KÜLTÜR SANAT
KTO AB Bilgi Merkezi’nden Avrupa Günü konseri 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:31:34 Kayseri Ticaret Odası (KTO) AB Bilgi Merkezi; ’Avrupa Günü’ etkinlikleri kapsamında sanatseverleri büyüleyen özel bir konser programına imza attı. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun desteğiyle düzenlenen gecede, ünlü sanatçı Yaprak Sayar, Türk Sanat Müziği ve caz tınılarını harmanladığı performansıyla izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Avrupa Günü etkinlikleri kapsamında Kayseri Ticaret Odası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonunda düzenlenen konsere KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri, TOBB Kayseri Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Tuğba İlgü, iş dünyası temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Avrupa Günü’nün barış, birlik ve dayanışma mesajlarına vurgu yaparak, sanatın birleştirici gücüne dikkat çekti. Başkan Gülsoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; "Bugün burada, temelleri 76 yıl önce atılan Avrupa Günü vesilesiyle, kültürel etkileşimin en zarif örneklerinden birine şahitlik etmek üzere bir araya geldik. Bu akşam sahnede; TRT İstanbul Radyosu’nun kıymetli sanatçısı Yaprak Sayar’ın eşsiz yorumuyla, Türk Sanat Müziği’nin naif ruhunun cazın evrensel tınılarıyla birleştiği bambaşka bir repertuvar dinleyeceğiz. Bu konser sadece bir müzik konseri değil; Doğu ile Batı’nın, gelenek ile modernin ve farklılıkların nasıl muazzam bir harmoni oluşturabileceğinin en güzel kanıtıdır. Müziğin bu evrensel dili, ortak değerler etrafında kenetlenmemizin ve kültürel zenginliğimizin bir sembolüdür." Konuşmasında Türkiye-AB ilişkilerinin ekonomik boyutuna da değinen Başkan Gülsoy, stratejik ortaklık mesajı vererek; "Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki bağlar sadece notalarla sınırlı değildir. Ekonomik verilere baktığımızda; toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 50’sini AB ülkelerine gerçekleştiriyoruz. Türkiye, AB’nin en çok ithalat yaptığı 5. ülke konumundadır. Bu rakamlar net bir şekilde gösteriyor ki; Türkiye ile Avrupa Birliği ekonomik olarak birbirinden ayrı düşünülemez. Ancak bizim bağımız sadece ticaretle değil; kültürel, sosyal ve siyasi derinliğe sahip güçlü bir ortaklıktır. Türkiye, izlediği barışçıl ve yapıcı politikalarla Avrupa’nın geleceği ve huzuru için en önemli teminatlardan biridir. Her zaman vurguladığımız gibi; ‘AB Türkiye’siz, Türkiye de AB’siz düşünülemez" ifadelerini kullandı. TRT İstanbul Radyosu sanatçısı Yaprak Sayar’ın sahne aldığı konserde, klasik eserler modern caz düzenlemeleriyle yeniden hayat buldu. Gecenin en çok ses getiren ve ayakta alkışlanan anı ise sanatçının Kayseri’nin kadim türkülerinden ’Yârim İstanbul’u Mesken mi Tuttun’ eserini seslendirmesi oldu. Türkünün caz formuyla harmanlanmış yorumu, salondaki coşkuyu zirveye taşıdı. KTO AB Bilgi Merkezi, bu tür etkinliklerle Kayseri halkının AB projeleri ve kültürel iş birlikleri hakkında farkındalığını artırmayı hedefliyor. Program, Başkan Ömer Gülsoy’un sanatçı Yaprak Sayar’a günün anısına takdim ettiği çiçek ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:19 Sivas’tan Denizli’ye uzanan kültür köprüsü Uluslararası öğrencilerin de katıldığı "Sultanşehir Sivas’tan Denizli’ye Kültür ve Edebiyat Yolculuğu" projesi, tarih, kültür ve kardeşlik duygularını aynı çatı altında buluşturdu. Bir hafta sürecek program boyunca öğrenciler Denizli’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini yakından tanıyacak. Evliya Çelebi Öğrenci Değişim Programı kapsamında hayata geçirilen "Sultanşehir Sivas’tan Denizli’ye Kültür ve Edebiyat Yolculuğu" projesi başladı. Proje kapsamında Sivas Uluslararası Şehit Murat Ertekin Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden gelen öğrenci ve öğretmenler, Denizli’de çeşitli kültürel etkinliklerle ağırlanıyor. Farklı şehirlerden ve farklı coğrafyalardan gelen gençleri ortak değerlerde buluşturan proje, kültürel etkileşimin güçlenmesine önemli katkı sunuyor. Programın ilk gününde öğrenciler, Denizli’nin dünyaca ünlü doğal mirası Pamukkale travertenlerini ve tarihi Hierapolis Antik Kenti’ni ziyaret etti. Beyaz travertenlerin eşsiz manzarasında yürüyüş yapan öğrenciler, tarihle doğanın