KÜLTÜR SANAT
Yıldırım’da Erguvan Bayramı coşkusu sona erdi 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:46:10 Bursa’da Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen Erguvan Bayramı sona erdi. Üç gün boyunca süren etkinlikler; Bursalılara manevi bir bayram yaşattı. Yıldırım Belediyesi; baharı müjdeleyen, bereket, huzur ve kardeşliğin sembolü olarak kabul edilen 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğini gelecek nesillere aktarmayı sürdürdü. Yıldırım Belediyesi tarafından bu yıl beşinci kez kutlanan Erguvan Bayramı, hem kültürel hem de manevi değerleri vatandaşlarla buluşturdu. Bursalılar, üç gün süren birbirinden değerli programlarla Erguvan Bayramı’nın ruhunu yaşama fırsatı buldu. Manevi atmosfer Yıldırım’ı sardı Erguvan Bayramı, mevlid programı ve şiir akşamı ile sona erdi. Emir Sultan Camii’nde düzenlenen mevlid programı, yoğun bir katılımla gerçekleşti. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, mevlid-i şerif ve dualarla devam etti. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘Şiirden Şuura- Fetihten Medeniyete’ adlı Erguvan Şiir Akşamı ise Yıldırımlılar tarafından büyük ilgi gördü. Şiir ve edebiyat söyleşileriyle duygu dolu bir yolculuğa çıkaran etkinliğe; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten de katıldı. Programda seslendirilen şiirler; izleyicilere kültür, sanat ve maneviyat dolu unutulmaz bir akşamı yaşattı. Kadim mirasa sahip çıkıyoruz Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Erguvan Bayramı’nın Bursa ve Yıldırım’ın en köklü geleneklerinden biri olduğunu belirtti. Yılmaz, "Erguvan Bayramı yalnızca kültür etkinliği değil, gönüllerimizi buluşturan önemli bir manevi mirastır. Üç gün süren Erguvan Bayramı ile Emir Sultan’ın gönüllere huzur veren mirasını yad ettik. Kadim medeniyetimizin önemli geleneklerinden olan 600 yıllık Erguvan Bayramı’nı hem kültürel hem de manevi yönüyle yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:33 2. Uluslararası Ayva Çiçeği Piyano Festivali’nde 6 ülkeden gelen genç piyanistler hünerlerini sergiledi Bilecik Belediyesi’nce gerçekleştirilen 2.Uluslararası Ayva Çiçeği Piyano Festivali’nde genç piyanistler hünerlerini sergiledi. Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki festivale Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı da katılarak gençlerin heyecanını paylaştı. İtalya, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan’dan sanatçıların katıldığı festivalde Bilecik Belediyesi Sanat Akademisi çatısı altına eğitim alan piyanistler de izleyenlere keyifli anlar yaşattı. ‘’Bu festivalde sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gördük’’ Festival sonunda konuşan Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, eğitmenlere, aile üyeleri ve çocuklara teşekkür etti. Bilecik Belediyesi olarak sanata gerekli katkıyı sunmaya devam edeceklerini hatırlatan Başkan Subaşı, ‘’2.Uluslararası Ayva Çiçeği Piyano Festivali’nde sanatın birleştirici gücünü, çocuklarımızın heyecanını ve müziğin şehrimize kattığı o eşsiz atmosferi hep birlikte yaşadık. Farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen değerli sanatçılarımızın notaları Bilecik’te yankılanırken, çocuklarımızın gözlerindeki umut ve