KÜLTÜR SANAT
28 Mayıs 2026 Perşembe - 17:03 Zeugma Mozaik Müzesi bayramda ziyaretçi akınına uğradı Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi Kurban Bayramı tatilinin 6’ncı gününde yaklaşık 30 bin ziyaretçiyi ağırladı. Bayram tatili boyunca ise toplam 50 bin ziyaretçinin müzeyi ziyaret etmesinin hedeflendiği belirtildi. Kurban Bayramı tatilini fırsat bilerek Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistler, dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan Zeugma Mozaik Müzesi’ne yoğun ilgi gösteriyor. Kültür, tarih ve müzeler şehri olarak öne çıkan Gaziantep’te, başta "Çingene Kızı" mozaiği olmak üzere Mars Heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamam kalıntıları ve Fırat Nehri kıyısındaki villalardan çıkarılan eşsiz mozaikleri görmek isteyen yerli ve yabancı turistler, Kurban Bayramı’nda müzeye akın etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde hizmet veren ve "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görülen Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’i ziyaret eden turistlerin en çok tercih ettiği kültürel mekanlardan biri oldu. Bayram tatilinin başlamasıyla birlikte müzede yoğunluk yaşanırken, ziyaretçiler tarihi eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Roma dönemine ait mozaikler ve tarihi kalıntılar karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen turistler, özellikle "Çingene Kızı" mozaiği ile Mars Heykeli’ne büyük ilgi gösterdi. 50 bin ziyaretçi hedefleniyor 1 Ocak’tan bu yana toplam 220 bin 689 ziyaretçiyi ağırlayan Zeugma Mozaik Müzesi’nde, Kurban Bayramı tatiliyle birlikte ziyaretçi sayısında önemli artış yaşandı. Bayram tatili süresince günlük ortalama 5 ila 6 bin kişinin ziyaret ettiği müzede, tatilin 6’ncı gününde yaklaşık 30 bin ziyaretçinin ağırlandığı öğrenildi. Bayram tatili boyunca ise toplam 50 bin ziyaretçinin müzeyi ziyaret etmesinin hedeflendiği belirtildi. "Pompei Antik Kenti’nde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük" Alman turistler Karola ve Hubert Baıer, Zeugma müzesine hayran kaldıklarını söyleyerek, "Gaziantep’e davetli olarak geldik ve bu davet üzerine buradaki bütün tarihi yerleri de gezme fırsatı bulduk. Burası çok hoşumuza gitti. Tüm herkese tavsiye ederiz. Böyle bir güzelliği görmek zaten güzel bir olaydı. Bunun haricinde Pompei Antik Kentinde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük. Tek problem böylesine güzel bir yeri sunan gezi firmaları yok. Tanınmıyor olmasından ötürü bu tarih dolu güzellik fark edilmiyor" dedi. "Arkadaşlarıma Zeugma müzesinde çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" 9 yaşındaki Mustafa Bahtiyar ise eserler karşısında etkilendiğini belirterek, "Bence çok güzel bir müze, bir sürü mozaik eserlere ev sahipliği yapıyor. Müze içerisinde bulunan sütunlar beni çok etkiledi. Çingene kızı mozaiğini ise daha büyük sanıyordum. Fotoğrafını çektim. Ankara’ya döndüğümde arkadaşlarıma, bir sürü mozaik var diyeceğim. Özellikle küçük renkli taşlardan büyük portreler yaptıklarını ve çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55 Zeugma Mozaik Müzesi, bayramda ziyaretçi akınına uğradı Kurban Bayramı tatilini fırsat bilerek Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistler, dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan Zeugma Mozaik Müzesi’ne yoğun ilgi gösteriyor. Kültür, tarih ve müzeler şehri olarak öne çıkan Gaziantep’te, başta "Çingene Kızı" mozaiği olmak üzere Mars Heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamam kalıntıları ve Fırat Nehri kıyısındaki villalardan çıkarılan eşsiz mozaikleri görmek isteyen yerli ve yabancı turistler, Kurban Bayramı’nda müzeye akın etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde hizmet veren ve "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görülen Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’i ziyaret eden turistlerin en çok tercih ettiği kültürel mekanlardan biri oldu. Bayram tatilinin başlamasıyla birlikte müzede yoğunluk yaşanırken, ziyaretçiler tarihi eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Roma dönemine ait mozaikler ve tarihi kalıntılar karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen turistler, özellikle "Çingene Kızı" mozaiği ile Mars Heykeli’ne büyük ilgi gösterdi. 