KÜLTÜR SANAT
"Qastrol Seferi" beğeni topladı 12 Mayıs 2026 Salı - 23:26:27 Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen, Nahçıvan Kukla Tiyatrosu Rejisörü Seyyat Memmedov’un sahnelediği "Qastrol Seferi" adlı tiyatro gösterisini yoğun ilgi gördü. Tiyatro oyununun ardından kısa bir konuşma yapan Erzurum Valisi Aydın Baruş, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının güçlü bir şekilde devam ettiğini ifade ederek; "Yüreğimizin bir parçası orada. Onları özümüzden biri olarak kabul ediyoruz. Bu kardeşlik kıyamete kadar yaşayacak ve iş birliğimiz her alanda devam edecek. Azerbaycanlı kardeşlerimizle kültür de bu alanlardan birisidir. İş birliğimizin, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndaki bu gösterinin ileride başka zamanlarda, başka gösterilerle devam etmesini ümit ediyoruz. Bundan da büyük bir sevinç duyarız." dedi. "İki Devlet Tek Millet olan ülkelerimiz arasında birlik ve beraberliği tesis etmenin yolu sanat ve kültür faaliyetleriyle mümkün olacaktır." ifadelerini kullanan Vali Baruş, kültürel iş birliklerinin toplumlar arasındaki kardeşlik bağlarını daha da güçlendirdiğini belirtti. Oyunun profesyonel bir şekilde sahnelendiğini belirten Sayın Vali Baruş, çocukların da oyundan büyük keyif aldığını ifade ederek, Azerbaycan Türkçesi ile Erzurum ağzı arasındaki benzerliklerin kültürel bağların önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin toplumun birlik, beraberlik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade eden Vali Baruş , emeği geçen sanatçıları ve organizasyonda görev alan herkesi tebrik etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 23:23 Düzce’nin turizm vizyonuna cumhurbaşkanı onayı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehrin turizm geleceği açısından büyük önem taşıyan iki önemli proje için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan onay alındığını açıkladı. Özlü, Konuralp bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan yeni müze projesi ile Konuralp Antik Tiyatrosu’nun restorasyon çalışmaları, Düzce’nin kültürel mirasını daha görünür hale getireceğini söyledi. Başkan Faruk Özlü, Düzcelilere Konuralp için iki büyük müjde paylaştı. Başkan Özlü, AK Parti 179. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme getirilen talebin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandığını açıkladı. Faruk Özlü yaptığı açıklamada, Konuralp’in Düzce’nin en önemli tarihi değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Bugün güzel Düzce’mizin turizm yatırımları adına son derece önemli bir gelişmeyi paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Konuralp’te tarihi mirasımıza yakışır nitelikte bir müze yapılması ve kazı çalışmalarını tamamladığımız, İstanbul’a en yakın antik tiyatro olma özelliği taşıyan Konuralp Antik Tiyatrosu’nun restorasyonu için Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını aldık" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Özlü, "Şehrimiz ve tüm hemşehrilerimiz adına Cumhurbaşkanımıza en derin şükranlarımı sunuyorum. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, siz Düzce’yi seviyorsunuz, Düzce de sizi çok seviyor" dedi. Düzce’nin turizm potansiyelini güçlendirecek projeler kapsamında hayata geçirilecek yeni müze ve antik tiyatro restorasyonuyla, Konuralp’e hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisi artacak. Yapılacak çalışmalarla birlikte Düzce’nin kültür ve tarih turizminde önemli bir destinasyon merkezi olacak.
12 Mayıs 2026 Salı - 21:14 ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ yazma eser sergisi açıldı Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Tören öncesi MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Programda; Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar ve TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz serginin önemine değinen birer konuşma yaptı. Yazma eserlerin korunması, tanıtılması ve toplumla buluşturulmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz ettiğine değinen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, serginin kültürel farkındalığın artmasına katkı sağlayacağını ve gençlerde tarih bilinci ile aidiyet duygusunu güçlendireceğini ifade etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programının ardından davetliler, Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’ndeki sergi alanına geçti. Programa Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz ile protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Anadolu’nun önemli düşünce ve kültür merkezlerinden biri olan Muğla’nın yetiştirdiği sufi, şair ve eğitimcilerden Şâhidî İbrahim Dede’nin hayatı, eserleri ve ilmî çevresini konu alan sergide, yazma eser geleneğinin seçkin örnekleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında davetliler sergiyi dolaşarak eserler hakkında bilgi aldı. Şâhidî İbrahim Dede’nin düşünce dünyası ve Muğla’nın kültürel hafızasındaki yeri üzerine değerlendirmelerin yapıldığı etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sergi aracılığıyla, bölgenin tarihî ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanıyor. Programda ayrıca, Muğla’nın önemli manevi ve kültürel miraslarından biri olan Şâhidî Camii ve Türbesi’nin bakım ve yeniden restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu. Gerçekleştirilecek çalışmaların, şehrin tarihî ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunacağı belirtildi. ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, 11 Mayıs - 11 Ağustos 2026 tarihleri arasında MSKÜ Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.
