KÜLTÜR SANAT
19 Mayıs gençleri Atakum’da buluşacak 12 Mayıs 2026 Salı - 17:53:23 SAMSUN (İHA) – Samsun’un Atakum Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı hafta boyu devam edecek bir dizi etkinlikle kutlayacak. Atakum Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmasının 107. yıldönümünü kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Program kapsamında, 13 Mayıs Çarşamba günü ‘80’ler 90’lar Konseri’ Ata Sahne Sanat Merkezi’nde vatandaşlarla buluşacak. Popüler müzik topluluklarının nostalji rüzgarları estireceği konser, saat 20.00’de başlayacak. Müzik şöleni, Türk Halk Müziği Korosunun konseri ile devam edecek. Konser, Ata Sahne’de 14 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’de sanatseverlerle buluşacak. Belediye, 19 Mayıs coşkusunu, Dünya Çiftçiler Günü kutlamalarıyla birleştiriyor. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel öncülüğünde hayata geçirilen Atakum Belediyesi Tarım Tesisinin temel atma töreni 15 Mayıs Cuma günü Alanlı Mahallesi’nde gerçekleştirilecek. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında geçen yıl ilki düzenlenen ‘Sahne Senin’ programında bu sene de genç müzisyenler ağırlanacak. Kurupelit Sahilinde müzik şöleni yaşatacak program, 16 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’da başlayacak. Amatör müzik topluluklarının performans sergileyeceği programı, saat 20.00’de Cumhuriyet filminin gösterimi takip edecek. Kurtuluş Savaşı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar olan süreci Atatürk’ün hayatından kesitler sunarak anlatan film, sanatseverlerin buluşma noktası olacak. 17 Mayıs Pazar günü çeşitli spor branşlarını buluşturan organizasyonlar, kentte adrenalin dolu anlar yaşatacak. Atakum Belediyesi Düğün Salonunda saat 11.00’de başlayacak Samsun Briç Turnuvası briç tutkunlarını buluştururken, Banda Aceh Tesisinde saat 14.00’te başlayacak Atakum Belediyesi Geleneksel Şöhretler Futbol Karşılaşması, futbolun efsane isimlerini ağırlayacak. Denizevleri Basketbol Sahasında saat 18.00’de başlayacak 3x3 Basketbol Sokak Turnuvası basketbolseverlerin buluşma noktası olacak. Gün boyu devam eden spor turnuvalarını Ata Sahne’de düzenlenecek konser takip edecek. Türk halk müziği eserlerinin seslendirileceği konser, saat 20.00’de başlayacak. 18 Mayıs Pazartesi günü Ata Sahne’de düzenlenecek Resim ve Heykel Sergisi saat 18.00’de sanatseverlere kapılarını açacak. Her yaştan 19 Mayıs gencini buluşturacak Atakum Gençlik Yürüyüşü ise, saat 19.19’da başlıyor. Katılımcılar, Cumhuriyet Kadınları Bandosu eşliğinde Yenimahalle Vatan Caddesi sahil tarafından Kurupelitteki fırın önüne kadar olan alanı kat edecek. Vatandaşları alanda ünlü müzisyenler Erman Kalanbak, Erka& Nur ve Enemy One’ın sahne alacağı konser bekliyor. Sahilde ritim dolu anlar yaşatacak konser, saat 20.30’da başlayacak. 19 Mayıs Salı günü Denizevleri Amfi Tiyatro alanında düzenlenecek Plaj Voleybolu Turnuvası sporseverleri tempolu ve eğlenceli anlar yaşatacak. Takımların kıyasıya mücadelesine sahne olacak turnuva, saat 09.00’da başlayacak. Adrenalin dolu anlar Körfez Yat Limanı alanında saat 20.00’de düzenlenecek konserle, yerini müzik şölenine bırakacak. DJ Erdal’ın enerjik müzik performansı ve özgün müziğinin yer alacağı program, katılımcılara müzik yolculuğu sunacak. 20 Mayıs Çarşamba günü ‘19 Mayıs 1919 Gençlik Sergisi’ başlıklı karma resim sergisi, Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezinde’ saat 13.00’te sanatseverlerle buluşacak. Ata Sahne’de saat 19.30’da başlayacak ‘Atölyeden Türküler’ programında Bengi Bağlama Beşlisi yöresel ezgileri halkla buluşturacak. 21 Mayıs Perşembe günü Ata Sahne’de düzenlenecek konserde, Atakum Belediyesi Türk Halk Müziği Topluluğu sahne alacak. Birbirinden seçkin eserlerin seslendirileceği program, saat 20.00’de sanatseverlerle buluşacak. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, vatandaşları 19 Mayıs programına katılmaya davet ederek, "Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Samsun’da Kurtuluş meşalesini yakışının 107. yıldönümünü asırları aşan gururla kutluyoruz. Kentimizin adına, dinamizmine ve 19 Mayısın ruhuna yakışır birbirinden özel etkinlikleri halkımızla buluşturuyoruz. Tüm halkımızı 19 Mayıs coşkusunu yaşamak için aramızda görmekten, büyük onur ve gurur duyarız" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:52 Antik Anadolu’nun tanrıçası Samsun’da sergileniyor SAMSUN (İHA) – Karadeniz’in tarihine ayna tutan Samsun Müzesi’nde hafif raylı sistem hattı güzergahındaki kazılarda ortaya çıkan, Antik Anadolu ve Frig uygarlıklarında "ana tanrıça" olarak kabul edilen mitolojik figür Kybele ile dini materyallerden oluşan heykelcikler sergileniyor. Samsun Müzesi, yüzyıllar öncesinden günümüze kadar gelen eserleri meraklılarla buluşturuyor. Bu kapsamda, 2009 yılında hafif raylı sistem hattı güzergahındaki kazılarda ortaya çıkan Çakalca-Karadoğan Höyüğü’nden elde edilen eserler de sergileniyor. Arkaik ve Klasik dönemlere ait farklı tipte buluntulardan oluşan eserler, ziyaretçilerin de oldukça dikkatini çekiyor. Dönemine göre oldukça ince işçilikle oluşturulan oturur ve ayakta duran heykelcikler ilgi odağı olurken, aynı bölümde Batı Anadolu’daki İyonların Karadeniz kıyılarına gelip şehirler veya ticaret yerleşimleri kurmasını ifade eden Miletos Kolonizasyonu’na ilişkin izlerin olduğu eserler de yer alıyor. Müzede Kurupelit Kazıları ve elde edilen eserler hakkında yer alan kitabede, "2009 yılında hafif raylı sistem hattı güzergahındaki 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı içinde kalan bölümlerde kurtarma kazıları gerçekleştirilmişti. Atakum ilçesindeki Büyükoyumca Mahallesi’nde (Kurupelit) yer alan Çakalca-Karadoğan Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılar, Amisos kentine yapılan Ion Kolonizasyon hareketlerinin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamıştır. Kazılarda Arkaik ve Klasik dönemlere ait farklı tipte buluntular ele geçirilmiştir" ifadeleri yer alıyor. Buluntular arasında adak amaçlı oldukları düşünülen pişmiş topraktan Kybele heykelcikleri, ayakta duran ve kuş tutan kore heykelcikleri, Kybele ve adak temalı grafitili çanak çömlek parçalarının yer aldığını belirten kitabede ayrıca şu ifadeler yer alıyor: "Adak amaçlı buluntular dışında Attika üretimi siyah firnisli çanak çömlek parçaları ile siyah ve kırmızı figür tekniğinde yapılmış çanak çömlek parçaları da ele geçmiştir. Ele geçen buluntular bölgedeki Kybele kültüne vurgu yaparken, Miletos Kolonizasyonu ile ilişkili önemli tespitler olarak değerlendirilmektedir." Kurupelit Kazıları bölümünde ayrıca Arkaik Dönem’e ait pişmiş topraktan yapılan oturan tanrıça Kybele heykelciği, yine aynı döneme ait figür başı, kadın figürini, kore heykelciği, kuş tutan kore figürü ve Klasik Dönem’e ait kandil ile seramikler de yer alıyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:50 En lezzetli festival için geri sayım başladı Menemen’in lezzeti ve kokusuyla meşhur Emiralem çileği için festival zamanı geldi çattı. Bu yıl 16. kez düzenlenecek festival ilk kez Uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek. Murat Boz ve Derya Bedavacı’nın sahne alacağı, festivalin her yıl olduğu gibi heyecanla beklendiğini ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Tüm hazırlıklarımızı en ayrıntılı şekilde planladık. Her yıl yoğun katılımla gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin en lezzetli festivaline tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. İzmir çilek üretiminin yarıdan fazlasını tek başına karşılayan Emiralem’in meşhur çileği, bu yıl da sahneye muhteşem bir festivalle çıkacak. 