50 bin ziyaretçi hedefleniyor 1 Ocak tarihinden bu yana toplam 220 bin 689 ziyaretçiyi ağırlayan Zeugma Mozaik Müzesi’nde, Kurban Bayramı tatiliyle birlikte ziyaretçi sayısında önemli artış yaşandı. Bayram tatili süresince günlük ortalama 5 ila 6 bin kişinin ziyaret ettiği müzede, tatilin 6’ncı gününde yaklaşık 30 bin ziyaretçinin ağırlandığı öğrenildi. Bayram tatili boyunca ise toplam 50 bin ziyaretçinin müzeyi ziyaret etmesinin hedeflendiği belirtildi. "Pompei Antik Kenti’nde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük" Almanya’dan gelen yabancı turistler Karola ve Hubert Baıer, Zeugma müzesine hayran kaldıklarını söyleyerek, "Gaziantep’e davetli olarak geldik ve bu davet üzerine buradaki bütün tarihi yerleri de gezme fırsatı bulduk. Burası çok hoşumuza gitti. Tüm herkese tavsiye ederiz. Böyle bir güzelliği görmek zaten güzel bir olaydı. Bunun haricinde Pompei Antik Kenti’nde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük. Tek problem böylesine güzel bir yeri sunan gezi firmaları yok. tanınmıyor olmasından ötürü bu tarih dolu güzellik fark edilmiyor" dedi. "Arkadaşlarıma Zeugma müzesinde çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" 9 yaşındaki Mustafa Bahtiyar ise eserler karşısında etkilendiğini belirterek, "Bence çok güzel bir müze, bir sürü mozaik eserlere ev sahipliği yapıyor. Müze içerisinde bulunan sütunlar beni çok etkiledi. Çingene kızı mozaiğini ise daha büyük sanıyordum. Fotoğrafını çektim. Ankara’ya döndüğümde arkadaşlarıma, bir sürü mozaik var diyeceğim. Özellikle küçük renkli taşlardan büyük portreler yaptıklarını ve çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" diye konuştu.
Esenler’de 6’ncı Öykü Günleri başlıyor
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:24 Esenler’de 6’ncı Öykü Günleri başlıyor Esenler Belediyesi’nce bu yıl altıncısı düzenlenecek Esenler Öykü Günleri, 15-17 Mayıs tarihlerinde edebiyatseverleri bir araya getirecek. ‘Memleket Öyküleri’ temasıyla gerçekleşecek etkinliğin onur konuğu ise yazar Necip Tosun olacak. Esenler Belediyesi, 15-17 Mayıs tarihleri arasında bu yıl altıncı kez Esenler Öykü Günleri’ne ev sahipliği yapacak. 6’ncı Esenler Öykü Günleri, memleket kültürünü, aidiyet duygusunu ve insan hikâyelerini edebiyat aracılığıyla ele almak amacıyla ‘Memleket Öyküleri’ temasıyla düzenlenecek. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek programın onur konuğu ise modern öykücülüğün önemli isimlerinden Necip Tosun olacak. 7 oturumda düzenlenecek 3 gün boyunca devam edecek programda "Türk Öyküsünde Memleket Tasviri", "Uyarlama Filmler Üzerinden Memleketi Okumak", "Memleket Hikâyeleri", "Hikayesiz Öyküler", "Anlatının Dönüşümü" , "Necip Tosun Hikâyeciliği" ve "Necip Tosun Kuramcılığı" olmak üzere yedi oturum düzenlenecek. 6. Esenler Öykü Günleri’ne yazarlar Selma Maşlak, Veysel Altuntaş, Selma Aksoy Türköz, Hatice Bildirici, Yusuf Ziya Gökçek, Murat Saraçoğlu, Erkan Şimşek, Mukadder Gemici, Ebru Burcu Yılmaz, Ahmet Melih Karauğuz, Sebahat Meraki, Bülent Ayyıldız, Güray Süngü, Aykut Ertuğrul ve Mustafa Aplay ise konuşmacı olarak katılacak. Memleket Türküleri seslendirilecek 6’ncı Esenler Öykü Günleri kapsamında "Anayurt Oteli" filminin gösterimi yapılacak. Türk edebiyatından sinemaya uyarlanmış en önemli eserlerden biri olarak kabul edilen film, küçük bir Anadolu kasabasında otel işleten içine kapanık ve yalnız Zebercet’in hayatını konu alıyor. Programın kapanışında ise Aykut Kuşkaya, "Memleket Türküleri" konseriyle dinleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni sunacak.