5 ülkeden arkeologlar Kayseri’yi kazıyor
10 Eylül 2025 Çarşamba - 13:21 5 ülkeden arkeologlar Kayseri’yi kazıyor Kayseri’de ’Anadolu tarihinin başladığı yer’ olarak bilinen Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’ndeki kazılara 5 ülkeden gelen arkeologlar da katılıyor. Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Avusturya’dan, Japonya’dan, Kore’den, Amerika’dan, İtalya’ya kadar birçok ülkeden gelen insanlar bizimle birlikte çalışıyor" dedi. Kayseri-Sivas kara yolu üzerinde bulunan ve 77 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en uzun arkeolojik kazılarından olan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri’nde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle devam ediyor. Tarihini 6 bin yıl önceye dayandıran arkeolojik keşif ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı Kültepe’nin her dönemde uluslararası ilişkilere açık bir yer olduğunu ve günümüzden 4 bin yıl önce Anadolu insanının kurduğu ilişkiler sayesinde okuma ve yazmayı Kültepe’de öğrendiğini aktaran Kazı Başkanı Prof. Dr. Kulakoğlu, "Kültepe’de yapılan kazılarda sürekli olarak yeni verilere, keşiflere, belgelere, objelere ulaşabiliyoruz. Biz şimdiye kadar Kültepe’deki yerleşimi yaklaşık olarak 6 bin 500 yıl öncesine kadar götürdük. Şu an için ulaşabildiğimiz en erken tabaka ama eminim daha erken dönemlere de ulaşmak mümkün olacak. Bildiğiniz gibi Kültepe çok geniş bir alanı kapsıyor ve tepe kısmı birden fazla tepeden oluşmuş bir höyüktür. Burada bizim aslında bölgeden bildiğimiz ama şimdiye kadar rastlamadığımız bazı eserlere de rastlamıştık. Örnek olarak Mezopotamya bağlantılı günümüzden 6 bin 500 yıl öncesine tarihleyebileceğimiz bazı mühürleri görebiliyoruz. Aynı şekilde buna bağlı olarak Mezopotamya kültürüne ait seramik kalıntılarına da rastlıyoruz. Bunlar bizim Kültepe’nin her dönemde uluslararası ilişkilere açık olduğunu gösteriyor. Her dönemde Kültepe bunu geleneksel hale getirmiş, sürekli olarak uzak bölgedeki insanlarla ilişki içinde olmuşlar. Dolayısıyla bütün Kültepe yerleşimi boyunca Anadolu ve tabii ki Kültepe; sürekli olarak komşularıyla iş birliği içinde olmuşlar. Bu da Kültepe’nin neden önemli olduğunu da gösteriyor. Sürekli olarak bu tür bağlantılara sahip olan bir ülke çok daha kolay zenginleşebiliyor, daha farklı boyutta kültürel gelişimini tamamlayabiliyor. Sonrasında biliyoruz ki günümüzden 4 bin yıl önce Anadolu insanı bu kurduğu ilişkiler sebebiyle ilk kez okumayı ve yazmayı burada öğreniyor. Burası; önemini kaybetmemiş, her ne kadar Kayseri’de başka büyük merkez olmasına rağmen Kültepe yine o merkeze bağlı olarak da uluslararası ilişkilere sahne olmuş bir yer. Dolayısıyla her zaman metropolitan karakterini korumuş ve her zaman böyle ilişkilere açık bir yer olmuş Kültepe. Kültepe bugün düşündüğümüzde Kayseri’nin hemen 20 kilometre kadar yanında. Bugün yine Kayseri de aynı şekilde metropolitan özelliğini, çok kimlikli demografisini devam ettiriyor. O yüzden şaşılacak bir şey değil. Bundan sonra da Kültepe ya da Kayseri bazında bu ilişkiler bütün dünya ile devam edecek" dedi. 5 farklı ülkeden kazılara katılan ekip üyeleri ile birlikte Anadolu tarihine ışık tutmaya devam ettiklerini sözlerine ekleyen Kulakoğlu, "Bizim kazımız uluslararası ilişkiler ile yaşamış bir kazı. Kazı tarihçesine baktığımız zaman da Kültepe’de yine şu anda bile en az 5 farklı ülkeden ekip üyesi ile birlikte çalışıyoruz. Bu ülkeler arasında Avusturya’dan, Japonya’dan, Kore’den, Amerika’dan, İtalya’ya kadar birçok ülkeden gelen insanlar bizimle birlikte çalışıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı sayesinde bu ilişkileri kurabiliyoruz. Bakanlık olmak üzere Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.
5 ülkeden gelen arkeologlar Kayseri’yi kazıyor
10 Eylül 2025 Çarşamba - 13:02 5 ülkeden gelen arkeologlar Kayseri’yi kazıyor Kayseri tarihini 6 bin yıl önceye dayandıran arkeolojik keşif ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı ve ’Anadolu tarihinin başladığı yer’ olarak bilinen Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’ndeki kazılara 5 ülkeden gelen arkeologlar da katılıyor. Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu; "Avusturya’dan, Japonya’dan, Kore’den, Amerika’dan, İtalya’ya kadar birçok ülkeden gelen insanlar bizimle birlikte çalışıyor" dedi. Kayseri-Sivas karayolu üzerinde bulunan ve 77 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en uzun arkeolojik kazılarından olan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri’nde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle devam ediyor. Kültepe’nin her dönemde uluslararası ilişkilere açık bir yer olduğunu ve günümüzden 4 bin yıl önce Anadolu insanı kurduğu ilişkiler sayesinde okuma ve yazmayı Kültepe’de öğrendiğini aktaran Kazı Başkanı Prof. Dr. Kulakoğlu; "Kültepe’de yapılan kazılarda sürekli olarak yeni verilere, keşiflere, belgelere, objelere ulaşabiliyoruz. Biz şimdiye kadar Kültepe’deki yerleşimini yaklaşık olarak 6 bin 500 yıl öncesine kadar götürdük. Şuan için ulaşabildiğimiz en erken tabaka ama eminim daha erken dönemlere de ulaşmak mümkün olacak. bildiğiniz gibi Kültepe çok geniş bir alanı kapsıyor ve tepe kısmı birden fazla tepeden oluşmuş bir höyüktür. Burada bizim aslında bölgeden bildiğimiz ama şimdiye kadar rastlamadığımız bazı eserlere de rastlamıştık. Örnek olarak Mezopotamya bağlantılı günümüzden 6 bin 500 yıl öncesine tarihleyebileceğimiz bazı mühürleri görebiliyoruz. Aynı şekilde buna bağlı olarak Mezopotamya kültürüne ait seramik kalıntılarına da rastlıyoruz. Bunlar bizim Kültepe’nin her dönemde uluslararası ilişkilere açık olduğunu gösteriyor. Her dönemde Kültepe bunu geleneksel hale getirmiş, sürekli olarak uzak bölgedeki insanlarla ilişki içinde olmuşlar. Dolayısıyla bütün Kültepe yerleşimi boyunca Anadolu ve tabi ki Kültepe; sürekli olarak komşularıyla işbirliği içinde olmuşlar. Bu da Kültepe’nin neden önemli olduğunu da gösteriyor. Sürekli olarak bu tür bağlantılara sahip olan bir ülke çok daha kolay zenginleşebiliyor, daha farklı boyutta kültürel gelişimini tamamlayabiliyor. Sonrasında biliyoruz ki günümüzden 4 bin yıl önce Anadolu insanı bu kurduğu ilişkiler sebebiyle ilk kez okumayı ve yazmayı burada öğreniyor. Burası; önemini kaybetmemiş, her ne kadar Kayseri de başka büyük merkez olmasına rağmen Kültepe yine o merkeze bağlı olarak da uluslararası ilişkilere sahne olmuş bir yer. Dolayısıyla her zaman Metropolitan karakterini korumuş ve her zaman böyle ilişkilere açık bir yer olmuş Kültepe. Kültepe bugün düşündüğümüzde Kayseri’nin hemen 20 kilometre kadar yanında. Bugün yine Kayseri de aynı şekilde Metropolitan özelliğini, çok kimlikli demografisini devam ettiriyor. O yüzden şaşılacak bir şey değil. Bundan sonra da Kültepe ya da Kayseri bazında bu ilişkiler bütün dünya ile devam edecek" dedi. 5 farklı ülkeden kazılara katılan ekip üyeleri ile birlikte Anadolu tarihine ışık tutmaya devam ettiklerini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kulakoğlu; "Bizim kazımız uluslararası ilişkiler ile yaşamış bir kazı. Kazı tarihçesine baktığımız zaman da Kültepe’de yine şuanda bile en az 5 farklı ülkeden ekip üyesi ile birlikte çalışıyoruz. Bu ülkeler arasında Avusturya’dan, Japonya’dan, Kore’den, Amerika’dan, İtalya’ya kadar birçok ülkeden gelen insanlar bizimle birlikte çalışıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı sayesinde bu ilişkileri kurabiliyoruz. Bakanlık olmak üzere Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Emet Bahatlar köyünde 100 yıllık gelenek: Güz hayrı ve helalleşme etkinliği
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:52 Emet Bahatlar köyünde 100 yıllık gelenek: Güz hayrı ve helalleşme etkinliği Kütahya’nın Emet ilçesi Bahatlar köyünde yaklaşık 100 yıldan beri sürdürülen geleneksel güz hayrı ve helalleşme etkinliği gerçekleştirildi. Bahatlar köyünde hububat hasadının ardından Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlarının geniş katılımıyla Karşıyaka mevkiinde yapılan etkinlikte Emet İlçe Müftülüğü din görevlileri Ramazan Özdemir, Ferhat Yıldırım, Cemal Öztürk, Altan Şahan, Bahatlar Köyü İmam Hatibi Talha Berat Damar tarafından Kur’an tilaveti ve bereket duaları edilirken, tüm köylüler helalleştirildi. Daha sonra hep birlikte yemek yenildi. Köylerinde yaklaşık 100 yıldan beri geleneksel hale getirdikleri güz hayrı ve helalleşme etkinliğinin birini daha gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Bahatlar Köyü Muhtarı Mehmet Çatal, "Her yıl harmandan sonra köyümüzde hayır yemeği düzenlenir. Dualar edilir ve helalleşme yapılır. Eskiden bu etkinlikte üzüm ve helva dağıtılırmış, daha sonraları yemek verilmeye başlanmış. Düzenlediğimiz bu etkinlik sayesinde köyümüzde ve köy dışında yaşayan vatandaşlarımızın bir araya gelmelerine vesile oluyor ve aramızdaki dayanışmayı sağlamlaştırmış oluyoruz. Etkinliğimize katılan ve katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Yapmış olduğumuz hayırları Allah kabul etsin" dedi. Etkinlik kapsamında katılımcılara köylülerin destekleriyle hazırlanan yaklaşık bin kişilik yemek ikram edildi.
