Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "İran’ın cevabı kesinlikle kabul edilemez"
Netanyahu: "İran ile savaş bitmedi, daha yapılacak çok iş var"
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Letonya Savunma Bakanı Spruds, petrol tesislerine düşen İHA’lar nedeniyle istifa etti
İngiltere’den Tristan da Cunha’ya hantavirüs müdahalesi kapsamında paraşütlü sevkiyat
Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak
Emine Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile bir araya geldi
KÜLTÜR SANAT
Mezitli’de anne çocuk etkinliği yüzleri güldürdü
10 Mayıs 2026 Pazar - 19:23:23
Mezitli Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün katkılarıyla Anneler Günü kapsamında düzenlenen keşif etkinliğinde, öğrenciler ve anneleri hem tarihi keşfetti hem de eğlenceli anlar yaşadı. Tepeköy İlkokulu öğretmeni Selcan Adalı eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar ve anneleri, Mersin Arkeoloji Müzesini ziyaret ederek tarihi eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Müze gezisinde öğrencilerin heyecanı ve annelerin mutluluğu renkli görüntüler oluşturdu. Etkinlik kapsamında anne ve çocuklar birlikte pizza yaparak keyifli vakit geçirdi. Ortaya çıkan samimi görüntüler, ’Anneler Günü’ne özel etkinliğe ayrı bir renk kattı. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, kırsal mahallelerde yaşayan çocukların sosyal ve kültürel etkinliklerle daha fazla buluşmasının önemine dikkat çekerek, "Çocuklarımızın yeni yerler görmesi, tarih ve kültürle iç içe olması bizim için çok kıymetli. Onların yüzündeki mutluluk her şeye değer" dedi. Belediye yetkilileri ise sosyal ve kültürel projelerle vatandaşların hayatına dokunmaya ve özellikle çocukların gelişimine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 18:08
Honaz Belediyesi tarafından düzenlenen Anneler Günü etkinliğine yoğun katılım
Honaz Belediyesi tarafından düzenlenen Anneler Günü Buluşması yoğun katılımla gerçekleştirildi. Honaz Belediyesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte anneler ve aileleri Göz Mesire Alanı’nda bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleşen programda vatandaşlar hem keyifli vakit geçirdi hem de birlik ve beraberlik ortamını paylaştı. Çocukları ve aileleriyle birlikte etkinliğe katılan vatandaşlar için belediye tarafından mangal organizasyonu düzenlenirken, gün boyunca samimi ve sıcak görüntüler oluştu. "Var olmamızın temel direği sizlersiniz." Programda konuşan Yüksel Kepenek, annelerin toplumun temel yapı taşı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bizlerin bugün var olmamızın temel direği, temel nedeni sizlersiniz. Bugün eğer bu ülkeye yararlı, faydalı hizmetler üretiyorsak bunun hepsinin altında sizin imzanız var. İyi bir anne, iyi bir çocuk yetiştirdiğinde dünyaya ne kadar katkı sağladığının en güzel göstergelerinden bir tanesi Hz. Muhammed’in annesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi ve bizlere annelik yapmış o güzel insanlardır." Başkan Kepenek, tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak etkinliğe katılan vatandaşlara teşekkür etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:57
Mersin’de ’Anneler Günü’ çocukların kahkahalarıyla kutlandı
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren çocuk gelişim merkezleri ile çocuk atölyelerinde Anneler Günü dolayısıyla ’Benimle oynar mısın?’ etkinliği düzenlendi. Eş zamanlı gerçekleştirilen etkinliklerde anneler ve çocuklar oyunlar oynayıp çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirdi. Kurdali, Münir Özkul, Begonvil, Tömük ve Halkkent Çocuk Gelişim Merkezleri ile Yenice Yaşar Bayboğan ve Gülnar Çocuk Atölyeleri’nde gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, hafta boyunca hazırladıkları sürprizlerle annelerinin ’Anneler Günü’nü kutladı. Miniklerin dans gösterileri duygu dolu anlara sahne olurken, etkinlik sonunda annelere ’En iyi anne sertifikası’ ve çeşitli hediyeler verildi. Büyükşehir Belediyesi Çocuk Gelişim Merkezleri Koordinatörü Özlem Tanışık, etkinliklerin çocuklarla anneler arasındaki bağı güçlendirdiğini belirterek, "Bugün oyunlar içinde kahkahalar, boyaların arasında sevgi ve küçük sürprizler içerisinde tarifsiz bir emek saklı" dedi. Etkinliğe katılan veliler de organizasyondan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, çocuk gelişim merkezlerinde düzenlenen sosyal etkinliklerin çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını söyledi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:38
Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:18
Iğdır’da miniklerin "Şevko" oyunu ilgi gördü
2
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:50
M1 Konya’da "Bayram Fest" başladı
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 18:36
Sinop’ta hıdırellez ve güreş şenlikleri
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 16:46
Güllübahçe’de festival coşkusu başladı.