16’ıncı Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, 15-16-17 Mayıs tarihlerinde üç gün boyunca misafirlerine lezzet ve müzik şöleni sunacak. İtalya, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek gibi çilek üreticisi ülkelerin de dans ve müzik grupları, üreticiler ve sektörel profesyonellerle katılacağı festivale bu yıl yine bir milyonun üstünde ziyaretçi bekleniyor. Müziğin devleri sahnede Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, her yıl olduğu gibi lezzetli çileklerinin yanında muhteşem konserleriyle de anılacak. Festivalin açılış gününde konser alanında ilk olarak Oğuz Görceğiz ve ardından Derya Bedavacı sahne alacak. Festivalin ikinci gününde de pop müziğin sevilen ismi Murat Boz, en güzel parçalarını Emiralem’de seslendirerek unutulmaz anlar yaşatacak. Ünlü Gurme Sahrap Soysal’ın da ‘En İyi Çilek ve ‘En İyi Çilekli Pasta’ yarışmasında jüri olacağı festival boyunca çeşitli noktalarda dans ve müzik gösterimleri olacak. "Muhteşem bir festivale imza atacağız" Ünü sınırları aşan, her yıl yoğun katılımla gerçekleştirilen ve 3 gün sürecek festivale herkesi davet eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Her yıl çıtayı daha da yükselttiğimiz, bayrağı daha ileri taşıdığımız bir Emiralem Çilek Festivalimiz var. Geçtiğimiz yıl sahneden bu yıl için festivali uluslararası seviyeye çıkarma sözü vermiştik. Bu yıl üreticisiyle, sektörün profesyonelleriyle, dans ve müzik topluluklarıyla birlikte çilek yetiştiren ülkeler bizimle birlikte olacak. Sanatçılarımızla, katılımcılarımızla, sürprizlerimizle, yarışmalarımızla ve elbette tadına doyum olmayan Emiralem çileğimizle biz hazırız. Geçtiğimiz yıl bir milyonu aşkın ziyaretçi ağırladığımız Emiralem Çilek Festivali için bu yıl çok daha fazla misafir ağırlamayı bekliyoruz. Gerekli tüm hazırlıklarımızı da bu yönde yaptık. Hemşehrilerimizin tek yapması gereken, bu özel festivale gelip, ailesiyle, eşiyle, dostuyla en güzel hatıralarına bir yenisini daha eklemek olacak" dedi. Festival programı belli oldu Çilek Festivali için hazırlanan üç günlük program açıklandı. Festival, konserlerden çocuk etkinliklerine, yarışmalardan sempozyuma kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yapacak. Festivalin ilk günü olan 15 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da stantlar kapılarını açacak. Saat 18.00’de gerçekleştirilecek festival açılışı ve kortejin ardından, akşam saat 20.00’de Oğuz Görceğiz ve Derya Bedavacı sahne alacak. 16 Mayıs Cumartesi günü program, saat 13.00’te düzenlenecek Uluslararası Tarım ve Çilek Sempozyumu ile başlayacak. Saat 14.00’te çocuklar için çilek fidanı dikimi ve çeşitli atölyeler gerçekleştirilecek. Gün boyunca sokak müzisyenleri, dans grupları gösterileri ve çeşitli turnuvalar festival alanına renk katacak. Saat 20.30’da ise sevilen sanatçı Murat Boz konser verecek. Festivalin son günü olan 17 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de tarlada çilek toplama etkinliği düzenlenecek. Ardından en güzel çilek ve çilekli pasta yarışmaları yapılacak. Çocuk etkinliklerinin devam edeceği program kapsamında, saat 14.30’da Diyetisyen Hatice Nur Ege katılımcılarla söyleşi gerçekleştirecek. Gün boyunca müzik dinletileri ve dans gösterileri sahnelenirken, festival saat 17.00’de yapılacak ödül töreniyle sona erecek.
‘Bi Dünya Dans’ Projesine Sağlıklı Kentler Birliği’nden ödül
11 Eylül 2025 Perşembe - 15:36 ‘Bi Dünya Dans’ Projesine Sağlıklı Kentler Birliği’nden ödül Muğla’da Büyükşehir Belediyesi’nin sanat ve sosyal alanda hayata geçirdiği projeler ulusal çapta ödüllerle taçlanmaya devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin "Bi Dünya Dans" projesi Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen 2025 "Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması"nda ödül almaya hak kazandı. Büyükşehir Belediyesi, "Kültür, Sanat ve Spor Aktiviteleri" kategorisinde hazırladığı "Bi Dünya Dans" projesiyle ödüle layık görüldü. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ödül almaya hak kazandığı ve bu yıl 15’incisi düzenlenen yarışmaya 49 üye belediye 96 projeyle başvurdu. Yarışma, Kültür, Sanat ve Spor Aktiviteleri, Dirençli/Dayanıklı Toplum, Yüksek Yaşam Kalitesi, Akıllı Şehir, Enerji Verimliliği ve İklim Değişikliğine Uyum, Toplumsal Eşitliğe ve Bağlılığa Katkı, Çevre ve Sağlık olmak üzere 7 farklı kategoride düzenlendi. Yarışmada, Büyükşehir belediyeleri kategorisinde 24 proje, büyükşehir ilçe belediyeleri kategorisinde 56 proje, il belediyeleri kategorisinde 11 ve ilçe belediyeleri kategorisinde 5 proje jüri tarafından incelendi. Geleneksel ve modern dansları bir araya getiren proje "Bi dünya dans" Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı tarafından yürütülen ve her yıl 29 Nisan Dünya Dans Günü’nde sahnelenen proje; Bale, Türk Halk Dansları, Modern Dans bölümlerinin performansları ile Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın müzikleri eşliğinde hayat buluyor. "Bi Dünya Dans" Projesi, dans sanatını kullanarak farklı kültürlerin bir araya gelmesini sağlamak, toplumsal uyumu güçlendirmek ve sanatı herkes için ulaşılabilir kılmak amacıyla geliştirildi. Geleneksel ve modern dansları bir araya getiren proje, seyircilere kültürel bir yolculuk sunmayı hedefliyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı öğrencileri, eğitmenleri ve Senfoni Orkestrası sanatçılarının katkılarıyla hazırlanan proje, dans sanatına yenilikçi bir bakış açısı kazandırıyor. Dansın gücünü kullanarak kültürel köprüler kurmayı, sanatı daha geniş kitlelere ulaştırmayı ve bireylerin fiziksel ile zihinsel sağlığına katkı sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında dansın, bireylerin stres yönetimi, ruh sağlığı ve topluluk aidiyeti üzerindeki olumlu etkileri vurgulanıyor. Sanat ve kültürel etkinlikler sayesinde toplumsal bütünleşmeye önemli katkılar sağlanıyor. Ödül töreni ekim ayı içerisinde yapılacak Değerlendirme sonucunda Muğla Büyükşehir Belediyesi, "Bi Dünya Dans" projesiyle ödüle layık görüldü. Ödül töreni, 10-11 Ekim 2025 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek olan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 44. Olağan Meclis Toplantısı kapsamında yapılacak ve ödül alan projeler burada sergilenecek. Ayrıca yarışmaya katılan tüm projeler kitap haline getirilerek dijital ortamda Sağlıklı Kentler Birliği web sayfasında yayınlanacak. Başkan Aras; "Bi Dünya Dans projemiz farklı kültür motiflerini aynı sahnede buluşturdu" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, dünya medeniyetlerine ev sahipliği yapmış kültür ve sanatın şehri Muğla’da düzenlenen bir projenin Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nden ödül almasının gurur verici olduğunu söyledi. Başkan Aras; "Kültür, sanat bir kentin geçmişle gelecek arasındaki en önemli bağıdır. Şehirlerimizi sadece binalarla değil geçmişten getirdiği zenginliklerle, sanatla, edebiyatla, müzikle ve dansla inşa etmeliyiz. Muğla, binlerce yıllık uygarlıklara ev sahipliği yapmış kadim bir coğrafyada yer alıyor. Bu kültürel mirası yaşatmanın ve geleceğe taşımanın yolu, sanata alan açmaktan geçiyor. Biz de bu bilinçle, gençlerimize ve sanatçılarımıza özgürce üretip sahne alabilecekleri ortamlar sunmaya çalışıyoruz. İşte Bi Dünya Dans projemiz bu anlayışla ortaya çıktı ve farklı kültür motiflerini aynı sahnede buluşturdu. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından ödüle layık görülen projemizde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, yarışmanın değerli jüri üyelerine teşekkür ediyorum" dedi.
Arkas’tan İzmir’e altıncı sanat durağı: Arkas Sanat Göztepe açıldı
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:50 Arkas’tan İzmir’e altıncı sanat durağı: Arkas Sanat Göztepe açıldı Arkas Holding, Göztepe’de yer alan Sadrazam Kamil Paşa tarafından 19. yüzyılda yaptırılan ve köşkün son sakinleri Ayşe ve Seniha Mayda ile özdeşleşen tarihi yapı, titiz bir restorasyon süreciyle yeniden işlevlendirilerek "Arkas Sanat Göztepe" adıyla sanatseverlerle buluştu. Arkas Holding’in kültür-sanat alanındaki sürdürülebilir yatırımları, İzmir’in tarihi yapılarında hayata geçirilen sanat merkezleriyle devam ediyor. Türkiye’nin ilk kadın ortodontisti olan Ayşe Mayda’nın İzmir’deki aile köşkü olan ve geç Osmanlı - erken Cumhuriyet dönemi mimarisini