Tavas’ta Ahilik Haftası programlaması yapıldı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:40 Tavas’ta Ahilik Haftası programlaması yapıldı Ahilik Kültürünü yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarılması için 22-28 Eylül tarihleri arasında kutlanan Ahilik Kültürü Haftası için Tavas Belediyesinin program hazırlıkları sürüyor. 22-28 Eylül tarihleri arasında kutlanan Ahilik Kültürü Haftası program hazırlıkları Tavas Belediyesi tarafından başlatıldı. Geniş kapsamlı ve eksiksiz bir program hazırlamak ve farklı görüşler almak için Tavas Belediyesi ev sahipliğinde bir toplantı düzenlendi. Toplantıya Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, ; Pamukkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgut Tok, Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Mehmet Ali Erbeği, Denizli Lokantacılar Odası Başkanı Osman Üçgül, Tavas Kahveciler Lokantacılar ve Mesrubatçılar Odası Başkanı Emin Elmallı, Tavas Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Karakaş, Terziler Seyyar Elbise Satıcıları ve Ütücüleri Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mehmet Ali Bilal, Tavas Şoförler Ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Ömer Yarangünü, Tavas Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Cengiz Köylü, Tavas Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ünmek DESOB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Özcan ve DESOB Genel Sekreteri Yunus Emre Gönç katıldı. Tavas Yarangüme Kadın Kooperatifinde bir araya gelen heyet Ahilik geleneğini gelecek kuşaklara daha iyi ve eksiksiz aktarmak amacıyla fikir alış verişinde bulundu. Ahilik Haftası etkinlikleri ve esnaflarımıza yönelik projeler hakkında verimli bir istişare toplantısı gerçekleştiğini belirten Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Ahilik Kültürü Haftası öncesinde ilçemizde gerçekleştireceğimiz programın planlaması ve fikir alışverişi için Denizli ve Tavas Esnaf Odaları Başkanlarımız ile Tavas Yarengüme Kadın Kooperatifimizde bir araya geldik. Bu kapsamda Ahilik Haftası etkinlikleri ve esnaflarımıza yönelik projeler hakkında verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Kıymetli katkılarından ötürü tüm misafirlerimize teşekkür ediyoruz. Birlik, beraberlik ve dayanışmanın simgesi olan Ahilik kültürünü yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. Tavas ilçesinde düzenlenecek olan Ahilik Haftası etkinliklerini eksiksiz hazırlamak amacıyla Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık ve Tavas Esnaf Odaları Başkanlarıyla bir araya geldiklerini ifade eden Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Mehmet Ali Erbeği, "Ahilik Haftası etkinlikleri ve esnaflarımıza yönelik projeler hakkında istişare toplantısı gerçekleştirdik. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık ve ekibine misafirperverliği ve başarılı çalışmalarından dolayı, esnaflarımız adına teşekkür eder, çalışmalarından başarılarının devamını dilerim" diye konuştu.
Akdeniz Gecesi’nde Yörükler kültürlerini yaşattı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:28 Akdeniz Gecesi’nde Yörükler kültürlerini yaşattı Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin 9’uncusunu düzenlediği Yöreler Renkler Festivali’nin Akdeniz Gecesi’nde Yörükler köklü kültürlerini Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’nda yaşattı. Muratpaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde 73 hemşeri, kültür ve dayanışma derneğinin katılımıyla devam eden festivalin dördüncü gününde düzenlenen Akdeniz Gecesi, Muratpaşa Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun dans gösterisiyle başladı. Ahıska Kafkas Halk Oyunları Grubu’nun gösterisiyle devam eden gecede Asi Ezgileri Müzik Topluluğu sahne aldı. Gecede ayrıca Hüseyin Çabuk ve Mehmet Koparan dinleyicileriyle buluştu. Kent sakinleri, dans ve müzikleriyle Yörük kültürünü Antalya’da Muratpaşa Kent Meydanı’nda yaşattı. Muratpaşa’da kültürler kaynaşıyor Tüm Hataylılar ve Hatay Dostları Dernek Başkanı Hikmet Kenan Yozgatlı, 9 yıldır aralıksız Yöreler Renkler Festivali’ne katkı sunan Muratpaşa Belediye Başkanı, belediye yöneticileri ve çalışanlarına teşekkür ederek, "Burada bulunma amacımız hem kendi kültürel değerlerimizi tanıtmak hem de bunun yanı sıra daha çok coğrafi işaretli yöresel ürünlerimizi tüm insanlarımıza sunmak. Muratpaşa, Türkiye’nin tüm illerinden ve diğer milletlerden insanların bir arada yaşadığı çok heterojen yapıda bir ilçe. Bu nedenle burada daha fazla insana ulaşma ve dünyaya kendimizi tanıtma şansını yakalıyoruz" ifadelerini kullandı.
‘Tulsa King’ ve ‘The Walking Dead: Daryl Dixon’ ABD ile aynı anda TV+’ta