Coğrafi işaret alan Erzurum ’paça çorbası’ tanıtıldı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:52 Coğrafi işaret alan Erzurum ’paça çorbası’ tanıtıldı UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum’un kadim lezzetlerinden biri olan ’paça çorbası’nın coğrafi işaret tescil belgesi alması vesilesiyle Müceldili Konağı’nda düzenlendi. Programda basın mensuplarına Erzurum ’paça çorbası’ tanıtıldı ve katılımcılara ikram edildi. Erzurum’un asırlık lezzetlerinden paça çorbasının coğrafi işaretle tescillenmesi, kentin gastronomi kimliğinin güçlenmesine ve yöresel mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geçmişiyle Türk mutfağında önemli yere sahip paça çorbası, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptığı başvuru sonucu ’Erzurum paça çorbası’ adıyla tescil edildi. Şehirde Erzurum paça çorbasıyla birlikte 62 ürün coğrafi işaret alırken, 20 ürünün ise tescil aşamasında olduğu belirtildi. "Şehirler kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, programda yaptığı konuşmada, Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofrasının bereketine, kadim mutfak mirasına ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Erzurum paça çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır. Bugün çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum paça çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir. Bugün tescillenen Erzurum paça çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil, kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir, geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün tescillenen bu değer, yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programda Erzurum Vali Yardımcısı Sinem Büyüknalçacı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Gastronomi Müdürü Resul Parlak da birer konuşma yaptı.
Coğrafi işaret alan Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:47 Coğrafi işaret alan Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum’un kadim lezzetlerinden biri olan Erzurum Paça Çorbası’nın coğrafi işaret tescil belgesi alması vesilesiyle Müceldili Konağı’nda düzenlendi. Programda basın mensuplarına Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı ve katılımcılara ikram edildi. Erzurum’un asırlık lezzetlerinden paça çorbasının coğrafi işaretle tescillenmesi, kentin gastronomi kimliğinin güçlenmesine ve yöresel mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geçmişiyle Türk mutfağında önemli yere sahip paça çorbası, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığı başvuru sonucu "Erzurum Paça Çorbası" adıyla tescil edildi. Şehirde Erzurum paça çorbasıyla birlikte 62 ürün coğrafi işaret alırken, 20 ürünün ise tescil aşamasında olduğu belirtildi. "Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, programda yaptığı konuşmada, Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofrasının bereketine, kadim mutfak mirasına ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Erzurum Paça Çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O; bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır. Bugün çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum Paça Çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir. Bugün tescillenen Erzurum Paça Çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil; kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir; geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün tescillenen bu değer; yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programda Erzurum Vali Yardımcısı Sinem Büyüknalçacı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Gastronomi Müdürü Resul Parlak da birer konuşma yaptı.