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 11:32
Cizre’de tarihi Bırca Belek Parkında anlamlı Anneler Günü kutlaması
16 Eylül 2025 Salı - 13:19
Antik Kent Priene’nin kalıcı dünya miras listesine girmesi için kararlı adımlar atılıyor
2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren, 2023 yılında kalıcı listeye girmesi yolunda ciddi adımların atılmaya başlandığı Priene Antik Kenti’nin; Dünya Kalıcı Miras listesine girmesi için süreç titizlikle sürdürülüyor. Söke Belediyesi öncülüğünde kararlı adımlar atılıyor. Bu anlamda 2024 yılı Ocak ayında alan sınırlarının belirlenmesi, 2024 yılı Eylül ayında Priene Alan Başkanlığı’nın oluşturulmasının ardından çalışmalar daha da hız kazandı. Söke Belediyesi ile Priene Antik Kenti Alan Başkanlığı ve Anti Kent Kazı Başkanlığı tarafından 3 gün sürecek Paydaş Bilgilendirme ve Arama Toplantıları başladı. İlk günün konukları sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri oldu. Toplantıda Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert ve Kazı Başkanı Yardımcısı Araştırma Görevlisi Dr. Ahmet Ali Altın, Abdullah Gül Üniversitesi’nden Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Türkiye Milli Komitesi (İCOMOS) Temsilcisi Doç. Dr. Nisa Semiz, Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı da bulundu. Toplantının açılış konuşmasını Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan yaptı. Priene’nin yalnızca Söke ve Aydın’ın değil, tüm insanlığın ortak kültürel mirası olduğunu belirten Başkan Arıkan; "Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izlerini taşıyan bu kadim kent, bugün bizlere hem tarihi bir sorumluluk hem de geleceğe bırakılacak eşsiz bir değer olarak seslenmektedir. 12 İYON Kenti’nden biri, Büyük İskender’in ayak izlerinin bulunduğu ve Bilge Bias’ın kenti olan Priene; Dünyanın ilk planlı kentlerinden biri olma özelliğiyle, geçmişin derinlikleri ve gelecek ile bir köprü olmaya devam ediyor. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine alınan Priene Antik Kentinin Unesco kalıcı miras listesine alınması için ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bakanlık ve Söke Belediyesi tarafından 2023 yılında protokolün imzalanmasının ardından, 2023 yılı Ekim ayında yine bu salonda toplanmış ve yeni bir süreç başlatmıştık. Bu süreci Alan Başkanlığı sizlere daha geniş bir şekilde aktaracak. Bugün burada bir araya gelişimizin amacı, Priene Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi adaylık sürecine katkı sağlamak; antik kentin korunması, yaşatılması ve dünya mirası yolculuğunda hak ettiği noktaya taşınması için atılacak adımları birlikte değerlendirmektir. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, akademisyenlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızın katkısıyla, Priene’yi sadece bir arkeolojik alan olarak değil; aynı zamanda kültürel, turistik ve ekonomik bir değer olarak geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu toplantının, ortak akıl ve iş birliğiyle Priene’nin dünya mirası olma yolculuğuna ışık tutacağına, tarihi zenginliklerimizi koruma çabalarımıza güç katacağına inanıyorum" diye konuştu. Toplantıda Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Yardımcısı Uludağ Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Ahmet Ali Altın; Priene Antik Kenti’nin tarihi, kazı çalışmalarının tarihçesi, antik kentte tarihi yaşam süreci gibi konularda bilgiler verdi. Ardından Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı; Antik kentin UNESCO yolculuğu gelinen süreç ve bundan sonra yapılacak çalışmalar ile ilgili bir sunum yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2015 yılında yayınlanan "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliği"ne göre çalışmaların yürütüldüğünü belirten Mine Aşçı; geride kalan süreçte önemli adımların atıldığını söyledi. Aşçı; antik kent alan sınırlarının belirlenmesi, Alan Başkanlığı ataması ve ofisinin kurulmasının ardından Danışma Kurulu ve Eşgüdüm Denetleme Kurulu üyelerinin atamalarının da yapıldığını belirtti. Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı; "UNESCO kalıcı listeye girmemizden sonra en az 10 yıllık eylem planlarını istiyor. Sadece tarihi alan değil çevresindeki alanın bütüncül bir stratejiyle ele alınması gerekiyor. Bu süreçte genel strateji, mali kaynakların belirlenmesi, uluslararası işbirliği, sektör oluşum potansiyeli gibi kavramların planlanması çok önemli. Ayrıca yerel halkın farkındalığının artması, sivil toplumun katılımı da program açısından oldukça önemli. Bugün başlattığımız toplantılar bu planlamaların bir parçası" dedi. Türkiye’de 22 mirasın kalıcı listede, 79 mirasın ise geçici listede yer aldığına dikkat çeken Mine Aşçı; "Priene kalıcı listeye girmek isteyen 79 mirastan biri. Mimari yapısı ve özgünlüğü, tarihi yaşamı ile ünlü düşünür Bilge Bias ve ünlü mimarı Pieos, Helenistik dönemin yaşam izleri, tapınakları ve estetik anlayışı, evrensel değerleriyle Priene; UNESCO’nun Dünya kalıcı miras listesine girmek için ortaya konan birçok kriteri karşılıyor. Bu anlamda çalışmalarımızı tamamlayıp, kalıcı miras listesine girmek istiyoruz" dedi. UNESCO Dünya Miras Listesine girmenin bölgeye sağlayacağı önemli katkılardan da bahseden Alan Başkanı Mine Aşçı; "Evrensel değerlerin ve alanın bilimsel olarak korunmasının yanında uluslararası tanıtım ve bilinirlik aratacak. Ziyaretçi sayısının bölge ekonomisine büyük katkısı olacak. Uluslararası fonlar ve uzmanlara ulaşımı sağlayacak" dedi. Toplantı sunum ve konulmaların ardından katılımcıların görüş ve önerileri ile son buldu. Priene Paydaş Arama Toplantıları, Kamu kurum ve kuruluş temsilcileri sonrasında Üniversite temsilcilerinin katılımıyla devam edecek.
16 Eylül 2025 Salı - 13:04
Kazı başkanından ilginç iddia, Hitit’ler krallarını falla belirliyordu
Sivas’ta 4 bin yıllık olduğu düşünülen Kayalıpınar (Samuha) antik kentinde devam eden kazılarda bulunan son tabletler ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner, bu yıl kazılarda 53 çivi yazısı tablet bulduklarını ve bu tabletlerden yola çıkarak Hitit krallığının devamını kuş falıyla belirlediklerini ileri sürdü. Kayalıpınar (Samuha) antik kentinde Sivas Müze Müdürlüğü’nce 2005 yılında başlanılan çalışmalara, kazı başkanı Doç. Dr. Vuslat Müller-Karpe’nin vefatı nedeniyle bir süre ara verilmişti. Doç. Dr. Vuslat Müller-Karpe’nin başkanlığında süren kazı çalışmalarında önemli veri ve buluntular elde edilirken çalışmalara 2021 yılında Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığında devam edildi. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen kazı çalışmalarında elde ettikleri bulgularla antik kentin Hititlerin sözde tanrıçası Şausga’ya ait meşhur kayıp tapınak olma ihtimalini gündeme getirmişti. Maner bu yıl ise kazılarda 53 çivi yazısı tablet bulduklarını ve bu tabletlerden yola çıkarak Hitit krallığının devamını kuş falıyla belirlediklerini ileri sürdü. Maner bu yıl tamamlanan kazı çalışmalarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Kayalıpınar’ın tabakalaşmasını anlamaya çalıştıklarını belirtip, "Burada Paleolitik çağdan Selçukluya kadar kesintisiz bir yerleşim olduğunu görüyoruz. Bizim kazdığımız kalıntıların arasında ise Hitit-Bizans-Roma ve eski Asur ticaret dönemine ait kalıntılar var. Bu sene çok verimli geçti. Bu