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:04 ‘Tulsa King’ ve ‘The Walking Dead: Daryl Dixon’ ABD ile aynı anda TV+’ta TV+, Eylül ayında izleyicilerini iki dizinin heyecanla beklenen yeni sezonlarıyla buluşturuyor. The Walking Dead: Daryl Dixon’un üçüncü sezonu ABD ile aynı anda Türkçe dublaj seçeneğiyle 8 Eylül’de izleyiciyle buluştu. Oscar adayı Sylvester Stallone’nin başrolünde yer aldığı Tulsa King’in üçüncü sezonu ise 22 Eylül Pazartesi günü ABD ile aynı anda platformda olacak. The Walking Dead: Daryl Dixon üçüncü sezonuyla 8 Eylül’de, ABD ile aynı anda Türkçe dublaj seçeneğiyle TV+’ta izleyiciyle buluştu. Tulsa King’in üçüncü sezonu ise 22 Eylül’de ABD ile aynı anda platformda ekranlara gelecek. Eylül ayı boyunca platformda sadece diziler değil, her yaşa ve zevke hitap eden içerikler de izleyicilerle buluşuyor. Ödüllü film ve dizilerin yanı sıra spor içerikleri, belgeseller, çocuk yapımları ve çok daha fazlası platformun kütüphanesine ekleniyor. Canlı yayınlarda geri al izle artık 7 gün Platformda yer alan 150’yi aşkın canlı yayın için sunulan geri al izle özelliğinin süresi de Eylül ayı itibarıyla 7 güne çıkıyor. İzleyiciler, favori dizilerinin ya da heyecan dolu maçların en kritik anlarını kaçırdıklarında 7 gün öncesine kadar yayını geri döndürebiliyor, istedikleri zaman izlemeyi bırakıp daha sonra kaldıkları yerden devam edebiliyorlar. TV+’ın Eylül ayı içerikleri şöyle açıklandı: Tulsa King üçüncü sezonuyla ekrana dönüyor Paramount+’ın global çapta beğeni toplayan dizisi Tulsa King, üçüncü sezonuyla ekrana dönüyor. Sylvester Stallone’nin televizyon kariyerindeki ilk başrolünde hayat verdiği Dwight "The General" Manfredi karakteri, üçüncü sezonda suç dünyasında kurduğu yeni düzeni büyütürken çok daha zorlu düşmanlarla karşı karşıya geliyor. Dwight, Tulsa’da karşısına çıkan en zorlu rakiple yüzleşiyor: Dunmire Ailesi. Köklü Dunmire Ailesi, oyunu eski dünyanın kurallarıyla oynamayı reddederek, Dwight’ı inşa ettiği düzeni ve ailesini korumak için mücadeleye zorluyor. Tulsa King’in oyuncu kadrosunda Sylvester Stallone’un yanı sıra Martin Starr, Jay Will, Annabella Sciorra, Neal McDonough, Robert Patrick, Beau Knapp, Bella Heathcote, Chris Caldovino, McKenna Quigley Harrington, Mike "Cash Flo" Walden, Kevin Pollak, Vincent Piazza, Frank Grillo, Michael Beach ve James Russo yer alıyor. Oscar adayı Samuel L. Jackson da üçüncü sezonda Russell Lee Washington Jr. Rolüyle diziye konuk oluyor. Yeni karakterler, derinleşen ittifaklar ve geçmişin karanlık yüzüyle şekillenen üçüncü sezon, gerilimi en üst noktaya taşıyor. Tulsa sınırlarını aşan bu hikâyede artık masada sadece para değil; sadakat, güç ve hayatta kalma mücadelesi var. 22 Eylül için geri sayım başladı Ödüllü oyunculuk performansları ve sürükleyici kurgusuyla ses getiren yapımın üçüncü sezonu 22 Eylül’de Amerika ile aynı anda TV+’ta. The Walking Dead: Darly Dixon üçüncü sezonuyla platformda yerini aldı Kıyamet sonrası dünya tasavvurunun en unutulmaz hikâyelerinden birini izleyiciyle buluşturan The Walking Dead evreni, 15’inci yılını kutladığı bu eylülde yeniden TV+ ekranlarında. Yeni sezonda Daryl ve Carol, sevdiklerine kavuşma umuduyla yola çıkıyor. Ancak geri dönüş yolu düşündüklerinden çok daha zorlu. Uzak diyarlarda, tanımadıkları koşullarda ve Walker kıyametinin bambaşka yüzleriyle karşılaşarak hayatta kalmak için mücadele ediyorlar. Baş yapımcı ve showrunner koltuğunda David Zabel otururken; Scott M. Gimple, Norman Reedus, Melissa McBride, Greg Nicotero ve Angela Kang gibi The Walking Dead evreninin tanıdık isimleri yapımcı kadrosunda yer alıyor. The Walking Dead: Daryl Dixon üçüncü sezonuyla 8 Eylül’de ABD ile aynı anda ve Türkçe dublaj seçeneğiyle platformda izleyiciyle buluştu. TV+’ın The Walking Dead spin-off’ları, platformun en çok izlenen içerikleri arasında 2010’da AMC’de başlayan ve 11 sezon boyunca dünya çapında milyonları ekrana kilitleyen The Walking Dead, makyaj ve özel efektleriyle öne çıkarak 2 Primetime Emmy dahil pek çok ödül kazandı. Platformun Türkiye’de izleyicilerle buluşturduğu The Walking Dead spin-off’ları, platformun en çok izlenen içerikleri arasında yer alıyor. 2023’te Dead City ile başlayan bu macera, şimdi en sevilen karakterlerden Daryl Dixon ve Carol’un nefes kesen yolculuğuyla devam ediyor. Platformun Eylül ayında izleyici ile buluşturacağı diğer yapımlar: Ghostlight 2024’ün en çok konuşulan drama filmlerinden Ghostlight, uluslararası festivallerde toplam 19 adaylıkla 6 ödül kazanarak yılın dikkat çeken yapımları arasında yerini aldı. İzleyicilerden ve eleştirmenlerden övgü toplayan film, şimdi ve sadece platformda izleyicilerle buluşuyor. Yönetmenliğini Kelly O’Sullivan ve Alex Thompson’ın üstlendiği Ghostlight, Keith Kupferer’ın başrolünde olduğu bir aile dramını anlatıyor ve Shakespeare’in Romeo ve Juliet oyununu sahneleyen bir topluluk tiyatrosunda geçen olayları konu