KÜLTÜR SANAT
DAGC’den İHA’ya 9 ödül 17 Mayıs 2026 Pazar - 18:45:14 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC), "Gazetecilik başarı ödülleri" sonuçlarını açıklandı, İHA’ya 9 ödül verildi. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu ile birlikte geleneksel olarak düzenlediği Gazetecilik Başarı Ödülü Yarışması’nda 2025 yılının başarılı gazetecileri belirlendi. Jüri; Erzurum, Erzincan, Kars, Iğdır, Ardahan, Ağrı, Bayburt, Elazığ, Malatya, Bingöl, Muş, Bitlis, Tunceli, Van ve Hakkari illeri ile ilçelerinde görev yapan yerel ve yaygın basın kuruluşlarından çok sayıda gazetecinin katıldığı yarışmada yaklaşık 200’ün üzerinde başvuruyu değerlendirdi. İHA’ya 9 ödül verildi DAGC’nin "Gazetecilik başarı ödülleri"nde İhlas Haber Ajansı’na 9 ödül geldi. İşte İHA’nın aldığı ödüller; 1-Ümit Kılıç Yaşam Haberi: Sebahattin Yum Iğdır-İHA "Valiye var gaziye yok" 2-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Merve Gökbakan Ağrı-İHA "Ağrı’dan dünyaya" 3-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Olgun Yıldız Ardahan-İHA "Süt üreticileri düşük fiyattan şikayetçi" 4-Cemal Çelebi Yerel-Fotoğraf: Dursun Murat Aydın Erzurum-Oltu - İHA "Oltu" 5-Tevfik Akan Yaygın-Fotoğraf: Özkan Olcay Bitlis-İHA "Koyun sürüleri" 6-Durdemir Bilirdönmez TV Yaygın Haber: Öznur Demir Bayburt-İHA "Son tandır ustası" 7-Hüseyin Uray TV Haber Görüntü: Salih Akkuş Van-İHA "İnci Kefali" 8-Adnan Vangölü TV Görüntü (Spor):Mehmet Emin Kızılca İHA Erzurum "Vali Paraşütle uçtu 9-Sebahattin Yılmaz TV Görüntü-Drone: Işık Çapanoğlu Kars-İHA "Menderesler"
17 Mayıs 2026 Pazar - 18:20 İznik’te Kırgız Şenlikleri’ne yoğun ilgi Bursa’nın İznik ilçesinde Kırgız Cumhuriyeti tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Kırgız Şenlikleri, bu yıl da görkemli etkinliklere sahne oldu. Etkinliğe Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanychbek Omuraliev, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, AK Parti İznik İlçe Başkanı İnanç Şahin, Kırgızistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cengiz Toktobekov, Tan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tan Sipahi, Belediye Meclis üyeleri, başkan yardımcıları, Kırgızistan Dostluk ve Kültür Derneği yetkilileri ile çok sayıda Kırgız katıldı. Etkinlik öncesi Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanychbek Omuraliev ve İstanbul Başkonsolosu Cengiz Toktobekov, İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından Kırgızlar Türbesi’ne geçen heyet, burada dualar etti. Heyet ardından şenliklerin gerçekleşeceği İznik Gölü kenarındaki alana geçti. Programda geleneksel Kırgız yemekleri pişirilerek, oyunlar oynandı. Etkinliğe yaklaşık 2 bin misafir katıldı. İznik Belediye Başkanı Usta, "Gönül coğrafyamızın güzel ülkesi Kırgızistan’dan gelen kıymetli kardeşlerimiz, hepinizi kadim şehir İznik’te sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Şehrimize hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün burada sadece bir şenlikte bir araya gelmiyoruz. Aynı zamanda ortak tarihimizin, ortak kültürümüzün ve asırlardır süregelen kardeşliğimizin etrafında kenetleniyoruz. İznik, tarih boyunca medeniyetlerin buluştuğu, kültürlerin birbirine dokunduğu çok özel bir şehir olmuştur. İşte bugün de bu kadim şehir, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan gönül köprüsünün en güzel örneklerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. Kökleri Orta Asya’nın engin bozkırlarına uzanan Kırgız kültürü, misafirperverliği, dayanışmayı ve doğayla uyum içinde yaşamayı merkeze alan zengin bir geçmişe sahiptir. Bu kültürü burada İznik’te yaşatmak ve tanıtmak, bizler için bir kültürel zenginlik olduğu kadar aynı zamanda gönül bağlarımızı da güçlendiren bir adımdır. Her yıl İznik’te düzenlenen bu anlamlı buluşmanın Türk dünyası arasındaki birlik ve beraberliğe önemli katkılar sunduğuna inanıyorum. Özellikle genç nesillerimizin birbirini tanıması, kültürlerini yaşatması ve bu kardeşlik ruhunu geleceğe taşıması açısından bu organizasyonlar büyük önem taşımaktadır. Bu güzel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kırgız-Türk kardeşliği daim olsun. Türk dünyasının birliği ve dayanışması güçlü olsun" dedi. Kırgızistan Büyükelçisi Kazakbaev ise, konuşmasında etkinliklerin her yıl İznik’te gerçekleşmesinde destekleri ve emekleri sebebiyle İznik Belediye Başkanı Usta’ya teşekkür etti. Gün boyu devam eden etkinliklerde Kırgız sanatçılar sahne alırken, yöresel oyunlar oynandı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 17:24 Atakum’da 19 Mayıs etkinlikleri Samsun’un Atakum Belediyesi tarafından, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinlikler, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. 80’ler 90’lar konseri ve Genç Sahne programı, şehirde nostalji ve müzik dolu anlar yaşattı. Atakum Belediyesi tarafından hazırlanan 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programlar, 7’den 70’e çok sayıda vatandaşı bir araya getirdi. Atakum Belediyesi Popüler Müzik Topluluğu’nun sahne aldığı 80’ler 90’lar konserinde, dönemin sevilen şarkıları seslendirilirken, vatandaşlar şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Yoğun katılımın olduğu programda topluluk, şef Hızır Aydın yönetiminde sahne aldı. "İşte Öyle Bir Şey", "Sen de Yaz" ve "Unutma Beni" gibi eserlerin seslendirildiği konserde solistler performanslarıyla büyük beğeni topladı. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç de "Sen Benden Gittin Gideli" adlı parçayı seslendirdi. Programda konuşan Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, 80’li yıllarda yaşanan baskı ortamına değinerek, "Bugünlere geldik. Hepsi birbirinden güzel gençler, hepsi birbirinden güzel şarkılar söyledi. Bizim bu kuşak hep şunu savundu; ‘sokakta yatanın kürkü çalınmaz, kundaktaki bebeğin sütü alınmaz.’ İnsanlığa her kim kural koysa da merhametin yolu sağ sol tanımaz" dedi. CHP Atakum İlçe Başkanı Adem Kürek ise çocukluk yıllarında izlediği Barış Manço’nun "Adam Olacak Çocuk" programını hatırlatarak, sahne alan sanatçıların performanslarına "10 puan 10 puan" verdiğini söyledi. Atakum Sahili’nde düzenlenen Genç Sahne etkinliği de vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Amatör olarak müzikle ilgilenen gençlerin sahne aldığı programda pop, rock ve halk müziği eserleri seslendirildi. Vatandaşlar müzik şöleni eşliğinde 19 Mayıs coşkusunu yaşadı. Etkinliklerin ardından gösterimi yapılan "Cumhuriyet" filmi de sanatseverlerle buluştu. Kurtuluş Savaşı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar olan süreci anlatan film, vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi. Genç Sahne programında konuşan Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, etkinliğin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe verdiği önemin bir yansıması olduğunu belirterek, "Atakum Belediyesinin tüm çalışanları olarak Başkanımız Serhat Türkel’in önderliğinde temiz, güçlü ve kültür-sanat alanında ön plana çıkan bir Atakum için çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programa sanatçılar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 17:17 ODÜ’nün ilk kısa film festivali gerçekleştirildi Ordu Üniversitesi (ODÜ) bünyesinde bu yıl ilki düzenlenen 1. Kısa Film Festivali, "Çevre ve İklim" temasıyla gerçekleştirildi. Ordu Üniversitesi Sinema Kulübü ile Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen kısa film festivali kapsamında yapılan yarışmaya Türkiye genelinde 200’ü aşkın film başvurusu yapıldı. Ön değerlendirmeler sonucunda finale kalan 7 kısa film festival programında gösterildi. Finalist filmlerde su kaynaklarının korunması, orman yangınları, kuraklık ve iklim krizi gibi çevre konuları ele alındı. Alanında uzman jüri değerlendirmeleri sonucunda 5 farklı kategoride verilen ödüller sahiplerini buldu. En İyi Görüntü Yönetmeni ödülü "Gölgeden Öteye Yol Yok" filmine verilirken, En İyi Senaryo ve En İyi Yönetmen ödülleri "Belirlenemeyen Bir Neden", En İyi Kısa Film ödülü "Düşeş", Ordu Üniversitesi Öğrenci Teşvik Ödülü ise "Kaplumpara" filmine verildi. "Genç sinemacıları destekleyen bir platforma dönüşmesini hedefliyoruz" Festival Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Merve Sarışın, bu yıl ilki gerçekleştirilen kısa film festivalinin öğrencilerin sanatsal üretimlerini görünür kılması açısından değerli olduğunu ifade etti. Sarışın, "Çevre ve iklim temasıyla yola çıktığımız festival kapsamında Türkiye genelinden 200’ün üzerinde başvuru almış olmamız da festivale gösterilen ilgiyi ortaya koydu. Finale kalan filmlerin her biri yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal duyarlılık ve anlatım gücü bakımından da dikkat çekiciydi. Bu festivalin Ordu Üniversitesi bünyesinde geleneksel hale gelmesini ve genç sinemacıları destekleyen güçlü bir kültürel platforma dönüşmesini hedefliyoruz" dedi. Festival Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Yılmaz, jüri değerlendirme sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Jüri olarak değerlendirme sürecinde filmlerin anlatım gücünü, sinemasal dilini, özgünlüğünü, teknik yeterliliğini ve ele aldığı meseleyle kurduğu ilişkiyi dikkate aldık. Her filmin kendi içinde değerli bir çabayı ve duyarlılığı taşıdığını özellikle belirtmek isteriz. Finale kalan filmler çevre ve iklim meselesini yalnızca bir tema olarak ele almakla kalmadı, bu meseleyi insanın ve doğadaki canlı-cansız varlıkların hikayeleriyle, gündelik hayatın küçük ama çarpıcı ayrıntılarıyla ve güçlü görsel tercihlerle buluşturdu" şeklinde konuştu. Festivalin değerlendirme sürecinde ön jüri ve ana jüri olmak üzere iki ayrı kurul görev aldı. Ön jüri kurulunda Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Emin Bülbül, Dr. Mehmet Emre Gül, Doç. Dr. Rahime Özgün Kehya, Dr. Öğr. Üyesi Evrim Nacar, Dr. Öğr. Üyesi Merve Sarışın, Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Yılmaz ve Ordu Üniversitesi Sinema Kulübü Yönetim Kurulu öğrencileri; ana jüri kurulunda ise Öğr. Gör. Dr. İren Dicle Aytaç, Dr. Ekin Gündüz Özdemirci ve Ordu Üniversitesi Sinema Kulübü Başkanı Metehan Poyraz yer aldı. Alanında uzman isimlerden oluşan jüri kurulları, festivalin niteliğine katkı sundu.