sene yaptığımız açmada 53 adet çivi yazılı tablet bulundu. Bunların birçoğu da kehanet ve falla ilgili, çoğu da kuş falı. Çünkü Hititler genelde iyi ve kötüyü kehanet ve fallardan anlamaya çalışıyorlardı. Bu fallarda enteresan sorular sorulmuş. Veliaht, küçük veliaht ve kız çocuğu-prenses sorgulanmış. Dolayısıyla Hitit krallığının devamı sorgulanmış. Bulduğumuz mekân da kuş falcılığının yapıldığı veya arşivlendiği bir mekân. Bu yıl mühür ve baskılarımız da çıktı. Kral isimleri de geçiyor. Devlet memurlarına ait mühürler de çıktı. En ilginci ordu katibi" dedi.
16 Eylül 2025 Salı - 12:45
Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi’nde kayıtlar başladı
Sakarya Büyükşehir Belediyesi Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi’nde yeni dönem kayıtları başladı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi’nde yeni dönem kayıtları başladı. Geleneksel sanata ilgi duyanların merakla beklediği eğitimlere son kayıt tarihi ise 28 Eylül Pazar olacak. Hat, ebru başlangıç ve ileri seviye, cilt, tezhip, çamur şekillendirme başlangıç ve ileri seviye, çini, kaligrafi başlangıç ve ileri seviye, minyatür ve vitray gibi 12 farklı branşın yer aldığı eğitimlerde alanında uzman, akademisyen ve sanatçılar kursiyerlerle buluşacak.
16 Eylül 2025 Salı - 12:43
Bakan Ersoy: "Geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Özellikle gençlere şu hususları ifade etmek isterim ki; geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz. Sizler, bu toprakların taşıdığı eşsiz mirasın hem varisleri hem de koruyucularısınız" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Tarih Kurumu’nca yayımlanan 9 ciltlik ‘Resimli Türk Abideleri’ (Yusuf Akyurt Koleksiyonu) isimli eserin tanıtım toplantısı katıldı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’ndaki programda konuşan Bakan Ersoy, eserin yalnızca bir kitap olmadığını, milletin köklü medeniyet birikimini, taşlara ve nakışlara işlenmiş kimliğini bugüne taşıyan bir kültür hazinesi olduğunu vurguladı. Akyurt’un çalışmalarıyla iz bıraktığını belirten Ersoy, "’O’nun gayretleriyle Konya Asar-ı Atika Müzesi kurulmuş, Mevlana Türbesi bir müze düzenine kavuşturulmuş, Anadolu’nun pek çok köşesindeki sanat eserleri kayıt altına alınmıştır. O yıllarda kısıtlı imkanlarla hazırladığı ‘Resimli Türk Abideleri’, dönemi için bir ilk ve aynı zamanda yol gösterici niteliğindedir. Bugün aradan geçen on yıllara rağmen bu eserin kıymeti daha da artmış, Türk Tarih Kurumumuzun titiz çalışmalarıyla yeniden yayına hazırlanmış; önce dijital ortamda erişime açılmış, ardından da 9 cilt halinde yeniden basılarak kültür dünyamıza kazandırılmıştır" şeklinde konuştu. "Bizlere düşen görev, bu hafızayı korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmaktır" Bakan Ersoy, milletin hafızasının geleceğe emanet edilen eserlerde saklı olduğuna dikkati çekerek, "Camilerimiz, medreselerimiz, köprülerimiz, hanlarımız yalnızca taş ve tuğladan ibaret değildir; her biri birer kimlik belgesidir, birer medeniyet nişanesidir. İşte ‘Resimli Türk Abideleri’, bu belgelerin fotoğraflarla, çizimlerle, notlarla kayda geçirildiği öncü bir çalışmadır. Bugün bizlere düşen görev, bu hafızayı korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmaktır" diye konuştu. "Geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz" Ersoy, bakanlık olarak ülkenin dört bir yanında çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek şunları kaydetti: "Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler bu anlayışla, ülkemizin dört bir yanında restorasyon projeleri yürütüyor, müzelerimizi çağın gereklerine uygun şekilde yeniliyor, eserlerimizi