iç içe geçtiği atmosferde unutulmaz anlar yaşadı. Rehberler eşliğinde antik kentin tarihi hakkında bilgi alan öğrenciler, bölgenin kültürel mirasına büyük ilgi gösterdi. Gezi programının devamında öğrenciler Seyir Tepesi’ne çıkarak Denizli’nin panoramik manzarasını izleme fırsatı buldu. Şehrin simgesi haline gelen horoz figürü önünde hatıra fotoğrafları çektiren öğrenciler, çay eşliğinde gerçekleştirilen samimi sohbetlerde farklı kültürleri tanıma imkânı buldu. Etkinlikler boyunca öğrenciler arasındaki iletişim ve dayanışma dikkat çekti. Projeye Türkiye’nin yanı sıra Güney Afrika, Etiyopya, Kenya, Endonezya, Hindistan, Tayland, Pakistan ve Nepal’in de aralarında bulunduğu 12 farklı ülkeden gelerek eğitimlerini Türkiye’de sürdüren uluslararası öğrenciler de katılıyor. İki öğretmenin rehberliğinde yürütülen program süresince öğrenciler; Denizli’nin tarihi mekanlarını ziyaret edecek, kültürel etkinliklere katılacak ve şehrin sosyal yaşamını yakından deneyimleyecek. Hatipzade Veli Başer Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Harika Afyon, projenin öğrenciler açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirterek, farklı kültürlerden gençlerin aynı ortamda buluşmasının kardeşlik duygularını güçlendirdiğini ifade etti. Afyon, "Bu proje yalnızca bir gezi programı değil; kültürlerin kaynaştığı, dostlukların kurulduğu ve ortak değerlerin paylaşıldığı anlamlı bir eğitim yolculuğudur. Öğrencilerimizin hem şehrimizi tanımalarını hem de birbirlerinin kültürlerinden beslenmelerini amaçlıyoruz" dedi. Bir hafta boyunca devam edecek etkinliklerde öğrencilerin Denizli’nin tarihi, kültürel ve turistik noktalarını ziyaret etmelerinin yanı sıra çeşitli sosyal ve edebi faaliyetlerde de yer alacağı öğrenildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:18 Geçmişin Altın İzleri 9. Karma Sergisi açılıyor Denizli Büyükşehir Belediyesi, geleneksel el sanatlarını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlediği kurslarda ortaya çıkan el emeği eserleri sergiyle halkın beğenisine sunacak. Bu yıl 9’uncusu düzenlenecek olan "Geçmişin Altın İzleri" Karma Sergisi, 13 Mayıs 2026 tarihinde kapılarını açacak. Kadınların kişisel gelişimlerine ve aile bütçelerine katkı sağlamayı hedefleyen eğitimler, her geçen yıl büyüyen bir ilgiyle devam ediyor. Tarihi Sürücü Evi’nde 7 kursiyer ile başlayan el sanatları eğitimleri, Pamukkale ve Merkezefendi Halk Eğitim Müdürlükleri iş birliğiyle, bugün 54 farklı branşta, 35 uzman eğitmen eşliğinde toplam 1898 kursiyere ulaştı. 4 bin 143 eser sanatseverleri bekliyor Kursiyerler, modern ve geleneksel teknikleri harmanlayarak ürettikleri el emeği ürünlerini, Denizli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren DENMEK satış ünitelerinde sergileyerek ekonomik kazanç elde etme imkânı bulurken, kurslarda resim, karikatür, geleneksel Türk el sanatları, kaligrafi gibi pek çok dalda ücretsiz eğitimler sunuluyor. Yıl boyunca bu kurslarda hazırlanan eserler 9’uncusu düzenlenecek olan "Geçmişin Altın İzleri" Karma Sergisi’nde beğeniye sunulacak. 6 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak Geleneksel el sanatlarından modern tasarım uygulamalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan toplam 4 bin 143 eserin yer alacağı sergi, Denizli’nin sanat hafızasına ışık tutacak. Serginin resmi açılış töreni, 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü, saat 14.00’te Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilecek. Sergi, 18 Mayıs Pazartesi gününe kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu
14 Eylül 2025 Pazar - 15:53 Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu Polisiye romanlarıyla ünlü yazar Ahmet Ümit, Ceylan Karavil Park AVM’de imza günü etkinliğiyle vatandaşlarla buluştu. Ceylan Karavil Park AVM, unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Polisiye romanlarıyla ün kazanan sevilen yazar Ahmet Ümit, yoğun katılımla gerçekleşen imza gününde sevenleriyle bir araya geldi. Geniş bir okur kitlesine ulaşan yazar Ümit, okuyucularıyla birebir sohbet edip kitaplarını imzaladı ve bol bol fotoğraf çektirdi. Diyarbakır’ın ikinci memleketi olduğunu ifade eden Ahmet Ümit, "Ben Gaziantepliyim, liseyi Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bitirdim. Dolayısıyla burası