yansıtan tescilli yapı, özgün mimari nitelikleri korunarak kapsamlı bir restorasyon süreciyle Arkas Sanat Göztepe olarak açıldı. Köşk, Arkas Holding’in restorasyonunu üstlenerek sanat merkezine dönüştürdüğü dördüncü tarihi yapı oldu. Bu merkezle birlikte, Arkas Sanat bünyesinde faaliyet gösteren altıncı sanat merkezi sanatseverlerle buluştu. Arkas Sanat Göztepe, daimi Türk Ressamları sergisi, öğrenme programları ve kamuya açık etkinlikleriyle İzmir’in kültür haritasına yeni bir katkı sağlıyor. Lucien Arkas: "Gençlerin sanat algısını değiştirmeye çalışıyorum" Açılışta konuşan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, "Sanat merkezlerimizin ziyaretçilerinin yüzde 45’i gençlerden oluşuyor. Bu merkezlerde tohum ekiyoruz. Ben inanıyorum ki gençlerin ruhlarına yerleşen bu sanat sevgisi tohumları gelecekte onların kültür dünyasını, bakış açılarını geliştirecek. Ben algıyı değiştirmeye çalışıyorum. Bir sanat değeri, anlayışı olması için çalışıyorum. Sanatın ayrı bir değeri var. Çocuklara, gençlere, o sanatı gösterirseniz onu sevebilirler. Görmedikleri bir şeyi sevemezler. Genç ziyaretçilerin yüzde 10’u sanatı sevse, bu bile çok önemli" şeklinde konuştu. Arkas’ın sanat politikası Sanat konusundaki politikalarını aktaran Lucien Arkas, "Arkas Koleksiyonu’nda sahip olduğumuz eserleri Avrupalılar gördüğü zaman şaşırıyor, büyük değerler büyük emek ve yatırırım gerektiriyor ama benim, Arkas’ın misyonu bu. Sahip olduğumuz değerleri paylaşmaktan, özellikle gençlere ulaştırmaktan dolayı çok mutluyum. Ben paylaşmayı seviyorum ve önümüzdeki dönemde de bu tutkumu sürdürmeyi planlıyorum" diye konuştu. "Sanat paylaştıkça değer kazanır" Sanatın paylaştıkça değer kazandığına dikkat çeken Arkas, sanat eserlerini uygun yapılarda sergilemenin önemine de değindi. Arkas, "Ben sanatı, tarihi, mimarisi güzel olan eski yapıları severim. Dört duvar beton yaparsınız ama bina, içinde sergilediğiniz eserlerin ruhunu yansıtmaz. Bir taşı bile ruhuyla göstermek gerekir. Eski köşkler eserlerin ruhunu çok iyi yansıtıyor. 1800’lerde inşa edilmiş Alsancak’ta bulunan Arkas Sanat Merkezi, Bornova Deniz Tarihi Müzesi de aynı döneme ait. Yine Bornova’da bulunan Arkas Mattheys Köşkü biraz daha eski, 1700’lerde inşa edilmiş. Bunun yanında Arkas Sanat Urla gibi yeni yapılarda da sergilediğimiz eserlerin ruhunu yaşatabilmeyi amaçlıyoruz. Urla’daki müzemiz ödüllü, bir benzerini aynı hassasiyetle Alaçatı’da hayata geçirdik. Tüm bu binaları sanat merkezleri olarak İzmir’e kazandırmaktan dolayı çok mutluyum" dedi. "Sanatı keşfetmek isteyenler için ilham veren bir durak" Arkas Kültür & Sanat Direktörü Müjde Unustası ise, mekanda yer alacak süresiz koleksiyon sergisiyle Türk resmine önemli bir kapı aralandığına dikkat çekti. Arkas Koleksiyonu’nun zenginliğinin altını çizen Unustası, serginin Türk resim sanatının geçmişten günümüze uzanan yolculuğuna dair bütüncül bir bakış sunduğunu belirterek, "Ayşe & Seniha Mayda Köşkü, İzmir’in sosyal, kültürel ve tarihi dokusuna işlemiş bir hafıza mekanı. Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e ve modernleşme sürecine uzanan geniş bir dönemi kapsayan sergi, yalnızca eserlerle değil, bu mekanla da çok katmanlı bir diyalog kuruyor. Tıpkı Türk resim sanatının dönüşümü gibi; bu köşk de zaman içinde farklı kimlikler kazanmış, değişimlere tanıklık etmiş bir yapı. Bu sergi, umuyoruz ki sanatı keşfetmek isteyen herkese ilham verecek bir durak olur" diye konuştu. Sanatın üretildiği bir yaşam alanı Yalnızca daimi sergi alanı değil, çocuk ve yetişkin atölye alanları, mağaza, bahçe alanlarıyla yaşayan bir yapı olarak kurgulanan Arkas Sanat Göztepe, sanatın yalnızca izlendiği değil üretildiği bir mekân anlayışıyla tasarlandı. Restorasyon süreci, yapının mimari mirasını koruyarak çağdaş sergi standartlarını sağlayacak biçimde, mimar Seda Özen tarafından gerçekleştirildi. Giriş binası, etkinlik alanları ve yeni peyzaj düzenlemesiyle birlikte merkez, çok işlevli bir kültürel alan kimliği kazandı.