Akyaka sahilinde gökyüzü uçurtmalarla renklendi
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:38 Akyaka sahilinde gökyüzü uçurtmalarla renklendi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında Akyaka’da bu yıl dördüncüsü düzenlenen Engelsiz Uçurtma Şenliği’nde 400 engelli birey ve aileleri doyasıya eğlendi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası etkinlikleri kapsamında geleneksel hale getirdiği Engelsiz Uçurtma Şenliği’ni bu yıl da Akyaka Plajı’nda yoğun katılımla gerçekleştirdi. Gökyüzünü rengârenk uçurtmaların süslediği etkinlikte engelli bireyler ve aileleri unutulmaz bir gün yaşadı. 400’e yakın katılımcı bir araya geldi Ula ilçesi Akyaka Plajı’nda düzenlenen etkinliğe Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner, Genel Sekreter Tayfun Yılmaz, STK’lar, engelli bireyler ve aileleri katıldı. Şenliğe ayrıca Menteşe, Milas, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Datça, Yatağan ve Ortaca ilçelerinde hizmet veren Kısa Mola Merkezi üyeleri de katılım sağladı. 400 engelli birey ve ailelerinin katıldığı etkinlikte birlik, dayanışma ve paylaşım duyguları ön plana çıktı. Atölyeler ve gösterilerle dolu bir gün Şenlik boyunca uçurtma uçurma etkinliğinin yanı sıra çeşitli atölye çalışmaları, yüz boyama etkinlikleri ve müzikli gösteriler düzenlendi. Katılımcılar hem eğlenme hem de sosyal bir ortamda bir araya gelme fırsatı buldu. Program sonunda engelli bireyler, aileleriyle birlikte Kadın Azmağında tekne turuna katıldı. Başkan Aras: "Yerel yönetimler olarak ailelere destek olmak için her türlü yatırımı yapıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Her şeyden önce insanın içinde insan sevgisi olmalı; her şeyin temel ihtiyacı budur. Biz de işimizi samimiyetle ve sevgiyle yapıyoruz. Yapacağımız daha çok iş var. Yerel yönetimler olarak ailelere destek olmak için her türlü çalışmayı ve yatırımı yapmak zorundayız; bu bizim görevimizdir. Bu çalışmaları yürütürken ortak akılla, derneklerimizle birlikte hareket ediyoruz. Muğla’da ilk olacak bir merkezimiz için proje hazırlıyoruz. Bu merkezde rehabilitasyon hizmetleri ve ihtiyaçlara yönelik tüm eğitimler yer alacak. Aynı çalışmaları tüm ilçelerimizde de hayata geçireceğiz. Bizim için bundan daha acil bir iş yok. Bugün düzenlediğimiz uçurtma şenliğine katılan tüm katılımcılara keyifli ve eğlenceli bir gün diliyorum" dedi.
Dizelerden Ezgilere gecesinde engeller sanatla aşıldı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:22 Dizelerden Ezgilere gecesinde engeller sanatla aşıldı Denizli Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında anlamlı bir buluşmaya imza attı. Altınokta Körler Derneği Denizli Şubesi iş birliği ile düzenlenen "Dizelerden Ezgilere Şiir ve Türkü Gecesi" davetlilere duygu dolu anlar yaşattı. Engelsiz Spor ve Yaşam Merkezi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, şiirin simgesel gücü ile müziğin birleştirici ruhu aynı sahnede buluştu. Bu özel buluşmaya, DBB Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şenay Polatır, Altınokta Körler Derneği Denizli Şubesi Başkanı Kamil Ay ve çok sayıda davetli katıldı. "Sanat engel tanımaz" Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak engelsiz bir şehir hedefi doğrultusunda sosyal sorumluluk projeleri ve kültürel etkinliklerle vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini belirten Daire Başkanı Polatır, kentte birlik, dayanışma ve eşitlik anlayışını güçlendirmeyi sürdürdüklerini ifade etti. Engelsiz Spor ve Yaşam Merkezi’ni yaşayan bir sosyal yaşam alanına dönüştürdüklerini vurgulayan Şenay Polatır, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yaşam için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi. Polatır, bu anlamlı gecenin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. "Bizler yaşamın her alanında varız" 11 Mayıs Görme Engelliler Günü nedeniyle böyle bir program düzenlemek istediklerini dile getiren Dernek Başkanı Kamil Ay ise, "Duygularımızı bu gece şiirin ve müziğin diliyle ifade etmek istedik" dedi. Doğru imkanlar oluşturulduğunda hiçbir engelin engel olmadığını belirten Ay, "Erişilebilirlik bizim için hizmetlere olduğu kadar kültüre, sanata ve toplumsal yaşama tam ve eşit katılım demektir. Bizler yaşamın her alanında varız ve var olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Davetliler duygu dolu anlar yaşadı Konuşmaların ardından program şiirlerin okunmasıyla devam etti. Görme engelli sanatçılar da enstrümanlarıyla duygu yüklü dizelere eşlik etti. Gecenin en özel detayı ise, programda sahne alan koroyu oluşturan isimlerin tamamının görme engellilerden oluşmasıydı. Gecede sanatçılar, sadece şiirlerini ve türkülerini değil, azmin ve dayanışmanın bir örneğini sergiledi.
Denizli’de milli mücadele ruhu ve vakıf geleneği bir arada kutlanıyor
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:18 Denizli’de milli mücadele ruhu ve vakıf geleneği bir arada kutlanıyor Denizli, 15 Mayıs’ta hem Milli Mücadele ateşinin yakılışını hem de köklü Vakıf Haftası’nı özel bir programla kutlamaya hazırlanıyor. Ünlü tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde, Denizli halkına lokma ve yemek ikramları da yapılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Valiliği iş birliğiyle düzenlenen "Denizli Milli Mücadele Günü ve Vakıf Haftası" programı 15 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Denizli’nin bağımsızlık mücadelesindeki onurlu duruşunu ve vakıf kültürünün yardımlaşma ruhunu yaşatmayı amaçlayan program, şehir merkezindeki camilerde başlayacak olan ikram etkinlikleri ve ardından düzenlenecek bir söyleşi ile devam edecek. Programın ilk bölümü, dayanışmanın ve paylaşmanın simgesi olan ikramlarla başlayacak. Saat 13:30’da eş zamanlı olarak Bayram Yeri Camisi önünde halka Lokma İkramı, Ahmet Hulusi Efendi Camisi külliyesinde ise yemek ikramı gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil ile Tarih Yolculuğu Günün en dikkat çeken etkinliği ise saat 14:30’da düzenlenecek olan söyleşi olacak. Ünlü tarihçi ve yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Denizli’nin Milli Mücadele tarihindeki yerini ve vakıf medeniyetinin önemini anlatacak. Söyleşi, Pamukkale Üniversitesi Şehit Bekircan Kerek Konferans Salonunda gerçekleştirilecek. Üniversite öğrencilerinin ve tüm Denizli halkının davetli olduğu bu etkinlikte, şehrin tarihi mirası derinlemesine ele alınacak. Milli Mücadele’nin 107. Yılı 15 Mayıs 1919’da Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin Denizli Bayramyeri Meydanı’nda yaktığı bağımsızlık meşalesi, bu özel programla bir kez daha yad edilecek. Yetkililer, tüm vatandaşları bu anlamlı günde birlik ve beraberlik içerisinde kutlamalara katılmaya davet etti.
İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:54 İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
Mersin’de estetik sempozyumu
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:40 Mersin’de estetik sempozyumu Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren MEDEKA Plastik Sanat Kurulu iş birliğiyle ‘2. Mersin Estetik Sempozyumu 2026’ düzenlendi. ’Estetik biçim ya da statükoyu olumsuzlayan karşı bilinç’ başlığıyla gerçekleştirilen sempozyumda sanat, estetik ve düşünce dünyasına ilişkin birçok konu ele alındı. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirilen sempozyumda akademisyenler; kavramsal sanat, soyutlama, dijital dünyada estetik, mimarlık, şiir ve sanat felsefesi üzerine sunumlar yaptı. Programın sonunda düzenlenen soru-cevap bölümünde katılımcıların soruları yanıtlandı. "Kentler sanat ve kültürle inşa edilir" Sempozyumda konuşan Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz, Mersin’in tarih boyunca farklı kültürleri buluşturan önemli bir kent olduğunu belirterek, kentlerin yalnızca fiziki yapılarla değil; sanat, kültür, düşünce ve ortak hafızayla inşa edildiğini söyledi. Estetiğin sadece güzeli anlatan değil, aynı zamanda alışılmışı sorgulayan bir alan olduğunu ifade eden Gökayaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde Mersin’de kültür ve sanatın yerel yönetim anlayışının temel unsurlarından biri haline geldiğini kaydetti. "Türkiye’de kurumsallaşma adına önemli bir adım" Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Fikret Zorlu ise estetik alanında entelektüel düşünce ortamı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. İlk sempozyumu 2024 yılında gerçekleştirdiklerini hatırlatan Zorlu, etkinliğin estetik alanında Türkiye’deki kurumsallaşma adına önemli bir çalışma olduğunu ifade etti. Zorlu, sempozyum kapsamında yapılan tartışmaların kayıt altına alınarak kitaplaştırılacağını ve gelecek kuşaklara önemli bir kaynak bırakılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Osmangazi’de Anadolu türkülerinin ezgileri yükseldi
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:35 Osmangazi’de Anadolu türkülerinin ezgileri yükseldi Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği "Anadolu Türküleri" konserinde, TRT sanatçısı Özlem Üngör Kara ile Uğur Önür ve "2 Saz 1 Ses" ekibi sahne aldı. Osmangazi Gösteri Merkezi’ni dolduran müzikseverler, Anadolu’nun farklı yörelerinden seslendirilen türkülere hep bir ağızdan eşlik etti. Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Osmangazi Kent Konseyi ve Prusa Sanat Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Anadolu Türküleri" konseri, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte TRT Ankara Radrosu Halk Müziği Sanatçısı Özlem Üngör Kara ve Türk Halk Müziği Sanatçısı Uğur Önür, ‘2 Saz 1 Ses’ ekibiyle birlikte sergiledikleri performansla kulakların pasını sildi. Türk halk müziğinin sevilen eserlerini seslendiren sanatçılar, performanslarıyla dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Bursa’nın fethinin 700. yılına özel hazırlanan programda, köklü kültürel mirası yansıtan türküler salonu dolduran müzikseverlere duygu dolu anlar yaşattı. "Çok keyifli bir konserdi" Bursa’da çok mutlu ve güzel bir konser gerçekleştirdiklerini belirten TRT Ankara Radrosu Halk Müziği Sanatçısı Özlem Üngör Kara "Halkın ilgisi çok güzeldi. Bursa’nın fethinin 700. Yılı kutlu olsun. Çok keyifli bir konserdi, nice yüz yıllar diliyorum Bursa’ya, Bursa halkına da sevgi ve selamlarımı, Osmangazi Belediyesi’ne de desteklerinden ötürü teşekkürlerimi iletiyorum." diye konuştu. Türk Halk Müziği Sanatçısı Uğur Önür de, kendilerini yalnız bırakmayan Bursa halkına teşekkür ederek "Burada bizleri ağırlayan Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Çok kıymetli sanatçılarla birlikte Anadolu’nun farklı yörelerinden güzel türküleri seslendirmeye çalıştık. Umarım Bursalıların gönlüne göre olmuştur." ifadelerini kullandı. "Anadolu’nun tüm türkülerine değindik" ‘2 Saz 1 Ses’ ekibinden Keman Sanatçısı Ozan Sari ise "Osmangazi Belediyesi, Türkiye’nin en büyük belediyelerinden biri. Her zaman olduğu gibi sanata ve sanatçıya, halkına hizmette sınır tanımıyor. Prusa Sanat işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu konserde halkın yoğun ilgisini gördük. Bizim planladığımızdan biraz daha uzun sürdü hatta konser isteklerden dolayı. Bursa’nın fethinin 700. Yılı kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu konser için Osmangazi Belediyesi’ne, Prusa Sanat ailesine çok teşekkür ediyorum." değerlendirmesinde bulundu. Ekibin diğer ismi Bağlama Sanatçısı Mahmut Cemal Sari de, "İki Saz Bir Ses olarak verdiğimiz konserlerin bir yenisini daha buluştuk. Birlikte Karadeniz’in, Bursa’nın, Anadolu’nun tüm türkülerine değindik. Bursa’nın fethinin 700. Yılı kapsamında gerçekleşen bu konseri, Bursa halkına armağan etmek istiyoruz." açıklamalarını yaptı. Zaman zaman türkülere eşlik eden vatandaşlar, müzik dolu gecede keyifli anlar geçirdi.
Karaburun ve Mordoğan kültürü 9. Geleneksel Yemek Festivali’nde yaşatılacak
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:32 Karaburun ve Mordoğan kültürü 9. Geleneksel Yemek Festivali’nde yaşatılacak Karaburun yarımadasının kültürel mirasına sahip çıkan önemli etkinliklerden biri olan "9. Geleneksel Yemek Festivali", Müesser Aktaş Etnografya ve Tarih Evi Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından 16-17 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Yarımadanın köklü kültürünü yaşatmayı amaçlayan festival, iki gün boyunca ziyaretçilerine hem lezzet hem de kültür dolu unutulmaz bir hafta sonu sunacak. Festival kapsamında yöresel yemek yarışmaları, kültürel söyleşiler, geleneksel el sanatları tanıtımları ve destansı halk oyunları gösterileri düzenlenecek. Karaburun ve Mordoğan’ın geçmişten günümüze uzanan yaşam kültürünü tanıtacak etkinlikler, bölgenin kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Yarımada kültürüne gönül veren isimlerden biri olan Müesser Aktaş tarafından 2008 yılında kurulan yerel kültür evi ise festivalin en önemli simgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kültür evinde; el sanatları ürünleri, geleneksel köy odası, yöresel kıyafetler, eski mutfak eşyaları ve geçmiş yaşamı yansıtan birbirinden değerli eserler sergileniyor. Karaburun yarımadasının unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasının korunması adına büyük emek veren Müesser Aktaş’ın çalışmaları, yıllardır bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından takdirle karşılanıyor. Yarımadanın tarihine ışık tutan birçok nadide eser, bu kültür evinde yaşatılarak günümüze taşınıyor. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan yöresel yemek festivali de, bu kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturarak adeta taçlandırıyor. Festival boyunca ziyaretçiler yalnızca yöresel lezzetlerle buluşmayacak; aynı zamanda Karaburun’un tarihini, yaşam biçimini ve geleneklerini yakından tanıma fırsatı da bulacak. Bölgenin doğal güzellikleri ve kültürel dokusuyla birleşen etkinlik, İzmir ve çevre illerden gelecek misafirler için de önemli bir kültür buluşması niteliği taşıyor. Festivale katılanlara ayrıca, mitolojide Echo efsanesiyle anılan ve Narcissus hikâyesine konu olduğu söylenen tarihi Nargisus Çeşmesi’ni ziyaret etmeleri de öneriliyor. Yarımadanın mistik atmosferini yansıtan bu tarihi nokta, bölgenin kültürel zenginliğini tamamlayan önemli değerlerden biri olarak öne çıkıyor. Karaburun ve Mordoğan kültürünün yaşatılması adına büyük önem taşıyan festival, geleneksel değerlerin korunmasına katkı sunarken aynı zamanda yarımada turizmine de canlılık kazandıracak. Kültür, tarih, gastronomi ve halk oyunlarının bir araya geleceği bu özel etkinlik, güzel bir hafta sonu geçirmek isteyenler için kaçırılmayacak bir organizasyon olacak.