benim ikinci memleketim gibi" dedi. Kitap yazma planlarının olduğunu aktaran Ümit, şu ifadeleri kullandı: "Ben buraya Zerzevandan geldim imzaya. Biliyorsunuz Zerzevan önemli bir kültür yeri. Anadolu’daki en önemli kültür yerlerinden biri. Muhtemelen de UNESCO kültür listesine girecek. Yeni bir kitap yazıyorum. Roma imparatorluğuyla ilgili. Muhtemelen Zerzevan’dan da bu yeni romanımızdan bahsedeceğiz" Okurlardan Halil Kutluay, Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ifade etti. Kutluay, "İmza gününde yanında olmak istedik" dedi. Bir diğer okur Sozdar Açanlaroğlu ise Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ve okuduğu kitapları imzalatmak için buraya geldiklerini ifade etti. Avsar Akıncı da, Ahmet Ümit’i görmek için heyecanlandığını söyledi. Akıncı, "Çok heyecanlı ve çok mutluyuz. Birçok kitabını okudum, diğerlerini de okumak istiyorum" diye konuştu.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti
14 Eylül 2025 Pazar - 13:33 Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), Türkiye’nin ilk gastronomi temalı yarı maratonu olan "Gurme Run" ile Gaziantep’in uluslararası tanıtımına önemli bir katkı sundu. HKÜ’nün lider paydaşlığında ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinlik, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan da sporcuları koşu turizmi kapsamında Gaziantep’te buluşturdu. Her yaştan sporseveri bir araya getiren Gurme Run, farklı koşu kategorileriyle büyük ilgi gördü. Etkinlik kapsamında 13 Eylül’de çocuklara yönelik ücretsiz Kids Run, 14 Eylül’de ise 5K, 10K, 21K (yarı maraton) ve 21K Relay (üçlü takım koşusu) kategorileri düzenlendi. Katılımcılar, yarış rotası boyunca yerel lezzet durakları, kültürel miras noktaları ve müzikli eğlence alanlarıyla unutulmaz bir deneyim yaşadı. Koşu kit’lerinde sunulan yöresel ürünler ve gastronomi rehberi sayesinde Gaziantep mutfağının eşsiz tatları hem keşfedildi hem de uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Gurme Run Yarı Maratonu’na ilişkin değerlendirmede bulunan HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerini değil; sosyal, kültürel ve sportif alanlardaki gelişimlerini de aynı derecede önemsiyoruz. Paydaşı olduğumuz Gurme Run Yarı Maratonu, bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biridir. Sporun birleştirici ruhunu, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağıyla harmanlayan bu özel organizasyon; şehrimizin kültürel değerlerini dünyaya tanıtma açısından da büyük önem taşımaktadır. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyelerimizin desteğiyle öğrencilerimizin gönüllü katkılarıyla güçlenen bu etkinlik, üniversitemizin gençlerine toplumsal sorumluluk bilinci kazandırma vizyonunu da yansıtmaktadır. HKÜ olarak bundan sonra da bilimin, sanatın, sporun ve kültürün iç içe geçtiği projeleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Sporculara HKÜ öğrencileri sahada tam destek Gurme Run Yarı Maratonu’nda HKÜ’den 50 gönüllü öğrenci, yarışın farklı noktalarında görev alarak organizasyona aktif katkı sunarken; Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri, koşuyu tamamlayan sporculara finish alanında masaj ve recovery (yenilenme) desteği verdi. Sporun enerjisi, Antep mutfağının lezzeti Binlerce yerli ve yabancı sporcunun katıldığı etkinlikte, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağı sporun dinamizmiyle birleşerek katılımcılara eşsiz bir deneyim sundu. Koşu boyunca yerleştirilen yerel tat durakları, müzikli eğlence alanları ve kültürel güzergahlar sayesinde katılımcılar sadece bir yarış değil, aynı zamanda unutulmaz bir kültür ve lezzet festivali yaşadı. Gurme Run, katılımcılarına koşu kitlerinde yer alan yöresel ürünler ve "lezzet rehberi" ile benzersiz bir deneyim sundu. Şehir dışından ve yurt dışından gelen koşucular Gaziantep’in tarihi sokaklarını adımlarken, aynı zamanda Gaziantep mutfağının zenginliğini keşfetti. Uluslararası Gurme Run Gaziantep Yarı Maratonu’nda tüm yarışmacılara katılım madalyası verildi. Dereceye giren sporcular ise ödüllendirildi. Törende, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, dereceye giren sporculara ödüllerini takdim ederek spor ve gastronomiyi buluşturan bu özel etkinliğin Gaziantep’in uluslararası marka değerine yaptığı katkıyı vurguladı.
Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir"
14 Eylül 2025 Pazar - 12:36 Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, dünyaca ünlü tasarımcı Dilek Hanif tarafından Mersin’e özgü dokumalardan hazırlanan kıyafetlerin sergilendiği ’Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi’nin açılışına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında düzenlenen sergi, 21 Eylül’e kadar sanatseverlerle buluşacak. Kadın emeğinin görünür kılınması, geleneksel değerlerin korunması ve yerel kültürün moda aracılığıyla uluslararası platformlara taşınması amacıyla gerçekleştirilen sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. "Kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesi için çalışıyoruz" Açılışta konuşan Başkan Seçer, serginin kadın emeği ve kültürel miras açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Kadınların üretim gücünü desteklemek için uzun yıllardır projeler yürüttüklerini kaydeden Seçer, şunları söyledi: "Kadınların sorunlarını çözmek, onların ekonomiye katılımını sağlamak için çok yol aldık. Bu sergi de bu anlayışın bir neticesi. Mersin’in geleneksel dokuma kültürünü modern dünyada, modern bir yorumla yeniden ele alıyoruz. Gelenekselle moderni harmanlayarak markalaştırıyoruz. Kadının emeğini ekonomik değere dönüştürmek için murat ettiğimiz düşüncelerin hayata geçtiği bir proje oldu." "Türkiye bir mozaiktir, Mersin de öyle" Mersin’in kültürel çeşitliliğine değinen Seçer, farklı toplulukların bir araya gelmesinin şehre kattığı renge vurgu yaptı. Seçer, "Türkiye bir mozaikse, Mersin de bir mozaiktir. Yörük, Türkmen, Kürt, Arap, Balkan ve Kafkas göçmeni kültürleri bu şehirde bir arada yaşıyor. Bu mozaiğin her parçası ayrı bir değer. Bu farklılıklar bir araya geldiğinde inanılmaz bir sevgi ve huzur yumağı ortaya çıkıyor. Benim dileğim, Türkiye’de de bu barış, huzur ve kardeşlik ortamının ‘amasız’, ‘fakatsız’, ‘lakinsiz’ bir an önce tahkim edilmesidir" ifadelerini kullandı. "Ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birlik ve adalet" Seçer, Türkiye’nin en büyük ihtiyacının birlik, beraberlik ve adalet olduğunu vurguladı. "Bizim bu ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" diyen Seçer, sosyal devletin önemine dikkat çekerek, "Kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, demokratik ve hukuk devleti anlayışını benimsemiş bir Türkiye için çalışıyoruz. Emin olun yaptığımız her iş bu özlemle yapılıyor" dedi. Kadın emeğine de ayrıca teşekkür eden Seçer, "Dokuma tezgahlarının başında alın teriyle üretim yapan kadınlarımızın eline, emeğine sağlık. Umarım bu emekler ekonomik değere dönüşür, yuvalarına ve çocuklarının geleceğine katkı sağlar" diye konuştu. "Bu sadece bir kumaş değil, bir miras" Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer ise dokuma kültürünün Anadolu’nun kadim değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Kadınlar acısını, sevgisini, heyecanını dokumalara işliyor. Bu sadece bir kumaş değil, bir miras. Bizim görevimiz bu kültürü korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Kadınlar güçlü olduğu sürece toplum da güçlü olacaktır" şeklinde konuştu. "Dokumaları günümüze uyarlamalıyız" Ünlü tasarımcı Dilek Hanif, Mersinli kadınlarla birlikte yürüttükleri çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi, "Bu dokumalar hak ettiği değeri bulmalı. Bunun için onları modern tasarımlarla günümüze uyarlamak gerekiyor. Kadınların yaptıkları işler çok kıymetli, daha görünür hale gelmeli" dedi. Açılış programında emek veren kadınlara plaket ve çiçek takdim edilirken, Başkan Vahap Seçer sergiye dair düşüncelerini anı defterine yazdı.