KÜLTÜR SANAT
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:38 Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
‘Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler’ sergisi İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:23 ‘Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler’ sergisi İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde İş Sanat’ın yoğun bir ilgiyle izlenen ‘Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler’ sergisi, İstanbul’un ardından Ulus’taki Ankara Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı. İş Sanat, başkentteki sanatseverleri tablolar eşliğinde bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor: "Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler" sergisi 16 Eylül’de Ankara Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı. İstanbul’da 70 bin ziyaretçiye ulaşan sergide verimli topraklardan, bereketli denizlerden, cömert doğadan ve paylaşılan sofralardan ilham alan eserler yer alıyor. Sergi altı tematik bölüme ayrılıyor: Tarla, bağ ve bahçelerdeki rengârenk ekinlerin eşsiz düzeninin yansıtıldığı "Cömert Doğa"; meyveler, çiçekler ve sebzelerle bezeli natürmortların olduğu "Doğa Tadında Renklerle"; cıvıl cıvıl pazar yerlerinin ve sokak satıcılarının izlendiği "Ürünler Sunulurken"; balıkların ve balıkçıların başrolde olduğu "Denizden Çıkan Nimet"; yemek hazırlıkları ve mutfak temalı eserlerle "Yemek İçin Emek"; kahvehaneler, gazinolar ve lokantaları konu edinen eserleriyle "Cânân ki Degüstasyon’a Gelmez". Sergini küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu, "Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler’in ortaya çıkışında Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nun geniş yelpazesinin belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, serginin Ankara’daki sanatseverler tarafından yoğun ilgisiyle karşılanacağına inandıklarını ifade etti. İrepoğlu, "Bu sergide yemeğin sanat yoluyla görselleşen ve değerlenen çok renkli hikâyesi yer alıyor; her şey Türk Resim Sanatı’nın önemli temsilcilerinin hayranlık uyandırıcı eserlerinde canlanıyor" dedi. Ulus’taki İktisadi Bağımsızlık Müzesi bünyesinde yer alan İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’ni pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilirsiniz. Sergi kapsamında düzenlenecek tematik konferanslar ve çocuklara özel sanat atölyelerinden haberdar olmak için İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarını takip edilebileceği belirtildi.
29. Uluslararası Karacaoğlan Aşıklar Bayramı’nda aşıklar sazlarıyla kulakların pasını sildi
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:42 29. Uluslararası Karacaoğlan Aşıklar Bayramı’nda aşıklar sazlarıyla kulakların pasını sildi Adana’nın Feke ilçesinde aşıklar, saz eşliğinde vatan ve memleket sevgisini işledikleri şiirleriyle izleyenleri mest etti. 29’uncusu düzenlenen Uluslararası Karacaoğlan Aşıklar Bayramı, Feke Devlet Bahçeli Stadyumu’nda gerçekleştirildi. Türk halk müziğinin usta isimlerinin yer aldığı etkinlikte halk ozanı Hilmi Şahballı, Kazakistan’dan gelen Malika, Karacaoğlan Derneği Başkanı Aşık Eyyübi’nin yanı sıra Kars, Erzurum, Manisa, Ardahan, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Kozan’dan gelen aşıklar sazlarıyla kulakların pasını sildi. Aşıkların sazlarıyla seslendirdiği vatan sevgisi ve memleket sevdasını anlatan şiirler geceye renk katarken, Malika’nın "Dombra" yorumu uzun süre alkışlandı. Karacaoğlan Derneği Başkanı Aşık Eyyübi, kaynaklarda Karacaoğlan’ın Feke’nin Gökçe köyünden olduğunun yer aldığını belirterek, "Feke ve çevre ilçeler aşıklar diyarıdır. Bu büyük değeri memleketinde anmak bizim için onurdur" dedi. Karacaoğlan’ı doğduğu topraklarda anmanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Feke Belediye Başkanı Cömert Özen ise, "Aynı zamanda Hilmi Şahballı gibi büyük bir halk ozanını ilçemizde ağırlamak bizler için mutluluktur" diye konuştu. Etkinliğe Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Çeribaşı, Karacaoğlan belgeseli yapımcısı Okan Arık ve çok sayıda davetli katıldı.
Ataşehir Belediyesi 3’üncü Caz ve Sinema Günleri başlıyor
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:39 Ataşehir Belediyesi 3’üncü Caz ve Sinema Günleri başlıyor Ataşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 3’üncü Caz ve Sinema Günleri, 19-20 Eylül tarihlerinde Ataşehir AtaPark’ta gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında, Türkiye’nin önde gelen caz müzisyenlerinin yanı sıra dünyada büyük ilgi gören müzik temalı filmler izleyicilerle buluşurken katılımcılar, müziğin coşkusunu ve sinemanın büyüsünü bir arada yaşayabilecek. Ataşehir Belediyesi tarafından 19 - 20 Eylül tarihlerinde 3’üncü Caz ve Sinema Günleri düzenlenecek. Programın ilk gününde, caz dünyasının önemli topluluklarından Ercüment Orkut Trio sahne alacak. Ercüment Orkut’a (piyano) sahnede kontrbasta Kağan Yıldız, davulda ise Volkan Öktem eşlik edecek. Konserin ardından, hem yetişkinlerin hem de çocukların keyifle izleyebileceği, Pixar imzalı 3 Oscar ödüllü "Soul" filmi (orijinal dilinde, Türkçe altyazılı) gösterilecek. Etkinliğin ikinci gününde ise Türkiye’nin en önemli caz vokallerinden Sibel Köse, deneyimli müzisyenlerden oluşan Sibel Köse Quintet ile sahne alacak. Sibel Köse’ye piyanoda Kürşad Deniz, kontrbasta Kağan Yıldız, trombonda Bulut Gülen, davulda ise Berke Özgümüş eşlik edecek. Konserin ardından, yalnızca kendisinin The Beatles’ı bildiğini fark eden bir müzisyenin hikâyesini anlatan "Yesterday" isimli film (orijinal dilinde, Türkçe altyazılı) izleyicilerle buluşacak. Kardeş kentlerin iş birliğinde konser Aynı gün ayrıca, Monheim am Rhein Belediyesi Müzik Okulu ile Ataşehir Belediyesi Sanat Eğitimi Müzik Bölümü iş birliğinde özel bir konser gerçekleştirilecek. Uluslararası bir müzik buluşması olan Enstrüman Kampı kapsamında düzenlenecek konserde, iki kurumun öğrenci ve öğretmenleri mandolin, keman, klarnet, alto saksafon, gitar, bas ukulele ve bağlama gibi enstrümanlarla hazırladıkları eserleri seslendirecek. Bu konser, yalnızca bir müzik performansı değil; aynı zamanda gençlerin yenilikçiliğini, uluslararası dostluklarını ve ortak üretimlerinin coşkusunu yansıtan unutulmaz bir buluşma olacak. "Sandalyeni Kap Gel" temasıyla gerçekleşecek etkinlikte, izleyiciler sıcak bir ortamda müziği ve sinemayı doyasıya deneyimleyecek. Ataşehir Belediyesi 3. Caz ve Sinema Günleri Programı şu şekilde: 19 Eylül Cuma 19.30 - Ercüment Orkut Trio konseri, 21.15 - "Soul" film gösterimi. 20 Eylül Cumartesi 18.30 - Monheim ve Ataşehir Belediyeleri öğrencileri ortak konseri, 19.30 - Sibel Köse Quintet konseri, 21.15 - "Yesterday" film gösterimi.