alıyor. Kupferer, filmdeki performansıyla Gotham Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu dalında aday gösterildi ve Film Independent Spirit Awards’ta En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü. Film ayrıca Seattle Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve En İyi Performans ödüllerini kazandı. Good One 2024’ün en çok konuşulan drama filmlerinden Good One, uluslararası festivallerde toplam 22 adaylık ve 5 ödül kazanarak yılın dikkat çeken yapımları arasında yerini aldı. İzleyicilerden ve eleştirmenlerden övgü toplayan film, şimdi TV+’ta izleyicilerle buluşuyor. Yönetmenliğini India Donaldson’ın üstlendiği Good One, Lily Collias, James Le Gros ve Danny McCarthy’nin başrollerini paylaştığı bir aile dramını anlatıyor. Film, 17 yaşındaki Sam’in (Lily Collias) babası Chris (James Le Gros) ve en yakın arkadaşı Matt (Danny McCarthy) ile Catskill Dağları’nda geçirdiği bir hafta sonu yürüyüşünü konu alıyor. Sam, iki adamın arasındaki gerilimle başa çıkmaya çalışırken, güven ve aile bağlarının sınandığı anlarla karşılaşıyor. Nightride 2021 yapımı Nightride, izleyicileri Belfast’ın gece sokaklarına taşıyor. Yönetmenliğini Stephen Fingleton’ın üstlendiği bu tek planlı gerilim filmi, küçük çaplı bir uyuşturucu satıcısının son işini yapmaya çalışırken yaşadığı kaosu konu alıyor. Başrolünde Moe Dunford’un etkileyici performansı dikkat çekiyor. Dunford, 2022 İrlanda Film ve Televizyon Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Minari 2020 yapımı Minari, yönetmen Lee Isaac Chung’un Koreli-Amerikalı bir ailenin Arkansas’ta yeni bir hayat kurma çabalarını anlattığı yarı otobiyografik bir drama. 1980’lerde geçen hikâye, Koreli bir ailenin Amerika’da tutunma mücadelesini ve kültürel uyum sürecini derinlemesine işlerken, aynı zamanda aile bağlarının gücünü ve insan ruhunun direncini vurguluyor. Minari, 2021 Akademi Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandı ve En İyi Film dahil olmak üzere toplam altı dalda Oscar adaylığı elde etti. Film, Altın Küre’de En İyi Yabancı Dilde Film ödülünü alırken, Film Independent Spirit Awards ve Sundance Film Festivali gibi prestijli organizasyonlarda da önemli ödüller kazandı. Lee Eylül ayında TV+’ta izleyiciyle buluşacak etkileyici başlıklar arasında Lee de yer alıyor. Ellen Kuras’ın yönettiği ve Kate Winslet’ın başrolünde olduğu bu 2023 yapımı film, II. Dünya Savaşı sırasında Vogue dergisi için savaş fotoğrafçılığı yapan Lee Miller’ın hayatını anlatıyor. Kate Winslet, bu projeye büyük bir tutku ve özveriyle yaklaşarak, Miller’ın karmaşık ve cesur karakterini başarıyla canlandırıyor. Miller’ın oğlu Antony Penrose’un biyografisinden uyarlanan yapım, yönetmen Ellen Kuras’ın sinematografik bakış açısıyla dikkat çekiyor. Film, Miller’ın savaş yıllarındaki mücadelesini ve fotoğrafçılıkla olan derin bağını etkileyici bir şekilde sunuyor. Lee, ilk kez ve platformda izleyiciyle buluşacak.
Kültür Yolu Festivali’nde Talas’ta ‘sanat buluşması’
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:39 Kültür Yolu Festivali’nde Talas’ta ‘sanat buluşması’ Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali, Talas’ta birbirinden özel etkinliklerle coşkuyla devam ediyor. Festival kapsamında, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan ve Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın yanı sıra AK Parti Talas İlçe Başkanı Mustafa Kiraz ile vatandaşların katılımıyla Talas Sanat Galerisi’nde "Kayseri Sandık Çeyizi Mirası" sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Açılış öncesinde Kiçiköy Mahallesi Osmanlı Kültür Sokağı’nın girişinde gençlerin keman ve bağlama eşliğinde seslendirdiği Neşet Ertaş’ın eserlerinden oluşan mini konser, katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Türk halk müziğinin ustasına ait ezgiler, alanda duygusal ve coşkulu bir atmosfer oluşturdu. Programda ayrıca, Osmanlı Kültür Sokağı’nda yer alan Su Medeniyetleri Galerisi ile "Çanakkale’den Cumhuriyet’e 100. Yıl Müzesi" ziyaret edildi. Festivalin önceki günlerinde de Talas Sanat Galerisi’nde Kayseri el sanatlarının nadide örneklerinin yer aldığı sergi, Osmanlı Kültür Sokağı’nda ise düzenlenen ebru ve hat atölyeleri büyük ilgi görmüştü. Ziyaretin ardından memnuniyetlerini dile getiren Milletvekili Çalışkan’a teşekkür eden Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, şunları söyledi: "Talas, tarihi ve kültürel mirasıyla her zaman farklı bir değer taşıyor. Bugün de Kültür Yolu Festivali sayesinde hem geçmişimizin izlerini hem de sanatın zenginliğini aynı çatı altında buluşturuyoruz. Osmanlı Kültür Sokağımızda açılan sergiler, sadece bir sergi değil, aynı zamanda kültürümüzün yaşayan bir hafızasıdır. Tüm hemşehrilerimizi ve sanatseverleri bu güzellikleri görmeye davet ediyorum."
