KÜLTÜR SANAT
Atmaya kıyamadığı ahşapları sanat eserine çeviren 50 yıllık ustanın oyuncak arabaları ilgi görüyor 17 Mayıs 2026 Pazar - 08:46:05 Hatay’da atmaya kıyamadığı ahşap parçaları değerlendirmek için oyuncak ahşap oyma arabalar yapan 50 yıllık mobilya ustası Heybet Kaya’nın ürettiği el emeği ahşap arabalar ilgi görüyor. İskenderun ilçesinde çocuk yaşlardan itibaren mobilya atölyesinde çırak olarak çalışmaya başlayan 58 yaşındaki Heybet Kaya, 50 yıldır ahşaba şekil veriyor. Mobilya atölyesinde artan ahşap parçaları çöplere atmaya kıyamayan Kaya, son 5 yıldır hobi olarak oyuncak arabalar yapmaya başladı. Atmaya kıyamadığı ahşaplardan ortaya çıkardığı ahşap arabalar yoğun ilgi gören Kaya, zamanla hobi olarak araba üretimini arttırdı. Türkiye’nin birçok ilinden kişiye özel sipariş alan Kaya’nın ürettiği el emeği ahşap arabalar talep görüyor. Mobilya atölyesinde atmaya kıyamadığı ahşapları değerlendirmek isterken ahşap oyuncak yapmaya başladığını ve ardından gelen taleplerle üretimi sürdürdüğünü ifade eden Heybet Kaya, "Burası sanayide mobilya atölyesi ve burada mobilya işi yapıyoruz, artan ahşap parçalarını değerlendireyim dedim. Atmadım, atamadım, kıyamadım atmaya. Bunlardan böyle ahşap maket arabalar yapmaya başladım. Derken böyle bazı modeller yaptım. Güzel şeyler çıkmaya başladı ortaya. Talep oldu, bazı siparişler oldu, isteyenler oldu ve hediyelik olarak yaptım. Ondan sonra böyle devam ettim. Şu anda baya bir model var elimde. İsteyen oluyor, satın alan oluyor, sipariş veren oluyor. Böyle ekstradan bu işleri de yapıyorum. Ben yaklaşık 50 yıldır bu işin içindeyim, çocukluğumdan beri mobilya işi yapıyordum. Yani 20 yıl oldu bu tarz şeyler yapıyorum, en son 5 yıl önce işte bu ahşap araba işine başladım" dedi. Hobi olarak ürettiği ahşap araçların insanlarda hayranlık uyandırdığına ve Türkiye’nin birçok noktasından özel siparişler aldığını ifade eden Kaya, "Geçenlerde sergi açtım anıt alanında çok ilgi gördü. İnsanlar bayağı ilgi gösterdi. İşte burada yapıldığına inanamadılar, Hatay İskenderun’da mı yapılıyor dediler. Böyle değişik şeyler yapınca, işçilik verince ahşaba ortaya böyle güzel şeyler çıkıyor. Sipariş verenler oluyor, işte çocuğunu almak isteyen oluyor. Doğum günü için hediye alanlar oldu. Firmasına, arabanın üzerine amblem yazdırıyoruz lazerle. Öyle siparişler oldu. İstanbul’a, Bursa’ya Karabük’e, Adana’ya siparişler oldu, yaptım ve gönderdim. İnsanlar bayağı beğendiler yani bu işleri. Ek iş olarak gidiyor. Ama ileride tamamen mobilyayı bırakıp sırf bu işi yapmak istiyorum" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 06:34 Kütahya’da Tekin Uğurel için "Saygı Gecesi" düzenlendi Kütahya Belediyesi tarafından, kentin kültürel ve sanatsal hayatına uzun yıllar katkı sunan yazar, bestekâr ve musikişinas Tekin Uğurel onuruna "Saygı Gecesi" düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda duygu dolu anlar yaşandı. Kütahya’nın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Tekin Uğurel için düzenlenen geceye şehir protokolü, akademisyenler, sanatçılar, yakın dostları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Salonu dolduran davetliler, usta sanatçının hayatı boyunca ortaya koyduğu eserleri ve kültürel katkılarını bir kez daha yakından hatırlama fırsatı buldu. Program kapsamında ilk olarak, Tekin Uğurel’in sanat ve edebiyat hayatını anlatan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimde sanatçının yıllar boyunca kaleme aldığı eserler, bestelediği çalışmalar ve katıldığı kültürel etkinliklerden kesitlere yer verildi. Gece boyunca söz alan dostları ve meslektaşları, Uğurel’in sanatçı kimliği, mütevazı kişiliği ve Kütahya kültürüne sunduğu katkılar hakkında konuşmalar yaptı. Programda seslendirilen eserler ve besteler ise davetlilerden büyük beğeni aldı. Etkinliğe katılarak konuşma yapan Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, yaşayan değerlere sahip çıkılmasının önemli olduğunu belirterek, böyle anlamlı bir saygı gecesinin düzenlenmesinin takdire değer olduğunu ifade etti. Programın sonunda Belediye Başkan Vekili EjderhanGezer ile Belediye Başkan Yardımcısı Himmet Sarıyar tarafından, Tekin Uğurel’e hediye ve plaket takdim edildi. Duygusal anların yaşandığı gecede konuşan Tekin Uğurel ise kendisi adına böyle anlamlı bir organizasyon düzenleyen Kütahya Belediyesi yetkililerine ve geceye katılan herkese teşekkür etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 00:40 İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:09 Kahta Belediyesi’nden "Kaybedeni Olmayan" turnuva Adıyaman Kahta Belediyesi’nin katkılarıyla, Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen liseler arası 2. geleneksel "Kaybedeni Olmayan" turnuva, yoğun katılım ve büyük heyecan içerisinde tamamlandı. Gençlerin sosyal, sportif ve kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan organizasyon, ilçedeki lise öğrencilerini ortak bir platformda buluşturdu. Turnuva kapsamında futbol ve voleybol branşlarında müsabakalar gerçekleştirilirken, bu yıl organizasyona ilk kez münazara kategorisi de dahil edilerek etkinliğin kapsamı genişletildi. Böylece gençlerin yalnızca sportif alanlarda değil; iletişim, fikir üretme, özgüven kazanma ve kendilerini ifade etme becerilerinin de desteklenmesi hedeflendi. Turnuva programına Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Milli Eğitim Müdürü Lütfü Başlı, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Mustafa Çiçek, Kahta Belediyesi Gençlik Meclisi Başkanı Mustafa Bozan, Belediye Başkan Yardımcıları, Öğretmenler ve Öğrenciler katıldı. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, "Kaybedeni Olmayan" anlayışıyla düzenlenen organizasyonda, turnuvaya katılım sağlayan tüm gençlerin kazandığını ifade ederek, gençlerin birlik, kardeşlik ve dayanışma ruhu içerisinde önemli bir deneyim yaşadığını belirtti. Başkan Hallaç konuşmasında, organizasyon sonunda 500 öğrencinin Mersin kamp programına dahil edildiğini belirterek, gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Gençlerin geleceğin değil, bugünün de en önemli gücü olduğunu belirten Başkan Hallaç, "Gençlerimizin sporla, eğitimle, sanatla ve sosyal faaliyetlerle iç içe olması bizler için büyük önem taşıyor. Her gencimizin hayaline dokunan, onları geleceğe daha güçlü hazırlayan projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü güçlü bir gelecek, bilinçli ve donanımlı gençlerle mümkündür" ifadelerini kullandı. Program, dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Bakan Ersoy: "Yazma eserler TÜYEK çatısı altında toplanmalı"
