KÜLTÜR SANAT
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:13 Erzurum’da öğrenciler "Zimem Defteri" geleneğini sürdürüyor Erzurum Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri, Osmanlı Devleti’nden günümüze ulaşan anlamlı bir dayanışma geleneği olan "Zimem Defteri" uygulamasını yaşatarak örnek bir davranış sergiledi. Öğrenciler, ihtiyaç sahibi ailelerin mahalle bakkallarındaki veresiye borçlarını kapatarak hem tarihî bir mirası canlandırdı hem de toplumsal yardımlaşma bilincini güçlendirdi. Osmanlı döneminde özellikle Ramazan aylarında hayırseverler, mahalle esnafına giderek "zimem defteri" olarak bilinen veresiye kayıtlarını incelemeden rastgele bir sayfa seçer ve o sayfadaki borçları öderdi. Böylece hem borcu olan kişinin onuru korunur hem de toplumda gizli bir iyilik halkası oluşurdu. Aynı anlayışla hareket eden öğrenciler topladıkları yardımlarla bazı ailelerin borçlarını kapatarak yüzlerde tebessüm oluşturdu. Bu anlamlı davranış sayesinde öğrenciler, sadece maddi bir destek sunmakla kalmadı; paylaşmanın, empati kurmanın ve geçmişten gelen değerleri yaşatmanın önemini de yaşayarak öğrendi. Dayanışma ruhunun güçlenmesine katkı sağlayan bu çalışma, okul camiasında büyük takdir topladı. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Selçuk Göçgen, yapılan çalışma ile ilgili olarak, "Osmanlı’dan miras kalan böylesine güzel bir geleneğe öncülük etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Öğrencilerimizin hem tarih bilinci kazanması hem de yardımlaşma duygusunu ortaya koyması ev sahip çıkması bizler için çok kıymetli. Bu tür faaliyetlerle milli ve manevi değerlerimizi yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bu anlamlı davranış, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarken; iyiliğin, dayanışmanın ve kardeşliğin her dönemde yaşatılabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:11 Asırlık Maraş abaları Tarihi Taş Han Çarşısı’nda yaşatılıyor Kahramanmaraş’ta Tarihi Taş Han Çarşısı’nda esnaflık yapan Hasan Gündoğdu, geçmişi 110 yılı aşan Maraş abalarını koruyarak kentin unutulmaya yüz tutan kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyor. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan yöresel kıyafetler, bugün hem kültürel değer hem de tarihi miras olarak dikkat çekiyor. Kahramanmaraş’ta babadan oğula aktarılan esnaflık geleneğini sürdüren Hasan Gündoğdu, ailesinin 1961 yılından bu yana Tarihi Taş Han Çarşısı’nda faaliyet gösterdiğini belirterek, "1961 yılında babamız bu çarşıda esnaflığa başladı. O günden bugüne aynı mesleği sürdürüyoruz. Babamız hala zaman zaman dükkana gelerek bizlere destek oluyor. Bu çarşıda büyüdük, bu kültürün içinde yetiştik" dedi. "Abalardan birini Cumhurbaşkanımıza birini de Bakan Kurum’a takdim ettik" 2020 yılında hayatını kaybeden ağabeyinin yıllar önce Anadolu’nun farklı köylerini dolaşarak topladığı Maraş abalarının bugün büyük bir kültürel değer taşıdığını, artık nadir bulunan eserler arasında yer aldığını kaydederek, "Rahmetli ağabeyim yaklaşık 35 yıl önce köy köy gezerek sadece 5 adet aba bulabilmişti. O dönemlerde bile bu kıyafetlere ulaşmak oldukça zordu. Günümüzde ise neredeyse tamamen yok olmuş durumda. 5 abadan birini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, birini de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a takdim ettik. Şu anda elimizde yalnızca 3 aba kaldı. Bunların geçmişi yaklaşık 100-110 yıl öncesine dayanıyor ancak uzmanların incelemelerine göre 150 yıllık olma ihtimali de bulunuyor" dedi. "Elimizde kalan abaları büyük bir titizlikle muhafaza ediyoruz" Akademisyenler tarafından incelenen tarihi abaların maddi değerinin belirlenemediğini ifade eden Gündoğdu, "Hocalarımız inceleme yaptı ancak bu eserler için fiyat biçilemeyeceğini söylediler. Bizler de elimizde kalan abaları büyük bir titizlikle muhafaza ediyoruz. Değerini gerçekten bilen bir alıcı çıkarsa değerlendirebiliriz ancak önceliğimiz bu kültürü yaşatmak" şeklinde konuştu. "Kültürel miras olarak yaşatılıyor" Yaklaşık 45 yıldır mesleğin içinde olduğunu ifade eden Gündoğdu, "Artık bu kıyafetler günlük kullanım için değil, kültürel miras olarak yaşatılıyor. Biz de geçmişten kalan bu değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:05 