"Bizi Buluşturan Mekanlar Şenliği" 14 Eylül’de Ataşehir’de düzenlenecek
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:06 "Bizi Buluşturan Mekanlar Şenliği" 14 Eylül’de Ataşehir’de düzenlenecek Ataşehir Belediyesi ile müzik sektörünün gelişimi için projeler ve etkinlikler düzenleyen müzik kurumu Kreşendo iş birliğinde düzenlenen "Bizi Buluşturan Mekanlar Ataşehir Şenliği", 14 Eylül Pazar günü Atatürk Mahallesi Amfili Park’ta gerçekleştirilecek. Kamusal alanlardaki kültürel etkinliklere yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunan "Bizi Buluşturan Mekanlar" projesi, belediyeler için mekânsal tasarım ve programlama odağında açık kaynaklı bir rehber geliştiriyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü "Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı" kapsamında hayata geçirilen proje Ataşehir Belediyesi, Maltepe Belediyesi, Şişli Belediyesi, Kreşendo, Roof Coliving ortaklığında, Youth For Good ve Pingoin’in iştirakçiliğiyle gerçekleştiriliyor. Kentsel ve kültürel katılıma alan açan Bizi Buluşturan Mekanlar şenliklerinin ilki 7 Eylül’de Maltepe’de gerçekleştirildi. Şenliğin ikinci ayağı ise 14 Eylül’de Ataşehir’de düzenlenecek. Şenlikte pek çok atölye ve etkinlik ziyaretçilerini bekliyor Atatürk Mahallesi Amfili Park’ta yapılacak Bizi Buluşturan Mekanlar Ataşehir Şenliği; Çamurdan Hayaller (çocuklar için), Kent İmgesi Atölyesi ve Kolaj Atölyesi’nden oluşan üç farklı atölye ile başlayacak. Ardından gerçekleşecek Kültür Sanat Forumu, Bizi Buluşturan Mekanlar projesinin tanıtıldığı ve kültürel programlamanın geleceğinin tartışıldığı bir buluşma alanı sunacak. Programa ayrıca Ahenk Oyunu ve Kent Oyunları isimli yetişkin oyunları eşlik edecek. Ayrıca alanda gün boyu yer alacak olan Damga İstasyonları ziyaretçilere şenlikten keyifli hatıralar sunarken, etkinlik Luna Erşahin ve Seyyah konseriyle sona erecek. "Bizi Buluşturan Mekanlar Ataşehir Şenliği" etkinlik programı ise şu şekilde: Tüm gün - Damga İstasyonları, 15.00 - 17.00 - Kent İmgesi Atölyesi, 15.00 - 17.00 - Kolaj Atölyesi, 15.00 - 17.00 - Çamurdan Hayaller (Çocuk Atölyesi), 17.00 - 18.30 - Kültür Sanat Forumu, 18.30 - 20.00 - Yetişkin Oyunları, 20.00 - 20.45 - Luna Erşahin Konseri ve 21.00 - 22.00 - Seyyah Konseri.
Geçmişi 3 bin yıllık tarihi kalede Osmanlı’ya ait karakol ortaya çıktı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:58 Geçmişi 3 bin yıllık tarihi kalede Osmanlı’ya ait karakol ortaya çıktı Elazığ’daki 3 bin yıllık tarihi Palu Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında dört odalı Osmanlı dönemi karakolu gün yüzüne çıkarıldı. Elazığ’ın tarihi ilçesi Palu’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı destekleriyle yürütülen kazı çalışmalarında Palu Kalesi’nin zirvesinde dört odalı Osmanlı dönemi karakolu gün yüzüne çıkarıldı. Mayıs ayının ortalarında başlayan hem bilimsel bulguların ortaya çıkarılmasını hem de ziyaretçi deneyiminin artırılmasını hedefleyen kazılarda önemli buluntular elde edildiğini ifade eden Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, kalenin zirvesinden Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen bir karargahın gün yüzüne çıkarıldığını kaydetti. Kazıların bilimsel danışmanı Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Danışmaz ise, kazılarda dört odalı Osmanlı karakolunun yanı sıra, kuzey cephesinde kısmen ayakta kalmış yapı kalıntılarına da rastlandığını ifade etti. Doç. Dr. Danışmaz, "İlk bakışta Osmanlı dönemine ait gibi görünen yapının altında, detaylı incelemelerde beş ayrı yapı katmanı olduğunu tespit ettik. En alt katmanda ise kalenin kuruluşuna ait Urartu dönemi sur temelleri ve özgün taşlar bulunuyor" dedi. Kazılarda ayrıca Osmanlı askerlerine ait taş gülleler, demir kılıçlar, lüle parçaları ve çok sayıda çanak ve çömlek buluntusu da ortaya çıkarıldı. Yapılarda ayrıca tandırlar ve sarnıç gibi yaşam izleri de gözlendi. "Osmanlı döneminden kullanıldığı değerlendirilen bir karargah merkezi ortaya çıktı" Kentteki kazılarda geleceğe miras anlamında önemli buluntular ortaya çıktığını belirten Vali Numan Hatipoğlu, "Geçen haftalarda ilimizde devam eden kazılardan Palu Kalesi’nde çalışmalarımızı ziyarete gitmiştim. Bu ziyaretimizde önemli buluntular tespit edildiğine dair bilgiler aldık. Palu Kalesi, bölgenin tarihi açısında oldukça öneme haiz olan noktalardan birisiydi. Şu an itibariyle kazılarımız sürekli kazı haline dönüştürülecek. Biz de İl Özel İdaresi olarak gerekli desteği vermeye devam edeceğiz. Burada çeşitli dönemlere ait çok önemli buluntular ortaya çıkıyor. En son itibariyle Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait sikkeler ortaya çıktı. Ayrıca kalenin zirvesinde Osmanlı döneminden kullanıldığı değerlendirilen bir karargah merkezi ortaya çıktı. Kazıları devam ediyor" ifadelerine yer verdi. "Burada yaptığımız çalışmalarda dört odalı bir Osmanlı dönemi karakoluna rastladık" Kalenin zirvesinde yapılan kazılarda dört odalı bir karakol, geniş koridorlar ve farklı dönemlere ait yapı katmanları tespit ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Harun Danışmaz, "Palu Kalesi’nde mayıs ayının ortalarında kazı çalışmalarına başladık. Kazı çalışmalarını iki ayrı hedef doğrultusunda yürütüyoruz. Birinci hedefimiz, kaleye gelen ziyaretçilerin deneyimlerini arttırabilmek. Bu amaçla yazıt alanında ve kaya mezarlarında temizlik çalışmaları yapıyoruz. İkinci olarak da bilimsel çalışmalar yapıyoruz. Burada ilk kazma vurduğumuz alan bu alandı. Kalenin zirvesi. Burada yaptığımız çalışmalarda dört odalı bir Osmanlı dönemi karakoluna rastladık. Burada görmüş olduğumuz 4 oda ve 4 metre uzunluğunda bir koridor. Kuzey cephesinde ise üzeri yarı açık bazı yapı kalıntılarına rastladık. Bu yapılar içerisinde, ilk bakışta burada tek dönemi görebiliyoruz. Ancak daha detaylı baktığımız zaman açmanın bazı yerlerinde beş ayrı yapı katına ait kalıntıları görebiliyoruz. Özellikle yapıların içerisindeki tandırlar burada yaşam olduğunu gösteriyor. Yani yaşama ait bir yapıların olduğunu gösteriyor" diye konuştu. "Osmanlı dönemi dahil 5 farklı yapı katına rastlandı" Alandaki çalışmaların bittiğini ve duvarların korunması çalışması başlatacaklarını kaydeden Danışmaz, "Yine kuzey doğu köşesinde bulunan, o dördüncü odanın kuzey doğu köşesinde bulunan sarnıçta, yine kuzeybatı kısmında bulunan kalın duvarlar bu yapının erken dönemlerine ait izleri taşıyor. Osmanlı yapısı tabii en son dönem yapı katı. Şu anda bütünü tamamıyla açığa çıkarılan yapı. Fakat onun altında dört ayrı yapı evresinin olduğunu görüyoruz. En altta ise kalenin kuruluşuna ait Urartu dönemi kalıntılarını temel seviyesinde, sur temel yatakları, kuzey cephesinde görüyoruz. Sur temel yatakları ve üzerinde orijinal olarak bazı o döneme ait taşları da görebiliyoruz. Osmanlı döneminde burada çıkan buluntulara baktığımız zaman, karakola ait buluntulara baktığımız zaman, taş gülleler, demir kılıç, ondan sonra askerlere ait bol miktarda lüle parçaları ve çok bol miktarda bu döneme ait çanak gömlek kalıntılarını da görebiliyoruz. Bu kalenin zirvesini oluşturduğu için zamanla doğal şartlar gereği buradaki bu taş temel üzerindeki kerpiç yapı yıkılarak, özellikle kuzey yamaç yani kalenin sarp olan kuzey yamacında aşağı doğru döküldüğünü döküntülerden anlayabiliyoruz. Biz buraya ilk geldiğimiz zaman burası tam bir düz bir alandı. Yapılan kazılarda yani buradaki çalışmalarımızı sonlandırdık. Artık burada koruma evresine geçeceğiz. Yani bu duvarların korunması için çaba göstereceğiz. Bu amaçla koruma çalışmaları yapacağız" şeklinde konuştu. PALU-DER Başkan Yardımcısı Erhan Bahçeci ise, "Elazığ’ın tarihi ilçelerinden Palu’dayız. Palu Kalesi, geçmişi 3 yıla dayanmakta. Biz bu bölgenin kazların yapılması ve arkeolojik kazıların bir an önce başlaması için birkaç kez gündeme getirmiştik. Sağ olsunlar o zamanın kaymakamları harekete geçmiş, valimiz Numan Hatipoğlu da inisiyatif alarak buranın kazı çalışmalarının başlayacağı müjdesini vermişti. Bugün bizler de buraya gelip kale kazılarını yerinde görelim, dedik. Kale kazılarında birçok mesafe kaydedilmiş. Özellikle emeği geçen Vali Numan Hatipoğlu ve Kaymakamımız Fatih Çevik’e teşekkür ediyorum" dedi.
Darende’de tarihî Yusufpaşa Camisi yeniden ibadete açılmayı bekliyor
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:54 Darende’de tarihî Yusufpaşa Camisi yeniden ibadete açılmayı bekliyor Malatya’nın Darende ilçesine bağlı İbrahim Paşa Mahallesi’nde bulunan ve 283 yıllık geçmişe sahip Yusufpaşa Camii, restorasyon çalışmaları nedeniyle yaklaşık 5 yıldır ibadete kapalı. Mahalle sakinleri, tarihi caminin bir an önce yeniden ibadete açılmasını istiyor. Darende’nin merkez camilerinden biri olarak uzun yıllar hizmet veren Yusufpaşa Cami 2020 yılında restorasyon gerekçesiyle yıkılarak çalışmalar başlatıldı. Geçen süreçte restorasyon çalışmaları yarım kalırken, mahalle sakinleri tarihi caminin yeniden ibadete açılmasını istiyor. "Tarihi taş sütunlar dışında hiçbir şey kalmadı" İbrahim Paşa Mahallesi Muhtarı Nurettin Özbey, caminin Darende için önemli bir tarihi değer taşıdığını belirterek, "Camimizi 2020 yılında restore edilecek diyerek yıktılar. Kısa süreli bir çalışma yapıldı ama yapılan da doğru bir çalışma değildi. Daha sonra kurumlar arasında taş mı olsun, kerpiç mi olsun tartışması yaşandığını duyduk. Bu nedenle çalışmalar tamamen durdu. Şu anda sadece tarihi el oymalı taş sütunları ayakta duruyor" dedi. "Defalarca başvurduk, sonuç alamadık" Özbey, konuyla ilgili birçok kez yetkili kurumlara başvurmalarına rağmen bir sonuç alamadıklarını ifade ederek, "Vakıflar Genel Müdürlüğüne defalarca yazı yazmamıza rağmen geri dönüş olmadı. Geçmiş dönem Vakıflar Genel Müdürü olan mahallemizin eski sakini Mehmet Gültekin Bey de konuyla ilgilendiğini ve konuyu üç kez Vakıflara ilettiğini söyledi. Buna rağmen hala bir gelişme yok. Malatya’da büyük yıkımlar oldu, tarihi eserler yeniden ayağa kaldırılıyor. Biz de bu camimizin bu çalışmaların içine dahil edilmesini ve restorasyonun bir an önce tamamlanmasını istiyoruz" diye konuştu.