01 Eylül 2025 Pazartesi - 13:49 Bakan Ersoy: "Yazma eserler TÜYEK çatısı altında toplanmalı" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ülkemizdeki yazma eserlerin Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız (TÜYEK) çatısı altında toplanması gerektiğine inanıyoruz’’ dedi. 329 el yazması ve yaklaşık 350 hat eserinden oluşan "Yazmaların Peşinde Bir Ömür: Nuri Arlasez" sergisi Rami Kütüphanesi’nde açıldı. Sergi açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, İslam Tarih-Sanat Araştırma Merkezi Direktörü Mahmut Erol Kılıç ve çok sayıda sanatsever katıldı. Ersoy, konuşmasında Arlasez’in kültürel mirasa katkılarının yanı sıra yazma eserlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına ilişkin Bakanlığın yeni vizyonunu da kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, programın başında Arlasez’in koleksiyonuna ve bağışlarına da dikkat çekerek şu bilgileri verdi: "Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanemize bağışlanmış olan, tarihi ve sanat değeri çok yüksek 329 nadide el yazması, hat sanatımızın büyük ustalarının el emeği, göz nuru 350 hat levhası, Topkapı Sarayı’na bağışlanan ve ayrı ayrı her biri sanat eseri olan 232 işleme ve İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’ne bağışlanan 11 binden fazla fotoğraftan oluşan arşiv ve şahsi mektuplar İşte bu muazzam rakamların, ilimden sanata uzanan tarihi ve kültürel bu eşsiz hizmetin altında imzası olan isimdir Nuri Arlasez." "Arlasez sadece bir koleksiyoner değil, bir kültür elçisidir" Ersoy, Arlasez’in kültür mirasına olan tutkusunu ve bu mirası gelecek nesillere aktarma çabasını vurgulayarak, "Onun tutkusu kültür hafızamıza nice eser kazandırmış, onu zenginleştirip derinleştirmiştir. Bizler onu sadece bir koleksiyoner olarak değil, kültür mirasımızı omuzlayıp nesilden nesile ulaştıran bir elçi olarak görüyoruz. Nuri Arlasez bütün bunları büyük bir fedakarlıkla, titizlikle maddi varlığının tamamını, kendisine bir miktar dahi ayırmadan, bağışlarına sarf ederek yapmıştır." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak kültür elçilerinin ve müelliflerin hatırasını yaşatmayı kendilerine bir görev edindiklerini vurgulayan Bakan Ersoy, "Yazmaların Peşinde Bir Ömür: Nuri Arlasez" sergisi ve kitabının, merhumun kültürel mirasa duyduğu derin sadakatin bir vefa ifadesi olarak hazırlandığını belirtti. Ersoy, "İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi de arşivindeki fotoğraflardan yaptığı seçkiyi ve merhum Nuri Bey’in ünlü düşünür Arnold Toynbee ile mektuplaşmalarını istifademize sunarak bu sergi ve kitabın vücuda gelmesine çok değerli bir katkı sunmuştur. Kendilerine teşekkür ederken, ifade etmek isterim ki bu çalışmalar Nuri Arlasez’in engin birikiminin, özveri ve fedakârlıkla taçlandırılmış kültür ve medeniyet yolculuğunun mütevazı bir belgesidir. O, ait olduğu medeniyetin kutlu mirasına derin bir tutku duymuş; sahip çıkıp vefa göstermiştir. Bilinsin ki milletimizin değerlerine vefa gösterenler daima vefa görmüştür, bundan sonra da daima görecektir" dedi. "Yazma eserler TÜYEK çatısı altında toplanmalı" Konuşmasında yazma eserlerin yapısıyla ilgili önemli bir vizyon ortaya koyan Ersoy, "Bakanlık olarak ülkemizdeki yazma eserlerin tek bir çatı altında toplanması gerektiğini düşünüyoruz. O çatının da Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız (TÜYEK) olması gerektiğine inanıyoruz" diyerek yeni dönemin işaretini verdi. TÜYEK’in yalnızca eser sayısıyla değil, uzman kadrosu ve uluslararası niteliğiyle de öne çıktığını söyleyen Bakan Ersoy, "Başkanlığımız, koleksiyonundaki yüz binlerce yazma ve nadir eserle, İslam ve Türk-İslam tarihinin bütün