Roma dönemine ait antik kentte gökyüzünü uçurtmalar süsledi
29 Ağustos 2025 Cuma - 20:59 Roma dönemine ait antik kentte gökyüzünü uçurtmalar süsledi Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Roma dönemine ait antik kentte düzenlenen etkinlikte gökyüzünü uçurtmalar süsledi. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçeyi ziyaretinin 100. yıl dönümünde anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Roma dönemine ait tarihi Pompeiopolis Antik Kenti’nde düzenlenen Uçurtma Şenliği, hem çocuklara hem de ailelere unutulmaz anlar yaşattı. Gökyüzünü süsleyen rengarenk uçurtmalar katılımcılara keyifli dakikalar sunarken, özellikle "Taşköprü" yazılı dev uçurtma vatandaşların gurur kaynağı oldu. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan da şenliğe katılarak çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu. Başkan Arslan, bu özel günün taşıdığı manevi öneme vurgu yaparak, "Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Taşköprü’yü ziyaretinin 100. yılında Pompeiopolis Antik Kentimizde ilk kez Uçurtma Şenliği düzenledik. Çocuklarımızla ve ailelerimizle gökyüzünü uçurtmalarla donatırken, hem birlikteliği hem de coşkulu bir eğlenceyi aynı anda yaşadık. Özellikle ‘Taşköprü’ yazılı dev uçurtmamız, ilçemize yakışır bir gurur kaynağı oldu" dedi. Başkan Arslan, şenliğin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, "Bizleri yalnız bırakmayan ve desteklerini esirgemeyen başta Martı Uçurtma Kulübü olmak üzere tüm katılımcılara minnettarız. Bu tür etkinlikler, hem çocuklarımız için keyifli bir anı oluyor hem de ilçemizin birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiriyor" ifadelerini kullandı. Şenlik boyunca gökyüzünde süzülen rengârenk uçurtmalar, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Özellikle çocukların büyük bir heyecanla uçurtmalarını gökyüzüne salmaları, etkinliğin en renkli anlarına sahne oldu. Pompeiopolis Antik Kenti’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen şenlik, geçmiş ile bugünü buluşturan özel bir etkinlik olarak hafızalara kazındı.
Niğde’de Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi açıldı
29 Ağustos 2025 Cuma - 17:38 Niğde’de Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi açıldı Niğde Belediyesi’nce İlhanlı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi törenle hizmete açıldı. Açılışta konuşan Niğde Valisi Cahit Çelik; merkezin şehre kültürel ve sosyal anlamda büyük katkı sağlayacağını belirterek, "Şehirler sadece yolları ve binalarıyla değil, ilim, kültür ve sosyal hayatı besleyen unsurlarla büyür ve gelişir. Yaşar Kaplan Kütüphanesi, gençlerimize bilgiye ulaşmanın kapılarını ardına kadar açarak araştırmanın, öğrenmenin ve üretmenin mekanı olacaktır. Buraya ismini veren Yaşar Kaplan’ın ilim ve ilham yolundaki katkıları, bu kütüphane sayesinde gelecek nesillerde de yaşamaya devam edecektir. Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi ise kadınlarımızın sosyal, kültürel ve eğitim alanındaki katkılarını destekleyerek toplumumuzun en kıymetli güçlerinden biri olan kadınlarımızı daha da güçlü kılacaktır. Bu iki değerli eserin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta Belediye Başkanımız Emrah Özdemir olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyorum" dedi. "Maneviyatı geliştirmek çok kıymetli" TBMM eski Başkanı Mustafa Şentop ise, Başkan Emrah Özdemir’in kente açtığı beşinci kütüphane ile önemli bir hizmet sunduğunu belirterek, Kadın Yaşam Merkezi’nin de Niğdeli kadınların kendilerini geliştirecekleri özel bir alan olduğunu ifade etti. Şentop, "Belediyecilik hizmetleri sadece şehirde yaşayan insanların maddi ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret değil. İnsan olarak sadece maddi varlığa sahip değiliz. Maddi varlığımızın yanında maneviyatımız var, bunu birlikte geliştirmek çok kıymetli ve önemli. Başkanımızı bu anlamlı hizmetleri için tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, merkezin adını taşıyan değerli isimleri hatırlatarak şunları söyledi: "Gençlerimiz Yaşar Kaplan’ın adını asla unutmayacak. Onun adını taşıyan bu kütüphanede, birçok yeni lider, ilim insanı yetişecektir. İnşallah gençlerimiz onu örnek alacak, kendilerine rol model görecekler. Kendi inandığı değerler uğruna hayatını feda etmiş, vatanı ve milleti için büyük fedakârlıklar yapmış bir isimdir. Kendisini bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Bir diğer önemli değerimiz de Dr. Müzeyyen Toker’dir. Niğde’nin ilk kadın doktoruydu. En büyük özelliği, biyolojik olarak çocuğu olmamasına rağmen onlarca çocuğa annelik yapmasıydı. Onları büyüttü, yetiştirdi, okuttu. Şimdi o çocukların hepsi çok daha iyi, çok daha güzel yerlerdeler. Allah rahmet eylesin. İnşallah buradaki kadınlarımıza ve genç kızlarımıza örnek olacak, onların yolunu aydınlatacaktır. Bu iki kıymetli eseri Niğde’mize kazandırmaktan duyduğum mutluluğu bir kez daha ifade ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Merkeze adını veren Yaşar Kaplan, 1952 yılında Niğde’nin Kayırlı köyünde dünyaya gelmiş; edebiyat, çeviri ve düşünce dünyasında derin izler bırakmış bir yazar ve filolog olarak biliniyor. ’Demokrasi Risalesi’, ’Dönemeçler’ ve ’İdris’in İdris’i’ başta olmak üzere 23 eser kaleme alan Kaplan, düşünceleri ve eserleriyle Türk edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Dr. Müzeyyen Toker ise Niğde’nin ilk kadın doktoru olarak, zorluklara rağmen eğitimini tamamlayıp mesleğini büyük bir özveriyle icra eden ve topluma adeta annelik yapan idealist bir isimdi. 