Kepez Kitap Fuarı 27 Mart’ta kapılarını açıyor Akdeniz’in Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Kitap Fuarı ile edebiyat dolu günlere hazırlanıyor. Fuar, on gün boyunca kitapseverleri yayınevleri, yazarlar ve zengin etkinlik programıyla buluşturacak. Antalya’yı "UNESCO Dünya Kitap Başkenti" yapma hedefiyle kültür ve edebiyat çalışmalarını aralıksız sürdüren Kepez Belediyesi, "İnsan Okur" mottosuyla Kepez Kitap Fuarı’nın kapılarını 27 Mart’ta açıyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek fuar, yayınevleri, yazarlar, imza günleri ve söyleşilerle kitapseverleri bir araya getirecek. On gün boyunca edebiyat, bilim, psikoloji ve güncel konuların ele alınacağı etkinliklerle Kepez, kültür ve edebiyatın buluşma noktası olacak. "Antalya’nın kültürünü, edebiyatını, hafızasını ve yarınlarını birlikte inşa edeceğiz" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 27 Mart -5 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Kitap Fuarı’na tüm Antalyalıları davet ederek, "Kitapların birleştirici gücünü birlikte yaşayalım, kültürle büyüyen bir şehir idealini hep birlikte güçlendirelim" çağrısında bulundu. ’Antalya’nın kültürünü, edebiyatını, hafızasını ve yarınlarını birlikte inşa edeceğiz’ sözleriyle konuşması sürdüren Başkan Kocagöz, "Bu yolculuğun kalbi Kepez’de atacak. Amacımız net, Antalya’yı UNESCO Dünya Kitap Başkenti yapmak. Antalya’yı, Kepez’in öncülüğünde kültürel üretimin güçlü bir merkezi haline getirmek, okuma alışkanlığını her yaşta yeniden canlandırmak, dijital çağın sunduğu fırsatları kültürel üretimle buluşturmak, şehrimizin hafızasını koruyup geleceğe taşımak ve yeni yazarların önünü açarak eserlerine hayat vermek" dedi. Kepez’de her yer kitap Türkiye’de ilk kez uygulanacak bir projeye de değinen Başkan Kocagöz, otobüs durakları, hastaneler ve bekleme alanlarına yerleştirilecek karekod sistemiyle vatandaşların kitap özetlerini okuyabileceğini ya da kulaklıkla dinleyebileceğini belirtti. Bu uygulamayla okuma kültürünün günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi hedefleniyor.
Kütahya’da "Şalvarını Al Gel" etkinliğiyle geleneksel giyim kültürü yeniden canlandı
08 Şubat 2026 Pazar - 10:24 Kütahya’da "Şalvarını Al Gel" etkinliğiyle geleneksel giyim kültürü yeniden canlandı Kütahya’da düzenlenen "Şalvarını Al Gel" etkinliği, kentin gündelik yaşamdan düğünlere uzanan geleneksel giyim kültürünü yeniden hatırlattı. Kadınların yoğun katılım gösterdiği programda, şalvar yalnızca bir kıyafet olarak değil, bir yaşam biçimi olarak ele alındı. Etkinlik boyunca Kütahya’ya özgü şalvarlar farklı model ve kesimleriyle sergilendi. Geçmişte tarlada, sokakta ve düğünlerde kullanılan şalvarların kesim özellikleri, kumaş yapıları ve kullanım amaçları katılımcılarla paylaşıldı. Defilede yer alan şalvarların, Kütahya’da kuşaktan kuşağa aktarılan el işi kültürünün izlerini taşıdığı vurgulandı. Programda ayrıca kentin düğün geleneğinde önemli yer tutan Tefebaşı, Pullu, Dizibağlı, Çatkılı, Eğrimli ve Dallı kıyafetler tanıtıldı. Bu kıyafetlerde kullanılan sırma işlemeler, renk tercihleri ve süsleme detayları, geçmişte düğünlerin sosyal statü ve aile yapısını nasıl yansıttığını ortaya koydu. Etkinlik, yalnızca görsel bir sunumla sınırlı kalmadı. Yöresel oyunlar oynandı, Kütahya türkülerine eşlik edildi. Katılımcılar, şalvarın hangi yaşlarda ve hangi törenlerde kullanıldığına ilişkin kültürel anlatımları dinleme fırsatı buldu. Bu yönüyle program, bir defileden çok kültürel bir anlatı niteliği taşıdı. Programda Kütahya mutfağının sevilen lezzetlerinden cimcik mantısı da katılımcılara ikram edildi. Gün boyu süren etkinlikte, kentin giyim, müzik ve mutfak kültürü bir arada sunularak geçmiş ile bugün arasında kültürel bir bağ kuruldu. Şalvar Gecesi, emekli öğretmen Ayşe Gültekin öncülüğünde; Aygül Gezer, Ayşe Kaçan, Zübeyde Çığcı ve Müjgan Gültekin tarafından organize edildi. Katılımcılar, benzer kültürel etkinliklerin artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Talas’ın toprağından sahneye 20 yeni yetenek
08 Şubat 2026 Pazar - 10:05 Talas’ın toprağından sahneye 20 yeni yetenek Talas Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki vizyon projelerinden biri olan Karadut Tiyatrosu, Temel Oyunculuk Eğitimi kapsamında düzenlediği oyuncu seçmelerinin ilk etabını tamamladı. Sahneye gönül veren adayların yoğun ilgi gösterdiği seçmelerde, yetenekler jüri karşısında kendilerini ifade etme imkânı buldu. Talas Belediyesi Espor ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen seçmelerde adaylar; metin okuma, doğaçlama ve sahne duruşu gibi başlıklarda değerlendirildi. Titizlikle yürütülen değerlendirmeler sonucunda 20 kişi Temel Oyunculuk Eğitimi’ne katılmaya hak kazandı. Adını Talas topraklarında yetişen ve ilçenin doğal simgelerinden biri olan karadut meyvesinden alan Karadut Tiyatrosu, yerel değerlerden beslenen sanat anlayışıyla dikkat çekiyor. Köklerini bu topraklardan alan bu yaklaşım, sahne sanatlarını Talas’ın kültürel kimliğiyle buluşturmayı amaçlıyor. "Talas’ın değerleriyle besleniyor" Seçmelerle ilgili değerlendirmede bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, sanatı şehir yaşamının vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini belirterek, "Kültür ve sanat, bir şehrin ruhunu diri tutar. Karadut Tiyatromuz, Talas’ın değerlerinden beslenen yapısıyla hemşehrilerimize kendilerini ifade edebilecekleri güçlü bir alan sunuyor" dedi. Yeni seçmeler sürüyor İlk etap seçmelerinin ardından Karadut Tiyatrosu’nun oyuncu kadrosunu genişletmek amacıyla önümüzdeki süreçte yeni seçmelerin de yapılacağı bildirildi. Böylece tiyatroya ilgi duyan daha fazla vatandaşın bu sürece dâhil olması hedefleniyor. Başvuru ve detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, (0352) 437 10 26 numaralı telefondan mesai saatleri içerisinde yetkililerle iletişime geçebilecek. Talas Belediyesi, Karadut Tiyatrosu aracılığıyla yerel değerleri sanatla buluşturmaya, genç yetenekleri desteklemeye ve ilçenin kültürel hayatına kalıcı katkılar sunmaya devam ediyor.
Öğrenciler Anavarza’da zeybek oynadı
08 Şubat 2026 Pazar - 09:22 Öğrenciler Anavarza’da zeybek oynadı Adanalı öğrenciler, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Anavarza Antik Kenti’nde Türk ve Azerbaycan bayraklarını açarak zeybek oynadı. Anavarza Kalesi eteklerinde ve ilçedeki tarihi mekânlarda sergilenen gösterilerle gençler, öz kültür ile tarihi bir araya getirerek geleceğe iz bırakmak istediklerini ifade etti. İmamoğlu Cumhuriyet Ortaokulu öğrencilerinden oluşan "Cumhuriyetin Efeleri" grubu, Kozan’ın tarihi mekânlarında gerçekleştirdikleri zeybek gösterileriyle tarih ve kültürü buluşturdu. Genç efeler, asırlık kalelerden, tarihi camilere kadar Adana’nın kültürel mirasını zeybek kültürüyle harmanladı. Zeybek ekibi, Kozan Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen "Kültür Turu" kapsamında ilk olarak Kozan’ın simge yapılarından Tarihi Hurmalı Konak’ta gösteri sundu. Ardından 6 asırlık Hoşkadem Camii ile Şehit Kaymakam Saimbey kabrini ziyaret eden öğrenciler, dua etti. Gençler daha sonra, Efes’in yaklaşık yedi katı büyüklüğünde olduğu belirtilen ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Anavarza Antik Kenti’nde, dünyanın ilk duble yolu olarak bilinen alanda Türk ve Azerbaycan bayraklarını açarak zeybek oynadı. Binlerce yıllık sütunlar ve surlar arasında sergilenen gösteri, geçmiş ile günümüz arasında kültürel bir köprü oluşturdu. Öğrencilerden Gani Obuz, "Türk kültürünü ve tarihimizi gelecek nesillere aktarmak için zeybek oynadık" dedi. Miraç Gündüz ise, "Tarihimizi ve kültürümüzü bir araya getirmek için öz kültürümüz olan zeybeği oynamak üzere Kozan’a geldik" diye konuştu. Halk oyunları öğretmeni Mücahit Atasoy da halk oyunlarıyla bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmayı ve geleceğe iz bırakmayı amaçladıklarını belirterek, "Anavarza gibi tarihi bir mekânda kendi kültürümüzü temsil ettik. Bu imkânı sağlayan Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı’ya ve okul müdürümüz İsmail Şenyuva’ya teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Atlı’dan gençlere davet Etkinlik sonrası öğrencilerle bir araya gelen Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, sergilenen performansı takdir ederek, "Yaptığınız bu çalışmalar kültürümüzü yaşatmak adına çok kıymetli. Sizleri gönülden tebrik ediyorum. Bir sonraki gösteride Kozan Kalesi’nde birlikte oynayalım" diye konuştu.
