Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "İran’ın cevabı kesinlikle kabul edilemez"
Netanyahu: "İran ile savaş bitmedi, daha yapılacak çok iş var"
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Letonya Savunma Bakanı Spruds, petrol tesislerine düşen İHA’lar nedeniyle istifa etti
İngiltere’den Tristan da Cunha’ya hantavirüs müdahalesi kapsamında paraşütlü sevkiyat
Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak
Emine Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile bir araya geldi
KÜLTÜR SANAT
Mezitli’de anne çocuk etkinliği yüzleri güldürdü
10 Mayıs 2026 Pazar - 19:23:23
Mezitli Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün katkılarıyla Anneler Günü kapsamında düzenlenen keşif etkinliğinde, öğrenciler ve anneleri hem tarihi keşfetti hem de eğlenceli anlar yaşadı. Tepeköy İlkokulu öğretmeni Selcan Adalı eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar ve anneleri, Mersin Arkeoloji Müzesini ziyaret ederek tarihi eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Müze gezisinde öğrencilerin heyecanı ve annelerin mutluluğu renkli görüntüler oluşturdu. Etkinlik kapsamında anne ve çocuklar birlikte pizza yaparak keyifli vakit geçirdi. Ortaya çıkan samimi görüntüler, ’Anneler Günü’ne özel etkinliğe ayrı bir renk kattı. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, kırsal mahallelerde yaşayan çocukların sosyal ve kültürel etkinliklerle daha fazla buluşmasının önemine dikkat çekerek, "Çocuklarımızın yeni yerler görmesi, tarih ve kültürle iç içe olması bizim için çok kıymetli. Onların yüzündeki mutluluk her şeye değer" dedi. Belediye yetkilileri ise sosyal ve kültürel projelerle vatandaşların hayatına dokunmaya ve özellikle çocukların gelişimine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 18:08
Honaz Belediyesi tarafından düzenlenen Anneler Günü etkinliğine yoğun katılım
Honaz Belediyesi tarafından düzenlenen Anneler Günü Buluşması yoğun katılımla gerçekleştirildi. Honaz Belediyesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte anneler ve aileleri Göz Mesire Alanı’nda bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleşen programda vatandaşlar hem keyifli vakit geçirdi hem de birlik ve beraberlik ortamını paylaştı. Çocukları ve aileleriyle birlikte etkinliğe katılan vatandaşlar için belediye tarafından mangal organizasyonu düzenlenirken, gün boyunca samimi ve sıcak görüntüler oluştu. "Var olmamızın temel direği sizlersiniz." Programda konuşan Yüksel Kepenek, annelerin toplumun temel yapı taşı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bizlerin bugün var olmamızın temel direği, temel nedeni sizlersiniz. Bugün eğer bu ülkeye yararlı, faydalı hizmetler üretiyorsak bunun hepsinin altında sizin imzanız var. İyi bir anne, iyi bir çocuk yetiştirdiğinde dünyaya ne kadar katkı sağladığının en güzel göstergelerinden bir tanesi Hz. Muhammed’in annesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi ve bizlere annelik yapmış o güzel insanlardır." Başkan Kepenek, tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak etkinliğe katılan vatandaşlara teşekkür etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:57
Mersin’de ’Anneler Günü’ çocukların kahkahalarıyla kutlandı
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren çocuk gelişim merkezleri ile çocuk atölyelerinde Anneler Günü dolayısıyla ’Benimle oynar mısın?’ etkinliği düzenlendi. Eş zamanlı gerçekleştirilen etkinliklerde anneler ve çocuklar oyunlar oynayıp çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirdi. Kurdali, Münir Özkul, Begonvil, Tömük ve Halkkent Çocuk Gelişim Merkezleri ile Yenice Yaşar Bayboğan ve Gülnar Çocuk Atölyeleri’nde gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, hafta boyunca hazırladıkları sürprizlerle annelerinin ’Anneler Günü’nü kutladı. Miniklerin dans gösterileri duygu dolu anlara sahne olurken, etkinlik sonunda annelere ’En iyi anne sertifikası’ ve çeşitli hediyeler verildi. Büyükşehir Belediyesi Çocuk Gelişim Merkezleri Koordinatörü Özlem Tanışık, etkinliklerin çocuklarla anneler arasındaki bağı güçlendirdiğini belirterek, "Bugün oyunlar içinde kahkahalar, boyaların arasında sevgi ve küçük sürprizler içerisinde tarifsiz bir emek saklı" dedi. Etkinliğe katılan veliler de organizasyondan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, çocuk gelişim merkezlerinde düzenlenen sosyal etkinliklerin çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını söyledi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:38
Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:18
Iğdır’da miniklerin "Şevko" oyunu ilgi gördü
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:40
Denizli’nin unutulan türküleri 150 öğrencinin emeğiyle sahneye taşındı
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:50
M1 Konya’da "Bayram Fest" başladı
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 18:36
Sinop’ta hıdırellez ve güreş şenlikleri
5
08 Mayıs 2026 Cuma- 14:15
Güllübahçe minibüslerinden festivale özel ulaşım düzenlemesi
17 Eylül 2025 Çarşamba - 12:56
Sokollu Mehmet Paşa Kütüphanesi açıldı
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, "Türkiye yüzyılına yakışır şekilde, bakanımızın da gayretleriyle ülkemizin dört bir yanında bin 300’ü aşkın halk kütüphanesiyle hizmet veriyoruz. Bugün itibariyle 26 bebek kütüphanemiz, 81 çocuk kütüphanemiz, 20 ihtisas ve edebiyat kütüphanemiz, 12 AVM kütüphanemiz ve havalimanı kütüphanelerimiz ile halkımıza çok yönlü ve kapsayıcı bir kütüphane hizmeti modeli sunuyoruz" dedi. Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde Sokullu Mehmet Paşa İlçe Halk Kütüphanesi açılışı yapıldı. Açılışa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Kırklareli Vali Vekili Yusuf Güler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, kamu kurum yöneticileri, öğrenciler katıldı. "Özel hazırlanmış alanlarla evlatlarımız kitapla erken yaşta tanışacak" Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu kütüphanenin Lüleburgaz’a değer katacağını ifade ederek, "Sokullu Mehmet Paşanın mirasını taşıyan bu kadim şehirde onun adını taşıyan yeni ilçe halk kütüphanemizi hizmete açıyoruz. Gerçekten çok güzel bir parkın içerisinde çok güzel mimarisiyle burada hizmet verecek. Her ayrıntısı çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde planlanan bu eser, Lüleburgaz’ın kültürel yaşamına da kalıcı bir değer katacak. Kapasitesiyle ilçemizin bilgiye erişim ihtiyacına güçlü bir cevap verecek. Bu mekanı asıl özel kılan şeylerden bir tanesi de farklı yaş gruplarına göre düzenlenmiş, 0-3 yaş, 3-6 yaş ve 6-14 yaş çocuklar için özel hazırlanmış alanlar sayesinde evlatlarımız kitapla erken yaşta tanışacak, oyun ve etkinliklerle öğrenmeyi hayatlarının bir parçası haline getireceklerdir. Kütüphanemizin okuma salonlarına ek olarak kullanıcıya sunduğu çok amaçlı salonu, ahşap, resim ve sanat, robotik kodlama atölyeleri, grup çalışma odaları, eğitim sınıfları gibi engelliler için özel tasarlanmış bölümleriyle de tam anlamıyla bir yaşam merkezidir. Kullanıcılarımız burada teknolojiyi deneyimleyerek, sanatla iç içe olacak, yeni fikirler geliştirecek ve güvenle vakit geçirebileceklerdir. Bakanlık olarak biz 2024 yılı sonunda halk kütüphanelerimizin üye sayısı, kullanıcı sayısı ve toplam kitap sayısı başlıklarında tarihinin en yüksek rakamlarının yakalamanın gururunu yaşıyoruz. Bu yüksek rakamlar cumhuriyet tarihimizin de en önemli ve en yüksek rakamları oldu. Bu bizim için çok gurur verici bir şey" dedi. Mumcu, üreten kütüphane vizyonu ile ülkenin dört bir yanında halk kütüphanelerini yenilediklerini belirterek, "Çağın yeniliklerine uygun modern mekanlar haline getiriyoruz. Bu vizyon doğrultusunda cumhurbaşkanımızın Türkiye yüzyılına yakışır şekilde, bakanımızın da gayretleriyle ülkemizin dört bir yanında bin 300’ü aşkın halk kütüphanesiyle hizmet veriyoruz. Bugün itibariyle 26 bebek kütüphanemiz, 81 çocuk kütüphanemiz, 