dijital ortamlara taşıyarak evrensel erişime açıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki: mirasımıza sahip çıkmak, geleceğimizi inşa etmenin en güçlü yoludur. Bugün tanıtımını yaptığımız bu eser de bu çabaların bir parçası, hatta tarihi köklerine uzanan bir ilham kaynağıdır. Bu kıymetli buluşmamızda özellikle gençlere şu hususları ifade etmek isterim ki; geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz. Sizler, bu toprakların taşıdığı eşsiz mirasın hem varisleri hem de koruyucularısınız. ‘Resimli Türk Abideleri’ gibi eserler, sizlere kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi ve hangi büyük medeniyetin mirasını taşıdığınızı göstermektedir."
16 Eylül 2025 Salı - 12:20
Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Türkmenoğlu: "Erkeklerin kadın kıyafeti giymesinin kültürümüzde yeri yoktur"
Sivas köy düğünlerinde kadın kıyafeti giyen erkeklerin eğlenceleri tepki çekti, Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yapılanların Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını söyledi. Sivas ve Tokat bölgesinde son günlerde köy düğünlerindeki garip eğlenceler dikkat çekmeye başladı. Özellikle kadın kıyafetleri giyerek erkeklerin bu şekilde halaya girmesi, davetlileri eğlendirmeye çalışması tepkilere neden oldu. Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yaptığı değerlendirmede tepki çeken bu eğlencelerin Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını belirtip, "Sivas kültüründe kendine özgü düğün geleneklerimiz, adetlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz vardır. Akşamları yapılan sıra gezmelerimiz vardır. Sivas’ta geçmişte iki türlü düğün olurdu. Bir kadınlara özel gündüz düğünü bir de gece düğünü olurdu. Bu düğünlerde Sivas halayı ve ağırlaması mutlaka çalınan ince sazla oynanırdı. Günümüzde maalesef farklı bölgelerin türküleriyle de oynanıyor. Sivas’ta asla, kesinlikle erkeklerin giydiği kadın kıyafetiyle oynanan halaylarımız, düğün eğlencelerimiz yoktur. Sadece bazı köy ve beldelerimizde erkek erkeğe oynanan orta oyunlarında genç arkadaşlarımız kadın kıyafeti giyip oyun oynanabiliyordu. Bu da sadece bir iki köy ve beldenin kültüründe olan bir uygulama" dedi. "Sivaslı yiğidodur" Türkmenoğlu, Sivaslıların ’yiğido’ olduklarının altını çizerek, "Sivaslı yiğidodur. Yiğidoların olduğu bölgede de yapılan tüm halaylar Sivas’ı temsil edecek türdendir. Sivas kültüründe asla erkeklerin kadın kıyafeti giyerek gerçekleştirdikleri bir eğlence yoktur. 68 yaşındayım böyle bir oyunu hiç görmedim. Ne mahalle kültürümüzde ne de şehir kültürümüzde yeri yoktur. Bu görüntülerinde sadece bir iki köyde ortaya çıktığını düşünüyorum. Mesela deve kılığına girilir, orta oyunu şeklinde sergilenir. Bu da erkeklerin kendi aralarında olan bir eğlence kültürüdür" şeklinde konuştu. "Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmayalım" Türkmenoğlu özellikle gençlere kendi gelenek ve göreneklerinden ayrılmamaları tavsiyesinde bulunarak şunları ifade etti: "Eskiden düğünlerimizde batari cinsi, Türk sanat müziği, Türk hafif müziği ve pop müziğiyle oyunlar oynanırdı. Artık arabesk müziğiyle de oyunlar oynanıyor. Mesela ‘hey on beşli’ ile oyunlar oynanıyor. Bu asla oyun değildir. Bu Çanakkale savaşında Çanakkale cephesine giden gençler için yapılmış bir ağıttır. Maalesef bilinmediği için bununla da oyun oynanıyor. Bu da acı bir şeydir. Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmadan, köklerimizdeki kültürümüze dayalı oynayalım. Sivas halk oyunları kıyafetleri ile Doğu oyunları oynanıyor. Bu da doğru değildir. Sivas kentimizde kendi gelenek ve göreneklerimizle yaşamaktan mutluluk duyarız."
16 Eylül 2025 Salı - 11:59
Kıbrıs Gazisi Mehmet Yıldırım, hatıralarını Yeşilyurt’ta paylaşacak
Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi, Gaziler Haftası kapsamında "Vatana Adanmış Gerçek Bir Hikâye" başlıklı anlamlı bir söyleşi düzenleyecek. 18 Eylül Perşembe günü saat 19.00’da Kongre ve Kültür Merkezi Fahri Kayahan Salonu’nda gerçekleştirilecek söyleşide, Kıbrıs Barış Harekâtı gazisi ve Hava Kuvvetleri Jet Savaş Pilotu Mehmet Yıldırım, yaşadıklarını ve unutulmaz hatıralarını katılımcılarla paylaşacak. Söyleşinin moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurkan Yılmaz üstlenecek. Söyleşi öncesinde Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Mehmet Yıldırım ve Yeşilyurt Kent Konseyi Genel Sekreteri Mehmet Ercan’ı makamında ağırlayarak sohbet etti. Başkan Geçit, gazinin hayatı ve yaşadıkları hakkında bilgi alarak, vatandaşları söyleşiye davet etti. Prof. Dr. İlhan Geçit, "Yeşilyurt Belediyesi olarak kahramanlarımızın yanındayız. Gazilerimizin fedakârlıklarını topluma aktarmak ve gençlerimize örnek olmak için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz. Tüm vatandaşlarımızı 18 Eylül’deki söyleşimize bekliyoruz" diye konuştu.
16 Eylül 2025 Salı - 11:58
Mimar Sinan Akademi seçme başvuruları başladı
Kepez Belediyesi’nin kültür ve sanat alanında geleceğe kazandırdığı Mimar Sinan Akademi’nin, 2025-2026 dönemi seçme başvuruları başladı. Son başvuru tarihi 10 Ekim olarak açıklandı. Antalya’nın sanat eğitimine katkı sunan Mimar Sinan Akademi, 2025-2026 akademi döneminde yine yüzlerce sanatseveri ücretsiz eğitimlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Kepez Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren akademide, yeni dönem için seçme başvuruları başladı. Başvurular, Mimar Sinan Kongre Merkezi’ne 10 Ekim tarihine kadar yapılabilecek. Eğitimler ise Mimar Sinan Kongre Merkezi, Sütçüler Müzik Okulları ve Orhangazi Semt Konağı’nda gerçekleştirilecek. Bu sayede kursiyerler, kendilerine en yakın merkezde sanat eğitimine katılma imkanı bulacak. Bu dönem akademide; müzik, dans, görsel sanatlar ve yabancı dil olmak üzere yine birçok alanda eğitimler verilecek. Tamamen ücretsiz olarak sunulan bu eğitimlerle, Antalya’da sanata ilgi duyan her yaştan bireyin yetenekleri keşfedilerek profesyonel bir çerçevede geliştirilmesi sağlanacak. Sanatla iç içe, dolu dolu bir eğitim dönemine adım atmak isteyenler, (0242) 346 67 56 numaralı telefon hattından başvurularla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Mimar Sinan Akademi’nin çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubuna hitap eden geniş eğitim yelpazesiyle Antalya’nın kültür ve sanat hayatına değer kattığını söyledi.