Ulalı Bayramî Mürşidi Hüsâm Efendi’nin gerçek kimliği ve dîvânı ilk kez yayınlandı
08 Şubat 2026 Pazar - 09:05 Ulalı Bayramî Mürşidi Hüsâm Efendi’nin gerçek kimliği ve dîvânı ilk kez yayınlandı Muğla’nın Ula ilçesinde büyük mutasavvıf Bayrâmî Şeyhi Muabbir Hüsâm Efendi’nin kimliği, silsilesi, şiirleri, yetiştirdiği öğrencileri ve etkisi 450 sene sonra ilk kez bilimsel olarak kaleme alındı. Hacı Bayram-ı Velî’nin, Akşemseddîn ve Akhisarlı Mecdüddin İsâ Efendi’nin silsilesinden yetişen Muabbir Hüsâm Efendi’nin hayatını ve şiirlerini içeren çalışma pek çok bilinmezi de aydınlığa çıkardı. Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden edebiyat ve tasavvuf tarihçisi Dr. Mustafa Tatcı’nın uzun süren araştırmaları sonunda yazdığı eser ’Bayrâmî Şeyhi Ulalı Hüsâm Efendi ve Mehmed Şâfiî’nin Hayatı-İlâhîleri’ ismini taşıyor. Yanlış atıflar düzeltildi: 450 yıllık yanılgı aydınlandı Kitabı hazırlayan Dr. Mustafa Tatçı, çalışmayla ilgili olarak şunları söyledi: "Yıllardır Hüsâm Efendi’nin adı, Pîr Hüsâmeddîn-i Uşşâkî ve oğlu Mehmed Şâfi‘î ile karıştırılıyor, hatta ona ait olmayan eserler Hüsâm mahlaslı başka kişiler adına yayımlanıyordu. Yeni çalışma; yazmalar, kitâbeler, menâkıbnâmeler ve silsilenâmeler üzerinden yapılan karşılaştırmalarla bu büyük yanılgıyı kesin biçimde ortadan kaldırdı. Bu çalışmada Hüsâm Efendi’nin Gelibolu’da başlayan Akhisar, Mısır, Hicaz, İstanbul ve nihayet Menteşe/Ula’da devam eden ilginç hayat hikâyesi ile Divan-ı İlahiyatı bulunmaktadır. Eserde ayrıca Hüsâm Efendi’nin oğlu Şâfiî’nin de bilinmeyen hayatıyla şiirlerine yer verilmektedir. Hüsam Efendi tasavvuf tarihinde olduğu kadar edebiyat tarihinde de adından söz edilmesi gereken önemli bir mutasavvıf şairdir. O, şiirleriyle Yunus Emre mektebine mensup bir şairdir. Onun divanı Yunus’un, Hacı Bayram-ı Velî’nin, Akşemseddîn, İbrahim Tennurî, İbrahim Gülşenî ve Dede Ömer Ruşenî’nin bir devamı niteliğindedir." Ula’da bir gönül ocağı: Anadolu’nun unutulmuş irfan havzası Şeyh Hüsam Efendi’nin ’Ula’da bir gönül ocağı, Anadolu’nun unutulmuş irfan havzası’ olduğuna işaret eden Dr. Tatçı, "Vâhib Ümmî’nin Elmalı’da, Merkez Efendi’nin İstanbul’da, Şabân-ı Velî’nin Kastamonu’da gönüller uyandırdığı dönemde Şeyh Hüsâm Efendi Ula’da bir irfân ocağı kurdu. Burada yetiştirdiği onlarca gönül ehlini başta Menteşe çevresi olmak üzere, Adalara, Ege, Marmara ve İç Anadolu’ya ve hatta Kırım’a gönderdi. Evliya Çelebi 1671’de Ula’ya ziyaretinde Hüsâm Efendi’nin hatırasının elan canlı olduğunu anlattıktan sonra bu büyük gönül için ’Din deryâsının dalgıcı, yakîn incisi Hazret-i Şeyh Hüsâmeddîn’ nitelemesinde bulunur" dedi. Kitabın hazırlanışı ve işlevi Anadolu’nun unutulan bir Pîr’inin 450 yıl sonra yeniden hatırlanacağına dikkat çeken Dr. Tatçı, kitabın kültür ve