asırlarının; siyasi, kültürel ve etki coğrafyasının en büyük entelektüel hafızasını muhafaza etmektedir. TÜYEK; eserlerinin sayısı, bu eserlerin temel kaynak olma vasfı ve tarihî değerleri gibi hususların yanı sıra uzmanlarının niteliği ve sayısı itibarıyla da bugün bu alanda hizmet veren dünyadaki en büyük kuruluştur" dedi. "Hem koruyoruz hem erişilebilir kılıyoruz" Yazma eserlerin korunması, restore edilmesi ve dijitalleştirilmesi noktasında büyük çaba sarf ettiklerini belirten Ersoy, şu bilgileri paylaştı: "Kendi koleksiyonlarımızdan 455 bin eserin dijitalini araştırmacıların istifadesine sunan web sitemiz, yek.gov.tr dünyanın en büyük yazma eser sitesidir. 2012 yılından bu yana, her biri sahasında önemli bir boşluğu dolduran 251 eser yayımladık ki bu eserler toplamda 337 cilt ve 237 bin 629 sayfaya ulaşan bir külliyat teşkil etmektedir." Ayrıca son üç yılda 30 yazma eser sergisi ve yalnızca 2025 yılında 78 etkinlik düzenlendiğini aktaran Bakan Ersoy, bu programların kamuoyunda büyük ilgi gördüğünü belirtti. TÜYEK’in koleksiyonunu sürekli büyüttüğünü ifade eden Bakan Ersoy, 2025 yılı Haziran sonu itibarıyla 406 yazma ve 907 nadir matbu eserin satın alındığını, 271 yazma eser ve 1823 nadir matbu eserin ise bağış yoluyla kazanıldığını açıkladı. Yazmalar artık TÜYEK’e emanet Konuşmasında devrim niteliğinde bir kararı da kamuoyuyla paylaşan Bakan Ersoy, "Bakanlığımıza bağlı bütün müze kütüphanelerimizdeki yazma eserlerin TÜYEK’e devri ile ilgili kararı imzaladık. Komisyonlar çalışmalarına başladı. En kısa sürede devir işlemleri tamamlanacak. Altını çizmek istediğim önemli bir nokta daha var. Başkanlığımıza devredilen kitapların, yine kendi alanında dünyanın en önde gelen kurumlarından biri olan Süleymaniye Kütüphanemizde depolanacağını da özellikle belirtmek isterim" dedi. Müzelerdeki sergiler zenginleşecek Yazma eserlerin müzelerde sergilenmeye devam edeceğini de hatırlatan Ersoy, bu eserlerin TÜYEK koleksiyonundan destek alacağını söyledi. Örnek olarak, "Türk ve İslam Eserleri Müzesi daha önce yalnızca kendi deposundaki 2-3 bin eser arasından tercihte bulunabilirken, şimdi başkanlığımız bünyesindeki yüzbinlerce yazma eser arasından seçim yapabilecek" dedi. Bakan Ersoy, konuşmasının devamında özel koleksiyonlara sahip kurumlara da çağrıda bulunarak, "Kendi özel koleksiyonuna sahip bütün kurumlar eğer ki yazma eserlerin en iyi şekilde korunmasını ve onlardan istifade edilmesini istiyorlarsa ellerindeki eserleri TÜYEK’e devretmeli. Açık konuşalım bazılarının durumu hiç de iç açıcı değil. Ne uzman var ne restoratör Dolayısıyla bakım ve dijitalleşme çalışmalarından da söz edemiyoruz. Bu sebeple biz diyoruz ki bir an önce doğru adımı atsınlar ve bu eserleri kurtaralım. Ecdadımızın bizlere mirası olan nadide yazma eserlerimizi gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarabilelim" şeklinde konuştu. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bu alandaki öncülüğünü takdirle karşılayan Bakan Ersoy, "Koyunoğlu Yazma ve Nadir Matbu Eser Koleksiyonu’nu Başkanlığımıza devreden Sayın Uğur İbrahim Altay ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu örnek olmalı" dedi. "İstanbul vefa demektir" İstanbul Valisi Davut Gül, kentin en büyük değerinin kültür ve sanat insanları olduğunu vurguladı. İstanbul’un yalnızca coğrafi güzellikleriyle değil, kültür ve sanat insanlarıyla da kıymetli bir şehir olduğunu belirten Vali