Mineraller ve endemik bitkileri harmanladı, Sivas’ın kokularını tablete sığdırdı
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:33 Mineraller ve endemik bitkileri harmanladı, Sivas’ın kokularını tablete sığdırdı Sivas’ta bir vatandaş, kimyasal madde kullanmadan Sivas’ın bitkilerini kille birleştirdi. Doğadaki bitkiler ve mineralleri bir araya getiren Yıldıray Aluç, hem koku yayan hem de nem alan tabletler ortaya çıkardı. Sivas’ta yaşayan ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Yıldıray Aluç, Sivas’ı adım adım gezdi. Jeolojinin yanı sıra bitkilere de merak salan Aluç, endemik türdeki bitkileri araştırmaya başladı. Doğada kendiliğinden yetişen ve kokusu ile mest eden bitkileri toplamaya başlayan Aluç, onlarca minerali harmanlayarak koku üretti. Nane, adaçayı, dağ çayı, kekik gibi ürünleri damıtarak kil ile buluşturan Aluç, kendine has kokular ortaya çıkarttı. Bitkilerin kokusu ile minerallerin nem alma özelliğini kullanan Yıldıray Aluç’un ortaya çıkardığı ürün, ilgi görmeye başladı. "Sivas, endemik bitkiler açısından çok zengin" Doğa meraklısı olduğunu ifade eden Jeoloji Mühendisi Yıldıray Aluç, "Sivas’ta doğayla alakalı, jeolojiyle alakalı ne varsa bunları üretime nasıl geçirebiliriz, bunlar insanlara nasıl faydalı olabilir onun araştırması içerisindeyim. Sivas’ın Divriği, Zara gibi yerlerinde daha önce çalıştım. Sivas, endemik bitkiler açısından çok zengin. Daha önce zaten Divriği’deki Ulu Cami’de kullanılan bitkiler olsun, endemik bitkiler olsun, diğer şifalı bitkiler olsun, bizim merkezdeki şifahanede kullanılan bitkiler olsun. Araştırdım ve sonra o bitkileri kendim de topladım. Sonra Sivas’tan topladığımız minerallerle, kil grubu, zeolit grubu, kalsiyum karbonat grubu ve onlarca minerali bir araya getirdik. Bitkilerle mineralleri birleştirdik, yoğurduk, harmanladık, kalıplara dökerek nem ve koku alıcı üretime dönüştürdük. Bunun özelliği hem nemi hem kokuyu alması hem de dışarıya bu dağlardan topladığımız bitkilerin kokusunu vermesidir" dedi. "Nem alırken dışarıya hoş bir koku veriyor" Kullandığı hammaddelerin özelliklerinden bahseden Aluç, "Benim amacım bu bitkilerle mineralleri buluşturmak. Bitkilerin kokusundan ve tutuculuğundan yararlanıyoruz, minerallerin de nem alma ve koku çekme özelliğinden faydalanıyoruz. Nem alırken dışarıya hoş bir koku veriyor. Sivas sürekli maden şehri olarak anılıyor, bu vurgulanıyor. Ancak baktığımızda Sivas’ta madencilik üretim var ama endüstriyel alanda; böyle küçük ölçekli üretimler yapılmıyor. Ben de bu eksiklikten yola çıkarak madenlerle bitkileri buluşturup ne yapabilirim diye düşündüm ve bu ürünü ortaya çıkardım. Burada yaptığım her şey aslında hobi amaçlı. Kendim üretmeye çalışıyorum. Bitkilerden, minerallerden ne yapabilirim diye düşünüp denemeler yapıyorum. Yaptığım şeyleri paketliyorum, eşe dosta hediye ediyorum" şeklinde konuştu. "Tamamen organik ve doğal bir çalışmadır" Kokuların birçok alanda kullanılabileceğini ifade eden Aluç, "Bu ürünler araçların aynalarına asılıyor; hem kokusunu hem nemini alıyor hem de araca aromatik bir koku veriyor. Elbise dolaplarında, gardıroplarda, buzdolaplarında, ayakkabılıklarda, çocuk odalarında ve oturma odalarında kullanılabiliyor. Yani bütün evin kokusunu ve nemini alıyor, çok güzel bir aromatik Sivas kokusu veriyor. Bunların hiçbiri rastgele değil; hepsi bilimsel makalelere dayalı bitkiler ve mineraller. Bu ürünler doğayı kirletmiyor. Çöpe atsanız bile doğaya geri dönüyor, taş ve kayaya dönüşüyor. En büyük avantajı sürekli kullanılabilir olması. Bu çalışma tamamen organik ve doğal bir çalışmadır" ifadelerine yer verdi.