irfan tarihimizle ilgili olarak da şunları söyledi: "Yeni kitap çalışması, sadece bir dîvân yayını değil; Anadolu tasavvuf tarihinin boş kalmış bir kısmını yeniden inşa eden kapsamlı bir keşif niteliği taşıyor. Ula ve Menteşe çevresinde yüzyıllarca yaşamış büyük bir irfan geleneğinin gerçek kurucusu yeniden hatırlanacak hale geldi. Eser, hem kültür tarihçileri hem tasavvuf akademisyenleri, hem de yerel tarih araştırmacıları tarafından ’Menteşe-Ula irfan havzasının merkezi’ olarak değerlendiriliyor. Gelibolu’da doğup Akhisar’da pişen, Mısır ve Mekke’de olgunlaşan, Ula’da bir irfan ocağı kuran bu büyük pîrin sesi nihayet yeniden duyuluyor. Ulalı Hüsam Efendi, sadece bir mutasavvıf değil; Anadolu irfanının kayıp halkasını tamamlayan bir büyük pirdir. Şimdi, dört yüz elli yıl sonra, onun dîvânı, silsilesi, şahsiyeti ve mirası nihayet doğru isimlerle, doğru kaynaklarla gün yüzüne çıkıyor." Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Muğla İl Temsilcisi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, "Dr. Mustafa Tatçı’nın bu çalışması, yöremizin kültürel zenginliklerine çok önemli bir katkıdır. Biz TYB Muğla İl Temsilciliği ve Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak her türlü toplantıyı gerçekleştirmeye hazırız" dedi.
45 yıllık Oltu taşı ustası Hali Aydın’a vefa
08 Şubat 2026 Pazar - 08:56 45 yıllık Oltu taşı ustası Hali Aydın’a vefa Erzurum’un Oltu ilçesinde yaklaşık 45 yıldır Oltu taşını binbir emekle işleyen Halis Aydın, mütevazı atölyesinde üretim yapmaya devam ediyor. Vali Mustafa Çiftçi, Oltu taşı sanatına 45 yıldır emek veren, 63 yaşındaki usta Halis Aydın’ı atölyesinde ziyaret etti. Geleneksel yöntemlerle, büyük bir sabır ve göz nuruyla işlenen Oltu taşı ürünleri hakkında bilgi alan Vali Çiftçi, Oltu taşı işlemeciliğinin kültürel mirasımızdaki yeri ile bu kadim sanatın ustalık geleneğiyle gelecek nesillere aktarılmasının taşıdığı önemi vurguladı. Göz nuru ve emekle ortaya çıkan eserler İnsanoğlunun bilinen en eski süs eşyalarından olan Oltu taşı, Erzurum’un Oltu ilçesinde yöre insanının emeği ile yer altından binbir güçlükle çıkarılıyor. Taşın saklanması ve şekil verilmesi de ayrı bir özen ve emek gerektiriyor. Her usta bir heykeltıraş titizliğinde çalışıyor ve yumuşak Oltu taşını çifte su verilmiş bıçakla yontup zımparalayarak şekil veriyor. Tebeşir tozu ve zeytinyağı ile cilalanan taşlar, kolyeden küpeye, sigaralıktan yüzüğe pek çok süs eşyasına dönüşüyor. Topraktan çıktığında çok yumuşak olmasına rağmen hava ile temas ettiğinde hemen sertleşiyor. Bu yüzden de galeriden çıkıp cilalanana kadar mutlaka nemli ortamda saklanıyor. Büyük emekle çıkarılan bu maden küçük atölyelere gönderiliyor. Atölyelerde, tasarlanan süs eşyalarına göre sınıflandırılan maden, el çarkı ile işleniyor.
Ahlat’ta sinema filmi çekilecek
07 Şubat 2026 Cumartesi - 21:55 Ahlat’ta sinema filmi çekilecek Ünlü yönetmen Mesut Uçakan, Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen ‘Perdeden Dijitale Türkiye’de Sinema’ söyleşisine katıldı. Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Mesut Uçakan’ın yönetmenliğinde Ahlat’ta bir sinema filmi çekileceğini belirterek, ""Ahlat’ta çekilecek film yalnızca bir sinema eseri olmayacak, aynı zamanda gençliğe yön çizen bir çağrı, milletimize özgüven kazandıran bir hatırlatma olacaktır" dedi. ‘Kubbet’ül İslam Ahlat Buluşmaları’ etkinlikleri kapsamında Ahlat Belediyesi’nin daveti üzerine ilçeye gelen ünlü yönetmen Mesut Uçakan, ‘Perdeden Dijitale Türkiye’de Sinema’ konulu söyleşiye katıldı. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi’nde düzenlenen söyleşi öncesi konuşan Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Mesut Uçakan’ı Ahlat’ta ağırlamaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez ise, sadece bir filmden, bir yönetmenden değil bir medeniyet tasavvurundan, bir diriliş iddiasından ve bir kimlik mücadelesinden söz etmek için toplandıklarını söyleyerek, "Çünkü sinema sadece eğlence değildir. Sinema, bir milletin ruhunu, hafızasını ve istikametini inşa eden en güçlü araçlardan biridir. Ve işte tam bu noktada Türk sinemasının öncü isimlerinden biri olan kıymetli yönetmen Mesut Uçakan, ortaya koyduğu duruşla, ahlakla, samimiyetle ve cesaretle bir neslin ufkunu açmıştır. Mesut Uçakan, sinemayı, hakikatin sesi, adaletin nefesi, inancın ve direnişin dili hâline getirmiştir. Onun filmlerinde sadece sahneler değil, dua vardır, arayış vardır, dava vardır, hesaplaşma vardır. Modern dünyanın dayattığı yozlaşmaya karşı ahlakı, imanı, kimliği ve şahsiyeti savunan bir sinema ahlakı inşa etmiştir. Bu toprakların ruhunu, bu milletin inancını, bu ümmetin acısını ve umudunu perdeye taşıyan bir sanat anlayışı ortaya koymuştur" dedi. Ahlat’ta sinema filmi çekilecek Ünlü yönetmen Mesut Uçakan’ın yönetmenliğinde Ahlat’ta bir sinema filmi çekileceğini de belirten Gülmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ahlat’ta çekilecek film yalnızca bir sinema eseri olmayacak, aynı zamanda gençliğe yön çizen bir çağrı, milletimize özgüven kazandıran bir hatırlatma olacaktır. Bu proje ile Ahlat, sadece geçmişin değil, geleceğin de merkezi hâline gelecektir. Mesut Uçakan hocamızın öncülüğünde ortaya konacak bu kıymetli çalışma, İslami anlamda Türk sinemasının yeniden dirilişinin güçlü bir adımıdır. Bu adım gençliği ayağa kaldıracak, kimliği inşa edecek, ruhları besleyecek ve inşallah yeni bir sinema medeniyetinin kapılarını aralayacaktır. Bu vesileyle başta kıymetli yönetmenimiz Mesut Uçakan ve yapımcımız Cem Çatpınar olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Ahlat’ta çekilecek bu filmin milletimize, gençliğimize ve ümmetimize hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Rabbim, sinemamızı hakikatin sesi, gençliğimizi ise bu ümmetin umudu kılsın." Konuşmaların ardından yapımcı Cem Çatpınar’ın moderatörlüğünde söyleşi yapıldı. Söyleşi sonunda Kaymakam Bingöl ve Başkan Gülmez, Uçakan’a Ahlat bastonu hediye ederek, hatıra fotoğrafı çektirildi.
Muş’ta "Kar Festivali" renkli görüntülere sahne oldu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 17:59 Muş’ta "Kar Festivali" renkli görüntülere sahne oldu Muş Valiliği ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Güzeldağ Kayak Merkezi’nde düzenlenen "Kar Festivali", spor etkinlikleri ve gösterilerle gerçekleştirildi. Muş Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından, merkeze 8 kilometre uzaklıktaki Güzeldağ Kayak Merkezi’nde "Sporla Isınan Gençlik" mottosuyla "Kar Festivali" düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan festivalde, Muş Valisi Avni Çakır alanda kurulan stantları gezdi. Yerli silah ve teçhizatların sergilendiği alanı inceleyen Vali Çakır, daha sonra katılımcılarla birlikte halay çekti. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından alana kurulan basketbol, voleybol, matrak, dart ve balon futbolu alanlarında çocuklar ve gençler çeşitli oyunlar oynayarak eğlendi. Festival kapsamında gerçekleştirilen yamaç paraşütü ve Türk bayraklı kayak gösterileri ise renkli görüntüler oluşturdu. Etkinlikte çocuklar kızaklarla kayarken, katılımcılara ekmek arası köfte ikram edildi. Festivalde konuşan Muş Valisi Avni Çakır, gençlerin sportif faaliyetlere yönlendirilmesini önemsediklerini belirterek bu tür etkinliklerle gençleri desteklemeye devam edeceklerini ifade ederek, "Kışın bu güzel döneminde gençlerimizi yalnızca yaz mevsiminde spor salonlarında ve açık alanlarda değil, kayak merkezimizde düzenlediğimiz çeşitli kış etkinlikleriyle de sporun farklı branşlarıyla buluşturmak amacıyla bir araya geldik. Spora verdiğimiz destekle bu anlamda yakaladığımız ivme ile başta bakanlığımız olmak üzere tüm ülkenin dikkatini çektik. Başarılarımızı gere gere ülkemize duyurduk. Bu yavrularımızı ve gençlerimizi sporla daha çok nasıl hemhal ederiz? Onların ihtiyaçları varsa onlara nasıl gideriz? Ve hangi branşlarda eksikliklerimiz varsa onları nasıl telafi ederiz? Onun gayreti içerisindeyiz. Bu özverili uyumlu çalışmanın da meyvelerinde görüyoruz, alıyoruz. Muş voleybol şehri oldu. Voleybol takımı bölge şampiyonluğuna gidecek. Gururumuz oldular. Muş’u inşallah başarıyla temsil edecekler inşallah bir üst lig biletini alıp ilimize dönecekler" dedi. Vali Çakır, çocukların zararlı alışkanlıklardan uzak, sağlıklı ve başarılı bireyler olarak yetişmesinde sporun önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, "Çocuklarımızın zararlı alışkanlıklardan uzak, sağlıklı, derslerinde başarılı, arkadaşlık ortamında uyumlu, çevresine, ailesine, toplumuna faydalı bireyler olmasını istiyorsak onların hayatlarını sporla doldurmamız lazım. Tesislerimiz haddinden fazla. İlimizde hiçbir spor branşında ciddi anlamda bir malzeme eksikliği de bırakmadık. Hem merkezde hem ilçelerde. Yeter ki bir veli, bir öğrenci topluluğu, bir antrenör gelsin desin ki ben sporun şu branşında eğitim vermek istiyorum, takım çıkartmak istiyorum. Elimizde gelen her türlü desteği ardına kadar onlara sunmaya hazırız. Muş aynı zamanda bir kış şehri. Karın en çok yakıştığı şehirlerden biri. Ben çocuklarımıza keyifli eğlenceler diliyorum" ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Yusuf Kılıç da kışın bereketini sporla, birliktelikle ve gençliğin enerjisiyle buluşturdukları bu anlamlı organizasyonda bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirerek, "Kar Festivali ile gençlerimizin kış sporlarına olan ilgisini artırmayı, kış mevsiminde hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerini azaltmayı ve spor yoluyla sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda gençlerimizin sosyal hayata daha aktif katılım sağlamalarını, aidiyet duygularını güçlendirmelerini ve birlikte üretmenin, birlikte eğlenmenin mutluluğunu yaşamalarını hedefliyoruz. Bu tür faaliyetler yalnızca sportif etkinlikler değildir. Aynı zamanda sosyal uyumu güçlendiren, gönüllülüğü destekleyen, gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan uzak tutan ve toplumsal dayanışmayı artıran çok yönlü gençlik çalışmalarının bir parçasıdır. Bu festivalin hayata geçirilmesinde Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, her daim bizi destekleyen, gençlerimizin ve halkın yanında olan Sayın Valimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, paydaş kurumlarımıza, basınımıza, gönüllülerimize, bu coşkuyu bizimle paylaşan siz değerli gençlerimize ve halkımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Festivale, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, Muş Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, Vali Yardımcısı Cihat Abukan ve Mustafa Batuhan Alpboğa ile belediye başkanları, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
2 bin 400 rakımlı Aydıntepe Yaylası’nda kış festivali coşkusu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 17:47 2 bin 400 rakımlı Aydıntepe Yaylası’nda kış festivali coşkusu Bayburt’un Aydıntepe ilçesinde bu yıl ilki düzenlenen kış festivali, renkli görüntülere sahne oldu. Bölge turizmine katkı sağlaması ve geleneksel hale getirilmesi hedeflenen festivalde, vatandaşlar doyasıya eğlendi. 2 bin 400 rakımlı Aydıntepe Yaylası’nda gerçekleştirilen festivalde Bayburt barları oynandı, halaylar çekildi, çocuklar ve yetişkinler kızakla dik yokuştan kayarak keyifli anlar yaşadı. Festivalde, halat çekme ve kar voleybolu gibi çeşitli etkinlikler de yapıldı. Bayburt İl Jandarma Komutanlığı ile Aydıntepe İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince güvenlik ve asayişin sağlandığı festivale, Bayburtluların yanı sıra çevre illerden gelen vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Kızılay Bayburt Şubesi tarafından katılımcılara su ve meşrubat ikramında bulunuldu. Etkinlik kapsamında düzenlenen bayrak yürüyüşü, coşkulu kalabalık eşliğinde gerçekleştirildi. Dev Türk bayrağı ile yapılan yürüyüş, drone ile görüntülendi. Festivale Trabzon’dan katılan vatandaşlardan Emine İmamoğlu, etkinlik için ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte yola çıktıklarını, zorlu hava ve