KÜLTÜR SANAT - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 11:32

Karaburun ve Mordoğan kültürü 9. Geleneksel Yemek Festivali’nde yaşatılacak

A
A
A
Karaburun ve Mordoğan kültürü 9. Geleneksel Yemek Festivali’nde yaşatılacak

Karaburun yarımadasının kültürel mirasına sahip çıkan önemli etkinliklerden biri olan "9. Geleneksel Yemek Festivali", Müesser Aktaş Etnografya ve Tarih Evi Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından 16-17 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Yarımadanın köklü kültürünü yaşatmayı amaçlayan festival, iki gün boyunca ziyaretçilerine hem lezzet hem de kültür dolu unutulmaz bir hafta sonu sunacak.


Festival kapsamında yöresel yemek yarışmaları, kültürel söyleşiler, geleneksel el sanatları tanıtımları ve destansı halk oyunları gösterileri düzenlenecek. Karaburun ve Mordoğan’ın geçmişten günümüze uzanan yaşam kültürünü tanıtacak etkinlikler, bölgenin kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.


Yarımada kültürüne gönül veren isimlerden biri olan Müesser Aktaş tarafından 2008 yılında kurulan yerel kültür evi ise festivalin en önemli simgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kültür evinde; el sanatları ürünleri, geleneksel köy odası, yöresel kıyafetler, eski mutfak eşyaları ve geçmiş yaşamı yansıtan birbirinden değerli eserler sergileniyor.


Karaburun yarımadasının unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasının korunması adına büyük emek veren Müesser Aktaş’ın çalışmaları, yıllardır bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından takdirle karşılanıyor. Yarımadanın tarihine ışık tutan birçok nadide eser, bu kültür evinde yaşatılarak günümüze taşınıyor. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan yöresel yemek festivali de, bu kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturarak adeta taçlandırıyor.


Festival boyunca ziyaretçiler yalnızca yöresel lezzetlerle buluşmayacak; aynı zamanda Karaburun’un tarihini, yaşam biçimini ve geleneklerini yakından tanıma fırsatı da bulacak. Bölgenin doğal güzellikleri ve kültürel dokusuyla birleşen etkinlik, İzmir ve çevre illerden gelecek misafirler için de önemli bir kültür buluşması niteliği taşıyor.


Festivale katılanlara ayrıca, mitolojide Echo efsanesiyle anılan ve Narcissus hikâyesine konu olduğu söylenen tarihi Nargisus Çeşmesi’ni ziyaret etmeleri de öneriliyor. Yarımadanın mistik atmosferini yansıtan bu tarihi nokta, bölgenin kültürel zenginliğini tamamlayan önemli değerlerden biri olarak öne çıkıyor.


Karaburun ve Mordoğan kültürünün yaşatılması adına büyük önem taşıyan festival, geleneksel değerlerin korunmasına katkı sunarken aynı zamanda yarımada turizmine de canlılık kazandıracak. Kültür, tarih, gastronomi ve halk oyunlarının bir araya geleceği bu özel etkinlik, güzel bir hafta sonu geçirmek isteyenler için kaçırılmayacak bir organizasyon olacak.



Karaburun ve Mordoğan kültürü 9. Geleneksel Yemek Festivali’nde yaşatılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kimya ve ayakkabı sanayisinde önemli bir yatırım hayata geçirildi Gezer Ayakkabı ile PolyChem arasındaki stratejik iş birliği kapsamında, Silivri Ortaköy’de kurulan yeni üretim tesisiyle poliüretan üretiminde dikey entegrasyon modeli devreye alındı. 24 yıllık sektör deneyimine sahip uzman kadro tarafından kurulan PolyChem, 4 bin metrekarelik modern tesisinde Gezer terlik üretiminde ihtiyaç duyduğu poliüretan hammaddelerini yerli ve özgün formüllerle üretmeye başladı. Yapılan açıklamaya göre tesis, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda Gezer’in tüm hammadde süreçlerini yöneten stratejik bir ‘Sistem Evi’ olarak konumlandırılıyor. Yatırımla birlikte şirket, üretimde kullanılan poliüretan sistemlerini kendi bünyesinde geliştirip üreterek, hammaddeden nihai ürüne kadar tüm süreci kontrol eden entegre bir yapıya geçti. Şirket yetkilileri, bu model sayesinde ürün kalitesinin moleküler seviyeden itibaren denetlenebildiğini belirtti. Açıklamaya göre, PolyChem tesislerinde; poliester reçine üretim hatları, izosianat prepolimer sistemleri ve katalizör üretim üniteleri bulunuyor. Bu altyapı sayesinde Gezer Terlik ürün gamına özel yüksek performanslı çözümler geliştiriliyor. Üretim süreçlerinde esneklik, dayanıklılık ve kimyasal kararlılık gibi kriterlerin optimize edildiği ifade ediliyor. Söz konusu yatırımın, şirkete global rekabette önemli avantajlar sağlaması hedefleniyor. Yerli hammadde üretimi sayesinde şirketin küresel tedarik zinciri krizlerinden daha az etkilenmesi, maliyet optimizasyonu sağlaması ve yeni ürün geliştirme süreçlerini hızlandırması amaçlanıyor. Öte yandan PolyChem bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezinde, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun düşük emisyonlu poliüretan sistemleri üzerine çalışmalar yürütülüyor. Gezer Terlik, çevreci üretim vizyonunu güçlendirmeyi ve uluslararası pazarda rekabetçi konumunu artırmayı hedefliyor. Sektör temsilcileri, Gezer’in kendi hammaddesini üretme kapasitesine ulaşmasının, şirketi yalnızca üretici kimliğinin ötesine taşıyarak, global ölçekte entegre üretim modeliyle öne çıkan sayılı oyuncular arasına sokacağını değerlendiriyor.
Muğla Yatağan’da kursiyerler el emeği ürünlerini sergilediler Yatağan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Aile Destek Merkezi (ADEM) tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kursiyerlerin yıl boyunca büyük emek vererek hazırladığı el işi ürünlerin sergilendiği etkinlik, saat 11.00’de Yatağan Halk Eğitimi Müdürlüğü binası önünde düzenlendi. Programa Yatağan Kaymakamı Turgay İlhan, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, protokol üyeleri, STK başkanları, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program kapsamında ADEM bünyesinde eğitim gören kursiyerlere yıl sonu katılım belgeleri, Vakıf Başkanı Kaymakam Turgay İlhan ve eşi İlkay İlhan tarafından takdim edildi. Yatağan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Sebile Şenyurt Şimşek yaptığı konuşmada, Aile Destek Merkezi’nin Şubat 2023’te Yeni Mahalle’de faaliyetlerine başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Merkezimiz, çeşitli nedenlerle dezavantajlı hale gelmiş ve 3294 sayılı yasa kapsamındaki kadınlarımıza hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur. Kursiyerlerimizin tüm ihtiyaçları vakfımız tarafından karşılanmaktadır. Şu ana kadar farklı branşlarda mesleki eğitim alan 195 kursiyerimiz sertifikalarını almıştır. Eğitim sürecinde kursiyerlerimizin 3-6 yaş arasındaki çocuklarına kreş hizmeti de sunulmaktadır. El sanatları, dikiş, aşçı yardımcılığı ve kuaför/tahrirci kursları olmak üzere toplam dört kursumuzda 47 kursiyer eğitim görmektedir. Mesleki kursların yanı sıra aile içi iletişim, milli ve manevi değerler konusunda da eğitimler verilmektedir. Eğitimlerimiz; Sosyal Hizmet Merkezi, Belediye, İlçe Müftülüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle yürütülmektedir. Bu güzel gün vesilesiyle sevgiyle ve emekle üreten tüm kursiyerlerimizi tebrik ediyor, usta öğreticilerimize ve ADEM personelimize teşekkür ediyoruz" Kursiyerlerin hazırladığı ürün tezgahlarını tek tek gezen Kaymakam Turgay İlhan da sergide emeği geçen kursiyerleri ve eğitmenleri tebrik ederek, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen projelerin önemine dikkat çekti.
Ordu Başkan Güler: "Gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Türkiye’de ve dünyada artık Ordu’nun da gastronomi alanında kendisini kanıtlayacağını belirterek, "Burada gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ) tarafından düzenlenecek olan Ordu Gastronomi Festivali kapsamında, şehrin yöresel lezzetlerini kapsayan gastronomi menü çalışmasının sunumu gerçekleştirildi. Altınordu ilçesindeki bir restoranda düzenlenen sunumda, ilin yöresel lezzetlerinden oluşan 88 çeşit yemek tanıtıldı. Gastronomi festivali ise 30 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. "Gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" Sunum programında konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Ordu’nun gastronomisini harekete geçirmek için 88 çeşit yemek hazırlandığını belirterek, hazırlanan tüm yemeklerin şehrin özelliklerini taşıdığını belirtti. Başkan Güler, "Bunu çok rahatlıkla 100’ün üzerine çıkarmamız mümkün. Türkiye’de ve dünyada ’Biz artık varız’ diyeceğimiz bir noktadayız. Zaten Allah’ın bütün güzelliklerini verdiği, bizim de ona layık olmaya çalıştığımız güzel bir kent. Dolayısıyla biz burada gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" dedi. "Karadeniz mutfağını ispat edeceğiz" Başkan Güler, düzenlenen sunumda Ordu’nun kazından melocana, galdirik ve sakarcasına kadar birçok lezzetin yer aldığını belirterek, "Mutfak olarak hep Ege mutfağı bahsedilir. Aslında bizim Karadeniz mutfağı aşağı kalmaz, fazlası vardır, onu da ispat edeceğiz. Mühendislikte bir söz vardır; mühendisler iknaya çalışmaz, ispat eder, biz de bunu ispat edeceğiz" diye konuştu. "Amacımız Ordu’nun saklı lezzet hazinelerini yerelden globale taşımak" İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak ise bugün burada sadece yemek yapmadıklarını, bir coğrafyayı, bir kültürü ve binlerce yıllık bir birikimi tabağa yansıttıklarını ifade ederek, "Ordu demek sadece fındık demek değildir. Ordu demek dağdaki sakarcadan, denizdeki mezgit balığına, yayladaki kuzu etinden, sofradaki karalahana sarmasına uzanan devasa bir lezzet haritasıdır. Ordu mutfağı yeşilin ve mavinin en doğal buluşmasıdır. Biz bu festivalle dünyaya şunu diyoruz; ‘gelin doğallığın tadını en saf haliyle yerinde bakın.’ Asıl amacımız Ordu’nun saklı lezzet hazinelerini yerelden globale taşımak ve bu mirası gelecek nesillere şeflerimizle beraber aktarmaktır" şeklinde konuştu. Sunum programı, protokol üyeleri ve katılımcılara yöresel yemeklerin ikramı ile devam etti. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş ve ünlü şefler de katıldı.