Temizlenen Turuş Kaya Mezarları’nda birbirinden ilginç kabartmalar ortaya çıkıyor
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:25 Temizlenen Turuş Kaya Mezarları’nda birbirinden ilginç kabartmalar ortaya çıkıyor Adıyaman’ın önemli tarihi yapılarından birisi olan Turuş Kaya Mezarları’nda yapılan kazı ve temizleme çalışmalarında her gün birbirinden farklı kabartmalara sahip mezar odaları ortaya çıkartılıyor. Roma ve Bizanslılar tarafından kullanılan 1800 yıllık Turuş Kaya Mezarları’nın turizme kazandırılması için 2021 yılında başlayan kazı ve temizleme çalışmalarında bu güne kadar 40 mezar odası temizlendi. 119 mezar odasının tespit edildiği Turuş Kaya Mezarları’nda Eylül ayı içerisinde başlayan kazı çalışmalarında şuana kadar 8 mezar odası daha temizlendi. Adıyaman-Şanlıurfa karayolu üzerinde Kuyulu Köyü sınırlarında bulunan Turuş Kaya Mezarları’nin içerisindeki taş ve toprak yığınları temizleniyor. Turuş Kaya mezarlarının her birisinde değişik mimari ve farklı kabartmalar, bezemeler, bukranyumlar bulunuyor. Perre Antik Kentinden daha nitelikli oda mezarlarına sahip Turuş Kaya Mezarları’nın, Roma döneminde Samsat ile Zeugma arasındaki geçiş güzergahında olduğu biliniyor. Konuyla ilgili bilgi veren Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, "Yaklaşık bir 40-50 hektarlık bir alandan bahsediyoruz. 119 oda mezarının tespit edildiği alan. Yaklaşık 40 tane oda mezar temizledik şuana kadar. Bu yıl da 8 tane temizledik. Her temizlediğimiz mezar oda ise çok nitelikli bir mimari bezemeye sahip. Milattan sonra 2. yüzyıl ile tarihlenen Turuş Kaya Mezarları günümüzden 1800 yıl önce yapılmış oda mezarlarıdır" dedi.
Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri Töreni’ne yıldız yağmuru
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:25 Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri Töreni’ne yıldız yağmuru Kepez, tiyatro ve sinema dünyasının usta isimlerini ağırlıyor. Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri Töreni’nde, Gürkan Uygun, Mustafa Avkıran, Musa Uzunlar, Yosi Mizrahi, Tamer Levent, Mehmet Ali Kaptanlar ve Sefa Zengin onur konuğu olarak yer alacak. Antalya’nın Kepez Belediyesi ile Tiyatro Gazetesi iş birliğinde bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri, sadece tiyatroya değil sanatın tüm renklerine sahne olacak. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde, 21 Eylül Pazar günü 20.00’da gerçekleşecek ödül töreni, sanat dünyasının 7 yıldız ismini Kepez’de ağırlayacak. Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri Töreni’ne, ekranların sevilen yüzü Gürkan Uygun, tiyatrodan dizi ve sinema dünyasına uzanan sanat geçmişiyle tanınan Mustafa Avkıran, derin karakter yorumlarıyla tanınan deneyimli oyuncu Musa Uzunlar, hem sahnede hem perdede başarıyla yer alan Yosi Mizrahi, sanat dünyasının duayen bir başka ismi Tamer Levent, sahne sanatlarının emektar bir diğer ismi Mehmet Ali Kaptanlar ve genç kuşağın dikkat çeken isimlerinden Sefa Zengin onur konuğu olarak katılacak. 7 ülke ve 7 şehirden katılımla uluslararası bir sanat buluşmasına dönüşecek ödül töreni, tiyatronun evrensel diliyle kardeşliği, umudu ve estetiği sahneye taşıyacak. Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri Töreni’ne katılmak isteyen sanatseverler, ücretsiz davetiyelerini www.kepez-bld.gov.tr adresinden temin edebilecek.
Kömürlükten çıkan 600 yıllık dergah tescillendi
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:23 Kömürlükten çıkan 600 yıllık dergah tescillendi Kapadokya’nın Ürgüp ilçesine bağlı Taşkınpaşa köyünde yapılan yüzey taramalarında kömürlükte ortaya çıkan 600 yıllık dergah tescillendi. Kapadokya bölgesinin önemli destinasyonları arasında yer alan Ürgüp ilçesine bağlı Taşkınpaşa köyü, Kapadokya’nın tarih hazinesine bir yenisini daha ekledi. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinin Taşkın Paşa köyünde yapmış olduğu yüzey taraması sonucunda bir evin altında kömürlük olarak kullanılan alanda, 600 yıllık olduğu tahmin edilen tarihi bir yapı gün yüzüne çıkarıldı. Uzmanlar, yapının köyün kurucusu Taşkın Paşa tarafından ibadethane veya dergâh olarak yaptırıldığını değerlendiriyor. 600 yıllık yapıyı yerinde inceleyen Nevşehir Valisi Ali Fidan, "Taşkın Paşa köyümüz özelikle 14. yüzyılda Selçuklu ve Selçuklu sonrasına ait çok sayıda tarihi eserlerin bulunduğu bir köyümüz. Bu köyümüzde bulunan cami, medrese, zaviye ve gün yüzüne yeni çıkan dergah yaklaşık 600 yıllık geçmişe sahip. Bu eserlerin öncelikli olarak koruma altına alınması, restore edilmesi ve ziyarete açılması hem köyümüzün, hem de bölgemiz açısından çok önemli. Bu nedenle bu gün burada incelemede dulunduk" dedi. Yapının cephe tasarımı ve süslemeleri, Eretna mimarisiyle birebir örtüşüyor. Ayrıca kıble yönüne uygun mihrap nişi bulunduğu için yapının mescit olarak da kullanıldığı değerlendiriliyor. Temizlik çalışmalarıyla üzeri açılan yapıdaki kitabeler, nişler ve yapının iç mimarisi, bölgenin geçmişine ışık tutacak yeni keşifler sunuyor. Bu keşif, Kapadokya’nın sadece peribacaları ve yer altı şehirleriyle değil, tasavvuf ve beylikler dönemi mimarisiyle de ne denli zengin olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Gaziantep’te anneanne ve torun birlikte sergi açacak
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:01 Gaziantep’te anneanne ve torun birlikte sergi açacak Gaziantepli ressam Mizyal Karabiber Nacaroğlu ve torunu Ferit Özdeş, SANKO Sanat Galerisi’nde "Biz Birlikte 2." temalı sergi açacak. Mizyal Karabiber Nacaroğlu, ilk resim sergisini lise yıllarında açtı. İngiltere’de Reigate School of Art and Design Resim Akademisi’nde 2 yıl eğitim aldı. Türkiye’ye döndükten sonra ODTÜ Gıda Mühendisliği bölümünü bitirdi. 1995 yılında İngiltere’de Open College of Arts’ta bir yıl resim eğitimini geliştirdi. Gaziantep’te yaşayan sanatçı, Mizyal Sanat Evi’nde ilk ve orta yaş grubu çocuklara resim çalışmaları yapmaktadır. Sanat Merkezi Derneği üyesi olan sanatçı, kentte sanatın gelişimi için çeşitli projeler gerçekleştirmiştir. FAM (Akdeniz Ülkeleri Kadın Sanatçılar Birliği) ve USB (Uluslararası Sanatçılar Birliği) üyesi olan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, doğadaki hareketleri, olayları ve renkleri kendine özgü yorumlarıyla tuvaline aktararak iç mutluluğunu diğer insanlarla paylaşırken, ulusal ve uluslararası sanat etkinliklerinin yaşadığı kentte de olabilmesi için diğer sanatçılarla sürekli iletişim içerisinde olmayı amaçlamaktadır. Dünyadaki çocuk resimleri ile ilgili tüm yarışmaları ve workshopları takip etmeye önem veren sanatçı, şimdiye kadar Gaziantep, İstanbul, İngiltere, Ankara, Almanya, Hollanda, Slovenya, Bosna Hersek ve Romanya’da 21 kişisel sergi açtı, İngiltere, Yunanistan, İzmir, Ankara, Japonya ve Sırbistan’da 22 grup sergisine ve 16’sı Slovenya’da, biri Sırbistan’da olmak üzere 17 ortak çalışmaya katıldı. Ferit Özdeş, 29 Haziran 2014’te İstanbul’da doğdu. İlk kişisel sergisini 5 yaşındayken anneannesi Mizyal Karabiber Nacaroğlu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Onat Kutlar Salonunda açtı. SANKO Okulları 6’ncı sınıf öğrencisi olan ve resim çalışmalarını anneannesinin Mizyal Sanat Merkezi’nde sürdüren Özdeş, genellikle suluboya, linolyum baskı ve karışık teknik ile resim yapıyor. Ferit Özdeş, anneannesi ile gezdiği, gördüğü yerleri çizdiğini, birlikte geçirdikleri zamanlarda resim yapmanın kendileri için zevkli geçtiğini söylüyor. "Biz Birlikte 2." temalı resim sergisi, SANKO Sanat Galerisinde 19 Eylül 2025 Cuma günü saat 17.30’da açılacak.
Saruhanlı 18. Üzüm Festivali ile renklendi
17 Eylül 2025 Çarşamba - 21:43 Saruhanlı 18. Üzüm Festivali ile renklendi Saruhanlı Belediyesi tarafından ilçenin başlıca gelir kaynağı olan üzümün tanıtımı ve kültürel değerlerin geniş çevrelere duyurulması amacıyla düzenlenen "18. Altın Üzüm ve Kültür Festivali" kortej yürüyüşü ve resmi açılış töreni ile başladı. Etkinlikler kapsamında İstasyon Meydanı’ndan çarşı merkezine kadar bando takımı eşliğinde kortej yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, Saruhanlı Kaymakamı Murat Acar, Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut, MHP Manisa İl Başkan Yardımcısı Ali Dağlıoğlu, Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, ilçe protokol üyeleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüşün ardından ilçe merkezinde festivalin resmi açılış töreni gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Ekrem Cıllı törende yaptığı konuşmada üzüm üretiminin ilçedeki önemine değinerek, "Bizim üzümlerimiz sadece sofraları tatlandırmaz; aynı zamanda ekonomimizi büyütür, kültürümüzü şekillendirir, birlik ve beraberliğimizin de simgesi olur. Her salkım üzümde binlerce Saruhanlı’nın emeği, sabrı ve umudu vardır. Belediye olarak biz de bu emeği taçlandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Başkan Cıllı’nın ardından konuşmalarını gerçekleştiren Saruhanlı Kaymakamı Murat Acar ve Milletvekili Tamer Akkal de üzüm üretiminin önemine vurgu yaptı. Programın sonunda ilçe merkezinde kurulan hediyelik eşya stantlarının açılışı yapıldı. Protokol üyeleri stantları gezerek alışveriş yaptı. Festival kapsamında 18 Eylül’de Tarım, Hayvancılık Makineleri Teknolojileri ve Yem Fuarı açılışı yapılacak. 19 Eylül’de Sıla Şahin ve Samet Kardeşler, 20 Eylül’de Aydilge ve 21 Eylül’de Zakkum konserleri düzenlenecek.
DMM: "RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci kamu düzeni için vazgeçilmezdir"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 18:12 DMM: "RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci kamu düzeni için vazgeçilmezdir" Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci, özgürlük ve sorumluluk dengesi açısından kamu düzeni için vazgeçilmezdir" denildi. DMM tarafından yapılan açıklamada, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) denetim sürecinde dikkat ettiği temel ilkeler arasında toplumun genel ahlakı, çocukların korunması, terörün teşviki, ayrımcılık, nefret söylemi, aile yapısına zarar, Türkçe’nin doğru kullanımı gibi başlıklarda toplandığı belirtildi. RTÜK’ün 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında denetlenen içeriklerin dini, milli, kültürel ve ahlaki değerleri göz önünde bulundurarak toplumda nefret, korku, ayrımcılık, yozlaşma veya istismar oluşturabilecek unsurların medyada yayılmasını önlemeyi amaçladığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "2025 yılının Cumhurbaşkanlığı tarafından ‘Aile Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, RTÜK de yayınları bu çerçevede daha hassas değerlendirmeye tabi tutmaktadır. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, kamuoyunda tartışmalara neden olan Show TV’de yayınlanan Kızılcık Şerbeti dizisine ilişkin gelen şikayetler üzerine yaptığı açıklamada, ‘Aile yapımıza ve toplumsal değerlerimize zarar verebilecek hiçbir içerik karşısında kayıtsız kalmayacağız. Gereken işlemler ivedilikle yapılacaktır’ ifadelerine yer vermiştir. Bu yaklaşım, RTÜK’ün hukuki görev tanımının ötesine geçmeden, halktan gelen tepkileri ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alma sorumluluğunun bir parçası olarak değerlendirilmelidir." "RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci kamu düzeni için vazgeçilmezdir" RTÜK’e yönelik ‘sansür kurumu’ suçlamalarının çoğu zaman Kurul’un kanuni görev ve yetkilerinin bilinçli şekilde görmezden gelinmesi sonucu ortaya çıktığı ifade edilen açıklamada, "Oysa RTÜK, önceden 2 engelleme yetkisine sahip olmayan, denetimlerini hukuki temellere dayandıran, kararları yargı denetimine açık olan bir kamu otoritesidir. Toplumun aile yapısı, çocukların gelişimi ve milli-manevi değerlerin korunması RTÜK’ün asli görevi kapsamında yer almakta olup, Kurul bu görevini kanunlara sadık, halkın duyarlılıklarını gözeten, ancak ifade özgürlüğü çerçevesini aşmayan bir yaklaşımla yerine getirmektedir. Bu bağlamda, RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci, özgürlük ve sorumluluk dengesi açısından kamu düzeni için vazgeçilmezdir" ifadelerine yer verildi.