yol şartlarına rağmen festivale katılmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Aydıntepe Yakutiye Mahallesi Muhtarı Emre Birgül, festivalin ilçede güzel bir atmosfer oluşturduğunu, özellikle çocuklar için önemli bir eğlence imkânı sunduğunu dile getirerek, bu tür etkinliklerin devam etmesini istedi. Festivale şambrelle kaymaya gelen Harun Alemdar da alanda yoğun bir katılım olduğunu belirterek, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Alemdar, festivallerin her yıl artarak sürmesinin bölge açısından önemli olduğunu kaydetti. Kızılay Bayburt Şubesi Toplumsal Güçlendirme Uzmanı Hasan Türkoğlu, Kızılay gönüllüleri olarak festivalde yer aldıklarını ifade ederek, soğuk havada vatandaşlara ikramlarda bulunarak etkinliğe destek verdiklerini aktardı. Aydıntepe Kaymakamı Ertuğrul Bayram, bu yıl ilk kez düzenlenen kış festivaliyle ilçenin kış turizmini canlandırmayı, yerel kültürü ön plana çıkarmayı ve çocukların kış sporlarına olan ilgisini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Kaymakam Bayram, Aydıntepe’nin turizm potansiyelini kış aylarına da yaymak istediklerini vurgulayarak, "Deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 400 metre yükseklikte bulunan Aydıntepe Yaylası’nda ilkini düzenlediğimiz kış festivalimizle ilçemizin kış turizmini, yerel kültürünü ve çocuklarımızın kış sporlarına olan ilgisini artırmayı hedefliyoruz. Yaz aylarında gördüğümüz turizm potansiyelini kış aylarına da yaymak istiyoruz" dedi.
Tiyatro Anadolu, "Aşk Neyledi Yunus" ile Rize’de sanatseverlerle buluştu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:52 Tiyatro Anadolu, "Aşk Neyledi Yunus" ile Rize’de sanatseverlerle buluştu Anadolu Üniversitesi’nin profesyonel tiyatro topluluğu Tiyatro Anadolu tarafından sahnelenen "Aşk Neyledi Yunus" adlı tiyatro oyunu, Rize’de tiyatroseverlerle buluşarak izleyicilere unutulmaz bir sanat etkinliği yaşattı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde düzenlenen tanıtım fuarı kapsamında Rize’de bulunan Anadolu Üniversitesi, gerçekleştirdiği kültürel etkinliklerle de yoğun ilgi gördü. Tiyatro Anadolu tarafından sahnelenen oyun, duygu yüklü anlatımı ve güçlü sahne performansıyla izleyicilerden büyük beğeni toplarken uzun süre alkışlandı. Gösterimin ardından açıklamalarda bulunan Anadolu Üniversitesi’nin profesyonel tiyatro topluluğu Tiyatro Anadolu’nun Koordinatörü ve oyunun Genel Yayın Yönetmeni Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Karaahmet, sanatın üniversiteler arası etkileşimi güçlendiren önemli bir köprü olduğunu vurguladı. Karaahmet, Anadolu Üniversitesi’nin yalnızca akademik başarılarıyla değil, sanat ve kültür alanındaki üretimleriyle de Türkiye’nin farklı şehirlerinde gençler ve sanatseverlerle buluşmaya devam ettiğini ifade etti. Anadolu Üniversitesi, gerçekleştirdiği tanıtım faaliyetleri ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin üniversite yaşamını yakından tanımasına katkı sunarken, sanatın birleştirici gücünü farklı şehirlerde yaygınlaştırmayı sürdürüyor.
EMITT’te Malatya standına yoğun ilgi
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:40 EMITT’te Malatya standına yoğun ilgi Türkiye’de ve dünyada turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT) 2026, 5-7 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul Yeşilköy’de bulunan İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) kapılarını açtı. Bu yıl 29’uncusu düzenlenen fuara, 29 ülkeden katılımcı yer aldı. Turizm sektörünün dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan EMITT Fuarı’nda Malatya Büyükşehir Belediyesi de açtığı stantla yerini aldı. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen seyahat acenteleri, tur operatörleri ve turizm profesyonellerinin yoğun ilgi gösterdiği fuarda Malatya, sahip olduğu eşsiz doğal, tarihi ve kültürel değerlerle ziyaretçilere tanıtılıyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi standında, ziyaretçilere kenti tanıtıcı kitaplar, broşürler, afişler ve belediyeye ait bültenler dağıtılırken, Malatya’nın simgesi olan kayısı başta olmak üzere yöresel ürünler de ikram ediliyor. Standı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlere, Malatya’nın turizm potansiyeli ve Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen turizm çalışmaları hakkında detaylı bilgiler aktarılıyor. EMITT 2026 kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi, kentin turizmden aldığı payı artırmak, marka değerini güçlendirmek ve yerli-yabancı turist sayısını artırmak amacıyla yürüttüğü tanıtım faaliyetlerini uluslararası platformda sürdürmeye devam ediyor.