2004 yılında ’Yılın Annesi’ seçilen Toker, biyolojik çocuğu olmamasına rağmen onlarca kız ve erkek çocuğa annelik yaparak çok geniş bir aileye sahip oldu. Güler yüzü, insan sevgisi ve hizmet anlayışıyla gönüllerde taht kuran Dr. Toker’in adı da bu merkezde yaşatılacak. Toplam 28 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje ile gençlerin ve kadınların sosyal, kültürel ve sportif yaşamına katkı sunulması hedefleniyor. Merkezin bünyesinde yer alan Yaşar Kaplan Kütüphanesi, 140 kişilik kapasitesiyle öğrencilere sessiz, modern ve verimli bir çalışma ortamı sağlıyor. İçerisinde etüt merkezi, akıl ve zeka oyunları atölyesi, ayrıca dinlenme imkanı sunan bir kafeterya bulunuyor. Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi ise kadınların kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak üzere tasarlandı. Güzel sanatlar akademisi ve yemek atölyeleri ile kadınların yeni beceriler kazanmasına imkan tanınırken, pilates ve fitness salonları da sağlıklı yaşam imkanı sunuyor. Açılışa Niğde Valisi Cahit Çelik, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Niğde’de Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi açıldı
29 Ağustos 2025 Cuma - 17:34 Niğde’de Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi açıldı Niğde Belediyesi tarafından İlhanlı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi törenle hizmete açıldı. Açılışa Niğde Valisi Cahit Çelik, TBMM eski Başkanı Mustafa Şentop, Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Niğde Valisi Cahit Çelik; merkezin şehre kültürel ve sosyal anlamda büyük katkı sağlayacağını belirterek; "Şehirler sadece yolları ve binalarıyla değil, ilim, kültür ve sosyal hayatı besleyen unsurlarla büyür ve gelişir. Yaşar Kaplan Kütüphanesi, gençlerimize bilgiye ulaşmanın kapılarını ardına kadar açarak araştırmanın, öğrenmenin ve üretmenin mekanı olacaktır. Buraya ismini veren Yaşar Kaplan’ın ilim ve ilham yolundaki katkıları, bu kütüphane sayesinde gelecek nesillerde de yaşamaya devam edecektir. Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi ise kadınlarımızın sosyal, kültürel ve eğitim alanındaki katkılarını destekleyerek toplumumuzun en kıymetli güçlerinden biri olan kadınlarımızı daha da güçlü kılacaktır. Bu iki değerli eserin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta Belediye Başkanımız Emrah Özdemir olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyorum" dedi. Şentop: "Maneviyatı geliştirmek çok kıymetli" TBMM eski Başkanı Mustafa Şentop ise, Başkan Emrah Özdemir’in kente açtığı beşinci kütüphane ile önemli bir hizmet sunduğunu belirterek, Kadın Yaşam Merkezi’nin de Niğdeli kadınların kendilerini geliştirecekleri özel bir alan olduğunu ifade etti. Şentop; "Belediyecilik hizmetleri sadece şehirde yaşayan insanların maddi ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret değil. İnsan olarak sadece maddi varlığa sahip değiliz. Maddi varlığımızın yanında maneviyatımız var, bunu birlikte geliştirmek çok kıymetli ve önemli. Başkanımızı bu anlamlı hizmetleri için tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise yaptığı konuşmada, merkezin adını taşıyan değerli isimleri hatırlatarak şunları söyledi; "Gençlerimiz Yaşar Kaplan’ın adını asla unutmayacak. Onun adını taşıyan bu kütüphanede, birçok yeni lider, ilim insanı yetişecektir. İnşallah gençlerimiz onu örnek alacak, kendilerine rol model görecekler. Kendi inandığı değerler uğruna hayatını feda etmiş, vatanı ve milleti için büyük fedakârlıklar yapmış bir isimdir. Kendisini bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Bir diğer önemli değerimiz de Dr. Müzeyyen Toker’dir. Niğde’nin ilk kadın doktoruydu. En büyük özelliği, biyolojik olarak çocuğu olmamasına rağmen onlarca çocuğa annelik yapmasıydı. Onları büyüttü, yetiştirdi, okuttu. Şimdi o çocukların hepsi çok daha iyi, çok daha güzel yerlerdeler. Allah rahmet eylesin. İnşallah buradaki kadınlarımıza ve genç kızlarımıza örnek olacak, onların yolunu aydınlatacaktır.Bu iki kıymetli eseri Niğde’mize kazandırmaktan duyduğum mutluluğu bir kez daha ifade ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" Merkeze adını veren Yaşar Kaplan, 1952 yılında Niğde’nin Kayırlı köyünde dünyaya gelmiş; edebiyat, çeviri ve düşünce dünyasında derin izler bırakmış bir yazar ve filolog olarak biliniyor. ’Demokrasi Risalesi’, ’Dönemeçler’ ve ’İdris’in İdris’i’ başta olmak üzere 23 eser kaleme alan Kaplan, düşünceleri ve eserleriyle Türk edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Dr. Müzeyyen Toker ise Niğde’nin ilk kadın doktoru olarak, zorluklara rağmen eğitimini tamamlayıp mesleğini büyük bir özveriyle icra eden ve topluma adeta annelik yapan idealist bir isimdi. 2004 yılında ’Yılın Annesi’ seçilen Toker, biyolojik çocuğu olmamasına rağmen onlarca kız ve erkek çocuğa annelik yaparak çok geniş bir aileye sahip oldu. Güler yüzü, insan sevgisi ve hizmet anlayışıyla gönüllerde taht kuran Dr. Toker’in adı da bu merkezde yaşatılacak. Toplam 28 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje ile gençlerin ve kadınların sosyal, kültürel ve sportif yaşamına katkı sunulması hedefleniyor. Merkezin bünyesinde yer alan Yaşar Kaplan Kütüphanesi, 140 kişilik kapasitesiyle öğrencilere sessiz, modern ve verimli bir çalışma ortamı sağlıyor. İçerisinde etüt merkezi, akıl ve zeka oyunları atölyesi, ayrıca dinlenme imkanı sunan bir kafeterya bulunuyor. Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi ise kadınların kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak üzere tasarlandı. Güzel sanatlar akademisi ve yemek atölyeleri ile kadınların yeni beceriler kazanmasına imkan tanınırken, pilates ve fitness salonları da sağlıklı yaşam imkanı sunuyor. (ST-TB-
Büyük Taarruz’da Samsun’un rolü: 6 uçak marangozlar tarafından montajlanıp cepheye sevk edildi
29 Ağustos 2025 Cuma - 16:49 Büyük Taarruz’da Samsun’un rolü: 6 uçak marangozlar tarafından montajlanıp cepheye sevk edildi Samsun’da, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen panelde, Büyük Taarruz’a giden yolda Samsun’un oynadığı kritik rol ortaya çıktı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler, Samsunlu marangozların yardımıyla montajı yapılan 6 keşif ve avcı uçağının cepheye sevk edildiğini açıkladı. Samsun Valiliği 30 Ağustos Zafer Bayramı 103. Yıl Dönümü Kutlama Programı kapsamında Samsun Müzesi’nde "30 Ağustos ve İstiklal Madalyası Paneli" düzenledi. OMÜ öğretim üyeleri Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler ve Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil’in konuşmacı olduğu panelde 30 Ağustos zaferine giden yolda Samsun’un oynadığı rol ve İstiklal Madalyası’nın nasıl kazanıldığı anlatıldı. "Keşif ve avcı uçakları, Samsun’daki marangozların yardımıyla montajları yapılıp cepheye sevk edildi" Sadece mühimmat ve silah değil cepheye Samsun’dan uçaklar da gönderildiğini açıklayan OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler, "İstiklal Madalyası’nın kazanılması Mavnacılar Loncası (Kayıkçılar Odası) ile alakalı bir şey. Çünkü mavnacıların bu Milli Mücadele’ye sağlamış oldukları silahlar sayesinde Sakarya Meydan Muharebesi ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferleri kazanılıyor. Hatta öyle az buz değil, sadece tüfekler değil, uçaklar da buradan Samsun’da montajlanarak Milli Mücadele cephelerine sevk ediliyor. Tespit ettiğimiz 6 tane uçak var. Bunlar keşif ve avcı uçakları. Bunlar Samsun’daki marangozların yardımıyla montajları yapılıp o şekilde Milli Mücadele cephelerine sevk edildiler. Dolayısıyla mavnacıların bu cesurane faaliyetleri, işgal donanmasının o koca zırhlı gemilerine karşı o küçücük çaparileriyle, takalarıyla gerçekleştirdikleri bu sevkiyat, Mustafa Kemal’in de dikkatinden kaçmayacaktır. Bizzat Mustafa Kemal’in önerisiyle Büyük Millet Meclisi’nde 1924 yılında bir İstiklal Madalyası, Samsun Mavnacılar Loncası’na verilmesi yönünde bir teklif yapılacaktır. Bu teklif Meclis’ten onaylanacaktır. Meclis kararıyla Samsunlu mavnacılara ki burada İnebolu ve Trabzonlu mavnacılar da söz konusudur. Sonuçta karar çıkacaktır ve beyaz şeritli Özel Hizmet İstiklal Madalyası Samsun Mavnacılar Loncası’na verilmesi kararı kesinleşecektir. Biz bu süreçle ilgili tarihi verileri değerlendirdik. Ancak bu tarihi verileri ortaya çıkaran, bu tarihi verileri dikkate alan ve ferasetiyle, engin öngörüsüyle, bizlere bu yönde talimatlar aktaran Samsun Valimiz Orhan Tavlı Bey olmuştur. Dolayısıyla onun direktifleri ve talimatları olmasaydı muhtemelen bu madalya ile ilgili hiç kimsenin haberi olmayacaktı. O yüzden kendisine Samsun halkı adına özel olarak müteşekkiriz" dedi. Öte yandan, OMÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil de 30 Ağustos Zaferi ile ilgili olarak, "30 Ağustos aslında 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkmasıyla başlayan bir sürecin son aşamalarından biridir eylemsel anlamda. Çünkü 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktıktan sonra onun başlattığı Milli Mücadele çeşitli evrelerden geçmiştir ve en son büyük savaş 30 Ağustos’ta yaşanmıştır. 26 Ağustos-30 Ağustos arasında ve Türklerin zaferiyle neticelenmiştir. İşte bu zafer sonrasında da zaten önce Lozan, daha sonra Cumhuriyet’in kuruluşuna giden süreç adım adım ilerlemiştir" diye konuştu. Programa ayrıca Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, akademisyenler ve askeri erkan ve davetliler katıldı.
Karacaşehir Camii’nde Osman Gazi’nin ismi yeniden yankılandı
29 Ağustos 2025 Cuma - 16:44 Karacaşehir Camii’nde Osman Gazi’nin ismi yeniden yankılandı Eskişehir’in Karacaşehir Camii’nde 1299 yılında Osman Gazi adına ilk okunan ve Osmanlı Cihan Devleti’nin kuruluşunu duyuran hutbe, temsili olarak yeniden okundu. Eskişehir Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği tarafından, özel bir etkinlik düzenlendi. Her yıl gerçekleştirilen Ertuğrulgazi’yi Anma ve Yörük Etkinlikleri’nin 32’incisi çerçevesinde; Dursun Fakih tarafından Osmangazi adına ilk okunan hutbenin aynısı, Karacaşehir Camii’nde Cuma namazının kılınmasının ardından yeniden seslendirildi. İmamın okuduğu hutbede, "Ümmeti rahmetinle bağışla bu hürmeti Yâ Rabbe’l-Âlemîn. Osmangazi hanlığını ve sultanlığını mübarek eyle" ifadeleri yer aldı. Hutbenin okunması ve namazın kılınmasının ardından cemaate Yörük ikramları yapıldı. "Dursun Fakih’ın Osmangazi adına, devlet olma adına okuduğu ilk hutbe" Eskişehir Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Dernek Başkanı Abdül Ünal, "Ağustos’un son haftası, Eskişehir’de Osmanlı’nın devlet olma hutbesinin okuduğu Karacaşehir Camii’nde bu geleneğimizi devam ettiriyoruz. Bu yıl 32’ncisini düzenliyoruz, onun için buradayız. Dursun Fakih’in Osmangazi adına, devlet olma adına okuduğu ilk hutbe. Ondan sonrasında Osman Bey, beyliğini ilan ediyor" dedi. "Dedelerimizin bulunduğu topraklarda bulunmak gurur verici" Cami cemaatinden Oğuzhan Ünal ise şunları söyledi: "Osmanlı Devleti’nin kuruluş hutbesi olan, Dursun Fakih’ın okumuş olduğu ilk hutbe temsili olarak Karacaşehir Camii’nde okutulacak. Yine 1299’da ilk hutbe de bu camii de okunmuştu. Bu hutbenin tekrar okutulmasında emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Zira dünyanın görmüş olduğu en büyük imparatorlarından birisinin kuruluşunun Eskişehir toprakları içerisinde olmuş olması da bizim için ayrıca gurur verici. Atalarımızın, dedelerimizin bulunduğu topraklarda bulunmak da ayrıca gurur verici bir olay. Dönem tarihçilerine göre; bir beyin bey olduğunu, bağımsız bir beylik olduğunun ispatı adına hutbe okutulması. Dursun Fakıh da Osman Bey’in bağımsızlık kararının ardından onun adına hutbe okutulması için buraya davet ediliyor. Ardından, kiliseden çevrilen Karacaşehir Camii’nde ilk hutbe okutuluyor." Öte yandan dernek yetkilileri, yarın saat 16.00’da mehteran ve atlı birlikler eşliğinde gerçekleştirilecek olan Yörük Yürüyüşüne tüm Eskişehirlileri davet etti.
Büyük Taarruz’da Samsun’un rolü: 6 uçak marangozlar tarafından montajlanıp cepheye sevk edildi
29 Ağustos 2025 Cuma - 16:31 Büyük Taarruz’da Samsun’un rolü: 6 uçak marangozlar tarafından montajlanıp cepheye sevk edildi 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen panelde, Büyük Taarruz’a giden yolda Samsun’un oynadığı kritik rol ortaya çıktı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler, Samsunlu marangozların yardımıyla montajı yapılan 6 keşif ve avcı uçağının cepheye sevk edildiğini açıkladı. Samsun Valiliği 30 Ağustos Zafer Bayramı 103. Yıl Dönümü Kutlama Programı kapsamında Samsun Müzesi’nde "30 Ağustos ve İstiklal Madalyası Paneli" düzenlendi. OMÜ öğretim üyeleri Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler ve Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil’in konuşmacı olduğu panelde 30 Ağustos zaferine giden yolda Samsun’un oynadığı rol ve İstiklal Madalyası’nın nasıl kazanıldığı anlatıldı. "Keşif ve avcı uçakları, Samsun’daki marangozların yardımıyla montajları yapılıp cepheye sevk edildi" Sadece mühimmat ve silah değil cepheye Samsun’dan uçaklar da gönderildiğini açıklayan OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler, "İstiklal Madalyası’nın kazanılması Mavnacılar Loncası (Kayıkçılar Odası) ile alakalı bir şey. Çünkü mavnacıların bu Milli Mücadele’ye sağlamış oldukları silahlar sayesinde Sakarya Meydan Muharebesi ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferleri kazanılıyor. Hatta öyle az buz değil, sadece tüfekler değil, uçaklar da buradan Samsun’da montajlanarak Milli Mücadele cephelerine sevk ediliyor. Tespit ettiğimiz 6 tane uçak var. Bunlar keşif ve avcı uçakları. Bunlar Samsun’daki marangozların yardımıyla montajları yapılıp o şekilde Milli Mücadele cephelerine sevk edildiler. Dolayısıyla mavnacıların bu cesurane faaliyetleri, işgal donanmasının o koca zırhlı gemilerine karşı o küçücük çaparileriyle, takalarıyla gerçekleştirdikleri bu sevkiyat, Mustafa Kemal’in de dikkatinden kaçmayacaktır. Bizzat Mustafa Kemal’in önerisiyle Büyük Millet Meclisi’nde 1924 yılında bir İstiklal Madalyası, Samsun Mavnacılar Loncası’na verilmesi yönünde bir teklif yapılacaktır. Bu teklif Meclis’ten onaylanacaktır. Meclis kararıyla Samsunlu mavnacılara ki burada İnebolu ve Trabzonlu mavnacılar da söz konusudur. Sonuçta karar çıkacaktır ve beyaz şeritli Özel Hizmet İstiklal Madalyası Samsun Mavnacılar Loncası’na verilmesi kararı kesinleşecektir. Biz bu süreçle ilgili tarihi verileri değerlendirdik. Ancak bu tarihi verileri ortaya çıkaran, bu tarihi verileri dikkate alan ve ferasetiyle, engin öngörüsüyle, bizlere bu yönde talimatlar aktaran Samsun Valimiz Orhan Tavlı Bey olmuştur. Dolayısıyla onun direktifleri ve talimatları olmasaydı muhtemelen bu madalya ile ilgili hiç kimsenin haberi olmayacaktı. O yüzden kendisine Samsun halkı adına özel olarak müteşekkiriz" dedi. Öte yandan OMÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil de 30 Ağustos zaferi ile ilgili olarak, "30 Ağustos aslında 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkmasıyla başlayan bir sürecin son aşamalarından biridir eylemsel anlamda. Çünkü 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktıktan sonra onun başlattığı Milli Mücadele çeşitli evrelerden geçmiştir ve en son büyük savaş 30 Ağustos’ta yaşanmıştır. 26 Ağustos-30 Ağustos arasında ve Türklerin zaferiyle neticelenmiştir. İşte bu zafer sonrasında da zaten önce Lozan, daha sonra Cumhuriyet’in kuruluşuna giden süreç adım adım ilerlemiştir" diye konuştu. Programa ayrıca Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, akademisyenler ve askeri erkan ve davetliler katıldı. (ED-
Phoenix Antik Kenti’nde 2025 yılı çalışmaları tamamlandı
29 Ağustos 2025 Cuma - 15:14 Phoenix Antik Kenti’nde 2025 yılı çalışmaları tamamlandı Muğla’nın Marmaris ilçesi Taşlıca köyündeki Phoenix Antik Kenti’nde 2025 yılı araştırma ve belgeleme çalışmaları başarıyla tamamlandı. Bu yıl gerçekleştirilen çalışmalarda erken demir çağ tümülüsü, piramidal mezarlar, antik çiftlikler, zeytinyağı atölyeleri ve Bizans dönemine ait yapılar ortaya çıkarıldı. Marmaris Ticaret Odası’nın katkısı, Kültür ve Turizm Bakanlığı izni, Tarihi Phoenix Arkeoloji Derneği’nin desteğiyle yürütülen Phoenix Antik Kenti 2025 yılı araştırma ve belgeleme çalışmaları başarıyla tamamlandı. Bu yıl kentin kuzey ve batı kırsalında gerçekleştirilen çalışmalarda, Bozburun Yarımadası’na özgü basamaklı piramidal mezarlar ile ilk kez tespit edilen erken demir çağ tümülüsü ortaya çıkarıldı. Elde edilen keşifler sayesinde, bölgenin ölü gömme gelenekleri hakkında önemli bilgiler edinildi. Ayrıca, M.Ö. 4. yüzyıla ait çiftlikler ve zeytinyağı atölyeleri bölgenin tarımsal yaşamına ışık tuttu. Belgelenen yeni keşifler arasında ayrıca su kaynağı kıyısında bulunan Nymphaion (anıtsal çeşme) ile Bizans dönemine ait yeni kilise ve şapeller de yer aldı. Çalışmaların, 2026 yılında Söğüt köyü sınırlarında yer alan antik Thyssanous’ta yürütülecek yüzey araştırmaları ve Phoenix’te planlanan sistematik kazılarla devam etmesi planlanıyor. Marmaris Ticaret Odası tarafından yapılan açıklamada, "Yürütülen arkeolojik araştırma ve belgeleme çalışmaları bu yıl kentin kuzey ve batı kırsalında yürütüldü. Bozburun Yarımadası’na özgü basamaklı piramidal mezarlar ve ilk kez tespit edilen erken demir çağ tümülüsü ile yöreye ait ölü gömme gelenekleri hakkında bilgiler elde edilirken, M.Ö. 4. yüzyıla ait çiftlikler ve zeytinyağı atölyeleri bölgenin tarımsal yaşamını ortaya çıkardı. Ayrıca, bu yıl belgelenen su kaynağı kıyısındaki anıtsal çeşme ile Bizans dönemine ait yeni kilise ve şapeller Phoenix’in çok katmanlı kültürel mirasına dair önemli keşifler arasında yer alıyor. 2026 yılında Söğüt köyü sınırlarındaki antik Thyssanous’ta yürütülmesi planlanan yüzey araştırmaları ve Phoenix’te yapılacak sistematik kazılarla devam etmesi planlanan çalışmalar için proje başkanı Dr. Asil Yaman ve değerli ekibine teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyoruz" ifadeleri yer aldı.
Tarihi Melik Tahir Camii tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:59 Tarihi Melik Tahir Camii tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan tarihi Melik Tahir Camii, yaklaşık 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı. Kızılmurat Mahallesi’nde bulunan kentin tarihi camilerinden Melik Tahir (Küçük Minare) Camii, 2021 yılın restorasyon çalışmaları öncesi ibadete kapatılmıştı. Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2022 yılında başlayan restorasyon çalışmalarında sona gelindi. 300’ü kapalı alanda olmak üzere toplamda bin kişi kapasiteli cami düzenlenen törenle ibadete açıldı. Açılış programı, Ulucami İmam Hatibi Mahmut Turan’ın Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Mersin Valisi Atilla Toros açılışta yaptığı konuşmada, caminin şehrin kalbi ve medeniyetin mührü olduğunu belirterek, "Tarsus’un kalbine nakşolmuş Melik Tahir Camii’nin yeniden ibadete açılışına şahitlik ediyoruz. Bu cami asırladır duaların yükseldiği, secdelerin birleştiği, gönüllerin huzur bulduğu bir mekan olmuştur. Yenilenen çehresiyle gönüllere huzur, kalplere sükûnet getirmektedir. Camiler sadece taş ve harçtan ibaret değildir. Onlar şehrin kalbi medeniyetimizin mührüdür. Ezan sesiyle dirilişin, kubbesiyle birliğin, minaresiyle vakarın simgesidir. Vakıf, sadece taş duvarları onarmak değildir. Vakıf bir medeniyeti ayakta tutmaktır. Melik Tahir Camii’nin ihyası köklerimize olan bağlığımızın, tarihe duyduğumuz hürmetin en güzel ifadesidir. Melik Tahir Camii bundan sonrada huzurun, kardeşliğin ve merhametin mekanı olmaya devam edecektir. Burada yükselecek ezanlar kıyamete kadar bu şehre ruh katacaktır. Bu eserin ihyasına emek veren herkese teşekküre diyorum" dedi. Ardından İl Müftüsü Aydın Yığman’ın yaptığı dua ile cami yeniden ibadete açıldı. Programa Mersin Valisi Atilla Toros, Tarsus Kaymakam Mehmet Ali Akyüz, İl Müftüsü Aydın Yığman, Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evselin, Tarsus Müftüsü Murat Akçay ve siyasi parti temsilcileri çok sayıda vatandaş katıldı.
Sanatçı Adnan Orhan’dan vefa
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:06 Sanatçı Adnan Orhan’dan vefa Arabeskin kralı Ferdi Tayfur’un unutulmaz eseri "Beni Düşün" şarkısını, ses Sanatçısı Adnan Orhan, yeniden yorumladı. Sanaç Adnan Orhan, Tayfur’un anısına hazırlanan bu özel çalışmanın sanatsal değeri, taşıdığı kadar, gençliğinde bu şarkıyı dinleyerek büyüyen aşıklar için duygusal bir anlam da yüklü olduğunu vurguladı. "Köklü bir miras, yeni nesil bir yorum" "Beni Düşün" şarkısı Adnan Orhan’ın vizyoner yaklaşımıyla günümüz müzik anlayışına uygun olarak yeniden düzenlendi. Aranjman, ses mühendisliği ve prodüksiyon kalitesi açısından modern müzik formatlarına adapte edilen eser, sadece arabesk ve halk müziği tutkunlarına değil, aynı zamanda genç kuşağa da hitap ediyor. Adnan Orhan bu projeyle, klasik eserlerin evrensel ruhunu korurken, çağın gerekliliklerini de gözeten bir köprü kuruyor. Bu sayede "Beni Düşün"; hem nostaljiyle büyüyen dinleyiciler için bir hatıra, hem de gençler için yeniden keşfedilecek güçlü bir müzik deneyimi sunuyor. Sözleri usta kalem Ahmet Selçuk İlkan’a ait olan ve Ferdi Tayfur’un unutulmaz yorumuyla hafızalara kazınan "Beni Düşün" adlı eser, şimdi Adnan Orhan’ın klibi ile yeniden hayat buluyor. Orhan, şarkının stüdyo çalışmalarını kısa süre önce tamamladı. Yaz aylarında ünlü söz yazarı Ahmet Selçuk İlkan ile bir araya gelen Adnan Orhan, "Beni Düşün" projesinin temellerini bu görüşmede attı. İlkan’ın desteğiyle, esere hem özgün hem de zamana uygun bir yorum kazandırıldı. "Efsaneye saygı duruşum" Adnan Orhan, yaşadığı duyguları şu sözlerle aktardı: "Ferdi Tayfur, sadece bir sanatçı değil; bir dönemin ruhu, milyonların duygularına tercüman olan bir efsaneydi. ’Beni Düşün’ yorumumu ona armağan etmek, onun takdirini almak istiyordum. Maalesef bu mümkün olmadı. Ama şimdi onun anısına, ona yakışır bir klip ile bu eseri müzikseverlerle buluşturmak istiyorum." Yekta Özbilen yönetmenliğinde etkileyici bir klip Klibin yönetmen koltuğunda, müzik dünyasında çektiği güçlü projelerle dikkat çeken Şener Çakır yer alıyor. Klip, şarkının atmosferine uygun olarak anlam yüklü ve sinematografik bir tarzda hazırlanıyor. Görsellik ile müziğin iç içe geçtiği bu projede; hem Ferdi Tayfur’un hatırası hem de Adnan Orhan’ın içten yorumu buluşacak. Adnan Orhan’ın "Beni Düşün" yorumu, sadece bir yeniden seslendirme değil; aynı zamanda bir ustaya duyulan saygının, yarım kalmış bir aşkın ve müziğin evrensel dilinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bu proje, sanatçılar arası gönül bağının ve müzikle kurulan duygusal mirasın en özel örneklerinden biri olması bekleniyor.