Yolun altından bin 500 yıllık tarih çıktı
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:36 Yolun altından bin 500 yıllık tarih çıktı Nevşehir’de 2022 yılında trafiğe kapatılan yolun altından 5. yüzyıla uzanan nekropol alanı bulundu. Yapılan kazılarda bu güne kadar 50 ye yakın mezar ve çok sayıda obje gün yüzüne çıktı. Kazılarda bulunan objelerin yaklaşık bin 500 yıllık olduğu değerlendiriliyor. Kapadokya’nın eşsiz coğrafyasını şekillendiren sadece peribacaları değil, aynı zamanda toprağın derinliklerinde gizlenen tarihi miraslar da oluyor. Bu kapsamda, Göreme ile Ortahisar arasındaki ulaşımı sağlayan ve 2022 yılında trafiğe kapatılan kara yolunda başlatılan arkeolojik kazılar, bölgenin bilinmeyen geçmişine ışık tuttu. Nevşehir Müze Müdürlüğü ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nin bilimsel danışmanlığında yürütülen çalışmalarda, bugüne kadar kayaya oyulmuş mezarlar, kilerler, yaşam alanları ve yaklaşık 50 mezardan oluşan geniş bir nekropol alanı gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan incelemeler, alanın Milattan Sonra 5. yüzyıla kadar uzanan bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu ortaya koydu. Kazı Başkanı ve Nevşehir Müze Müdürü Gökhan Maskar, alanda ulaşılan keşiflerin Kapadokya tarihi açısından büyük önem taşıdığını ve bölgenin bilinen tarihinden daha geriye gittiğini söyledi. Maskar, "2022 yılından bu yana sürdürdüğümüz kurtarma kazılarında 50’ye yakın mezar tespit ettik. Bu mezarların önemli bir kısmı bölgede ilk kez görülen türden yapılar. 2025 yılında yapılan çalışmalarda, yerleşimin 10-11. yüzyıldan daha da eskiye gittiğini, Milattan Sonra 5. yüzyıla tarihlendiğini tespit ettik. Yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıkan gerek mimari ögeler gerekse arkeolojik objeler bu görüşümüzü destekliyor. Ayrıca, din adamlarına ait olduğu düşünülen mezarların yanı sıra bebek ve yetişkin definleri de söz konusu alanda açığa çıkarıldı. Röliker haçlar, sikkeler, küpeler ve bilezikler bu seneki çalışmamızdan ortaya çıkan keşifler arasında yer alıyor" dedi. Kazılar sırasında ayrıca, geçmişte kullanılan mimari taşların daha sonraki dönemlerde mezar yapımında yeniden değerlendirildiği söyleyen Maskar "Göreme Açık Hava müzesine ulaşan ve devamında Ortahisar beldesine çıkan bir yoldu. Bu yolun trafiğe açık olması ve geçmişte yol üzerinde yapılan alt yapı çalışmaları çok fazla tahribata sebep olmuş durumda" dedi. UNESCO’nun raporlarında "doğal dokuya zarar verdiği" gerekçesiyle kapatılması önerilen yol, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle 2022 yılında kalıcı olarak ulaşıma kapatılmış, ardından kurtarma kazıları başlatılmıştı. Elde edilen keşiflerin ardından alanın arkeopark olarak düzenlenmesi, yürüyüş yolları ve cam teraslarla ziyaretçilere açılması hedefleniyor.
Yolun altından bin 500 yıllık tarih çıktı
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:35 Yolun altından bin 500 yıllık tarih çıktı Nevşehir’de 2022 yılında trafiğe kapatılan yolun altından 5. yüzyıla uzanan nekropol alanı bulundu. Yapılan kazılarda bu güne kadar 50 ye yakın mezar ve çok sayıda obje gün yüzüne çıktı. Kazılarda bulunan objelerin yaklaşık bin 500 yıllık olduğu değerlendiriliyor. Kapadokya’nın eşsiz coğrafyasını şekillendiren sadece peribacaları değil, aynı zamanda toprağın derinliklerinde gizlenen tarihi miraslar da oluyor. Bu kapsamda, Göreme ile Ortahisar arasındaki ulaşımı sağlayan ve 2022 yılında trafiğe kapatılan kara yolunda başlatılan arkeolojik kazılar, bölgenin bilinmeyen geçmişine ışık tuttu. Nevşehir Müze Müdürlüğü ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nin bilimsel danışmanlığında yürütülen çalışmalarda, bugüne kadar kayaya oyulmuş mezarlar, kilerler, yaşam alanları ve yaklaşık 50 mezardan oluşan geniş bir nekropol alanı gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan incelemeler, alanın Milattan Sonra 5. yüzyıla kadar uzanan bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu ortaya koydu. Kazı Başkanı ve Nevşehir Müze Müdürü Gökhan Maskar, alanda ulaşılan keşiflerin Kapadokya tarihi açısından büyük önem taşıdığını ve bölgenin bilinen tarihinden daha geriye gittiğini söyledi. Maskar "2022 yılından bu yana sürdürdüğümüz kurtarma kazılarında 50’ye yakın mezar tespit ettik. Bu mezarların önemli bir kısmı bölgede ilk kez görülen türden yapılar. 2025 yılında yapılan çalışmalarda, yerleşimin 10-11. yüzyıldan daha da eskiye gittiğini, Milattan Sonra 5. yüzyıla tarihlendiğini tespit ettik. Yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıkan gerek mimari ögeler gerekse arkeolojik objeler bu görüşümüzü destekliyor. Ayrıca, din adamlarına ait olduğu düşünülen mezarların yanı sıra bebek ve yetişkin definleri de söz konusu alanda açığa çıkarıldı. Röliker haçlar, sikkeler, küpeler ve bilezikler bu sene ki çalışmamızdan ortaya çıkan keşifler arasında yer alıyor." dedi. Kazılar sırasında ayrıca, geçmişte kullanılan mimari taşların daha sonraki dönemlerde mezar yapımında yeniden değerlendirildiği söyleyen Maskar "Göreme Açık Hava müzesine ulaşan ve devamında Ortahisar beldesine çıkan bir yoldu. Bu yolun trafiğe açık olması ve geçmişte yol üzerinde yapılan alt yapı çalışmaları çok fazla tahribata sebep olmuş durumda" dedi. UNESCO’nun raporlarında "doğal dokuya zarar verdiği" gerekçesiyle kapatılması önerilen yol, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle 2022 yılında kalıcı olarak ulaşıma kapatılmış, ardından kurtarma kazıları başlatılmıştı. Elde edilen keşiflerin ardından alanın arkeopark olarak düzenlenmesi, yürüyüş yolları ve cam teraslarla ziyaretçilere açılması hedefleniyor.