mutluluk festivalimizin en güzel sesi oldu. Sanatla büyüyen bir kentin hayaline birlikte ortak olan tüm sanatçılarımıza, emeği geçen herkese ve salonlarımızı dolduran kıymetli vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bizler Bilecik Belediyesi olarak çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz onlardan her zaman ilham alıyoruz. Çocuklar bizim geleceğimiz. Her zaman bu tür sanat festivallerinde onları desteklemeye devam edeceğiz’’ ifadelerini kullandı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:27 Çocuklar Çanakkale’nin derinliklerini keşfetti Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesindeki Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Müzesi, atölyelerine bir yenisini daha ekledi. Yeni başlayan ’Su Altı Kaşifleri’ atölyesi, 8-12 yaş grubundaki çocukları denizin derinliklerinde saklı bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Özel olarak hazırlanan etkinlikte çocuklar, hem bilimsel bilgileri deneyimleyerek öğreniyor hem de Çanakkale’nin su altındaki tarihi mirasıyla tanışıyor. ’Su Altı Kaşifleri’ atölyesinde çocuklar bilimi, dalışı ve su altı tarihini deneyimleyerek öğrendi. Bilim, deney ve tarih odaklı olarak kurgulanan atölyede çocuklar; Çanakkale Boğazı’nın yapısını tanıdı ve akıntı sistemiyle ilgili bilgi edindi. Gemilerin nasıl yüzdüğünü ve bir denizaltının nasıl çalıştığını deneylerle öğrenen çocuklar, tarih ile iç içe kurgulanan bu atölyede Nusret Mayın Gemisi’nin görevlerini ve savaş sırasında üstlendiği kritik rolü keşfetti. Batıklarla tanışan çocuklar, günümüzde bu batıklara bir dalgıcın nasıl daldığını, dalış ekipmanlarının ne işe yaradığını, derinliklere indikçe renklerin nasıl kaybolduğunu ve su altındaki iletişimin nasıl sağlandığını gibi birçok bilgiyi de eğlenceli uygulamalarla deneyimledi. Aynı zamanda denizlerin bilinmeyen yönlerine dair önemli bir farkındalık kazandı. Etkinliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Çanakkale’nin su altı tarihinin ele alındığı bölüm oldu. Çocuklar, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nda bulunan batıkları harita üzerinden inceleyerek, çeşitli sebeplerle batan batıkları ve su altı mirasının izlerini keşfetme fırsatı buldu. Hazırlanan özel oyun kartları ile batıkların yerlerini bulan çocuklar, hem eğlendi hem de tarih ve coğrafya ile bağ kurdu. Atölye kapsamında gerçekleştirilen interaktif oyunlar, bulmacalar ve görsel panolar sayesinde çocuklar aktif katılım sağlayarak öğrenme sürecinin bir parçası oldu. Özellikle sualtı canlıları tanıma panosu ve batık bulma oyunu, çocukların ilgi gösterdiği etkinlikler arasında yer aldı. Programın sonunda çocuklara ’Sualtı Kaşifi’ kartları verilerek öğrendikleri bilgiler pekiştirildi. Çocuklar, bu kartların arka yüzünde yer alan afiş çalışması ile su altı mirasının korunmasına yönelik kendi mesajlarını ve sloganlarını oluşturdu. Uzmanlar, bu tür etkinliklerin çocukların bilimsel düşünme becerilerini geliştirdiğini, çevre bilinci kazandırdığını ve tarih ile bağ kurmalarını sağladığını belirtiyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığından yapılan açıklamaya göre yoğun ilgi gören ’Su Altı Kaşifleri’ atölyesinin önümüzdeki dönemlerde de devam etmesi planlanıyor.
Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu
14 Eylül 2025 Pazar - 15:53 Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu Polisiye romanlarıyla ünlü yazar Ahmet Ümit, Ceylan Karavil Park AVM’de imza günü etkinliğiyle vatandaşlarla buluştu. Ceylan Karavil Park AVM, unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Polisiye romanlarıyla ün kazanan sevilen yazar Ahmet Ümit, yoğun katılımla gerçekleşen imza gününde sevenleriyle bir araya geldi. Geniş bir okur kitlesine ulaşan yazar Ümit, okuyucularıyla birebir sohbet edip kitaplarını imzaladı ve bol bol fotoğraf çektirdi. Diyarbakır’ın ikinci memleketi olduğunu ifade eden Ahmet Ümit, "Ben Gaziantepliyim, liseyi Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bitirdim. Dolayısıyla burası benim ikinci memleketim gibi" dedi. Kitap yazma planlarının olduğunu aktaran Ümit, şu ifadeleri kullandı: "Ben buraya Zerzevandan geldim imzaya. Biliyorsunuz Zerzevan önemli bir kültür yeri. Anadolu’daki en önemli kültür yerlerinden biri. Muhtemelen de UNESCO kültür listesine girecek. Yeni bir kitap yazıyorum. Roma imparatorluğuyla ilgili. Muhtemelen Zerzevan’dan da bu yeni romanımızdan bahsedeceğiz" Okurlardan Halil Kutluay, Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ifade etti. Kutluay, "İmza gününde yanında olmak istedik" dedi. Bir diğer okur Sozdar Açanlaroğlu ise Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ve okuduğu kitapları imzalatmak için buraya geldiklerini ifade etti. Avsar Akıncı da, Ahmet Ümit’i görmek için heyecanlandığını söyledi. Akıncı, "Çok heyecanlı ve çok mutluyuz. Birçok kitabını okudum, diğerlerini de okumak istiyorum" diye konuştu.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti
14 Eylül 2025 Pazar - 13:33 Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), Türkiye’nin ilk gastronomi temalı yarı maratonu olan "Gurme Run" ile Gaziantep’in uluslararası tanıtımına önemli bir katkı sundu. HKÜ’nün lider paydaşlığında ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinlik, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan da sporcuları koşu turizmi kapsamında Gaziantep’te buluşturdu. Her yaştan sporseveri bir araya getiren Gurme Run, farklı koşu kategorileriyle büyük ilgi gördü. Etkinlik kapsamında 13 Eylül’de çocuklara yönelik ücretsiz Kids Run, 14 Eylül’de ise 5K, 10K, 21K (yarı maraton) ve 21K Relay (üçlü takım koşusu) kategorileri düzenlendi. Katılımcılar, yarış rotası boyunca yerel lezzet durakları, kültürel miras noktaları ve müzikli eğlence alanlarıyla unutulmaz bir deneyim yaşadı. Koşu kit’lerinde sunulan yöresel ürünler ve gastronomi rehberi sayesinde Gaziantep mutfağının eşsiz tatları hem keşfedildi hem de uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Gurme Run Yarı Maratonu’na ilişkin değerlendirmede bulunan HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerini değil; sosyal, kültürel ve sportif alanlardaki gelişimlerini de aynı derecede önemsiyoruz. Paydaşı olduğumuz Gurme Run Yarı Maratonu, bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biridir. Sporun birleştirici ruhunu, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağıyla harmanlayan bu özel organizasyon; şehrimizin kültürel değerlerini dünyaya tanıtma açısından da büyük önem taşımaktadır. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyelerimizin desteğiyle öğrencilerimizin gönüllü katkılarıyla güçlenen bu etkinlik, üniversitemizin gençlerine toplumsal sorumluluk bilinci kazandırma vizyonunu da yansıtmaktadır. HKÜ olarak bundan sonra da bilimin, sanatın, sporun ve kültürün iç içe geçtiği projeleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Sporculara HKÜ öğrencileri sahada tam destek Gurme Run Yarı Maratonu’nda HKÜ’den 50 gönüllü öğrenci, yarışın farklı noktalarında görev alarak organizasyona aktif katkı sunarken; Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri, koşuyu tamamlayan sporculara finish alanında masaj ve recovery (yenilenme) desteği verdi. Sporun enerjisi, Antep mutfağının lezzeti Binlerce yerli ve yabancı sporcunun katıldığı etkinlikte, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağı sporun dinamizmiyle birleşerek katılımcılara eşsiz bir deneyim sundu. Koşu boyunca yerleştirilen yerel tat durakları, müzikli eğlence alanları ve kültürel güzergahlar sayesinde katılımcılar sadece bir yarış değil, aynı zamanda unutulmaz bir kültür ve lezzet festivali yaşadı. Gurme Run, katılımcılarına koşu kitlerinde yer alan yöresel ürünler ve "lezzet rehberi" ile benzersiz bir deneyim sundu. Şehir dışından ve yurt dışından gelen koşucular Gaziantep’in tarihi sokaklarını adımlarken, aynı zamanda Gaziantep mutfağının zenginliğini keşfetti. Uluslararası Gurme Run Gaziantep Yarı Maratonu’nda tüm yarışmacılara katılım madalyası verildi. Dereceye giren sporcular ise ödüllendirildi. Törende, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, dereceye giren sporculara ödüllerini takdim ederek spor ve gastronomiyi buluşturan bu özel etkinliğin Gaziantep’in uluslararası marka değerine yaptığı katkıyı vurguladı.
Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir"
14 Eylül 2025 Pazar - 12:36 Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, dünyaca ünlü tasarımcı Dilek Hanif tarafından Mersin’e özgü dokumalardan hazırlanan kıyafetlerin sergilendiği ’Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi’nin açılışına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında düzenlenen sergi, 21 Eylül’e kadar sanatseverlerle buluşacak. Kadın emeğinin görünür kılınması, geleneksel değerlerin korunması ve yerel kültürün moda aracılığıyla uluslararası platformlara taşınması amacıyla gerçekleştirilen sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. "Kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesi için çalışıyoruz" Açılışta konuşan Başkan Seçer, serginin kadın emeği ve kültürel miras açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Kadınların üretim gücünü desteklemek için uzun yıllardır projeler yürüttüklerini kaydeden Seçer, şunları söyledi: "Kadınların sorunlarını çözmek, onların ekonomiye katılımını sağlamak için çok yol aldık. Bu sergi de bu anlayışın bir neticesi. Mersin’in geleneksel dokuma kültürünü modern dünyada, modern bir yorumla yeniden ele alıyoruz. Gelenekselle moderni harmanlayarak markalaştırıyoruz. Kadının emeğini ekonomik değere dönüştürmek için murat ettiğimiz düşüncelerin hayata geçtiği bir proje oldu." "Türkiye bir mozaiktir, Mersin de öyle" Mersin’in kültürel çeşitliliğine değinen Seçer, farklı toplulukların bir araya gelmesinin şehre kattığı renge vurgu yaptı. Seçer, "Türkiye bir mozaikse, Mersin de bir mozaiktir. Yörük, Türkmen, Kürt, Arap, Balkan ve Kafkas göçmeni kültürleri bu şehirde bir arada yaşıyor. Bu mozaiğin her parçası ayrı bir değer. Bu farklılıklar bir araya geldiğinde inanılmaz bir sevgi ve huzur yumağı ortaya çıkıyor. Benim dileğim, Türkiye’de de bu barış, huzur ve kardeşlik ortamının ‘amasız’, ‘fakatsız’, ‘lakinsiz’ bir an önce tahkim edilmesidir" ifadelerini kullandı. "Ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birlik ve adalet" Seçer, Türkiye’nin en büyük ihtiyacının birlik, beraberlik ve adalet olduğunu vurguladı. "Bizim bu ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" diyen Seçer, sosyal devletin önemine dikkat çekerek, "Kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, demokratik ve hukuk devleti anlayışını benimsemiş bir Türkiye için çalışıyoruz. Emin olun yaptığımız her iş bu özlemle yapılıyor" dedi. Kadın emeğine de ayrıca teşekkür eden Seçer, "Dokuma tezgahlarının başında alın teriyle üretim yapan kadınlarımızın eline, emeğine sağlık. Umarım bu emekler ekonomik değere dönüşür, yuvalarına ve çocuklarının geleceğine katkı sağlar" diye konuştu. "Bu sadece bir kumaş değil, bir miras" Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer ise dokuma kültürünün Anadolu’nun kadim değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Kadınlar acısını, sevgisini, heyecanını dokumalara işliyor. Bu sadece bir kumaş değil, bir miras. Bizim görevimiz bu kültürü korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Kadınlar güçlü olduğu sürece toplum da güçlü olacaktır" şeklinde konuştu. "Dokumaları günümüze uyarlamalıyız" Ünlü tasarımcı Dilek Hanif, Mersinli kadınlarla birlikte yürüttükleri çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi, "Bu dokumalar hak ettiği değeri bulmalı. Bunun için onları modern tasarımlarla günümüze uyarlamak gerekiyor. Kadınların yaptıkları işler çok kıymetli, daha görünür hale gelmeli" dedi. Açılış programında emek veren kadınlara plaket ve çiçek takdim edilirken, Başkan Vahap Seçer sergiye dair düşüncelerini anı defterine yazdı.