16 Eylül 2025 Salı - 11:34
Muratpaşa’da engelleri aşan buluşma
Antalya Muratpaşa Belediyesi, özel gereksinimli bireylere yönelik aktivitelerin düzenlendiği Engelsiz Kafe’de, Erasmus programı kapsamında Türkiye’ye gelen Polonyalı özel eğitim grubunu ağırladı. Polonya Zihinsel Engelliler Derneği Lublin Şubesi üyeleri, bir haftalık Erasmus programı kapsamında Engelsiz Kafe’nin özel gereksinimli bireyler için uyguladığı eğitim programını yerinde gözlemledi. Yetişkinlere yönelik bireysel eğitim-öğretim faaliyetleri ve kültürel etkinlikler hakkında bilgi alan konuklar, ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunarak Engelsiz Kafe yetkilileriyle fikir alışverişinde bulundu.
16 Eylül 2025 Salı - 11:14
Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor
Kars Sarıkamış’ta her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Katerina Köşkü turizmi kazandırılmayı bekliyor. 1968 yapımı Kafkas Kartalı filminin de çekildiği Katerina Köşkü’nün içler acısı halini gören ziyaretçiler ise köşkün restore edilmesini talep ediyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan ve Rus Çarı II. Nikola tarafından yaptırıldığı bilinen tarihi Katerina Köşkü, atıl durumdan kurtarılarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Mimari özellikleriyle dikkat çeken ve bölgenin önemli bir kültürel mirası olan köşk için çeşitli projeler gündeme gelirken, nihai yatırım ve yenileme süreci ise merakla takip ediliyor. Bir çok kez projelendirilen ve ancak bir türlü yapımına başlanmayan tarihi köşk hem hayvan barınağı olarak kullanılıyor, hem de her geçen gün biraz daha yıkılıyor. Katerina Köşkü’nü ziyaret eden vatandaşlar ise içler acısı köşkün restore edilmesini bekliyor. "Çarlık dönemine ait Türk filmlerine ev sahipliği yaptı" Katerina Köşkü Çarlık dönemine ait Türk filmlerine de ev sahipliği yaptı. 1968 yılında çekimleri yapılan Fikret Hakan ile Fatma Girik’in oynadığı, yönetmen koltuğunda Yılmaz Atadeniz ve Melih Gülgen’ın oturduğu ve 1973 yılında vizyona giren Kafkas Kartalı filmi de Katerina Köşkü’nde çekilmişti. Günümüzde içler acısı durumda olan Katerina Köşkü Kars turizmine kazandırılmayı bekliyor. "Katerina Köşkü" Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Katerina Köşkü yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan 1896 yılında yapılmış. Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşuyor. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması da bu kolonlardaki "peç" adı verilen ısıtma sistemi ile sağlanıyor. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmış. Halk arasında Katerina’nın köşkü olarak bilinse de 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmakta. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmış ve Çar’ın Av Köşkü olarak da bilinmekte.
16 Eylül 2025 Salı - 11:05
Aydın’da pekmez yapım sezonu başladı
Aydın’da incir hasat sezonunu tamamlayan çiftçiler bağ bozumuna başladı. Tamamen organik olarak Aydın dağlarında yetişen üzümler, geleneksel yöntemlerle sıkılıp kaynatılarak pekmeze dönüştürülüyor. Besin değeri yüksek olmasına rağmen özellikle soğuk kış günlerinde şifa niyetine tüketilen pekmezin kilosunun 500 TL olduğu belirtildi. Çay dışında tüm tarımsal ürünlerin üretildiği Aydın’da yılın 12 ayı tarımsal faaliyetler devam ediyor. Yaklaşık 2 aydır incir hasadı ile uğraşan Aydınlı çiftçiler şimdi de üzümleri toplayarak pekmez yapımına başladı. Bu yıl etkili olan kuraklık nedeniyle üzüm rekoltesinin az olduğunu belirten çiftçiler, rekoltenin geçen yıllara oranla düşük olduğunu belirttiler. Bir gün önceden asmalardan toplanan üzümler suyu sıkılarak şıra elde ediliyor. Daha sonra bakır kazanların içinde usulüne uygun olarak kaynatılan üzüm suyundan pekmez elde ediliyor. Pekmez yapımının oldukça zor bir uğraş olduğunu ve bu işi geleneksel yöntemlerle sürdürdüklerini belirten Ömer Elbey, "Aydın ili sıcak bir şehir olduğu için üzümlerin tat oranı oldukça yüksektir. Ve pekmez için de elverişlidir. Üzümün suyu sıkılarak elde edilen şıralar kaynatılarak pekmeze dönüştürülür. Kaynama sürecinde üstte biriken tortular dikkatlice alınarak pekmezin berraklaşması sağlanır" diyerek hem pekmez yaptıklarını hem de unutulmaya yüz tutan bir kültürü devam ettirdiklerini belirtti. Geleneksel pekmez yapımının, sabır ve emek isteyen bir uğraş olduğunu belirten Elbey, "Pekmezi atalarımız nasıl yaptıysa biz de aynı yöntemlerle sürdürüyoruz. Pekmez yapımının püf noktası, şırayı yavaş yavaş kaynatmak" diye konuştu.
