KÜLTÜR SANAT
28 Mayıs 2026 Perşembe - 17:03 Zeugma Mozaik Müzesi bayramda ziyaretçi akınına uğradı Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi Kurban Bayramı tatilinin 6’ncı gününde yaklaşık 30 bin ziyaretçiyi ağırladı. Bayram tatili boyunca ise toplam 50 bin ziyaretçinin müzeyi ziyaret etmesinin hedeflendiği belirtildi. Kurban Bayramı tatilini fırsat bilerek Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistler, dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan Zeugma Mozaik Müzesi’ne yoğun ilgi gösteriyor. Kültür, tarih ve müzeler şehri olarak öne çıkan Gaziantep’te, başta "Çingene Kızı" mozaiği olmak üzere Mars Heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamam kalıntıları ve Fırat Nehri kıyısındaki villalardan çıkarılan eşsiz mozaikleri görmek isteyen yerli ve yabancı turistler, Kurban Bayramı’nda müzeye akın etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde hizmet veren ve "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görülen Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’i ziyaret eden turistlerin en çok tercih ettiği kültürel mekanlardan biri oldu. Bayram tatilinin başlamasıyla birlikte müzede yoğunluk yaşanırken, ziyaretçiler tarihi eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Roma dönemine ait mozaikler ve tarihi kalıntılar karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen turistler, özellikle "Çingene Kızı" mozaiği ile Mars Heykeli’ne büyük ilgi gösterdi. 50 bin ziyaretçi hedefleniyor 1 Ocak’tan bu yana toplam 220 bin 689 ziyaretçiyi ağırlayan Zeugma Mozaik Müzesi’nde, Kurban Bayramı tatiliyle birlikte ziyaretçi sayısında önemli artış yaşandı. Bayram tatili süresince günlük ortalama 5 ila 6 bin kişinin ziyaret ettiği müzede, tatilin 6’ncı gününde yaklaşık 30 bin ziyaretçinin ağırlandığı öğrenildi. Bayram tatili boyunca ise toplam 50 bin ziyaretçinin müzeyi ziyaret etmesinin hedeflendiği belirtildi. "Pompei Antik Kenti’nde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük" Alman turistler Karola ve Hubert Baıer, Zeugma müzesine hayran kaldıklarını söyleyerek, "Gaziantep’e davetli olarak geldik ve bu davet üzerine buradaki bütün tarihi yerleri de gezme fırsatı bulduk. Burası çok hoşumuza gitti. Tüm herkese tavsiye ederiz. Böyle bir güzelliği görmek zaten güzel bir olaydı. Bunun haricinde Pompei Antik Kentinde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük. Tek problem böylesine güzel bir yeri sunan gezi firmaları yok. Tanınmıyor olmasından ötürü bu tarih dolu güzellik fark edilmiyor" dedi. "Arkadaşlarıma Zeugma müzesinde çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" 9 yaşındaki Mustafa Bahtiyar ise eserler karşısında etkilendiğini belirterek, "Bence çok güzel bir müze, bir sürü mozaik eserlere ev sahipliği yapıyor. Müze içerisinde bulunan sütunlar beni çok etkiledi. Çingene kızı mozaiğini ise daha büyük sanıyordum. Fotoğrafını çektim. Ankara’ya döndüğümde arkadaşlarıma, bir sürü mozaik var diyeceğim. Özellikle küçük renkli taşlardan büyük portreler yaptıklarını ve çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55 Zeugma Mozaik Müzesi, bayramda ziyaretçi akınına uğradı Kurban Bayramı tatilini fırsat bilerek Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistler, dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan Zeugma Mozaik Müzesi’ne yoğun ilgi gösteriyor. Kültür, tarih ve müzeler şehri olarak öne çıkan Gaziantep’te, başta "Çingene Kızı" mozaiği olmak üzere Mars Heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamam kalıntıları ve Fırat Nehri kıyısındaki villalardan çıkarılan eşsiz mozaikleri görmek isteyen yerli ve yabancı turistler, Kurban Bayramı’nda müzeye akın etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde hizmet veren ve "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görülen Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’i ziyaret eden turistlerin en çok tercih ettiği kültürel mekanlardan biri oldu. Bayram tatilinin başlamasıyla birlikte müzede yoğunluk yaşanırken, ziyaretçiler tarihi eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Roma dönemine ait mozaikler ve tarihi kalıntılar karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen turistler, özellikle "Çingene Kızı" mozaiği ile Mars Heykeli’ne büyük ilgi gösterdi. 50 bin ziyaretçi hedefleniyor 1 Ocak tarihinden bu yana toplam 220 bin 689 ziyaretçiyi ağırlayan Zeugma Mozaik Müzesi’nde, Kurban Bayramı tatiliyle birlikte ziyaretçi sayısında önemli artış yaşandı. Bayram tatili süresince günlük ortalama 5 ila 6 bin kişinin ziyaret ettiği müzede, tatilin 6’ncı gününde yaklaşık 30 bin ziyaretçinin ağırlandığı öğrenildi. Bayram tatili boyunca ise toplam 50 bin ziyaretçinin müzeyi ziyaret etmesinin hedeflendiği belirtildi. "Pompei Antik Kenti’nde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük" Almanya’dan gelen yabancı turistler Karola ve Hubert Baıer, Zeugma müzesine hayran kaldıklarını söyleyerek, "Gaziantep’e davetli olarak geldik ve bu davet üzerine buradaki bütün tarihi yerleri de gezme fırsatı bulduk. Burası çok hoşumuza gitti. Tüm herkese tavsiye ederiz. Böyle bir güzelliği görmek zaten güzel bir olaydı. Bunun haricinde Pompei Antik Kenti’nde göremediğimiz tüm mozaikleri burada gördük. Tek problem böylesine güzel bir yeri sunan gezi firmaları yok. tanınmıyor olmasından ötürü bu tarih dolu güzellik fark edilmiyor" dedi. "Arkadaşlarıma Zeugma müzesinde çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" 9 yaşındaki Mustafa Bahtiyar ise eserler karşısında etkilendiğini belirterek, "Bence çok güzel bir müze, bir sürü mozaik eserlere ev sahipliği yapıyor. Müze içerisinde bulunan sütunlar beni çok etkiledi. Çingene kızı mozaiğini ise daha büyük sanıyordum. Fotoğrafını çektim. Ankara’ya döndüğümde arkadaşlarıma, bir sürü mozaik var diyeceğim. Özellikle küçük renkli taşlardan büyük portreler yaptıklarını ve çok enteresan eserlerin olduğunu söyleyeceğim" diye konuştu.
Fetih sergisi Bursalıları bekliyor
12 Mayıs 2026 Salı - 15:33 Fetih sergisi Bursalıları bekliyor Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı sebebiyle düzenlediği etkinlikler çerçevesinde ’Fetih Sergisi’ni Bursalılarla buluşturdu. Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü iş birliğiyle düzenlediği sergi açıldı. Hat, tezhip, minyatür ve ebru dallarında, 73 eserin yer aldığı ‘Fetih Sergisi’ 18 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Bursa Güzel Sanatlar Galerisi’ndeki ( Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu) serginin açılışına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doc. Dr. İbrahim Öztahtalı, akademisyenler, öğrenciler, sanatseverler ve vatandaşlar katıldı. "Gelecek nesillere aktarıyoruz" Fetih Sergisi’nin açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılının sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir medeniyet idraki olduğunu belirterek, "Bursa’nın fethi; inançla, sabırla ve yüksek bir ideal uğruna verilen mücadelenin adıdır. Bizler de ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, bu büyük mirası hemşehrilerimizle birlikte yeniden anlamayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Tiyatrodan söyleşilere, sergilerden yarışmalara kadar çeşitli etkinliklerle tarihimize sadece bakmıyor, onu yaşıyor ve yaşatıyoruz. Yıldırım’ı kültür ve düşünceyle besleyen bir şehir haline getirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. "Ruhunu kaybetmeyen şehir" Bursa’nın tarihi, kültürü ve maneviyatıyla çok özel bir şehir olduğuna dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "Bursa, 700 yıldır yaşayan, değişen, dönüşen, gelişen ama ruhunu kaybetmeyen bir şehirdir. Tarihi, kültürü, sanatı içinde barındıran köklü bir kenttir. Bizler bir toplumun ruhunun, kültür ve sanatla şekillendiğini biliyoruz. Kültür ve sanat; geçmişin izlerini taşır, bugünü anlamlandırır ve geleceğe yön verir. Bursa olarak her geçen gün zenginleşen bir kültürel hazineye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bugünkü sergimizin de kentimiz için büyük bir zenginlik olduğuna inanıyorum. Bursa’nın 700 yıllık hafızası, sanatla yaşamaya devam edecek ve bizler bu hafızayı geleceğe taşımayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Sergide emeği geçen öğretim üyeleri ve öğrencilere teşekkür eden Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, "Zamanın ruhuna uygun, çok anlamlı ve güzel bir sergi oldu. Dilerim tüm Bursalılar bu sergiden yeterince istifade eder" dedi. Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doc. Dr. İbrahim Öztahtalı ise serginin büyük bir emeğin ve işçiliğin eseri olduğunu vurgulayarak, sergiye katkı veren herkese teşekkür etti.
Üreten Kadınlar Festivali, Denizlilerin buluşma noktası oldu
12 Mayıs 2026 Salı - 15:24 Üreten Kadınlar Festivali, Denizlilerin buluşma noktası oldu Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", 258 girişimci kadının el emeğini binlerce vatandaşla buluşturarak Anneler Günü’nde unutulmaz bir dayanışma ve sanat şölenine dönüştü. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi’nin koordinasyonunda, Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen festival, şehrin ekonomik ve sosyal hayatına renk kattı. Üreten kadınları desteklemek ve el emeği ürünleri katma değere dönüştürmek amacıyla kurulan 258 stant, üç gün boyunca ziyaretçilerini ağırladı. Anneler Günü heyecanını kadın emeğiyle birleştiren organizasyon, yerel üreticilerin hayallerini kazanca dönüştürmesine imkan sağladı. Festivalde; takı, el sanatları, gıda, hazır giyim ve ev tekstili gibi 6 farklı kategoride yüzlerce ürün beğeniye sunuldu. Etkinlikler, atölyeler, söyleşiler Her yaştan ziyaretçiye hitap eden organizasyon, hem eğitici hem de eğlence dolu anlara sahne oldu. Festival süresince Punch atölyesi ve Anne-Çocuk Ebru Buluşması gibi etkinliklerle el becerilerini sergileyen katılımcılar; ‘Kendine Daha Çok Alan Aç’ ve ‘Doğum Sonrası Kendine İyi Bakmak’ gibi özel söyleşilerle de kişisel gelişim ve sağlık konularında değerli bilgiler edindi. Denizli Bilim Merkezi tarafından kurulan atölyeler, minik dehalara ilham olurken, sihirbaz gösterileri ve kukla tiyatroları, festival alanını dolduran çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Annelere özel konserler Festivalin açılış konuğu Türk Halk Müziği Sanatçısı Tuğba Ger’in konseriyle başlayan müzik ziyafeti, hafta sonu da devam etti. Elif Buse Aşan’ın sahne enerjisiyle başlayan müzik şöleni, Pazar günü Aydanur’un sahne aldığı Anneler Günü Özel Konseri ile final yaptı. Katılımcılar, hem sosyalleşme imkanı buldu hem de çocuklarıyla kaliteli vakit geçirdi.
Merkezefendi 19 Mayıs coşkusunu birlikte yaşayacak
12 Mayıs 2026 Salı - 15:03 Merkezefendi 19 Mayıs coşkusunu birlikte yaşayacak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Merkezefendi’de, Poizi konseri ile büyük bir coşkuyla kutlanacak. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Kurtuluş mücadelesinin ruhunu yaşatacağımız etkinliğimize tüm hemşehrilerimizi bekliyorum" dedi. Merkezefendi Belediyesi, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin sembol günü olan 19 Mayıs’ın 107. yıldönümünü coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. Sevilen sanatçı Poizi, birbirinden güzel şarkılarıyla 17 Mayıs Pazar günü saat 21.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde sahne alacak. Enerjinin, eğlencenin ve coşkunun bir arada yaşanacağı konser programında gençler unutulmaz bir gece yaşayacak. "Bayram coşkusunu birlikte yaşayacağız" Bayram coşkusunu birlikte yaşamak için tüm Merkezefendili ve Denizlilileri etkinliklere davet eden Başkan Doğan, "Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelemizin meşalesini yakmak için Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs günü, tarihimiz için çok önemli bir gün. Bu günün, Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olan gençlerimize armağan edilmesi de son derece anlamlı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na yakışır bir kutlama yapacağız. Bu kutlama ile kurtuluş mücadelesinin ruhunu yaşatacağız. Tüm hemşehrilerimizi 17 Mayıs Pazar günü saat 21.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’ne bekliyorum" dedi.
MTSO Başkanı Çakır: "Mersin’i gastronomiyle daha güçlü öne çıkarabiliriz"
12 Mayıs 2026 Salı - 14:51 MTSO Başkanı Çakır: "Mersin’i gastronomiyle daha güçlü öne çıkarabiliriz" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in güçlü tarımı ve zengin mutfak kültürünün gastronomi alanında önemli bir potansiyel taşıdığını belirterek, "Hikayesi olan akılda kalır. Tarımsal gücümüzü ve kültürel değerlerimizi doğru anlatabilirsek Mersin’i gastronomiyle daha güçlü bir şekilde öne çıkarabiliriz" dedi. MTSO, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğiyle düzenlenen ’Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası’ etkinliğinde, gastronomi, kültürel miras ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alındı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de buluşturan etkinlik, beş oturum halinde gerçekleştirildi. Programda, topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması ve gastronominin kültürel mirasla ilişkisi çok yönlü değerlendirildi. "Mersin’in değerlerini lezzete dönüştürmeliyiz" Açılış konuşmasında tarımın stratejik önemine dikkat çeken MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, tarım olmadan turizm ve lojistik gibi sektörlerin de gelişemeyeceğini ifade etti. Tarımsal üretimin hem ülkelerin hem de gelecek nesillerin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını belirten Çakır, üreticinin korunmasının gerektiğini söyledi. Mersin’in güçlü tarımsal yapısının gastronomiyle desteklenmesi gerektiğini kaydeden Çakır, "Çok kıymetli ürünlerimiz var ancak değerini bulmadığında üreticinin motivasyonu düşüyor. Slow Food ekibinin çalışmaları bu açıdan çok kıymetli. Bir yandan sağlığı korurken diğer yandan sürdürülebilirliği destekliyorlar. Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar" diye konuştu. Mersin’in gastronomiyle daha görünür hale gelebileceğini vurgulayan Çakır, "Önce üreticiyi ve üretimi korumalıyız. Ürünlerin hak ettiği değeri bulmasını sağlayacak sistemler kurmalı ve sağlıklı üretimi desteklemeliyiz. Slow Food bu anlamda örnek bir çalışma yürütüyor. Hem tarımın sürdürülebilirliğine hem de gastronomi turizminin gelişimine önemli katkılar sunuyor. Bu çalışmaları sonuna kadar destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Çakır, Mersin’in gastronomi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Hikayesi olan akılda kalır. Tarımsal gücümüzü ve kültürel değerlerimizi doğru şekilde anlatabilirsek Mersin’i gastronomiyle daha güçlü bir şekilde öne çıkarabiliriz" dedi.
Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 14:27 Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi Bitlis’in Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğünce, ’Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Bitlis Valiliği ve Ahlat Kaymakamlığı’nın ev sahipliğindeki çalıştay Ahlat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Vali Yardımcısı Onur Aykaç, "Böyle bir çalıştayda aranızda bulunmaktan çok mutluyum. İnşallah bu çalıştay hem Ahlat’ımız için hem de ülkemiz için hayırlara vesile olacaktır diyorum. Bu noktada Ahlat taş işçiliği ile ilgili hayatın içerisinde başıma gelen bir hadiseyi anlatayım. Divriği’de 2 sene önce Divriği Kaymakamlığı’na bakarken orada Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa’sının Ahlatlı Hürrem Şah tarafından 15 senede yapıldığını öğrendim. Yani Ahlat taş işçiliği sadece Ahlat ve Bitlis ile sınırlı değil. Anadolu’nun birçok noktasında vücut bulmuş vaziyette. Bu noktada çalıştayımızın bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen ise "Ahlat taş işçiliğini korumak ve yaşatmak için hangi önlemleri alabiliriz, hangi tedbirleri geliştirebiliriz bunları konuşmak, istişare etmek için bugün buradayız. Bu toplantı önemli ve kritik bir toplantı. Toplantının ilerleyen dönemlerinde süreçlerinden de bahsedeceğim. UNESCO’ya arkadaşlarımla hazırladığımız zaman pandemi dönemiydi. Acil koruma listesine kaydettirdik. O pandemi döneminin sıkıntıları sebebiyle hani beklediğimiz etkiyi oluşturmaz. Ahlat taş işçiliğinin bir taş işçiliği olarak Türkiye’nin ilk taş işçiliğini UNESCO’ya kaydettirdik. Dünyadaki örnek birkaç unsurdan birisidir. UNESCO tarafından bu alınan payenin devam ettirilmesini sağlamak için böyle bir toplantı yapmamız son derece önemliydi. Buradan aldığımız sonuçları biz UNESCO’ya rapor olarak sunacağız. Sunmamız gerekiyor zaten böyle bir zorunluluğumuz da var. Bu anlamda hep birlikte unsurun geçmişinden ziyade bugüne odaklanan bir perspektifle hangi koruma çalışmalarını gerçekleştirebiliriz. Bunları not alacağız" ifadelerine yer verdi. Yapılan konuşmaların ardından çalıştayda, Ahlat taş işçiliği geleneğinin mevcut durumu, geleneksel bilgi aktarımı ve usta-çırak ilişkisinin sürdürülebilirliği, kullanılan ham maddenin temini, geleneksel motiflerin korunması ve farkındalık çalışmalarına ilişkin konular ele alındı. Çalıştay çeşitli sunum ve karşılıklı görüş alışverişiyle devam etti.
Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 14:24 Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi Bitlis’in Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" gerçekleştirildi. Bitlis Valiliği ve Ahlat Kaymakamlığının ev sahipliğindeki çalıştay Ahlat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra bir konuşma yapan Bitlis Vali Yardımcısı Onur Aykaç, "Böyle bir çalıştayda aranızda bulunmaktan çok mutluyum. İnşallah bu çalıştay hem Ahlat’ımız için hem de ülkemiz için hayırlara vesile olacaktır diyorum. Bu noktada Ahlat taş işçiliği ile ilgili hayatın içerisinde başıma gelen bir hadiseyi anlatayım. Divriği’de 2 sene önce Divriği Kaymakamlığına bakarken orada Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa’sının Ahlatlı Hürrem Şah tarafından 15 senede yapıldığını öğrendim. Yani Ahlat taş işçiliği sadece Ahlat ve Bitlis ile sınırlı değil. Anadolu’nun birçok noktasında vücut bulmuş vaziyette. Bu noktada çalıştayımızın bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen ise "Ahlat taş işçiliğini korumak ve yaşatmak için hangi önlemleri alabiliriz, hangi tedbirleri geliştirebiliriz bunları konuşmak, istişare etmek için bugün buradayız. Bu toplantı önemli ve kritik bir toplantı. Toplantının ilerleyen dönemlerinde süreçlerinde de bahsedeceğim. UNESCO’ya arkadaşlarımla hazırladığımız zaman pandemi dönemiydi. Acil koruma listesine kaydettirdik. O pandemi döneminin sıkıntıları sebebiyle hani beklediğimiz etkiyi oluşturmaz. Ahlat taş işçiliğinin bir taş işçiliği olarak Türkiye’nin ilk taş işçiliğini UNESCO’ya kaydettirdik. Dünyadaki örnek birkaç unsurdan birisidir. UNESCO tarafından bu alınan payenin devam ettirilmesini sağlamak için böyle bir toplantı yapmamız son derece önemliydi. Buradan aldığımız sonuçları biz UNESCO’ya rapor olarak sunacağız. Sunmamız gerekiyor zaten böyle bir zorunluluğumuz da var. Bu anlamda hep birlikte unsurun geçmişinden ziyade bugüne odaklanan bir perspektifle hangi koruma çalışmalarını gerçekleştirebiliriz. Bunları not alacağız" ifadelerine yer verdi. Yapılan konuşmaların ardından çalıştayda, Ahlat taş işçiliği geleneğinin mevcut durumu, geleneksel bilgi aktarımı ve usta-çırak ilişkisinin sürdürülebilirliği, kullanılan ham maddenin temini, geleneksel motiflerin korunması ve farkındalık çalışmalarına ilişkin konular ele alındı. Çalıştay çeşitli sunum ve karşılıklı görüş alışverişiyle devam etti. (ÖO-MSA-Y)