20 ihtisas ve edebiyat kütüphanemiz, 12 AVM kütüphanemiz ve havalimanı kütüphanelerimiz ile halkımıza çok yönlü ve kapsayıcı bir kütüphane hizmeti modeli sunuyoruz. Lüleburgaz’da sunduğumuz bu eser, bu vizyonun da somut bir örneğidir aslında. Bilgiye erişimin herkesin hakkı anlayışıyla 80’e yakın gezici kütüphanemiz ile yerleşik kütüphanelerin ulaşmadığı noktalara hizmet götürüyoruz. Kırsaldaki öğrencilerimizi kitapla, etkinliklerle ve öğrenme ortamlarıyla buluşturuyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi. Batuhan Mumcu ve beraberindekiler kütüphaneyi gezerek öğrencilere hediye verdi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 12:53
Japonya Prensesi Akiko Mikasa ‘Arkeolojinin Altın Çağı’ sergisini ziyaret etti
Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa, Türkiye ziyareti kapsamında ‘Arkeolojinin Altın Çağı’ sergisini ziyaret etti. Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa, Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bulunan ‘Arkeolojinin Altın Çağı’ sergisini ziyaret etti. Sergiye yapılan ziyarette, Prenses Akiko Mikasa’ya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko ve beraberindeki heyet eşlik etti. Sergiyi gezen Prenses’in parmağındaki Türk bayrağı motifi de dikkat çeken detaylar arasında yer aldı. Ziyaret, Prenses Akiko Mikasa ve Bakan Ersoy’un hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 12:04
Başkan Altay: "Hatay Habib-i Neccar Camii’nin yeninden restorasyonunda sona yaklaştık"
Konya Büyükşehir Belediyesi, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Hatay Habib-i Neccar Camii’nin restorasyonunda son aşamaya geldi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye’yi yasa boğan depremlerin ilk saatlerinden itibaren Konya’nın tüm imkanlarıyla Hatay’ın yanında olarak Türkiye’ye örnek bir duruş sergilediğini vurguladı. Hatay’da arama-kurtarma ekiplerinden, mobil mutfaklara, altyapı ve kanalizasyon çalışmalarından konteyner kentlere, içme suyu temininden enerjiye kadar birçok alanda çalıştıklarını hatırlatan Başkan Altay, ancak en önemli işlerden birisinin Anadolu’nun ilk camisi olarak kabul edilen Habib-i Neccar Camii’nin yeniden ihyası olduğunu kaydetti. "Hataylı kardeşlerimizle aramızda güçlü bir gönül bağı kurduk" Başkan Altay, "Konya olarak Hataylı kardeşlerimizle aramızda güçlü bir gönül bağı kurduk. Bu bağ, Habib-i Neccar Camii’nin restorasyonuyla daha da pekişti. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla koordineli olarak, Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün kontrolünde arkadaşlarımız yoğun bir şekilde çalışıyor. Restorasyonda sona yaklaştık hamdolsun. İnşallah çok kısa bir zaman içinde bütün işlerimizi tamamlayarak Konya-Hatay kardeşliğinin nişanesi olacak Habib-i Neccar Camii’ni ibadete açmayı arzu ediyoruz. Habib-i Neccar Camii’nin ihyası iki kadim şehrin kardeşliğini sonsuza kadar pekiştirecek inşallah. Restorasyon sürecinde emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 12:00
Rıfat Ilgaz’ın mizahi yönü ele alındı
Nilüfer Belediyesi’nin "2025 Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz" etkinlikleri kapsamında düzenlenen söyleşide akademisyen ve yazar Sıddık Akbayır ile karikatürist Emrah Ablak, usta yazarın mizaha bakışını ve ünlü eseri Hababam Sınıfı’nı konuştu. Nilüfer Belediyesi’nin "2025 Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz" etkinlikleri, Koza Kütüphane’de düzenlenen "Yılın Yazarı ve Mizah" başlıklı söyleşi ile devam etti. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği programa konuk olarak akademisyen ve yazar Sıddık Akbayır ile karikatürist Emrah Ablak katıldı. Programda Rıfat Ilgaz’ın mizahi yönü ve "Hababam Sınıfı"nın Türk edebiyatındaki yeri masaya yatırıldı. Söyleşide konuşan Sıddık Akbayır, Rıfat Ilgaz’ın mizah yazarı olarak anılmaktan pek hoşlanmadığını söyledi. Usta yazarın 80 eserinden sadece 11’inin mizah türünde olduğunu belirten Akbayır, kalan 69’unun ise farklı türlerde yazıldığını ifade etti. O dönemde Cumhuriyet ideolojisini anlatmak için romancıların büyük gayret gösterdiğini anlatan Akbayır, Ilgaz’ın zoraki yüceltilen öğretmene bile mizahi bir açıdan bakmayı başarabildiğini vurguladı. Hababam Sınıfı’nın 70 yıldır Türk edebiyatında yazılı kitap, tiyatro, müzikal ve sinema olarak değerlendirildiğinde popülerliğini koruduğuna dikkat çeken Akbayır, "Böyle eser yok denecek kadar azdır. Çünkü Hababam Sınıfı hepimizin eseri. Tebeşir tozları, kara tahta, sıra gıcırtısı hepimizde vardır. Hababam Sınıfı’nı iki, üç kez izleyip de gerçekten etkilenmeyen yoktur" diye konuştu. Karikatürist Emrah Ablak ise Rıfat Ilgaz’ı aynı ekolün devamı meslektaşı olarak gördüğünü söyledi. Rıfat Ilgaz ile tanışmasının Hababam Sınıfı ile olduğunu anlatan Ablak, eserdeki lakaplardan etkilendiğini kaydetti. Ablak, "Bu lakapların içinde alaycılık vardır. Bu da çok sokağa yönelik bir şey. Bizim mizah dergilerinde yaptığımız da tam olarak o aslında. Sonuçta Rıfat Ilgaz’ın yaptığı iş, vatandaşı eğlendirmek. Biz de sizi eğlendirmeye çalışıyoruz" dedi. Söyleşi, katılımcıların soruları ile devam etti. Program sonunda Hababam Sınıfı kitabı dağıtıldı ve Emrah Ablak, karikatürlerini imzaladı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 11:17
Kütahya Belediyesi’nden ’İsa Kahraman Saygı ve Şiir Akşamı’ etkinliği
Kütahya Belediyesi tarafından düzenlenen "Şair ve Yazar İsa Kahraman Saygı Gecesi" ile "Ateşte Açan Şiirler 4 Konseri", sanatseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Belediye Konferans Salonu’nda yapılan etkinliğe; Kütahya Belediye Başkan Yardımcıları Haşim Ertekin ve Kemalettin Ekici, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Kent Konseyi Başkanı Bülent Cebeci ile çok sayıda sanatsever ve edebiyat tutkunu katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından Kütahyalı şair ve yazar İsa Kahraman’ın edebi kişiliğini ve eserlerini anlatan sunum gerçekleştirildi. Etkinlikte ayrıca Kahraman’ın hayatından kesitler paylaşıldı, sahne alan sanatçılar ise duygu dolu şiirleriyle geceye renk kattı. Programın sonunda, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, İsa Kahraman’a ve şiir akşamına katkıda bulunan sanatçılara teşekkür belgelerini takdim etti.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:59
Yazarlar, Nikomedia’nın sırlarını "Gizli Kabile" ile aralıyor
Roma İmparatorluğu’na 46 yıl boyunca başkentlik yapan ve bugünkü İzmit sınırlarında yer alan Nikomedia kenti, "Gizli Kabile" adlı eserle ilk kez bir romana konu oldu. Kitabın yazarlarından Atilla Ağırbaş, "Dan Brown’un eseri kadar çok nitelikli bir şaheser" dedi. Tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği, Roma İmparatorluğu’na da başkentlik yapan "Nikomedia" yani şimdiki adıyla İzmit, ilk kez kitaba konu oldu. Yazarlar Atilla Ağırbaş ve Ece Özbaş tarafından kaleme alınan 375 sayfalık roman, 7 gizli kabileden Nikomedia’ya uzanan mistik bir yolculuğu anlatıyor. "Hiçbir veriye ulaşamıyorduk, kaynak yoktu" Atilla Ağırbaş, yaptığı açıklamada, kitabı yazmaya karar verdiklerinde kaynak sıkıntısı çektiklerini söyleyerek, "Hiçbir veriye ulaşamıyorduk, kaynak yoktu. Yazmaya başladıkça kanala girer gibi olduk. Odaklandık ve karşımıza kaynaklar, makaleler çıkmaya başladı. Onlardan beslendik. Doğu Roma İmparatorluğu dönemine ait kaynaklara ulaşmaya başladık. Ünlü tarihçilerden, yazarlardan Libanius’un, Tatianus’un kitaplarını okumaya başladım. Çeşitli yayınları ve özellikle İstanbul’daki İslam Araştırma Merkezi’nden, kütüphanelerden, İzmit’teki Nikomedia ile ilgili kaynakları bulmaya başladık. Kurgu toparlanmaya başladı" dedi. "Nikomedia bilinmiyor" Diokletianus dönemi, tetrarşi sistemi ve Konstantin’in yükselişi gibi karmaşık tarihi süreçleri romanın kurgusuna taşıdıklarını belirten Ağırbaş, "Bu kitapta ’Nikomedia görünür olsun’ dedik. Çok gizlendi çünkü. Bir şehrin 46 yıl boyunca Roma İmparatorluğu’na başkentlik yaptığı bilinmiyor" diye konuştu. "Bir şaheser" Bir İzmitli olarak bu eseri kaleme almayı sorumluluk olarak gördüğünü belirten Ağırbaş, şunları kaydetti: "Nikomedia’nın, İzmit’in üzerindeki ölü toprağını silkinip atması gerekiyor. Artık görünür olması gerekiyor. Bu kitap görünür olmanın başlangıcı. Diyoruz ki, ’Gizlenme artık, çık, görünür ol’ Ben bu kitaptan büyük bir keyif alıyorum, aldım. Herkes kitabı okusun. Bence çok büyük yüreklilikle söylüyorum, bu bir şaheser. Dan Brown’un eseri kadar çok nitelikli, çok büyük şaheser. Burada alemlerden alemlere akıyorsunuz. Bu kitapta ilk defa kurgu içerisinde Nikomedia geçiyor" "İnanılmaz bir serüvendi" Kitabın diğer yazarı Ece Özbaş, eserin kurgusunun, var olduğuna inanılan "Hin, Bin, Yim, Rim, Tin, Sin ve Min" adlı 7 gizli kabile fikrinden doğduğunu anlattı. Konunun daha önce işlenmemiş olmasının kendisini cezbettiğini söyleyen Özbaş, "O süreçte Atilla Bey de Nikomedia ile ilgili bir romanı araştırıyordu. O da farklı bir roman kaleme alıyordu. Sonra ’Bu kadar önemli bir medeniyetin içinde neden olmasın?’ diyerek serüvene bütün ağırlığıyla Nikomedia girdi. Sonra kurgu daha da zenginleşmeye başladı. İnanılmaz bir serüvendi. Atilla’nın eriştiği kaynaklar ve gidebildiği alanlar çok farklıydı" dedi. "Nikomedia’yı görünür kılmak istedik" Yazar Ece Özbaş, 7 gizli kabile temasını Nikomedia tarihine bağlamak için Atilla Ağırbaş’ın henüz yayımlanmamış "Nikomedia Kahini" adlı eserindeki bir karakteri kullandıklarını kaydetti. Kurgu için İzmit’in tarihi mekanlarında çalıştıklarını vurgulayan Özbaş, şöyle konuştu: "Çeşitli mühürleri birleştirmek için burada Kapanca Sokak’ta, Terzibayırı’nda özel arkeolojik alan oluşturduk. Tabii ki kurgu bize ait, evren bize ait. Bunun üzerinden kurguyu İstanbul-Nikomedia arasında birleştirerek tamamladık. Şunu da yaptık; Kapanca’ya gittik, alanlar belirledik, oradaki bir oteli konuşlanma merkezi olarak seçtik. Araştırmalarımızı yapıp birleştirdik. Mekanları gezerek, iç gözümüzle görerek yazdık. Sonra fark ettik ki; Nikomedia ve İstanbul zaten birleşik. Burada sadece Nikomedia var. Gizli olan bu medeniyetin görünmesini istedim. Herkes her yeri kullandı ama maalesef Nikomedia gizli kaldı, onu görünür kılmak istedik. İstanbul’da misyoner gibi Nikomedia’yı anlatıyoruz. Sadece şunu demek istiyorum; İstanbul, Nikomedia’yı bilmiyor" "Tarihi uydurmuyoruz" Romanın tarihi gerçeklere ne kadar bağlı kalındığı konusuna ise yazar Ece Özbaş, "Tarihi uydurmuyoruz. Hiçbir kitabımızda hiçbir bilgiyi kendimize göre uydurmuyoruz. Hepsi doğru bilgi, süzüyoruz. Hikaye tadında yazıyoruz. Çünkü hepimiz hikaye severiz" diye konuştu. Atilla Ağırbaş ise "Bu bir büyülü gerçeklik. Bunun içinde kurgumuzu yaparız ama içine gerçeklikleri koyarız. Kurgu içinde insanların, okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için senaryolaştırıyoruz" şeklinde yanıt verdi. "Geri bildirim bekliyoruz" Okurlardan geri bildirim beklediklerini de ifade eden yazar Özbaş, "Takdir de etmeniz gerekmiyor. Bizi eleştirebilirsiniz. Biz eleştiriye açığız. Çünkü biz bunu size sunuyoruz, kendimizde bitirdik. Sevilmesini istiyoruz. Sevmeyebilirsiniz de. Ama bizi görün" ifadelerini kullandı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:30
Yozgat’ta kışlık ekmek hazırlıkları başladı
Kış hazırlıkları çerçevesinde, Yozgat’ın vazgeçilmez lezzetlerinden olan yufka ekmek yapımı için hanımlar tandır başında bir araya geldi. Sorgun ilçesine bağlı Alcı köyünde geleneksel yöntemlerle yufka ekmek yapmaya başlayan hanımlar her yıl olduğu gibi bu yıl da imece usulüyle tandırda yufka, içli gözleme ve bazlama pişirerek kışa hazırlık yaptı. Tandırda sabahın erken saatlerinde bir araya gelen kadınlar, yoğrulan hamurları açarak ince yufkalar haline getirdi. Odun ateşinde yakılan tandırda pişirilen yufkalar, soğuduktan sonra üst üste dizilerek kış boyunca tüketilmek üzere stoklanıyor. Ayrıca aynı gün içinde iç harçlarla hazırlanan gözlemeler ve yumuşak bazlamalar da tandırda pişirilerek hem o günkü sofralara lezzet katıyor hem de kışlık olarak ayrılıyor. "Yozgat’ın adamı yufka ekmeğini de her şeyini de paylaşır" Köy sakinlerinden Mahi Atak 50 senedir yufka ekmek pişirdiğini söyledi. Eylül ayında başlayan yufka ekmek pişirme işlerinin Ekim ayı sonuna kadar sürdüğünü ifade eden Atak ilkbaharda da yapıldığını söyledi. Atak, "Bu tandırda bugün 4 aileye yufka ekmek pişiriyoruz. Haftada 1-2 defa yaparız. Aile kalabalıksa o eve 3 sefer yaparız. Yolu buradan geçen olursa ne isterlerse ikram ederiz. Gözleme, bazlama, yağlı ikramımız boldur. Bizde misafir geri çevrilmez. Yozgat’ın adamı her şeyi paylaşır. Turşu, salça, ekmek, peynir, tereyağı hepsini paylaşırız. Birbirimizle yardımlaşarak iş yapmayı çok severiz. Parasıyla yaptıran olur, konu komşu yaptırır. Tek kişiyle yufka olmaz. En az 5 kişi lazım. Biri yoğurur, ben eviririm, 3 kişi hamuru açar. Yemesi kolay ama zahmetli. Biz severek yapıyoruz. Zahmetini gözümüz görmüyor. Odun ateşinde piştiği için lezzetli oluyor" dedi. "Güle eğlene pişiriyoruz" Hacer Saygı ise 30 senedir yufka ekmek yaptığını belirtti. Sabaha karşı 03.00’te kalktığını söyleyen Saygı "Hamurumu yoğurdum, 04.30’da ekmekçilerim geldi. Güle eğlene yapıyoruz. Komşularımla birlikte yapıyoruz, yiyoruz, içiyoruz güzel geçiyor. Günlük 2 torba undan yufka ekmek pişiriyoruz. Cümlemize Allah çok versin. Biz 4 kişilik aileyiz. 2 gün pişirdik. Haziran ayına kadar bu gider" şeklinde konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:28
Yozgat’ta kışlık ekmek hazırlıkları başladı
Kış hazırlıkları çerçevesinde, Yozgat’ın vazgeçilmez lezzetlerinden olan yufka ekmek yapımı için hanımlar tandır başında bir araya geldi. Sorgun ilçesine bağlı Alcı Köyü’nde geleneksel yöntemlerle yufka ekmek yapmaya başlayan hanımlar her yıl olduğu gibi bu yıl da imece usulüyle tandırda yufka, içli gözleme ve bazlama pişirerek kışa hazırlık yaptı. Tandırda sabahın erken saatlerinde bir araya gelen kadınlar, yoğrulan hamurları açarak ince yufkalar haline getirdi. Odun ateşinde yakılan tandırda pişirilen yufkalar, soğuduktan sonra üst üste dizilerek kış boyunca tüketilmek üzere stoklanıyor. Ayrıca aynı gün içinde iç harçlarla hazırlanan gözlemeler ve yumuşak bazlamalar da tandırda pişirilerek hem o günkü sofralara lezzet katıyor hem de kışlık olarak ayrılıyor. "Yozgat’ın adamı yufka ekmeğini de her şeyini de paylaşır" Köy sakinlerinden Mahi Atak 50 senedir yufka ekmek pişirdiğini söyledi. Eylül ayında başlayan yufka ekmek pişirme işlerinin Ekim ayı sonuna kadar sürdüğünü ifade eden Atak ilkbaharda da yapıldığını söyledi. Atak, "Bu tandırda bugün 4 aileye yufka ekmek pişiriyoruz. Haftada 1-2 defa yaparız. Aile kalabalıksa o eve 3 sefer yaparız. Yolu buradan geçen olursa ne isterlerse ikram ederiz. Gözleme, bazlama, yağlı ikramımız boldur. Bizde misafir geri çevrilmez. Yozgat’ın adamı her şeyi paylaşır. Turşu, salça, ekmek, peynir, tereyağ hepsini paylaşırız. Birbirimizle yardımlaşarak iş yapmayı çok severiz. Parasıyla yaptıran olur, konu komşu yaptırır. Tek kişiyle yufka olmaz. En az 5 kişi lazım. Biri yoğurur, ben eviririm, 3 kişi hamuru açar. Yemesi kolay ama zahmetli. Biz severek yapıyoruz. Zahmetini gözümüz görmüyor. Odun ateşinde piştiği için lezzetli oluyor" dedi. "Güle eğlene pişiriyoruz" Hacer Saygı ise 30 senedir yufka ekmek yaptığını belirtti. Sabaha karşı 03.00’te kalktığını söyleyen Saygı "Hamurumu yoğurdum, 04.30’da ekmekçilerim geldi. Güle eğlene yapıyoruz. Komşularımla birlikte yapıyoruz, yiyoruz, içiyoruz güzel geçiyor. Günlük 2 torba undan yufka ekmek pişiriyoruz. Cümlemize Allah çok versin. Biz 4 kişilik aileyiz. 2 gün pişirdik. Haziran ayına kadar bu gider" şeklinde konuştu. (EY-
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:58
Culuk Camii, Kurtuluş Savaşı’nın izlerini taşıyor
Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk köyünde bulunan tarihi Culuk Camii, Kurtuluş Savaşı yıllarında hastane olarak kullanıldı. Köylüler cami etrafındaki şehit kabirlerinin tespit edilmesini istiyor. Ankara’nın Haymana ilçesinde yer alan Culuk köyü, Kurtuluş Savaşı’nın izlerini taşıyor. Atatürk’ün konakladığı rivayeti bulunan köy, tepesindeki mevzilerla tarihe tanıklık ediyor. Köydeki tarihi Culuk Camii, Kurtuluş Savaşı döneminde önemli bir görev üstlendi. Cephe gerisinde yaralı Türk askerlerinin tedavi edildiği cami, savaş yıllarında adeta bir sahra hastanesine dönüştü. Köyün yüksek kesimlerinde o dönemde kullanılan mevziler hala ayakta dururken, Mustafa Kemal Atatürk’ün köye gelerek bir gece konakladığı ve buradan orduya yön verdiği de köylüler tarafından anlatılıyor. "Yaralanan Türk askerleri için cami hastane olarak kullanıldı" Culuk Camii’nin yapılış tarihinin yeniçeri isyanına dayandığını söyleyen Culuk Mahallesi Muhtarı İsmet Gökdemir, "Bu köye yeniçeri isyanından çok kısa süre önce Rızvanoğulları ve Aşıroğulları diye iki aile göç ediyor. Osmanlı Ankara Eyalet Valisi Abdipaşa, Konya-Ankara yolu buradan geçtiği dönemlerde köylülerle sohbet ediyor. Abdipaşa’dan köylüler cami istiyorlar. Abdipaşa da o zaman köyümüze cami yaptırıyor. Caminin yapılış tarihi 1787. Şu andaki camimiz ikinci bir cami. Eski camiden sonra yapıldı. Fakat bu cami de Kurtuluş Savaşı döneminde yaklaşık 20 kilometre ileride Yunan karargahının bulunduğu Güzelcekale köyü var. O zamanki savaş döneminde yaralanan Türk askerleri için bizim köyümüzdeki bu cami hastane olarak kullanılıyor. Tabii ki şehit olanlar da oluyor, hayatta kalanlar da oluyor. Bundan dolayı işte köyümüzün tarihi çok eski. Geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Kurumu’ndan heyet getirdim köyüme. Burasını Kültür Varlıkları Koruma Kurumu’na kayıt ettirdim" dedi. "Camimizi tarihe geçirmeye uğraşıyoruz" Köyün tarihinde Culuk Camii’nin önemli bir yeri olduğunu belirten köy sakinlerinden Zafer Özyiğit ise, "Bizim bu cami hastaneymiş. Savaş zamanında yaralılar buraya geliyor, tedavi oluyorlarmış. Cami mezarlığı doluyor, şehitlerimizi gömecek yer kalmıyormuş. Biz burayı sit alanına geçirmeye uğraşıyoruz. Tarihe geçirmeye uğraşıyoruz camimizi. Bizim köyümüz vatansever bir köy. Ben bir vatandaş olarak çok bunalıyorum, sıkılıyorum. Ben buranın tarihe geçmesini istiyorum. Yetkililere buradan sesleniyorum. Gelsinler bizim burayı incelesinler. Bizim bu köyümüz son kale. Burada askerlerimiz tedavi olmuş. Dedelerimiz burada yemek vermiş askerlere. Biz buranın tarihe geçmesini bekliyoruz" diye konuştu. "Şehitlerimizin ismini yazdırmak istiyorum" Kurtuluş Savaşı’ndan kalan mevziye şehitlerin ismini yazdırmak istediğini söyleyen Özyiğit, "Şu arkada gördüğünüz yer tarihi bir kale kalıntısı. Ben orayı 3’üncü dereceden sit alanı yaptırdım. Bu tarihi yere bayrağımızı diktik. Şanlı bayrağımızı da rüzgar devamlı yırttıkça değiştiriyorum. Çanakkale’deki gibi mevziler var orada. Bu mevziler, Kurtuluş Savaşı’ndan beri duruyor. Buraya şehitlerimizin ismini yazdırmak istiyorum, burayı ışıklandırmak istiyorum. Bizim köyde 2 şehidimiz var, Selametli köyünde 1 şehidimiz var, diğer köylerde de şehitlerimiz var. Onların isimlerini en yüksek yere yazdırmak istiyorum" şeklinde konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:37
Nazilli Belediyesi’nden Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleri
Nazilli Belediyesi, 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında düzenlediği etkinliklerle her yaştan vatandaşı bir araya getiriyor. Etkinlikler kapsamında 20 Eylül Cumartesi günü saat 10.00’da bisiklet turu yapılacak. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayacak tur; Çınarlı Kahveleri, Yıldıztepe Muhtarlığı ve 61 Sokak güzergahında devam edecek. Sağlıklı yaşam ve çevre dostu ulaşım alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik; "Sağlıklı yaşamı, çevre dostu ulaşımı ve paylaşım kültürünü yaygınlaştırmak için herkesi etkinliklerimize davet ediyoruz" dedi. Avrupa Hareketlilik Haftası etkinliklerinin, hem çevreye duyarlı ulaşımın teşvik edilmesi hem de vatandaşların birlikte keyifli vakit geçirmesi açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Başkan Tetik, hafta boyunca çeşitli etkinlerle Avrupa Hareketlilik Haftası’na dikkat çekeceklerini ifade etti.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:29