Gül, "İstanbul vefa demek. İstanbul’a değer katan bütün kültür ve sanat adamlarına müteşekkiriz" dedi. Kültür ve sanat insanlarının kıymetinin bilinmesi, hatırlanması ve yeni nesillere tanıtılmasının vefanın bir göstergesi olduğunu dile getiren Gül, organizasyonu gerçekleştiren kurumlara ve programa katılanlara teşekkür ederek, "Başta organizasyonu yapan kurumlarımız olmak üzere bugün buraya gelen ve bize liderlik eden Bakanımıza ve tüm haziruna teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ise koleksiyoner ve bağışçıların hatırasını yaşatmanın önemine dikkat çekti. Yılmaz, yalnızca bu programda değil, pek çok etkinlikte koleksiyonerleri ve bağışçıları anmaya gayret ettiklerini belirterek, bunun hem bir vefa hem de gelecek nesillere bırakılacak örnekler açısından önemli olduğunu vurguladı. Yılmaz konuşmasında, "Süleymaniye’ye Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bugünkü kurumsal yapısı itibariyle emanet edilen eserler, hassasiyetle korunuyor. Bağışlayanlar hayırla yad ediliyor. Yaşayan sanatçılarımıza; raflarımız, dolaplarımız, kütüphanelerimiz, kurumlarımız açık" ifadelerini kullandı. İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi Direktörü Mahmud Erol Kılıç ise iki kurumun iş birliğiyle ortaya çıkan serginin önemine değinerek, "Nuri Arlasez hezarfen bir insandı; topladığı malzemeleri farklı kurumlara bağışladı ama en önemlisi milli duruş göstererek bu kıymetli eserlerin yurt içinde kalmasını sağladı" dedi.
Nilüfer Belediyesi Karikatür Atölyesi’nden 26 ödül
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:45 Nilüfer Belediyesi Karikatür Atölyesi’nden 26 ödül Nilüfer Belediyesi Karikatür Atölyesi’nin yetenekli öğrencileri, 2024-2025 eğitim yılında katıldıkları ulusal ve uluslararası yarışmalardan 26 ödülle döndü. Nilüfer Belediyesi’nin Karikatür Atölyesi öğrencileri, 2024 - 2025 eğitim-öğretim yılında önemli başarılara imza attı. Nilüfer Belediyesi Beşevler Gençlik Merkezi’nde karikatürcü Mehmet Karahan’ın eğitmenliğinde çalışmalarını yürüten atölyenin 15 öğrencisi, katıldıkları ulusal ve uluslararası yarışmalarda toplam 26 derece elde etti. Geçtiğimiz dönem 63 öğrencinin eğitim aldığı atölyede, yıl boyunca yeteneklerini geliştiren gençler, çizimleriyle hem Türkiye’de hem de dünyada ses getirdi. Atölye öğrencilerinden Mustafa Nasuh Aşık, 16. Uluslararası Turizm Karikatür Yarışması’nda "Büyük Ödül"ü kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Aynı yarışmada 10 öğrenci daha eserleriyle finalistler arasına girerek sergileme sertifikası almaya hak kazandı. Öğrencilerin başarıları ulusal yarışmalarla da devam etti. "Karadeniz’in Çoban Yıldızı Amasya 10. Ulusal Karikatür Yarışması"nda Mustafa Nasuh Aşık birinciliği kazanırken, Elif Kıyak üçüncülük ödülünün sahibi oldu. "9. Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması"nda Umut Poyraz Yiğit başarı ödülüne, "13. İzmir Ulusal Karikatür Yarışması"nda ise Elif Kıyak birincilik ödülüne layık görüldü. Boyabat Gençlik Merkezi’nin "Boyabat Akademi Spor Kulübü Uluslararası Karikatür Yarışması"nda da Nilüferli gençler adından söz ettirdi. Mustafa Nasuh Aşık, başarı ödülünü, Umut Berken Dayan ise jüri özel ödülünü kazandı. Yarışmada ayrıca 4 öğrenci de sergileme ödülü aldı. Uluslararası yarışmalara da katılan öğrenciler, Portekiz’de düzenlenen "ISCF25-Sağlık Uluslararası Gençler Karikatür Yarışması"nda 5 katılım sertifikası aldı.
Selçuklu Uygarlığı ve Tıp Tarihi Müzesi, yenilenen yüzüyle Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:10 Selçuklu Uygarlığı ve Tıp Tarihi Müzesi, yenilenen yüzüyle Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi olarak kent tarihi ve turizmine kazandırılan tarihi medrese, güncellenen yüzüyle Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor. Kayseri’nin gerek tarih gerekse turizm bakımından önemli değeri olan Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi, Kültür yolu Festivali’ne hazırlanan Kayseri’de ziyaretçilerini doyuracak nitelikte güncelleniyor. Gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgiler paylaşan Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanı Gürcan Senem, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatları ile müzecilik faaliyetlerini hızlandırdıklarını vurguladı. Senem konuya ilişkin olarak, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatları ile şehrimizde müzecilik faaliyetlerimiz hızla devam ediyor. Bu kapsamda bir taraftan yeni müzelerimizin yapılması çalışmaları devam ederken, tamamlanmış, hizmet veren müzelerimizde de güncelleme çalışmalarımız sürüyor" dedi. 30 bölümden 11’i güncellendi Özellikle Kültür Yolu Festivali Etkinlikleri çerçevesinde müzelerin öneminin altını çizen Senem, Selçuklu Uygarlığı ve Tıp Tarihi Müzesi’nde 30 adet sergi bölümünün yer aldığını, çalışmalar kapsamında 11 bölümde yenilemelerin yapıldığını ve müze depolarında bulunan 62 eserin sergilenmeye başladığını belirtti. Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanı Gürcan Senem, Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında en dikkat çekici yeniliğin, New York Metropolitan Müzesi’nde sergilenen Selçuklu eserlerinin görsellerinin yer aldığı bölüm olduğunu vurgulayarak "New York Metropolitan Müzesi’ndeki sergilenen Selçuklu eserleri ile ilgili de bir bölüm oluşturduk. Burada lightbox’larla görselleri vurgulanmış bir şekilde bu önemli ve değerli eserleri ziyaretçilerimiz müzemizde görebilirler" diye konuştu. Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi’ndeki güncelleme çalışmalarının bir diğer boyutunun da halılarla ilgili olduğunu ifade eden Senem, "Orijinalleri Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde yer alan Selçuklu halılarından üç tanesinin bir bölü üç oranında replikalarını yaptık. Bu Selçuklu halı örneklerini ziyaretçilerimiz müzemizde görebilecekler" ifadelerin kullandı. Senem, verdiği bilgilerde, "Bunun yanında yıl içerisinde daha önce de yapılan programda bahsedilmişti, Kızıl Köşk kazı buluntularımızla ilgili özel bir oda yaptık. Darüşşifalarımız, dini yapılar ve inanış odası, simge ve sembol odası, taş eserlerimiz ile ilgili bölümlerimiz yenilendi. Ayrıca medrese bölümümüzde özellikle Selçuklu kentlerimiz, beylikler dönemine ait sikkelerin görselleri ve Anadolu dışında diğer Selçuklu coğrafyasındaki Selçuklu eserlerinin mimari yapılarının görüldüğü bir bölüm de ortaya koyduk" diyerek, diğer taraftan mezar taşları ve ölü gömme gelenekleri ile ilgili bölümün de güncellendiğini duyurdu. "Ziyaretçilerimizi sürprizler bekliyor, şaşıracakları bir ortam görecekler" Konuşmasında, "Türbe bölümümüzde ise Gevher Nesibe’nin aşk hikâyesi daha farklı bir konsept ile vurgulanmaya başlandı. Ziyaretçilerimizi bekliyoruz. Şaşıracakları bir ortam görecekler. Özellikle bu Kültür Yolu Festivali etkinliklerinde şehir dışından gelen ziyaretçilerimizi sürprizler bekliyor" ifadelerinde bulunan Senem, yerli yabancı herkesi müzeleri ziyaret etmeye davet etti.
Samsun İkiztepe’deki binlerce yıllık kültür mirası Eti Bakır desteğiyle gün yüzüne çıkıyor
01 Eylül 2025 Pazartesi - 10:51 Samsun İkiztepe’deki binlerce yıllık kültür mirası Eti Bakır desteğiyle gün yüzüne çıkıyor Eti Bakır, Samsun’un Bafra ilçesinde yürütülen İkiztepe kazılarına bu yıl da sponsor oldu. Karadeniz arkeolojisinin protohistorik dönemleri açısından büyük önem taşıyan kazılara verilen bu destek, üç yıldır kesintisiz sürüyor. Şirket, iş birliği sayesinde bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunmaya devam ediyor. ‘Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz’ projesi kapsamında Eti Bakır, Samsun’daki İkiztepe Höyüğü ve Çanakkale’deki İnkaya Mağarası’nın kazı çalışmalarına destek veriyor. İkiztepe’ye sağlanan sponsorluk desteğinin yanı sıra şirket, Samsun’daki tesislerinde teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarını da sürdürüyor. İkiztepe, Karadeniz’e özgü ahşap mimariden tekstil dokumacılığının ilk izlerine, metal kullanımından taş ve kemik buluntularına kadar geniş bir yelpazede Anadolu arkeolojisine yön veren bir merkez olarak öne çıkıyor. Burada bulunan metal eserler, binlerce yıl öncesinde dahi toplumların maden teknolojisinde ileri bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Şirket, aynı zamanda Türkiye’nin madencilik alanındaki en büyük Ar-Ge Merkezi’ni Samsun’da hayata geçirerek ürün kalitesini iyileştirme, verimliliği artırma ve sıfır atık üretim teknolojilerine yönelik çalışmalar yürütüyor. Böylece şirket, geçmişin kültürel mirasını gün yüzüne çıkarırken geleceğin madencilik teknolojilerine de yön veriyor. Kazı Başkanı, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslıhan Beyazıt, bu yılki çalışmalar hakkında şunları söyledi: "İkiztepe kazıları, Samsun’un kültürel hazinesini ortaya çıkaran en önemli çalışmalardan biri. Bu çalışmaların sürekliliği ancak kamu ve özel sektör iş birlikleri sayesinde mümkün oluyor. Şirketin üç yıldır süregelen katkısı, yalnızca kazılarımızın devam etmesini sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına verilen önemi de ortaya koyuyor. Bilimsel araştırmalarımızın devamlılığı açısından verdiği destekten dolayı Eti Bakır’a teşekkür ediyoruz. Kültür, bilim ve sanayinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu iş birliği, geleceğe bırakacağımız en değerli armağanlardan biridir." "Geçmişle bugün arasında köprü kuruyoruz" Eti Bakır Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi İşletme Müdürü Ali Yılmaz, şunları söyledi: "İkiztepe kazılarında ortaya çıkan bulgular, bu coğrafyada binlerce yıl önce de bakırın işlendiğini kanıtlıyor. Bugün Samsun’daki tesislerimizde yüzde 99,99 saflıkta katot bakır üretimi yaparken, aslında geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyoruz. Bu topraklarda binlerce yıl önce başlayan madencilik geleneğini, çağımızın teknolojisiyle sürdürüyor olmaktan büyük gurur duyuyoruz. İkiztepe kazılarına verdiğimiz desteği bu yıl da sürdürmekten mutluluk duyuyoruz. Kültürel mirasımıza sahip çıkarken, Ar-Ge yatırımlarımızla, çevre dostu üretim teknolojilerimizle ve genç nesillere yönelik sosyal projelerimizle de geleceğe katkı sunuyoruz."