Baksı Müzesi’nde iki gün sürecek olan sempozyumunun ilki tamamlandı
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:19 Baksı Müzesi’nde iki gün sürecek olan sempozyumunun ilki tamamlandı Baksı Müzesi’nde ’Kültür, Sanat ve İdare Hukuku Sempozyumu’ gerçekleştirildi. Baksı Müzesi ev sahipliğinde, Bayburt Valiliği destekleriyle düzenlenen ve iki gün sürecek olan sempozyumun ilk günü tamamlandı. Sempozyuma Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Müze Kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, Baksı Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oya Koçan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aydın Gülan, akademisyenler ve davetliler katıldı. İlki tamamlanan sempozyum, açılış konuşmalarıyla başladı. Sempozyumda, kültür ve sanat yatırımlarında sürdürülebilirlik, sanata ve sanatçıya uygun hukuki ortamın tesisi ile kırsal kesimde kadın istihdamı ve haklarının korunması gibi konular konuşuldu. Baksı Müzesi Kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, ’Sanatın Dönüştürücü Etkisi ve Baksı’ başlıklı sunumunda, ’Yaptıkları, yapmayı düşündükleri ve henüz yapılamayanlar’ üzerine değerlendirmelerde bulundu. İlk günün oturumlarında ’Kültür ve Sanat Yatırımlarında Sürdürülebilirlik Forumu’ ile ’Sanat ve Hukuk’ başlıkları ele alındı. Prof. Dr. Aydın Gülan moderatörlüğünde, kamu yararına yönelik özel hukuk kişilerinin faaliyetlerinin sürdürülebilirliği konusunda idarenin görevleri üzerine fikirler ortaya koyuldu. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Akdoğan, ’Sanata ve Sanatçıya Uygun Hukuki Ortamın Tesisi’ konulu konuşma gerçekleştirdi. Dr. Öğr. Üyesi Memduh Cemil Şirin ise ’Edebiyatta Hukuk İzlenimleri’ üzerine konuştu. Bugün gerçekleştirilecek olan ikinci gün oturumlarında ’Yerinde İdare Hukuku’ başlığı altında, kırsal kesimde çalışan kadınların haklarının korunması, tarımsal teşviklerin idari denetimi ve ’Baksı Nadas Projesi’ ele alınacak.
Kars’ta Tevfik Paşa Konağı gözler önünde yıkılıyor
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:04 Kars’ta Tevfik Paşa Konağı gözler önünde yıkılıyor Kars’ın en önemli tarihi yapılarından biri olan Tevfik Paşa Konağı, yılların ihmali ve bakımsızlığı nedeniyle adeta gözler önünde yok oluyor. Şehir merkezinde bulunan, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan nadir sivil mimarlık örneklerinden olan konak, gün geçtikçe harabeye dönüyor. Karslı vatandaşlar, kültürel miras açısından büyük öneme sahip yapının sahipsiz bırakılmasına tepki gösteriyor. Özellikle defineciler tarafından kazılması, harabe bir şekilde bırakılması, tedbir alınmadığı takdirde kısa süre içinde tamamen yıkılabileceğine işaret ediyor. Vatandaşlar, Tevfik Paşa Konağı’nın yalnızca bir bina olmadığı, aynı zamanda Kars’ın tarihi belleğini yansıtan bir kültür hazinesi olduğuna dikkat çekiyor. Konağın biran evvel koruma altına alınması gerektiğini ifade eden vatandaşlar, " Tevfik Paşa Konağı, uzun yıllar boyunca hem aile yaşamına hem de şehirdeki sosyal hayata tanıklık etti. Taş işçiliği, ahşap detayları ve dönemin mimari özelliklerini yansıtan yapısıyla dikkat çeken konak, bugün kaderine terk edilmiş durumda" dediler. Vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak konağın bir an önce restore edilmesini, müze, kültür evi ya da sanat merkezi olarak değerlendirilmesini istiyor. Kars’ın turizm potansiyeline de katkı sağlayacak bu tür tarihi yapıların korunmasının, hem şehrin kimliği hem de gelecek nesiller için büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Yıkılmaya yüz tutmuş durumda olan Tevfik Paşa Konağı’nın geleceği belirsizliğini korurken, acil bir restorasyon çalışması yapılmazsa, Kars bir kültürel değerini daha kaybedecek.
Depremde ağır hasar alan Gaziantep Kalesi’nin restorasyonu tamamlandı
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:02 Depremde ağır hasar alan Gaziantep Kalesi’nin restorasyonu tamamlandı Kahramanmaraş merkezli depremlerde ciddi hasar alan tarihi Gaziantep Kalesi, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından tekrar turizme kazandırıldı. Deprem sonrası harabe görüntüsüyle hafızalara kazınan tarihi kale, eski ihtişamlı görüntüsüne geri döndü. Asrın felaketi olarak adlandırılan 11 şehri derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 depremlerde en çok etkilenen Gaziantep’te, ciddi hasar alan 6 bin yıllık geçmişe sahip Gaziantep Kalesi, harabe görüntüsüyle hafızalara kazınmıştı. Deprem sonrası harabe görüntüsüyle hafızalara kazanan tarihi kale, kurulan bilim kurulunun önerileri ve bakanlığın öncülüğünde ciddi bir restorasyon süreci geçirdi. Tarihi kale, yaklaşık 3 yıl süren titiz çalışmalar ve tamamlanan restorasyon sürecinin ardından deprem öncesindeki ihtişamlı görüntüsüne kavuşarak tekrardan turizme kazandırıldı. Bakan Ersoy: "Gaziantep’in tarihi mirası yeniden ayağa kalktı" Gaziantep’teki temaslarının ardından kentte restorasyonu tamamlanan tarihi yapılarla ilgili görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, "6 Şubat depreminin acısını ve kayıplarımızın hüznünü hâlâ derinden hissediyoruz. Bu büyük felaketin ardından yaraları sarmak, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için var gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Depremde zarar gören Zincirli Bedesten başta olmak üzere Balıklı Mescid ve Kütüphanesi, Şirvani Camii ve Gaziantep Kalesi’ni bakanlığımız öncülüğünde restore ederek şehrimize yeniden kazandırdık" ifadelerini kullandı.
Harabe görüntüsüyle hafızalara kazınan tarihi Gaziantep Kalesi ihtişamlı görüntüsüne kavuştu
11 Eylül 2025 Perşembe - 13:59 Harabe görüntüsüyle hafızalara kazınan tarihi Gaziantep Kalesi ihtişamlı görüntüsüne kavuştu Kahramanmaraş merkezli depremlerde ciddi hasar alan tarihi Gaziantep Kalesi, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından tekrar turizme kazandırıldı. Deprem sonrası harabe görüntüsüyle hafızalara kazınan tarihi kale, eski ihtişamlı görüntüsüne geri döndü. Yüzyılın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 depremlerde en çok etkilenen Gaziantep’te binlerce binanın yanı sıra ağır hasar alan Gaziantep Kalesi’nde restorasyon çalışmaları yapıldı. 6 bin yıllık geçmişe sahip tarihi Gaziantep Kalesi’ndeki restorasyon çalışmaları yaklaşık 3 boyunca devam eden hassas çalışmaların ardından tamamen tamamlanarak tekrar turizme kazandırıldı. Harabe görüntüsüyle hafızalara kazınan tarihi kale ihtişamlı görüntüsüne kavuştu Asrın felaketi olarak adlandırılan ve 11 şehri derinden etkileyen 6 Şubat depremlerinde ciddi hasar alan tarihi Gaziantep Kalesi, harabe görüntüsüyle hafızalara kazınmıştı. Deprem sonrası harabe görüntüsüyle hafızalara kazanan tarihi kale, kurulan bilim kurulunun önerileri ve bakanlığın öncülüğünde ciddi bir restorasyon süreci geçirdi. Tarihi kale, yaklaşık 3 yıl süren titiz çalışmalar ve tamamlanan restorasyon sürecinin ardından tekrardan deprem öncesindeki ihtişamlı görüntüsüne kavuştu. Bakan Ersoy: "Gaziantep’in tarihi mirası yeniden ayağa kalktı" Gaziantep’teki temaslarının ardından kentte restorasyonu tamamlanan tarihi yapılarla ilgili görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, "6 Şubat depreminin acısını ve kayıplarımızın hüznünü hâlâ derinden hissediyoruz. Bu büyük felaketin ardından yaraları sarmak, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için var gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Depremde zarar gören Zincirli Bedesten başta olmak üzere Balıklı Mescid ve Kütüphanesi, Şirvani Camii ve Gaziantep Kalesi’ni bakanlığımız öncülüğünde restore ederek şehrimize yeniden kazandırdık" ifadelerini kullandı.