16 Eylül 2025 Salı - 11:00
Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor
Sarıkamış’ta her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Katerina Köşkü turizmi kazandırılmayı bekliyor. Her geçen gün biraz daha yıkılan köşkün son durumu ise içler acısı. 1968 yapımı Kafkas Kartalı filminin de çekildiği Katerina Köşkü hayvan barınağı olarak kullanılıyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan ve Rus Çarı II. Nikola tarafından yaptırıldığı bilinen tarihi Katerina Köşkü, atıl durumdan kurtarılarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Mimari özellikleriyle dikkat çeken ve bölgenin önemli bir kültürel mirası olan köşk için çeşitli projeler gündeme gelirken, nihai yatırım ve yenileme süreci ise merakla takip ediliyor. Bir çok kez projelendirilen ve ancak bir türlü yapımına başlanmayan tarihi köşk hem hayvan barınağı olarak kullanılıyor, hem de her geçen gün biraz daha yıkılıyor. Katerina Köşkü’nü ziyaret eden vatandaşlar ise içler acısı köşkün restore edilmesini bekliyor. "Çarlık dönemine ait Türk filmlerine ev sahipliği yaptı" Katerina Köşkü Çarlık dönemine ait Türk filmlerine de ev sahipliği yaptı. Başrollerini Fikret Hakan ile Fatma Girik’in oynadığı, yönetmenliği Yılmaz Atadeniz ve Melih Gülgen yaptığı1968 yılında çekimleri yapılan ve 1973 yılında vizyona giren Kafkas Kartalı filmi de Katerina Köşkü’nde çekilmişti. Günümüzde içler acısı durumda olan Katerina Köşkü Kars turizmine kazandırılmayı bekliyor. "Katerina Köşkü" Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki 1896 yılında yapılmış köşk. Yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan oluşturulmuş şu an hala özelliğini koruyan köşk, yukarı Sarıkamış bölgesinde bulunmaktadır. Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşur. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması bu kolonlar içerisinden sağlanan ısı ile sağlanmaktadır. Bu ısıtma sistemine "peç" adı verilir. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmıştır. Halk arasında Katerina’nın köşkü olarak bilinmektedir. Ancak 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmaktadır. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon Merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmıştır. Bu Köşk, Çar’ın Av Köşü olarak bilinmektedir. (IÇ-AT)
16 Eylül 2025 Salı - 10:34
Malatya’nın fethi 924 yıl sonra türkülerle anılacak
Battalgazi Belediyesi, Malatya’nın 1101 yılında Danişmend Gazi tarafından fethedilerek Türk yurdu haline getirilmesinin yıl dönümünde, anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Battalgazi Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Müdürlüğü öncülüğünde, Turgut Özal Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü iş birliğiyle düzenlenecek "Fetih ve Kahramanlık Türküleri" konseri, 18 Eylül 2025 Perşembe günü saat 13.00’te Battalgazi Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Etkinlikte, Malatya’nın fethinin tarihi önemi kahramanlık türküleri eşliğinde vatandaşlara aktarılacak. Şehrin tarihî mirasını gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen konserle birlikte toplumsal hafızanın tazelenmesi amaçlanıyor. Battalgazi Belediyesi’nden yapılan açıklamada, Malatyalılar başta olmak üzere tüm vatandaşlar konsere davet edilerek, bu anlamlı günde birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder