve tavukları belli oldu Elazığ’da Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiriciliği Derneği’nin açtığı özel stantta sergilenen tavuk-horoz cinsleri, düzenlenen güzellik yarışmasıyla ödüllerini aldı. Elazığ’da başlayan Gıda ve Tarım Fuarı’nda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiriciliği Derneği özel bir stant açtı. Dernek, süs tavuklarının yanı sıra ördek, kaz, hindi, bıldırcın, tavus kuşu, tavşan ve egzotik bahçe hayvanlarını da sergileyerek ziyaretçilerin ilgisini çekti. Fuarın son gününde 2 bölge ve 23 ilden gelen egzotik bahçe hayvanlarının ödül yarışması gerçekleşti. Yarışmaya katılan 150 farklı horoz ve tavuğun kurul tarafından değerlendirilmesinin ardından güzellik yarışmasında dereceye girenler ödüllendirildi. Dernek Başkanı Hüseyin Göksal Karabulut, "Uluslararası hakemimiz alanımıza gelip burada bölgenin en iyi tavuk ve horoz şampiyonlarını belirledi. Burada kupa takdimi yapacağız. Ödüllerimiz üreticilerimize takdim edilecek. Bizler için de çok güzel bir organizasyon oldu. Şehrimiz tarafından bu potansiyele sahip olmamız ve rağbet olması bizleri fazlasıyla mutlu etti. Doğu ve Güneydoğu olmak üzere 23 ilden farklı ırklar geldi. Her üretici bir ırkı teslim ederek 150 farklı alanda çok iyi kanatlı üzerine tavuk çeşitliliğimiz oldu. Bunun yanı sıra, ördek, kaz, hindi ve tavşan çeşitlerimiz de burada var. Biz her yıl bölgesel bir yarışma düzenlemeyi düşünüyoruz. Tarım ve Hayvancılık Fuarında belediyemiz tarafından düzenlenen organizasyonlarda bizler de yer alacağız inşallah" dedi.
Dicle Gençlik Kampında ‘Destek AFAD Gönüllüsü’ etkinliği yapıldı
28 Eylül 2025 Pazar - 16:21 Dicle Gençlik Kampında ‘Destek AFAD Gönüllüsü’ etkinliği yapıldı Diyarbakır’ın Dicle ilçesindeki Kral Kızı Barajı yanındaki Selahattin Eyyubi Gençlik Kampında ‘Destek AFAD Gönüllüsü’ etkinliği yapıldı. Ekipler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi, koordinasyon ve birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesinin hedeflendiği kampa Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, AFAD Diyarbakır İl Müdürü İlami Çakmak, AFAD Diyarbakır İl Müdür Yardımcısı Erhan Kılıç, Dicle Gençlik Kampı Müdürü Abdulvahap Ürün, Dicle İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Yücel Mavidemir, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Dicle İlçe Müdürü Melik Aslan, birçok AFAD personeli ve AFAD gönüllüsü katıldı. Yapılan etkinlik kapsamında baraj manzaralı yürüyüş yapıldı. Bilek güreşi, halat çekme gibi birçok alanda yarışma düzenlendi. Yapılan yarışmada dereceye giren katılımcılara Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, AFAD Diyarbakır İl Müdürü İlami Çakmak ödüllerini verdi. Etkinlikte konuşan Diyarbakır Vali yardımcısı Batuhan Taşgın, "Bugün çok güzel bir etkinlik yaptık. Hem Diyarbakır’ımızın güzel doğasıyla hem komşu illerimizin aynı şekilde süslediği güzel manzarayla hoş bir etkinlik yaptığımız kanaatindeyim. Tekrarını da istiyorum. Sizden de söz almak istiyorum. Diyarbakır tarihiyle, her yönüyle görülmesi gereken bir şehrimiz. Özellikle de AFAD’ın bu konuda çok büyük çalışmaları var. Çok büyük çalışmaları olan bir kurum. Gönüllülük hakeza hem dünyada hem ülkemizde çok fazla ilerlemeye başlayan ve insanın hem mesleki hayatına hem kariyerine çok fazla şey kattığını düşündüğüm kişisel gelişim açısından bulunmaz bir tecrübedir, diye düşünüyorum’’ dedi.
Üç gün süren kahve festivali Başkent’i kahve kokusuna bürüdü
28 Eylül 2025 Pazar - 16:17 Üç gün süren kahve festivali Başkent’i kahve kokusuna bürüdü Ankara Coffee Festival, 9’uncu kez yerel kahveciler, nitelikli kahveler ve farklı demleme yöntemleriyle Ankaralılarla bir araya geldi. Ankara Coffee Festival, 9’uncu kez Bilkent Center’da kapılarını açtı. Türk Telekom Prime ana sponsorluğunda, ‘Şehri Uyandıran Festival’ mottosuyla düzenlenen etkinlik, 26-27-28 Eylül tarihlerinde kahve tutkunlarını kahve kültürünün temsilcileri, tadımlar, workshoplar ve müzikle buluşturdu. 3 gün boyunca 200’e yakın marka, 154 stant ve yoğun etkinlik programı Başkentlilerle bir araya geldi. "Ülkenin kahveciye de ihtiyacı var" Dünya kahve kavurma, demleme gibi yarışmalarda dereceye giren ve Türkiye’de birincilikleri olan 13 yıllık kahve firması kurucu ortağı olan İran asıllı Alireza Razzaghzadeh, "Konsantremiz ev tipi tüketici üzerinde. Ev tüketici Türkiye’de çok bilinçli olmuş. Bizim ev baristalarımız var. Türkiye Demleme Şampiyonası’nda bir ev baristası ülkede şampiyon oldu. Biz de firma olarak hem aromatik kahveler hem geleneksel alıştığımız kahveler sunuyoruz. Artık son tüketici farklı kahveler istiyor. Dünya yarışma konusu biraz daha farklı oluyor. Kahvenin özellikleri, aromatik bileşenleri, gövdesi gibi bir sürü farklılık ön plana çıkıyor. En iyi kahveyi bulup yarışmada sergilememiz gerekiyor. Bu sene de Dünya yarışmasında Kolombiya kahvesini bulduk. Çiftlik olarak Mikava çiftliği. Çiftçi sahibiyle arkadaştık. Bize en güzel lotlarından sundu. Dünya yarışmasında başarılı olduk bu sayede. Yerimiz Gaziantep’te ama festivaller bizi bir araya getiriyor. Ekonomi ve Bankacılık okuyordum ama üniversitenin yanında kahve işiyle uğraşıyordum. Ben bankada çalışmayı sevmiyorum ve eve gittim anneme dedim ki ben okulu bırakacağım. Tabii ki beklediğim şey buydu, ‘sen bırakamazsın’. Dedim ki ülkenin kahveciye de ihtiyacı var, ekmekçiye de, fırıncı, lastikçi bunlara da ihtiyacı var. Herkes doktor, mühendis olmaması gerekiyor. Ondan sonra benim kahve yolculuğum başladı. 3-4 ülkede çalıştım. Güzel Türkiye’de çalışmalarımı devam ettim. Gururla Türkiye’yi farklı yarışmalarda sergiledim. Gerçekten bu konuda da çok mutluyum" dedi. "Ankara’da Türkiye’deki en iyi kahve festivali gerçekleşiyor" Eskişehir’den stant açmak için geldiklerini dile getiren kahve kavurucusu Ekrem Özdamar, "İnanılmaz kalabalık. Bence Ankara’da Türkiye’deki en iyi kahve festivali gerçekleşiyor. Burada tüketici, 3’üncü nesil hakkında ve farklı kahveleri deneme konusunda çok açıklar. Konserler de aynı zamanda çok iyi. Her sene katılmaya çalışıyoruz. İnsanlar genelde iletişime açıklar. Deneyimlemek istiyorlar farklı şeyleri. Biz de insanların istediklerine göre farklı kahve seçikleriyle, farklı parametreler oluşturmaya çalışıyoruz. Hatta bazıları şehrimizde kahvemizi denemek istiyorlar. Bizim burada önemsediğimiz şey biraz daha nitelikli kahveler kavurmak. Ekvator bölgesinde dediğimiz ülkelerde yetişen kahve çekirdekleri lojistik firma araçları ile Türkiye’ye geliyor. Bu kahveleri deneyerek en iyi nasıl kavurabiliriz, bu kahveyi nasıl tüketiciyle buluşturabiliriz diyerek bu kahveleri seçiyoruz. Daha sonrasında belli bir ısıl ve enerji işlemiyle beraber bu kahveleri bir kavurma makinesinde kavuruyoruz. Bu kavurma süreçlerinde hepsi için ayrı bazı prosesler deniyoruz" dedi. "Ankara’daki yerel kahvecilerin çok güzel bir tanıtımı oluyor" Kahve meraklısı olarak gününün çok güzel geçtiğini ifade eden Ferhat Türker, "Her sene katılmaya gayret ediyorum bu festivale. Çünkü Ankara’daki yerel kahvecilerin de çok güzel bir tanıtımı oluyor. Yerel kahvecileri de burada tanıyoruz. Farklı kahve tatlarını da burada deneyimlemiş oluyoruz. Bir kupa hediye ettiler bizlere. Her zaman yanımızda taşıyabileceğimiz, boynumuza asılır bir kahve fincanımız oldu. Tadımları da bununla yapmayı planlıyoruz. Burada çok güzel bir kahve müzesi açılmış Ankara Kalesi’nde bulunan. Güzel bir standı var, çok hoş, otantik, tam bir müzeyi buraya taşımış. Çok güzel bir yerdi. Herkesi oraya da beklerim. Hem güzel fotoğraflar çekiyorlar orada. Kahve müzesi de çok güzel" şeklinde konuştu. "Kahve tutkusunu bildiğim için doğum gününde erkek arkadaşıma sürpriz yaptım" Festivale bir süredir gelmek istediğini ve yeni fırsat bulduğunu belirten Ceren Türkmen, "Biraz heyecanlıyım ve her şeyi denemek istiyorum. Yanında bilen biriyle gezmek de o anlamda iyi olacak benim için. Kahvekoliklere gerçekten burası gerçekten burası çok güzel keyifli, güzel bir pazar geçirmelerini sağlıyor. Aslında ben kahve tutkusunu bildiğim için böyle bir sürpriz yapmak istedim doğum gününde erkek arkadaşıma. Kuzenimden de bizim fotoğraflarımızı da yapabileceği, çizebileceği bir tasarım rica ettim. O tasarımı yaptı. Sonrasında bir baskı aldık ama o baskı yetmedi. Çünkü güzel de görünmedi belli bir süre sonra. Sonra dikiş yaptırdık. Daha da güzel oldu. Ne yazıyor? ‘How do you like your coffee?’ ‘With you’ diyor. Kahveni nasıl içmek istersin? Seninle" diyerek Ferhat Türker ile birlikte kahve severlere iyi dileklerde bulundular. "Türkiye’deki kahve kültürünün bu kadar iyi olduğunu bilemiyorduk" Festival için Kırşehir’den ailecek geldiklerini belirten Halil Altunsaray, "İkinci defa geliyoruz buraya. Bizim için çok değişik bir deneyim oldu. Hem geçen sene hem de bu sene. Türkiye’deki kahve kültürünün aslında bu kadar iyi olduğunu bilemiyorduk. Buraya gelerek bunu öğrenmiş olduk. Geldiğimizden beri birçok standı gezdik. Birçok hediye dağıtıyorlardı. Onlardan faydalandık. Şimdi de bir kahve molası verelim dedik. Başlarda çok değişik bir kahve vardı. Tam olarak ismini hatırlamıyorum ama o çok güzeldi. Çok hoşuma gitti. Çok da hafifti böyle. Bildiğimiz acı tadı yoktu çok" diye konuştu.
Balıklıgöl’de sonbahar yoğunluğu
28 Eylül 2025 Pazar - 14:31 Balıklıgöl’de sonbahar yoğunluğu Şanlıurfa’da inanç turizminin önemli merkezlerinden Balıklıgöl, havanın serinlemesiyle sonbaharda da yoğun ilgi görüyor. Hafta sonu yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Balıklıgöl Yerleşkesi, ziyaretçilere hem tarihi hem de manevi bir atmosfer sunuyor. "Peygamberler şehri" olarak anılan Şanlıurfa, Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan mağara ile Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Hz. Şuayp gibi peygamberlerin yaşadığı rivayet edilen mekanlara ev sahipliği yapıyor. Kentteki tarihi ve turistik alanlar, yaz aylarındaki sıcaklar nedeniyle en çok ilkbahar ve sonbaharda ziyaret ediliyor. Balıklıgöl’e gelenler, burada bulunan balıklara yem atarak hatıra fotoğrafları ile anı ölümsüzleştirdi. Ziyaretçiler, Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan mağarada dua ederek tarihi dokunun atmosferi içerisinde unutulmaz anlar yaşıyor. "Otellerin doluluk oranı yüzde 95’lerde" Kentte her hafta gruplar halinde turist getirdiklerini aktaran turizm rehberi Efe Ay, "Şanlıurfa, tarih ve kültür turizmi açısından Türkiye’de en çok tercih edilen illerin başında geliyor. Karahantepe, Göbeklitepe gibi tarihi alanların keşfedilmesiyle bölge önemli ziyaret merkezi haline geldi. Şu anda Balıklıgöl’de Hazreti İbrahim’in makamındayız. Gelen ziyaretçilere buranın tarihini anlatıyoruz. Neredeyse her hafta Şanlıurfa’ya grup getiriyoruz. Burada otellerin doluluk oranı yüzde 90 ile 95’lerde seyrediyor. Hizmetten dolayı insanlar memnun bir şekilde ayrılıyorlar. Şanlıurfa’nın turizmde çok daha iyi noktalara geleceğini düşünüyorum" dedi. "Buraya 4’üncü defa geliyorum" Şanlıurfa’ya Sakarya’dan gelen ziyaretçilerden Mustafa Bayındır, "Şanlıurfa çok güzel bir şehir. Buraya 4 keredir geliyorum. Viranşehir’de Hazreti Eyüp’ün türbesini ziyaret ettik daha sonra Hazreti Elyasa’nın türbesini ziyaret ettik. Burada Balıklıgöl’ü ziyaret ettik. Türkiye’nin her yerinden ziyaretçileri Şanlıurfa’ya bekliyoruz. Gerçekten çok muazzam bir şehir, herkese tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Malatya’dan Şanlıurfa’ya gelen ziyaretçilerden Mikail Burak ise "Buralar çok güzel, insan balıkları ve tarihi mekanları görünce duygulanıyor. Buralar peygamberlerimizin geçtiği yerler, çok duygusal bir yer, herkesin gelip görmesi gerektiği yerler diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Minik şeflere Bozbey amcalarından alkış
28 Eylül 2025 Pazar - 13:32 Minik şeflere Bozbey amcalarından alkış Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, yediden yetmişe herkesin hem Bursa lezzetlerini tatmasını hem de unutamayacakları bir gün geçirmelerini sağlıyor. Atölyelerde eğlenceli vakit geçiren çocukları ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, hünerlerini sergileyen minikleri alkışladı. Festival dolu dolu geçiyor Bursa’nın sahip olduğu köklü gastronomi ve mutfak kültürü, Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nde yeniden vitrine çıktı. Yurt içinden ve yurt dışından binlerce lezzet tutkununun katıldığı festival, Merinos Parkı’nda her yaştan insanın hem damak zevkine hem de göz zevkine hitap ediyor. Gastronomi alanındaki profesyonellerin yoğun katılım sağladığı festival, vatandaşların ailece eğlenceli vakit geçirmelerine de imkan sağlıyor. Yerel lezzetlere yoğun ilgi Bursa’nın cantık, tahinli pide, cevizli lokum, Gedelek turşusu, süt helvası gibi yerel lezzetleri üzerine gerçekleştirilen atölyelere ziyaretçiler de katılım sağlarken, kadın kooperatiflerinin de etkin rol aldığı birçok atölyede, ustalar yerel lezzetleri baştan oluşturdu. Lezzet atölyelerinde ise Moldova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Ukrayna’da gelen misafirler yöresel lezzetlerini tanıttı. Alternatif Sahne’de Grup Rh+’in canlı müzik performansı, yarışma, film gösterimi ve sürdürülebilirlik perspektifinde atık gıdaların can dostların beslenmesinde kullanımı etkinlikleri gerçekleştirildi. Çocuk şefler hünerlerini sergiledi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de eşi Seden Bozbey ile birlikte gün boyu alanı gezerek hem usta şeflerle hem de vatandaşlarla bol bol yemek kültürü üzerine sohbet etti. Kadın kooperatiflerinin stantlarını gezerek yöresel ürünler hakkında bilgi alan Başkan Bozbey, çocuk sahnesini de ziyaret ederek miniklerin çalışmalarını yakından takip etti. Oyun alanı, bilim gösterileri, masallarını ve gölge oyunlarıyla eğlenceli bir gün geçiren çocuklar, kek yapımı ve süsleme atölyesindeki hünerlerini Başkan Bozbey’e de gösterdi. Geleceğin şefleriyle sohbet ’Geleceğin şefleri’ diyerek çocuklara hitap eden Başkan Mustafa Bozbey, miniklerle sohbet ederek yaptıkları çalışmalardan dolayı tebrik etti. Büyük bir katılım ve coşkuyla devam eden festivalin her yaştan insana hitap ettiğini söyleyen Başkan Bozbey, ülkemizin geleceği olan çocukların hem eğlendiğini hem de Bursa’nın gastronomi kültürünü yakından öğrenme fırsatı bulduğunu belirtti.
Salihli Ülkü Ocakları’ndan ahilik geleneğine vefa
28 Eylül 2025 Pazar - 13:18 Salihli Ülkü Ocakları’ndan ahilik geleneğine vefa Manisa’nın Salihli ilçesindeki Ülkü Ocakları Başkanlığı, asırlardır Anadolu’da esnaf dayanışmasının temeli olan ahilik kültürünü yaşatmak için anlamlı bir etkinliğe imza attı. Salihli’de sabahın erken saatlerinde bir araya gelen ocak gençleri, Ahilik ruhuna uygun olarak esnafa "siftah parası" dağıttı. Salihli Ülkü Ocakları Başkanı Alper Altınkaya öncülüğünde ocak mensubu gençler sabahın ilk ışıklarında başlatılan çalışmayla, dükkanını açan esnaf sürprizle karşılaştı. Kapı altından bırakılmış üzerinde "Siftah bizden, bereket Allah’tan" yazılı notları gören esnaf ilk etapta şaşkınlık yaşadı. Bırakılan zarfları açan esnaf zarf içinde siftah parası ve ahilik duası buldu. Ocak Başkanı Altınkaya, ahilik geleneğinin yalnızca bir ticari sistem değil, aynı zamanda kardeşlik, dürüstlük ve paylaşma kültürü olduğuna dikkat çekti. Esnafa güzel ahlakı, yardımseverliği, dürüstlüğü ve kardeşliği vurgulayan ‘Ahilik Haftası’ çerçevesinde farkındalık oluşturmak adına önceden hazırlanan zarfları takdim ettiklerini belirten Salihli Ülkü Ocakları Başkanı Alper Altınkaya, "İçerisinde ‘Ahilik Duası’ ve ‘siftah parası’ bulunan zarfları, muhtelif bölgelerdeki esnafımızı ziyaret ederek takdim ettik. ‘Siftah bizden, bereket Allah’tan’ diyerek yaptığımız bu faaliyetle ahiliğin gerek Anadolu’nun Türk-İslam coğrafyası haline gelmesinde gerekse yazılı olmayan kurallar ile ticaret hayatını düzenlemesinde ne kadar önemli bir yeri olduğunu bir kez daha göstermeye çalıştık" dedi.
Salihli’de 500 yıllık tarihe yolculuk
28 Eylül 2025 Pazar - 13:13 Salihli’de 500 yıllık tarihe yolculuk Manisa’nın Salihli ilçesindeki Fotoğraf Derneği (SALFOD) üyeleri, köklü geçmişi ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Kemer Mahallesi’ni fotoğrafladı. Dernek üyeleri, asırlara meydan okuyan taş evleri ve mahalle kültürünü karelerine yansıtarak, bölgenin tarihi mirasına ışık tuttu. Salihli’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Kemer Mahallesi, Lidya dönemine uzanan köklü geçmişiyle öne çıkıyor. Antik çağlarda önemli bir yerleşim merkezi olan Daldis (Nardi) Antik Kenti’nin bu bölgede bulunması, Kemer Köyü’ne ayrı bir değer katıyor. Salihli Fotoğraf Derneği Başkanı Mustafa Dönmez, üyeleriyle birlikte gerçekleştirdikleri fotoğraf gezisinde, yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip evlerin mimari özelliklerini ve mahalle yaşamının izlerini fotoğrafladıklarını belirtti. Dönmez, bu çalışmaların hem görsel arşiv oluşturmak hem de kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak açısından önemli olduğunu vurguladı. Kemer Mahallesi’nde taş evlerin yanı sıra dar sokakların ve mahalle yaşamına özgü detayların da fotoğraflandığını aktaran Dönmez, "Amacımız sadece fotoğraf çekmek değil, aynı zamanda Salihli’nin tarihine, kültürüne ve değerlerine dikkat çekmek" dedi. SALFOD üyeleri, tarihi dokunun korunması gerektiğine de dikkat çekerek, mahalleye olan ilginin artırılması için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.