ADÜ’lü akademisyen Gastronomi Festivali’nde jüri üyesi oldu
Adnan Menderes Üniversitesi Kuşadası Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Emrah Köksal Sezgin, Türk gastronomi tarihinde bir ilke imza atarak, Romanya’da düzenlenen yarışmada jüri üyesi oldu. Romanya’nın Köstence kentinde 9 ülkeden 200’den fazla katılımcı ile gerçekleştirilen Uluslararası Black Sea Fish Festivali’nde jüri başkanı olarak görev alan Kuşadası Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Emrah Köksal Sezgin, Türk gastronomi tarihinde bir ilke imza attı. Türk mutfağını uluslararası arenada temsil eden bu gurur verici başarı, bir Türk akademisyenin ilk kez uluslararası bir gastronomi yarışmasında jüri başkanı olarak yer almasıyla tarihe geçti. ADÜ, bu başarıyla gastronomi alanında Türkiye’yi ve Türk Mutfağı’nı dünyaya tanıtmaya devam ediyor.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:08
Germencik İncir Festivali için geri sayım başladı
Aydın’ın önemli incir üretim merkezlerinden olan Germencik ilçesinde bu yıl 21.’si gerçekleştirilecek olan Germencik İncir Festivali için geri sayım başlarken, festivalde adeta ‘yıldızlar geçidi’ yaşanacak. Dünya incir üretiminin lideri Aydın’ın incirin başkenti Germencik’te hasat sezonu, 22 - 28 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek olan 21. Germencik İncir Festivali ile taçlanacak. Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci; "Dünyanın incirini üreten, incirin başkenti Germencik’e yakışan, 1 hafta boyunca sürecek olan, coşku ve eğlence dolu bir festival hazırladık" dedi. 22 Eylül’de hediye çeki sürprizli balon uçurma ve festival kortejiyle başlayacak olan festival kapsamında 1 hafta boyunca panayır, alışveriş stantları, fuar, çocuk etkinlikleri köy pazarı gibi gündüz ve gece devam edecek olan etkinliklere ev sahipliği yapacak. Söyleşi, incir tadım yarışması ve Master Chef Yarışması gibi özel etkinliklere de sahne olacak festivalin son 3 gününde ünlü sanatçılar Germenciklilerle buluşacak. 26 Eylül’de Ece Seçkin, 27 Eylül’de Çakal ve 28 Eylül’de Simge Sağın sahne alacak. Festivalin moderatörlüğünü ise ünlü sunucu Alp Kırşan yapacak. Festivalin sürprizi traktör çekilişi Bu yıl 21.’si düzenlenecek olan festivalin geçmiş tüm festivallerden daha kapsamlı ve farklı olacağının altını çizen Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci festival çerçevesinde traktör çekilişi yapılacağını söyledi. Başkan Zencirci; "Milli Piyango İdaresi izniyle bu festivalimizin adına ve maksadına yakışan bir çekiliş planladık. Her şeyden önce bu bir tarım festivali ve bu festivale en uygun olacak şekilde traktör verelim dedik. Çekiliş çerçevesinde bir şanslı vatandaşımıza traktör hediye edeceğiz" dedi. Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci incir festivali ile ilgili olarak "Amacımız elbette halkımızın eğlenmesi ama öncelikli hedefimiz incirin katma değerinin, öneminin, kıymetinin arttırılmasıdır. Bir festival insanların eğlenmesi, güzel ve coşku dolu vakit geçirmesi için tertiplenir. Bizler de bunun hedefliyoruz ancak amaç burada konser verdik, etkinlik düzenledik, güldük, eğlendik evlere dağıldık değil. Elbette halkımızın keyifli vakit geçirip eğlenmesi bir nebze de olsa hayatın stresinden, derdinden uzaklaşması bizim için en büyük mutluluk. Ama hepsinden önce varlığıyla bize bu festivali yapma şansı veren, halkın birincil geçim kaynağı olarak düğününü derneğini yapan, çocuklarını yetiştiren okutan, hayatlarını idame ettiren o eşsiz ürünün yani incirin katma değerini arttırmaktır. Tüm vatandaşlarımızı davet ediyor, şimdiden keyif ve eğlence dolu bir festival olmasını diliyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder